Bazı insanların hayatı sanki hep şansla ilerliyor gibi görünüyor. Tam doğru zamanda doğru kişiyle karşılaşıyor, bizim göremediğimiz fırsatlar onların önüne çıkıyor ve biz de çoğu zaman bunu kader ya da talih diye açıklıyoruz. Oysa dikkatimizi nereye verdiğimiz, günlük alışkanlıklarımız ve stresle başa çıkma biçimimiz de karşımıza çıkan fırsatları fark etme şansımızı değiştirebiliyormuş.
'ecemeksioglumethod' isimli içerik üreticisi, nöropsikolojiye göre şansı artırmanın üç yolunu paylaştı. Paylaşımda 'Ben gerçekten şanslı bir insanım.' cümlesini yüksek sesle söylemekten günlük rutini değiştirmeye ve sinir sistemini regüle etmeye uzanan öneriler yer aldı.
Nöropsikolojiye göre şansı artırmanın üç yolu;
1. Şanslı olduğunuzu yüksek sesle söyleyin
Ecem Ekşioğlu, işe en küçük şeylerde bile ne kadar şanslı olduğumuzu yüksek sesle söylemekle başlamayı öneriyor. 'Ben gerçekten şanslı bir insanım.' ya da 'Bugün yine çok şanslıydım.' diyerek kendimizi olumlamak bu yöntemin ilk adımı. Beynimizdeki retiküler aktivasyon sistemi bir filtreleme sistemi gibi çalışıyor. Dikkatimizi neye yöneltiyorsak beynimiz de çevremizde onunla ilişkili bilgileri seçmeye başlıyor.
2. Hayatınıza yenilik katın
Tanımadığımız biriyle konuşmak, her zaman gittiğimiz yerlerden farklı bir yere gitmek ya da rutinimizi değiştirmek bu maddenin özü. Çünkü hayatımız ne kadar öngörülebilir hale gelirse karşılaşabileceğimiz yeni olasılıkların sayısı da o kadar sınırlanıyor. Konuştuğumuz her yeni insan ve girdiğimiz her yeni ortam, karşımıza çıkabilecek yeni bir alan yaratıyor.
3. Sinir sisteminizi regüle edin
Ecem Ekşioğlu'na göre en önemlisi bu. Yoğun stres altındayken beynimizin karar verme ve bilişsel kontrol süreçleri etkileniyor. Daha korku odaklı düşünüyor, daha fazla kaçınıyor ve daha az risk alıyoruz. Haliyle bazen tam önümüzde duran fırsatları bile göremez hale geliyoruz. Belki de şanslı olmak sürekli iyi şeylerin başımıza gelmesi değil, iyi bir şey karşımıza çıktığında onu fark edecek ve değerlendirecek durumda olmak.
Peki bu yaklaşımın bilimsel bir dayanağı var mı?
Hertfordshire Üniversitesi'nden psikolog Richard Wiseman'ın yıllar süren araştırmaları, şanslı olduğunu söyleyen insanların yeni deneyimlere daha açık ve daha az kaygılı olduğunu gösterdi. Wiseman'ın ünlü gazete deneyinde katılımcılardan gazetedeki fotoğrafları saymaları istendi. Kendini şanssız olarak tanımlayanlar, gazetenin ikinci sayfasında yer alan ve fotoğraf sayısını doğrudan söyleyen büyük puntolu mesajı çoğunlukla fark etmedi. Şanslı olduğunu söyleyenler ise bu mesajı daha sık yakaladı.
Şans elbette tamamen kontrolümüzde değil. Ancak dikkatimizi, rutinlerimizi ve sinir sistemimizi nasıl yönettiğimiz, hayatın bize sunduğu fırsatları fark etme ihtimalimizi ciddi biçimde değiştirebiliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın