Cersei Lannister’a Taş Çıkartan Taktikleriyle Hem Bahtını Hem de Tahtını Yapmış Gizemli Kadınlar

-

Bir kadının gücünü ve kıvrak zekasını hiçbir zaman hafife almamak gerekiyor. Nitekim, insanlık tarihine yön verenler de kimi zaman arka planda kimi zaman da en ön saflarda yer alan kadınlardır. Ancak içlerinden bazıları var ki, elde etmek istediği güç uğruna en yakınlarını bile kullanmaktan çekinmeyip şeytana pabucunu ters giydirmişler. 

Cersei Lannister’a bile taş çıkartan taktikleriyle hem bahtını hem de tahtını yapıp tarihe adını altın harflerle kazımış kadınlara gelin, birlikte göz atalım.

1. Roma İmparatoriçesi Julia Agrippina:

Tek başına bile güç timsali olan bu kadın, beş Roma imparatoruna kan ve evlilik yoluyla bağlıydı. Agrippina’nın büyük büyükbabası Caesar Augustus, büyük amcası Tiberius, amcası Claudius, erkek kardeşi Caligula ve oğlu da Nero’ydu. Ancak Agrippina’nın elindeki bu ‘sınırlı güç’ onu tatmin etmiyordu.

Agrippina, kardeşi Caligula'dan sonra imparator olan amcası Claudius’la evlenip yeni Roma imparatoriçesi oldu.

Roma standartları için bile fazla sayılan bu akraba evliliği Agrippina’ya muazzam bir güç kazandırdı. Kocasını ikna edip bir önceki evliliğinden olan oğlu Nero’yu varis ilan ettirmeyi başardı.

Agrippina’nın bu olaydan sonra Claudius’u zehirleyip öldürdüğüne dair rivayetler olsa da bununla ilgili kesin bir bilgi yok.

İmparatoriçenin sonu ise kendi elleriyle tahta oturttuğu oğlu Nero'nun elinden oldu.

2. Fransa'nın ilk resmî kraliyet metresi Agnès Sorel:

Agnès Sorel, Kral VII. Charles'ın gözdesiydi. Kralın Sorel’e olan çılgın sevgisi, genç kadına büyük bir güç ile birlikte çokça düşman kazandırmıştı. Agnès’in moda konusunda oldukça cesur olduğunu söylemek mümkün, çünkü giydiği kıyafetlerin hepsinde bir göğsünü tamamen açıkta bırakıyordu.

Agnès, kralın ona olan zaafını kullanmayı çok iyi biliyordu.

28 yaşında zehirlenip ölmeden evvel hem ailesinin hem de çocuklarının geleceğini garanti altına almış, kralın ona sağladığı sınırsız imkanların tadını çıkarmış ve muazzam bir servetin sahibi olmuştu.

3. Bizans İmparatoriçesi Theodora:

Bir pagan rahibesi ve bir donanma subayının kızı olarak dünyaya gelen Theodora, güç ve iktidardan uzak bir hayatın içine doğmuştu. Kendisi de bir aktris olan Theodora, 20’li yaşlarında Bizans İmparatorluğu’nun varisi Jüstinyen ile bir araya gelmiş ve ilk görüşte genç adamın aklını başından almıştı.

Jüstinyen, ne pahasına olursa olsun Theodora ile evlenmeyi kafasına koymuştu.

Yasalara göre Jüstinyen’in bir aktrisle evlenmesi mümkün değildi, Jüstinyen ise çözümü yasaları değiştirmekte buldu. İmparatoriçe Theodora ise taht üzerinde hak kazandıktan bir süre sonra kocasının en güvenilir danışmanı ve Bizans'ın en güçlü kadını oldu.

Theodora, çıkan bir isyan sırasında kaçmak isteyen Jüstinyen'i durdurup "Bir hükümdar için tahttan güzel mezar olamaz!" dedi.

Bizans İmparatorluğu’na politik katkıları ve İstanbul’un restore edilmesinde oynadığı büyük rol bir yana Theodora’nın sahip olduğu dini görüş, Bizans İmparatorluğu’nun ve Hristiyanlığın tarihini de değiştirdi. Bir zamanlar kilisenin dışladığı ve hor gördüğü kadın, kaderiyle ilgili son sözü söylemiş ve ‘azize’ olmayı dahi başarmıştı.

4. Windsor Düşesi Wallis Simpson:

Gelecekteki İngiltere Kralı VIII. Edward’ın tahttan vazgeçmeyi bile göze aldığı bir kadın Wallis Simpson. Amerika’da doğup büyümüş ve başından bir evlilik geçmiş bu genç kadın, daha karşılaştıkları ilk anda ‘çapkın prens’ lakaplı Edward’ı etkileyiverdi. Herkes Wallis ile Edward aşkının kısa süreli olacağını düşünüyordu, ancak durum beklendiği gibi olmadı.

Babasının ölümünden sonra tahta çıkan Edward, kraliçe olarak yanında Wallis’i görmek istediğini söyledi.

Ama hem evlenip boşandığı hem de Amerikalı olduğu için hem İngiliz halkı hem de kilise bu fikre şiddetle karşı çıktı. Bunun üzerine Edward tahtı kardeşi VI. George’a bıraktı, Wallis’le evlendi ve Bahamalar’a gönüllü sürgüne gitti. Sonrasında Wallis’in evlilikleri sırasında başka birine aşık olduğu, nazi işbirlikçiliği yaptığı ve kraliçe olmak için Edward'ı kullandığı ile ilgili pek çok iddia ortaya atıldı. Bu arada Edward tahtından olmuştu bile…

5. Gabrielle d'Estrées:

Gabrielle d'Estrées, politik hırsları olan bir kraliyet metresiydi. Teknik olarak bir gücü olmasa da kralın iplerini elinde tutuyordu. Henüz 17 yaşındayken Kral IV. Henry’nin metresi olan bu etkileyici Fransız, bir anda Avrupa’nın göbeğindeki mezhep savaşlarının tam ortasına düşüvermişti.

Kral IV. Henry bir Protestan, Gabrielle ise sıkı bir Katolik idi. Gabrielle, kralı Katolik olmaya ikna etmek için onun üzerindeki gücünü kullandı.

IV. Henry, Gabrielle ile evlenebilmek için kilisenin onayını almak istedi. Ancak Gabrielle'in ömrü, o günleri görmeye yetecek kadar uzun olmadı ne yazık ki... Genç kadın, henüz 26 yaşında eklampsiden (gebelik zehirlenmesi) hayatını kaybetti.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
moondark

Ah şu kadınlar! Dünya tarihini yönlendirmede çok etkili olmuşlar.

Başlıklar

AltınAmerika Birleşik DevletleriEvlilikFransaİngiltereİstanbulkadınlar
Görüş Bildir