onedio
Kendi Ölümleri Hakkında Doğru Kehanetlerde Bulunan 6 Sıradışı Sanatçı
Burada bahsedeceklerim komplo teorileri veya varsayımsal bilgiler değil. Bu dünyada gördüğü her şeyden şüphelenen ve yaşamın gerçeklerini sorgulayan bir insan olarak, sizlere gerçekten ölümünü tahmin eden insanlardan bahsedeceğim. İlk olarak John Gregory Dunne'ın kendi ölümünü sezdiğini okuduğumda gerçekten çok etkilenmiştim. 'O his nedir?' diye sormuştum kendime: İnsanların ölümün yaklaştığını anlamasını sağlayan o his nasıl bir duygudur ve nereden gelir? Biraz araştırma yaptım ve kendi ölümlerini tahmin etmiş olan başka insanlar olduğunu da keşfettim. Birbirinden ilginç hikayelere sahip olan bu insanları bu içerikte sizler için bir araya getirdim. İşte kendi ölümünü tahmin etmiş 6 sıradışı sanatçı:
Sanat Ne Anlatır ? 6 Gizemli Yapıt ve Öyküleri-5
NeoKlasizm(Yeni klasizm) den Romantizme geçiş sürecinde Fransa'nın gelmiş geçmiş en büyük ressamlarından olan Gericoult birbirine girmiş, bu insan yığınlarını bir araya getirerek büyük bir şaşkınlık yaratmış, ardından da sert eleştirilerin hedefi olmuştur.Acaba bu resme baktığımızda ne anlamamız gerekiyor ? Umut mu ? Umutsuzluk mu ?1816 yılının sıcak temmuzunda Medusa adlı Kraliyet gemisi, sakince kıyıdan ayrılarak, kendisini sonsuz maviliğe bırakıyor. İngilizlerin Fransızlara bıraktığı Senegal'deki bölgeyi işgal etmek için deniz taburu gemide hazır bulunuyor. Çiçeği burnunda yeni atanmış Senegal Valisi, ailesi, hizmetçileri, oranın coğrafyasını çıkarmak,  bilgi edinmek için bilim adamı ve araştırmacılar ile beraber tam 400 kişi Medusa'nın kamaralarına yerleşmeye çalışıyor.Kanarya Adalarının yakınlarında gemi çeşitli hatalardan dolayı kayaya oturuyor. Geminin bir an önce boşaltılması lazım, ancak nasıl ?Vali, ailesi, kaptan ve subaylar 6 filikaya doluşuyorlar. Geriye kalan 147 insan ise geminin direğinden parçalarından acelece yapılan, sallara zorla bindiriliyor. Filikaların onları karaya kadar çekeceği söyleniyor. Ne yazık ki bu pekte mümkün değil.Suyun ortasında bir avuç tahta parçasının üzerinde gerçek bir ölüm kalım savaşı baş gösteriyor. Açlık, susuzluk ve Temmuzun yakıcı sıcağı...Aradan bir hafta geçiyor ve 147 kişiden geriye yalnızca 28 insan salda kalıyor. (Zor atlatılan bir haftanın ardından bazı ölülerin etleri güneşte kurutularak yendiği kayıtlara geçmiştir)Suyun ortasında geçen 13 vahşi günün ardında tesadüfen sağ taraftan bir geminin geçtiği fark ediliyor, ve halen umudu olan bir kaç insan, son enerjilerini de kullanarak geçen geminin dikkatini çekmeye çalışıyorlar. Ve işte Theodore Gericault tamda bu anı devasa bir tabloya işleyerek ölümsüzleştiriyor.Ve evet, o kadar asilzadenin arasından uzanan bir 'Zenci' kolu, sonunda fark ediliyor, gemi bu insanları kurtarıyor.
Tanrı Osiris'in 'Efsanevi Mezarı' Bulundu
Mısır'ın Şeyh Abd el-Kurna antik mezarlığında kazı yapan arkeologlar, tanrı Osiris için inşa edilen mezarı buldu. Birçok odadan oluşan çok katlı mezarda Osiris'in heykelini barındıran büyük oda tamamen gün yüzüne çıkarıldı.Mısır'ın antik Thebes kentinde İspanyol ve İtalyan arkeologlar tarafından yapılan kazılarda, M.Ö 750 ila 525 yılları arasında inşa edildiğine inanılan dev bir mezar ortaya çıkarıldı. Ölüm tanrısı Osiris'e adanan çok katlı mezarın, Oserion olarak da bilinen ve Abidos kentinde yer alan Birinci Seti Tapınağı'ndaki mezarın kopyası olduğu belirtildi.Arkeologlar, ana odası beş sütundan oluşan mezarın merdivenlerle aşağı inilen katında Osiris'in heykelini bulunduran bir tapınak yer aldığını belirtti. Tapınakta aynı zamanda ellerindeki bıçakları savururken tasvir edilen şeytani varlıklara ait kabartmalar yer aldığı bildirildi.
3 Bin Yıllık Kaleyi Köylüler Keşfetti
Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Yurtbaşı Mahallesi'nde ortaya çıkarılan 3 bin 200 yıllık bir kaleyi köylüler keşfetti. Erken demir çağına ait olduğu saptanan ve muhtarla mahalle sakinlerinin ısrarıyla bulunan kale, kentin kültür envanterine kaydedildi.Binlerce yıl çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Van'da kentin tarihi envanterine bir arkeolojik eser daha eklendi. Geçen hafta Yurtbaşı mahallesinde erken demir çağına ait olduğu düşünülen 3 bin 200 yıllık kale bulundu. Oysa, kalenin varlığı yıllardır mahalle halkı tarafından biliniyor ancak seslerini duyuramıyorlardı.Mahalle muhtarının tarihe olan merakı ve ısrarlı tutumu sonucu bölgeye uzmanlar gelip inceleme yaptı, binlerce yıllık eser sonunda ortaya çıktı.Sanat tarihçi Mehmet Top tarafından tespit edilen kalenin ortaya çıkış öyküsünü Al Jazeera Türk mahalleliler ve tarihçilerle konuştu.80 haneli Yurtbaşı mahallesinin muhtarı İrfan Yücel, tarihi kalenin tespit edilmesi için birkaç kez başvuruda bulunduğunu, ancak cevap alamayınca ilçede Hoşap kalesinde kazı yapan ekibinde ulaştığını anlatıyor. Kalenin tespitinden dolayı mutlu olduğunu belirten Yücel, kalenin değerlendirilmesi için her zaman çalışacağını söylüyor.‘’Peşini bırakmadım’’Kalenin bulunmasıyla ilgili ısrarlı davrandığını ifade eden Muhtar Yücel, 'Kale köye 3 km uzaklıkta bulunuyordu. Köylüler ve ben buranın bir kale olduğunu biliyorduk. Her zaman incelenmesini, değerlendirilmesini istiyorduk. Şimdiye kadar burası için bir imkânımız olmadı. Biz köylüler birlikte hareket etmek istedik. Yalnız imkân yoktu. Hep peşinden koştuk. Şimdi buranın değerlendirilip turizme kazandırılmasını bekliyoruz' dedi.Kalenin tanıtılması için araştırmalar yaptığını aktaran Muhtar Yücel, şöyle devam etti:'Yaptığım araştırmalar sonucunda ilçede Hoşap kalesinde kazı yapan Mehmet Top’a ulaştık. Kendisine bu kalenin varlığından bahsettik. Gelip bakması yönünde teklifte bulunduk. Kabul etti. Sonra gelip baktı. Kontrollerini keşiflerini yaptı. Kalenin tespitinin yapılması gerektiğini söyledi. Köylüler olarak buranın ortaya çıkartılmasını ayağa kaldırılmasını istiyoruz. Zaten köyün geçimi de yok. Hayvancılık ve çiftçilikle uğraşıyorlar. Burada kazı yapılması köy yararına da olacaktır.'Atalarının yeni tespiti yapılan alanın 'Derbend kalesi' olarak adlandırdığını söyleyen Yücel konuşmasını şöyle sürdürdü:'Burası ile ilgili bir şey yapılmasa biz de üzerinde duracağız. Van müzesinden yetkililer geldi. Toprak ve taş numuneleri aldılar. Ayrıca belgelendirmek için fotoğraflarda çektiler. Onların söylediğine göre burası kültür envanterine kayıtlı değilmiş. Kalenin çok eski olduğunu ve değerlendirilmesi gerektiğini söylediler. Biz burayı gösterdiğimiz için mutluyuz. İnşallah kıymeti bilinir.’’Muhtarın çabalarıyla, kaleyle ilgili temas kurduğu sanat tarihçi Mehmet Top, önce kalede yüzey çalışması yaptı. Top’un çalışması sonrasında Van Müzesi'nden yetkililer de incelemede bulundu. Eser, kentin kültür envantarine kayıt edilmesi anlamında da önem taşıyor.Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Mehmet Top, muhtarın bilgi vermesiyle kalenin resmi olarak tespitinin yapıldığı söyledi.Top, ‘’İlçede kazı çalışması yaptığımızdan iletişim konusunda her zaman buradaki vatandaşlarla temas halindeyiz. Vatandaşlar bazen bize abartılı şeylerle de gelebiliyor. Defineci merakı olabiliyor. Biz de bunları bölgenin tarihi açısından değerlendiriyoruz. Burası içinde Muhtar İrfan Yücel geldi. Biz de tespitini yaptık. Bundan sonraki araştırmalar arkeologlara kaldı’’ dedi.İlk araştırma sonucuna göre kalenin 3 bin 200 yıllık olduğunu kaydeden Top, şunları söyledi:'Kale bir erken demir çağı kalesi olduğu anlaşıldı. Gerek kalenin konumu gerek mimari yapısı ve buradan çıkan seramik parçaları günümüzden hemen hemen 3 bin veya 3 bin 200 yıl önceye ait olduğu ortaya koydu. Buranın daha önce gerek Van müzesi, gerekse arkeolojik çalışma yapan bilim insanları tarafından kayıt altına alınmadığını gördük. Bu açıdan da önem arz ediyor. Bölgede halen orta çağ hem de ilk çağ dönemine ait kayıtlara geçmeyen kültür varlıkları var.'Fatih Sevinç, Al Jazeera Turk
Titanic Batmadan 14 Yıl Önce Kitabının Yazıldığını Biliyor muydunuz?
1861 yılında doğan Morgan Robertson, gençliğinde denizcilik de dahil birkaç meslek icra eder. Daha sonraları işini bırakan Robertson, yazar olmaya karar verir. İlk yazılarından onu mutlu edecek kadar para kazanmayı da başarır. Yeni bir deniz romanı yazmak isteyen Robertson, 1897 gecesi bir romana başlar ve inanılmaz tesadüfün (!) temellerini atar. Kitabının adını ''Titan Kazası / Nafile'' olarak belirleyen Robertson, Titanic batmadan tam 14 yıl önce yazdığı romanında Titanic'in adeta kehanetini yazmıştır. İşte korkunç benzerlikleriyle Titan-Titanic Kazaları
Tarihin En Meşhur 10 Hırsızı
Spartalılar  hırsızlığı değil, yakalanmayı cezalandırırmış. Biz de kendimizce yeni bir metot bulduk, hırsızlık yapanı ilk önce bir tartıyoruz. Kimin nesidir, ne iş yapar, kimlere yakındır ölçüyoruz ondan sonra baktık dişimize dokunuyor cezalandırıyoruz. Yok efendim kendisi şöyle biraz pazulu, güçlü bir adamsa salıyoruz gitsin. Allah muhafaza başımıza dert olmasın. Hatta kendisini televizyon kanallarına çıkartıyoruz ki alem bu şanla, şerefle dolu vatandaşı görsün, hepimize emsal olsun. Yazık ki bu yeni 'metot' dünyada pek karşılık bulmuyor. Eski kafalı bir takım adamların yönettiği muhataplarımız cart diye hırsızlığı cezalandırıyor. Ona rağmen, memleketlerinde meşhur olmuş, herkesin bakıp hikayelerini anlattığı hırsızlar yok mu? Elbette var. Listeledik.
Reklam
Reklam
''Kadın Her Çağda Kadındır'' Dedirten 11 Tarihi Fotoğraf
Kadınların tamamen değişerek günümüze geldiğini düşünüyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz demektir. Her ne kadar ''Siz erkekler hep aynısınız!'' deseler de, kadınların eline su dökemeyeceğimizi 12 tarihi fotoğrafla ispatlayacağız.
2015 KPSS'de Çıkması Muhtemel 13 Güncel Genel Kültür Bilgisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Sarayı'nda devlet başkanı düzeyinde ilk olarak Vatikan Devlet Başkanı Papa Francesco'u ağırladı.Francesco, ziyareti dolayısıyla Erdoğan'a Romalı çağdaş ressam Riommi'nin ''St. Angelo Kalesi'nden Görünüm'' adlı yağlı boya tablosundan esinlenerek hazırlanan, mozaik bir resim hediye etti. Resmin, Vatikan Mozaik Stüdyosu'ndan sanatçılar tarafından hazırlandığı öğrenildi.Erdoğan ise, Papa'ya Fatih Sultan Mehmet'in Bosna'da ikamet eden Hristiyanlara verdiği 'Din ve İnanç Özgürlüğü Fermanı'nın gümüş zemin üzerine hazırlanmış tablosunu hediye etti. Erdoğan, Ankara Üniversitesi'nce hazırlanan 4 ciltlik İslamiyet ve Hristiyanlık Dini Terimler Sözlüğü de takdim etti.
37 Tarihi Karakterin Son Sözleri
İnsanlık tarihi onu değiştiren şekil veren yönlendiren liderler, sanatçılar ile doludur. Bu insanların bazılarının son sözlerini söyleyebilecek kadar uzun yaşayabilmiştir. İşte tarihi değiştirenlerin son sözleri..
Reklam
Reklam
Nevşehir'de Bulunan Dev Yeraltı Şehrini Butik Otel Yapacaklar
TOKİ, bir süre önce yeraltı şehirleri ve peribacalarıyla bilinen Nevşehir’de, Nevşehir Kalesi ve çevresinde kentsel dönüşüm çalışmalarına başladı. Öncelikle riskli 1500 yapı yıkıldı. Daha sonra yeni konutların yapılması için bölgede hafriyat çalışması başlatıldı. Ancak çalışmalar sırasında bir yeraltı şehrinin izlerine rastlandı. Tarihin 5 bin öncesine gittiği düşünülen yeraltı şehrinde kaçış galerileri, kiliseler tespit edildi. Saklı şehir, sanat merkezi, butik oteller ve sinema salonları olarak değerlendirilecek.Kültür ve Turizm Bakanlığı ile üniversitelerin arkeoloji bölümleriyle temasa geçilerek, araştırmalar başlatıldı. TOKİ de 90 milyon lira harcadığı projeyi durdurma kararı aldı. Arkeologlara göre şehir, 7 kilometreye ulaşan uzunluğuyla Nevşehir’in en büyük yeraltı şehri olacak.Erdinç Çelikkan’ın Hürriyet’te yer alan haberine göre TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan, saklı şehirle ilgili şu bilgiyi verdi: “Bölge 3’üncü derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Bilinen bir yeraltı şehri değil. 7 kilometrelik tünel yollarından bahsediliyor. Biz bu alanlara inşaat yapacakken yeraltı şehri çıkınca çalışmayı durdurduk.”‘DÜNYANIN EN BÜYÜĞÜ OLABİLİR’“Nevşehir’e nasıl değer katarız diye düşünüyoruz, bunun için çalışıyoruz. Dönüşüm projesini şehrin dışına taşıyacağız. Burada 90 milyon lira harcadık, ancak bunu zarar olarak görmüyoruz. Bulunan şehir dünyanın en büyük yeraltı şehri de olabilir.”Tarihin 5 bin öncesine gittiği düşünülen yeraltı şehri, Nevşehir Kalesi ve çevresinde. Kaçış galerileri, kiliseler tespit edilen saklı şehir, sanat merkezi, butik oteller ve sinema salonları olarak değerlendirilecek.NEVŞEHİR Belediye Başkanı Hasan Ünver, 7 kilometrelik yeraltı şehriyle ilgili “Nevşehir’in ilçelerindeki yeraltı şehirleri buranın mutfağı bile olamaz” dedi ve şöyle devam etti: “Dönüşüm kapsamında 750 bin metrekarelik alanda yapılan çalışmaların 450 bin metrekaresinde yeraltı şehri vardı. Projeyle birlikte 2012’de çalışmaya başladık. 44 tarihi eseri korumaya aldık. Protokol gereği yıkıma başladığımızda aşağıda yeraltı şehri çıktı. 2013’te ilk galeriler tespit edildi. Koruma Kurulu’na başvurduk ve alan tescillendi.”Taraf
Tarih Boyunca Savaşlara Katılan Hayvanların İç Isıtan 15 Karesi
Tarih boyunca hayatın akışında önemli roller oynayan büyük küçük pek çok savaş gerçekleşti. Bu savaşlarda siperdeki askerleri, cephedeki komutanları, hatta savaşta kullanılan araçları yalnız bırakmayan 'resmî görevli', maskot ya da misafir birçok hayvan rol aldı. İşte bu miniklerden derlenen on beş tarihî kare.
Reklam
Ailesi Churchill'i İslamiyet ile İlgilenmemesi İçin İkna Etmeye Çalışmış
Yeni keşfedilen bir mektuba göre, ailesi İngiltere'de uzun yıllar başbakanlık yapan Winston Churchill'i İslamiyet ile ilgilenmemesi için ikna etmeye çalıştı.Cambridge Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Warren Dockter, 1940-1945 ile 1951-1955 yıllarında İngiltere Başbakanlığı yapan Winston Churchill’e 1907’de gönderilen bir mektubu buldu. Churchill'in kardeşinin eşi Gwendoline Bertie'nin kaleme aldığı mektupta, 'Lütfen İslamiyet'i seçme. Paşalaşma ve Doğululaşma eğilimlerin olduğunu fark ediyorum. Eğer İslamla ilişki kurarsan, İslam’ı kabulün tahmin ettiğinden daha kolay olabilir. Buna karşı savaşmalısın' ifadeleri yer alıyor.İngiliz Independent gazetesinin haberinde, Churchill'in İslamiyet ve Doğu kültürüne ilgisi dolayısıyla din değiştirme ihtimalinin ailesinde endişeye neden olduğu belirtildi.Eski İngiltere Başbakanı’nın 1907 yılında dönemin ünlü aktivist ve yazarlarından Lady Lytton'a gönderdiği mektupta, 'Keşke Osmanlı İmparatorluğu'ndaki paşa gibi olsaydım' diye yazdığı da aktarıldı.Dockter, 'Churchill, hiçbir zaman ciddi anlamda din değiştirmeyi düşünmemiş. Mektubun yazıldığı dönemde ateist olduğunu bile söyleyebiliriz. Ancak Victoria dönemindeki birçok aydın gibi İslam kültürüne hayranlık duyduğu biliniyor' dedi.Churchill, İngiliz ordusuyla Sudan’dayken İslam kültürünü yakından gözlemleme fırsatı bulmuştu. 1899’da Sudan’da yaşadıklarını anlatan The River War kitabını yayımlayan Churchill, kitapta şu ifadelere yer vermişti:“Müslümanlar birey olarak müthiş özellikler gösteriyor. Ancak dinlerinin etkisi, inananların sosyal gelişimini engelliyor. Dünyada daha geriye dönük bir güç yok. Muhammedilik ölmekten çok uzakta, militan ve yayılmaya çalışan bir inanç.”Independent ve AA
Anadolu'nun En Eski El Aleti Bulundu
Uluslararası araştırma ekibi Gediz Nehri civarında insanlık tarihine ışık tutacak taş keski buldu. 1.2 milyon yıllık keski Asya ve Afrika'dan Avrupa'ya göçün bilinenden eski başladığını ortaya koydu.TÜRK, İngiliz ve Hollandalı bilim adamları, Manisa'nın Kula ilçesi sınırlarındaki Gediz Nehri civarında Anadolu’nun en eski el yapımı aletini buldu. Kuvarsitten yapılan taş keskinin 1.2 milyon yaşında olduğu belirlendi. Harran Üniversitesi’nden Profesör Tuncer Demir, İngiliz Royal Holloway Üniversitesi’nden Profesör Danielle Schreve ile Hollandalı bilim adamlarının da katıldığı kazıda bulunan aletin yaşı yüksek duyarlılığa sahip radyometrik ve paleomagnetik ölçüm cihazlarıyla tespit edildi. İnsanlık tarihine ışık tutucak keşifle ilgili Science Daily adlı bilim dergisine açıklama yapan  Danielle Schreve, 'Taşın yaşı bize Asya ve Afrika kıtalarından Avrupa'ya göçün tahmin edilen tarihlerden çok daha önce gerçekleştiğini gösteriyor. Taş keski, Anadolu'da yerleşik yaşamın 1.24 ila 1.17 milyon yıl önce başladığını kanıtladı' dedi.  Bilim dünyası büyük göçün 350 bin ila 200 bin yıl önce olduğuna inanıyordu. Dünyanın en eski insan fosili de 2007'de Denizli'nin Kocabaş ilçesinde bulunmuştu. Bilim adamları batı Türkiye'nin insanlık tarihi için önemli  bulgular barındırdığını açıkladı. Kaynak: Rusya'nın Sesi
Reklam