Çocuklarımız Kimlere Emanet? Binlerce Öğrenci 'Merdiven Altı' Anaokullarına Gidiyor

 > -

İzmir’de 3 yaşındaki Alperen’in serviste havasızlıktan boğularak hayatını kaybetmesinin ardından gözlerin çevrildiği anaokullarından karşımıza ürkütücü bir tablo çıktı. İstanbul'un birçok ilçesinde Bakanlıklardan alınmış ruhsatı bulunmadan, 'oyun evi', 'çocuk evi', 'atölye' gibi isimler altında hizmet veren çok sayıda anaokulu bulunuyor. Üstelik buralarda Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatıyla ilgisi olmayan eğitim programları sunuluyor. 

Geçtiğimiz günlerde İzmir'de bir anaokulunun servisinde unutulan 3 yaşındaki Alperen Sakin, havasızlıktan boğularak can vermişti...

Sözün Bittiği Yer: Anaokulu Servisinde 'Unutulan' 3 Yaşındaki Alperen Havasızlıktan Can Verdi - onedio.com
Sözün Bittiği Yer: Anaokulu Servisinde 'Unutulan' 3 Yaşındaki Alperen Havasızlıktan Can Verdi - onedio.com

Türkiye'nin gündemine oturan korkunç hadisenin ardından başlatılan soruşturmada anaokulu kapatılmış ve okulun sahibi tutuklanmıştı.

Ölümüyle Türkiye'yi Yasa Boğan Minik Alperen'in Babası: ‘Oğlum Can Çekişirken Doğum Günü Kutlamışlar!’ - onedio.com
Ölümüyle Türkiye'yi Yasa Boğan Minik Alperen'in Babası: ‘Oğlum Can Çekişirken Doğum Günü Kutlamışlar!’ - onedio.com

Bu olayın ardından, Milliyet gazetesinden Arif Balkan'ınanaokullarını mercek altına alan haberi, oldukça vahim ve tehlikeli bir tabloyla karşı karşıya olduğumuz gösterdi.

Zira okul öncesi eğitim veren bazı kurumların ne Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ne de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan alınmış ruhsatları bulunuyor. İstanbul’da özellikle Bağcılar, Bahçelievler, Fatih ve Zeytinburnu gibi ilçelerde anaokulu ruhsatı olmadan hizmet veren pek çok anaokulu, yuva, kreş bulunuyor. Çoğunluğu bir binanın bodrum katında yalnızca basit bir tabelayla hizmet verirken, Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatından bihaber eğitim programları sunuyor. Hemen hepsinin ortak özelliği isimlerinde ‘oyun evi’, ‘çocuk evi’, ‘yetenek geliştirme merkezi’, ‘atölye’ gibi ifadeler yer alması. Anaokulu olmadıkları için ‘anaokulu’ ismini kullanamıyorlar, ancak eğitim kurumu izlenimini yaratmak için bu isimleri kullanıyorlar.

Bakanlıktan ruhsatı olmayan okullar: "Belediyeye bağlıyız"

Anaokulları veya gündüz bakımevleri, mevzuatta okul öncesi eğitim kurumları olarak yer alıyor. Bu yüzden mutlaka Milli Eğitim Bakanlığı’ndan (MEB) veya Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan (ASPB) ruhsat almaları gerekiyor. Bazı anaokulu yöneticileri ise “Belediyeye bağlıyız” diyor. Ancak bu, aslında o yerin anaokulu ruhsatı olmadığını, sadece ‘ticarethane’ olarak faaliyet gösterdiğine işaret ediyor. 

Fatih’te bir apartmanın bodrum katında faaliyet gösteren bir yeri veli gibi arayan ve 4.5 yaşında bir çocuğun kaydedileceğini söyleyen Balkan, isminin Zeynep olduğunu belirten eğitmenin “merdiven altı” anaokuluna ilişkin, “08.30-17.30 arası açığız. Servimiz de var ama ben çocuk küçük olduğu için tavsiye etmem” dediğini aktarıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı müfredatının uygulanıp uygulanmadığını sorusuna ise, “Her ikisi de oluyor” cevabını veren eğitmen şunları söylüyor: “Normal okul öncesi eğitimler veriyoruz. Milli Eğitim’e bağlı değiliz. Belediyeyle ilgili işlemlerimiz var, halletmeye çalışıyoruz. İşlemlerle ilgili bazı sıkıntılarımız var. Üç senedir açık okulumuz. Belediyeden ruhsatımız vardı. Yasal olmayan bazı şeyler çıktı”

"Dini eğitim de verebilmemiz için MEB’e bağlı olmamamız gerekiyor”

Esenler’deki kurumun eğiticisi de pek farklı şeyler söylemiyor. Eğitmen, “Sulu boya, hamur, resim gibi eğitimlerin yanında dua ve ilahi eğitimleri veriyoruz. Bununla beraber kişisel gelişimleri çok önemli. Bunlarla ilgili aktivilerimiz de var” diyor. MEB’in müfredatını uyguladıklarını ancak MEB’e kayıtlı olmadıklarını belirten eğitmen, “E-okula kayıtlı değil öğrenciler” ifadelerini kullanıyor.  

Bir diğer kurumun eğitmeni de “MEB müfredatında yer alan hangi eğitimi alması gerekiyorsa hepsini alıyor ama artı olarak Kur’an eğitimi de alıyor. E-okul sistemi sadece MEB’e bağlı okullarda olur. Biz MEB’e bağlı değiliz. Derneğe bağlı bir sistem yürütüyoruz. Çünkü dini eğitim de verebilmemiz için MEB’e bağlı olmamamız gerekiyor” diyor.

Peki ruhsat neden önemli?

Uzmanlar, ailelerin çocuklarını gönderdikleri anaokullarına mutlaka MEB veya ASPB ruhsatını sormaları gerektiğini söylüyor. Çünkü ruhsat alınması sırasında, deprem raporu alınması, binanın iskanın olması, yangın ve emniyet açısından gerekli önlemlerin alınması gibi çocukları koruyacak kontroller yapılıyor. Ruhsatların tarihini de kontrol etmeleri önerilirken, ruhsatsız kurumda bir problem oluşması durumunda ailelerin muhatap bulamayacağı hatırlatılıyor.

"Bugün kapatılan bir kurum, iki gün sonra başka isimle açılabiliyor"

Okul Öncesi Eğitim Kurumları ve Eğitmenleri Derneği (OKEVED), ruhsatsız anaokullarına karşı çalışmalar yürüten bir sivil toplum kuruluşu. Derneğin başkanı Sefa Özdemir, bu tip okullarla mücadele ettiklerini belirterek, şöyle konuşuyor:

“Sistemde o kadar ciddi bir çarpıklık var ki, bazı kurumlar belediyeden bir ruhsat dahi almadan bu işi yapıyor. Hoş belediye ruhsatı anaokulu açmak için zaten yeterli değil. Bağcılar, Ümraniye, Bahçelievler, Fatih, Zeytinburnu adeta kaçak okullardan geçilmiyor. Bununla ilgili bir rapor hazırlamaya kalktık ancak başaramadık. Çünkü sayıları bilinmiyor. bugün kapatılan bir kurum, iki gün sonra başka isimle açılabiliyor. Bir belediye, ilçede kaç çocuk olduğunu ve bunların kaçının e-okula kayıtlı olduğunu karşılaştırdı. Yaklaşık 2 bin çocuğun kaçak okullara gittiği tespit edildi. 850 öğrencisi olan sadece bir okul var. Şikayet ediyoruz ama ben sorguya çekiliyorum. Bugüne kadar 18 kurum için başvuruda bulunduk. Bunu sadece bir ilçede yaptık. Sonuç; sadece 1-2 tanesi kapatıldı. Bu çok ciddi bir sorun.”

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BodrumDepremİstanbulİzmiroyun
Görüş Bildir