onedio
Foursquare, Swarm'ı Windows Phone'a Getirdi
Milyonlarca kullanıcı, yer bildirimi yapmak ve yeni mekanlar keşfedip mekanlar hakkında yapılan yorumları görmek için Foursquare kullanıyordu. Ancak son zamanlarda Foursquare bir değişim sürecine girdi ve bu esnada Swarm isimli uygulama ile karşılaştık. Foursquare'ın check-in, yani yer bildirim özelliğini üzerine alan bu uygulama, yine Foursquare ile birlikte çalışıyor ve nerede olduğunuzu, yakınınızda kimlerin olduğunu göstererek iletişim kurmanızı sağlıyor. Foursquare ise, daha çok keşfetme odaklı, mekan, yiyecek, içecek ve daha birçok şeyi tavsiye etme üzerine kurulu sisteme geçiş yaptı. Ve Foursquare, Android ve iOS'un ardından Swarm uygulamasını Windows Phone kullanıcıları için de indirilmeye sunduğunu duyurdu. Uygulamayı ücretsiz olarak cihazınıza indirebiliyorsunuz. Detaylar için bu sayfaya göz atabilirsiniz. Birçok kullanıcı Foursquare'ın yeni halinden memnun değil ve Swarm'a da gerek olmadığını düşünüyor. Siz ne dersiniz, kullanıyor musunuz?teknokulis
Siyah-Beyaz Bir Hayat
Türk futbolunun ve Beşiktaş’ın unutulmaz isimlerinde biri olan Beşiktaş Kulübü Onursal Başkanı Süleyman Seba hayatını kaybetti. Beşiktaş’ın efsane başkanının siyah-beyazlar içinde geçen ömründen kesitler…
Fatih Portakal : 'Atatürk'ün Resmi Rahatsız mı Ediyor Sizi?'
Haberi izleyin nedenini öğrenin. ' Polisler ise Atatürk panolarının asılacağı yerlere kamu araçlarını koyarak engel oluyorlar.' ' Vali çok saçma nedenler ile panolara izin vermiyor. 've Fatih Portakal abimiz haberi çok güzel yorumluyor..
Reklam
IŞİD'in Babasını Öldürdüğünü Facebook'tan Öğrendi...
Türkiye'ye sığınan Ezidiler, 90'larda boşaltılan köylere yerleştiriliyor. Halef Nuro, IŞİD tarafından başı kesilen babasının fotoğrafını Facebook'ta gördüğünü ağlayarak anlattı. Şengal’deki katliamdan kaçan binlerce Ezidi, Türkiye’ye sığınıyor. Halen 3 bine yakın Ezidi, pasaportları yanlarında olmadığı için Silopi sınırında bekliyor. Türkiye’ye giriş yapabilenler ise Batman başta olmak üzere Diyarbakır, Silopi, Midyat ve Viranşehir gibi kentlere yerleştirildi. Milliyet’ten Aziz Fidancı ’nın haberine göre, Batman’da Belediye Konukevi, otel ve evlerde barındırılan Ezidiler için, 1990’larda boşaltılan ve şu anda bazıları harabe durumunda olan Ezidi köyleri hazırlanıyor. Savaştan kaçan çocukların savaşın psikolojisini üzerlerinden atması için gönüllü psikologlar her gün Musa Anter Halk Evi’ne gelip çocuklarla ilgileniyor. Katliamdan kurtulanların anlattıkları ise yürekleri dağlıyor. Halef Nuro, babasının kesik başını Facebook’ta gördüğünü şöyle anlattı: “IŞİD geldiğinde kaçmaya başladık. Ailem orda kaldı. Türkiye’ye geldiğim sekizinci gün yakınlarım Facebook’ta babamın fotoğrafını gösterdiler. Fotoğrafta babamın elindeki su şişesi yanına düşmüş ve kafası kesilmiş. Buna kalbim nasıl dayanır? Soruyorum tüm insanlığa: Kim babasının kellesini yerde görüp dayanır bu acıya?” Annesi, kız kardeşi, yengesi ve beş çocuğundan haber alamadığını belirten Hazin Xelef, “Çocuklarımın yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum. Şengal’den bin 600 kadını kaçırdılar. Bunları Musul ve Telafer’e götürdüklerini biliyoruz” dedi. Mirza Şêx Ebo ise, kardeşi Ali Mirzo Ebo ile oğlu Dılşer Ali’nin kimliklerine bakılarak köy meydanında kurşuna dizildiğini söyledi. Raze Nazık da “Batman’da bize kucak açan herkese minnettarız. Şimdi çocuklarımıza yeni yaşam alanları oluşturmak zorundayız. Ufak bir ses gelse çocuklarımız hemen yanımıza toplanıyor. Oynadıkları balon patlayınca korkuyorlar, bomba veya silah sanıyorlar” diye konuştu. Fakirköy’de 47 Ezidi evi var ama 4 hane yaşıyor. 1990’larda yaşananlar nedeniyle köylülerin çoğu Avrupa’ya gittikleri söyleniyor. Almanya’dan tatil için gelen Nuri Tunay, “Irak’tan gelen Ezidiler perişanlık ve sefalet içerisindeler. 30-40 yıl oturduğumuz ev harabe durumda. Diğer ev onarılırsa kalınabilir. Bu evleri onlara veriyorum. Tadilat noktasında da elimden geleni yapmaya hazırım” dedi.Milliyet
Milli Eğitim'den Korsan Kitap!
Muş Milli Eğitim Müdürü ve kamu görevlilerine korsan kitap soruşturması...Muş Milli Eğitim Müdürü ile yetkili kamu görevlileri hakkında, “10 Okula 10 Bin Kitap” kampanyası adı altında, okullara korsan kitap dağıtmak suçlamasıyla soruşturma açıldı. Cumhuriyet'in haberine göre, 2 yıl önce bir öğretmenin ihbarıyla ortaya çıkan olayda, valilik soruşturma izni vermemişti ancak Van Bölge İdare Mahkemesi, açılan itiraz dava sonucunda ilgililerin soruşturulmasına hükmetti. Van Bölge İdare Mahkemesi’nin kararında, kampanya çerçevesinde okullara dağıtılan kitapların bir kısmının bandrolsüz, bir kısmının da korsan olduğu şüphesi uyandıracak şekilde hatalı basıldığının okul müdürlüklerince tutanağa bağlanmasına rağmen, Muş Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbar edilmediği vurgulandı. Ayrıca kitapların ilgili firmaya geri iade edildiğine dikkat çekilen kararda, bu durumun hazırlık soruşturması yapılmasını gerektirecek nitelikte olduğu belirtilerek, İl Milli Eğitim Müdürü A.T. ve milli eğitim müdürlüğündeki diğer yetkili kamu görevlileri hakkında soruşturma açılmasına karar verildi. Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği’nin savcılığa verdiği şikâyet dilekçesinden devlet okullarında dağıtılan kitapların ihale ile Konya’daki bir firmadan alındığını belirtiliyor. Dilekçede, Konya’daki firma hakkında daha önce de korsan kitapla ilgili birçok dava açıldığı vurgulanıyor.Cumhuriyet
Reklam
Meryem Uzerli'nin 7 Şartı Var
Tüm Türkiye’yi ekran başına kilitleyen ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisinde canlandırdığı Hürrem Sultan karakteri ile bir anda üne kavuşan Meryem Uzerli, yeni bir proje ile dönüyor. Ünlü dizi bitmeden ‘tükenmişlik sendromu’ nedeniyle Türkiye’den ayrılıp Almanya’ya dönen Uzerli’nin, yeni bir projede yer alması için uzun süredir yapımcılar peşindeydi. Kısa bir süre önce anne olan Uzerli, sonunda Star TV ile 2 milyon liraya anlaştı. Ancak 7 şartının yerine getirilmesi koşuluyla. Bu şartlara göre Uzerli, ücretine yüzde 100 zam yaptı. Star TV ile 2 yıllık anlaşma için 2 milyon TL’ye anlaştı. Seçtiği yapımcının dizisinde oynama şartı da getiren Uzerli, bölüm başına 60 bin TL alacak. Yapımcılar Uzerli’ye İstanbul’da ev tutacak ve ücretini de karşılayacak. Haftanın üç günü Almanya’ya gidecek olan Uzerli’nin uçak biletleri de yapımcılardan olacak. Uzerli’nin en önemli şartı ise set süresinin asla 9 saati aşmaması. Ünlü oyuncu, bu şartlarla yeniden tükenmişlik sendromuna yakalanma riskini tamamen ortadan kaldırmışa benziyor.GAZETEPORT / MAGAZİN 
Kadına Yönelik Şiddetin Haritası
Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre geçen yıl ülke genelinde kadına yönelik 12 bin 946 şiddet olayı gerçekleşti. En çok şiddet 1213 vakayla İzmir’de yaşandı. Şiddet tablosunda İzmir'i Bursa ve Ankara takip ediyor... Sağlık Bakanlığı, kadına yönelik şiddet olaylarının haritasını çıkardı. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 2013’te kadına yönelik 12 bin 946 şiddet olayı gerçekleştiğini açıklarken, en çok şiddetin 1213 vaka ile İzmir’de yaşandığını belirtti. Müezzinoğlu, İzmir’i, 828 vaka ile Bursa’nın, 809 vaka ile Ankara’nın, 735 vaka ile de Tekirdağ’ın takip ettiğini kaydetti.  Önder Yılmaz'ın Milliyet'te yer alan haberine göre kadına yönelik şiddetin daha çok olduğu düşünülen doğu ve Güneydoğuda şiddet vakalarının düşük olduğu gözlendi. Muş, 1 vaka ile en az kadına yönelik şiddetin yaşandığı il oldu. Bitlis 2 ve Ağrı 3 vaka ile Muş’u takip etti. Doğu ve güneydoğudaki rakamların düşük gözükmesi, kadına yönelik şiddetin resmi kayıtlara yansıtılmadığı düşüncesine yol açtı. Neredeyse her konudaki istatistiklerde listenin ilk sırasında yer alan İstanbul ise kadına yönelik şiddette 396 vaka ile sıralamanın sonlarına doğru yer aldı. Müezzinoğlu, MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel’in kadına yönelik şiddet eylemleri ve alınan önlemlere ilişkin önergesine verdiği yanıtta, Türkiye’de kadına şiddetin il il haritasını açıkladı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın işbirliği içinde kadına yönelik şiddete karşı mücadele programı yürütüldüğünü dile getiren Müezzinoğlu, hazırlanan eğitim programıyla 65 bin sağlık personeline eğitim verildiğini kaydetti. Modern aile planlaması Türkiye’deki bakanlığa bağlı tüm hastanelerin acil servislerinde, “Psikososyal Destek ve Krize Müdahale Birimleri” oluşturulduğunu, aile içi şiddet konusunda psikososyal destek hizmetleri sağlandığını belirten Müezzinoğlu, bu kapsamda 53 ilde toplam 116 merkez bulunduğunu kaydetti. Müezzinoğlu, 2013’te kadına uygulanan şiddetin il il istatistiklerini de açıkladı. Buna göre, 2013’te kadına yönelik 12 bin 946 şiddet olayı gerçekleşti. İstanbul liste sonlarında İstatistiklerde çağdaş ve modern aile yaşamı ile bilinen İzmir, kadına yönelik şiddette ilk sırada yer alarak şaşkınlık yarattı. İzmir’de 1213 kadına yönelik şiddet vakası gerçekleşti. İzmir’i 828 vaka ile Bursa, 809 vaka ile Ankara ve 735 vaka ile Tekirdağ takip etti. Neredeyse her konudaki istatistiklerde listenin ilk sırasında yer alan İstanbul ise kadına yönelik şiddette 396 vaka ile sıralamanın sonlarına doğru yer aldı. Töre cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin daha çok yaşandığı düşünülen doğu ve güneydoğu illerinde istatistikler düşük çıktı. Muş, 1 vaka ile en az kadına yönelik şiddetin yaşandığı il oldu. Bitlis 2 ve Ağrı 3 vaka ile Muş’u takip etti. Doğu ve Güneydoğu’daki rakamların düşük gözükmesi, kadına yönelik şiddetin resmi kayıtlara yansıtılmadığı düşüncesine yol açtı. Önder Yılmaz | Milliyet
Köpek Duke Belediye Başkanı Seçildi
ABD'nin Minnesota eyaletinde küçük bir beldenin belediye başkanlığına Duke isimli bir köpek seçildi. Duke, görevde kalacağı süre zarfında beldedeki bir mağaza sahibinin hibe ettiği mamaları bedava yiyebilecek. ABD 'nin Minnesota eyaletinde küçük bir beldenin belediye başkanlığına Duke isimli bir köpek seçildi. 7 yaşındaki köpeğe oy vermek isteyenler birer dolar karşılığında oylarını kullandı. Great Pyrenees adlı küçük beldede 12 seçmenin oyunu alarak belediye başkanlığına seçilen Duke, cumartesi günü düzenlenecek tören ile resmen göreve başlayacak. Yerel basında çıkan habere göre Duke adlı köpeğe herhangi bir insanın belediye seçimlerinde rakip olmadığı da belirtildi. MAMALARI BEDAVA YİYECEK Köpeğin ne kadar maaş alacağı ise seçilmesi kadar komik. Duke bir yıl görevde kalacağı süre zarfında beldedeki bir mağaza sahibinin hibe ettiği mamaları bedava yiyebilecek. ABD'de daha önce de Alaska eyaletinde bir kedi, belediyenin onursal başkanı seçilmişti. Alaska'nın Talkeetna köyünde 17 yıl süresince bu görevde kalan kediye 2013 yılında bir köpek tarafından saldırı olmuş olayı yerel basın 'onursal başkana suikast' diye haber yapmıştı.CİHAN | Milliyet
Reklam
Süleyman Seba'nın Adı Beşiktaş Üniversitesi'ne Verilecek
Beşiktaş taraftarı, Vodafone Arena Stadı'nın ismine Süleyman Seba'nın adının eklenmesi için sosyal medyadan yönetime seslenmişti. Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'dan konuyla ilgili flaş açıklama geldi. Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Süleyman Seba'nın vefatı hakkında D Smart'a yaptığı açıklamada Seba'nın adının yeni stada verilebileceğini söyledi.İşte Fikret Orman'ın o sözleri: 'Vodafone ile konuşacağız. Bu stada Süleyman Seba'nın adını vermek istiyoruz. Yönetim Kurulu'nda da konuşacağız, isteğimiz bu yönde. Süleyman Seba'nın ismi ile yan yana olmak her sponsora katkı sağlar.' Stat konusunda olumlu bir gelişme sağlanamazsa Beşiktaş Kulübü izleyeceği yolu da buldu. Yapılacak olan Beşiktaş Üniversitesi'nin adı 'Beşiktaş Kabataş Süleyman Seba Üniversitesi' olacak. skorer
Nemrut Dağı Bitlis'e Enerji Olacak
Bitlis'te, dünyanın en büyük ikinci krater gölünün bulunduğu Nemrut Dağı eteklerinde yüksek ısıdaki suyun buharıyla elektrik enerjisi üretilecek. Bitlis'te, dünyanın en büyük ikinci krater gölünün bulunduğu Nemrut Dağı eteklerinde jeoloji mühendislerince yürütülen alan taramasından elde edilecek yüksek ısıdaki suyun buharıyla elektrik enerjisi üretilecek. Bitlis sınırları içinde bulunan Nemrut kalderasında özel bir şirket tarafından yürütülen çalışmalarla elde edilecek 120 ile 200 derecedeki sıcak suyun buhar gücüyle kentte enerji üretimi sağlanacak. Şirket yetkilisi Bakır Geldegül yaptığı açıklamada, Güroymak ilçesindeki arazide yaklaşık bir aydır yürütülen çalışmalarda 60 dereceye varan ısıda doğal çıkışlı sıcak su kaynaklarına rastladıklarını söyledi. Jeotermal enerjiye dönük çalışma yürüttükleri için suyun ısısının 120 ile 200 derecede olması gerektiğini vurgulayan Geldegül, bu ısıya sahip sulardan elektrik üreteceklerini ifade etti. Geldegül, hedefledikleri ısıdaki suya ulaşmaları durumunda Güroymak'ta ciddi bir yatırım yapacaklarına değinerek, şöyle konuştu: 'İnşallah en kısa zamanda çalışmalarımız sonuç verir. Şu anda 2 bin 700 hektar alanda çalışma yapıyoruz. Yaklaşık 8 aydır belirli noktalarda bazı çalışma yaptık. Bunun sonucunda çıkacak raporlarla hangi noktada kaç derece sıcak su olduğunu tespiti için sondaj çalışması yapacağız. Yaklaşık 20 gün sonra bütün kriterler ortaya çıkacak. Bizde bu kriterler sonucu yatırımımızın hedefini belirleyeceğiz. İlk amaçta burada 47 megavatlık bir elektrik santrali oluşturmayı planlıyoruz. Tabi ki verimli sonuçlar alırsak, bunu daha da büyütmeyi ve geliştirmeyi düşünüyoruz.' Belirli bir dereceden sonra suyun turizm, balık üreticiliği, seracılık ve konut ısıtmasında kullanılabileceğini anlatan Geldegül, asıl hedeflerinin jeotermal enerji olduğunu, bu alanların da zamanla yapılacağını dile getirdi. İstedikleri ısıdaki suya 2 bin metrede ulaşmayı hedeflediklerini bildiren Geldegül, 'İnşallah en kısa zamanda böyle bir sonuca ulaşırız. Bitlis kendi enerjisini kendisi üretmiş olacak. Afyonkarahisar kendi enerjisini üretebiliyorsa Bitlis'te kendi enerjisini üretecek noktaya gelecek. Yapacağımız bu santral ayrıca istihdama da katkı sunacak' dedi. Şirketin jeoloji mühendisi Abdullah Güngör ise 7 yıldır jeotermal üzerine Türkiye'nin birçok bölgesinde çalışma yaptığına işaret ederek, Güroymak bölgesinde radon ve karbondioksit gazı ölçümleri yaptıklarını söyledi. Jeofizik çalışmaların 2 ay daha devam edeceğini kaydeden Güngör, araştırmadan çıkacak sonuca göre şirketin hareket edeceğini belirtti. Jeoloji mühendisi Deniz Kapçak da bir yıldır bölgede jeotermal alanında çalışma yaptığını bildirerek, ilksel tarihten beri jeotermalın sağlık alanında değerlendirildiğini ifade etti. 1970'li yıllarda çıkan petrol krizinden sonra jeotermal enerjinin gündeme geldiğini hatırlatan Kapçak, şöyle devam etti: 'Ardından enerji alanında değerlendirmelere geçildi. Literatür bilgilerine bakıldığında jeotermal enerji, jeolojik yapıya bağlı kalarak yerin yapısının yani magmatik tabakanın verdiği ısının, su buharının ve gazların birleşimiyle çıkmakta. 1980'li yıllarda çıkan güvenlik problemlerinden dolayı bölgemizde çok fazla çalışma yapılamamıştı. Maden Tetkik Arama'nın (MTA) çalışmalarına göre, Türkiye, Avrupa'da jeotermal alanda birinci, dünyada ise 7. sırada. Ülkemizdeki jeotermal potansiyelin yüzde 90'lık kısmının Ege Bölgesi'nde geri kalanının tüm Türkiye'ye yayıldığı söyleniyor. Bizce hatalı bir tespit yapılmıştır. Buradaki çalışmalarla bölgenin potansiyelini ortaya çıkarmış olacağız ve raporlarımızı hazırlayacağız.'teknolojioku
Reklam
İklim Değişikliği ve Kuraklığın Tüm Dünyayı Etkilediğinin İspatı 22 Fotoğraf
Yaşadığımız dünyanın ikliminin hızla değiştiğini düşünmüyorsanız, hemen klimanızı kapatıp gözlerinizi açın. Sonra dünyada neler olduğunu, aşağıda göreceğiniz resimlere bakarak anlayın. Herkes kendi görüşlerine sahiptir ama gerçekler, gerçektir. İnsanlar iklim değişiminin olduğuna bile katılmıyorlar ama iklim değişiminin olduğunu kabul etmeleri gerekir.Eğer biz yollarımızı değiştirmezsek, iklim değişimleri daha kötü bir hal almaya devam edecek. Bu sorun ağzıma hap almakla olacak şey değil, bunun  hepimiz farkında olmalıyız. Sadece kendi iyiliğimiz için değil, geleceğimiz için..Hadi bi göz atalım Dünya'da neler değişmiş.
Reklam
Efsane Başkan Süleyman Seba'nın Vasiyeti
Necip Fazıl'ın iki mısrası, Süleyman Seba'nın sürekli cebinde taşıdığı vasiyetiydi...Medyadan her zaman uzak, ancak gazetecilere de bir o kadar yakın bir isimdi Süleyman Seba... Belli aralıklarla buluşurduk. Buluşmalarımız adı “Dostlar Sofrası”ydı... İlyas Namoğlu’nu herkesten ayrı tutar, Faik Gürses’e ne kadar kızsa bile yanından ayırmazdı. Coşkun Türk manevi evladı gibiydi. Bilal Meşe’yi “Ulan sakal” diye anar, ama toz kondurmazdı. Necil Ülgen’i, “Sen Laila’ya, biz yaylaya” diye kızdırır, Mehmet Demircan’ı da, “Çipşan (Şişman)” diye severdi. Bana, “Sakaryalı” diye takılır, “Sen bunlara pek benzemiyorsun” diye ilave ederdi. Can Uyguç ile Engin Verel ise onun bam teline dokunur, eski sevgililerinden dem vurup, tepesini attırırdı! Dostlar Sofrası’na zaman zaman Rauf Tamer, Fikret Ercan, Tufan Türenç, Doğaner Gönen gibi ustalar da uğrardı. Aziz Yıldırım, vefatına kadar Özhan Canaydın, sonrasında da Sadri Şener, gazetecilerle bu kadar sıkı fıkı olmasına şaşırsa da, Süleyman Ağabey’in güvenine bakarak, birçok sırlarını anlatırlardı. Gerçekten de orada olan, orada kalırdı.İşte yine böyle bir Dostlar Sofrası’nda Süleyman ağabey cebinden çıkardığı kağıt tomarlarının içerisinden birini çekip bize okumuştu: “Cenazemde olmasın çelengim, top arabamTabutumu taşısın, dört tam inanmış adam” Çok sonra öğrendik ki, Necip Fazıl’ın bu iki mısrası, Süleyman Seba’nın sürekli cebinde taşıdığı vasiyetiydi... skorer
Çarşı 3 Günlük Yas İlan Etti
Twitter'da çeşitli fan sayfaları bütün Beşiktaşlılara profil fotoğraflarını karartmalarını istedi. Aynı zamanda taraftar grubu Çarşı ise, yas ilan edip, bütün Beşiktaşlıların da Beşiktaş bayraklarını asmaları için çağrıda bulundu.3 günlük yas müddetince Beşiktaşlılar bayraklarını asacaklar.Mekanlara siyah kurdele bağlanacak.Ayrıca Süleyman Seba siyah giyerek veda edilecek herkes 'Kara' kartal olacak.CNN Türk
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Cumhurbaşkanlığı seçim zaferi, Türkiye’nin “Tayyip Erdoğan mühürlü” yeni bir döneme adım atmış olduğunun “tescili” oldu. Ülke, zaten, uzun bir süredir, “Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’si” ne dönüşmüş vaziyette idi. Ama, cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları ile, bu durum “tescil” edildiği gibi, önümüzdeki en az beş yıl böyle olacağı da “teyit” edildi. Çünkü, daha önce defalarca altı çizilmiş olduğu gibi, cumhurbaşkanı seçimini bu kez “özel” kılan iki “unsur” söz konusu idi: 1) Cumhurbaşkanı’nın cumhuriyet tarihinde ilk kez halk tarafından seçilecek olması; 2) Cumhurbaşkanlığı seçimine giren adaylardan birinin, iktidarın neredeyse tümünü kendi ellerinde toplamak isteyen, başbakanlıkta 11 yılını ardında bırakmış olan Tayyip Erdoğan olması.
Reklam