Bu Bilgi Tarihi Yeniden Yazar: İngiliz Arşivlerindeki Gizli Rapor Atatürk ve Arap İlişkilerine Dair Tüm Ezberleri Bozacak!

-

Bazı tarihi belgeler olaylar yaşandıktan ve tarih kitapları yazıldıktan yüz yıl sonra ortaya çıkıp tarihin yeniden yazılmasını zaruri kılacak bilgiler içerebilir. İngiliz arşivlerinde yer alan ve çok gizli olarak sınıflandırılan bu rapor Atatürk ve Türk-Arap ilişkilerine dair bildiğimiz her şeyi unuturacak şeyler söylüyor olabilir.

Şimdilerde Princeton'da araştırmalarını sürdüren tarih araştırmacısı Ömer Faruk Polat'ın Twitter hesabında yaptığı araştırmayı sizinle paylaşmaya geldik, sözü ona bırakalım.

Kaynak: https://twitter.com/omerfaruktopal/statu...

İngiliz arşivlerinde yer alan ve çok gizli olarak sınıflandırılan bu raporda Enver ve Talat Paşalar, Atatürk ve Türk-Arap ilişkilerine dair bu zamana kadar hiç yazılmamış bilgiler var.

Tarihi yeniden yazmayı gerektirecek kadar ilginç verilerin olduğu bir rapor bu.

1920 yılında Irak'ta İngiltere aleyhine büyük bir ayaklanma başlar. Tarihte 1920 Devrimi olarak anılan bu isyan hareketi bütün Irak'a yayılır ve İngilizleri çok zor durumda bırakır.

 İşte bu rapor Irak'taki karışıklığın nedenlerini bulmak üzere hazırlanmış.

İngilizler Eylül 1918’de Şam’ı ele geçirip Osmanlı hakimiyetine son vermişti. Daha sonra başkenti Şam olan müttefikler kontrolünde bir Arap krallığı kurulmuştu. 1919'da İttihatçılar ve bu Arap hükümeti arasında bir ittifak kurulmuş.

Burası çok şaşırtıcı geldi bana.

Daha bir sene önce İngilizlerle iş birliği yapıp Osmanlı'ya karşı savaşan Arap milliyetçileri, İttihatçılar ile iş birliği içine giriyor ve İngilizlere göre bu iş birliği Irak'taki istikrasızlığın başlıca nedenlerinden biri.

Rapora göre Enver Paşa 1919 boyunca İttihatçılar, pan-Arapçılar ve pan-İslamcılar arasında bir ittifak kurmak için olağanüstü bir efor harcamış.

Kasım ve Aralık 1919 boyunca Berlin, İtalya, Anadolu, Suriye'deki en büyük tartışma buydu diyor rapor.

Buraya dikkat! Suriye’de kral yapılan Faysal babası Şerif Hüseyin'e yalvarıp (Belgede Amir Feisal begs his father olarak geçiyor.) Hilafet meselesini kurcalamamasını, bu durumun Türkler ve Arapları birbirinden ayıracağını söylüyor. Yani açıkça halifelik Türklerde kalsın diyor.

Bu ifadeler Araplar İttihat Terakki'nin Türkleştirme politikası sonucunda isyan etti mitini tamamen çürütüyor.

Eğer bu iki grup arasında büyük bir düşmanlık olsaydı savaş bittikten birkaç ay içinde böyle bir yakınlaşma içine girmezlerdi.
Rapora göre Enver Paşa hem Türk, Arap ve Mısır hareketlerini birleştirmek hem de Almanya ve Bolşevik Rusya arasındaki sorunları çözmek için çok çaba harcamış.

Bu bilgiden çok önemli iki sonuç çıkıyor:

  • 1.Enver Paşa genellikle Türkçülükle bilinse de Birinci Dünya Savaşı'nın bitmesinden sonra bile Araplar ile ittifak kurmaya çalışmış, Kahire ve Şam'daki Arap hükümetleri ile İttihatçılar arasında işbirliği tesis etmeye çalışmış. 

  • 2. Enver Paşa Kızıl Ordu'ya karşı savaşırken öldüğünden ve Kafkaslar'da Sovyetlere karşı mücadele ettiğinden bütün hayatı boyunca Bolşevik karşıtıydı sanılıyor. Oysa belli dönemlerde Bolşeviklerle yakınlaşmaya çalışmış.

Kasım 1919'da yurt dışına kaçmış olan Talat Paşa İsviçre’nin Montrö şehrinde Emir Faysal’ın adamları ile Mısır ve Suriye’den gelen heyetlerle gizli bir görüşme yapmış.

Faysal burada Talat Paşa aracılığıyla Mustafa Kemal ile savunma anlaşması yapmış. Bu bilgi tarihi yeniden yazar.

Yani Osmanlı'ya isyan eden Şerif Hüseyin'in oğlu daha milli mücadeleyi yeni başlatmış olan Mustafa Kemal ile savunma anlaşması yapıyor. Bu durumda milli mücadeleyi ilk tanıyan yabancı devlet adamı Emir Faysal oluyor.

Ayrıca anlaşmanın Talat Paşa üzerinden yapılması sanıldığının aksine Atatürk ile İttihatçılar arasında sürekli bir husumet olmadığını, Anadolu'nun işgali sırasında aralarında bir irtibat olduğunu gösteriyor.

Bu sırada Mustafa Kemal Halep'e bir heyet göndererek potansiyel bir Türk-Arap işbirliği için fizibilite yaptırmış. İngilizlerin ne kadar dikkatli ve gelişmiş bir haber alma sistemleri olduğunu bu girişimden haberdar olmalarından anlayabilirsiniz.

Raporda aynen şu yazıyor: Pan-İslamcı hareketler bütün ilhamını Talat, Cemal, Cavid ve Necmeddin Molla'dan alıyor. İlk defa İttihatçıları pan-İslamizmin temsilcileri olarak gösteren bir yazı okuyorum. Acaba Abdülhamid bunu görse ne derdi?

3 Ağustos 1920’de Talat Paşa İsviçre’nin Luzern kentinde düzenlenen bir toplantıda İttihatçılar ile milliyetçiler arasında birlik kurulduğunu ilan eder.

İngilizler bunu Suriye ve Mezopotamya milliyetçileri Anadolu milliyetçileri ile birleşti şeklinde yorumlamış.

En başta söylemiştim. Rapor Irak'taki isyan hakkında. Ancak Irak ile ilgili hiçbir şey yok neredeyse. Raporun odak noktası Anadolu. Rapora göre Anadolu'daki milli mücadelenin Suriye ve Irak'ta isyanlar çıkarma planı var.

Mustafa Kemal 19 Mayıs 1920'de dönemin sadrazamı Salih Paşa'ya telgraf yollar ve mealen şunları söyler:

İngilizlerin Hicaz ve Bağdat'taki yanlış politikaları buradaki günlerinin sınırlı olduğunu gösteriyor. Arap vatanseverlerinin çoğu Osmanlı zamanında yetişmiş entelijansiyanın üyesidir ve bu hareket hızla Suriye ve Mezopotamya'ya yayılıyor. Bizim hareketimiz Suriye ve Mezopotamya'daki vatanseverler tarafından benimseniyor ve destekleniyor.

Necef ulemasının sekreterlerinden Abbas adlı birinin Atatürk'e yazdığı 24 Mayıs 1920 tarihli mektup İngilizler tarafından ele geçirilir.

Mektupta Atatürk'e Şiilerin ruhani liderine (isim vermiyor ama Haydar el-Sadr olabilir) gönderdiği hediyelerden dolayı teşekkür ediliyor.

Ayrıca Atatürk'e gerçekleştirdiği cihat için tam destek olduklarını, Belücistan, İran, Hindistan ve Hadramut'taki temsilcilerine gerekli talimatları verdiklerini ve kendileri lehine vaazlar vereceklerini söylüyor.

Raporda bu mektubun gerçek olup olmadığını anlayamadıklarını ama genel gidişat içine çok iyi uyduğu söyleniyor. Gerçek olmasa bile durum bu şekilde deniyor.

Eğer bu mektup doğruysa daha 1920 yılında Mustafa Kemal Necef'teki Şii ulemanın desteğini almış oluyor. Eğer bu hediyeler Haydar el-Sadr'a yollanmışsa Atatürk Irak'ın önemli dini ve siyasi liderlerinden Mukteda Sadr'ın kayınpederinin babasına hediye yollamış oluyor.

Peki, siz Topal'ın detaylarıyla açıkladığı bu belge hakkında ne düşünüyorsunuz?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
cent

Bu gün biz Qafqazda bir millət olaraq qalmışıqsa buna görə ilk öncə Ənvər paşaya və onun təlimatlatdırdığı-qardaşı Nuru Paşaya borcluyuq. Osmanlı siyası arenasında İttihad və tərəqqi yaxşı və ya pis nə edibsə bunun bizə aidiyyatı yoxdur. Erməni dığalarının və rus çariziminin tapdağı altında əzilmişdik. Məkanları uçmağ olsun.

blizzard

Bilgiler sansasyonel olmadığı gibi yüzeysel kalmış. Arap isyanının sebebi İ.T'in Türkleştirme politikası değildir. Araplardaki Türk karşıtlığı İ.T'in kuruluşundan 9 sene önce Beyrut'ta başlamıştır. Bizde Türkçülük denilen hareket azınlık olan bir kitlenin kısıtlı fikirleriyle sınırlı kalmıştır ki, Osmanlı Devleti'inde milliyetçilik duyguları en son uyanan iki ırk Arnavutlar ve Türklerdir. Bizdeki Türkçülük anlayışı milliyetçilik olarak değerlendirilemez ama işte yokluktan öyle demek zorunda kalmışlar.

mehmet-ayata1

Kısaltma kullanırken İT değilde İ.T diye yazarsan daha makul geçer

Görüş Bildir