Muhtemelen Adını Bile Duymadığınız Ama İzledikten Sonra 'Sinema Dediğin Böyle Olur' Dedirten Filmler

31PAYLAŞIM

Aralarından hangisini izleyeceksiniz? Yorumlarda belirtin!

Not: Açıklamalar Sinemalar.com ve Beyazperde'den alınmıştır.

1. Double Indemnity - Çifte Tazminat (1944)

IMDb: 8.3

Bir sigorta şirketinde çalışan Bay Neff bir müşterisinin evine sigorta yapmak için gider ve hiç beklemediği bir anda adamın karısına aşık olur. Kadın da ona aşıktır ve birlikte kocasını öldürmeleri için plan yaparlar. Bu durumda 'çifte tazminat' dedikleri tazminat fiyatının iki katını kazanabilip çok mutlu olabileceklerdi ama Neff in hiç tahmin etmediği şeyler vardır.

Çıktığı zamanlar insanları derinden etkileyen Billy Wilder'ın bu başyapıtı çoğu listelerde yüksek sıralara girmiştir.

2. Krotki Film O Milosci - Aşk Üzerine Bir Film (1988)

IMDb: 8.2

Tomek, postanede çalışan genç bir memurdur. Kendi halinde ve son derece sıradan görünen yaşamının görünmeyen yüzünde aslında derin, takıntılı bir ruh halini büyütmektedir. Tam karşı binasında yaşayan Magda'ya karşı obsesif bir tutkuyla karışık bir aşk besleyen Tomek, sürekli olarak Magda'nın evini teleskopla izlemekte ve onunla ilgili olan her şeyi takip etmektedir. En sonunda bir gün Magda'ya duygularını itiraf eder fakat ondan aldığı cevap Tomek'in bütün varlığını altüst edecektir. Acaba cinsel tutkuları, aşk sanarak bir yanılgı içerisinde miyiz, yoksa seksten daha güçlü ve bağımsız olan bir aşk duygusu gerçekten var mı?

3. The Treasure of the Sierra Madre - Sierra Madre Altın Hazineleri (1948)

IMDb: 8.2

Filmde Dobbs ve Curtin adlı iki adam uzun süre çalıştıkları işin sonunda dolandırılıp, paralarını alamayınca Meksika'da dilenerek karınlarını doyurmaya başlar. Amerikalı iki adam bir gün bir arkadaşıyla birlikte hazine aramaya çıkar. İlk zamanlar dostluklarından emin olsalar da, altın çıkmaya başladıkça aralarındaki ilişki düşmanlığa dönüşmeye başlar. Altının karşı konulamaz çekiciliği özellikle Fred'in kontrolün dışına çıkarır. Artık her biri diğerleri için büyük bir tehdit haline gelmeye başlar.

4. To Be Or Not To Be - Olmak ya da Olmamak (1942)

IMDb: 8.2

İkinci Dünya Savaşı döneminde Alman işgali altında bulunan Polonya'da yaşam Nazi'lere karşı olan herkes için oldukça zordur. Polonya'nın Nazi'lere direnişine çok ciddi şekilde zarar verebilecek bir casusun Almanlara bilgi ulaştırmadan bir an evvel engellenmesi gerekmektedir. Joseph Tura ve karısı Maria'nın başını çektiği bir grup tiyatro oyuncusu Nazi'lerle amansız bir mücadeleye girişirler. Baskıcı rejimlerin sanata karşı müdahaleci tavrını başarılı bir şekilde anlatan film, Ernst Lubitsch imzalı. Filmin savaşın tüm vahşetiyle devam ettiği yıllarda çekildiğinin altını çizmeyi de unutmayalım.

5. La Grande Illusion - Harb Esirleri (1937)

IMDb: 8.1

Birinci Dünya Savaşı'nda, aristokrat sınıftan gelen Komutan De Boeldieu ile işçi sınıfından gelme Teğmen Marechal keşif gezisine çıkarlar. Ancak görevlerini başarı ile tamamlayamadan Alman askerleri tarafından esir alınırlar. Alman Komutan von Rauffenstein da tıpkı Boeldieu gibi aristokrat bir aileden gelmedir ve esirlerinin kendisi ile birlikte yemek yiyebileceklerini duyurur. Yemek sırasında Boeldieu ile Rauffenstein aralarındaki ortaklıkları görmeye başlarlar. Bunların hepsi de sınıf temellidir. Ancak bu ortaklık onların esir kampına gönderilmesini engellemez. Komutan ve teğmen kampta diğer askerler ile arkadaş olur ve onların kaçış planlarına katılırlar.  Esir kampından tünel kazarak kaçmayı deneyeceklerdir.

6. Chinatown - Çin Mahallesi (1974)

IMDb: 8.1

Eski polis Jake Gittes özel dedektif olarak çalışmaktadır. Los Angeles'ın su idaresinden sorumlu Hollis I. Mulwray'i takip etmek için eşi Evelyn tarafından kiralanır. Evelyn eşinin kendisini aldattığını düşünmektedir. Takibe başlayan Jake gerçekten de Hollis'in başka bir kadınla beraber olduğunu görecektir. Ancak olaylar beklediği gibi gelişmez. Hollis gizemli bir şekilde öldürülür. Jake olayın peşini bırakmaya yeltense de bir karabasanın içine düşmüştür. Olaylar onun yakasını bırakmayacak, Evelyn sandığı kadının Hollis'in gerçek eşi olmadığını anlayacak ve her şey daha da çetrefilleşecektir.

7. Roma Citta Aperta - Roma Açık Şehir (1945)

IMDb: 8.1

İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının kurucusu olan ve sinemaya savaş yıllarında başlayan Rossellini'nin Roma Açık Şehir'i yönetmenin savaş üçlemesinin ilk filmi... Roma'nın kurtuluşundan iki ay sonra çekimlerine başlanan filmin senaryosu Rossellini ve Sergio Amidei'nin günü gününe tuttuğu notlardan derlenmiş. Belgesel nitelik de taşıyan film, bir avuç direnişçinin faşizme karşı verdiği mücadeleyi anlatır.

8. Brief Encounter - Kısa Tesadüfler (1945)

www.bam.org

IMDb: 8.0

Orta yaşlarına gelmiş bir ev kadını olan Laura Jesson'un en büyük eğlencesi Milford'da alışveriş yapıp sinemaya gittiği yolculuklardır. Yaptığı bu kısa yolculuklardan birinde tren istasyonunda Doktor Alec Harvey ile tanışır. Dr. Harvey de Laura gibi evlidir ve iki çocuk sahibidir. İkili kısa süre içinde iyi dost olurlar ve yeniden görüşmek için sözleşirler. Tekrar görüştüklerinde bu masumane dostluğun yerini aşk alacaktır.

9. 4 Luni 3 Saptamani Si 2 Zile - 4 ay, 3 hafta, 2 gün (2007)

IMDb: 7.9

Çavuşesku'nun tuhaf bir komünizmi hayata geçirdiği Romanya’da değişim rüzgarları esmektedir. Bürokratik rejim köhneleşmiş insanlara vadeliden sosyalizm başarısız bir devlet kapitalizmine dönüşmüştür. İşte bu gri ülkenin gri okullarından birinde öğrenci olan Otilia ve Gabita aynı zamanda da oda arkadaşıdırlar. Gabita’nın hamile olduğunu öğrenmesi ile büyük bir sorunla karşı karşıya kalacaklarıdır. Çünkü Romanya’da kürtaj yasaktır. Fakat her yasağın kendisine bir de ’yasak delici’ alternatif bir sistem yarattığı düşünülürse buna da bir çözüm vardır. Kürtaj yasal olmayan yollardan yapılacaktır. 2007 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü’nün sahibi olan film, festivalde gösterildiğinden beri büyük ilgi ve övgü ile karşılandı. Romen sinemasının Rönesans'ı olarak nitelendirilen film sağlam senaryosu, akıcı ve inandırıcı diliyle dikkat çekiyor.

10. Duo Luo Tian Shi - Düşkün Melekler (1995)

IMDb: 7.7

Film günümüz metropollerinden Hong Kong’da geçiyor. Bütün metropollerde olduğu üzere şehir alabildiğine kalabalık, hareketli ve renkli. Film bu kalabalık şehirde adeta yalnız kovboy olarak yaşayan bir tetikçinin (Leon Lai) hayatını anlatıyor. Bir kiralık katilin soğukkanlılığına, işlediği cinayetlere ve olayları nasıl değerlendirdiğine ana karakterin iç sesleriyle tanık oluyoruz. Tetikçinin işlerini ayarlayan ve işin doğası gereği çok görüşmedikleri kadın ortağı ile iş dışında da görüşmeye başladıklarında hikaye başka bir boyut kazanır. Film, Chunking Express’i tamamlar nitelikte olsa da bir devam filmi olmanın çok ötesinde kendi başına ayrı bir duruşa sahip. Yönetmen Wong Kar Wai renkleri, çekim açılarını ve film müziklerini de adeta başlı başına bir karakter gibi izleyicisiyle buluşturuyor.

11. Oslo, 31. August - Oslo, 31. Ağustos (2011)

IMDb: 7.6

Cannes'da galası yapılan ve yönetmen Joachim Trier'in varoluşçu felsefesini gözler önüne seren 'Oslo, 31 Ağustos', melankoli ve yalnızlık içerisinde hayatı yitip giden zeki, alımlı ve maddi gücü yerinde bir adam olan Anders'in izinde bir film. Şehir dışında bir uyuşturucu rehabilitasyonuna katılan Anders, yakın zamanda bu sağlık merkezinden ayrılacak ve tekrar şehir hayatına geri dönecektir. Şehre daha çabuk uyum sağlayabilmesi için iş görüşmesine gitmek üzere klinikten ayrılan Anders, istim üzerinde geçen klinik yaşamından sonra şehrin başıboşluğunda gezmeye başlar ve uzun bir süredir görmediği insanlar ile buluşur. Tüm gün ve gece boyunca geçmiş hatalarının hayaletleriyle umudun yardımı ile savaşmaya çalışır.

12. Inside llewyn Davis - Sen Şarkılarını Söyle (2013)

IMDb: 7.5

Coen Kardeşler'in yine bir dönem dramasına imza attıkları Inside Llewyn Davis 1960'lı yılların New York'unda geçiyor. 1960'lı yılların başında Greenwich Village, folk müziğin devrimine sahne olur. Film ünlü folk sanatçısı Dave Van Ronk'un hayatından ilhamla yola çıkarak dönemin müzik piyasasında yaşananları ünlü sanatçılar Bob Dylan, Joan Baez ve Joni Mitchell eşliğinde beyaz perdeye taşımakta. 2013 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarışan filmin başrollerinde Justin Timberlake, John Goodman ve son dönemin dikkat çeken yeteneklerinden Carey Mulligan yer alıyor.

13. Biutiful (2010)

IMDb: 7.5

Barcelona’da geçen hikayede Javier Bardem, Uxbal adında kanuna aykırı işleri yüzünden başı polisle derde giren bir adamı canlandırıyor. Biutiful, zorunlu olarak yaptığı yasadışı işlerle para kazanmaya çalışan sorunlu ama sadık ve duyarlı bir babanın hikayesi. Bu filmde baba olmayı, sevgiyi, ruhsallığı, suçu, pişmanlığı ve ölümlülüğü, Barcelona'nın tehlikeli yer altı dünyasında dengelemeye çalışan Uxbal'ın hikayesini izleyeceksiniz. Parasını kazanmak için hiçbir kural tanımıyor. Çocukları için yaptığı fedakarlıklarda ise hiçbir sınır tanımıyor. Aynen hayatın kendisi gibi bu hikaye de başladığı yerde bitiyor.

14. Ida (2013)

IMDb: 7.4

1960'lı yılların Polonya'sında geçen hikaye inanç ve din kavramlarını tutkuyla keşfeden ve kendini Tanrı'ya adayarak rahibe olmaya karar veren Anna'nın hikayesini ele alıyor. Genç kadın, yıllardır hazırlığını yaptığı rahibelik yemini etmeye çok az bir süre kala ailesiyle ilgili büyük bir sırra vakıf olur. Polonya'daki Nazı İstilası sırasında tüm ailesini kaybeden Anna, parçaları birleştirip yıllardır kurduğu hayalin sona erişine tanık olur. İnandığı ve savaştığı değerler bilmediği geçmişinin ortaya çıkmasıyla değişime uğradığında Anna kendini büyük bir boşluğun tam ortasında bulur.

15. The Limits Of Control - Kontrol limitleri (2009)

IMDb: 6.3

Şiirsel bir entrikayı konu alan filmde Gael Garcia Bernal, Hiam Abbass ve John Hurt gibi inanılmaz oyuncular da yer alıyor. Tertemiz giysiler içindeki gizemli bir yalnız adamın yasadışı birtakım işler çeviren bir yabancının hikâyesi bu. Bu adam bir işi tamamlama peşinde ama kimseye güvenmiyor; amacının ne olduğu ise henüz belli değil. Bir mecazlar dünyasında ve yalnızca göreviyle yaşıyor. Yolculuğu onu sadece İspanya’nın bir ucundan bir ucuna değil, kendi bilincine de götürüyor.

Bu içerikler de hoşunuza gidebilir;

Ölmeden Önce Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler! İşte Başyapıt Niteliğinde 65 Film... - onedio.com
Ölmeden Önce Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler! İşte Başyapıt Niteliğinde 65 Film... - onedio.com
Daha Önce Neden Denk Gelmemişim Diyeceğiniz Büyük Yönetmenlerin Arada Kaynayan Efsanevi Filmleri - onedio.com
Daha Önce Neden Denk Gelmemişim Diyeceğiniz Büyük Yönetmenlerin Arada Kaynayan Efsanevi Filmleri - onedio.com
Onları Sadece Tarih Filmleri Olarak Görenlerin Bakış Açısını Değiştirecek En İyi Epik Filmler - onedio.com
Onları Sadece Tarih Filmleri Olarak Görenlerin Bakış Açısını Değiştirecek En İyi Epik Filmler - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kitapkokusu

Evet bi sen biliyon bu filmleri müthiş bir şeysin

halil-degerli

Manderley.... ..... Dogville.... ...... Sinema tarihinin en iyi iki denemesi.... ...... 👏

themeret

13. Biutiful mükemmeldir. Diğerlerini izlemedim. "kirpiklerin hareketsiz ve kalbin de öyle."

iso-kaya-61

Chinatown izlemiştim yılına göre muhteşem bir kurgusu var ayrıca jack nicholson suçseverler kesinlikle izlesin.

okabe-rintarou

Biutiful 😊

Görüş Bildir