onedio
Ortaya Çıktı, Saati Sosyal Medyayı Salladı
Irak Şam İslam Devleti örgütü tarafından halife ilan edilen Ebubekir el-Bağdadi'ye ait olduğu öne sürülen görüntüler bir internet sitesinde yayınlandı. Görüntülerde Bağdadi, Musul kentinde cuma hutbesi veriyor. Telafer'de ise hilafet ve halifelik ilanını kabul etmeyen Türkmenlerle IŞİD arasında kanlı çatışmalar çıktı. IŞİD lideri Abu Bakr al-Bağdadi İngiltere ve Fransa'da yüksek tirajlı gazetelere kapak oldu. Bağdadi için ilginç ifadeler kullanıldı. The Sun, 'Büyük Baghdadi. Bankada 1 milyarı var ve dünyaya savaş ilan etti' dedi. Kendisini halife ilan eden Bağdadi'nin kolundaki saat ise sosyal medyanın dikkatini çekti. Rolex olduğu iddiası ortaya atıldı. Adını İslam Devleti olarak değiştiren örgütün halife ilan ettiği Bağdadi olduğu iddia edilen kişinin görüntüleri sosyal paylaşım sitelerine yüklendi.Namaz kıldırmadan önce hutbeye çıkan Bağdadi, Müslümanların aralarından bir imam seçmesinin vazifeleri olduğunu söyledi ve 'Bu ağır sorumluluğa ben getirildim. Sizin en iyiniz değilim. Bu yüzden doğru işlerimde bana yardım edin, yanlışımızı gördüğünde tavsiyelerinizle beni doğru yola yönlendirin.' dedi. Ebubekir el Bağdadi, geçtiğimiz hafta yayınlanan sesli mesajında ise tüm dünyadaki Müslümanları 'cihad etmek üzere halifelik topraklarına' çağırmıştı. Bugüne kadar yüzünü gizleyen Bağdadi, siyah sarık ve cübbesiyle verdiği cuma hutbesinde, 'Bana ağır bir sorumluluk ve yüce bir görev verildi' dedi, 'Allah bize düşmanlarıyla savaşmamızı ve dini ikame etmek için onun yolunda cihat etmemizi emretti' ifadelerini kullandı. Irak hükümeti ise el Bağdadi'ye ait olduğu iddia edilen görüntülerin sahte olduğunu düşünüyor. Reuters'a açıklama yapan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Saad Maan, görüntüde hutbe veren kişinin kesinlikle Bağdadi olmadığını söyledi. Bakanlık Sözcüsü, Bağdadi'nin birkaç gün önce düzenlenen hava saldırısında yaralandığını ve tedavi için Suriye'ye götürüldüğünü öne sürdü. TÜRKMENLERLE IŞİD ARASINDA ÇATIŞMA ÇIKTI Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütü ile hilafet ilanından sonra kendisine biat etmeyi reddeden Telaferli Sünni Türkmen aşiretler arasında çatışmaların yaşandığı bildirildi. Türkmen aşiret lideri Haydar Ali Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Telafer'deki, 'Ali Beşşar Halay Bek el-Abbasiyin' isimli en büyük Sünni Türkmen aşiretinin önde gelenlerinin IŞİD'e biat etmeyi reddetmesi üzerine iki taraf arasında kanlı çatışmalar yaşandığını ve iki taraftan da ölü ve yaralılar olduğunu belirtti. İNGİLİZ VE FRANSIZ BASININDA HABER OLDU IŞİD lideri Abu Bakr al-Bağdadi, İngiltere ve Fransa basınında yüksek tirajlı gazetelere kapak oldu. Fransa’nın saygın gazetelerinde Liberation’ın haftasonu sayısına ’Yeni Bin Ladin’ manşetiyle kapak olan al- Bağdadi,, İngiltere’nin en çok satan gazetelerinden The Sun gazetesine 'Büyük Bağdadi. Bankada bir milyarı var ve dünya savaş ilan etti' manşetiyle kapak oldu. Sunday People gazetesi, manşetten 'Dünyanın En Şeytan Adamı' başlığını kullandı. Haberde IŞİD liderinin vaazda tüyler ürpetici mesajlar verdiğini yazdı. The Sun on Sunday gazetesi ise 'Halife Cihat Çağırısı Yaptı' başlığı ile haberi verdi. The Sunday Times, ise 'Terörist Halife Cihat’ı Teşvik için Yüzünü Gösterdi' başlığını kullandı. Milliyet
'Erdoğan'ın Logosunda Muhammed Yazıyor'
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanlığı kampanya sürecinde kullanacağı logoyla ilgili tartışmalar sürerken Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ilginç bir 'sırrı' açıkladı AK Parti'nin Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan'ın tartışma yaratan seçim logosu hakkında Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten bir açıklama geldi. Twitter'da logoyu paylaşan Mehmet Şimşek, seçim kampanyasında kullanılacak logunun ne anlama geldiğini yazdı. Şimşek, 'Cumhurbaşkanı adayımız Sn Erdoğan'ın logosunda Arapça ile 'Muhammed' isminin kullanıldığını Biliyor musunuz?' diye yazdı. Posta
Sosyal Medya ‘Hello Kitty’ Defterli IŞİD Militanını Konuşuyor
Irak ve Suriye’de terör estiren radikal İslamcı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütün bir militanı, sosyal medyanın son günlerde en çok konuşulan konularından biri oldu. İnternete yüklenen bir videoda, militan ateşli bir konuşma yapıyor. Bu sırada önündeki masada, Türkiye’de ‘ Musti ‘ olarak bilinen Japon çizgi film karakteri ‘ Hello Kitty’ nin kapağını süslediği bir defter bulunuyor. Bu görüntüler hakkında Twitter’da, ‘ Biraz moda kimseye zarar vermez ‘ ve ‘ IŞİD Hello Kitty defterleri kullanıp Toyota 4X4′lere biniyor, demek ki onları Japonya destekliyor! ‘ gibi yorumlar yapıldı. Söz konusu militan, Türkiye’nin en eski sosyal medya sitelerinden Ekşi Sözlük’te de ‘hello kitty’ci ışid militanları ‘ başlığı altında ilgi çekti.Diken
Reklam
Şebnem Alman Marşını Söylemeyen Mesut'a Kızdı
Geçtiğimiz günlerde oynanan Fransa-Almanya maçında Alman marşını okumayan Mesut'a kızan Şebnem Schaefer, 'Doğduğun, büyüdüğün ve ekmeğini yediğin ülkeye vefasızlıktır” ifadesini kullandı.DÜNYA Kupası’nda Almanya’yı destekleyen güzel manken Şebnem Schaefer, önceki gün Fransa-Almanya arasında oynanan ve büyük bir heyecana sahne olan çeyrek final maçını Almanya’da evinde izledi. Schaefer, maç öncesi gerçekleştirilen seremonide Alman Milli Takımı’nda top koşturan Türk futbolcu Mesut Özil, Ganalı Boateng ve Tunus asıllı Khedira’nın Alman Milli Marşı’nı okumamasına tepki gösterdi. Maç başlar başlamaz Facebook hesabından Alman Milli Marşı’nı okumayan üç futbolcuya tepki gösteren Schaefer, “Fransız Milli Takımı’nda herkes milli marşlarını söylerken Almanya Milli Takımı’daki 3 yabancı kökenli yine milli marşımızı söylemediler. Bence bu; doğduğun, büyüdüğün ve ekmeğini yediğin ülkeye vefasızlıktır” ifadesini kullandı.Ensonhaber
2014 Dünya Kupasında Beklenmedik Çıkış Yapan 13 Futbolcu
Doğum Tarihi : 18 Nisan 1995   Kulübü : Lille   Mevki : Forvet Lukaku'nun yedeği olarak turnuvaya gelen genç yıldız, Lukaku'nun grup maçlarında gösterdiği kötü performanslardan sonra oyuna girerek ondan daha faydalı olabileceğini gösterdi, nitekim gol ve asist yaptı. ABD maçında da ilk 11 başlayarak yerini pekiştirdi. En büyük artıları hızı, oyun zekası, ara pasları ve etkili son vuruşları. En büyük eksileri ise oyundan çabuk düşmesi ve zayıf bedeni.
Reklam
Dünya Üzerindeki En Etkileyici Heykel ve Anıtlardan 25'i
Şehirlerimiz görkemli anıtlar, sanatsal ve tarihi heykellerle dolu. Yaşadığımız yerlerde pek dikkatimizi çekmeyen fakat aslında oraların simgesi olan heykellerdir. Boredpanda.com sitesi dünyanın dört bir yanından gelen 160 fotoğraftan en yüksek oyu alan 25 harika heykel sizlerle...Not : Buradaki sıralama oylama sıralamasını ifade etmemektedir.
'Summer' Klibine RTÜK'ten 'Müstehcen' Ceza
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) cinsel dürtüleri uyandıracak şekilde ritmik kalça hareketli, küvet, iç çamaşırlı yatak sahneleri bulunan İskoç DJ ve prodüktör Calvin Harris’in ‘Summer’ adlı klibi nedeniyle Kral Pop TV’ye ceza verdi. Tartışma yarattı RTÜK uzmanlarının hazırladığı raporda, “Sırf kadın bedeninin çıplaklığının cinsellik dürtüleri uyandıracak biçimde, yatak, küvet ve yatak odası gibi cinsellik algısı uyandırabilecek mekanlarda cinsel dürtülere hitap edici kıyafet ve figürlerle sergilenmektedir” ifadeleri yer aldı. RTÜK’te, uzmanların hazırladığı rapor tartışma yarattı. Muhalefet kontenjanından seçilen Üst Kurul üyelerinin klibin müstehcenlik içermediği ve tespitleri ağır olduğu görüşüne karşılık Ak Partili üyelerin oylarıyla Kral Pop TV’ye ceza kararı çıktı. Ceza miktarı, televizyonun bir önceki aydaki Reklam gelirlerinin yüzde biri oranında uygulanacak. Üst Kurul, ceza kararını RTÜK mevzuatının, “Gençlerin gelişimini zedeleyecek türden programların, bunların seyredebileceği saatlerde yayınlanmaması” ilkesi aykırılığına dayandırdı. Milliyet | ÖNDER YILMAZ Ankara
Galaxy S5 Mini'de Dikkat Çeken Ayrıntı
Galaxy S5’i daha kompakt bir yapıya bürüyen ve Galaxy S5 mini adı altında tüketicilerle buluşturan Samsung, cihazda 4.5-inç büyüklüğünde HD çözünürlüklü Super AMOLED ekrana yer veriyor. 1.4GHz frekans hızında çalışan dört çekirdekli Snapdragon 400 işlemcisinden güç alan mini cihazın bellek bölümünü 1,5GB RAM, 16GB dahili depolama ve 64GB’ye kadar hafıza kart desteği oluşturuyor. Abisi gibi IP67 sertifikası yani suya ve toza karşı dayanıklı bir yapıya sahip olan Galaxy S5 mini’de, bu özelliğe rağmen Samsung’un telefonun alt bölümünde yer alan microUSB 2.0 girişini herhangi bir kapakla kapatmadığını görüyoruz. Oysa Galaxy S5’te bu bölüm su kaçırmaya karşı plastik bir yapıyla kapatılmıştı. Görünüşe bakılırsa Samsung bu bölümü kapatmadan da telefonu suya karşı dirençli hale getirmeyi başarmış. Galaxy S5’te söz konusu kapak kimi kullanıcılar için koparak sorun haline gelmişti. Galaxy S5 mini’den hareketle suya karşı dayanıklı olması beklenen Galaxy Note 4’te de USB 3.0 girişinin açık bırakılacağını ön görebiliriz. Galaxy S5 mini'nin diğer özelliklerini sıralayacak olursak; 8MP arka kamera, 2.1MP ön kamera, 2.100mAh kapasiteli pil, Android 4.4. KitKat işletim sistemi, en son sürüm TouchWiz kullanıcı arayüzü, Bluetooth 4.0 LE, NFC, LTE desteği, kızılötesi sensör, parmak izi sensörü, arka bölümde kamera altına yerleştirilen kalp hızı ölçüm sensörü, S-Healt, Gizli Mod, Çocuk Modu ve Ultra Güç Tasarruf modu.teknolojioku
Reklam
Küçük Kıza Cennetten Gelen Mesaj
Annesiz büyüyen bir çocuğun annesine olan özlemi, fakat halen babasının yanında olmasının ve onu çok sevdiğinin farkına varması.
İnsansız Uçakla Havai Fişeklerin İçine Dalmak
İnsansız uçak sistemleri bizim günlük yaşamımızda çok kullandığımız bir araç haline geliyor. Ne olduğunu çok merak ettiğimiz tehlikeli alanların içerisine rahatlıkla bu araçları göndererek ne olduğunu öğrenebiliyoruz. Örneğin patlamakta olan havai fişeklerin arasına. Daha önce hiç bu kadar yakından görmediğiniz havai fişek gösterisinin tadını çıkartın.
Reklam
Arda Turan'dan Fenerbahçe Açıklaması
Atletico Madrid'in yıldız Arda Turan transferden özel hayatına kadar önemli açıklamalar yaptı.Uğura inandığını ifade eden Arda, “Her maç konçumun altını keser, beyaz çorap giyerim mesela” dedi. Arda Turan, maçlardan önce Barış Manço’nun “Gibi Gibi” ile Ahmet Kaya’nın “Ayrılığın Hediyesi” şarkılarını dinlediğini söyledi. Yasin suresinin uzunluğunun 11 dakika 32 saniye olduğunu kaydeden Arda, “15 dakikalık ısınmamı Yasin suresiyle yapıyorum. Benim için çok önemli, çok özel bir alan” dedi. En çok Kur’an-ı Kerim’i okuduğunu dile getiren Arda, “Hemen hemen her akşam. Çok yorgunsam en azından bir ayet okuyorum. Allah’ın yazdığı bir kitap sonuçta. İyi geliyor” ifadelerini kullandı. İngilizce ve İspanyolca konuşmak istediğini belirten Arda Turan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Acun Ilıcalı’nın İngilizcesini beğendiğini ifade etti. Transfer dedikodularında başı Atletico Madrid çekiyor. Dağılıyor mu takım? 2017’ye kadar kontratım var. Ekstra bir durum yok. Takım olarak çok başarılı bir yıl geçirmişiz. 2-3 senedir Avrupa’nın en iyileri arasında gösteriliyoruz. Oyunculara teklif yağması çok normal.Telefonda mı tüm dualar? Tabii. Genelde Yasin suresi dinliyorum. 11 dakika 32 saniye... 15 dakikalık ısınmamı Yasin suresiyle yapıyorum. Benim için çok önemli, çok özel bir alan. Fatih Terim’in “What can I do sometimes?”ı hâlâ internette dolaşımda... Yok, ben en çok Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le Acun Abi’nin (Ilıcalı) İngilizcesini beğeniyorum. Türk gibi konuşuyorlar. Kasmıyorlar. Karşındakine derdini anlatabiliyorsan yeter. Türk aksanı gayet iyi bence. “Takım arkadaşlarıyla Ibiza’da, St. Tropez’de eğlenmek varken hâlâ ne işi var Ahmetcan’lar, Oğulcan’larla Bodrum’da Çeşme’de” diyen çok... Miami, New York, San Antonio’daydı tüm takım. Beraber NBA finallerini izledik. Bunları anlatmaya, göstermeye gerek yok ki. Ondan önce İspanya’da da tatil yaptım Yunanistan’da da... Çok merak etmesinler. Nerede kimlerle, ne zaman tatil yapıp nasıl mutlu olacağımı çok iyi bilirim. O işi bıraksınlar. Dünyanın her yerinde eğlenip istediğim köşesinde denize giriyorum Allah’a çok şükür. FENERBAHÇE’DE OYNAR MI? Yıllar geçtikçe daha profesyonel düşünüp ‘Batı kafası’nda karar verip Fenerbahçe’de oynar mısınız? En büyük profesyonelliğim içimdeki amatör ruh. Onu kaybedersem ben ben olamam. O amatör ruhun huyu suyu, hali tavrı değişir mi zamanla? Ben Arda’yım; karakterim konusunda değişmem. Atlético Madrid’in kontratlı bir futbolcusu olarak Galatasaray ile Fenerbahçe arasında bir seçim veya yorum yapmak, kulübüme saygısızlık olur. ARDA’NIN 24 SAATİ İspanya’dayken 9 gibi kalkıyorum. Genelde evde kahvaltı ediyorum. Peynir, ekmek, portakal suyu, taze meyve ve mısır gevreği yiyorum. Antrenman 10.30’da başlıyor; 1-1.5 saat sürüyor. Sonrası haftanın röportajları, çekimleriyle geçiyor. Öğle yemeği için eve dönüyorum. Mesafe 10 dakika. Sebze yiyorum, yanında da mutlaka yoğurt. Her gün 2-2.5 saat öğle uykum var. Tek boş zamanım akşamüstü. İki köpeğim Bayram ve Paşa’yı yürüyüşe çıkarıyorum. Akşam yemeğe çıkıyorum. Mesela El Torado’ya gider balık yerim. Bodrum ya da Çeşme’deyken Bodrum üstüme üstüme gelmeye başladı. Alaçatı’da daha iyiyim. Yalıkavak çok iyi ama. Mübariz Mansimov çok sevdiğimiz bir abimizdir. Marinayı çok güzel yapmış. Çeşme’de ne olacağı belli olmuyor ama Marrakesh’i çok severim. Aile ortamı gibi geliyor. Yemek Tuval ya da Before Sunset’te yeniyor. Adrian’ın (Lopez) Çeşme tatilini ben organize ettim. Neredeyse tüm Türk yemeklerini tattırdım. Hepsine de bayıldı.eurosport
Reklam
Yengeç Burçlarının Çileden Çıkartan 15 Özelliği
etiket
Yengeç burcu olmak kolay değildir. Yengeç burcuyla olmak hiç kolay değildir. Yengeç burcunun bir çok pozitif özelliği olsa da negatif özellikleri sizi bezdirebilir. Hazır, yeni yeni yengeç burçlarının dünyaya gözlerini açtığı günlerdeyken gardımız almak gerekiyor. Her burcun istisnaları olabileceği gibi bu burcun da illa ki vardır. Aşağıdaki liste sadece gözlemlerimden yola çıkarak oluşturulmuştur. Not: Yengeç Burcuyum.
'Kırmızı Fularlı Kız' Roman Oluyor
ANTALYA'da Gezi olaylarıyla ilgili iki ayrı davada 103 yıl hapis cezasıyla yargılanırken PKK'ya katılan ve 'kırmızı fularlı kız' olarak bilinen 21 yaşındaki Ayşe Deniz Karacagil'in yaşadıkları, gezgin ressam Fatih Küçük tarafından 'Kırmızı Fularlı Kız' adıyla romana dönüştürüldü. Romanın bu ay sonu ya da önümüzdeki ay raflarda olacağı belirtildi.Antalya'daki Gezi Parkı protestolarına katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan Ayşe Deniz Karacagil, 2 Ekim 2013 günü tutuklandı. Polis sorgusunda 'taktığı kırmızı renkli fuların sosyalizmi simgelediği' yönünde sorular yöneltilen Karacagil, 11 Ekim günü Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi'nden Alanya Mahmutlar L Tipi Kapalı Cezaevi'ne nakledildi. 4 ay 6 gün tutuklu kalan Karacagil, 6 Şubat 2014 tarihinde yurtdışı yasağı ve her hafta polis merkezine imza verme şartlarıyla tahliye oldu. 103 YIL CEZA İSTENİYOR Terör örgütü üyeliği, memura mukavemet gibi çeşitli suçlardan hakkında açılan iki davada toplam 103 yıl hapis cezası istenen Ayşe Deniz Karacagil, 20 Mayıs'ta bıraktığı mektupla Suriye'nin kuzey bölgesindeki Rojova'ya gittiğini yazdı. 'Destan Yörük' kod adıyla PKK'ya katıldığı belirtilen Ayşe Deniz Karacagil, şimdi de Fatih Küçük tarafından yazılan bir romana konu oldu. GEZGİN RESSAM Yazar ve ressam Fatih Küçük, Samsun'da yaşarken birden hayatını değiştirmiş, ocak ayında çantasını alıp Malatya'dan başladığı ve halen süren yolculuğunda köy köy gezerek çocuklara resim yapmayı öğretmesiyle gündeme gelmişti. Renk körü olmasına karşın bunu avantaja çeviren 28 yaşındaki Küçük, 60 ilde 100'ün üzerinde köye gidip köy okullarının duvarlarına resimler yaptı. Antalya'ya da uğrayan Fatih Küçük, Gezi davasıyla birlikte 'kırmızı fularlı kız' olarak tanınan Ayşe Deniz Karacagil'i romana dönüştürdü. Daha önce yayımlanmış 'Renkli İp Masalları' ve '7 Numaralı Radyo' adlı iki kitabı bulunan Fatih Küçük, 'Kırmızı Fularlı Kız'ın bu ay sonunda ya da gelecek ay başında raflarda olacağını söyledi. Fatih Küçük, resmini de yaptığı Ayşe Deniz'i, 'Emekçileri, işçileri ve haksızlığa uğrayanları savunurken taktığı tutkunun, sevginin ve aşkın rengi olan kırmızı fulara sebep sıcak yüreği aylarca küflü soğuk duvarlar arasında kaldı' diye tanımladı. GELİRİ EĞİTİM EMEKÇİLERİNE Fatih Küçük, Ayşe Deniz ve kitabı hakkında şöyle konuştu: 'Çıktığında ne yapacağını bilmez boşluğu, ikinci mahkemesinden aldığı 98 yıllık cezanın tüm hayatını kaplamasıyla bir anda kendini, kelebeği bile incitemeyecek yüreğiyle silahların gölgesinde buldu. Adı Ayşe Deniz. Onun, denize atılması için avucuna tutuşturulan bozuk parayı attıktan sonraki son dileği 'Geri size dönebilmek' oldu. Ülke kirli siyasetinde dağa zorlanan, ama hala her şeye rağmen tutkunun ve aşkın rengi 'Kırmızı Fularlı Kız' Temmuz ayı sonunda raflarda olacak. Kitabın bütün gelirini ise 'Deniz' adıyla eğitim emekçilerine ayıracağız.' Mehmet ÇINAR / ANTALYA, (DHA)
Konami: 'PES 15 Oyunlarda Dönüm Noktası Olacak'
Artık yılın sonbahar aylarına doğru hızla ilerliyoruz ve ve her yıl olduğu gibi bu yılda da yakında ' PES mi FIFA mı? ' sorusu sorulacak. Geçtiğimiz sene Konami'nin PES 2014'ü birçok futbolsever tarafından sevilmemişti ve FIFA 2014 geçtiğimiz seneyi domine etmişti. Görünüşe göre Konami bu sene bu durumu tersine çevirmek istiyor. Birkaç hafta önce oyunun hangi tarihte çıkacağını açıklayan Konami , geçtiğimiz gün PES 2015 hakkında oldukça iddialı açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz seneki oyuna oranla daha iyi grafiklere ve gelişmiş ışıklandırmalara sahip olacak olan PES 2015 , Konami yetkililerine göre oyunlarda bir dönüm noktası olacak. Ayrıca yapılan açıklamada, Fox Engine'in , Konami'nin daha esnek ve yeteneğe dayalı bir oyun oluşturmasına izin verdiği ve oynanış esnasında hissedildiği söylendi. Tabii ki bu konuda son sözü oyuncular söyleyecek. Siz ne düşünüyorsunuz, Konami, PES 2015 ile FIFA'nın önüne geçebilir mi?teknokulis
Vatandaş Gırtlağa Kadar Borç Batağında, Erdoğan Kapağı Çankaya'ya Atma Derdinde
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan döneminde Türk ekonomisinin iç-dış borcunun katlandığına ilişkin çeşitli verileri derlerken, 'Erdoğan döneminde kamu ve özel sektör borcu üç kat arttı o hala 'borç yiğidin kamçısıdır' diyor. Borç yiğidin kamçısı değil, ekonominin yumuşak karnıdır. Türkiye’nin sırasıyla eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, iş bulma ve fırsat eşitliğinde yeni bir sayfa açması gerekmektedir. Ayrıca her alanda eşitsizlik giderilerek yeni bir kalkınma hikâyesi yazılmalıdır. Erdoğan “borç yiğidin kamçısıdır” sözünü ezberlemiş, ama koca Türkiye “borç yiyen kesesinden yer”in canlı örneği haline geldi, bunu gizliyor. Borç yiğidin kamçısı değil Türk ekonomisinin yumuşak karnıdır! Kendisine bir de “Borç ağır bir yüktür” Hadis-i Şerifini de hatırlatalım belki üzerinde etkisi olur” diye konuştu. Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Umut Oran şunları kaydetti:   Cumhurbaşkanlığı’na kendi kendini aday gösteren Tayyip Erdoğan, üç dönemlik başbakanlığı süresindeki ekonomi politikalarıyla devleti, özel sektörü ve vatandaşları gırtlağına kadar borca soktu. Erdoğanlı yıllarda kamunun toplam borcu net 378,8 milyar lira artarak 257 milyar liradan 636 milyara yükseldi. Başka deyişle ilk 80 yılın sonundaki borç bakiyesi 257 milyar lira olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son 11.5 yılda bunun yaklaşık bir buçuk katı kadar net borçlanmaya gitti, toplam borç 2.5 katına çıktı.  Kamu ve özel sektörün 2002 sonunda 129.6 milyar dolar olan toplam dış borcu, 386.8 milyar dolarla üçe katlandı. 2002’de 3.896 TL olan kişi başına kamu borcu, Erdoğan’la 8.296 TL’ye, kişi başına 1.963 dolar olan dış borç ise 5.045 dolara çıktı. Buna karşılık Erdoğanlı yıllarda ekmek fiyatı ikiye, benzin üçe katlandı, asgari ücretin alım gücü yaklaşık 7 çeyrek altından 5’e düştü. Sürekli borçlanmaya ve tüketmeye teşvik edilen vatandaşların kredi borçları 127 kat artışla 1.9 milyardan 253 milyara, kredi kartı borçları da 4.3 milyardan 77.7 milyara yükseldi. 2.5 milyon kişi borcunu ödeyemediği için kara listeye girmiş durumda. Erdoğan döneminde kârın yurt dışına aktarılması teşvik edildi. Aralık 2002-Nisan 2014 arasında dış kredilere ödenen faizler, yabancıların Türkiye’deki doğrudan yatırım ve portföy yatırımlarından elde ederek ülkelerine aktardıkları kârlar ve Türkiye’de elde ettiği ücret ve primlerden aktarmalar şeklindeki toplam kaynak transferi 170 milyar doları aştı. Şimdi Köşk’e kapağı atıp ülkeyi oradan yönetmeye, kendi tek adam rejimini tahkim edip resmileştirmeye niyetlenen Erdoğan, dokunulmazlık zırhı sayesinde, yaptığı onlarca yolsuzluğun cezai sorumluluğundan da kurtulmayı planlıyor. Erdoğan’ın ekonomide bıraktığı saatli bombanın bedelini ise 77 milyon ödeyecektir. Bu enkazın ciddi siyasi ve sosyal sonuçları olacak, bu yük uzun yıllar halkın ve devletin sırtında kambur olmaya devam edecektir. Erdoğan “borç yiğidin kamçısıdır” sözünü ezberlemiş, ama koca Türkiye “borç yiyen kesesinden yer”in canlı örneği haline geldi, bunu gizliyor. Borç yiğidin kamçısı değil Türk ekonomisinin yumuşak karnıdır! Kendisine bir de “Borç ağır bir yüktür” Hadis-i Şerifini de hatırlatalım belki üzerinde etkisi olur. Erdoğan, üç dönem yaptığı başbakanlık görevinin ardından şimdi kendi kendini Cumhurbaşkanlığına aday göstererek Çankaya’ya kapağı atmaya hazırlanıyor. Başbakanlığı süresince içeride toplumu kutuplaştıran, ülkeyi bölünme noktasına getiren, dış politikası ile Türkiye’yi adeta tüm dünya ile düşman eden Erdoğan, ekonomide de izlediği sıcak paraya ve borçla tüketime dayalı politikaların sonucuolarak patlamaya hazır bir saatli bomba niteliğinde devasa bir borç batağı bırakıyor. 11.5 YILDA DEVLETİ NET 379 MİLYAR LİRA BORÇLANDIRDI Kamunun 2002 sonunda 155 milyar lira olan iç borç stoku 11.5 yılda 436,3 milyar liraya çıkarak üçe katlandı. Aralık 2002- Mart 2014 döneminde 102 milyar liradan 199.6 milyara çıkan dış borçla birlikte kamunun toplam borç yükü yaklaşık bir buçuk kat büyüyerek 257 milyar liradan 636 milyar liraya ulaştı. Buna göre toplam kamu borcu 2002-2014 döneminde net 378,8 milyar lira büyüdü. Başka deyişle ilk 80 yılın sonundaki borç bakiyesi 257 milyar lira olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son 11.5 yılda bunun yaklaşık bir buçuk katı kadar net borçlanmaya gitti, toplum kamu borç stoku 2.5 katına çıktı.  11.5 YILDA DIŞ BORÇ 3’E KATLANDI…Erdoğan’ın başbakanlığında Türkiye, dış borçlanma rekoru kırdı. Ülkenin 2002 sonunda 129.6 milyar dolar olan toplam dış borcu, Mart 2014 itibariyle 386.8 milyar dolara çıktı. AKP döneminde, Cumhuriyetin ilk 80 yılında oluşan stokun iki katı kadar net dış borçlanmaya gidildi. Başka deyişle 80 yılın sonundaki dış borç bakiyesi son 11.5 yılda üçe katlandı. 386.8 milyar dolarlık dış borcun yaklaşık 117 milyar doları kamuya, 4.9 milyar doları Merkez Bankası’na, 264.9 milyar dolarla en büyük bölümü ise özel sektöre ait bulunuyor. 11.5 yılda kamunun dış borcu yüzde 81 büyürken, özel sektörün dış borcundaki büyüme 515 kata ulaştı. AKP’nin işbaşına geldiğinde kamu finansmanını dış borç yerine ağırlıkla iç borçla döndürmeye ağırlık vermesi, kur garantisi vererek özel sektörü dışarıdan borçlanmaya teşvik etmesi bu kesimin dış borcunu patlattı. Bankalar başta özel sektör dışarıya, kamu ise daha çok içeriye borçlu hale geldi. VATANDAŞIN KREDİ BORCU 127 KAT, KART BORCU 17 KAT BÜYÜDÜ AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılının sonunda 1.9 milyar lira dolayında bulunan toplam tüketici kredileri, aradan geçen sürede tam yüzde 12 bin 743 (127.4 kat) artarak bu yılın Nisan sonunda 253.4 milyar liraya ulaştı. Bunun 112.1 milyarını konut, 7.7 milyarını taşıt kredileri, yaklaşık 133.6 milyarını da diğer krediler oluşturuyor. AKP’nin, ekonominin lokomotifi olarak gördüğü ve aynı zamanda en büyük yolsuzluk alanlarının başında gelen inşaat sektörüne verdiği olağanüstü kamu desteğinin de etkisiyle, tüketici kredileri içinde en hızlı artış 420 katla konutta gerçekleşti. Aynı dönemde bireysel kredi kartı borçları da yüzde 1.692 oranında (16.9 kat) artarak 4.3 milyar liradan 77.7 milyara yükseldi. Böylece tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı borçlarının bileşimi olan toplam hane halkı borç yükü, 51.5 kat büyüyerek 6.3 milyar liradan 331.1 milyara yükseldi. Bu dönemde haneler 324.8 milyarlık net borçlanmaya gittiler. Halkın borçla tüketime şartlandırıldığı AKP döneminde kredi kartlarının sayısında adeta patlama yaşandı. 2002 sonunda 15 milyon 705 bin 370 adet olan dolaşımdaki toplam kredi kartı sayısı, yüzde 265 artışla Mayıs 2014 itibariyle 57 milyon 317 bin 236 adede ulaştı. Buna göre AKP döneminde vatandaşların cebine net 41 milyon 611 bin 866 adet yeni kredi kartı konuldu. Öte yandan Mayıs 2014 itibariyle tüketici kredisi ve/veya kredi kartı borcunu ödemediği için kara listeye alınan 2.5 milyon vatandaş bulunuyor. Kara listedekilerin sayısı son 4 yılda 5’e katlanmış durumda. BORÇ BATAĞI NASIL OLUŞTU?Erdoğan hükümetlerinin izlediği politikalarla Türkiye ekonomisi, sıcak para ve borçlanma şeklinde dış kaynağa aşırı bağımlı hale getirildi. Tatlı kârı gören sıcak para geldikçe ekonomi çarkı döndü. Ekonomide canlılık, yoğun sıcak para girişleri ve bankaların yurt dışından borçlanıp bununla içeriyi fonlaması sayesinde sürdürüldü. Bu kadar dış kaynak bolluğuna rağmen 2003-2013 dönemindeki ortalama büyüme sadece yüzde 4.9’la vasat düzeyde kaldı. Kâğıt üzerinde kaydedilen büyümeler de istihdam yaratmadı, işsizlik sorunu çözülemedi. İşsizlik kronikleşti, reel ücretler geriledi, gelir dağılımı bozuldu, buna rağmen tüketici kredisi ve kredi kartları üzerinden henüz kazanılmamış gelirlerle, yani borçlanarak tüketen vatandaşlara, sanal bir refah ve zenginleşme algısı yaşatıldı ve bu da oya tahvil edildi. Halk sürekli borçla tüketmeye teşvik edildi; bankaların yurt dışından borçlanarak sağladığı kaynaklar özellikle inşaat gibi belli sektörler yanında en çok tüketiciye pompalandı. Bankacılık sektörünün kaynak bombardımanına tuttuğu iç tüketim canlandıkça, ithalat, dış ticaret açığı ve buna bağlı olarak cari açık patladı. Kışkırtılan tüketim, tüm kesimleriyle ülkeyi ağır bir borç yükünün altına soktu. Sonuçta vatandaşlar bankalara; bankalar ve şirketler yurt dışı kreditörlere, devlet ise hem yurt içi hem yurt dışındaki borç verenlere gırtlağına kadar borçlu hale getirildi. 2002’de 3.896 TL olan kişi başına kamu borcu, Erdoğan’la 8.296 TL’ye, kişi başına 1.963 dolar olan dış borç ise 5.045 dolara çıktı. Açık tüketici kredisi bulunanların sayısı 2002-2014 döneminde 1.7 milyondan 14.7 milyona yükseldi. Erdoğanlı yıllarda ekmek fiyatı ikiye, benzin üçe katlanırken, asgari ücretin alım gücü yaklaşık 7 çeyrek altından 5’e düştü. GELİNEN NOKTA: GELİR EŞİTSİZLİĞİNDE OECD 3’ÜNCÜLÜĞÜ Tayyip Erdoğan, siyaset ve ekonomide kendisine yöneltilen tüm eleştirilerde “ekonomideki başarımızı çekemiyorlar” yalanına sarıldı ve ortaya çıkan tüm başarısızlıklarını “faiz lobisinin komplosuna” bağladı. Oysa TÜSİAD tarafından yaptırılan gelir dağılımı araştırması, yaklaşık 12 yıldır Tayyip Erdoğan tarafından yönetilen Türkiye’nin, OECD ülkeleri arasında Meksika ve Şili’den sonra gelirleri en eşitsiz dağılan 3. ülke olduğunu ortaya koyarken,  2007-2011 döneminde açık farkla gelirleri en fazla artanın, faiz geliri elde eden kesim olduğunu gösteriyor.  Araştırmaya göre ülkedeki tüm ekonomik kesimlerin toplam geliri söz konusu dönemde yüzde 2.4 arttı. Bu kesimler içinde işçi ve memurların oluşturduğu emek kesiminin gelirleri yüzde 3.7, tarım müteşebbislerinin gelirleri yüzde 8.5, diğer müteşebbis gelirleri yüzde 4.8, emekli gelirleri ise sadece yüzde 1.6 artarken, Erdoğan’ın “faiz lobisi” diye adlandırdığı kesiminin gelirlerinde tam yüzde 45.6 artış yaşandı. YURTDIŞINA KÂR AKTARILMASI TEŞVİK EDİLDİErdoğanlı yıllarda, yabancıların kârı yurt dışına aktarması teşvik edildi. 2002 sonundan bu yılın Nisan sonuna kadar olan dönemde dış kredilere ödenen faizler, yabancıların Türkiye’deki doğrudan ve portföy yatırımlarından elde ederek ülkelerine aktardıkları kârlar ve Türkiye’de çalışan yabancıların elde ettiği ücret ve primlerden aktarmalar şeklinde yapılan toplam kaynak transferi 170 milyar doları aştı. Bu dönemde; dış kredilere ödenen faiz 104.8 milyar, sıcak paracıların Borsa ve DİBS’teki portföy yatırımlarından kazanarak ülkesine yaptığı transferler 38.2 milyar, doğrudan yatırımlardan elde edilerek aktarılan kârlar yaklaşık 25.5 milyar ve maaş-primlerden yapılan aktarma 1.7 milyar dolara ulaştı. 13 Haziran 2014 itibariyle Türkiye’de Borsa, DİBS, eurobond ve mevduatta park etmiş 144 milyar dolarlık bir portföye sahip bulunan yabancılar parayla para kazanıp, kârını ülkelerine aktarmaya devam ediyor. BORÇ YİĞİDİN KAMÇISI DEĞİL EKONOMİNİN YUMUŞAK KARNIDIR!Sonuç olarak Erdoğan’ın ekonomi politikaları Türkiye de her alanda EŞİTSİZLİĞİ ciddi oranda arttırdı. Gelir artışının %90’ı en yüksek gelire sahip %5’lik kesime gidiyor. Türkiye’de fırsat eşitsizliği ve gelir dağılımı eşitsizliği öncelikle ele alınması gereken en önemli konulardandır. Erdoğan’ın ekonomi politikaları sonucunda BORÇLANMA / DIŞ TİCARET AÇIĞI / CARİ AÇIK / İŞSİZLİK ve YOKSULLUK çok büyük artış kaydetmiş ve kronik sorun haline gelmiştir. Türkiye’nin sırasıyla eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, iş bulma ve fırsat eşitliğinde yeni bir sayfa açması gerekmektedir. Ayrıca her alanda eşitsizlik giderilerek yeni bir kalkınma hikâyesi yazılmalıdır. Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda BORÇ KRİZİNE sürüklenmemesi ancak üretim eksenli yeni bir kalkınma paradigmasının inşasına ve tasarruf oranlarının arttırılmasına bağlı gözükmektedir. Bu yeni kalkınma stratejisi için bilim ve teknoloji politikalarının planlı bir şekilde hazırlanıp üretim yapısının dönüştürülmesiyle Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkmasında yararlı olacaktır. Bu bağlamda özellikle temel bilimlere yönelik eğitim yatırımlarının kamu tarafından planlı bir şekilde ele alınması yararlı olacaktır. Erdoğan “borç yiğidin kamçısıdır” sözünü ezberlemiş, ama koca Türkiye “borç yiyen kesesinden yer”in canlı örneği haline geldi, bunu gizliyor. Borç yiğidin kamçısı değil Türk ekonomisinin yumuşak karnıdır! Kendisine bir de “Borç ağır bir yüktür” Hadis-i Şerifini de hatırlatalım belki üzerinde etkisi olur.
Reklam