Brezilya İkinci Tur İçin Sandık Başında: Anketlerde Lula ile Bolsonaro Başa Baş
Brezilya'da yaklaşık 159 milyon seçmen bugün cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu için sandık başına gidiyor. Solcu Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva dördüncü kez seçilmeyi hedeflerken karşısında eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu, sağcı Senatör Flávio Bolsonaro bulunuyor. Seçime bir gün kala yayımlanan anketlerde iki aday arasındaki fark hata payının içinde kaldı. Ekonomi, güvenlik, yolsuzluk tartışmaları ve dış politika kampanyanın belirleyici başlıkları oldu.
Lula dördüncü dönemi istiyor.
Luiz Inácio Lula da Silva Brezilya siyasetinin son çeyrek yüzyılına damga vuran isimlerden biri. Metal işçiliğinden sendika liderliğine, oradan devlet başkanlığına uzanan kariyerinde ilk kez 2002'de seçilen Lula, 2003 ile 2010 arasındaki iki döneminde sosyal yardım programlarını genişletti ve emtia fiyatlarının yükseldiği bu yıllarda milyonlarca Brezilyalı yoksulluktan çıktı.
Lula'nın siyasi hayatı yolsuzluk soruşturmalarıyla da şekillendi. 2018'de hapse giren Lula'nın mahkûmiyet kararları 2021'de yargı sürecindeki hukuki sorunlar nedeniyle iptal edildi ve bir yıl sonra Jair Bolsonaro'yu yenerek yeniden devlet başkanlığına seçildi. Şimdi dördüncü dönemini kazanmak isteyen Lula, kampanyasında düşük gelirli kesimlere yönelik yardımları, çalışma koşullarının iyileştirilmesini ve sosyal hakların korunmasını öne çıkarıyor.
Rakibi eski başkanın oğlu.
Rakibi Flávio Bolsonaro, Brezilya'nın en etkili sağcı siyasi hareketlerinden birinin temsilcisi. Eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun en büyük oğlu olan Flávio, siyasi kariyerine 21 yaşında Rio de Janeiro eyalet milletvekili olarak başladı ve daha sonra Senato'ya seçildi.
Babası Jair Bolsonaro, 2022'de Lula'ya kaybettikten sonra iktidarda kalmak amacıyla darbe girişimi planlamaktan 27 yılın üzerinde hapis cezasına çarptırıldı ve seçimlere katılması engellendi. Flávio Bolsonaro babasının siyasi çizgisini sürdürmek için cumhurbaşkanlığı yarışına girdi. Daha ılımlı bir iletişim dili kullanıp merkez seçmene ulaşmaya çalışırken güvenlik, göç ve muhafazakâr değerler konusunda babasına benzer politikaları savunuyor. Seçilmesi halinde babasını affedeceğini açıklaması kampanyasının en tartışmalı vaatlerinden biri oldu.
İlk turda sürpriz Bolsonaro'dan geldi.
4 Ekim'deki ilk turda Flávio Bolsonaro oyların yüzde 47'sini, Lula yüzde 45'ini aldı. Yaklaşık 2,2 milyon oy farkıyla öne geçen Bolsonaro'nun başarısı, seçim öncesinde Lula'yı önde gösteren anketler nedeniyle sürpriz olarak değerlendirildi. Americas Quarterly Genel Yayın Yönetmeni Brian Winter'a göre Brezilyalı seçmenler son 10-15 yılda daha muhafazakâr bir çizgiye yöneldi. Temmuzda yayımlanan Datafolha araştırmasında kendini sağ veya merkez sağda tanımlayanların oranı yüzde 44'e çıkarken sol veya merkez solda konumlananlar yüzde 39'da kaldı.
İlk turda elenen adayların çoğunun sağ ve merkez sağdan gelmesi de Bolsonaro'ya avantaj sağladı. Lula düşük işsizlik ve gerileyen enflasyonu başarı olarak gösterse de birçok Brezilyalı bu iyileşmeyi günlük hayatında hissetmiyor. Gıda ve konut gibi temel harcamaların yüksekliği özellikle dar ve orta gelirli seçmeni zorluyor, bu da İşçi Partisi'nin güçlü olduğu bazı bölgelerde ilk turdaki oy oranının önceki seçimlere göre gerilemesine yol açtı.
Anketlerde fark hata payının içinde.
Seçime bir gün kala yayımlanan araştırmalarda iki aday arasındaki fark hata payının içinde kaldı. Datafolha'nın 23-24 Ekim'de 4 bin 50 seçmenle yaptığı araştırmada Bolsonaro yüzde 48, Lula yüzde 47 destek aldı. Kararsızlar ile boş veya geçersiz oy kullanacağını söyleyenler çıkarıldığında geçerli oylar üzerinden oranlar Bolsonaro için yüzde 51, Lula için yüzde 49 oldu. Araştırmanın hata payı iki puan.
CNT/MDA'nın 21-23 Ekim tarihli araştırmasında Bolsonaro yüzde 46,3, Lula yüzde 45 destek alırken hata payı 2,2 puan olarak ölçüldü. Quaest'in 23-24 Ekim araştırmasında da iki aday arasında yalnızca bir puanlık fark vardı. Anketlerde kesin bir favori çıkmadığı için kampanyalar son günlerde yeni seçmen kazanmaktan çok mevcut destekçilerini sandığa götürmeye odaklandı.
Lula güvenlikte tutum değiştirdi.
Eylül ayında yapılan Quaest/Pax araştırmasına göre Brezilyalıların yüzde 28'i ülkenin en büyük sorununun şiddet olduğunu düşünüyor. Yolsuzluk yüzde 22, ekonomi ise yüzde 19 ile onu izliyor. Flávio Bolsonaro kampanyasının merkezine bu güvenlik kaygılarını yerleştirdi ve organize suç örgütlerinin terör örgütü olarak tanımlanmasını, hapishanelerde 500 bin kişilik ilave kapasite oluşturulmasını, cezai sorumluluk yaşının düşürülmesini vadediyor. El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele'nin sert güvenlik politikalarının da ötesine geçilmesi gerektiğini savunuyor.
Suçla mücadelenin toplumsal ve ekonomik boyutunu öne çıkaran Lula ise kampanyanın son günlerinde bazı ağır suçlar için cezai sorumluluk yaşının 18'den 16'ya indirilmesini destekleyebileceğini açıkladı. Bu tutum, İşçi Partisi'nin uzun süredir karşı çıktığı bir düzenlemeden ayrılış anlamına geliyor. Ekonomide de benzer bir tablo var. Haftada altı gün çalışmayı esas alan sistemin beş güne indirilmesini öngören anayasa değişikliğine başta karşı çıkan Bolsonaro, son haftalarda teklifi destekledi. 23 Ekim'deki son televizyon tartışmasında ise Bolsonaro, Lula'yı yüksek fiyatlardan ve organize suçların güçlenmesinden sorumlu tutarken Lula rakibinin yoksullukla mücadele konusunda deneyimsiz olduğunu savundu.
Güneydoğu seçimin kilit bölgesi.
Brezilya'daki siyasi ayrışma kadın ve erkek seçmenlerin tercihlerinde de görülüyor. Kadınlar kayıtlı seçmenlerin yaklaşık yüzde 53'ünü oluşturuyor ve Datafolha'nın 15 Ekim araştırmasında Lula kadınlar arasında yüzde 49, Bolsonaro yüzde 40 destek aldı. Erkeklerde ise Bolsonaro yüzde 52, Lula yüzde 40'ta kaldı. University College London öğretim üyesi Malu Gatto'ya göre bu ayrışma Jair Bolsonaro'nun 2018'de iktidara gelişinden bu yana belirginleşti. Flávio Bolsonaro bu nedenle kampanyasında eşi ve kızlarına daha fazla yer verdi, eski First Lady Michelle Bolsonaro da özellikle kadınlar ile Evanjelik Hristiyanlar arasında öne çıktı. Aynı araştırmada Evanjeliklerde Bolsonaro yüzde 62'ye karşı yüzde 29 ile öndeyken Katolik seçmenlerde Lula yüzde 52'ye karşı yüzde 42 üstünlük sağladı.
Seçmenlerin yaklaşık yüzde 40'ının yaşadığı güneydoğuda Bolsonaro ilk turda yüzde 51,4 oy aldı ve São Paulo, Rio de Janeiro, Minas Gerais ile Espírito Santo eyaletlerinin tamamında birinci oldu. En yakından izlenen eyalet Minas Gerais, çünkü 1989'dan bu yana yapılan doğrudan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde burada en çok oyu alan aday ülke genelinde de kazandı. 2022'de Lula'nın önde bitirdiği eyalette bu kez Bolsonaro yüzde 48,24, Lula yüzde 43,33 aldı. Kuzeydoğu ise Lula'nın geleneksel olarak en güçlü olduğu bölge.
Kampanya mitinglerde ve WhatsApp'ta sürdü.
Brezilya'da oy kullanmak 18-70 yaş arasındaki okuryazar vatandaşlar için zorunlu olmasına rağmen 4 Ekim'deki ilk turda yaklaşık 33,4 milyon kişi sandığa gitmedi. Bu, kayıtlı seçmenlerin yüzde 21'inden fazlasına karşılık geliyor ve 1998'den bu yana genel seçimlerin ilk turundaki en yüksek katılmama oranı. Quaest araştırmasına göre ilk turda oy kullanmayan veya boş oy veren seçmenler arasında Lula yüzde 40, Bolsonaro yüzde 36 destek aldı. Kampanya 24 Ekim'de Lula'nın destekçilerinin Rio de Janeiro'daki Copacabana Plajı'nda düzenlediği büyük gösteriyle, Bolsonaro'nun destekçilerinin ise Belo Horizonte dahil kentlerde sokağa çıkmasıyla sürdü.
Mücadelenin önemli bölümü sosyal medyada yaşandı. Kampanya finansmanı kayıtları Flávio Bolsonaro'nun ilk turda ücretli sosyal medya içeriklerine Lula'dan daha çok kaynak ayırdığını gösterirken Lula'nın kampanyası ilk tur yenilgisinin ardından dijitaldeki faaliyetlerini genişletti ve yaklaşık 10 milyon üyeye ulaştığı belirtilen Lula'nın Ordusu adlı WhatsApp ağını kullandı. Tartışmaların merkezindeki isimlerden biri iflas eden Banco Master'ın eski yöneticisi Daniel Vorcaro oldu. Flávio Bolsonaro'nun Vorcaro ile mali ilişkileri ve babası hakkında hazırlanması planlanan bir filme sağlanan finansman, Vorcaro hakkındaki yolsuzluk, kara para aklama ve vergi kaçırma soruşturmaları nedeniyle gündeme geldi. Bolsonaro ise Lula'yı ve ailesini yolsuzluk iddiaları üzerinden eleştirdi, Lula seçimlerin son haftasında iki adayın ve ailelerinin mali kayıtlarını açıklamasını önerdi.
Sonuç Washington ve Pekin ilişkilerini etkileyecek.
Arjantin, Şili, Kolombiya ve Peru dahil çeşitli Latin Amerika ülkelerinde sağcı yönetimlerin iktidara gelmesi bölgenin dış politika gündemini değiştirdi. Flávio Bolsonaro kazanırsa Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi de bu eğilime katılmış olacak. Lula çok taraflı diplomasiyi, Küresel Güney ülkeleriyle işbirliğini ve Brezilya'nın en büyük ticaret ortağı Çin'le ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesini savunuyor. Bolsonaro ise ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle yakınlaşmayı hedefliyor.
İki ülke arasındaki ilişkiler son dönemde gergin. Trump yönetimi Brezilya ürünlerine yüzde 50'ye ulaşan gümrük vergileri uygulamış, gerekçeleri arasında Jair Bolsonaro hakkındaki yargılamayı da göstermişti. Lula ise Washington'ın Brezilya'nın iç işlerine müdahale ettiğini savundu. Bolsonaro kazanırsa ticaret, güvenlik ve organize suçla mücadele alanlarında Washington'la daha yakın işbirliği kurulabilir, ancak Çin'in Brezilya ekonomisindeki ağırlığı nedeniyle siyasi yakınlaşmanın mevcut ekonomik ilişkileri tamamen değiştirmeyeceği değerlendiriliyor. Flávio Bolsonaro ayrıca seçilmesi halinde Brezilya Büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıyacağını açıkladı. Pew Araştırma Merkezi'nin 2026 araştırmasına göre Brezilyalıların yüzde 52'si İsrail hakkında olumsuz görüş taşıyor.
Amazon'da ormansızlaşma 1988'den beri en düşük.
Brezilya Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü'nün verilerine göre Ağustos 2025 ile Temmuz 2026 arasında Amazon'da ormansızlaşan alan 3 bin 335 kilometrekareye geriledi ve kayıtların başladığı 1988'den bu yana en düşük yıllık seviyeye indi. Jair Bolsonaro'nun başkanlığında artan ormansızlaşma Lula yönetiminde uydu izleme sistemleri ve çevre denetimleriyle geriletildi, Lula 2030'a kadar net ormansızlaşmayı sıfıra indirme hedefini sürdürüyor. Flávio Bolsonaro ise insan kaynaklı iklim değişikliğine ilişkin bilimsel görüşlere karşı çıkan açıklamalar yaptı, yasa dışı ormansızlaşmayla mücadele edeceğini de belirtiyor.
1980'lerde demokrasiye dönüşten bu yana yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk turu ikinci sırada tamamlayan hiçbir aday ikinci turda kazanamadı, Lula bunu başarırsa yakın siyasi tarihte bir ilk olacak. Ekim başındaki parlamento seçimlerinin ardından Kongre daha muhafazakâr bir yapıya kavuştu ve Lula kazanırsa sosyal politikalarını hayata geçirmek için sağ ve merkez sağ partilerle uzlaşmak zorunda kalacak. Seçimi kim kazanırsa kazansın yeni yönetimi hayat pahalılığı, organize suçlar, gelir eşitsizliği ve kamu kurumlarına yönelik güven kaybı bekliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın