Tuncel Kurtiz'in Mezarının Son Hali Gündem Oldu: Tuncel Kurtiz'in Mezarı Neden Yaptırılmadı?
Tuncel Kurtiz'in vefatının üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen usta sanatçı unutulmadı. Ölüm yıl dönümüne iki ay kala mezarının son hali sosyal medyada yeniden gündem olurken, 'Mezarı neden yaptırılmadı?' sorusu da yeniden konuşulmaya başlandı.
Buyurun, Tuncel Kurtiz'in vasiyeti, defin süreci ve yıllardır tartışılan mezarının ardındaki gerçeği beraber inceleyelim.
Türk sineması ve tiyatrosunun en güçlü seslerinden biri olan Tuncel Kurtiz'i kaybedeli tam 13 yıl oluyor.
27 Eylül 2013'te, İstanbul'daki evinde geçirdiği düşme sonucu oluşan kafa travmasına bağlı beyin kanaması nedeniyle 77 yaşında hayata gözlerini yuman usta sanatçı, geride onlarca unutulmaz karakter, yüzlerce sahne ve milyonların hafızasına kazınan replikler bıraktı. Aradan geçen yıllara rağmen ismi anıldığında hala aynı saygıyla hatırlanmasının en büyük nedeni ise yalnızca başarılı bir oyuncu olması değil; sanatın her alanına dokunan, duruşuyla da iz bırakan gerçek bir 'usta' olmasıydı.
1960'lı yıllardan itibaren tiyatro, sinema ve uluslararası yapımlarda rol alan sanatçı; yalnızca Türkiye'de değil, Avrupa sinemasında da kendine önemli bir yer edinmeyi başardı. Özellikle Yılmaz Güney ile yaptığı çalışmalar, 'Sürü', 'Umut', 'Duvar' gibi kült filmler ve yurt dışında rol aldığı projeler, onu döneminin en saygın oyuncularından biri haline getirdi.
Elbette onu genç kuşaklara yeniden tanıtan yapım ise tartışmasız Ezel oldu. Ramiz Karaeski, yani herkesin hafızasına kazınan adıyla 'Dayı', televizyon tarihinin en unutulmaz karakterlerinden biri olarak hafızalara işlendi. Hayata dair yaptığı felsefi konuşmalar, ağır ama etkileyici üslubu, şiirlerle süslenen sahneleri ve 'Herkes ölür yeğen...' diye başlayan unutulmaz sözleri yalnızca dizinin değil, Türk televizyon tarihinin de en çok paylaşılan replikleri arasına girdi. Kurtiz'in başarısı yalnızca oyunculuğuyla sınırlı değildi. Güçlü sesiyle şiir yorumları yaptı, belgeseller seslendirdi, tiyatro sahnesinden hiçbir zaman kopmadı ve sanatın her alanında üretmeye devam etti. Sahneye çıktığında yalnızca bir karakteri canlandırmıyor, adeta onu yeniden yaratıyordu. Bu nedenle birçok meslektaşı tarafından 'oyuncudan fazlası' olarak tanımlandı.
Ölüm yıl dönümüne iki ay kala Tuncel Kurtiz'in mezarı gündem oldu.
Tuncel Kurtiz'in vefatının üzerinden yıllar geçse de, ona yapılan veda töreni hala hafızalardaki yerini koruyor. Usta sanatçı, 27 Eylül 2013'te yaşamını yitirdikten sonra önce İstanbul'da Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen törenle meslektaşları ve sevenleri tarafından uğurlandı. Ardından vasiyeti doğrultusunda çok sevdiği Kaz Dağları'nın eteklerindeki Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Çamlıbel Köyü'ne götürüldü. Yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı cenazede köy adeta insan seline dönerken, sanat dünyasının birçok önemli ismi de Kurtiz'e son görevini yerine getirdi.
Kenan İmirzalıoğlu, Halit Ergenç, Kıvanç Tatlıtuğ, Cansu Dere, Okan Yalabık, Yiğit Özşener ve daha birçok oyuncunun omuz verdiği cenazede duygu dolu anlar yaşandı. Sevenleri onu alkışlarla uğurlarken, 'Seni unutmayacağız' sloganları mezarlıkta yankılandı. Özellikle Ezel ekibinin gözyaşları uzun süre konuşulmuştu.
Ancak defin günü yaşanan bir ayrıntı yıllarca unutulmadı. Basına da yansıyan bilgilere göre, yoğun kalabalık ve organizasyon sırasında yaşanan karışıklık nedeniyle tabut mezara indirildikten sonra cenaze namazının henüz kılınmadığı fark edildi. Bunun üzerine naaş kısa süreliğine mezardan çıkarıldı, imamların gelmesiyle cenaze namazı kılındı ve ardından Tuncel Kurtiz ikinci kez toprağa verildi. O dönem oldukça konuşulan bu olay, cenaze töreninin en dikkat çeken ayrıntılarından biri olmuştu.
Aradan geçen yılların ardından ise usta oyuncu, bu kez mezarının son haliyle yeniden gündeme geldi. Ölüm yıldönümüne yaklaşık iki ay kala sosyal medyada paylaşılan güncel görüntüler kısa sürede yayıldı. Birçok kişi mezarın yıllardır ilk günkü sadeliğini koruduğunu fark ederken, bazı kullanıcılar ise 'Neden hala bir mezar yaptırılmadı?' sorusunu yeniden sormaya başladı.
Tuncel Kurtiz'in Mezarı Neden Yaptırılmadı? Yıllardır Korunan Vasiyetinin Perde Arkası Ne?
Tuncel Kurtiz'in mezarının gösterişli bir anıt mezara dönüştürülmemesi aslında ihmalden değil, bizzat sanatçının vasiyetinden kaynaklanıyor.
Hayatı boyunca doğayla iç içe yaşamayı tercih eden, gösterişten uzak duruşuyla tanınan Kurtiz'in en büyük isteği de ölümünden sonra aynı sadeliğin korunmasıydı. Yakın çevresinin yıllar içinde paylaştığı bilgilere göre usta sanatçı; baş ucunda yalnızca tek bir taş bulunan, çiçeklerle çevrili, denizi gören mütevazı bir mezarda yatmak istediğini dile getirmişti. Bu nedenle ailesi de onun bu arzusuna sadık kaldı.
Kurtiz'in naaşı, uzun yıllar yaşadığı ve büyük bir tutkuyla bağlandığı Kaz Dağları eteklerindeki Çamlıbel Köyü Mezarlığı'na defnedildi. Bugün mezarı hala beton bir anıt yerine doğayla bütünleşmiş sade bir toprak alan görünümünü koruyor. Baş kısmındaki taş ve çevresindeki doğal düzenleme dışında dikkat çeken herhangi bir yapı bulunmuyor. Bu tercih, onun yaşam felsefesinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
İlk yıllarda mezarın neden yapılmadığını bilmeyen bazı ziyaretçiler, usta sanatçının kabrinin bakımsız bırakıldığını düşünerek tepki göstermişti. Ancak köy muhtarlığı ve yakın çevresi, bunun Kurtiz'in isteği olduğunu belirterek mezarın özellikle bu şekilde korunduğunu açıklamıştı.
Yıllar içinde mezar yalnızca sevenlerinin ziyaret ettiği bir nokta olmaktan da çıktı. Türkiye'nin dört bir yanından gelen hayranları, mezarın çevresine küçük taşlar bırakmaya, bu taşların üzerine isimlerini, kısa notlarını ve Tuncel Kurtiz'e duydukları sevgiyi ifade eden cümleleri yazmaya başladı. Kimileri sevdiği bir şiir dizesini paylaşırken, kimileri yalnızca 'Dayı' ya da 'Unutulmadın' notunu bırakmayı tercih etti.
Bir kesim bunu usta sanatçıya duyulan sevginin ve vefanın en samimi göstergelerinden biri olarak değerlendirirken, bir kesim ise mezarın zamanla adeta bir 'dilek ağacına' dönüştüğünü savundu. Özellikle üzerine yazılar yazılmış onlarca taşın mezarın çevresinde birikmesi, 'Herkes gelip istediğini yazıyor', 'Bu kadar not bırakılması doğru mu?', 'Tuncel Kurtiz'in sade yaşam anlayışına yakışıyor mu?' ve 'Bu durum artık saygı sınırını aşmıyor mu?' şeklindeki yorumları da beraberinde getirdi.
Öte yandan sanatçının yakın çevresi ve köy halkı ise mezarın yıllardır vasiyetine uygun şekilde korunduğunu, gösterişli bir anıt yapılmamasının bilinçli bir tercih olduğunu vurguluyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın