Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Gençliğinde Rock ve Metal Müziğe Gönül Vermiş Kişilerin Çok İyi Bildiği 19 Şey

-

Her şey lise yıllarında bir sınıf arkadaşınızı kendi dünyasına çekilmiş, depresif ve mağrur müzik dinlerken fark etmeniz ve "Acaba ne dinliyor bu böyle?" diye düşünüp Dream Theater- Space Dye Vest ile karşılaşmanızla başladı değil mi? Tam da o ondan itibaren gönül vermiştiniz rock ve metal müziğe... İşte sizin ve bizim gibilerin çok iyi bildiği, o yıllara dair bazı nostaljik durumlar....

1. İlk evre tabii ki otlakçılık evresi... Arkadaşlarınızdan ödünç aldığınız bir Iron Maiden albümü iç dünyanızda deprem etkisi yapar ve olaylar gelişir.

Kendi kendinize "O neydi gız?!" irkilmesi ile bir aydınlanma yaşarsınız. Sonunda ergenliğin etkisiyle artmış isyan dozunuza karşılık gelen bir şey bulduğunuz için kendinizi dünyanın en şanslı insanı sayarsınız...

2. Gecikmeyen keşifler; kısa sürede farklı rock ve metal türlerinin varlığından haberdar olursunuz...

Metallica, Black Sabbath, Megadeth, Motörhead, Opeth, System of a Down, AC/DC gibi gruplar hassas ergen bünyenizde büyük bir etki yapar; onlarla yatar onlarla kalkar olursunuz...

3. Tribe bağlama evresi: "I trusted you, you lied"

Güzide rock gruplarından Katatonia'nın efsane şarkısından bir alıntı... Sebebi ziyareti ise dinlediğimiz şarkıların etkisiyle zamanında birer alıntı perisine dönüşmüş olmamızı vurgulamak. Sevgiline laf mı sokacaksın, ailene baş mı kaldıracaksın, her derde deva rock ve metal şarkı sözleri emrimizdeydi.

4. Tribe bağlamaya devam; gördüğünüz her düz yüzeye AC/DC yazmak...

Okul sıralarımız, tuvalet kapıları, ellerimiz avuç içlerimiz, sınav kağıtları, yani neresi olursa... Tam olarak hangi duygularımıza tercüman olduğunu düşünüyorduk bilmiyorum ama yapıyorduk işte...

5. Ve ana vatan... Türkçe rock yapan müzik gruplarını keşfetmek, duygusal anlar...

O dönem fırtınalar estiren Duman, Kurban, Pentagram, Volvox, Mavi Sakal gibi grupların kasetlerini heyecanla takip ederdik. O zamanlarda henüz çok ünlü olmadıkları için barlarda konser veren bu gruplar bir neslin idölüydü. Hele hele aslında hepsinin bir şekilde arkadaş olduğunu öğrendiğimiz anlardaki heyecan ve mutluluk! Baya baya büyüyüp onlar gibi olmak isterdik bunun özeti bu.

6. Hayat akademisi: Bulutsuzluk Özlemi

Yerli gruplar arasında hayat okulu fonksiyonu vardı Bulutsuzluk Özlemi'nin... Her rockçı ve metalci itiraf etsin etmesin onlarca Bulutsuzluk şarkısını ezbere bilir. Neden, çünkü insanın en güzel hislerine dokunan en güzel şarkılardır onlar. Kendilerine buradan selam olsun!

7. Ustalara saygı kuşağı; Dire Straits, Rolling Stones, Deep Purple, Queen ve niceleri...

Müzik dağarcığımız git gide genişleyip bizi eskilerin rock gruplarına katar götürürdü. Genelde mevzu bahis grupların "best of" albümlerini edinip, şarkı sözlerini okuyarak ders çalışır gibi hatim ederdik o albümleri.

8. Ve Pink Floyd'la hayata dair... "Together we stand, divided we fall"

The Wall'un albümü farklı filmi ayrı yerle bir etti dünyamızı. Var sandığımız değerleri, değerlerimizi... Dark Side of The Moon her şeyi yerle bir etti ama yeniden de var etti. Peki ya Syd Barret, ya Shine On You Crazy Diamond... Aaah ah, bahsedince bile içim bir şey oldu.

9. E o kadar dinledik emek verdik, şimdi konser zamanı...

Yerli grupları barlarda ve festivallerde yakalamak kolaydı ama peki ya dünyaca ünlü rock ve metal dünyasının ilahları? Ünlü bir grup Türkiye'ye gelecekse aylar öncesinden haberi bomba gibi düşerdi. O zamanlar online bilet filan da yok tabii, tamamı siyah tişörtlü yüzlerce kişilik kuyruklar olurdu, konser günü desen ayrı heyecan. Ertesi gün kafa sallamaktan tutulmuş boyun ve böğürmekten kısılmış ses.

10. Konser demişken, adamlar sahneye bu kılıkla çıkıyor biz bu tiple mi gideceğiz? Zaman imaj yapma zamanı...

O konserlere de öyle nargile cafeye gider gibi gitmek olmazdı tabii! Ne giysem, ne taksam, ne sürsem, ohooo baya iş... O güne özel en korkunç makyajlar yapılır, en kalın zincirler takılır ve ekseriyetle kimin konserine gidiliyorsa donuna kadar o grubun baskılı kıyafetleri giyilirdi.

11. Piercing, geçici dövme, saça krepe ve tabii ki siyah oje!

Rockçılık ve metalcilik dediniz mi şu görüntüyü yakalamanız gerekiyor! Şaka şaka bu biraz abartı tabii ama en az bir piersing, bembeyaz pudralı yüze siyah panda makyajı ve siyah oje mecbur. Hakikaten mecbur ama...

12. Anathema üyelerinin utanmasalar kütüklerini aldıracağı şehir: Eskişehir

Nedense Türkiye'ye en çok gelen gruplardan biri de Anathema'ydı. Hatta Anathema'nın ilginç bir özelliği de şuydu; kendileri Eskişehir aşığıydı. Kimi zaman İstanbul ve Ankara'yı es geçer, sadece Eskişehir'de konser verirlerdi. Sevmişlerse demek...

13. Karışık çekme kasetler ve pasaj kültürü...

Her şehrin böyle bir pasajı vardır; kitap kaset afiş vs satan... Bu pasajlar okul gibi yerlerdi esasen, alaylı olarak oradaki abilerin ablaların tavsiyeleriyle gelişirdi müzik kültürümüz. Onların bizler için dinleyip derledikleri karma kasetlerle keşfederdik müzik gruplarını. Envai çeşit rockçı aksesuvarını, duvarlarımızı süsleyen korkunç posterleri sadece buralardan edinebilirdik!

14. Metalin karanlık diyarları: İsveç, Norveç ve Finlandiya'da karanlık bir hayat yaşama fantezileri.

Hayatlarımızın bir döneminde bu da oldu; Opeth, Amorphis, Sentenced gibi kuzeyli gruplarla tanışıp, onların depresif ve karanlık müziklerinde kendimizden geçerdik. Bir gün oralara gidip, onlar kadar karanlık ve bunalım bir hayat yaşamanın hayalini kurardık. Gençlik ne acayip ya.

15. Müzik icra etme çabaları...

Müzikle haşır neşir olma oranımız arttıkça enstrüman çalma merakı peyda olurdu. Bir gitar nedir ki, biraz para biriktirilip alınır, önce biraz ders alarak sonra da hali hazırda çalmayı bilen arkadaşları orada burada sıkıştırıp birkaç akort öğrenerek giriş yaparsınız müzisyenliğe...

16. Bunları hep başımıza Jethro Tull çıkardı; alternatif enstrüman arayışı.

Ha daha da cool görünmek istiyorsanız daha alternatif müzik aleti seçimleri yapmanız gerekirdi. "Yeaa herkes gitar çalıyor" deyip bir yan flüt olur, cümbüş olur, ney olur; değişik enstrümanlar işte. Ne kadar egzotik, o kadar iyi olur hatta.

17. Rock barlar ve pogo.

Karanlık, kirli ve tozlu, mümkünse örümcek ağlı mekanlardır rock barlar. Öğlen iki ile gece iki arasında hiçbir fark olmayan bu mekanlarda bangır bangır müzik çalar, insanlar birbirlerini yere ve duvarlara atardı (bkz: pogo) He bir de bu mekanlar karanlık ve buğulu olduğu için öpüşmek koklaşmak isteyen evsiz ergenler için birebirdi, zamanında hangimiz yollarını aşındırmadik ki, aaah ah!

18. Bokunu çıkarma evreleri: Kirinle pisliğinle övünmek...

O devirde rockçı birine "Saçların yağlanmış" dediğinizde kendisi övünerek "Evet yaaa, 2 haftadır yıkanmadım" cevabını verebilirdi. Saç yağı metalcinin onuru şerefi gibiydi adeta. Umarım hala öyle değildir yoksa yazık günah yani metalci arkadaşlara...

19. Ve festivaller kuşağı: Rock The Nations!

Veee o festival! Sene 2004... Kendimizden geçerek dinlediğimiz Sentenced, Katatonia, Pain of Salvation, Dio, Opeth ne daha nice grupları bir araya toplamıştı Rock The Nations. Bilenler bilir, metalcinin gerçek olan en büyük rüyasıydı. Hey gidi...

Bonus: Ankara metalcisi.

Rock ve metal müzik piyasasının en canlı olduğu şehirdir belki de Ankara. Barlarında ayrı rockçılık döner, pasajlarında kafelerinde ayrı. Yani bir zamanlar öyleydi. Ankara metalcisi dediğin bilinçli olur, okur, yazar, albümleri en sıcak o takip eder, fanzinlerin hiçbir sayısını kaçırmaz. Velhasıl Ankara'nın metalcisi fena olur.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

😎😎

A post shared by Onedio Goygoy (@goygoyonedio) on
Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
capuller-armagan-gunduz

Özentinin öne gideniymişsin. Zaten başlıktan da anlaşılıyor ki metal müzik ''moda'' iken ''gençliğinde dinlediğin'' bir gösteriş nesnesi olmuş senin için. Hiç bir gerçek metalcinin pisliğiyle övüneceğini de sanmıyorum. saydığın grupların çoğu metal grubu da değil zaten.

killjoy

black veil brides var be

izmirli-italyan

Kurt Cobain?? onedio bi haltıda tam yap amk

cashpray

10 yaşımdan beri Maiden vardır hayatımda. ve bu süreçte hiçbi zaman bi embesil gibi biyerlere acdc falan kazımadım.

kai-yori

Halen beynimde çalıyor bunların müzikleri ya, kahretsin

Başlıklar

AnkaraEskişehirFestivalİstanbulİsveçKatarKitapKonserNorveçPink Floyddepremmüziktattoo
Görüş Bildir