Harper Lee'nin Mektupları Ölümünden 6 Hafta Sonra Açık Arttırmada

 > -

1960 tarihli Pulitzer ödüllü “Bülbülü Öldürmek” ve bu romandan yıllar sonra yayımlanan “Tespih Ağacının Gölgesinde” romanlarının yazarı Harper Lee, özel hayatını gözlerden uzak tutmasıyla bilinir. Öyle ki verdiği en son röportaj, 1964 tarihinde yayımlandı. Oysa şimdi, ölümünden sadece altı hafta sonra, yazarın yazdığı 29 mektup (ki kimileri gündelik yaşantısına ve sağlık sorunlarına dair kişisel detaylar içeriyor) ABD’de açık arttırmaya çıkarıldı. 

Salter’a yazdığı kısa bir notta, Lee uzun bir cevap yazamadığı için af diliyor: “Felç geçirdim ve mektupları cevaplandıramıyorum. Yine de teşekkürler! Harper Lee.” 2006’da yazdığı bir başka mektupta ise, sarı nokta hastalığından bahsediyor: “Hay aksi, göremiyorum.” 

1993 yılında yazdığı bir diğer mektupta ise, biraz ironik bir biçimde, Şükran Günü tatili için memleketi Monroville, Alabama’ya gelen ziyaretçilerin kendisine gözlerini dikmesinden ne kadar rahatsız olduğunu anlatıyor: 

“Monroeville’de yeni bir bayram adeti gelişti, insanlar kendilerini ziyarete gelen akrabalarına beni gösteriyorlar. Harper Lee bir şeyler yaparken ona bakmakla eğleniyorlar. Şükran Günü tatili tam bir cehennemdi ve Alice’in (Lee’nin ablası Alice Finch Lee) de sinirleri bozuldu. KAMYONLARLA geldiler.”

Daha neşeli bir not, 1990 yılında Doris Leapard’a yazılmış ve yazar bir akşam yemeği partisinde kapıldığı gülme krizini anlatıyor:

“Sırıtmadan garsona bakamaz olmuştum ve bütün geceyi nedensiz bir biçimde gülerek geçirirken buldum kendimi. Aniden gelen alakasızca kıkırdama nöbetini açıklamak için uygun ve komik bir öykü uydurmak hiç de kolay değil; özellikle de sohbet Euripideyan drama hakkında akıyorken.”

Lee’nin kendi yazarlığı ve tarihsel bağlamı hakkındaki düşüncelerini merak edenler içinse, muhtemelen en ilginç mektup 25 Ağustos 1990 tarihinde yazılmış.

Mektupta yazar, “dünyadaki en zor şey (ve özellikle de Güneyli olma durumda), sosyal bir devrimin ortasında, kalıcı olmaya değecek ve devrimi yansıtacak şekilde üretmek.”

Açık arttırmaya çıkan mektupların arasında Lee’nin Trump’a ait Taj Mahal otelinden nefret ettiğini anlatan mektubu da var

Lee’nin mektupları arasından 1990 tarihli bir tanesi ise oldukça ilgi çekiyor. Bu mektupta Lee, yine Leapard’a, Atlanta City ziyareti esnasında kaldığı, ABD başkan adayı Donald Trump’a ait Taj Mahal otelinden ne kadar nefret ettiğini anlatıyor: 

“Tanrının bu günahkârı için icat edebileceği en büyük ceza, ruhunu sonsuza kadar Atlanta’daki Trump Taj Mahal’e hapsetmektir.”

29 Ocak 1999 tarihinde yazdığı bir mektupta, Lee arkadaşı Leapard’a, 1965 yılında Alabama Üniversitsi’nden mezun olarak üniversitenin ilk siyah mezunu unvanını alan Vivian Malone Jones’un imzasını aldığı için teşekkür ediyor: 

“Bu imzanın değerini her zaman bileceğim. Geriye bakınca, insanların temel haklarını kazanmak için ne badireler atlattığını görmek inanılmaz. Bugünün gençliğinin ebeveynlerinin ne yaşadığından haberi yok; dinlemekten de bıkmış görünüyorlar.”

Harper Lee’nin mektupları için internet üzerinden açık arttırma sürüyor ve birkaç gün içinde satılmış olacaklar. 

Kültür Servisi

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriDonald Trump
Görüş Bildir