Evin Dile Gelseydi Sana Ne Söylerdi?
Gün sonunda yorgunluğumuzu attığımız, en doğal hâlimizle hareket edebildiğimiz, kahkahalar attığımız ya da sessizce dinlendiğimiz alan... Kısacası kendimizi tamamen açabildiğimiz bir yerdir ev. Bu yüzden bizi en iyi tanıyan yeri sorsak, cevap büyük ihtimalle ev olur.
Gelin, evinizle sohbet edelim ve size ne diyeceğine bakalım!
1. İlk olarak! Eve girdiğin anda ne yaparsın?
2. Evinde en sevdiğin köşe neresi?
3. Misafir gelecek! Ne yaparsın?
4. Evini anlatan kelime hangisi?
5. Boş bir günde evinde ne yaparsın?
6. Evin nasıl kokar?
7. Son olarak! Evin sana ne hissettiriyor?
“Kendine iyi davran.”
Evin sana baktığı zaman yorulmuş bir insan görüyor olabilir. Kapıyı açtığında omuzlarındaki yüklerle eve giriyorsun. Oysa ev seni rahatlatan bir alan olmalı. Penceresinden sessizce dışarıyı izlemeli, uzun uzun dinlenmelisin.
Her zaman bir şeylere yetişmeye çalışıyor olabilirsin. Evin sana sakinleşmeni söylüyor! Koltuğa uzanıp hiçbir şey yapmamanın tadını çıkarmanı ve evin huzurunu hissetmeni istiyor. Bu küçük molalar sana çok iyi gelecek!
“Birlikte anı biriktirelim.”
Neşeli biri olduğun çok belli! Mutfağında kahkaha sesleri yankılanıyor, pişen yemeklerin kokuları tüm eve yayılmış olabilir. Evi ev yapan şeyin eşyalar olmadığını biliyorsun. İçinde yaşadığın anlar orayı yuva hâline getiriyor.
Tek başına içtiğin bir kahve de arkadaşlarınla oturup yaptığın uzun sohbetler de evin enerjisini artırıyor. Evin sana sıradan bir akşamı bile özel bir ana dönüştürebileceğini söylüyor. Küçük bir dekorasyon dokunuşu ya da farklı bir aktivite ortamı bambaşka bir hâle dönüştürebilir!
“Biraz yavaşlayabilirsin.”
Evin senin yorgun olduğunu görüyor. Nefes alışverişlerinden, koltuğa uzanışından ya da söylenmelerinden günlük koşuşturmanın seni yorduğunu anlıyor olabilir. Evin senin güvenli alanın, seni koruyan bir yer.
Telefon ekranından uzaklaşarak sevdiğin müziği açabilir ve sessizce fincanından kahveni yudumlayabilirsin. Evin sana huzur vermek için elinden geleni yapıyor. Kendine soluklanabileceğin anlar oluşturmaya çalış!
“Dağınık olmaya izin ver.”
Evine ne kadar özen gösterdiğini görebiliyoruz. Her şeyin yerli yerinde olmasını istiyorsun. Her köşe düzenli ve ferah görünüyor olabilir. Fakat evin, dağınık bırakılmış bir masa ya da yarım bırakılmış bir kitap görmek istediğini söylüyor. Her zaman kusursuz olunamaz...
Bulaşıkları biraz geç yıkamak, yatağı geç toplamak ya da koltuğa atılmış battaniyeyi hemen kaldırmamak dünyanın sonu değil. Evin kusursuz olmak zorunda değil. Bu yüzden strese girmek yerine bazı anlarda akışa bırakmayı bilmek gerekir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın