Bağcılar'da Tartışılan Dükkanın Sahibi:  'IŞİD ile Alakamız Yok'
Bağcılar'da IŞİD amblemi ile özdeşleşen ve aynı zamanda İslam'da 'peygamber mührü' olan sembolün üzerine basıldığı tişörtleri satan dükkanın sahibi BBC Türkçe'yekonuştu.  IŞİD’i simgeleyen tişörtleri ‘İslami olduğu için’ sattıklarını söyleyen, radikal Sünni İslamcı terör örgütüyle uzaktan yakından alakaları olmadığını belirten dükkan sahibi “Şeriat altında mı yönetilmek istersiniz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Tabii. Ülkeme şeriatın gelmesini çok isterim. Müslüman olan herkesin de gelmesini isteyeceğine eminim. Herkes Müslümanım diyor ama herkes aynı Müslümanlığı yaşayacak kadar cesaretli değil” BBC Türkçe'den Rengin Arslan'ın haberi:  Tişörtün üzerinde Arapça 'La ilahe illallah' yazıyor ve altında da 'peygamberin mührü' bulunuyor. Dükkanın vitrininde bu tişörtler asılı duruyor. Bunların yanında, kadınlar için feraceler ve İslam sancağı ve kupalar da satılıyor. Türkiye basınında çıkan haberlerin ardından İslami Giyim isimli dükkanın sahipleriyle konuştuk. Adının yazılmasını istemeyen, dükkanın üç ortağından biri 'IŞİD bunu kullanıyor sonuçta. Biz tamamen İslami olduğu için satıyoruz. IŞİD ile uzaktan yakından alakamız yok. Bunu yolda bir insan gördüğünde birisinin aklına terörist gelebilir. Ama bazı insanların aklına peygamber efendimiz gelir' diyor. Yaklaşık 10 gün önce açılan dükkanın bir diğer ortağı ise, 'Biz kendimiz internette buranın resimlerini paylaştık. IŞİD'e bağlı olsa biz niye resimlerini kendimiz paylaşalım ki' diye ekliyor. IŞİD'i destekliyor musunuz soruma ise öfkeyle karşılık veriyor aynı kişi: 'Bu sorunuz fitneye neden olur' diyor ve tepki gösteriyor. Peki bu grupla özdeşleşen bu sembolleri satmaktan rahatsızlık duyuyorlar mı? Yanıtı, 'Valla ben bunu satmaktan gurur duyuyorum. Sonuçta her temiz şeye kir gelmiştir. Bunu başkaları kullandığı için bir kenara atamayız' oluyor. O sırada dükkanda bulunan bir müşteri ise konuşmaya dahil oluyor ve 'Bu peygamberin sancağı. Bir Hristiyan İncil'de yazan ayeti tişört yapıp giyse Amerika masum ülkelere giriyor diye, biz bunların hepsine terörist desek bu olur mu? Bu yanlış.' Daha sonra ekliyor: 'IŞİD dediğimiz, terörist dediğimiz de Müslüman. Tek farkları ne, savaşıyorlar. Biz burada yaşıyoruz. Onlar da biz de aynı değerleri taşıyoruz' diyor.    'Ülkeme şeriatın gelmesini çok isterim' Bağcılar'da konuştuğum muhafazakar kesimden kişiler İslam'a ait sembollerin kıyafetler üzerinde yer almasına iki açıdan karşı çıkıyor. Birincisi, sembollerin ticarete dökülmesi, ikincisi ise bu tür kıyafetlerle, örneğin 'tuvalete girmenin' uygun olmayacağı yönünde. Bağcılar'da kumaş satan bir dükkanda çalışan bir kadın 'Kutsalımız o bizim sonuçta' diyor. İlk eleştiriyi sorduğum dükkanın ortağı, 'Bütün ülke şeriat kanunları üzerine olsaydı, evet bunu satmamız yasaktı. Satamazdık. Parası haram olurdu. Ama şu an İslamiyet tam olarak Türkiye'de yerleşmiş değil' diye yanıtlıyor sorumu. 'Şeriat altında mı yönetilmek istersiniz' diye sormam üzerine: 'Tabii. Ülkeme şeriatın gelmesini çok isterim. Müslüman olan herkesin de gelmesini isteyeceğine eminim. Herkes Müslümanım diyor ama herkes aynı Müslümanlığı yaşayacak kadar cesaretli değil.' 'Facebook'a bakın...' Üzerinde dini semboller olan kıyafetlerin giyilmesine yönelik eleştiriye ise başka bir açıdan yanıt veriyor: 'Biz zaten insanlara bunu giy, sokakta gez demiyoruz. Zaten belli bir alış amacı vardır. İnsan ya bunu alır giyer, sohbetine cemaatine gider, ya da münazaralarda toplantılarda giyer. Bunu zevki sefa için giymiyor zaten kimse. Ya da resim çekmek için giyilir. Facebook'a bakın, bu tişörtü giymiş bir sürü kişi var zaten.' Dükkan sahipleri ayrıca bu tip tişörtlerin satıldığı 'en az 15 internet' sitesi var diyor ve ekliyor Fatih'te üzerinde El Kaide'nin eski lideri Usame Bin Ladin'in resminin olduğu tişörtler satıldığını söylüyor. 'İslam'a sığar mı?' Dükkanın sokağında oturan ve çocukluğundan beri burada oturduğunu söyleyen Celal Karagül ise dükkanın sattığı tişörtlerden rahatsız. 'Elhamdülillah Müslümanız. Orada İslami Giyim yazıyor. E biz İslami giyinmiyor muyuz? İslam deyince kapanmak şart mıdır? Hangi çağda yaşıyoruz. Böyle bir dükkanın işleyeceğini sanmıyorum. Bu sembolleri kullanan adamlar kafa kesiyorlar. Bu İslama sığar mı?' diyor. Dün gece dükkanın camlarına 'Hizbullah' ve 'Nasrallah' yazılmış boyayla. Dükkanın ortakları bu yazıları temizliyor bir yandan. Üçüncü ortağa bu yazıları soruyorum. Şiilere karşı bir düşmanlıkları var mı? Şöyle yanıtlıyor sorumu: 'IŞİD denilen kuruluş Şiileri hedef aldığı için bizim de IŞİD destekçisi olduğumuzu düşündükleri için tepki göstermişler. Benim Şiilere karşı hiçbir düşmanlığım yok. Benim düşmanlığım olsa Hz. Ali kitabı okumam.' Dükkan sahipleri ellerindeki stoğu tükettikten sonra bu tişörtlerden satmayacaklarını ancak üzerinde sadece peygamber mührü olan tişörtleri satmaya devam edeceklerini söylüyor. Rengin Arslan | BBC Türkçe
Microsoft'un Yönetim Kurulu Üyesi Türkiye'deki Planlarını Anlattı
Microsoft’un yönetim kurulu üyesi ve Vırtual Intruments şirketinin CEO’su John. W. Thompson, Türkiye’deki bilişim sektörü üzerindeki planlarını Al Jazeera Türk’e anlattı. Thompson, genç Türk mühendisleri ve yazılımcılara en kısa zamanda yeni teknolojilere adapte olma tavsiyesinde bulundu. Sanal ve özel bulut ağlarında şirketlerin performansını artıran uygulamalar sunan Vırtual Instruments şirketinin CEO’su John W. Thompson, Türkiye piyasası ve yeni bilişim teknolojileri hakkında açıklamalarda bulundu. Mühendis ekiplerini hızla büyüttüklerini ifade eden Thompson, Türk mühendis ve yazılımcılara kapılarının açık olduğunu belirtti. Al Jazeera Türk’ün sorularını yanıtlayan Thompson, Türkiye’de telekomünikasyon ve bankacılık alanında hizmet ağlarının hızla geliştiğini söylerken, yeni dijital ekosistemde performansını artırmak isteyen tüm şirketlere hizmet sunduklarını belirtti. Thompson, performansın ana hususunun donanım olmadığının altını çizdi. Virtual Instruments Batı ve Asya ülkelerinde hizmet ağını hızla genişletiyor. EMEA (Avrupa-Ortadoğu-Africa) bölgesi için ne gibi planlarınız var? EMEA, VI için her zaman ön planda yer alan bir coğrafya oldu. Hatta şirket olarak hayata geçtiğimiz ilk dönemde bazı büyük müşterilerimiz bu coğrafyada yer alıyordu. Euro bölgesindeki fırsatların büyümeye devam edeceğini düşünüyorum. Bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek için hizmetlerimizi genişletecek planlar yapmaya devam edeceğiz. VI, hızla fiziksel altyapıdan dijital altyapıya geçiş yapmakta olan ülkelere yardım sunuyor. Bu kapsamda Türkiye piyasası hakkındaki genel görüşünüz nedir? Türkiye dünyanın en hızlı büyüyen ve yeni teknolojileri çok hızlı benimseyen piyasalarından bir tanesi. Fizikselden sanal ve bulut tabanlı çevrelere dönüşüm gerçekleştirmek, mevcut sistemlerin kıyaslanmasını gerektiriyor. Böylece, kritik uygulamaların performansını ölçülüyor, performansı olumsuz etkileyebilecek veya teknik sorunlara neden olabilecek muhtemel sorunlar tespit ediliyor. Fortune 100 listesinde yer alan 36 şirket, veri merkezlerinde uygulama performansını garantiye almak için VirtualWisdom platformunu kullanıyor. Türkiye'de hizmetlerimizi kullanmak isteyen müşterilerle görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Türkiye ve uluslararası alanda başarılı olabilmek için altyapı yöneticilerinin maliyet ve kaynak tasarrufu konusunda başarılı olması gerekiyor. İşte bu konuda VI Türkiye'ye yardımcı olabilir. Türkiye'de en çok hangi alanlarda hizmet sunmayı planlıyorsunuz? Türkiye, VI için büyük bir piyasaya haline dönüşmeye başladı. Türkiye piyasasında hizmet veren HDS ve Data Market gibi yerel ortaklarımız, satış ekiplerimize yardım ediyor. Şu ana kadar Türkiye'de en çok hizmet sunduğumuz sektörler telekomünikasyon ve bankacılık olarak belirdi. Ancak teknolojimiz her türlü şirketin hizmet sunma stratejisini ve performansını belirleyen uygulamalara doğrudan yardım ediyor. Görsel ve bulut altyapına geçmeye çalışan şirketlerin karşılaştığı en büyük zorluklar neler? Siz onlara bu süreçte nasıl yardım ediyorsunuz? Sanallaşma ve bulut gibi yeni önemli teknolojilerde öne çıkan en büyük husus, altyapının yönetimi ve beraberinde gelen riskler. Her yeni yazılım, karışıklığın seviyesini de artırıyor. Burada atılan en doğal hamle, düzenli bir sistem oluşturabilmek için performansı karşılayabilecek donanım kurmak oluyor. Ancak bu yaklaşım çok maliyetli olabileceği gibi yine karmaşayı artırıyor. VI olarak her uygulamanın faydasını denetleyebilmenin mantıklı olduğunu düşünüyoruz. Buna göre kaynaklarınızı ne kadar kullanacağınızı belirliyorsunuz. Ödül kazanan VirtualWisdom platformumuzun tam olarak yaptığı da bu. Türk mühendis ve yazılımcılara VI gibi şirketlerde çalışma şansı bulmak için nasıl tavsiyelerde bulunabilirsiniz? Tablonun tümüne bakabilmenin ne kadar önemli olduğunu sözlerle yeterince ifade edemem. Genç Türk mühendisler ve geliştiriciler yeni teknoloji platformları üzerinde düşünce üretmeli ve erken kullanıcılar olarak elde edebilecekleri faydalara odaklanmalı. VI olarak, Bilişim Teknolojileri (BT) çevreleri içeren yerlerin evrimi, uygulamaların ve altyapının beraber iyi çalıştığı yerlerde çözüm üretmek adına büyük önem taşıyor. Bulut bilişimin yeni dünyasını yönetebilmek için yeni yöntemler ve teknolojiler öğrenmeye hevesli olan genç ve akıllı mühendisler, şirketimizi ve platformunu yeteneklerini geliştirmek için heyecan verici bulacak. Mühendislik ekibimiz son 18 ay içinde önemli ölçüde büyüttüğümüz gibi, küresel alandaki müşterilerimizi de artırdık. Kısaca, erkenden çalışmaya başlayarak teknolojinin rüzgarından yararlanmak isteyen mühendis veya geliştiriciler için harika bir ortam söz konusu. VI geleceğin geliştiricileri ve mühendisleri için küresel alanda eğitim merkezleri açmayı planlıyor mu? Evet. hayata geçirdiğimiz VI Üniversitesi bu amacı taşıyor. VI Üniversitesi ile müşterilerimizin ve ortaklarımızın profesyonel geliştirme kaynaklarına erişim sağlamasını, böylece ürünlerimiz ve hizmetlerimiz hakkındaki bilgilerini artırmalarını sağlıyoruz. Tek erişim noktasından, bireyler akreditasyon programlarından kişisel VI sınıflarında eğitime ve online dersliklerde hoca eşliğinde derse girmeye kadar birçok olanak buluyor. Ayrıca, talep üzerine e-Eğitim seçenekleri sunuyoruz. VI Üniversitesi'nden yararlanan organizasyonlar aynı zamanda kendi tesislerinde eğitim gerçekleştirebiliyor veya kendilerine özel olarak online ders alabiliyor. VI Üniversitesi'nin çalışması kapsamında, VICP (Virtual Instruments Certified Professional (VICP) adı verilen bir sertifikasyon programı da başlattık. Sertifika, eğitim gören bireylerin VirtualWisdom4 platformu hakkındaki bilgisini ve kullanım yeteneğini ölçüyor. Temmuz ayında başlayacak sertifika programı hakkında bilgi almak için: http://www.virtualinstruments.com/training/#training-resourcesMüfit Yılmaz Gökmen | Al Jazeera
IŞİD Militanı Türk Çocuk
IŞİD ile savaşmak üzere Suriye'ye kaçan 14 yaşındaki Taylan, çatışmada ağır yaralanınca sınırda Türk askerine bırakıldı. Şimdi tek isteği evine dönmek. Milliyet'ten Ömür Ünver'in haberine göre; Suriye ve Irak’ta savaşan ve yaptığı katliamları internette yayınlayan Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) çocuk askerler kullandığı Ankaralı 14 yaşındaki Taylan Ö. Y.’nin, Suriye sınırına ağır yaralı olarak bırakılmasıyla bir kez daha ortaya çıktı. 45 gün önce evden kaçarak 5 arkadaşıyla birlikte uzun süredir iç savaşın sürdüğü Suriye’ye giderek savaşa katılan küçük Taylan, şans eseri hayatta kaldı; şimdi tek isteği evine dönmek. “Cihat bölgesi” ilan edilen Suriye’de çeşitli grupların saflarında çok sayıda Türk de savaşıyor. IŞİD’e katılanlar arasında çocuklar da var. Bunlardan biri de Ankara Altındağ’da yaşayan 14 yaşındaki Taylan. Ankara’da 4 ağabeyi ve emekli babası Yaşar Y. ile yaşayan Taylan, 8. sınıftan sonra okulu bırakıp ailesindeki birçok kişi gibi sarımsak satarak çalışma hayatına adım attı. 20 TL’ye sınırı geçti Taylan, savaşın ilk döneminde Suriye’ye giderek IŞİD’e katılan ağabeyinden etkilenince tehlikeli bir yolculuğa adım attı. Taylan, Suriye’ye gitmek için 45 gün önce mahalleden 5 arkadaşıyla birlikte yola çıktı. Sabah evden çıkarken babasına işe gideceğini söyleyen küçük çocuk ve arkadaşları, karayoluyla sınırdaki Kilis’in Elbeyli ilçesinden kaçakçılara 20’şer lira vererek yasadışı yollarla Suriye’ye geçti. IŞİD’in kontrolündeki bölgede Rakka’ya kadar giden çocuklar, burada evlere yerleştirildi. Taylan’ın beş arkadaşı birkaç gün sonra Türkiye ’ye döndü, Taylan ise IŞİD militanlarınca eğitime alındı; bir hafta sonra çocuğa silah da verildi. Askeri eğitimler dışında gündüz evde Kuran okuyan Taylan, akşamları voleybol oynuyordu. Telefonla öğrendi Oğlunun kaybolması üzerine polise haber veren baba Yaşar Y., en küçük oğlunun Suriye’de olduğunu 3 gün sonra gelen telefonla öğrendi. “Suriye’deyim” diyen oğluna geri dönmesi için yalvaran baba, oğlunu ikna edemedi. Küçük Taylan, her telefon konuşmasında babasına “Dönmeyeceğim, beni merak etme” diyerek babasına karşı çıktı. Baba Yaşar Y., oğlundan son telefonu 22 Haziran akşamı aldı; oğlu Türkiye’de hastanede olduğunu söylüyordu. Küçük çocuk çatışma bölgesine götürülmüş, burada burada kasıklarına isabet eden şarapnel parçasıyla ağır yaralanınca Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde sınırda nöbet tutan Türk askerlerine bırakılmıştı. Çocuğu türk askerine teslim edenler, çocuğun 1998 Suriye doğumlu Mehmet el Ahmed olduğu söyleyip getmişti. İlçe hastanesinde ilk müdahalesi yapılan çocuk, daha sonra Şanlıurfa’daki M. Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Burada 8 saat süren ameliyata alınan Taylan, kendine geldikten sonra hastanede tanımadığı birinin telefonu ile babasını aramış, hastanede yattığını söylemişti. Babası gelince konuştu Ankara’dan yola çıkan baba, 23 Haziran’da ulaştığı hastanenin kayıtlarında oğlunun ismini bulamayınca bütün servislerini dolaşarak oğlunu aradı. Baba Yaşar Y., Taylan’ın Suriyeli olduğunu düşündükleri için ifade almak üzere yanlarında Arapça bilen bir tercüman getiren polislerle karşılaşınca durum ortaya çıktı. Polislerin “Siz niye geziyorsunuz burada?” sorusuna “Oğlumu arıyorum” yanıtı veren babaya polisler Taylan’ı gesterdi. Böylece baba ile oğul 45 günün ardından kavuştu. Korkudan o ana kadar konuşmayan Taylan, babasını görünce konuşmaya başladı. 14 yaşındaki Taylan Ö.’nün hastanede tedavisi sürüyor. Doktorları, durumunun iyiye gittiğini belirtirken, ailesi ise bir an önce çocuklarını Ankara’ya götürerek tedavisine orada devam edilmesini istiyor. Milliyet
MEB'den İlkokulda Mahrem Eğitimi
Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlere yardımcı olması için hazırladığı kitapçıkta, din dersinde çocuklara mahrem eğitimi verilmesini istedi. Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından öğretmenlerin derslerde kullanabilecekleri materyaller arasında örnek olarak gösterilen bir görsel materyal dikkat çekti. Söz konusu materyalde erkeğin mahremleri-kadının mahremleri olarak kan bağı, süt bağı ve evlilik bağına göre tek tek mahremler sıralandı. Taraf gazetesinden Dilek Gedik'in haberine göre, kitapçıkta yer alan görselde bir erkek ve kadın çiziminin etrafında mahrem sayılan kişiler sıralandı. Buna göre erkeğin mahremleri, “süt kardeşimin kızları, süt kız kardeşim, süt annem, gelinim, üvey kızım, baldızım, kayınvalidem, üvey annem, torunun kızları, kız torunum, kardeşimin kızları, kızım, kız kardeşim, annem, halam, teyzem, babaannem, anneannem” şeklinde ifade edildi. Kadının mahremlerinde ise “süt kardeşimin oğulları, süt erkek kardeşim, süt babam, damadım, üvey oğlum, eniştem, kayınbabam, üvey babam, torunumun oğulları, erkek torunum, kardeşimin oğulları, oğlum, erkek kardeşim, babam, amcam, dayım, babamın babası, annemin babası” denilerek neredeyse tüm erkek akrabalar sayıldı. MAHREMİNİN YANINDA GİYİMİNE DAVRANIŞINA DİKKAT ETMELİ Görsel materyalin altındaki şu ifadeler ise dikkat çekti: “Müslüman kişi, mahremleri dışındaki kişilerin yanında giyimine, davranışlarına dikkat etmeli, İslam’ın belirlediği ölçülerde fitneye sebep olmayacak şekilde davranmalıdır.” Din öğretiminde materyal geliştirme kılavuzu adını taşıyan kitapçıkta, öğretmenlerin yararlanabileceği onlarca örnek görsele yer veriliyor. Kitapçığın, din eğitimi alanında öğretmenlerin öğretim materyali hazırlamalarını teşvik etmek, kendi materyallerini uygulamak isteyen öğretmenlere yardımcı olmak amacıyla hazırlandığı belirtiliyor. Cumhuriyet
22 Ülkenin Güzellik Standartlarına Göre Kendine Photoshop Yapan Kadın
Kansas'da yaşayan gazeteci Esther Honig her kültürün güzellik algısı üzerine yaptığı araştırmayı bir adım ileriye götürüp kendini o kültürlere göre photoshoplatmış. Ülkelerin güzellik algılarına göre 'Beni Güzel Yap' diyen Esther Honig önce ve sonraları olağanüstü olan çalışması ile büyük beğeni topladı. Sitesinde çalışmalarına hala devam etmekte. Sitesini de ziyaret edebilirsiniz: http://www.estherhonig.com/ kaynak:http://www.buzzfeed.com/
Reklam
Sadece 5.5 İnç iPhone 6'da OIS Olacak
Apple'ın önümüzdeki ayında iki yeni iPhone modeli tanıtması bekleniyor. Bu cihazlardan birisi 4.7-inç ekranla gelecekken diğeri ise daha geniş 5.5-inç ekrana sahip olacak. Muhtemelen ikisi de iPhone 6 isimli olacak. Birisinin sonunda iPhone 's' takısı olabilir. Bu iki cihaz arasındaki farklılıklardan en büyüğü tabii ki ekran boyutları olacak. Bunun yanında farklı başka özellikleri de olabilir. KGI Securities'in analisti Ming-Chi Kuo'nun söylediğine göre, 5.5-inç'lik iPhone 6 optik görüntü sabitleyici (OIS) özelliğine sahip olacak. Bunun yanında bu özellik 4.7 inçlik iPhone 6'da bulunmayacak. Öte yandan eğer daha önce gelen söylentiler doğru ise, her iki iPhone modeli de 10MP değerinde arka kameraya sahip olacak. Önümüzdeki günlerde bu iki cihazla alakalı bilgiler geldikçe aralarındaki tüm farklar da ortaya çıkacaktır.teknokulis
Sürücü Ehliyeti Olanların Dikkatine!
İçişleri Bakanlığı ‘Karayolları Trafik Yönetmeliği’ önemli değişiklikler yapacak tasarı üzerindeki çalışmaları son aşamaya geldi. Tasarı ile bir ömür boyu tek bir ehliyetle araç kullanma dönemi sona eriyor. Sürücü belgelerinin alım ve tasarımının AB ile uyumlu hale getirilmesi konusunda hazırlanan yasa tasarısı tamamlanıyor. Düzenleme ile motorlu bisikletler (M), motorsiklet (A), Otomobil (B), lastik tekerlekli traktörler (F), iş makinesi türündeki motorlu araçlar (G) için verilen sürücü belgeleri sadece 10 yıl için geçerli olacak. Kamyon ve çekiciler, minibüs ve otobüsler için verilen C ve D sınıf ehliyetler 5 yılda bir yenilenecek. 10 yılı dolduran ve ehliyetinin süresi uzatmak isteyenler, tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu almak zorunda. Sağlık raporunu alarak sürüş testlerinden başarı ile geçen sürücüler ehliyetinin süresini 10 yıllığına uzatmış olacak. Bakanlık, belgelerin değişimine 2015 yılı başında başlanmasını planlıyor. İçişleri Bakanlığı, 'Karayolları Trafik Yönetmeliği' önemli değişiklikler yapacak bir tasarı üzerinde çalışmalarını yürütüyor. Çalışmaları son aşamaya gelen yönetmelik tasarısı ile sürücü belgelerin yenilenme süreleri ve şartları belirlendi. Bir ömür boyu tek bir ehliyetle araç kullanma dönemi kapanıyor. Düzenleme ile 18 yaşında ehliyet alıp yıllarca aynı ehliyetle otomobil kullanma dönemi sona erecek. Öngörülen düzenlemeyle motorlu bisikletleri (M), motorsiklet (A), otomobil (B), lastik tekerlekli traktörler (F), iş makinesi türündeki motorlu araçlar (G) için verilen sürücü belgeleri sadece 10 yıl için geçerli olacak. Kamyon ve çekiciler, minibüs ve otobüsler için verilen C ve D sınıf ehliyetler ise 5 yılda bir yenilenecek. Ehliyetin son kullanma tarihi yazılı olarak belgede yer alacak. Süreyi uzatmak isteyenler, tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu alacak ve sürüş testlerinden çirilecek. Sadece testi geçenlerin ehliyeti yenilenecek. Bu şekilde değiştirilen sürücü belgelerinden harç alınmayacak. Geçerlilik süresi dolan sürücü belgesiyle araç kullananların belgesi geri alınacak ve 343 TL idari para cezası uygulanacak. EHLİYET ŞEKLİ DEĞİŞECEK, BAKANLIK 3 FARKLI MODEL ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR Yeni tip sürücü belgeleri Maliye Bakanlığı ile darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü'nün görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı'nca belirlenecek. 3 farklı sürücü belgesi prototipi hazırlanarak İçişleri Bakanlığı'na sunuldu. Bakanlar Kurulunda sunumu yapıldıktan sonra ehliyetlerin son haline karar verilecek. Ehliyetlerin şekli ve koşulları değiştirilecek. Sürücü belgesinin tasarımı gerek Karayolu Trafiği Konvansiyonu, gerekse Avrupa Birliği'nin 91/439 ve 2006/126 sayılı direktiflerinde belirtilen içerik, şekil ve güvenlik unsurları göz önünde bulundurularak ISO 18013-1, 2, 3 standartlarına göre hazırlanıyor. Yeni ehliyetler Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı personeli ile Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü personelinin çalışmaları sonucunda tasarlanıyor. Yeni ehliyetlerin ön yüzünde fotoğraf, adı-soyadı, doğum yeri, tarihi, geçerlilik süresi yazılacak. Sol üst köşede TR kısaltması ve sağ üst köşede Türkiye Cumhuriyeti yazılacak ve Türk bayrağı bulunacak. Düzenleme ile ehliyetler yeniden sınıflandırılacak ve otomobil kullananlara 'B' sınıfı ehliyet verilecek. Kamyon sürücülerinin sınıfı C ve CE, otobüs, midibüs, minibüs, römorklu minibüs kullanıcılarının D1, D1E,D ve DE olacak. Traktör sürücülerine F, iş makinesi sürücülerine G, araç sürmeyi öğrenen sürücü adaylarına eğitim ve sınavda kullanmak üzere K sınıfı ehliyet verilecek. Eski tip sürücü belgelerinin değiştirme işlemlerine, İçişleri Bakanlığı'nca belirlenecek tarihten itibaren başlanacak. Bakanlık, belgelerin değişimine 2015 yılı başında başlanmasını planlıyor. Yeni sürücü belgelerinin ön yüzünde şu bilgiler yer alacak: 'Soyadı, adı, diğer adları, doğum tarihi ve yeri, veriliş tarihi, geçerlilik tarihi, belgeyi veren makamın adı, TC kimlik numarası, belge numarası, belge sahibinin fotoğrafı, belge sahibinin imzası, sürücü belgesi sınıfı bilgileri.' Kartın arka yüzünde ise sürücü belgesi sınıfı, sürücü belgesi sınıfına ilişkin veriliş tarihi, sürücü belgesi sınıfına ilişkin geçerlilik tarihi, kodlanmış bir şekilde her bir taşıt kategorisine ilişkin ilave bilgiler veya kısıtlamalar, kan grubu, ticari araç sürücüleri için yonga alanı (çip takılabilecek alan) bilgileri yer alacak. Kaynak: Sabah
Reklam
iPhone 6 Lansman Tarihi ve Fiyatı Açıklandı
Apple'ın yeni nesil telefonu iPhone 6'nın lansmanına sayılı günler kaldı. Alman taşıyıcı Deutsche Telekom ve Çin'den gelen haberlere göre iPhone 6, 19 Eylül'de tanıtılacak ve yine geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 10 gün içinde de satışa sunulacak. Bu satış tarihi dalga dalga tüm dünyaya 1 ay içinde yayılacak ve iPhone 6'nın global satış sürecide böylece tamamlanmış olacak. Aynı kaynaklara göre iPhone 6'nın fyatları da belirlendi. Apple iPhone 6 ile birlikte 16 GB depolama alanından vazgeçecek ve 32, 64, 128 GB depolama alanlarını bizlere sunacak. İddiaya göre 4,7 inç boyutunda ve 32 GB depolama alanına sahip iPhone 6 850 $'dan satılırken Aynı modelin 64 GB versiyonu 1110 $'dan satılacak. Son dönemde düşme eğilimine giren iPhone 5S'ten biraz daha pahalıya satılcağı düşünülen iPhone 6'nın bu fiyatlar baz alındığında ve ülkemizdeki satış rakamlarına orantılandığımızda ise şu sonuca varmaktayız. 4,7 inç boyutunda ve 32 GB depolama alanına sahip iPhone 6 ülkemizde 2699 TL'den Aynı modelin 64 GB versiyonu 3099 TL'den satılmasını beklemekteyiz.teknolojioku
El Nusra IŞİD'e Bağlılık Yemini Etti
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör estirmeye devam ederken, Suriye ve Irak’ta ‘ muhalif ‘ terör örgütleri arasındaki dengeyi IŞİD lehine değiştirebilecek bir gelişme yaşandı. El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi’nin Suriye’de, hem de Irak sınırındaki stratejik Ebu Kemal kasabasında faaliyet gösteren kolu, bir zamanlar rakibi olan IŞİD’e bağlılık yemini etti. Buna göre, stratejik kasabadaki El Nusracıların lideri Ebu Yusuf el Masri, önde gelen bir IŞİD savaşçısına bağlılık yemini ederken görüntülendi. Londra merkezli, muhaliflere yakın Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre, El Masri’nin yemin ederken çekilen fotoğrafları Twitter’da paylaşıldı. Gözlemevi’nin yöneticisi Rami Abdurrahman bu durumu, ” Çok önemli çünkü Nusra Ebu Kemal’de güçlü. Bu yemin Ebu Kemal’in IŞİD’e geçtiği anlamına gelmiyor ama IŞİD artık orada da varlık gösterecek demektir ” dedi. IŞİD geçen yıl El Kaide tarafından bile fazla radikal bulunmuş; El Kaide, Suriye’deki kolunun El Nusra Cephesi olduğunu ilan etmişti. IŞİD geçen yıl Suriye içindeki bazı bölgelerin kontrolü için El Nusra’yla çatışmıştı.Diken
Reklam
Tatile Çıkanların Dinlenme Tesislerinde Yaşadığı 10 Sorun
Dinlenme tesisleri, hayatlarımızda en az bir kez uğramış olduğumuz yolgeçen hanları... Aynı ya da kesişen yolların yolcusu olduğunuz yığınla insanla harman olduğumuz sosyal alanlardır aslında dinlenme tesisleri. Ve bir çoğumuz aynı sorunlarla tebelleş olurlar, çay ve ihtiyaç molası verdiğimiz bu mekanlarda. Bakın bakalım bunlardan herhangi birini yaşadınız mı dinlenme tesislerinde;
Luis Suarez'in Isırığı Çizgi Film Oldu
Uruguay'ın ve Liverpool'un süper yıldızı Luis Suarez, ikili mücadedelede İtalyan savunmacı Chiellini'nin omzunu ısırdı. Uruguaylı golcunun Chiellini'ye yaptığı bu hareket sonrası maçın içerisinde hakem oyunu devam ettirse de Suarez'in daha önceki 'ısırık' tecrübelerinde olduğu gibi büyük bir ceza alıp almayacağı merak ediliyor.
Eli Wallach Yaşama Veda Etti
Clint Eastwood’un başrolünü oynadığı unutulmaz ‘Western’ filmi “İyi, Kötü, Çirkin”in ‘Çirkin’ karakteri Eli Wallach, 98 yaşında hayatını yitirdi. Ünlü aktörün ölüm haberini New York Times’a konuşan kızı Katherine B. Wallach doğruladı. New York doğumlu ünlü sanatçının ölümüne ilişkin başka ayrıntı verilmedi. Altmış yılı aşkın sinema hayatı boyunca oynadığı bir çok başarılı role rağmen hiç Oscar’a aday gösterilmeyen Wallach, Kasım 2010′da ‘Akademi’ tarafından onur ödülüne layık görülmüştü. Sanat Rehberi
Reklam
Galatasaray: Şike Konusunda Gerçekler
Galatasaray Spor Kulübü, resmi internet sitesi üzerinden şike davası ve Aziz Yıldırım hakkında çıkan yeniden yargılanma kararı hakkında bir açıklama yaptı. Kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklama şöyle; Yargıtay’dan kesinleşen Şike davasında mahkûm olan bazı şahıslarla ilgili, “Yeniden Yargılama Kararı”nın verilmesinden sonra, toplumda yaratılmaya çalışılan algı üzerine, bazı gerçeklerin açıklanmasını zorunlu gördük. Türk sporunun en önemli paydaşı olan Galatasaray Spor Kulübü, “Adaletli ve ahlâklı bir spor” için yürüttüğü mücadelede; “temiz toplum”dan yana her kurum ve her kişi gibi, bu davanın doğrudan tarafıdır. ’17 Haziran’la simgelediği duruş doğrultusunda; adaletin yerine getirilmesi için mücadeleye devam etmek ve görüşlerini kamuoyuyla paylaşmak da en doğal hakkı ve görevidir. 13- Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar konusunda bir değerlendirme yapmayı, süreç devam ettiği için, hukuka olan saygımız açısından doğru bulmuyoruz. Ancak, gerekçesi ve sonucu ne olursa olsun, bu kararın, sportif hukuk açısından “Şike Davası”nın özüyle hiç bir ilgisi yoktur. Adı geçen hükümlüler, yeniden yargılama yoluyla beraat etseler dahi, bu karar; sportif hukuka göre, 2010-2011 sezonunda şike yapılmış olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. Uluslararası yargı organlarında ceza verilmesine yol açan deliller, “Sportif” hukukun dava dosyaları arasında “kıyamet gününe kadar” en önemli kanıt olarak kalmaya devam edecektir. UEFA ve CAS dahil, bütün uluslararası kurullar, ülkelerin yerel mahkemelerinin kararlarıyla bağlı olmayıp, sportif cezaları, kendi bağımsız yargılamaları sonucu verdiklerini defalarca dile getirmiştir. Şike hükümlüleri; UEFA Disiplin Kurulu, UEFA Tahkim Kurulu ve CAS yargıçları önünde, mevcut iddia ve delillerle ilgili, saatlerce savunma yapmış ve bu süreç sonunda kurul üyelerini ikna edememiş, aksine üç önemli uluslararası mahkeme de, ilgili takımların kesin olarak şike yaptığına karar vermiştir. Bu kararların sabit olduğu da herkesçe bilinmektedir. Bu gerçeklere rağmen, kamuoyunu manipülatif ve yalan haberlerle yönlendirmek isteyenlere karşı, özellikle medyayı uyarmayı görev biliyoruz. Bu tür maksatlı haberlerin, kamuya açık şirketlerde, hissedarları zarara uğratabileceği riskini de herkes düşünmek zorundadır. Bilinçli spor kamuoyu, sızdırılan haberlere gülüp geçmektedir: Galatasaray Futbol Takımı, kendisine UEFA’dan gönderilen yazı doğrultusunda, gruplara doğrudan katılarak Türkiye’yi Şampiyonlar Ligi’nde bu yıl da onurla temsil edecektir. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Sonuç olarak; “Ahlaklı ve Adaletli Spor” mücadelesini sürdüren Galatasaray Spor Kulübü, çocuklarımızın kirli bir spor ikliminde yetişmemesi için, bu davanın doğrudan tarafı olup; ulusal ve uluslararası düzeyde süreci sonuna kadar takip edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Galatasaray Spor Kulübü 3puan
Reklam
Kazım Koyuncu 'İşte Gidiyorum' Diyeli 9 Yıl Oldu
'Müzisyenim, ondan sonra bir Karadenizliyim ama hepsinin ötesinde bir devrimciyim' Kazım Koyuncu, kendisini böyle tanımlıyordu. Geleneksel Karadeniz müziği ile Rock'n'Roll müziği sentezleyerek kendi tarzını yaratan Laz müzisyen Kazım Koyuncu 33 yıllık yaşam yolculuğu boyunca Laz kültürünün tanınmasına yaptığı katkılardan dolayı özelde Laz halkının; çevre sorunları konusunda gösterdiği duyarlılığın yanı sıra alçakgönüllü, samimi ve hümanist kişiliğiyle de milyonların sevgisini kazandı.
Doğa İçin Çal Akapella - Divane Aşık Gibi
Doğa için Çal ekibi bu kez bir ilke imza attı. Akapella olarak telafuz edilen A-Capella türü hiç enstrüman kullanmadan yapılan müzik anlamına geliyor. Doğa için Çal ekibi Divane Aşık Gibi türküsünü hiç enstrüman kullanmadan söylediler.Doğa için Çal serisinin ilki olan Divane Aşık Gibi parçasını Akapellaya uyarlayan ekip bu yapımı ile diğer parçaları da bu tarzda söyleyeceğini akıllara getirdi.
Uruguay Devlet Başkanı'nın Fotoğrafı Sosyal Medyayı Salladı
Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica’ nın bir hastanenin acil servisinde sıra beklerken görüntülendiğine dair hem dünya hem de Türkiye’de sanal alemde yayılan haberin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Ekonomi Bakanı Mario Bergara’nın Aralık 2013′teki yemin törenine havanın sıcak olmasından dolayı rahat bir şekilde, sandaletleriyle giden Mujica’nın bu görüntüsü yeni bir fotoğraf gibi yansıtılarak, “Hastanede sıra bekledi” başlığıyla verildi. Bir Meksika radyosundan paylaşılan yanlış bilgiyi dünya basınıyla birlikte DHA’dan Mehmet Çiftçi de geçince Türkiye basınında yanlış haber aynı şekilde kendine yer buldu. Diken Galeri: Dünyanın En Fakir Başbakanıyla Tanışın: Uruguay'ın Devlet Başkanı Jose Mujica
Öğrenci Evine Giren Hırsızın Başına Gelebilecek 12 Muhtemel Olay
Öğrenci evleri genel olarak konuşmak gerekirse pek de çalınmaya değecek şeylerin bulunduğu evler değil. En azından bir süre öncesine kadar öyleydi. Gerçi, artık gençlerin hepsinde laptoplar, akıllı telefonlar vs var. Eskiye göre hırsızlar daha şanslı olsalar da genel manada bakarsanız pek hoş manzaralarla karşılaşmayacakları kesin.
Reklam