onedio
'Marmara Denizi'nde Metan Çıkışları Tespit Ettik'
17 Ağustos Marmara Depremi'nin 15'nci yıl dönümünde Bursa'nın Mudanya İlçesi'nde, 'Sarsılalım ama yıkılmayalım' konulu panel düzenlendi. Bursa’da düzenlenen panele katılan Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günay Çiftçi, Marmara Denizi’nde sismik araştırmalar yaptıklarını belirterek, 'Yaklaşık 150 kilometrelik fayda metan, hidrokarbon ve gaz hidrat çıkışının tespit ettik. Derinliği 20 kilometre olan fayın ne zaman kırılacağını bugünkü teknolojiyle söylemek mümkün değil. Unutmamalıyız, deprem unutkanlığımızdır' dedi. 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 15’nci yıl dönümünde Bursa’nın Mudanya İlçesi’nde, ’Sarsılalım ama yıkılmayalım’ konulu panel düzenlendi. Mudanya İlçe Belediyesi ve TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından düzenlenen panele, konusunda CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günay Çiftçi, İstanbul Valiliği Afet Koordinasyon Merkezi Eğitimcisi Özden Işık, İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yardımcı Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu katıldı. MUDANYA ZAMAN GEÇMEDEN RİSK PLANI HAZIRLANMALI İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Marmara Denizi’ni baştan başa bölen Kuzey Anadolu fayı ile Mudanya’ya bağlı Tirilye Mahallesi üzerinden geçen Zeytinbağı fayına dikkati çekti. Mudanya için zaman geçmeden bir an önce risk planının hazırlanarak çalışmalara başlanması gerektiğini kaydeden Gündoğdu, tasarım depreminin de iyi belirlenmesi gerektiğini söyledi. Gündoğdu, Prof. Dr. Hakan Kutoğlu ile birlikte Bursa Ovası’ndan geçen fay hattını belirleyen deprem çalışmalarını da anlattı. AZ RİSKLİ ALANLAR RANT İÇİN RİSKLİ ALAN GÖSTERİLİYOR Panelde Mudanya’nın deprem riski ve alınması gereken önlemleri anlatan CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Haluk Eyidoğan da, risk azaltılma ve salınım planı kararlarının alınmasında sivil katılımcılığın önemine dikkati çekti. Mudanya’nın önemli bir risk altında olduğunu belirten Eyidoğan, kaya için zemin özelliklerine bakıldığında Mudanya’nın yatay ivme hareketlerine maruz kalacağını öne sürdü. Kentsel dönüşüme ilişkin uygulama alanları üzerinde iyi çalışılması gerektiğini vurgulayan Eyidoğan, bazı şehirlerde ranta uyumlu az riskli olan alanların, riskli alan gösterilerek üzerinde kentsel dönüşüm yapıldığını söyledi. PİRİ REİS GEMİSİ ÖNEMLİ BULGULAR ELDE ETTİ Kuzey Anadolu Fayı orta kolunun Gemlik Körfezi-İmralı ve Marmara adalarındaki uzantıları hakkında katılımcıları bilgilendiren Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günay Çiftçi de, 'Piri Reis Araştırma Gemisiyle, AB Avrupa Denizleri Gözlem Ağı İstasyonları projesi kapsamında Marmara Denizi’ndeki sismik çalışmalar oldukça önemlidir. Yaklaşık 150 kilometrelik fayda metan, hidrokarbon ve gaz hidrat çıkışının tespit ettik. Derinliği 20 kilometre olan fayın ne zaman kırılacağını bugünkü teknolojiyle söylemek mümkün değil. Unutmamalıyız, deprem unutkanlığımızdır' dedi. Tarık ARSLAN/ MUDANYA,(Bursa),(DHA)
Brandao, Maç Sonrası Motta'ya Kafa Attı
Fransa Ligi'nde oynanan PSG-Bastia maçının ardından Brandao, Thiago Motta'ya kafa attı.Paris Saint Germain takımının Bastia'yı 2-0 yendiği maçın ardından soyunma odasına giden koridorda ortalık karıştı. Bastialı Brandao, hiç kimsenin beklemediği bir anda Paris Saint Germainli başarılı futbolcu Thiago Motta'ya dönüp kafa attı. Bu hareketinden sonra bir anda kaçmaya başlayan Brandao'yu yakalamak isteyen Motta'yı takım arkadaşları tutmaya çalıştı. Eurosport
Maltepe'de Yan Yol Çöktü!
Maltepe D-100 Karayolunda bir otomobil firması inşaatı için yapılan kazı çalışması sırasında göçük meydana geldi.Göçük nedeniyle çöken yanyol, yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Olay dün akşam saat 19.00 sıralarında D-100 karayolu Aydınevler Mevkii'nde bulunan bir otomobil firmasının inşaatı için yapılan kazı çalışması sırasında meydana geldi. Çalışması sırasında yaşanan göçükle birlikte D-100 karayolunun paralelinde bulunan yanyol büyük bir gürültü ile çöktü. Göçüğün ardından yol tamamen araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Olayda herhangi yaralanma ve can kaybı yaşanmadı. Göçük olan alanda Maltepe ana hat su borusunun geçtiği öğrenildi. İSKİ yetkililerinden alınan bilgiye göre boruda herhangi bir zarar meydana gelmediği fakat güvenlik amaçlı hattın bir süreliğine kapatıldığı öğrenildi. Görgü tanıkları ise olayın meydan gelmesinin ardından dolu bir İETT otobüsünün geldiğini ancak yetkililerin durumu farkederek aracı durdurması nedeniyle facianın eşiğinden dönüldüğünü ifade ettiler. Öte yandan göçük alanında yaya kaldırımının bulunduğu yerde yarıklar oluştuğu görüldü. Otomobil firmasının inşaatındaki çalışmalar ise devam ediyor. Haber-Kamera: Ramazan EĞRİ / İSTANBUL DHA
Kuş, Futbolcunun Ağzına Pisledi
Premier Lig'in açılış maçında yaşanan bir olay izleyenleri hayrete düşürdü.Bir ikili mücadelenin ardından Ashley Young takım arkadaşına bir şeyler anlatmak istedi. Manchester Unitedlı futbolcunun arkadaşına seslenişi sırasında kameralar da bu anı yakın plandan çekti. Ne olduysa işte o anda oldu. Sahanın üzerinden geçen bir kuşun pislemesi Young'un ağzına geldi. Tüm dünyanın canlı takip ettiği açılışa ise bu talihsiz olay damga vurdu. Posta
IŞİD'den Arap Aşiretine Katliam: 700 Ölü
Irak-Şam İslam Devleti geçtiğimiz iki haftada 700 kişiyi öldürdü.İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) geçtiğimiz iki haftada Suriye’nin doğusundaki el-Şeytaat adlı Arap aşiretinden 700 kişiyi katlettiğini açıkladı. Aşiret üyelerinin çoğunun kafaları kesilerek öldürüldüğü ifade edildi.CNNTürk
Akıllı Telefon Bağımlılığı Stres Yaratıyor
Tatildesiniz ama bir yandan da uyanır uyanmaz iş yerinize ait e-postalarınızı kontrol ediyorsunuz. Kaldığınız otelde kablosuz internet yoksa veya dağın tepesinde cep telefonunuz çekmiyorsa telaşlanıyorsunuz. Telefonunuzun pili azalmışsa huysuzlanıyor, ofiste değilseniz işlerin ters gideceği endişesi taşıyorsunuz. Bunların hepsi, cep telefonu bağımlılığının yarattığı 'sürekli erişilebilir' olma' stresinin tipik işaretleri. Kimileri için, taşınabilir bağlantı cihazları sabah 9, akşam 5 arası çalışma saatlerinin yarattığı kısıtlamalardan kurtulma fırsatı yarattı. Esnek çalışma yöntemi, iş hayatlarında daha özerk olmalarını ve aileleriyle, arkadaşlarıyla daha fazla vakit geçime imkânı sağladı. Fakat akıllı telefonlar birçoğumuz için ise, kapanıp rahatlamamıza ve kendi pillerimizi şarj etmemize izin vermeyen ceplerimizin tiranları haline dönüştü. Birçok gözlemci, bu sendromdan giderek daha fazla kaygı duymaya başladı. Pittsburgh merkezli yazılım geliştirici Kevin Holesh, iPhone'u için ailesini ve arkadaşlarını ihmal ettiği endişesine kapılınca, cep telefonu kullanımını takibe alan 'Moment' adlı bir cep telefonu uygulaması geliştirdi. Bu uygulama, kullanıcıların cihazlarıyla ne kadar vakit geçirdiklerini görmelerini sağlıyor ve kullanıcının kendi koyduğu sınır aşılınca da uyarılar gönderiyor. Kevin Holesh'in internet sitesinde uygulama şu sözlerle anlatılıyor: 'Moment'ın amacı hayatınızda denge sağlamak. Biraz telefonunuzla, biraz da telefonunuz olmadan çevrenizdeki sevdikleriniz, aileniz ve arkadaşlarınızla geçirdiğiniz vakitten keyif almanız için…' Bazı işverenler, iş ve sosyal hayat arasında denge tutturmanın kolay olmadığını kabul ediyor. Yardıma ihtiyacımız var. Örneğin, Alman otomobil üreticisi Daimler, bazı çalışanları ofisten kopma iradesini gösteremedikleri için 'e-postalar için otomatik silme seçeneği' yarattı. BBC'ye konuşan Coventry Üniversitesi Psikoloji, Davranış ve Başarı Araştırma Merkezi'nde görevli endüstriyel psikolog Dr. Christine Grant, ''Sürekli erişilebilir olma' kültürünün olumsuz etkileri, zihninizin hiçbir zaman dinlenemiyor olması, vücudunuza toparlanması için zaman ayırmıyor olmanız, dolayısıyla da sürekli stresli olma halidir' diyor. Grant, 'Ne kadar yorgun ve stresli olursak, o kadar da hata yaparız. Fiziksel ve zihinsel sağlığımız zarar görür' diye ekliyor. Grant'a göre, dünyanın neresinde olursak olalım iş yerimizle bağlantıda kalabiliyor olmak, derinlerdeki güvensizlik hissini de besliyor. 'Kontrolü bırakmakla ilgili çok büyük kaygılar duyuluyor' diyen Grant şöyle devam ediyor: 'Araştırmamda, hangi zaman diliminde olurlarsa olsunlar sürekli teknolojiyle seyahat ettikleri için 'tükenen' çok sayıda kişiyle karşılaştım.' Özellikle kadınlar tam gün ofis işiyle hastalık riskine karşı daha hassas oluyorlar. Akşam işten eve geliyorlar, bir çay yapıp çocuklarıyla ilgileniyorlar ve sonra gece yatağa gitmeden önce son bir mesai daha yapıyorlar. Dr. Grant'a göre 'Bu üç mesainin sağlığa ciddi etkileri olabilir.' Endüstriyel Tıp Toplumu Başkanı Dr. Alasdair Emslie de 'İngiltere'de her yıl yaklaşık 400 bin kişi iş hayatlarında, kendilerini hasta edecek seviyelerde stres yaşadıklarını söylüyor' diyor ve şu yorumu yapıyor: 'Teknolojideki değişimler bunda payı olan etkenlerden biri. Özellikle de çalışanlar kendilerini giderek artan talebe karşılık veremeyecek gibi hissediyor veya iş yükünü kaldırmakta yetersiz kalıyorlarsa.' İngiltere medya denetim kurumu Ofcom'un verilerine göre İngiltere'de yetişkinlerin yüzde 61'i akıllı telefonları olduğunu söylüyor ve ev içinde tablet bilgisayar kullanım oranı da geçen seneye göre neredeyse iki kat artarak yüzde 44'e çıktı. Ofcom, özellikle akıllı telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla beraber 2010 yılından bu yana, günlük toplam medya tüketiminin 8 saat 48 dakikadan, 11 saate çıktığını belirtiyor. Bu rakamlar, medya araçlarına ayırdığımız saatlerin uygu saatlerinden fazla olduğunu gösteriyor. İnternet bağlantılı akıllı telefonların sayısı arttıkça, kullanımımıza sunulan verilerin sayısı da bir o kadar artıyor. Danışmanlık şirketi PwC'de çalışan Michael Rendell, bu durumun bir nevi 'karar verme felci' yarattığı görüşünde. Rendell bu yorumunu şöyle açıklıyor: 'Bu, iş yerinde daha çok stres yaratıyor, çünkü daha geniş bir veri ve iletişim ağına sahip oluyorsunuz, bunların hepsini aynı anda idare etmek zor.' 'Bu da karar vermenizi güçleştiriyor, çoğu da daha az üretici hale geliyor çünkü tüm bunlar kişileri bunaltıyor ve hiçbir zaman ofisten kaçamayacakları hissine kapılıyorlar.' PwC'nin 'İşin Geleceği, 2022'ye yolculuk' başlıklı raporu için tüm dünya genelinde 50 bin işçiyle görüşüldü. Danışman Rendell'e göre, 'İngiltere'de işgücü, daha geniş iletişim ağları ve daha çok veriye erişim sağlanmasına rağmen, geçmişe kıyasla daha üretici değil.' Blake Morgan avukatlık bürosundan Tim Forer de bu görüşe şu ifadesiyle katılıyor: 'Neden maaşlar enflasyonla uyumlu artmadı? Çünkü daha az iş yapan daha çok insan var.' 'Çoğu üretici olmadan geçen zaman diliminde e-postaları kontrol etmek de iş sayılıyor.' İş hayatını ve sosyal yaşamı birbirinden ayıran çizginin teknolojiyle beraber bulanıklaşması yalnızca çalışanlar için bir sağlık ve güvenlik sorunu değil. Şirketler için de olası ciddi sonuçları var. Avukat Forer, 'Avrupa Çalışma Saatleri Yönetmeliği'ne göre bir çalışma haftası 48 saatle sınırlandırılıyor, bu da her 24 saatlik çalışma dilimi arasında 11 saatlik ara almanız anlamına gelir' diyor. 'Fakat eğer, sabah uyandığınızda ilk iş olarak ve gece yatarken de son iş olarak cep telefonu mesajlarınızı ve e-postlarınızı kontrol ederseniz bu zaman dilimlerinden de çıkmış olursunuz.' Avukat Forer'e göre bu durum da çalışanlarına karşı yasal yükümlülüklerini de riske atıyor. Yazılım şirketi SolarWinds, bilişim teknolojileri şirketleri için faaliyet halinde olmadıkları bir zaman diliminin olmamasının şirketler üzerinde ekstra baskı yarattığını söylüyor. Çalışanlar iş yerindeki uygulamalara giderek daha bağımlı hale geliyor fakat aynı zamanda da işlerin ters gitmesi durumunda daha hoşgörüsüz oluyor. SolarWinds'in araştırmasına göre çalışanların yarısından fazlası kendilerinden daha hızla çalışmaları ve bu yeni 'bağlanabilirlik' durumunun sonucu olarak işlerini verilen süreden önce tamamlamaları yönünde beklenti olduğu hissine kapılıyor. Aynı zamanda neredeyse yarısı da, işverenlerin artık kendilerinden nerede olurlarsa olsunlar sürekli 'çalışabilir halde ve müsait' olmalarını beklediğine inanıyor. Tabi cep telefonu şirketleri ve diğer teknoloji firmaları da mobil bağlanabilirlik durumunun faydalı olduğu, zarar vermediği görüşünü savunurken, birçok genç, ofis çalışanı ve kendi işinin sahibi olanlar da bu görüşe katılır. Samsung UK'de girişim birimi başkan yardımcısı Graham Long, 'Akıllı telefonlar, tabletler… bunlar çevik ve esnek çalışma sağlıyor, bundan da hem iş verenler hem de aynı şekilde çalışanlar da faydalanıyor' diyor. Aruba Networks üst düzey yöneticisi Chris Kozup ise, 'The Future laboratuvarlarıyla ortak yaptığımız araştırma sonunda, 'sürekli erişilebilir olma' fikrinin ve sürekli bağlantıda olma durumunun aslında çalışanların iş ve sosyal hayat dengesini sağlamalarına yardımcı olduğunu gördük' yorumunu yapıyor. Burada kilit, yeni esnek çalışma düzeninin sizin işinize yaracak şekilde ele düzenlemeniz ve akıllı telefon kullanımınızla ilgili belirli bir disiplinde olmanızdır. Eğer plaja inme hazırlığındaysanız, e-posta uyarılarınızı 'ofis dışında' konumuna getirin, telefonunuzu kapatın, yatağa giderken erişime kapatın ve Dr. Grant'e kulak verin: 'Eğer bir sorun varsa, bunu çözebilecek sizden başka kimsenin bulunmaması şaşırtıcı olurdu.'BBC Türkçe
Reklam
Para Vermeyen Tarantino'nun Fragmanını İzleyemeyecek
ABD'li yönetmen Quentin Tarantino, senaryosunun internete sızmasıyla gündeme gelen The Hateful Eight adlı filminin fragmanının yalnızca sinemada ve Sin City: A Dame to Kill For'dan önce izlenebileceğini açıkladı.ABD ’li yönetmen Quentin Tarantino, The Hateful Eight adlı filminin fragmanının yalnızca Sin City: A Dame to Kill For’un gösterimlerinden önce izlenebileceğini açıkladı. Telegraph'ın haberine göre, fragmanı izlemek isteyenlerin sinema biletine para vermesi gerekiyor. Serinin ilk filmi Sin City’nin bir sahnesini yöneten Tarantino’nun kararı sinemaseverleri şaşırttı. The Hateful Eight’in senaryosunun sızdırılmasıyla sinirlenen ve projeyi bir süreliğine rafa kaldıran ünlü yönetmen, daha sonra kararından vazgeçerek filmin 2015’in başlarında vizyona gireceğini duyurmuştu. CNNTürk
Reklam
Android Telefonlar Düşen Fiyat Ortalamasıyla Rakipleriyle Arayı Açıyor
IDC şirketi tarafından yapılan araştırma, ikinci çeyrekte nakliyatı yapılan Android telefonların yarısından fazlasının 200 doların altında olduğunu ortaya koydu. Android, düşen fiyat ortalamasıyla rakipleriyle de arasını açtı. Araştırma şirketi IDC (International Data Corporation) tarafından yapılan yeni bir piyasa araştırması, Android işletim sistemiyle çalışan telefonların fiyatlarında çok ciddi bir düşüş yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre, ikinci çeyrekte nakliyatı yapılan Android telefonların yüzde 58.6'sının fiyatı 200 doların altındaydı. Raporda, fiyat düşüşünün en büyük sebebi olarak Lenovo ve Xiaomi gibi Çinli üreticiler gösterildi. Çinli markalar, yerel piyasalarındaki müşterilerin büyük kısmı pahalı telefonlar tercih edemediği için ucuz telefon stratejilerini giderek güçlendirdi. Ucuz telefonların Android piyasasına egemen olmaya başlamasıyla en büyük zararı gören firma ise Samsung olarak gösterildi. Samsung marka Android telefonların satışı azalsa da, Adroid ucuz telefonlar sayesinde küresel piyasayı da ele geçirmiş durumda. İkinci çeyrekte Windows Phone yüzde 2.5, iOS ise yüzde 11.7 paya sahipken, Android yüzde 84.7 ile küresel piyasaya damgasını vurdu. Apple, iPhone'lar ile fiyat çizgisini belli bir seviyenin üzerinde tutarken, Nokia da Lumia 520'nin ardından ucuz modellerini içerik telefonlarıyla sürdürüyor. Kaynak: Al Jazeera
Angelina Jolie'den Brad Pitt'e Sevişme Yasağı
Angelina Jolie Brad Pitt’e sevişme yasağı getirdi. Brad Pitt eşi Angelina Jolie dışında hiç bir sanatçı ile sevişme sahnesinin yer aldığı filmde oynayamayacak. Europress ajansında yer alan haberde, Jolie’nin, Mr. & Mrs. Smith filminde Brad Pitt’in Jennifer Aniston ile beraberken kendisine aşık olma olayının aynısının kendi başına gelmesinden korktuğunu ileri sürdü. Bu endişe ile Brad Pitt’in en son sevişme sahnesinin “ Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi” filminde yaşandığını hatırlatan ajans, o tarihten bu yana yakışıklı aktörün cesur aşk sahnelerin yaşandığı sahneye rastlanmadığını vurguladı. Brad Pitt bu filmde en son Cate Blunchett ile sevişmişti. Europress ajansı, Brad Pitt’i sevişme sahnelerinde görmek isteyen sinamaseverlerin Angelina Jolie ile beraber olacağı filmleri beklemek zorunda olduğunada yer vererek buna örnek olarakda Angelina Jolie’nin yazdığı, yönettiği ve başrollerini paylaştığı “By the sea” filmini gösterdi.Mehmet ÇİFTÇİ - MADRİD / (DHA)
Gaziantep'te Yine Suriyeli Kavgası: 2 Yaralı
Gaziantep'te, alkollü olduğu sürülen bir grup genç ile Suriyeli aile arasında çıkan kavgada 2 kişi yaralandı. Yaşanan olayın ardından saldırıya uğrayan Suriyeli aile tahliye edildi. Gaziantep'te Suriyeli kiracının ev sahibini öldürmesi sonrası başlayan gerilim bugün farklı bir mahallede kavgaya dönüştü.Alkollü olduğu sürülen bir grup genç ile Suriyeli aile arasında çıkan kavgada 2 kişi yaralandı. Yaşanan olayın ardından saldırıya uğrayan Suriyeli aile tahliye edildi. Olay, akşam saatlerinde Kocaoğlan Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre mahalledeki parka gelerek alkol aldığı ileri sürülen Nurettin S. ve Murat N., bir süre sonra Suriyeli bir ailenin yaşadığı dükkana giderek çıkmalarını söyledi. Yaşadıkları yerden çıkmayacaklarını söyleyen Suriyeliler ile Nurettin S. ve Murat N. arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavgada vücutlarına aldıkları darbelerle yaralanan Nurettin S. ve Murat N. çevredekilerin çağırdığı ambulansla Dr. Ersin Arslan Devlet Hastanesi'ne götürüldü. SURİYELİ AİLE TAHLİYE EDİLDİ Polis, olayın ardından kavgaya karıştığı saptanan bazı Suriyelileri gözaltına aldı. Yaşanan gerginliğin büyüme ihtimalini önlemek amacıyla da dükkanda yaşayan Suriyeli aile tahliye edildi. Polis tarafından tahliye edilen Suriyeli ailenin, misafirhanede tutulduktan sonra yarın kampa gönderileceği bildirildi. Polis ekipleri, olayın ardından mahallede geniş güvenlik önlemi aldı. GAZİANTEP/DHA
Reklam
Soma'lı Madenci: 'Meclis'ten Arandığıma İnanamadım'
Soma’da en büyük kayıpların verildiği S panolarından 57 ekip arkadaşından tek sağ kurtulan 10 yıllık madenci İbrahim Genç, Meclis Soma Komisyonu’ndan aranınca inanmadı.“Bizim ekipten 57 kişi girdi, 56 kişi öldü, diğer arkadaşlarım öldü, tek ben çıktım ama “Geçmiş olsun.” diye dahi aranmadım. Hiçbir şirket yetkilisi olsun, devlet yetkilisi olsun veya diğer kimseler olsun, hiç kimse beni arayıp sormadı” diyen Genç, Meclis’ten arandığını söylediklerinde ‘şüphe’ duyduğunu anlattı. Genç’in, “Acaba doğru bir yerden mi aranıyorum, yoksa üçkâğıt mı?” Ben bunu düşündüm. Araştırdım sonra, doğruymuş, tamam, kabul ettim buraya gelmeyi” dedi. Kimsenin kendisini arayıp sormamasını, “Sitemim var” diye ifade etti. TBMM Soma Maden Kazasını Araştırma Komisyonu’nun 7 Ağustos tarihli tutanaklarında İbrahim Genç, tedavi görmek için kendi olanaklarıyla psikolog arayışını ve devlete sitemlerini şöyle anlattı: İBRAHİM GENÇ – On yıldır Soma Kömür İşletmelerinde, daha öncesinde de bu “Balcı…” adındaydı, daha sonrasında Soma Kömür İşletmeleri olarak 2009’dan beri Eynezbölgesinde çalışıyorum. BAŞKAN – Sen her konuda rahat konuşabilirsin, istediğin şekilde konuş, buyur. İBRAHİM GENÇ – Bu olayın üzerinden çok zaman geçti, çok gün geçti ama oradan tek kurtulmamdan kimsenin haberi yokmuş gibi oldu. Sizin aramanız dahi bana şey geldi… BAŞKAN – Sürpriz oldu. İBRAHİM GENÇ – Şüpheci geldi, “Sürpriz” demeyeyim, şüpheci geldi. Acaba doğru bir yerden mi aranıyorum? “Meclisten aranıyorsun.” dediler ama şu ana kadar beni hiç kimse aramamış, sormamış. Ondan sonra araştırdım -böyle bir Komisyonun oluşturulduğundan dahi bir bilgim yoktu benim- böyle bir Komisyon kurulmuş. Neticesinde, hiç kimse aramadı. Biz taşeron sistemiyle çalışıyoruz, kendi taşeronum dahi beni aramadı. Bir de ben taşerondan çıkan tek kişiyim. Bizim ekipten 57 kişi girdi, 56 kişi öldü, diğer arkadaşlarım öldü, tek ben çıktım ama “Geçmiş olsun.” diye dahi aranmadım. YUSUF KOÇHAN – Aynı, hepimiz aynı. İBRAHİM GENÇ – Ben psikolojik tedavi görmek için psikologları kendim buldum. Bir devlet kuruluşu olsun, özel bir kuruluş olsun gelip beni hiç aramadı bile. Yani ölen arkadaşlarımıza saygımız sonsuz, Allah rahmet eylesin ama sözle dahi olsa bütün her şeyi ölenlerin üzerinden yürütmeye çalıştılar ama ne kadar yürütülüyor bilgim yok. Psikolojik tedavi için ben kendim buldum, araştırdım. Soma’da çok yer gezdim, en sonunda bir yer kurmuşlar, AFAD’ın bir birimi herhâlde, orada ben kendim tedavi görüyorum. Bu tedavi her hafta değişik doktorların gelmesiyle oluyor. Dediler ki: “Sürekli bir doktorla görüşmen gerekiyor.” İzmir’de bir tane doktorla anlaşmışlar ama ben dedim ki: Benim her zaman İzmir’e gidip gelmeye bütçem yetmez, bu karşılanırsa öyle gidebilirim. O da olumsuz çıktı karşıma. Kendimce böyle bir sitemim var, aranmadığımdan dolayı sitemim var. Çevremdeki arkadaşlarım ailelerine gösteriyor sokakta dolaşırken, eşine diyor ki: “Bak bu çıkan tek arkadaş.” Bunu arkadaşlarım bile biliyor ama hiçbir şirket yetkilisi olsun, devlet yetkilisi olsun veya diğer kimseler olsun, hiç kimse beni arayıp sormadı. İki defa Kızılay’dan yardım kolisi geldi, bir de Kaymakamlığın verdiği 500’er lira. İki defa para aldık. Yani yapılan yardım bu. Maddi anlamdaki sıkıntılarımız, herkesin vardır ama benim öncelikle manevi anlamda, geçmiş olsun babında en azından benim taşeronum veya bir şirket yetkilisi, oradan tek çıkmışım, herkes bunu biliyor, kimse çıkıp da aramadı beni. Böyle bir sitemim var. Sizin aramanız dahi bana şüpheci geldi, “Acaba doğrubir yerden mi aranıyorum, yoksa üçkâğıt mı?” Ben bunu düşündüm. Araştırdım sonra, doğruymuş, tamam, kabul ettim buraya gelmeyi. Sitemim bu. Zete
Arkadaşlık ve Anne Sevgisi | Müziğin Ruhu
Nut çirkin sesi ve eski bir gitar ile şarkı söylediği için arkadaşlarının dalga konusu oldu. Arkadaşları yüzüne karşı ve arkasından onunla sürekli dalga geçtiler. Ta ki onun neden sokakta şakı söylediğini anlayana kadar! (Gerçek hikayeden alınma)
Operatörler Deprem Sonrasına Hazırlanıyor
Önceki deneyimler deprem sırasında GSM şebekelerinin çökeceğini söylüyor. Operatörler ise şebekelerinin deprem sonrası faaliyette kalması için hazırlık yapıyor.Deprem anında mobil iletişimin sağlanması sadece Türkiye'de değil tüm dünyada yaşanan bir sıkıntı. Aynı anda milyonlarca abonenin telefona sarılması şebekeleri kilitlediği için bu gibi durumlarda iletişimin sağlanması ayrı bir önem taşıyor. Özellikle arama kurtarma faaliyetlerini yapanlar için bu iletişim çok önemli. Deprem sırasında bu iletişimi sağlamak çok mümkün olmasa da alınacak önlemlerle deprem sonrasında iletişim konusunda pozitif ilerleme sağlanabiliyor. Türkiye'de faaliyet gösteren Turkcell, Vodafone Türkiye ve Avea deprem sonrasında iletişimin kesilmemesi için hazırlıklar yapıyor. Van depremi örnek oldu 1999 yılında yaşanan Marmara depremi sonrasında hazırlıksız yakalanan operatörler bu tip felaketler sonrasındaki iletişim için çalışmalara başladılar. Bu çalışmaların en son örneği ise 2011 yılında yaşanan Van depremi oldu. Bu deprem sonrasında 3 operatör de bölgeye özel ekipler sevk ederek iletişimin kesintisiz olarak yaşanması için çalışmalar yaptı. Her 3 operatör de şebeke yoğunluğunu bu bölgeye kaydırarak, yakın illerdeki ekipleri Van'a gönderdi. Ayrıca mobil baz istasyonları ile bölgedeki iletişimin kesintisiz olarak yaşanması sağlandı. Yine her 3 operatör de bölgede yaşayanlara ücretsiz dakika ve SMS yüklemesi yaptı, faturalarını belli sürelerle erteledi. Ayrıca GSM operatörleri bölgedeki afet merkezlerinin iletişim altyapısına destek için çalışmalarda da bulundu.Fiber önemli hale geliyor Son yıllarda GSM altyapısının güçlendirilmesi için kullanılan fiber teknolojisi afet durumlarında da öne çıkmaya başladı. Yeraltındaki kablolardan ışık yardımı ile bilgi aktaran fiber teknoloji Türkiye'de yaygınlaşmaya başladı. BTK verilerine göre 2014 yılının ilk çeyreğinde Türkiye'deki 34 milyon genişbant internet abonesinin 1.227 milyonu fiber altyapısını kullanıyor. Fiber altyapısı sadece bireysel değil aynı zamanda kurumsal olarak da tercih edilen bir bağlantı türü. Günümüzde özellike felaket durumlarında GSM şebekesinin iletişim yükünün bir kısmı fibere yönlendiriliyor. Günlük kullanımda da tercih edilen bu yöntem kablosuz iletişim teknolojilerine göre daha güvenli ve hızlı. Hem Turkcell, hem Vodafone Türkiye hem de Avea'nın kullandığı fiber altyapılar bulunuyor ve gerek normal zamanda gerekse felaket durumunda bu teknoloji kullanılıyor. Turkcell'in çalışmaları Turkcell olası bir depremde yaşanabilecek iletişim sorunları için hazırlıklar yapıyor. Özellikle iş sürekliliğin ve kesintisiz iletişimin sağlanması için uluslararası bir standart olan ISO 22301'i alan Turkcell, İstanbul Deprem Tatbikatı adını verdiği bir çalışma ile çalışanlarını ve şebekesini olası durumlara karşı test ediyor. Vodafone Türkiye Vodafone Türkiye'de iş sürekliliğinin sağlanması konusundaki standart olan ISO 22301 ve ISO 27001'i alarak bu alanda çalışmalar yapıyor. AFAD ile çalışmalar yapan Vodafone Türkiye, Acil Durum Tatbikatları'na hazırlık yapıyor. AKUT ile de ortak çalışmaları bulunan Vodafone'da çalışanlar bu dernekten eğitim alıyorlar. Avea da önlem alıyor Deprem sonrası iletişim konusunda çalışmalar yapan Avea, Kriz Yönetim Organizasyonu ile olası sorunların önüne geçiyor. Avea bu çalışmalara ek olarak şebeke yapısının eksiksiz olarak çalışmasını sağlayacak 'Pool' yapısına geçiş yapıyor. Bu yapıda ana bir santral kullanılamaz hale gelse de diğer santrallerin altyapıyı devralmasıyla beraber sistemin sürekliliğini sağlıyor. BTK'nın da çalışmaları var Sektörü düzenleyen kurum olan Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurusu BTK da felaket sonrası iletişim konusunda çalışmaları yapıyor. Ülke genelinde felaket senaryoları üzerinde çalışan kurum bu amaçla bünyesinde Afet ve Acil durum Haberleşme Grubu kuran BTK, bu gibi durumlar için önlem alıyor. Ancak konunun detayları konusunda açıklama yapmayan BTK, çalışmaların ne aşamada olduğu ile ilgili bilgi vermedi. Çok büyük depremlerde sıkıntı olabilir Operatörler nisbeten küçük alanları etkileyen depremlerde felaket senaryolarını başarı ile hayata geçirse de büyük alanları ve çok fazla kişiyi etkileyen depremler için alınan bu önlemlerin ne kadar faydalı olacağı bilinmiyor. Özellikel BTK gibi bir kurum çatısında bu çalışmaların yapılmasının uzun vadede daha fayda sağlayacağı düşünülüyor. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Diyarbakır'da PKK'lı Teröristin Heykeli Dikildi
Diyarbakır Lice'de PKK'nın ilk silahlı eylemini yapan ve bir askeri şehit eden terörist Mahsum Korkmaz'ın heykeli dikildi. PKK 15 Ağustos 1984'te Eruh ve Şemdinli'yi basıp 1 askeri şehit ederek silahlı terör olaylarını başlatmıştı. Bu olayların 30. yıldönümünde PKK'lı teröristlerin gömüldüğü Diyarbakır Lice'deki sözde 'Şehit Harun Şehitliği'nde tören düzenlendi. Posta'daki habere göre Eruh ve Şemdinli baskınlarını yapan PKK'lı teröristlerin başı Mahsum Korkmaz'ın mezarlığın girişindeki dev heykelin açılışı da bu tören sırasında yapıldı. Güvenlik güçleri ne olay yerine geldi, ne de uyarıda bulundu. Milliyet
İstanbul'da Bin Polisle Geniş Çaplı Operasyon
İstanbul Esenler'de yaklaşık bin polisin katılımıyla narkotik ve asayiş suçlarına ilişkin geniş kapsamlı bir operasyon gerçekleştiriliyorEsenler'de 2 bölgede yürütülen operasyonlarda giriş-çıkışları kontrol altına alınan sokaklarda kişilerin üst araması ve GBT sorgulaması yapılıyor. İlçedeki araçlar kontrolden geçiriliyor, kıraathane ve internet kafelerde denetim gerçekleştiriliyor. DHA'nın haberine göre, polis helikopterinin havadan destek verdiği operasyona, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yanı sıra Asayiş, Özel Harekat ve çevik kuvvet ekipleri ile motosikletli polis timleri de katılıyor. Genel olarak narkotik ve asayiş suçlarına yönelik yürütülen operasyonda, bin polis görev alıyor.T24
Reklam
Çocuk Damat ve Gelinin Ailesinden Komik Savunma
Bursa'da çocuk damat ve gelin haberi ortalığı ayağa kaldırdıBursa'da çocuk damat ve gelin haberi ortalığı ayağa kaldırdı. Çouk polisi ve aile bakanlığı devreye girdi, yapılan araştırmada olayın düğün değil beşik kertmesi ve nişan eğlencesi olduğu belirlendi.Roman aileler çocuklarının evlerinin dahi ayrı olduğunu, cinsellik yaşanmadığını, düğünü on yıl sonra düşündüklerini açıkladılar. Bursa’da yaşları küçük kızla çocuğun evlendiği haberleri Aile Bakanlığı ile çocuk polisini harekete geçirdi. Yapılan araştırmada olayın evlilik değil, beşik kertmesi eğlencesi olduğu ortaya çıktı. Roman aileler düğün haberine tepki gösterirken, 'Biz çocuklarımızı 10 yıl sonra evlendireceğiz. Evlilik haberleri yanlış' dedi. Çocuk polisinin araştırmasında resmi yaşları 12 olan kız ve çocuğun ayrı evlerde yaşadıkları, ailelerinin beyanına göre herhangi bir cinsellik de yaşanmadığı kaydedildi. Alınan bilgiye göre, merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi’nde oturan ve resmi yaşları 12 olan S.P. ile merkez Osmangazi ilçesinde oturan C.Ş.’nin eğlence görüntüleri düğün diye kamuoyuna lanse edilince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü ve Çocuk Şube Müdürlüğü harekete geçti. Savcılığın talimatıyla polis ilk önce iki ailenin büyüklerine ulaştı. Daha sonra kız ve oğlan, Çocuk Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Aile fertlerinin kıza ilerleyen süreçte başka talipli çıkmaması için kendi aralarında beşik kertmesi dedikleri bir eğlence tertip edip gelinlik giydirdiği, sokakta eğlence yapmak için de polis merkezinden izin aldığı ifade edildi. Aile, çocuk düğünü haberlerine tepki gösterirken, düğünü 10 yıl sonra yapacaklarını kaydetti. Erkek çocuğu ve kızın ayrı ayrı evlerde oturduğu öğrenildi. S.P. isimli kızın yaşının daha yüksek olduğu, gerçek yaşının belirlenmesi için de kemik testi yapılacağı bildirildi. Polis ve Aile Bakanlığı’nın cinsel istismar olup olmadığı yönünden savcılığın izniyle soruşturma başlatacağı kaydedildi. Aile Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın da devreye girerek çocukların okula gönderilmesi konusunda teşebbüste bulunacağı ifade edildi. Posta
5 Bin Saat Çalışıp Notre Dame Katedrali'ni Yeniden Yaptılar!
Popüler video oyunu Assassin's Creed'in gelecek yeni serisinde yapımcı şirket Ubisoft Entertainment'a ait Montreal Stüdyo Notre Dame Katedrali'ni yeniden yaratmak için tam 5 bin çalışma saati (208) gün harcadı.Çığır açan video oyunlarının Hollywood'ın en iyi filmlerini bile geride bıraktığı bir zamanda Ubisoft detaylara yoğunlaşarak çocuksu oyunlar yerine kaliteli sanat eserlerini andıran oyunlar yaratıyor. Altı yıllık oyunun yedinci serisi Assassin's Creed Unity açık dünyada geçen bir macera oyunu. Oyun Fransız İhtilali sırasında geçiyor. İnsanların Bastille hapishanesini bastığı ve Kral Louis'i öldürdüğü bir şehirde. CNNTürk
Reklam