Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

115. Doğum Gününde Sonsuzlukta Bir Yıldız Gibi Parlayan Ahmet Hamdi Tanpınar

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Bir edebiyatçının çok yönlü olabildiğini gösteren insanlardandır Tanpınar. Cumhuriyet yıllarının ilk öğretmenlerinden, edebiyat tarihçilerinden, romancı ve öykücü yani kısacası tam anlamıyla bir edebiyatçı.

Biz de onu bugün bize kattıklarından dolayı saygıyla ve sevgiyle anıyoruz...

Tanpınar'ın çocukluğu ve birikimi...

Ahmet Hamdi'nin babası Gürcü asıllı olan Hüseyin Fikri Efendi'ydi. Tanpınar'ın babası kadı olduğundan çocukluğunda  Ergani, Antalya, Siirt, Kerkük ve Sinop gibi yerlerde geçti. Buralardan oldukça çok şiir ve yazı biriktiren küçük Ahmet'in edebiyata olan aşkı giderek büyüdü. 13 yaşında annesini de kaybedince bu kararı artık kesinleşti. En son Antalya'ya yerleşip liseyi de tamamladıktan sonra babasıyla konuşarak İstanbul'a doğru yol aldı.

İstanbul Üniversitesi'nde Yahya Kemal'in öğrencisiydi.

Yahya Kemal'in etkisinde kalan Tanpınar, onun tarzında şiir yazmayı, İstanbul'a olan aşkı yine ondan öğrendi. Millet ve tarih hakkındaki görüşleri de yine Yahya Kemal ile paraleldir. Orada pek çok çalışmaya da katılan Tanpınar'ın, Yahya Kemal tarafından çıkarılan Dergah dergisinde de 11 şiiri yayımlandı.

Son ziyalar iner uyuyan nehre,

Ufku mineleyen kızıl akşamdan,

Nakş eder her hüzme ihtiyar şehre,

Titrek loş gölgeler hicranla gamdan...

''Huzur'' kitabında Mümtaz'ın ince ruhuna değindi...

Huzur romanının baş karakteri babasını kaybeden, evi bir yangında kül olan Mümtaz annesini de kaybedince hayata küser. Ta ki Nuran'ı görünceye kadar. İnce ruhunun bir parçası yapar Nuran'ı. O ise bu romanın aslında bir figürasyonudur. Nuran'ın eski kocası Fahir ile Mümtaz arasındaki dağlar kadar fark romanı daha bir sevdirdi. 

Düşünceleri, korkuları ve küçük hesapları ile Mümtaz hep dibe yuvarlanır...

Bir öğretmen olarak senelerce birçok il gezdi.

Cumhuriyetin ilk öğretmenlerinden olan Tanpınar Bursa aşığıydı. Birçok ili gezen Ahmet Hamdi bunları ''Beş Şehir'' kitabında topladı. Bir deprem sonrası gittiği Erzurum'u, kaybolan şehir dokusunu ağır diliyle ama güzel bir şekilde bize özetledi. Sözleriyle şehirlerin yüceliğini daha bir vurguladı. Bursa'da zamanı, İstanbul'da geçmişi ve Ankara'da da bir başkenti anlattı.

Bir başkent daima başkenttir....

Konya

''Saatleri Ayarlama Enstitüsü'' kitabında geleneğin ve batıcılığın çatışmasını özetledi.

Ahmet Hamdi ''Saatleri Ayarlama Enstitüsü'' kitabında geleneklerden gelen Nuri Efendi'yi, saat takıntısı olan Halit Ayarcı'yı konu edindi. Bu ikisinin arasında sıkışıp kalan yazar kendisini de Hayri İrdal'ın ruhunun içine yerleştirdi. Bu kitap hem Dünya Klasikleri arasına alındı hem de birçok kez yılın kitabı seçildi.

Bir umuttur zaman. Bir müphemdir zaman. İlerledikçe gerileyen. Hep yeniden başlayan... Etmezseniz saatlerinizi ayar... Sizin de hayatınız kayar...

Gönlünden geçen güzel sözleri diğer yazarlara ilham oldu...

O sözlerden bir demet...

  • İnsan zaman selinde kaybolmaya mahkumdur, ama aklı bu sonsuzlukta bir yıldız gibi parlayacaktır...

  • Her şey değişebilir, hatta kendi irademizle değiştiririz; değişmeyecek olan, hayata şekil veren ve ona bizim damgamızı basan şeylerdir. 

  • Acı günIük ekmeğimizdir...

ve daha niceleri ile Oğuz Atay gibi ustalara ilham kaynağı oldu.

Usta edebiyatçıyı rahmetle anıyoruz.

1962 yılının soğuk günlerinde aramızdan ayrılan Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ebedi istirahatgahına, Aşiyan'a selam ve dua ile...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
will-graham

Batılılaşırken geleneklerimizi kültürümüzü unutmamızı en güzel şekilde anlayan yazardı kendisi harika bir üslubu vardır. 19.Asır Türk Edebiyatı Tarihi kitabı hala üniversitelerde Modern Edebiyat dersinde okutulur büyük bir insandır kendisi yoruma bir kaç şiirini bırakıyorum.

will-graham

Ne İçindeyim Zamanın Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmaz akışında, Bir garip rüya rengiyle Uyuşmuş gibi her şekil, Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil. Başım sükûtu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen; Içim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş; Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim, Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim.

will-graham

Mavi, maviydi gökyüzü Bulutlar beyaz, beyazdı Boşluğu ve üzüntüsü İçinde ne garip yazdı... Garip, güzel, sonra mahzun Işıkla yağmur beraber, Bir türkü ki gamlı, uzun, Ve sen gülünce açan güller. Beyaz, beyazdı bulutlar, Gölgeler buğulu, derin; Ah o hiç dinmeyen rüzgar Ve uykusu çiçeklerin. Mor aydınlıkta bir çınar Veya kestane dibinde; Mahmur süzülen bakışlar İkindi saatlerinde... Birden gülümseyen yüzün Sabahların aynasında Ve beni çıldırtan hüzün İki bakış arasında. Kim bilir şimdi nerdesin? Senindir yine akşamlar; Merdivende ayak sesin Rıhtım taşında gölgen var.

serkan52

lys'de kesin sorarlar bu adamı. bide cevap olmasa bile şıklara eklerler. sınava gircekler farkındadır zaten.

mutemerrida

saatleri ayarlama enstitüsü nü hala unutamıyorum

zafer-conkerderlerdendegil

biri özet geçebilir mi?bu sıcakta hiç okuyamam şimdi

novemberrain

Her ne kadar eserlerini ezberlerken can versek de iyiki doğmuşsun reyiz..

vlknsn

hulasa ibretlik tespit:)

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

AnkaraAntalyaBursaErzurumİstanbulKitapÖğretmendeprem
Görüş Bildir