onedio
‘İşin Ehli’ Balyan'a Büyük Saygısızlık
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘işin ehli’ sözleriyle övdüğü Balyan ailesine mensup Dolmabahçe Sarayı’nın mimarı Garabet Balyan’ın kayıp mezartaşı Kartal’da İstanbul Belediyesi’ne ait bir inşaat şantiyesinde ortaya çıktı.İstanbul’un simge yapılardan biri olan Dolmabahçe Sarayı’nın mimarı Garabet Balyan’ın kayıp olan mezar taşı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Kartal’da kullandığı bir şantiyede ortaya çıktı.Bilindiği gibi, İstanbul’daki pek çok önemli yapı, Balyan Ailesi’ne mensup mimarların eseri. Dolmabahçe Sarayı, Gümüşsuyu Askeri Hastanesi, Dolmabahçe Valide Sultan Cami gibi İstanbul’daki tarihi öneme sahip yapıların mimarı Garabet Balyan’ın kayıp olan mezar taşı, Kartal Soğanlık’ta, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından kullanılan bir şantiyenin içinde bulundu. İBB’nin uzun yıllardır kullandığı şantiye alanındaki binalarının yıkılmasıyla, binaların arasında kalmış mezar taşı ortaya çıktı. Balyan’ın mezar taşının yanı sıra, üzerindeki Ermenice yazılar tam olarak okunamayan başka mezar taşları ve kitabeleri de bulundu.Beşiktaş Ermeni Mezarlığı’ndaydıGarabet Balyan’ın mezarının nerede olduğu bilinmiyor. Bu konuda elimizdeki en önemli kaynaklardan biri, Pars Tuğlacı’nın ‘Balyan Ailesi’ kitabı. Tuğlacı, kitabında, Garabet Balyan’ın mezar taşına ait bir fotoğrafa da yer vermişti. Berç Erzian tarafından 1958’de Beşiktaş Ermeni Mezarlığı’nda çekilmiş fotoğrafları yayımlayan Tuğlacı, mezar taşlarının artık yerlerinde olmadığını anlatıyordu. Fotoğraftaki Garabet Balyan’a ait mezar taşıyla, belediye şantiyesine bulunan mezar taşının aynı olduğu tespit edildi.Sorular yanıtsızAgos'tan Uygar Gültekin'in haberine göre yıllardır kayıp olan Balyan’ın mezar taşının İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kullandığı şantiye alanına nasıl geldiği ve mezar taşlarını korumaya yönelik tedbirlerin neden alınmadığı soruları ise hâlâ yanıtsız. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, konunun araştırılacağını söyleyerek Agos'un sorularını yanıtsız bıraktı.
Antik Tarihin En İlginç 7 Seks Oyuncağı
Falluslar –yapay erkeklik organları- aslında hiç de yeni bir keşif değil. Hatta en erken örneği günümüzden yaklaşık 30.000 yıl öncesine tarihleniyor. Arkeologlar aşağıda 1. sırada gördüğünüz Almanya’da bulunan örnek ve benzerlerine “buzul çağı batonları” adını verdi. Arkeolog Timothy Taylor konu hakkında şöyle konuşuyor: “Buzul çağı batonlarının boyutlarına, şekillerine ve bazen de aşikar sembolizme bakarak, en açık ve en basit açıklamadan kaçınmak iki yüzlüce geliyor. Ama bu açıklamadan uzun bir süre boyunca kaçınıldı”Araştırmacılara göre, ilk seks oyuncakları; taş, tahta ve katran gibi kolay şekil verilebilir maddelerden yapılmış.İşte arkeofili.com'un hazırladığı tarih boyunca seks oyuncakları:
Cumhuriyet Tarihi'nde Yüce Divan'da Yargılanan 10 Bakan
Anayasamızın 148'inci maddesine göre Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Cumhurbaşkanı'nı, TBMM Başkanı'nı,  Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini yargılama yetkisine sahiptir. Bir anlamda devletin en üst düzey yöneticileri herhangi bir mahkemenin görev alanından çıkartılmış, bu görevde bulunanların işleyebileceği suçların ciddiyeti sebebiyle özel bir yargı yolu kurulmuştur. Bu yargı yoluyla yüksek kamu yetkisi kullanan kamu görevlilerinin en adil şekilde yargılanarak, en doğru kararın ortaya çıkması ve toplumda varolması gereken adalet ilkesinin tatmin edilmesi amaçlanmıştır. Yüce Divan'da bugüne kadar 1 Başbakan, 19 Bakan ve 1 Milletvekili yargılandı. Yargılamalardan 9'u beraatle sonuçlandı. İşte tarihten örnek bir kaç yargılama.
Karaköy-Beyoğlu Tüneli 140'ncı Yaşını Kutluyor
1875 yılında hizmete giren Karaköy- Beyoğlu Tünel'in 140'ıncı yılı kutlandı. Günde 181 seferle yaklaşık 15 bin yolcu taşıyan Tünel dünyada ikinci, yer altı metroları arasında ise ilk olma özelliğini taşıyor.Tünel Metrosu'nun 140'ıncı yılı İETT Genel Müdürü Mümin Kahveci, İETT yönetimi ve vatandaşların katılımıyla kutlandı. Tüneldeki kutlama ve hatıra fotoğraflarının çekilmesinin ardından Tünel'in yükünü taşıyan dev makaraların bulunduğu Cer Atölyesi binasında ulaşım müzesi açılışı yapıldı. İETT Kültür Sanat Durağı adı verilen müzenin açılışında konuşma yapan İETT Genel Müdürü Kahveci, 'Dünyanın en köklü kurumlarından biri olan İETT'nin tarihi bu ulaşım müzesinde yaşayacak. İstanbul ulaşımında kullanılan tarihi materyalleri görmek için İstanbulluları kültür sanat durağımıza davet ediyorum. Cer Atölyemizin ikinci katında ise kültür-sanat atölyeleri ve etkinliklere yer vereceğiz. İstanbul'un tarihine iz bırakan İETT, bu etkinliklerle iz bırakmaya devam edecek.' dedi. Tören sonunda ulaşım müzesi vatandaşlar tarafından gezildi. Kahveci, günün anısına yolculara tarihi delikli jetonlardan hediye etti.Ayrıca Tünel'in 140'ıncı yılına özel Tünel dergisi hazırlandı. Dergide Tünel'in tarihi, bilinmeyenleri efsaneleri ve tarihi fotoğraflara yer verildi.Eski adıyla Galata-Pera arasında sefer yapan tünel metrosu günde ortalama 181 seferle 15 bin dolayında yolcu taşıyarak sıfır kaza riskiyle çalışıyor. İlk açıldığı tarihlerde İstanbul Tüneli, Galata-Pera Tüneli, Galata Tüneli, Galata-Pera Yer altı Treni, İstanbul Şehir Treni, Yer altı Asansörü ve Tahtelarz gibi çeşitli isimlerle adlandırılan Tünel'in yıllık yolcu sayısı 5,5 milyonu buluyor.Hizmete alınış tarihi: 17 Ocak 1875Hat uzunluğu: 573 metreVagon sayısı: 2İstasyon sayısı: 2Yolculuk süresi: 90 saniyeYolcu kapasitesi: 170 kişi (tek vagonda)Koltuk sayısı: 18Çalışma hızı: 6,5 m/snGünlük sefer sayısı: 181 (ortalama)Günlük taşınan yolcu sayısı: 15 bin kişiYıllık yolcu sayısı: 5,5 milyonVagon ağırlığı: 20 tonTünel'in galeri genişliği: 6.6 metreKaraköy ile Beyoğlu arasındaki kot farkı: 61 metreEğim: Yüzde 10CHA
28 Bin Yıllık Antik Seks Oyuncağı
Kadınların kendilerini tatmin etmelerine yarayan vibratörleri günümüzde ayıcık şeklinde, kolye formunda, uzaktan kumandasıyla ve gökkuşağından hallice renk seçenekleriyle görebilmek mümkün. Peki, günümüzde kullanılan vibratörlerin 20. Yüzyıl'da icat edildiği düşünülünce, kadınlar dildo’dan önce kadınlar ne yapıyordu? The Well Collection'ın Londra'daki son sergisi 'The Institute of Sexology'de sergilenen parçalar kadınların vibratör kullanımının 28 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu gösteriyor.Playtusu.com'da yer alan habere göre, sergide Berlin yakınlarındaki Ulm'da bir mağarada bulunan 28.000 yıllık ve 14 farklı silttaşından yapılan antik bir dildo yer alıyor. Seksin tarihine ışık tutan, insanların cinsel hayatlarındaki eğilimleri belgeleyen sergi, cinselliğin evrimini özetliyor. Sergi 20 Eylül 2015'e kadar devam edecek.T24
İkinci Dünya Savaşı Hakkında İzlenmesi Gereken En İyi 10 Film
2.Dünya savaşı dediğimizde aklımıza ilk gelen şeyler ; Naziler , Almanlar , İngilizler , Ruslar ,Japonya , atom bombası , Berlin duvarı ve Tabi ki birbirinden güzel gerçeklerden esinlenilmiş filmler , Sizin için uğraştım ve en güzel  savaşın 10 filmini belirlemeye çalıştım. Umarım beğenirsiniz. Not : Kesinlikle Hiçbir yerden alıntı değildir kendi arşivimden izlediğim ve kendi değerlendirmemi yaptığım bir galeridir. Bilgiler alınırken Viki den yararlanılmıştır.
Reklam
'Atatürk Galatasaray Taraftarıydı' İddiası
Ankaralı ünlü koleksiyoner Muhammet Yüksel, Atatürk'ün Galatasaray taraftarı olduğunu iddia ederek, bunu doğrulayacak belgenin arşivinde bulunduğunu belirtti.Ankaralı ünlü koleksiyoner Muhammet Yüksel, Ulu Önder Mustafa Kemal'in Galatasaray taraftarı olduğunu kanıtlayan belgenin arşivinde bulunduğunu belirterek, filigranlı ve ıslak imzalı belgede Atatürk'ün, Galatasaray için 'Benim de gönül verdiğim kulübün' ifadelerini kullandığını söyledi.Koleksiyoner Yüksel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Büyük Önder Atatürk'ün 2 Aralık 1930'da, Galatasaray Lisesi'ne yaptığı ziyaretinin ardından kulübe iki adet fotoğrafını imzalayarak gönderdiğini, bu fotoğraflardan birinin halen Galatasaray Kültür ve Sanat Merkezi'nde sergilendiğini, diğerinin ise Ankaralı bir koleksiyonerde olduğunu dile getirdi.Ankaralı koleksiyonerin elindeki fotoğrafı 2011'de ortaya çıkardığını ve daha sonra sattığını ifade eden Yüksel, bu fotoğraflarla ilgili, Atatürk'ün 'T.C. Reisicumhurluğu' antetli kağıdıyla dönemin Galatasaray Lisesi Müdürü Fethi İsfendiyaroğlu'na gönderdiği yazının da bir süre önce eline geçtiğini bildirdi.Özel ibareli teşekkür yazısıYüksel, 'Özel' ibaresiyle filigranlı bir kağıda yazılan teşekkür yazısında, 'Galatasaray Lisesi'ne ziyaretime göstermiş olduğunuz ilgi, alakaya teşekkür ederim. Yaverimle iki adet fotoğrafımı imzalayıp size gönderiyorum. Büyük fotoğrafı müzede, küçük fotoğrafı lisede değerlendiriniz. Benimde gönül verdiğim kulübün Türk sporuna katkı sunacağından hiç şüphe duymuyorum. Makul taleplerinizi başvekile ilettim. Sizinle temas kuracaklar. Başarılarınızın devamını dilerim' ifadelerinin yer aldığını söyledi.'Atatürk'ün Galatasaraylı olduğunda şüphe duymuyorum'Atatürk hayranı ve Galatasaray taraftarı biri olarak belgenin kendisini çok heyecanlandırdığını belirten Yüksel, şöyle konuştu:'Belgede, Atatürk'ün 'Benimde gönül verdiğim kulübün Türk sporuna katkı sunacağından hiç şüphe duymuyorum' ifadeleri, Atatürk'ün hangi takımı tuttuğunun da çok açık bir delili. O, kulübün Türk sporuna katkı sunacağından hiç şüphe duymuyor, ben de Atatürk'ün Galatasaraylı olduğundan şüphe duymuyorum. Bir insan neye gönül verir? Çok sevdiği bir kulübe gönül verir.'Özcan Yıldırım, AA
Sun Tzu'nin Gerçek Bir Lider Olduğunu Gösteren 10 Önemli Söz
etiket
Öyle ki Çin'in bilgeleri, liderleri ünlüdür. Lider ve komutan sıfatı yan yana kullanıldığında ise bunun hakkını veren belki de en büyük isim ''Sun Tzu'dir. Sun Tzu  MÖ 500'de Wu Devleti'nde (Şimdiki Çin)'de yaşamış ünlü komutan, filozof ve askeri bilgedir. Sözleri asırlar sonra bile düşündürürken, Savaş Sanatı (The Art of War) kitabı, strateji üzerine yazılmış en eski ve en iyi çalışmalardan biridir ve askeri konularda ve ötesinde tarih boyunca çok büyük etkisi olmuştur. 20. Yüzyılın sonlarından itibaren ekonomi ve iş dünyasında da kullanılmaktadır. Sun Tzu'nun yazdığı bu kitap spor, siyaset, bilim, sanat alanında birçok ünlü ismi etkilemiş, onlara rehberlik etmiştir. Mao Zedong'i, General Nguyên Giáp|Võ Nguyên Giáp'i, General Douglas MacArthur'u ve bazı Japon İmparatorluk liderlerini etkilemiştir. Öyle ki Sun Tzu'ye göre ''Gerçek zafer, savaşmadan kazanılan zaferdir. Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir.'' Hala kendi ve stratejisi hakkında araştırmalar yapılan bu ünlü Askeri Bilge'nin doğru ve bir o kadar da düşündürücü 10 sözü:
Reklam
Tarihin En Önemli 10 Gemi Batığı
Tarihin ilk gemi batığı kazısı 1961 yılında, 53 yıl önce yapılmıştı. O zamandan beri hepsinin kendine has hikayeleri olan, binlerce yeni batık keşfedildi. Arkeofili.com'un hazırladığı listedeki su altı arkeolojisini temsil etmek üzere seçilen 10 batığın her biri, ait oldukları dönem ve o dönemdeki insanların yaşamları hakkında benzersiz bilgiler sunuyor. Bulunan batıklar atalarımızın deniz seyahatlerine çıkarken ne kadar zeki ve yaratıcı davrandığını da gözler önüne seriyor.
Ufkunuzu Açacak Özellikteki 11 Kayseri Ağzı Atasözü/Deyimi
Kısmetiniz bir gün Orta Anadolu'ya düşerse, istikametiniz neresi olursa olsun yolun sizi geçirdiği bir şehirdir Kayseri... Güzide şehrimiz tarihin en eski çağlarından bu yana gerek bulunduğu konum ile gerekse zanaatkar ve akıllı insanı ile hep kendinden bahsettirir. Pastırmanın, sucuğun, zavzanın (Kayseri ağzında baharat), mantının ve tüccarlık ilminin başkenti Kayseri'nin çok fazla bilinmeyen ama bir hayli zengin olan sözlü bir kültürü de mevcuttur. Atasözü, deyim ve yerel ağız kelimelerinden oluşan bu son derece geniş kültürün çok ufak bir kısmına, Kayseri'ye özgü görüntüler eşliğinde listemizde yer verdik. Her biri okudukça 'keşke hemen birilerini bulsam da öğüt olarak falan bunları söylesem' diyeceğiniz cinsten.
İyice Osmanlılaşıp Devşirme Sistemine Geçildiğinde Acilen Devşirilmesi Gereken 15 Kişi
Malum ülkenin adı Osmanlı olsun, Osmanlıca zorunlu olsun, 16 Türk devletinin askerleri saraya sıra sıra dizilsin derken bünyemizde aşırı dozda Osmanlı birikti. Madem dedik Osmanlı bu kadar popüler o halde Osmanlı'nın kullandığı bazı sistemleri de kullanmanın vaktidir. Tımarlı sipahiler falan için henüz çok erken, ancak adı konulmamış bir devşirme sistemi halihazırda sporda kullanılıyor. Peki neden bu sistemi genele yaymayalım? Neden Türkiye Osmanlı'nın devşirme sistemini kullanmasın? İşte bunun düşündük ve sizler için bu sistemin gelmesi halinde devşirilmesi gereken ilk 15 kişiyi bulup çıkardık.Kendi devşirme önerilerinizi yazın, arada kimse kaynamasın.
Reklam
Eyüp'te Bulunan Osmanlı Mezarlığı Harabeye Dönmüş...
Osmanlıca dersinin okullarda zorunlu tutulmasının gerekçesi olarak mezar taşlarını okuyamadığımız gösterilse de bunca değer verilen taşlara pek de iyi bakıldığı söylenemez. İstanbul’un en büyük İslam mezarlıklarından biri olan Eyüp’teki mezarlığın son hali, “Ecdadın mirasına böyle mi sahip çıkılıyor” dedirtti.Osmanlıca dersinin neden zaruri olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyada hangi millet vardır ki dedesinin mezar taşını okuyamaz” demişti. Mezar taşlarının ne kadar değerli olduğunu anlatan Başbakan Ahmet Davutoğlu ise konuyla ilgili şunları söylemişti; “Mezar taşları bu toprakların mührüdür. O mezar taşları, hakir gördükleri, tahkir ettikleri mezar taşları şehitlerimizin, bu topraklarda ecdadın bıraktıkları tapu mührüdür.”İNTERNETTEKİ ADRES FARKLIEyüp’teki tarihi mezarlıklar ise gösterilmesi gereken ilgiden bir hayli uzak görünüyor. Padişahlar, sadrazamlar ve şeyhülislamların gömüldüğü mezarlık bölgesindeki İlim Yayma Cemiyeti yapıları, görenleri hayrete düşürüyor. Cemiyetin asıl adresi olarak Eyüpsultan Camii yanı, Cülûs Yolu, Sıbyan Mektebi görülüyor. Ancak cemiyetin, yine Eyüp’te bulunan ve web sitesinde yer almayan üç yapısı daha var. Bu yapılar Eyüp’teki Sultan Reşat Caddesi’nin sonunda Osmanlı döneminden kalma tarihi mezarlıkların içinde yer alıyor. Cemiyet, mülkü Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan bu bölgedeki üç prefabrik yapısında eğitim veriyor.MEZAR TAŞLARI ÜSTÜNDE KUM TORBALARIİmar planlarında mezarlık ve yeşil alan olarak görülen bölgede Hükümete yakınlığıyla bilinen cemiyetin “İlim Yayma Cemiyeti Eyüp Şubesi Eyüp Sultan Gönüllüleri” yazılı pankartı asılı. Burada bir tiyatro sahnesi, kitap okuma alanı ve okçuluk eğitim alanı var. Mezar taşları bu eğitim alanlarında adeta dekor olarak kullanılıyor. Kimileri duvar kenarlarına yığılmış, kimisinin üzerine paslanmış kova ve kum çuvalları konulmuş. Osmanlı Okçuluğu yazılı pankartın yanında ise bir dart tahtası var. Mezar taşları bu bölgede de duvara dizilmiş halde bulunuyor. Bu alanlarda tarihi mezar taşlarının korunması içinse herhangi bir önlem alınmış değil.AYFER ÇALIKIRAN | Taraf
9 Maddede Osmanlı'da Camilerin Kapatılıp Ezanların Susturulduğu Gün
Şehrin fethinden, bugüne kadar, cuma namazının kılınmadığı, ezan sesinin duyulmadığı bir tek gün olmamıştı. Hatta işgal günlerinde bile böyle bir olay yaşanmamıştı. O gün hariç...Tarih 29 Eylül 1730, günlerden cumaydı. O gün Osmanlı İmparatorluğu tarihinde bir ilk yaşandı. Çünkü camiler kapatıldı ve ezan okunması yasaklandı.. İşte, bu yasağın ilginç öyküsü:
Türkiye'nin İlk Yıllarında İz Bırakan Mimar Kemaleddin ve 25  Güzide Eseri
etiket
Mimar Ahmed Kemaleddin, hem Osmanlı son döneminde hem yeni kurulan cumhuriyetin ilk yıllarında çalışmalarıyla tanınan bir mimar.1870 yılında Kadıköy'ün Acıbadem semtinde doğup, 1927'de Ankara Ulus'ta hayata veda etmiştir.1.Milli Mimarlık Akımı'nın en önemli temsilcilerindendir.Mühendisliğe duyduğu ilgi sebebiyle Hendese-i Mülkiye Mektebi'ne kaydoldu. (Günümüzde İstanbul Teknik Üniversitesi)1908'de Osmanlı Mimar ve Mühendis Cemiyeti'ni kurdu.2009 yılında tedavüle giren Yeni 20 Türk Lirası üzerinde resmi bulunmaktadır.Günümüze ulaşan birçok mimari eseri bulunmaktadır.'Zavallı İstanbul!...Son düşüş devrinde imar adı altında ne cahilane, ne zalimane yıkıma uğradı...Üçüncü Selim´den sonra, eski Türk sanatının incelik ve temizlikle milli ruh doğuran eserleri takdir edilmedi; batı tesiri altında batının bakış açışıyla kabalaşma başladı... Asırlar içinde gelişe gelişe yüzey süslemesinin en kıymetli eserlerini üretmiş olan koca bir sanat birikimi çirkin görülmeye başlandı ve neticede milli sanatımızı yitirdik. Ziyan ettik, koruyamadık...Batının seri imâlatçıları karınlarını şişirdiler ama aklımız başımıza gelmedi...Hatta onların memleketimize döktüğü ruhsuz tek tip yapılar gözümüze güzel görünmeye başladı. Sonuçta bu surette iktidarsız ve cahil halde kaldık...' Mimar Kemaleddin
Reklam
687 Yıl Sonra Çözülen Cinayet
Şair Dante'nin hamisi olan Veronalı asil Cangrande della Scala'nın 1328'deki ölümü, mumyasına yapılan otopsiyle çözüldü: Zehirlenme! İtalya'da 1277 ila 1387 arasında Verona'ya hükmeden Scala ailesinin soylu bir üyesi olan Cangrande della Scala'nın ölüm nedeni kesinleşti. Tarihi kayıtlara göre; Scala 1328'de, daha 37 yaşındayken, şiddetli kusma ve ishal sonucu öldü. Scala, Verona'nın yöneticisiydi. İki çocuğu vardı. Yaşarken, İtalyan şair Dante'nin hamisi oldu. Dante, Scala'ya ithafen 'Cangrande'ye Mektup' isimli şiirini yazdı. Ölümü ise Veronalılar için beklenmedik bir gelişmeydi ve şüpheliydi. Ancak olayın bir cinayet olduğunu kanıtlayacak hiçbir delil bulunamadı.
Reklam
Konfüçyüs Öğretisinin ve Sözlerinin Bambaşka Olduğunu Kanıtlayan 20 Söz
Öyle ki herkes Konfüçyüsten bir iki güzel söz okumuştur. MÖ 551 - MÖ 479 tarihleri arasında, Doğu Zhou Hanedanlığında yaşayan bu Çinli filozof, astronom ve yazarın öğretisi de bir o kadar önemli. Önemli ki ölümünden yıllar sonra bile Uzak Doğu'daki devlet ve imparatorlukların ideolojisi olarak benimsenmiş. Kimi zaman din, kimi zaman bir felsefi öğreti olarak öne çıktı. Ama daha çok onu yücelten ve önemli kılan, ahlak felsefesine dayalı öğretileri ve sözleridir. Yüzyıllar sonra bile kitaplarının ulunduğu, adına filmlerinin çekildiği bu ünlü düşünürün özlü, doğru  sözleri de bir o kadar düşündürücü. İşte o sözlerden bazıları;
Kendi Ölümleri Hakkında Doğru Kehanetlerde Bulunan 6 Sıradışı Sanatçı
Burada bahsedeceklerim komplo teorileri veya varsayımsal bilgiler değil. Bu dünyada gördüğü her şeyden şüphelenen ve yaşamın gerçeklerini sorgulayan bir insan olarak, sizlere gerçekten ölümünü tahmin eden insanlardan bahsedeceğim. İlk olarak John Gregory Dunne'ın kendi ölümünü sezdiğini okuduğumda gerçekten çok etkilenmiştim. 'O his nedir?' diye sormuştum kendime: İnsanların ölümün yaklaştığını anlamasını sağlayan o his nasıl bir duygudur ve nereden gelir? Biraz araştırma yaptım ve kendi ölümlerini tahmin etmiş olan başka insanlar olduğunu da keşfettim. Birbirinden ilginç hikayelere sahip olan bu insanları bu içerikte sizler için bir araya getirdim. İşte kendi ölümünü tahmin etmiş 6 sıradışı sanatçı:
Sanat Ne Anlatır ? 6 Gizemli Yapıt ve Öyküleri-5
NeoKlasizm(Yeni klasizm) den Romantizme geçiş sürecinde Fransa'nın gelmiş geçmiş en büyük ressamlarından olan Gericoult birbirine girmiş, bu insan yığınlarını bir araya getirerek büyük bir şaşkınlık yaratmış, ardından da sert eleştirilerin hedefi olmuştur.Acaba bu resme baktığımızda ne anlamamız gerekiyor ? Umut mu ? Umutsuzluk mu ?1816 yılının sıcak temmuzunda Medusa adlı Kraliyet gemisi, sakince kıyıdan ayrılarak, kendisini sonsuz maviliğe bırakıyor. İngilizlerin Fransızlara bıraktığı Senegal'deki bölgeyi işgal etmek için deniz taburu gemide hazır bulunuyor. Çiçeği burnunda yeni atanmış Senegal Valisi, ailesi, hizmetçileri, oranın coğrafyasını çıkarmak,  bilgi edinmek için bilim adamı ve araştırmacılar ile beraber tam 400 kişi Medusa'nın kamaralarına yerleşmeye çalışıyor.Kanarya Adalarının yakınlarında gemi çeşitli hatalardan dolayı kayaya oturuyor. Geminin bir an önce boşaltılması lazım, ancak nasıl ?Vali, ailesi, kaptan ve subaylar 6 filikaya doluşuyorlar. Geriye kalan 147 insan ise geminin direğinden parçalarından acelece yapılan, sallara zorla bindiriliyor. Filikaların onları karaya kadar çekeceği söyleniyor. Ne yazık ki bu pekte mümkün değil.Suyun ortasında bir avuç tahta parçasının üzerinde gerçek bir ölüm kalım savaşı baş gösteriyor. Açlık, susuzluk ve Temmuzun yakıcı sıcağı...Aradan bir hafta geçiyor ve 147 kişiden geriye yalnızca 28 insan salda kalıyor. (Zor atlatılan bir haftanın ardından bazı ölülerin etleri güneşte kurutularak yendiği kayıtlara geçmiştir)Suyun ortasında geçen 13 vahşi günün ardında tesadüfen sağ taraftan bir geminin geçtiği fark ediliyor, ve halen umudu olan bir kaç insan, son enerjilerini de kullanarak geçen geminin dikkatini çekmeye çalışıyorlar. Ve işte Theodore Gericault tamda bu anı devasa bir tabloya işleyerek ölümsüzleştiriyor.Ve evet, o kadar asilzadenin arasından uzanan bir 'Zenci' kolu, sonunda fark ediliyor, gemi bu insanları kurtarıyor.
Reklam