Ülkemizde eğitim sistemi, her dönem en çok konuşulan konulardan biri oluyor. Eğitim denince çoğu zaman gözlerimiz Finlandiya gibi ülkelere çevriliyor. Yıllardır sürdürdüğü eğitim sistemiyle pek çok ülkede adından söz ettiren Finlandiya benzeri olmayan bir sistem oturtmuş durumda. Çocukların kitapların dışına çıkıp toprakla, doğayla ve birbirleriyle öğrendiği bu sistemi, ülkemizde de görmek mümkün desek?
Mesut Doğan isimli öğretmen, dağ köyündeki okulda çocuklarla birlikte ata tohumu ektikleri, çilek ve lavanta yetiştirdikleri günleri paylaştı. 'Finlandiya Değil, Burası Türkiye'de Bir Okul!' yazısıyla paylaştığı görüntülerde çocukların çayırda ders yaptığı, serada yeşillik topladığı, mutfakta yemek hazırladığı, tavşan ve kedilerle vakit geçirdiği ve açık havada tuvallerin başında resim yaptığı görüldü. Çocukların sıkıcı derslerden bunalmayan, okulun her anından keyif alan mutlu yüzleri izleyenlerin içini ısıttı.
Peki Finlandiya'nın eğitim sistemi neden örnek gösteriliyor?
Finlandiya'da zorunlu eğitim çocuklar yedi yaşına geldiğinde başlıyor ve ilk yıllarda keşfetmeye ve eğlenerek öğrenmeye dayalı bir yaklaşım izleniyor. Ülkede her 45 dakikalık dersin ardından çocuklara 15 dakikalık bir ara veriliyor ve bu aralar çoğunlukla açık havada geçiriliyor. Ödev yükü düşük tutuluyor, temel eğitim boyunca öğrencileri sıralayan bir sınav uygulanmıyor ve öğretmenlik mesleğine girebilmek için yüksek lisans derecesi aranıyor. Okullarda öğle yemeği de tüm öğrencilere ücretsiz sunuluyor. Öğretmenlere müfredatı uygularken geniş bir özgürlük tanınıyor ve okulları denetleyen müfettişlik uygulaması çok uzun zaman önce kaldırılmış durumda. Bunun yerine sistemin temelinde öğretmene duyulan güven yatıyor.
Köy okulundan paylaşılan görüntüler de bu fikre oldukça yakın. Çocukların toprağı kazıp fidan diktiği, serada yeşillik topladığı, mutfakta birlikte yemek hazırladığı ve resmi sınıfın dışında, doğanın tam ortasında yaptığı görüldü. Çocukların kavanozlara zeytin doldurduğu, piyanonun başında bir araya geldiği ve kedileri severek vakit geçirdiği anlar da videonun en sevimli kareleri arasında yer aldı. Elbette imkanların kısıtlı olduğu dağ köylerinde bu tür bir eğitimi sürdürebilmek, öğretmenlerin emeğiyle mümkün oluyor. Üstelik bir çocuğun toprağa ilk tohumu bırakması, çoğu zaman bir ders kitabının anlatabileceğinden çok daha kalıcı bir öğrenme yaratıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın