TRT 1'in Twitter'daki resmi hesabında çok enteresan bir mesaj yayınlandı. Ben de Özledim dizisinin l3. bölümde yayından kaldırılması üzerine yayınlanan mesajda, İsmail Abi'nin fotoğrafı yer aldı, 'o gemi niye gelmedi?' şeklinde de manidar bir soru soruldu. İşte o açıklama: TRT1'de, 103 bölüm yoğun mesai harcanarak, takipçilerimizin de büyük katkıları ve özverileriyle meydana gelen FENOMEN algısına sahip çıkmak, göründüğü kadar kolay değilmiş! 103 bölüm boyunca zor piyasa şartlarına ve düşük ratinglere rağmen, yoğun emek ve özveri ile işe ve kaliteye inanarak devam ettiğimiz “Leyla ile Mecnun” dizisinin kaldırılmasına dönemin şartları nedeniyle yoğun tepki gösterilmişti. Hatta bu tepkiler, iyi niyetle tam 103 bölüm boyunca bu işin arkasında duran kanalımıza yönelik adeta bir linç kampanyasına dönüşmüştü. Ancak görüldüğü üzere aynı piyasa şartları, derdi TRT1'in uzun bir süreç boyunca oluşturduğu sosyal medya kitlesini devşirmek olanların, amaçlarına ulaşamayınca kimsenin gözünün yaşına bakmayacağını da ortaya koymuş oldu. Ayrıca yaptığı açıklamalarla kurumumuzu hedef tahtasına oturtmaya çalışanların bugün neler diyeceğini merak etmekteyiz. İsmail Abi'miz; 103 bölüm boyunca oluşturulan bağı 13 bölüm görse hepinizin ağzını burnunu kırardı. Kulpu kırık çaydanlıkları sizi, hepiniz Sarkozy'siniz!.. https://twitter.com/trttv1/status/423121959266689025 Milliyet
Show TV ekranlarında yayınlanan Altındağlı dizisi yayından kaldırıldı. Şafak Sezer ve Hande Ataizi'nin başrollerinde oynadığı The Sopranos dizisinin yerli uyarlaması olan Akltındağlı dizisi sona erdi. Pazartesi akşamları Süreç Film imzasıyla Show TV'de ekrana gelen dizinin tüm içeriğinin değişeceği ve ilerleyen günlerde yeni içerikle ekranlarda olacağı açıklanmıştı. Kanal yönetimi aldığı kararla diziye devam etmeme kararı aldı. Altındağlı dizisi de final yapmadan yayından kalkan diziler kervanına katıldı.TV Aktüel
'Peki google bir insan olsaydı nasıl olurdu?' düşünülmüş ve ortaya eğlenceli durumlar ortaya çıkmış. Allah google'ı korusun. O olmasaydı ya da videodaki gibi bir insan olsaydı, yerlerde sürünürdük herhalde.
Mizah dergileri bu hafta Ak Parti milletvekili Zeyid Aslan'ın Adalet Komisyonu'ndaki uçan tekmesini, internetle ilgili yasaklamaları içeren ve görüşmeleri Meclis'te süren internet yasasını, 17 Aralık sonrası durulmayan ülke gündemini kapağa taşıdı. Onedio
Son dönemlerde büyük çıkış yakalayan Macklemore, New York'ta bir otobüse binip şarkı söyledi. Bir duraktan binen Macklemore, ilk başta yüzü net görünmediği için tanınmadı. Müzikle beraber ayağa kalkıp kafasındaki şapkayı çıkararak Can't Hold Us şarkısını söylemeye başladı .Bu duruma şahit olan yolcular büyük bir şaşkınlık içine girdiler. Sıkıcı bir yolculuk olan otobüs yolculuğu daha fazla keyifli hale gelemezdi .Macklemore ile birlikte ritim tutan, alkışlayan ve dans eden yolcular hem keyifli dakikalar yaşadı hem de Macklemore'un mini bir konserine şahit oldular.
Arap izleyiciler tarafından ödüle layık görülen Songül Öden heyecanını paylaştı. Orta Doğu'da 'Dramaların Kraliçesi' dalında 'En İyi Türk Kadın Oyuncu' seçilen Songül Öden, ödüle layık görülmenin kendisini çok sevindirdiğini söyledi. Rol aldığı 'Gümüş' dizisinde oynadığı karakterin Müslüman toplumlarında model olarak algılandığına dikkati çeken Öden, 'Müslüman toplumunda insanların bir kadının hem modern hem de Müslüman olabileceğini, hem kendini ifade edip hem de gelenek ve göreneklerine bağlı kalabileceğini gördüler ve bu model onlara iyi geldi” dedi. Dizinin üzerinden yıllar geçmesine karşın Orta Doğu ve Balkan seyircisi tarafından hatırlanmanın mutluluğunu yaşadığını ifade eden Öden, sözlerine şöyle devam etti: 'Geçen sene bir tiyatro oyunuma Filistinli seyirciler geldi. Sadece 'Bir insanı televizyonda gördük, beğendik' değil de onu bütün olarak takip etmek çok farklı bir şey. Lübnan’a gittiğimde kadın hakları için ne yapıyorsunuz diye sordular. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler’in kadına şiddetle ilgili sözcüsü oldum. Gördüm bu sadece meşhur olmak meselesi değil, insanlar size çeşitli anlamlar atfediyorlar ve sorumluluğunuz da çok büyük oluyor. Son olarak Suudi Arabistan’da bir komedi dizisinde yer aldım, bunun yanı sıra Mısır’da çekilen bir uluslararası Ortadoğulu oyuncuların yer aldığı bir projede 12 bölüm oynadım.' Mısır'da bulunduğu set ortamından etkilendiğini, Türkiye'de de benzeri bir ortamın olmasını arzuladığını vurgulayan Öden, 'Türkiye'de yeterli yatırımın yapıldığını düşünmüyorum. Çünkü bu kendi kültürümüzü farklı coğrafyalara tanıtan bir unsur. Son yıllarda yaptığımız diziler sayesinde Türkiye’ye Balkan ve Orta Doğu ülkelerinden çok sayıda turist geldi. Ülkeler arasında ilişkileri etkileyen bir durum, Bu birbirimize kültürel olarak yakın olduğumuz gibi, farklılıklarımızın da bir zenginlik olduğunu keşfettik' diye konuştu. AA
Bu sevimli kardeşin adı Lucy imiş. Sahibi, 'Her gün eve geldiğimde, ocaktaki şeyler eksik oluyordu. Ben de bu olayı çok merak ediyordum. Sonunda fark ettim ki, onları Lucy çalıyormuş.' diyor. Bir kediler, iki köpekler evrimleşerek insanın yerini alacak diye çok korkuyorum bazen (aslında korkmuyorum, keşke dünyayı onlar yönetse). Bu sevimli ve çok zeki köpek de acayip sıcak ocaktan tavukları bakın nasıl aşırıyor?
Efsane aşkın akıbeti yavaş yavaş belli oluyor! Geçen hafta medyaya, arkadaşları vasıtasıyla Arda Turan ile ilişkisindeki sorunları aktaran Sinem Kobal, ipleri tamamen kopardı. Ünlü oyuncu, Cuma akşamı arkadaşlarıyla W Lounge isimli mekanda buluştu. Gecenin ilerleyen saatlerinde Sinem, arkadaşlarına dert yandı. ARTIK ONDAN SOĞUDUM Kobal, ilişkilerinde bir gelecek görmediğini ve yaşananlardan sonra geriye bir dönüş olamayacağını açıkladı. Sabah'ın haberine göre; Kobal, düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: 'Çok sabrettim ama Arda istediğim gibi biri olamadı. Benim için bu iş bitti. Artık ondan soğudum.'Star Gazete
Murat Cemcir ve Ahmet Kural'ın yeni dizisi 'Kardeş Payı' için geri sayım başladı...Ekranların en komik ikilisi Ahmet Kural ve Murat Cemcir 'Kardeş Payı' ile çok yakında Star TV'de seyircisiyle buluşacak. SEVİLEN İKİLİ YİNE BAŞROLDE Yapımcılığını NTC Medya Mehmet Yiğit Alpin üstlendiği, hem senarist hem yönetmen koltuğunda Selçuk Aydemir'in bulunduğu dizinin başrollerini Ahmet Kural, Murat Cemcir, Seda Bakan, Rıza Akın, Ayşe Kökçü, Şinasi Yurtsever, Ali İhsan Varol, İpek Yaylacıoğlu, Berfu Öngören, Korhan Herduran, Nazlı Tosunoğlu, Sadık Gürbüz, Fulden Akyürek paylaşıyor. Dizide Ahmet Kural (Metin) ve Murat Cemcir(Ali) su tesisatçısı, Seda Bakan ise evin geçimini sağlayan akıllı küçük kardeş (Feyyza) karakterine can veriyor. MAHALLE DİZİSİ Mahalle duygusunun yoğun olarak hissedileceği dizide mucit kardeşler Metin ve Ali’nin dünyaya barış ve mutluluk getirecek bir icada imza atmalarıyla hayatları değişecek. KONUSU Senaryosunu Selçuk Aydemir’in kaleme aldığı dizinin konusu ise şöyle;Metin, Ali, Feyyza orta halli bir mahallede büyümüş aynı evde aileleri ile yaşamak zorunda olan üç kardeştir. Koyu Beşiktaşlı emekli mühendis Tahsin, efsane üçlüyü hayatının sonuna kadar yaşatmak için üç çocuk yapıp Metin, Ali ve Feyyaz isimlerini koymaya yeltenir. Üçüncü çocuk kız olunca adı Feyyza olur. Tahsin her yaz Metin ve Ali'yi 'Okumazsan kolunda bir altın bileziğin olsun' gizli tehdidiyle su tesisatçısında çırak olarak çalıştırır, iyi kötü de para kazanınca okumayıp hakikaten tesisatçılık yapmaya başlarlar. Yazları bir yere çırak vermediği tek çocuğu Feyyza ise okur ve şu an evin temel geçim kaynağıdır. Metin ve Ali eve zerre para getirmezler ama 'Dünya'ya barış ve mutluluk getirecek' diye iddia ettikleri bir icada imza atarlar. Kimsenin ciddiye almadığı icadın zamanla gerçekten çalıştığını göstermeleriyle, tüm dengeler değişir.Vatan
Piyasaya çıkmasının üzerinden neredeyse üç yıl geçmesine rağmen, Adele’nin 21 isimli albümü satış rekorları kırmaya devam ediyor. Raflarda yerini almasıyla birlikte, iki sene üst üste tüm dünya genelinde en çok satılan albüm unvanını alan '21', 2012 yılında Michael Jackson'ın Thriller albümünü geride bırakarak tüm zamanların en çok satan beş albümü arasına girmişti. Başarıya doymayan albüm şimdi de, dijital ortamda 3 milyonun üzerinde satışa ulaşarak yeni bir rekora imza attı. Milliyet Sanat
Müşteri hizmetlerini aramak için çok düşünmelisiniz. Çünkü bir çok çeşitli engelli aşmanız gerekir. Hat düşmeli, telesekreterin anlattıklarını dinlemeli, anlamazsanız '9' tuşuna basıp tekrar dinlemeli ve yönlendirmelerini doğru uygulamalısınız. Sonunda robotla konuşma sınavını geçip, insanı hakettim demelisiniz. Monoton bir hayatınız varsa hemen bir müşteri temsilcisini arayın. Renkli bir gün sizi bekliyor.
Çin devlet televizyonu CCTV, Muhteşem Yüzyıl dizisinin yayını için gün sayıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, Muhteşem Yüzyıl dizisinin Çince dublaj ve alt yazı çalışmalarında son aşamaya gelindi. Bakanlığın Pekin Müşaviri İlknur Yiğit tarafından yapılan açıklamada, CCTV'nin izleyici kitlesinin yüz milyonları bulduğuna işaret edildi.Açıklamasında proje üzerinde yıllardır çaba sarf ettiğini vurgulayan İlknur Yiğit, “Sonunda başardık. Türkiye 'yi her kesimdeki Çinlilere tanıtmak için çok büyük bir fırsat yakalandı' dedi. Dizi ile Türkiye'ye ilginin artması beklediklerini ifade eden Yiğit şunları kaydetti: 'Çin'de televizyonlarda yabancı dizi gösterim kotası ve ayrıca sıkı sansür uygulaması var. Tüm bunları aştık. Çok önemli bir tanıtım fırsatı olacak. CCTV ile dizi filmin tanıtım promosyonlarına başlıyoruz.' (DHA)
İnsan ruh sağlığı açısından birine bağlanabilme kabiliyetimiz üzerinde çok çalışılmış konulardan biridir.Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), ‘Arkadaştan Öte’ adlı filmin TV tanıtımlarında kullanılan “Benden seksten başka bir şey istemeyeceğine yemin eder misin?” cümlesini çocuk ve gençlerin ahlakını bozucu olarak değerlendirdi. Böylece seks eylemi bir kez daha kirletici ve insan ahlakını bozucu bir yakınlaşma olarak tescillenmiş oldu. Peki, insan beyni açısından bakarsak içinde duygu barındırmayan bir seks yaşantısı ne kadar mümkün? İnsanlar için cinsel yakınlık anlık ya da mevsimsel bir aktivite değil. 'Libido' adını verdiğimiz cinsel olarak uyarılmışlık enerjisi ile yakınlık arayışı neredeyse gündelik yaşamın bir parçası. İster evrim diyelim, ister yaratılış, görünen o ki cinsellik hem bir başkası ile yakınlaşabilme, hem de bir bağlanabilme deneyimi. Çünkü kişi için akılda kalıcı bir haz deneyimine neden olan cinsel yakınlıklar bağlanma eğilimlerini tetikliyor. İnsan ruh sağlığı açısından birine bağlanabilme kabiliyetimiz üzerinde çok çalışılmış konulardan biridir. Dünyaya yeni gelen bir bebek anneye bağlanabilme kabiliyeti ile doğar. Arno Gruen, doğumdan hemen sonra annenin karnına yüz üstü bırakılan bir bebeğin, ilk beş dakika içinde kollarından aldığı destekle kafasını kaldırıp anne ile göz göze gelme eğiliminde olduğunu söyler. İlk beş dakika içinde kurulan bu ilk temas bebeğin sakinleşebilmesi için çok hayati görünmektedir. Bebek 72 saat sonra artık anneyi tanımış olacaktır, onu diğer kişilerden ayırabilir, onu görünce ya da dokununca sevindiğini gösteren tepkiler verir. İlk temel bağlanma sistemleri, bu temas yaşantıları sırasında oluşacak ve devamında kazanılan deneyimlerin toplam bilgisi, anne dışındaki kişilerle ilişki kurarken kullanılacaktır. Temas ve bağlanmayı bu kadar önemli kılan salgıladığımız hormonlar. Bu hormonlardan bir tanesi; sarılma, şefkat ve bağlılık hormonu olarak bilinen oksitosin. Kadınlarda çok kolaylıkla salgılanan bu hormonun bedendeki önemli etkilerinden biri döllenme ve doğum sırasında rahim yolundaki kasılmalara sebep olması. Böylelikle spermler, asidik ortamı nedeniyle daha kolay öldükleri rahim yolundan alkali bir ortam olan rahme daha hızlı geçebilirler. Oksitosin doğum sırasında da rahmin kasılmasını sağlar. Ve sonunda da anneden süt gelmesine neden olur. Bebeğin süt emerken meme ucunu vakumlaması da bu hormonu tetikler ve bu kez de süt kanalları kasılarak sütün bebeğe ulaşmasını sağlar. Biri ile sarılmak, okşanmak oksitosinin üretilmesini sağladığı için anne tarafından sık sık kucaklanan ve okşanan bebek, dünyaya gelirken en güçlü duyu organı olan teni sayesinde hissettiği duygular aracılığı ile bu hormonu salgılar ve anneye bağlanır. Yeterince ten teması kuramayan bakımhane bebeklerindeki erken bebek ölüm oranı daha yüksektir. Erkekler de birisi ile temas sırasında oksitosin salgılarlar. Orgazm olabilme sürecinde etkin bir rol oynayan oksitosin, orgazm sonrasında hemen bozunmaya başlar. Çünkü erkek gövdesinde etkin olan yüksek düzeyli dişil bir hormon uzun vadede olumsuz etkilere sebep olacaktır. Bu nedenle 'genel olarak', erkekler orgazm olduktan sonra kendi içlerine kapanır, konuşmak ya da temas kurmak istemezler. Oysa 'genel olarak' kadınlar daha çok sarılmak, bağlantıda kalmak isterler çünkü oksitosin dişi hormon sisteminin doğal bir parçasıdır ve bedendeki etkinliği sistem tarafından desteklenir. O halde cinsel ilişkiden sonra partnerinden uzaklaşan ya da çok eşli kadın ve erkeklerin bu eğilimlerini oksitosin seviyeleri ile mi açıklayacağız? Bunu söyleyebilmek için geçerli bir sebebimiz yok. Anımsanmalı ki, örneğin, sarılmak oksitosin salgılanmasına neden oluyor ve oksitosin seviyesi ise bağlılığı sürdürebilme ve pekiştirebilme kabiliyetimizde etkin. Bir döngü ile karşı karşıyayız. Şöyle bir örnekle açıklarsak; komik bir uyarana kahkaha ile yanıt verebilmemiz ne kadar mutlu olduğumuz yani serotonin düzeyimizle çok yakından ilgilidir. Ancak mutluluğu sürebildiğimiz sürece daha fazla serotonin üretiriz ve daha da mutlu olabiliriz. Buradaki döngü, tüm duygusal süreçlerimizde geçerlidir. Bu sistem, baskın bir ruh hali ve davranış değişimine neden olur; Sonunda yüksek sesle güleriz veya ağlarız ya da öfke ile bir şeyi parçalayıp 'sakinleşiriz'. (Aslında organizmalarımız, yaşamı sürdürmeyi amaçlayan denge halini koruma çabasındadır. Çünkü bir günle sınırlı olan zaman ve enerjimizi, olabildiğince doyurucu bir oranla uyumaya, beslenmeye, ilişkide olmaya, yalnız kalmaya, üretmeye ve dinlenmeye ayırmak zorundayız. Bu dengenin bozulması halinde depresyon, psikotik atak, anksiyete bozukluğu gibi tıp tarafından hastalık olarak tanılanmış, yaşam dengemizi bozan durumlar ortaya çıkar.) Temelde birbirine dokunmaya dayanan cinsel yakınlık bu nedenle her iki cinsiyet için de ruh sağlığı üzerinde sabır, hoşgörü ve sakinlik gibi etkileri olan oksitosinin salgılanması için oldukça önemli bir yaşantı. Bu açıdan bakınca 'Benden seksten başka bir şey istemeyeceğine yemin eder misin?' cümlesi, RTÜK gibi sansür kurullarınca değil, günümüz insanlarının neden yakınlaşmayı reddettiklerini ve bu yakınlığın yarattığı hazzı kısa kesmek istediklerini anlamaya çalışan bilim insanlarınca değerlendirilmeli gibi görünüyor.T24Mahmut Şefik Nil