Caner Erkin Haberleri

Caner Erkin ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Caner Erkin ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Forvet Hattında Yerli Krizi
HABERLER Spor Herhangi bir ligdeki yabancı oyuncu sayısının o ülkenin futbolunu nasıl etkilediği konusunda farklı fikirler ortaya atılır. Kimisi kaliteli yabancı oyuncuların o ligdeki oyun kalitesini de yukarı taşıdığından dem vurur, kimisi lejyonerlerin sayısı arttıkça yerli oyuncuların fiyatlarının dengelendiğini savunur. İşe kulüpler açısından bakanlar, 'Ne kadar çok yabancı oyuncu, Avrupa kupalarında o kadar çok başarı' fikrine sahiptir. Bu fikirlerin hepsi tartışılabilir... Doğrulukları ya da yanlışlıkları üzerine farklı örnekler verilebilir. Evet, bazı yabancı oyuncuların gerçekten de sudan ucuzdur ama bu ülkede bir sezon boyu mahzun gözlerle yedek kulübesinden maç izleyen adı büyük golcülere milyonlarca euro sayıldığı da çok görülmüştür. Avrupa kupalarındaki başarı ise sadece yabancı oyuncuların çokluğu ya da kalitesiyle doğru orantılı olamaz. O zaman Galatasaray'ın dört yabancı oyuncuyla kazandığı UEFA Kupası zaferi nasıl izah edilebilir? Üstelik kupaya uzanan süreçte atılan 15 golün 11'ini yerliler, 4'ünü yabancılar atmışken. Futbol Federasyonu Basın Departmanı tarafından hazırlanan TamSaha Dergisi'nden Mazluç Uluç'un hazırladığı Türk futbolundaki yerli forvet krizi dosyasının detayları şöyle: Tüm bu tartışmaların arasındaki tartışılmaz tek gerçek, kulüplerde oynayan yabancı oyuncu sayısındaki artışın, forma giyebilen yerli oyuncu sayısını aşağıya çektiği ve Millî Takım'a seçilebilecek oyuncu alternatifini azalttığıdır. Zaten bu sorunu yakından hisseden Türkiye de son yıllarda Avrupa'da yetişen Türk asıllı oyuncuları Genç Millî Takımlardan itibaren kazanmaya çalışarak problemi çözmeye çalışıyor. Geçmiş sezonlarda ligimizde giderek artan sayılarda yabancı oyuncu gördük. Yakın dönemde sahada 6, yedek kulübesinde 2 yabancı yer alırken, kulüpler ayrıca istedikleri kadar lejyonerle sözleşme imzalıyordu. Bu sayı daha sonra sahada 6, yedek kulübesinde 2, toplamda 10 olarak sınırlandırıldı. Yeni sezonda ise kulüpler yine 10 yabancı oyuncuyla sözleşme imzalayabilse de 18 kişilik kadrolarında sadece 6 oyuncu bulundurabiliyor. Bu sınırlamanın yerli oyunculara daha fazla forma bulma şansı verdiği de gözle görülür bir gerçek. Nitekim Süper Lig'deki 18 takımın ideal on birlerine baktığımızda, forvet dışındaki tüm mevkilerde yeri oyuncu seçeneklerinin büyük ölçüde arttığını görebiliyoruz. Kalecilerde 10-8'lik yerli üstünlüğü var. Yerlilerin sağ bekte 13-5, sol bekte 14-4, orta sahada 21-15, kanatlarda da 22-14 üstünlüğü bulunuyor. Yabancılar stoperde 19-17 ile ele geçirdikleri üstünlüğü forvet ikilisinde 30'a 6 gibi ezici bir çoğunluğa yükseltiyor. Mevkilere göre dağılım: Kaleci: 10 yerli, 8 yabancı Sağ Bek: 13 yerli, 5 yabancı Stoper: 17 yerli, 19 yabancı Sol Bek: 14 yerli, 4 yabancı Orta saha: 21 yerli, 15 yabancı Kanatlar: 22 yerli, 14 yabancı Forvet: 6 yerli, 30 yabancı YABANCI KRALLAR Bu girizgâhtan sonra sanırız konunun ağırlığı belli oldu; Türkiye'deki yabancı forvet sayısının çokluğu! O zaman şöyle bir geçmişe uzanalım ve yabancı golcülerin ligimizdeki durumuna bir göz atalım. 56'ncı sezonu oynanan ligimizde geçmişte yabancı oyuncuların parmakla gösterildiğini ve bir ara da yabancı oyuncu transferinin yasaklandığını göz önünde tutarsak, 1983-84 sezonuna kadar Süper Lig'de bir yabancı gol kralının çıkmamasını normal karşılayabiliriz. 1970'lerin ikinci yarısından itibaren iki yabancı oyuncu transferine izin verilmesinin ardından ise ilk yabancı gol kralıyla 1983-84 sezonunda karşılaşıyoruz. Yugoslavya'dan gelerek 1981'de Galatasaray formasını giyen Boşnak Tarık Hodzic,bir sezon sonra aynı takımda top koşturmaya başladığı Mirsad Sejdic'in de asist desteğiyle 1983-84 sezonunda 16 gol atarak ligimizin ilk yabancı gol kralı oldu. Ancak yabancı oyuncu sayısının 3'ü geçmediği o yıllarda lejyonerler tam 11 yıl gol krallığı göremedi. Ta ki 1995-96'da Trabzonspor formasıyla 25 gol atarak bu tacı giyen Gürcü Shota Arveladze'ye kadar. Yabancı oyuncuların üçüncü gol krallığı için beklemesi de 10 yıl daha sürdü. Bu defa 2006-07 sezonunda Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldızı Alex De Souza 19 golle ligin gol krallığını elde etti. Ancak bu yıllarda yabancı oyuncu sayılarında önemli artışlar olmuş, takımlar özellikle gol bölgelerini büyük ölçüde lejyonerlere teslim etmeye başlamıştı. Nitekim Alex'in ardından ertesi sezon takım arkadaşı Semih Şentürk tacı taksa da sonraki üç sezonda sırasıyla Galatasaray'ın Çek santrforu Milan Baros, Kayserispor'un Portekizli santrforu Aziza Makakula ve bir kez daha Fenerbahçeli Alex De Souza gol kralı oldu. Son iki sezonda bu yabancı hegemonyası Burak Yılmaz sayesinde bozulmuş görünüyor. Burak son iki sezonda önce Trabzonspor formasıyla 33, sonra da Galatasaray formasıyla 24 gol atarak ligin kral tahtına oturdu. Ancak meseleye sadece bu açıdan bakarsak önemli bir gerçeği ıskalamış oluruz. O gerçek ne mi? Bakalım... Burak'ın 33 golle açık ara gol kralı olduğu sezonda 10 gol ve üzerinde gol kaydeden 18 oyuncu daha var ligimizde. Bu oyuncuların Burak'tan sonraki 6 sırasında yabancılar var. Kamara, Tum, Eneramo, Webo, Alex ve Doka'dan oluşan bu altılının ardından gelen 12 oyuncunun arasında ise sadece Necati Ateş, Selçuk İnan ve Muhammet Demir yer alabiliyor. Geçtiğimiz sezon Burak Yılmaz'ın 24 gollü krallığının arkasından ise Kalu Uche, Bobo, Pierre Webo, Moussa Sow, Pablo Batalla, Lamine Diarra, Mert Nobre listesi uzanıyor. Sonrasındaki 13 isim arasında ise yerli oyunculardan Necati Ateş, Umut Bulut, İlhan Parlak, Olcay Şahan ve Cenk Tosun yer alabiliyor. BU SEZON TABLO DAHA VAHİM Biz şimdi bu sezon ligin krallık yarışına bir göz atalım ve zirvede kimler var bir görelim. Sezonun ilk yarısı sona erdi ve zirvede Sivasspor'un 10 gollü Fransız oyuncusu Aatif Chahechouhe, Beşiktaş'ın Portekizli santrforu Hugo Almeida ile aynı sayıda gol atan son iki sezonun gol kralı Galatasaraylı Burak Yılmaz yer alıyor. Bu üçlünün arkasında Kasımpaşa'nın Arjantinli forveti Oscar Scarione ile Fenerbahçe'nin Senegalli golcüsü Moussa Sow 9'ar golle sıralanıyor. 8 gollü oyuncular ise Akhisar Belediye Gençlik ve Sporlu Oumar Nissa ile Fenerbahçeli Emmanuel Emenike. Yani zirvede ve hemen altındaki 7 oyuncu arasında sadece tek yerli isim bulunuyor. 7 gollü oyuncularda ise Fenerbahçeli Dirk Kuyt, Pierre Webo, Medical Park Antalyasporlu Lamine Diarra, Gençlerbirliği'nden Bogdan Stancu, Galatasara'dan Didier Drogba'nın arasına sadece Gaziantepspor'dan Cenk Tosun girebiliyor. 6 gollü oyuncularda da Akhisar Belediye Gençlik ve Spor 'dan Bruno Rosa, Sivasspor'dan Manuel Da Costa ve Trabzonspor'dan Paulo Henrique ile birlikte Sivassporlu Burhan Eşer, Beşiktaş'tan Olcay Şahan ve Kardemir Karabüksporlu İlhan Parlak listede kendilerine yer bulabiliyor. Kısaca özetlemek gerekirse ilk 20 sıradaki golcülerin arasında sadece 5 yerli oyuncu bulunuyor. GOL TİMLERİ LEJYONER Şimdi bu tablonun sebeplerine yakından bakalım. Neden gol krallığı listelerinde Türk oyuncuların isimleri yabancıların arasında kayboluyor. Bu soruya ilk etapta, 'Yabancı golcüler bizimkilerden daha becerikli ve daha yetenekli' cevabını verebilirsiniz. Ama haklı olmanız için yerli ve yabancı golcülerin eşit şartlarda bir yarışa girmesi ve yabancıların böyle bir yarışta üstünlük sağlaması gerekiyor. Çünkü Süper Lig'deki 18 takımın gole en yakın noktadaki ayaklarının büyük bölümünü yabancı oyuncular oluşturuyor. 'Gole en yakın nokta'dan kastımız santrforlar ve arkasında yer alan hücuma dönük orta saha oyuncuları. Takımların ideal on birlerinde bu bölgedeki 36 oyuncudan 30'u yabancı, sadece 6'sı Türk. 18 takım arasında bu bölgede direkt santrfor oynayan yerli oyuncular sadece Elazığspor'da Deniz Yılmaz, Gaziantepspor'da Muhammet Demir veya zaman zaman Cenk Tosun. Yani 18 takımdan sadece ikisinin santrforu Türk. Bu bölgeye orta sahadan destek veren oyunculara baktığımızda ise Elazığspor'da Köksal Yedek veya Mehmet Nas, Eskişehirspor'da Erman Kılıç, Galatasaray'da Burak Yılmaz, Torku Konyaspor'da Recep Aydın isimlerini görüyoruz. 36 oyuncuda 6 Türk'ün yüzdesi genel toplam içinde 16.6'ya tekabül ediyor ki, bu rakam da golcüler listesinde yerlilerin isimlerine neden bu kadar seyrek rastlandığını açıklamaya yetiyor. Takımlara tek tek yakından baktığımızda, zaman zaman da olsa yüzde yüz yerli hücum timine sahip tek ekip Elazığspor. Sağda Serdar Gürler, solda Serdar Özkan, forvet arkasında Köksal Yedek veya Mehmet Nas, santrforda Deniz Yılmaz dörtlüsüyle sık sık izlediğimiz Elazığspor, ligin son sırasında yer alıyor. Gaziantepspor, üç yerli oyuncunun yanında forvet arkasında oynattığı Traore ile hücum hattını ağırlıklı olarak Türk oyunculardan oluşturuyor. Torku Konyaspor da zaman zaman sağ kanatta Djalma'nın yerine Ömer Ali Şahiner'e yer verip forvette 3-1'lik yerli üstünlüğünü sağlıyor. Hücum hattını dört yabancıyla oluşturan takımlar da var ligimizde. Bu takımların başında lider Fenerbahçe geliyor. Sarı-lacivertli ekip Cristian'lı on birle oynadığı maçlarda hücum hattını Kuyt, Sow, Webo veya Emenike ile oluşturarak tamamen lejyoner bir forvetle gol arıyor. Aynı tablo Medical Park Antalyaspor için de söz konusu. Akdeniz ekibi sağda Isaac, solda 'vatandaş' Tita, forvet arkasında Insa ve santrforda Diarra ya da zaman zaman Baros'la tam bir yabancı hücum takımı görünümünde. Kasımpaşa da Adem Büyük'ün yerine Viudez'i kullandığı maçlarda Babel, Scarione ve Malki ile hücum hattını yabancı oyunculardan oluşturuyor. Kayserispor, Trabzonspor ve Kayseri Erciyesspor ise hücum timlerinde sadece birer yerli oyuncuya yer veriyor. KALEDE SIKINTI YOK Geçmişte çok sayıda yabancı kalecinin yer aldığı ligimizde bu sezon gerçek bir denge hâkim. Millî Takımımız için ligimizde sürekli görev yapan 10 kaleci seçeneği bulunuyor. Şampiyonluk yaşamış beş takımdan üçünün kalesini yerliler koruyor. Fenerbahçe'de Volkan Demirel, Beşiktaş'ta Tolga Zengin, Trabzonspor'da da Onur Kıvrak Millî Takım teknik ekibinin elini rahatlatan isimler. Sivasspor'da Korcan Çelikay, Medical Park Antalyaspor'da Hakan Arıkan, Kayserispor'da Gökhan Değirmenci ve Ertuğrul Taşkıran, Gençlerbirliği'nde Ramazan Köse, Çaykur Rizespor'da Serkan Kırıntılı ligde banko oynayan yerli kalecilerin sayısını 9'a yükseltiyor. Bu isimlere Elazığspor'da Vanja Ivesa'yı çoğu zaman yedek bırakan Zülfük Özer'i de eklemek ve sayıyı 10'a çıkarmak da mümkün. SAĞ VE SOL BEK PATLAMASI Geçmişte Millî Takım'ın oyuncu bulmakta sıkıntı çektiği sağ ve sol bekte Süper Lig takımları bu sezon yerli oyuncuları tercih etti. 18 takımdan 13'ü sağ bekte, 14'ü ise sol bekte tercihlerini yerli oyunculardan yana kullandı. Fenerbahçe'de Gökhan Gönül, Medical Park Antalyaspor'da Koray Arslan ve Serkan Balcı, Kayserispor'da Salih Dursun, Akhisar Belediyespor'da Emrah Eren, Gençlerbirliği'nde Serkan Kurtuluş ve Serkan Yanık, Beşiktaş'ta Serdar Kurtuluş, Kayseri Erciyesspor'da Cem Can, Eskişehirspor'da Veysel Sarı, Kardemir Karabükspor'da Uğur Uçar ve Erdem Özgenç, Kasımpaşa'da Elyasa Süme ve Orhan Şam, Çaykur Rizespor'da Koray Altınay, Torku Konyaspor'da Ali Turan, Elazığspor'da Adem Alkaşi ile Deniz Aslan forma giyiyor. Sağ bekte yabancıya yer veren takımlar ise Bursaspor (Basser), Sivasspor (Cicinho), Gaziantepspor (Binya), Trabzonspor (Bosingwa) ve Galatasaray (Eboue). Uzun yıllardır Gökhan Gönül ile Sabri Sarıoğlu dışında alternatif bulmakta zorlanan Millî Takım için bu sezon Salih Dursun, Serkan Kurtuluş, Koray Altınay gibi isimler de seçenek oldu. Yine bir dönem sıkıntı yaşanan ve sağ ayaklı Ümit Özat'la çözüm bulunmaya çalışılan sol bekte de 14 takım yerli oyuncuya yer veriyor. Fenerbahçe'de Caner Erkin, Hasan Ali Kaldırım, Galatasaray'da Hakan Balta, Trabzonspor'da Kadir Keleş, Elazığspor'da Özgür Özkaya, Sivasspor'da Ziya Erdal, Kayserispor'da Ömer Bayram ve Alper Uludağ, Akhisar Belediyespor'da Çağdaş Atan, Gençlerbirliği'nde Uğur Çiftçi, Gaziantepspor'da Şenol Can, Kayseri Erciyesspor'da Emre Öztürk ve Ekrem Ekşioğlu, Eskişehirspor'da Tarık Çamdal, Kardemir Karabükspor'da İshak Doğan, Kasımpaşa'da Sancak Kaplan ve İlhan Eker, Torku Konyaspor'da Mehmet Uslu ve Ergün Teber sezonun ilk yarısında forma giyen sol bekler. Sol beklerini yabancılara emanet eden takımlar ise Bursaspor (Taiwo), Medical Park Antalyaspor (Vederson - TC vatandaşı), Beşiktaş (Motta) ve Çaykur Rizespor (Ali Adnan). Yerli sol beklerden Tarık Çamdal, Uğur Çiftçi ve İshak Doğan son Millî Takım kadrosunda yer alarak ay-yıldızın alternatiflerini çoğalttı. STOPERDE YABANCILAR ÖNDE 18 takımın stoper tercihinde ise forvetler kadar olmasa da yabancıların üstünlüğü bulunuyor. Takımlarının ilk on birlerinde ağırlıklı olarak oynayan 36 stoperin 19'u yabancı, 17'si yerli. Stoperde yüzde yüz yerliyi tercih eden takımlar Emre Güngör-Musa Nizam ikilisiyle Medical Park Antalyaspor, zaman zaman Bamba'ya şans tanısa ada Mustafa Yumlu-Aykut Demir ikilisiyle Trabzonspor, İbrahim Kaş-Görkem Görk ikilisiyle Elazığspor. Torku Konyaspor'da da Kokaloviç'in sakatlığında Selim Ay-Erdinç Yavuz ikilisinin kullanıldığını vurgulamak gerekiyor. Yüzde yüz yabancı stoperlere ise Fonseca Sereno- Khizanishvili ikilisiyle Kayserispor, Kecojeviç-Stankevicius ikilisiyle Gaziantepspor, Akaminko-Diego ikilisiyle Eskişehirspor, Mabiala-Puygrenier ikilisiyle Kardemir Karabükspor, Oboabona-Viera ikilisiyle de Çaykur Rizespor sahip. ORTA SAHADA YERLİLER FAZLA Orta sahanın ortasında yer alan 36 oyuncuda da yerlilerin 21'e 15 üstünlüğü bulunuyor. Bu bölgede yüzde yüz yerli ikililer kullanan takımlar Batalla'nın ayrılmasının ardından Belluschi'nin forvet arkasına kaymasıyla Bursaspor (Şamil Çinaz - Murat Yıldırım veya Musa Çağıran), Sivasspor (Kadir Bekmezci - Adem Koçak), MP Antalyaspor (Serkan Balcı - Uğur İnceman), Akhisar Belediyespor (Merter Yüce - Bilal Kısa), Torku Konyaspor (Ali Çamdalı - Mehmet Güven), zaman zaman da Fenerbahçe (Alper Potuk - Mehmet Topal) ve Beşiktaş (Veli Kavlak - Oğuzhan Özyakup). Bu bölgede yüzde yüz yabancıyı tercih eden takımlar ise Elazığspor (Sane - Vitolo/Sow), Kayserispor (Mijailoviç - Cleyton) ve Trabzonspor (Zokora - Colman). KANATLAR YERLİYLE UÇUYOR Hücum hattının her iki kanadındaki 36 oyuncu tercihinin de 24'ü yerli, 12'si yabancı. Bu bölgede Elazığspor (Serdar Gürler - Serdar Özkan), Bursaspor (Kazım Kazım - Ferhat Kiraz), Sivasspor (Burhan Eşer - Aydın Karabulut), Akhisar Belediyespor (Ahmet Cebe / Kenan Özer - Güray Vural / Sertan Vardar), Gaziantepspor (İbrahim Akın / Taşkın Çalış - Cenk Tosun / Turgut Doğan Şahin), Beşiktaş (Gökhan Töre - Olcay Şahan), Kardemir Karabükspor (İlhan Parlak - Ahmet İlhan Özek / Erkan Kaş), Çaykur Rizespor (Tevfik Köse - Sercan Kaya) yüzde yüz yerli oyuncu tercihleri kullanırken, kanatlarını tamamen yabancı oyunculara emanet eden takımlar ise Medical Park Antalyaspor (Promise Isaac - Tita / TC vatandaşı), Fenerbahçe (Dirk Kuyt - Moussa Sow) ve zaman zaman da Kasımpaşa (Viudez - Babel). Not: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen lejyoner oyuncular, bu araştırmada 'yabancı' kategorisinde değerlendirilmiştir. Süper Lig'in Gol Kralları 1983-1984 Tarık Hodzic 16 1984-1985 Aykut Yiğit 20 1985-1986 Tanju Çolak 33 1986-1987 Tanju Çolak 25 1987-1988 Tanju Çolak 39 1988-1989 Aykut Kocaman 29 1989-1990 Feyyaz Uçar 28 1990-1991 Tanju Çolak 31 1991-1992 Aykut Kocaman 25 1992-1993 Tanju Çolak 27 1993-1994 Bülent Uygun 22 1994-1995 Aykut Kocaman 27 1995-1996 Shota Arveladze 25 1996-1997 Hakan Şükür 38 1997-1998 Hakan Şükür 33 1998-1999 Hakan Şükür 18 1999-2000 Serkan Aykut 30 2000-2001 Okan Yılmaz 23 2001-2002 Arif Erdem 21, İlhan Mansız 21 2002-2003 Okan Yılmaz 24 2003-2004 Zafer Biryol 25 2004-2005 Fatih Tekke 31 2005-2006 Gökhan Ünal 25 2006-2007 Alex De Souza 19 2007-2008 Semih Şentürk 17 2008-2009 Milan Baros 20 2009-2010 Aziza Makakula 21 2010-2011 Alex De Souza 28 2011-2012 Burak Yılmaz 33 2012-2013 Burak Yılmaz 24 CİHAN
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... HAYATININ PİYANGOSUNU VURDU Oyuncu Ceyda Ateş, sevgilisi Buğra Toplusoy uğruna oyunculuk kariyerine ara veriyor. Ateş, Amerika'da inşaat şirketi kuran Toplusoy'la birlikte olmak için Miami'ye yerleşecek ve üniversitede oyunculuk eğitimi alacak. İki sevgilinin Amerika'ya yerleşme kararının bir nedeninin de, ilişkilerini dedikodulardan uzakta yaşamak istemeleri olduğu konuşuluyor. Ceyda'nın aşkı için kariyerine ara verdiği söyleniyor ancak bu kararda, oyuncunun son dizisinin tutmaması ve yayından kaldırılmasının etkisi var mıdır? Ceyda böyle bir karar verdiyse çok isabetli olmuş. Kendisi için hayırlı bir iş yapmış sayılır çünkü son zamanlarda gittikçe oyunculuktaki ivmesi düşüyordu ve yaptığı işler de tutmuyordu. Bence o Buğra Toplusoy'la beraber olarak zaten hayatının piyangosunu vurdu. Son zamanlarda işinden çok özel hayatıyla gündeme geliyordu. Bence onun kurtuluşu olur bu Amerika işi. Oraya yerleşirlerse kendini unutturur ve bambaşka bir hayatın içine girer. Burada kalsa oyunculuk kariyerinde eksiye doğru gidecekti. Bir süre orada kalması hayırlı olur. Döndüğü zaman teklif edilecek projeler de daha iyi olur diye düşünüyorum. Karşısına Buğra çıktığı için çok şanslı bence.   SEDA SAYAN EVLENDİ Mİ? Seda Sayan, evlendikleri yolunda dedikodular çıkan sevgilisi Erkan Çelik'le bir beyaz eşya mağazasından alışveriş yaptı. Bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, buzdolabı ve televizyon alıp 20 bin lira ödeyen sanatçı, 'Bunlar hediye' dedi. Sayan, Çelik'in parmağındaki yüzükle ilgili olarak yöneltilen 'Evlendiniz mi?' sorusunu ise duymazdan geldi. Seda Sayan, yıllardır menajerliğini yapan Stelyo Pipis'le yollarını ayırarak bu görevi Erkan Çelik'e verdi. Bunun dışında sürekli birlikte görüntüleniyorlar fakat Sayan, hala bu ilişkiyi ilan etmiş değil. Her şey ortada olmasına rağmen neden saklamaya çalışıyorlar? Gizlice evlenmiş olma ihtimalleri nedir? Gizlice evlenme ihtimalleri yok. İlişkiyi de henüz ilan etmiş değil. Bunun nedeni de baştan yanlış strateji izlemiş olması. Aşk haberleri ilk çıktığında Erkan Çelik evliydi. Muhtemelen o dönem Seda da bunu bilmiyordu, gazetelerden öğrendi. Sonrasında da aralarında bir ilişki olduğunu inkâr etti. Erkan boşandıktan sonra da bir daha bu konuda açıklama yapamadı. Çünkü ilk zamanlar aşk haberlerine gereksiz tepkiler verdi. Şimdi basına karşı fazla yüzü yok. Konuşursa tepki göreceğini düşünüyor o yüzden de ilişkisini bu şekilde yürütüyor.   ÖZGE'NİN HAYATINDA SÜRPRİZ GELİŞME Özge Özpirinçci, eski aşkı Engin Altan Düzyatan'la ilgili sessizliğini bozdu. Oyuncu çift, 5 yıllık aşklarını nikâh masasına taşımaya hazırlanırken ayrılmıştı. Düzyatan, ayrılığın ardından Neslişah Alkoçlar ile yeni bir aşka yelken açtı. Eski sevgilisi için tek kelime etmeyen Özpirinçci, ilk kez konuştu: 'Biz üçüncü şahıslar yüzünden ayrılmadık. Engin'i bir yerde görürsem selam veririm, kendisiyle aynı projede de yer alırım.' Sizin karakter tahlilinizin ne kadar isabetli olduğunu daha önce birçok defa gördük. Ece Erken, Emrah ve daha birçok ünlü de size, onları ne kadar iyi tanıdığınızı söyledi. Peki, Özge'nin yaptığı açıklama göre, bulunduğu ruh hali hakkında hissettikleriniz nedir? İlişkileri çok iyi gidiyordu ve kötü de ayrılmadılar. O yüzden böyle bir açıklama yaptı diye düşünüyorum. Özge'nin, Engin ile Neslişah Alkoçlar'ın el ele fotoğraflarını gördüğü dönemlerde çok kötü olduğunu duymuştum. Bu olayı yeni yeni atlatıyor. Engin ayrılığı çok çabuk atlattı ve yeni bir aşka yelken açtı. Özge'nin bu duruma alışma süresi daha farklı oldu. Normaldir, herkes ayrılık sürecini eş zamanda atlatacak diye bir şey yok. Bir de Özge'nin dizisi yayından kaldırıldı. Bu yüzden de morali bozuk. İşe odaklanması, özel hayatını daha az düşünmesini sağlardı. Gerçi sanat dünyası söz konusu olunca her an sürpriz şeyler duyabiliriz. Özge'yle ilgili dedikodular kulağıma gelmeye başladı. O da hayatına yeni birini aldı diyemeyeceğim kesin ama sanırım girmek üzere.   SKANDALI ÖRTMEK İÇİN ŞEKİLDEN ŞEKİLE GİRDİ Geçtiğimiz aylara popçu Berkay'la adının karıştığı skandal yüzünden damga vuran Asena Erkin, manşetleri süslemeyi çok sevdi! Fenerbahçeli futbolcu Caner Erkin'in eşi olmanın yanı sıra tasarımcı olarak da tanınan Asena, tuhaf kıyafetlerinin dozunu önceki akşam arttırdı! Asena Erkin, Etiler'deki bir mekândan çıkışta şok etkisi yarattı. Gazetecilerin dikkatini çekmek için ne yapacağını bilemeyen tasarımcının üzerinde bu kez de 'Kutup ayısı' şeklinde bir palto vardı! Sadece ilgi görmek adına giydiği hayret verici paltosu yüzünden önünü dahi göremeyen Asena, 'Pes' dedirtti. Asena Erkin'in yaşadığı Berkay skandalından sonra yaptığı gariplikler bitmek bilmedi. Böyle bir olay sonrası ortalarda görünmemesi gerekirken, her gün farklı bir olayla gazetelere manşet olmasının nedeni nedir? Büyük bir skandal yaşandı bu çiftle ilgili. Duymayan kalmadı bunu zaten. Caner eşini kabul etti ve normal hayatlarına döndüler. Fakat Asena, ya gündemde kalmayı sevdi, ya da bu skandalı unutturmak için tuhaf şekillere girmeye başladı. Her gün bir öncekinden daha ilginç bir kostümle çıkıyor karşımıza. O böyle gündemde kaldıkça yaşanan skandal da sürekli akla geliyor, hiç unutulmuyor. Bunun yanı sıra Asena bambaşka bir şey başarmış oldu. Eda Taşpınar'ın tahtına oturdu. Önceden Eda ne giyse, ne taksa olay olurdu. Şimdi ise Asena'nın giydikleri, yaptıkları olay oluyor. Asena'nın bu kostümleri nereden bulduğunu da çok merak ediyorum doğrusu. Resmen çocuk gösterilerinde kullanılan kostüm bunlar. Son olarak ayı kostümüyle çıktı karşımıza. Bari panda giyseydi, sevimli olurdu. Bu şekilde çok sevimsiz olmuş. Bundan sonra da Hello Kitty olarak karşımıza çıkmasını bekliyorum. Belki bu şekilde şirin olabilir. Artık dikkat çekmek için bu yolu seçiyor. Başarıyor da çünkü bakın onu konuşuyoruz. Amacına ulaştı. Fakat sakın bu saatten sonra ne Asena ne de Caner, 'Biz haber olmak istemiyoruz. Basın niye bizim peşimizde' demesin. Çünkü haber olmak için can atan onlar. En azından Asena'nın bu haberlerle gündeme gelmesi, skandallarla gündeme gelmesinden iyidir. Bu sayede eşine de zarar vermemiş oluyor.   ARALARINDAKİ GERGİNLİK ASLA BİTMEZ Gülben Ergen, büyük oğlu Atlas'ın 7'nci yaş günü için önceki gün bir parti düzenledi. Kutlamada baba Mustafa Erdoğan da vardı. Erdoğan'ın oğluna, doğum günü hediyesi olarak akülü araba aldığı öğrenildi. Gülben Ergen ise oğluna pahalı hediyeler almadığını söyledi. Atlas için, üzerinde çizgi kahraman Ben10'in resimlerinin bulunduğu bir pasta hazırlandı. Gülben Ergen'in ifadesi üzerine herkes bir gariplik sezdi. Sanki bir zıtlaşma söz konusu gibi… Sadece çocukları için özel günlerde bir araya gelen Ergen ile Erdoğan'ın arasında bir gerginlik mi var? Var. Kim ne derse desin bu çiftin ayrılma nedeni, Mustafa'nın Gülben'e ihanet ettiği iddiaları. Kendileri bunu itiraf etmese de sağır sultan bile duydu Mustafa'nın eşine sadık kalamadığını. O yüzden de araları bu saatten sonra hiçbir zaman düzelmez. Gülben nefret ederek ayrıldı. Ayrılık sonrası arkadaş kalacak bir durumları olmadı. Çocuklar olmasa bir araya gelmezler, birbirlerine selam bile vermezler ama çocukları var. Bir de Gülben, Mustafa'nın ailesini çok seviyor. Saygı çerçevesinde idare ediyor bu durumu. Hediye mevzusuna gelince, bence doğum günü organizasyonu, babanın aldığı hediyeden daha pahalıya patlamıştır. Sayfa AYRILIĞIN ARDINDAKİ BÜYÜK BOMBA Tuğba Melis Türk ile Beşiktaşlı futbolcu Ersan Gülüm'ün ayrılığının perde arkası aralandı. Geçtiğimiz yaz nişanlanan 2011 Best Model Of Turkey birincisi Tuğba ile Beşiktaşlı futbolcu Ersan Gülüm'ün ayrıldığı konuşuluyordu. Çiftin Twitter ve Instagram'da birbirlerini takip etmeyi bırakması da iddiaları güçlendirdi. Sessizliğini koruyan ikiliden Tuğba Melis Türk, basında çıkan haberlerin ardından isyan etti. Twitter sayfasına, 'Ben nişan yüzüğümü bile parmağımdan çıkarmamışken böyle asılsız bir haber neden yapıyorsunuz? Allah büyük!' notunu düştü. Haberlerin ardından Türk'ün basın danışmanı Hakan Altut, çiftin ilişkisiyle ilgili bir açıklama yaptı. Ersan Gülüm'ün, aralarında hiçbir sorun yokken Avustralya'ya gidip döndükten sonra telefon mesajıyla nişanı attığını ve ilişkiyi bitirdiğini yazdığını belirtti. Buna rağmen Tuğba'nın parmağından yüzüğü hâlâ çıkarmadığını da açıkladı. Tuğba Melis Türk geçtiğimiz günlerde eğlenmeye çıktığı gece biriyle görüntülendi. Buna rağmen parmağında da halen yüzüğü olduğunu açıklandı. Gülüm'ün de evliliğe giden bir ilişkiyi mesajla bitirdiği öğrenildi. Çiftin ilişkisinde son durum nedir? Ayrılığın ardında neler var? Tuğba bu ayrılık nedeniyle 7 kilo verdi ve çok zor günler geçiriyor. Ailesinin de bu duruma çok üzüldüğünü öğrendim. Tuğba'nın kendini odaya kapatması nedeniyle ailesi ve arkadaşları tedirgin olmuş. Bir gece kafasını dağıtsın diye arkadaşları dışarı çıkarmış, bu esnada da biriyle aynı karede görüntülenince malum haber çıktı. Tuğba buna da çok üzülmüş. Çünkü Ersan'ı unutmuş değil ve parmağından yüzüğünü de çıkartmadı. Bu ayrılıkla ilgili kulağıma inanılmaz bir şey geldi. Büyük bir bomba bu. Ayrılığın perde arkasını GÜNAYDIN araladı. Yarın sabah.com.tr'ye bakmayı unutmayın.  SİBEL'İN O ADAMLA TANIŞIKLIĞI BİLE YOK Çapkın işadamı Ozan Çelik, Sibel Can'ı koruma altına aldı. Önceki gün alışveriş turuna çıkan ünlü sanatçıya eşlik eden Çelik'in korumaları görenleri şaşırttı. Yaşadığı magazinsel aşklarla adından söz ettiren hurdacı Ozan Çelik, daha önce gazetecilere karşı kullandığı korumalarını bu kez Sibel Can için seferber etti. Şeyda Coşkun'la yaşadığı aşktan sonra adı Deniz Akkaya, Hadise ve Öykü Karayel gibi isimlerle anılan Çelik, son dönemde Sibel Can'la sıkı bir dostluk içinde. Geçtiğimiz günlerde Sunset'te yemek yiyen Can için korumalarını seferber eden Çelik, bu kez Zorlu Center'da ortaya çıktı. AVM'de alışveriş yapan Can'ın yanında İzmirli işadamının korumaları da vardı. Sanatçının poşetlerini taşıyan korumalar, arabaya kadar da eşlik etti. Çelik, aynı gece Günay Restaurant'ta sahne alan Can'ı ön masadan dinledi. Çelik'in sık sık ünlü sanatçının etrafında olması ve korumalarını sanatçının yanından ayırmaması ise kafalarda soru işareti bıraktı. FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... ENİNDE SONUNDA BOŞANACAKLAR  Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında evlenen Tolga Güleç ve Yeliz Şar çifti, geçtiğimiz günlerde sürpriz bir şekilde boşanma kararı almıştı. Ayrılığa daha fazla dayanamayan ünlü çift sorunlarını konuşarak çözdü ve boşanmaktan vazgeçti. Kişisel Instagram hesabından açıklama yapan Güleç, 'Önce bu zor günlerimizde yanımızda olan ailelerimize, sonra tüm 'gerçek' dostlarımıza teşekkürler. Karım yanımda, Midyat'ta sıkıntı yok' notunu paylaştı. Çift, boşanma kararı öncesi sürekli birbirlerine ne kadar âşık olduklarını sosyal medyadan ilan ediyordu. Bir anda boşanma kararıyla gündeme gelip yine aynı hızla barıştıkları ortaya çıktı. Bunun altında bir şey aramalı mıyız? Boşanma olayı reklam mıydı? Evlilik kararını da çok çabuk almışlardı, boşanma kararını da yine aynı hızla aldılar. Kimse istemez bir yuvanın dağılmasını ama bu çift eninde sonunda boşanacaktır. Benim iddiam bu yönde. Çünkü ilk kavgada boşanma kararı aldılar, bir anda köprüleri yıktılar. Sonrasında ise bir baktık barışmışlar. Geçtiğimiz haftalarda oyuncu çift Melisa Sözen ile Alican Yücesoy'un da boşanma kararını konuşmuştuk. Resmen boşandılar. Onlar da evlilik kararını çok erken almışlardı. Gençler artık ya hiç evlenmiyor birlikte yaşıyorlar, ya da çok çabuk evlilik kararı alıyorlar. Ben Tolga ile Yeliz'in bir sonraki kavgalarında yine boşanma kelimesini kullanacaklarını düşünüyorum. Hatta bu çift hakkında sürekli boşanıyorlar haberlerini duyacağız. BERKAY ARTIK ERKİN ÇİFTİNİ RAHAT BIRAKSIN  Fenerbahçeli futbolcu Caner Erkin ve eşi Asena Erkin, önceki akşam Cihangir'deki Mona'daydı. Ünlü çiftin eğlencesi, mekâna Asena Erkin'in adının aşk dedikodularına karıştığı popçu Berkay'ın gelmesiyle yarım kaldı. Mutfak kapısından mekânı terk eden ünlü çift, yine de objektiflere yakalanmaktan kurtulamadı. Gazetecilerin, 'Berkay Bey geldiği için mi mekânı arka kapıdan terk ediyorsunuz?' sorusuna ünlü futbolcu 'Sizi ilgilendiriyor mu?' diye karşılık verdi. Erkin, 'Biz işimizi yapıyoruz' diyen muhabirleri, 'Ben size işinizi yaptıracağım' diye tehdit etti. İkili, araçları ile uzaklaştıktan beş dakika sonra tekrar mekânın önünden geçti. Direksiyondaki Caner Erkin, flaşların patlaması üzerine aracını gazetecilerin üzerine sürdü. Bir arkadaşının yaş gününü kutladıklarını söyleyen Berkay ise şunları söyledi: 'Kimseyi takip etmiyorum. Hanımefendi ve beyefendiyi görmedim. Yedi aydır birlikte olduğum kız arkadaşım var; aşığım ben.' Son günlerde Erkin çiftinin sık sık Berkay'la pişti olmaları üzerine Berkay'ın Asena'yı takip ettiğine dair dedikodular çıkmıştı. Böyle bir durum var mı? Berkay, Asena Erkin'i takip mi ediyor? 'Sevgilim var, aşığım' açıklaması samimi mi? 'İstanbul'da belli yerler var, o yüzden de illa ki karşılaşıyoruz, ne yapalım' diyor ünlüler ancak ben bunu kendilerine bir bahane olarak kullandıklarını düşünüyorum. İstanbul'da tonla mekân var. Karşılaşmak istemeyen karşılaşmıyor. Berkay sürekli haber olmayı, gündemde kalmayı çok sevdi. Bu olayın peşini bırakmaya da hiç niyeti yok. Berkay, Asena ile Caner'i takip ediyor. İstanbul'da o kadar mekân varken, sürekli karşılaşmalarının başka bir açıklaması olamaz. İlk günden beri Caner'in tavrını takdir etmişimdir. Hata da yapsa karısına sahip çıktı. Onun kararıdır, saygı duymak lazım. Caner'in bu tavrına karşılık Berkay'ın da artık onlardan uzak durması, onları rahat bırakması gerekiyor. Berkay, daha önce pek tanınan biri değildi. Şöhret, sürekli gündemde olmak hoşuna gitti. Reklam olsun da ne olursa olsun düşüncesinde. Ancak kendini ne duruma düşürdüğünden bir haber durumda. UZUN BİR SÜRE İKİSİ DE EVLENMEZ  Harun Tan-Ebru Şallı çifti, Temmuz ayında boşanmıştı. Şaşkınlık yaratan bu olaydan kısa bir süre sonra Şallı, kalbini Sinan Akçıl'a kaptırmış, Harun Tan ise sessizliğe bürünmüştü. Kendisini spora veren Harun Tan da, nihayet aşka kapılarını yeniden açtı. Ünlü işadamı, önceki akşam ismi öğrenilemeyen esmer sevgilisiyle Zincirlikuyu'da polis kontrolüne takılınca yakayı ele verdi. Tan, büyük panik yaşadı. Boşanma sonrası kimseyle görüntülenmeyen ve aşka küstüğü konuşulan Harun Tan, yeniden kalbinin kapılarını açtı. Ünlü işadamı eski eşinin önüne geçip bir evlilik kararı alır mı? Sizce Harun Tan böyle bir sürprize imza atar mı? Ben Harun'un geç bile kaldığını düşünüyorum. Genelde bu tarz ayrılıklarda hızlı davranan erkek tarafı olur. Bu kez farklı oldu, Ebru hayatına çok kısa süre sonra birini aldı. Harun'un adını bugüne kadar kimseyle duymamıştık. Hatta bu görüntülendiği kişinin de sevgilisi olup olmadığından emin değiliz. İsteyerek de görüntülenmedi. Polis kontrolüne takılmasa yine görüntülenmeyecekti. Onun ağzından duymadığımız sürece bilemeyiz tabi yanındaki kişinin sevgilisi olup olmadığını. Belki de Harun'un hayatında birileri oldu ama biz duymadık. Biri ile el ele ortaya çıktığında da şaşırmamak lazım çünkü bundan normal bir şey olamaz. Adam bekâr, istediğini yapar. Ancak yeniden evlenme kararını kısa zamanda alacağını düşünmüyorum. Ebru'nun da yakın zamanda evleneceğine ihtimal vermiyorum. EVLİLİK KURUMUNA SAYGISIZLIK ETTİLER  Bulut Köpük'le boşanma davası devam eden Tayanç Ayaydın, yabancı uyruklu öğretmen sevgilisi Sally Ghalayini ile nişanlandı. Köpük de oyuncu Devrim Evin'le yeni bir aşka yelken açtı. Eski çiftin, boşanma davaları devam ederken yeni birlikteliklerini gizleme gereği duymadığı ve sosyal medyada sık sık paylaşımlarda bulunduğu ortaya çıktı. Genelde bu gibi durumlarda çiftler, yeni sevgililerini saklamaya uğraşır. Ancak bu kez çok farklı bir durum var ortada. Sizce bu rahatlığın nedeni nedir? Resmen boşanmadan başkalarıyla ortaya çıkmak moda oldu. Alican Yücesoy da Melisa Sözen'den boşanmadan başkasıyla yakalanmış, 'Arkadaşlar lütfen yazmayın, ben halen evliyim' demişti. En azından onun davranışı, bu çifte göre bir nebze daha iyi. Tayanç Ayaydın yeniden nişanlanmak için boşanmayı beklemedi bile. Resmi nikâhlı eşi de yeni bir aşka yelken açtığını saklama gereği duymuyor. Bu rahatlığa bir anlam veremiyorum. Muhtemelen biri diğerine ihanet etti. Sonrasında da böyle karşılıklı nispet yapmalar başladı. Bu yaşananları kesinlikle doğru bulmuyorum. Evlilik kuruma olan saygıyı yerle bir ettiler. Resmen boşanana kadar beklemeleri gerekirdi. Hayatlarına birilerini alsalar dahi, bunu saklamaları lazımdı. Fakat yaptıkları çok normal bir şeymiş gibi bir de sosyal medyada bunu ilan ettiler. Gençlere de kötü örnek oluyorlar. Evlilik kurumuna saygısızlık ettiler. Çok büyük bir ayıp bu. ARDA TURAN-SİNEM KOBAL AŞKINDA SÜRPRİZ GELİŞME  Geçtiğimiz aylarda ayrılan Arda Turan ve Sinem Kobal'ın yeni gözdesi ev partileri. Zor günlerini yakın arkadaşlarıyla atlatmaya çalışan Sinem Kobal, yeni evinde partiler vermeye başladı. Kız arkadaşlarını evine toplayan Kobal, kendi elleriyle yaptığı tiramisuyla dostlarına sürpriz yapmıştı. Atletico Madrid'de top koşturan Arda Turan ise ayrılığın ardından ailesi ve yakınlarıyla vakit geçiriyor. Madrid'deki evi arkadaşlarıyla dolup taşan ünlü futbolcu, yakınlarıyla hasret gideriyor. Annesi Yüksel Turan, babası Adnan Turan ve kardeşi Okan Turan'ın Madrid'e gitmesiyle keyifli zamanlar geçiren futbolcu, arkadaşlarını da evine davet etti. Hep birlikte toplanıp farklı bir akşam yemeği yemek isteyen grup, kokoreç yapmak için kolları sıvadı. Ünlü futbolcunun bir arkadaşı kokoreç yaparken, herkes mutfağa geçip ona yardım etti. İkilinin, birlikte oldukları dönem gibi ayrıldıklarından beri de her yaptıkları haber oluyor. Bundan sonra Turan ile Kobal, birbirlerine nispet olarak yaptıkları şeylerle mi gündemde olacak? Halk bu çifti birbirine çok yakıştırdı. Onları evli görmek istedi. Ancak beklenen olmadı, ayrıldılar. Bu saatten sonra yapacakları her hareket haber olacak. Eğer ikisinden birinin hayatına yeni biri girerse de büyük manşet olur. O kişiyi bütün gazeteler manşetine taşıyacak. İkisi de Türkiye'nin yakından tanıdığı isimler. Biri oyunculukta diğeri ise yeşil sahalarda adından söz ettiren kişiler. Son zamanlarda sosyal medya üzerinden birbirlerine nispet yapıklarını görüyorum. Biri tiramisu yapıyor, diğeri kokoreç partisi veriyor. Sık sık kalabalık arkadaş gruplarıyla eğleniyorlar. Bunca yıllık tecrübeme dayanarak söylüyorum; eğer bu ayrılık döneminde ikisinin de hayatına kimse girmezse büyük ihtimalle barışacaklardır. Yeniden devam kararı alırlarsa da kimse şaşırmasın. MERVE'Yİ İKNA ETMEK İÇİN HER YOLU DENİYOR  Oyuncu Merve Boluğur ihanete uğradı. Murat Dalkılıç, ünlü oyuncuyu 10 Şubat Pazartesi gecesi aldattı. Olay, ünlü popçunun bir etkinlik için gittiği Uludağ'da gerçekleşti. Etkinlik kapsamında konser veren Dalkılıç, iş bitimi kaldığı otele döndü. Ardından kalabalık arkadaş grubuyla odada parti verdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde Dalkılıç, grupta yer alan manken Seda Canbolat ile yakınlaştı. İkili, o gece 801 no'lu odada 03.00'ten 07.00'ye kadar beraberdi. Ancak o gece, Dalkılıç'ın Seda Canbolat'ın bacağında yatarken çekilen fotoğraf ihaneti açığa çıkardı. Yazdan beri birlikte olan Murat Dalkılıç ile birlikte olan Merve Boluğur, ihanet haberlerinden sonra sessizliğe gömüldü. Boluğur gibi Dalkılıç da olayla ilgili hiçbir açıklama yapmadı. Sizce Boluğur'un tepkisi ne olacak? Merve Boluğur-Murat Dalkılıç olayında durum çok vahim. İkisi de birbirlerine kör kütük âşık. Bu yüzden de ne yapacaklarını bilemiyorlar. Murat'ın çok pişman olduğunu duydum. Yaşadığının bir gecelik hata olduğunu düşünüyormuş. Bu hatayı telafi etmek ve Merve'yi buna ikna etmek için de her yolu deniyormuş. Kendisini affettirip affettiremeyeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak duyduğum kadarıyla Merve de köprüleri yıkma taraftarı değilmiş. Murat, Merve'yi bir tatile götürmek için zaman kolluyormuş. Çiftin bir basın açıklaması yapacaklarını duydum ancak vazgeçmişler. Yakında iyi haberlerini duyacağız gibi görünüyor. 'İSPATLAYAN OLURSA MESLEĞİ BIRAKIRIM'  Adı rol arkadaşı Çağatay Ulusoy'la anılan Serenay Sarıkaya'nın, hâlâ eski sevgilisi Murat Süğlün'ün Levent'te bulunan bir rezidansın ikinci katındaki dairesinde oturduğu iddiası, geçtiğimiz haftaya damgasını vurmuştu. Evin kirasını da Süğlün'ün ödediği iddialar arasındaydı. Haber üzerine her iki taraftan da konuyla ilgili bir açıklama gelmedi. Bunun yanı sıra Ulusoy ile Sarıkaya, rol aldıkları dizinin çekimleri için gittikleri Uludağ'da samimi görüntüler verdi. Aşk yaşadıkları konuşulan çiftin arasında hiçbir sorun olmaması, kafaları iyice karıştırdı. Çağatay Ulusoy, Sarıkaya'nın o evde oturmasından nasıl oluyor da rahatsız olmuyor? Bu olayla ilgili önemli bir gelişme var. Serenay aradı. Hayatı boyunca Kanyon'da oturmamış. Rumelihisarı'ndaki evinde oturduğunu söyledi. Henüz küçük yaşta olmasına rağmen çok büyük paralar kazandığını, bu paraların ne kadar olduğunu da yapımcıların çok iyi bildiğini belirtti. Kimsenin, evinin kirasını ödemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Bir de 'Eğer böyle bir şeyi ispat edecek biri olursa mesleğimi bırakırım' dedi. Geçtiğimiz haftalarda bu konuyla ilgili konuşmuştum. Ancak şunu da belirtmek isterim ki, ben bu iddia üzerine bir yorum yapmıştım. İşin doğrusunu öğrenir öğrenmez de yine bunu okuyucularla paylaşmak istedim. Serenay'ın anlattıkları böyledir. Görünen o ki Çağatay Ulusoy ile de ilişkileri sorunsuz bir şekilde devam ediyor. FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Fenerbahçe 'Ele Güne Karşı'
Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında Fenerbahçe konuk ettiği Gençlerbirliği'ni Emre Belözoğlu'nun 57. ve 71. dakikada attığı gollerle 2-0 yenerek zirve yolunda önemli bir galibiyet kazandı. Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında Fenerbahçe konuk ettiği Gençlerbirliği'ni Emre Belözoğlu'nun 57. ve 71. dakikada attığı gollerle 2-0 yenerek zirve yolunda önemli bir galibiyet kazandı. FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır'ın yönettiği maçta Fenerbahçe'nin ilk golü 57. dakikada penaltıdan Fenerbahçe'nin kaptanı Emre Belözoğlu'ndan geldi. Bu golden 15 dakika sonra ev sahibi ekip 2. kez penaltı noktasına geçti ve 71. dakikada penaltı noktasından Emre Belözoğlu'nun 2. golüyle 3 puanın sahibi oldu. Sarı-Lacivertliler bu galibiyetle Galatasaray'ın Çaykur Rizespor maçı öncesi önemli bir 3 puan aldı. En yakın takipçisi Beşiktaş'ın beraberlikle kapadığı haftada, aldığı 3 puanla şampiyonluk yolunda yerini sağlamlaştırdı. Bu sonuçla Fenerbahçe 51 puana yükselirken, Gençlerbirliği deplasmanda kaybederek 25 puanda kaldı. Fenerbahçe gelecek hafta deplasmanda Trabzonspor'un karşısına çıkarken, Gençlerbirliği ise evinde Sivasspor ile karşılaşıyor. İLK 11'DE 3 YABANCI Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'de Gençlerbirliği ile yaptığı mücadelede, uzun bir aradan sonra ideale yakın bir kadroyla sahaya çıktı. İkinci yarıda geride kalan haftalarda sakatlık ve cezalar nedeniyle önemli futbolcularından yoksun kalan sarı-lacivertli takımda sakatlığı geçen Sow'un yanı sıra kart cezalarını tamamlayan Egemen Korkmaz ve Emre Belözoğlu 11 kişilik kadroya girdi. Fenerbahçe'nin 18 kişilik maç kadrosunda 5 yabancı bulunurken, bunlardan 3'ü ilk 11'de yer aldı. Teknik direktör Ersun Yanal, Sow, Kuyt ve Emenike'ye ilk 11'de görev verirken, Meireles ve Kadlec yedekler arasında bulundu. F.BAHÇELİ GOLCÜLER SAHADA Fenerbahçe'nin hücum yollarında etkili olduğu Sow, Kuyt ve Emenike, ligde 4 hafta sonra aynı anda ilk 11'de yer aldı. İkinci yarının ilk maçında Torku Konyaspor'a karşı ilk 11'de sahada bulunan 3 futbolcu, ardından sakatlık sorunları nedeniyle 4 lig maçında aynı anda kadroda bulunamadı. Sarı-lacivertli takımın bu sezon ligde en golcüsü olan Sow'un 9, Kuyt ve Emenike'nin ise 8'er golü bulunuyor. TRİBÜNLERDE 'MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ' SLOGANI Fenerbahçe'nin seyircisiz oynama cezası nedeniyle karşılaşmayı tribünlerde sadece kadınlar ve 12 yaş altı çocuklar izleyebildi. PFDK'nın Elazığspor maçında çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı bir maç seyircisiz oynama cezası verdiği Fenerbahçe, lig tarihinde 21. kez seyircisiz maça çıktı. Bu sezon ikinci kez Kadıköy'de kadın ve çocuklar önünde maça çıkan sarı-lacivertli futbol takımı, kadın ve çocuklar önünde oynadığı 15. haftadaki Akhisar Belediyespor mücadelesini 4-0 kazanmıştı. Tribünlerdeki kadın ve çocuk seyirciler, karşılaşmanın başlamasına 10 dakika kala 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' şeklinde uzun süre bağırdı. MAÇ TEMPOLU BAŞLADI Hakem Cüneyt Çakır'ın düdüğüyle başlayan maç Fenerbahçe'nin seyircisiz cezası nedeniyle tribünlerde sadece bayanlar ve çocuklar yer aldı. Maçın ilk dakikalarından itibaren karşılıklı atakların olduğu maç seyirciler açısından oldukça heyecanlı geçti. Gençlerbirliği'nin Jimmy Durmaz ile başlattığı tehlikeyi atağa Fenerbahçe Sow ile cevap verdi. Maçın bundan sonraki dakikaları Sarı-Lacivertlilerin üstünlüğüyle devam etti. Gençlerbirliği savunmasının zor anlar yaşadığı ilk yarıda Fenerbahçe Sow ve Kuyt ile tehlike pozisyonlar yakalasa da bunları değerlendiremedi. Maçın ilk yarısı 0-0 beraberlikle sonuçlandı. FENERBAHÇE'DEN GOL TEPKİSİ! Fenerbahçe'nin 21. dakikasında Caner Erkin ile sol kanattan atak geliştirdi. Açılan ortaya Sarı Lacivertlilerden Sow ve Gençlerbirliği'nin kalecisi Ramazan yükseldi. Ramazan'ın Sow'un müdahalesiyle yerde kalması sonrası, hakem Cüneyt Çakır golü geçersiz saydı. Pozisyon sonrası Gençlerbirliği'nin kalecisi Ramazan'a müdahele etmek için sağlık ekipleri oyuna dahil oldu. Sow, kaleci Ramazan oyundan çıkarken futbolcunun son durumunu sordu. Kaleci Ramazan'ın yerine Ferhat Kaplan oyuna dahil oldu. ÇAKIR'A GOSSO TEPKİSİ Fenerbahçe cephesi maçın ilk yarısında Gosso'nun müdahalelerinden dolayı hakem Cüneyt Çakır'ın yönetimini eleştirdi. Sow'un geliştirdiği atağı Gençlerbirliği'nden Gosso'nun sert müdahalesi sonrası hakemin verdiği faul kararıyla oyun durdu. Çakır'ın düdüğüyle birlikte Fenerbahçe'nin yedek kulübesi Cüneyt Çakır'a tepki göstererek neden kart vermediği yönünde tepkilerini gösterdiler. İlk yarının son dakikalarnda Gosso'nun Fenerbahçeli futbolculara sert müdahaleleri devam etse de, Çakır, Gosso'yu kartla cezalandırmadı. PENALTILAR 3 PUANI GETİRDİ Spor Toto Süper Lig'in en çok penaltı veren hakemi ünvanını elinde bulunduran Cüneyt Çakır maçın 57. dakikasında penaltı noktasını gösterdi. Fenerbahçeli Gökhan Gönül'ün Gençlerbirliği kalesine gönderdiği topa Gençlerbirliği'nden Kulusic'in topa eliyle müdahalesi sonrası hakem penaltı verdi. Emre Belözoğlu'nun kullandığı penaltı takımını 1-0 öne geçiren golü attı. Bu pozisyondan 15 dakika sonra Alper Potuk'un Gençlerbirliği ceza sahası içinde 70. dakikada yere düşmesiyle hakem bir kez daha penaltı noktasını gösterdi. Emre Belözoğlu'nun ikinci kez topun başına geçmesiyle takımını 2. kez öne geçirdi ve Fenerbahçe'ye 3 puanı getiren penaltı gollerini attı. Emre Belözoğlu maçın 75. dakikasında yerini Meireles'e bırakarak oyundan çıktı. Maçın bu dakikalarından sonra Fenerbahçe'nin baskılı ataklarından başka bir gol gelmedi ve 3 puanın sahibi Fenerbahçe oldu. MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI) 2- dakikada Gökhan Gönül'ün kafayla indirdiği topa Sow'un ceza alanı önünde yerden vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Ramazan Köse'de kaldı. 7- dakikada ceza alanı dışından kazanılan serbest vuruşta, Emre Belözoğlu'nun önüne açtığı topa Emenike çok sert vurdu. Kaleci Ramazan Köse meşin yuvarlağı direğin dibinde tokatlayarak, kornere gönderdi. Aynı dakikada korner atışını kullanan Caner Erkin, topu ceza alanı dışındaki Gökhan Gönül'e çıkardı. Gökhan'ın ceza alanına doğru havalandırdığı topu Kuyt, kafayla Sow'a indirdi. Altıpasta müsait durumda topla buluşan Senegalli golcü, kötü bir vuruşla meşin yuvarlağı boş kale yerine auta gönderdi. 9- dakikada soldan Uğur Çiftçi'nin ortasında ceza alanı içinde arka direkte Jimmy Durmaz'ın kafa vuruşunda, top yandan auta çıktı. 22- dakikada soldan Caner Erkin'in ortasında ceza alanı içinde kaleci Ramazan Köse ve Sow topa hamle yaptı. İki oyuncu arasında kalan meşin yuvarlak Sow'a çarparak savunmanın müdahalesine rağmen filelere gitti. Ancak hakem Cüneyt Çakır, kaleciye faul yapıldığı gerekçesiyle golü geçerli saymadı. Bu pozisyonda sakatlanan kaleci Ramazan Köse'nin yerine Ferhat Kaplan oyuna girdi.35- dakikada ceza yayı önünden Kuyt'ın vuruşunda, top yandan auta gitti.39- dakikada ceza alanı dışından serbest atış kullanan Caner Erkin'in sert vuruşunda, kaleci Ferhat Kaplan topu tokatlayarak uzaklaştırdı. Aynı dakikada Gökhan Gönül'ün uzun kullandığı taç atışında ceza alanı içinde Egemen Korkmaz'ın aşırdığı topa Bekir İrtegün'ün vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Ferhat Kaplan'da kaldı. 40- dakikada Gökhan Gönül'ün sağdan ortasında ceza alanı içinde topla bulaşan Kuyt'ın dönerek yaptığı vuruşta, meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 42- dakikada soldan Caner Erkin'in kullandığı taç atışında ceza alanı içinde Kuyt topu kafayla Sow'a indirdi. Senegalli futbolcunun sert şutunda top yine üstten auta gitti. Fenerbahçe: 2 - Gençlerbirliği: 0 Stat: Fenerbahçe Şükrü SaracoğluHakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık OngunFenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Bekir İrtegün, Egemen Korkmaz, Caner Erkin, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu, Kuyt, Alper Potuk, Sow, EmenikeGençlerbirliği: Ramazan Köse (Dk. 25 Ferhat Kaplan), Hakan Aslantaş, Radzkou, Kulusic, Uğur Çiftçi, Doğa Kaya, Gosso, Jimmy Durmaz, Petrovic, Zec, Stancu Sporx
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... SİNEM'İN İŞİ ARTIK ÇOK ZOR Eski nişanlısı Arda Turan'ın 'Sarı fırtına, başımın tacı' dediği Sinem Kobal, ayrılığın ardından özel hayatında fırtınalar estirdi! Adı Muratcan Akdoğan'la anılan Kobal, şimdi de İbrahim Çelikkol ile aşka yelken açtı. İkilinin aşkı, Riva'da görüntülenmeleriyle ortaya çıktı. 20 gündür birlikte oldukları konuşulan çiftten bu iddialara ilk yanıt Sinem Kobal'dan geldi. Kobal, 'Hayatımda biri olsaydı bunu sizinle paylaşırdım' derken Çelikkol ise sessizliğini koruyor. Sinem Kobal ile İbrahim Çelikkol, neden birlikteliklerini saklıyor? Birlikte görüntülendikten sonra yalanlama yapmalarının anlamı ne? Sinem, 'Arkadaşız, aramızda herhangi bir ilişki yok' dedi. Tabi ne kadar doğru bilmiyorum. Sinem ayrılık sonrası normal hayatına dönmeye çalışıyor. Dışarı her çıkışında kameralarla burun buruna geliyor. Yanında görüntülenen herkes de potansiyel sevgilisi durumuna düşüyor. Bu saatten sonra Sinem'in attığı her adım haber olacak. Özellikle de yanında erkek varsa hiç şansı yok. Sinem'in daha önceki açıklamalarında tutarsızlıklar vardı. O yüzden de çok inandırıcı değil aşk haberlerini yalanlaması. Belki de çekiniyorlardır birlikteliklerini ilan etmeye, tabi yine söylüyorum böyle bir ilişki varsa. Sinem bundan sonra kiminle birlikte olursa olsun bazı insanların tepkiyle karşı karşıya kalacak. Kolay kolay da onu biriyle el ele görüntü vermeyecektir. Arda'ya gelirsek; o kafasında Sinem'i bitirdi. Artık onlar için geri dönüş yok. Zaten sürekli Madrid'de partiler düzenliyor, arkadaşlarıyla eğleniyor. Sinem'in ne yaptığını kafasına taktığını hiç sanmıyorum. Bu ilişki bitmiştir. İkisinin hayatında da yeni insanlar olacak. Arda'nın en sevdiği yer Çeşme. Bu yaz onu yanında yeni sevgilisiyle Çeşme'de görürüz diye tahmin ediyorum. SEZEN'İ ZİYARET EDEN İLK KİŞİ TARKAN Geçen yıl dargınlıklarını noktalayan Sezen Aksu ile Tarkan'ın, bir süredir yeniden görüşmediği ortaya çıktı. Sezen Aksu'nun oğlu Mithat Can Özer, Minik Serçe hastanedeyken kendisini ilk arayanın Tarkan olduğunu yalanladı. Megastar'la ne annesinin ne de kendisinin uzun süredir görüşmediğini söyleyen Mithat Can, 'Tarkan'ın İstanbul'da olup olmadığını bile bilmiyorum' dedi. Tarkan, geçtiğimiz haftalarda ameliyat olan ve geçirdiği operasyonun ardından taburcu olan Sezen Aksu'yu aramadı mı? Aralarında bir sorun olduğu doğru mu? Sezen'i ziyarete giden bir ünlü, Minik Serçe'yi ziyaret eden ilk kişinin Tarkan olduğunu, hastaneden çıkarken kendisiyle karşılaştıklarını söyledi. Bunu Sezen de söylemiş. Tarkan'ın günahını aldılar. Kendisi reklamı sevmiyor. Sürekli ortaya çıkıp açıklama yapan biri de değil. Yaptığı iyiliği bile kimsenin gözüne sokmadan, sessiz sedasız yapan bir insan. Bu haberlere de cevap vermeyince yanlış anlaşıldı. Ya Mithat Can'ı yanlış yönlendirdiler, ya da bu açıklamayı o yapmadı. KARI-KOCANIN ŞOKE EDEN OYUNU Berkay ile aşk dedikodularına karışan Derya Şensoy, ünlü şarkıcının kendisi hakkında yaptığı 'Birbirimize aşığız' şeklindeki açıklamasını yalanladı. Geçtiğimiz hafta Berkay'ın söylediği 'Derya'yı çok seviyorum, şu anda benim evimde uyuyor' sözlerine tepki gösteren Şensoy, yaptığı yazılı açıklamada Berkay ile ilişki yaşamadığının altını çizdi. Genç oyuncunun yazılı açıklamasından dikkat çeken noktalar şöyle: 'Bir gece kulübü çıkışında Berkay Şahin'in şahsımla ilgili yaptığı açıklamalar neticesinde, toplumda Berkay Şahin ile bir ilişkim olduğu izlenimi doğmuştur. Şahin'in beyanları kesinlikle gerçekleri yansıtmamaktadır. Kendisi ile aramızda hiçbir ilişki yaşanmamıştır. Bir arkadaşımın doğum günü kutlamasında olduğum gece, kendisinin evinde uyuduğum şeklindeki beyanlarının gerçek dışı olduğu, mahkeme nezdinde ispatlanacaktır. Bu gerçek dışı bilgilere dayalı olarak ve benden görüş alınmadan yapılan yorumlar da medya etik ilkelerinin ihlali niteliğindedir. Kişilik haklarımı zedeleyen bu konularda yasal yollara başvurular yapılması konusunda gerekli adımlar atılmaktadır.' Reklam için bile olsa Derya Şensoy'un adını, 'Şu anda benim evimde uyuyor' sözleriyle bu tarz haberlere malzeme etmesini, 'Berkay'ın son çırpınışları' olarak mı yorumlamalıyız? Bu konunun artık suyu çıktı. Her hafta konuşuyoruz. Bir türlü bitmek bilmiyor. Berkay genç bir kızın geleceğiyle de oynadı. Yani evde uyuyor ne demek. Bu çok ağır bir laf. Kız açıklama yapmak zorunda kaldı, baba Ferhan Şensoy da devreye girmiş. Berkay'ın yaptıkları film gibi. Ciddi sorunları olduğunu düşünüyorum. Ne yapmak istediği belli değil. Bir gün önce söylediğini ertesi gün yalanlıyor. Söylediklerinden pişman oluyor. Tutarsız bir insandan bahsediyoruz. Allah akıl fikir versin ne diyeyim. Kendini toparlaması için gerekirse tedavi görmeli. Artık iş hayatı için de çok zor bir durumda. Berkay'a da çok yüklenmek istemiyorum çünkü Asena Erkin de sütten çıkmış ak kaşık değil. Sürekli Berkay'ı takip ediyor, onun olduğu mekânlara gidiyor. Berkay'ın, Asena'dan sıkıldığını, sürekli peşinden olmasından rahatsızlık duyduğunu söylemesi bana samimi ifadeler gibi geldi. Onları uzun zamandır konuşuyoruz ama olan Derya Şensoy'a oldu. Arada onu harcadı, yazık oldu. Caner Erkin'in de bu durum karşısında hiçbir şey yapmamasına anlam veremiyorum. Aklı başında bir futbolcu. Bu yıl hayatının transferini yapacak diye düşünüyorum. Benim tezim şu; CanerFenerbahçe'den ayrılacak ve yurt dışında bir takıma gidecek. Türkiye'den gitme nedeni olarak da basını gösterecek. Arda Turan Madrid'e giderken magazin basını yüzünden ülkeyi terk ettiğini söylemişti. Caner de bu taktiği kullanacak. Ben karımla mutlu, huzurlu bir hayat yaşamak istiyorum ama magazin basını yüzünden bu mümkün olmuyor, o yüzden de ülkeyi terk etmek zorunda kalıyorum diyecek. Bu yüzden de karı-koca bir oyun oynuyorlar diye düşünüyorum. Eğer benim tezim doğru çıkarsa Berkay masum bile olabilir. Yanılırsam da yine Berkay-Asena adlarını aynı haberde okumaya devam edeceğiz gibi görünüyor. Caner, Galatasaray maçından sonra masaya oturacak. Ne sonuç çıkacağını çok merak ediyorum. EŞİ ÜNLÜ OLANLAR DİKKAT! Engin Hepileri'nin eşi Ayşe Topçu'dan boşanma nedeni olarak, aynı dizideki rol arkadaşı Beyza Şekerci ile yasak ilişkisi gösterilmişti. İddialar doğru çıktı, Engin Hepileri ile Beyza Şekerci, önceki akşam Tarabya Oteli'ne girerken görüntülendi. Hepileri, 1,5 ay önce eşinden boşanmıştı. İhanet iddiaları çıktığında siz, her boşanma sebebinin bir başkasına bağlanmaması gerektiğini, ama yine de söz konusu ünlüler olduğunda her ihtimalin göz önüne alınması gerektiğini söylemiştiniz. Bir boşanmanın ardından daha ihanet çıktı. Bir ünlüyle evli olanlar, aldatılma ihtimali nedeniyle sürekli tetikte mi olmalı? Uzun süren set saatleri, rol arkadaşlarını birbirine yakınlaştırıyor. Onca saat yan yana olunca, hele bir de rol icabı iki sevgiliyi canlandırıyorlarsa aralarında aşk doğması kaçınılmaz son oluyor. Evli olan oyuncuların işi çok zor. İhanet etmek zorundalar mı değiller, bunu doğru da bulmuyorum ancak eğer eşine ihanet ediyorsa, zaten o evlilik sağlam temeller üzerine kurulu değildir. Genellikle de genç çiftlerin evliliklerinde oluyor bu ihanet durumu. Kolayca aldatabiliyorlar, kolayca ayrılabiliyorlar. Buna rağmen evliliklerini düzgün bir şekilde sürdüren ünlü oyuncular da var. Bergüzar Korel-Halit Ergenç, Burçin Terzioğlu-Murat Yıldırım, Dolunay Soysert-Sinan Tuzcu çiftleri örnek çiftlerimizden. HABER OLSUN DA NASIL OLURSA OLSUN! Uzun süredir bacağındaki damar genişlemesinden yakınan Ceyda Ateş, son çare olarak ameliyat masasına yattı. Bir ameliyat daha olabileceğini belirten oyuncunun, narkozun etkisinden kurtulur kurtulmaz basın mensuplarına röportaj vermesi şaşırttı. Çok acı çektiği her halinden belli olan Ateş'in bu tavrına anlam verilemedi. Ceyda Ateş için; gündemde kalmak, konuşulmak adına yapmayacağı şey yok diyebilir miyiz? Ameliyat olan bir ünlü, başka hangi nedenle narkozun etkisi geçer geçmez basın karşısına çıkmak ister? Ceyda Ateş'le ilgili hep söylüyorum, haber olmayı çok seviyor. Gündemde kalmak, konuşulmak adına yapmayacağı şey yoktur diye çok ağır bir söz söylemek istemiyorum ama yaptığı hareketler bunu gösteriyor. Ceyda, sevgilileriyle de hep gündemdeydi. Sosyal medyadan kendisi ilan ediyor birçok şeyi. Sürekli oradan basına malzeme veriyor. Şimdiki sevgilisi Buğra Toplusoy'la ilgili birçok haberi de Ceyda kendisi yaptırdı. Haber olmuş hoşuna gidiyor. O yüzden de ameliyattan çıkar çıkmaz röportaj vermesine şaşırmamak lazım. FATİH HOCA'DAN KIZLARINA UYARI Fatih-Fulya Terim çiftinin büyük kızları Merve'nin hamileliği, bayram havası yarattı. Doğacak bebeğin cinsiyeti ise merak konusu oldu. Merve'nin arkadaşları, aralarında mini bir parti düzenleyip bahisleri başlattı. Önceki gün bir mekânda buluşan Merve'nin akrabaları ve arkadaşları, duvara kocaman 'Büyük tahmin' ve 'Kız mı, erkek mi?' diye pankartlar asıp aralarında toto oynadı. Sonuçta genel kanı, bebeğin kız olacağı şeklindeydi. Bebeğin cinsiyeti için bahis yapılması, birçok kişinin tepkisini çekti. Siz bu bahis olayına ne diyorsunuz? Bahis olayına çok fazla tepki verdiler diye düşünüyorum. Çocukça bir eğlence yapmışlar aralarında. Ne var ki bunda? Herkesin kendi hayatı, kendi tercihi, kendi eğlence anlayışı. Kime ne? Tepkilerin asıl nedeni bu bahis olayının zamanlamasıydı bence. Çünkü seçimlerden çok kısa bir süre önceydi. Ülkede kaos ortamı varken, Türkiye'nin geleceğinin konuşulduğu bir zamanda kendi aralarındaki bu eğlenceleri normalden iki kat göze battı. Bir de Buse de Merve de her şeylerini Instagram'dan paylaşıyorlar. Sosyal medyada yaşıyorlar. Bu konuda biraz daha dikkatli olmaları lazım. Çünkü Fatih Terim bu konuda çok hassas. Kızlarının üstüne de titriyor. Mümkün olduğunca magazin basınından da uzak durmaya çalışıyor. O uzak durdukça kızlar sosyal ortamda her şeyi paylaşıyorlar. Onlar paylaşmasa bile çevreleri çok geniş olduğundan illa ki biri paylaşım yapıyor. Fatih Hoca bunlara çok üzülüyor. Özellikle seçim arifesinde kızlarının bu haberle gündeme gelmesinden dolayı bir hayli üzülmüştür. Eminim kızlarını da uyarmıştır. Zamanlaması hariç, çok çocukça ve genççe bir şeydi yaptıkları. BİR DAHA YAN YANA GELMEZLER İki ünlü oyuncu, Canan Ergüder ile Tardu Flordun'un ilişkisi 2008 yılında başladı. Çift, 5 yıl boyunca sorunsuz bir beraberlik yaşadı. 2013 Haziran'ında ise ilişki bitti, çift de yollarını ayırdı. Ancak ikili, 4 ay sonra yeniden barıştı ve Taksim'de dudak dudağa görüntülendi. Herkes ilişkinin sürdüğünü sanırken Flordun, geçen hafta Beyoğlu'nda başka bir kadınla görüldü. Büyük aşk bitmişti. Ancak iddialara göre çift, kötü bir şekilde ayrıldı. Flordun'un Ergüder'i, beraber oturdukları Galata'daki evlerinde dövdüğü, olay sonrası Ergüder'in evi terk ettiği ortaya çıktı. Tardu Flordun'un şiddet konusunda dosyası epey kabarık. Ünlü oyuncu daha önce eski sevgilisi Arzu Yanardağ'ın burnunu ısırmıştı. Flordun'un 2006 yılında da H.M. adlı bir kadını bıçakladığına dair haberler medyada yer almıştı. Canan Ergüder'i ikinci bir şans için zar zor ikna eden Tardu Flordun, nasıl oldu da sevgilisini dövdü? Flordun'un şiddet eğilimi mi var? Bu haber beni çok şaşırttı. Bu duruma gelmeleri çok üzücü. Oktay Kaynarca'nın da şiddet uyguladığı için davalık olduğunu biliyoruz. Sanırım Canan Ergüder iş uzasın istemedi. İlişkiyi tamamen bitirmekle yetindi. Anadolu'daki insanları şiddet konusunda yargılarlar, eleştirirler ama demek ki bunun okumuşlukla ya da cahillikle, parasızlıkla ya da zenginlikle alakası yokmuş. Türkiye'nin gerçeği bu. Kesinlikle doğru bulmuyorum şiddete başvurmayı. Çok yanlış bir şey ancak bu tarz haberlerle maalesef sık sık karşılaşıyoruz. Bu olayın ardından artık bir daha onları yan yana görmeyiz. SayfaÖZGE'NİN YAPAMADIĞINI NESLİŞAH YAPTI Engin Altan Düzyatan, geçen ay İzmir'de aile arasında nişanlandığı Neslişah Alkoçlar'la, bu kez arkadaşlarının da katıldığı bir törenle ikinci kez yüzük taktı. Ünlü oyuncu, Düzyatan Ailesi ile Alkoçlar Ailesi'nin de hazır bulunduğu töreni, Beyoğlu'ndaki evinde düzenledi. Romantik anlara sahne olan geceye Düzyatan'ın diz çökmesi damga vurdu. Düzyatan, nişanlısına evlilik teklifinde bulundu, aldığı 'Evet' yanıtı alkışlarla karşılandı. Çift, daha sonra mutluluk pozları verdi. Sevgililer, tüm gece tebrikleri kabul etti. Çiftin düğününün de 24 Ağustos'ta İstanbul'da olacağı konuşuluyor. Engin Altan Düzyatan'ın, Neslişah Alkoçlar ile ilişkisi başladığından beri attığı her adım, yaptığı her sürpriz haber oldu. Birçok kişinin kafasında 'Sanki bunları, birilerinin gözüne sokmak için yapıyor' düşüncesi oluştu. Sizin bu konuda yorumunuz nedir? Neden her anları gazetelerde manşet oluyor? Engin'in peşinde derken yani tekrar beraber olalım diye değil, sadece görüşmek, konuşmak istiyormuş. Sonuçta çok ciddi bir ilişki yaşadılar. Güzel bir birliktelikti. Evliliğe giden bir ilişkiydi. Engin Altan Düzyatan'ın bu kadar evlilik meraklısı olduğunu bilmiyordum. Hatta duyduğuma göre ayrılma nedenleri de Özge'nin evlenmek istemeyişi, Engin'in evlenmek isteyişiymiş. Çok ilginç, genelde tam tersi olur kızlar evlenmek ister erkekler evlenmek istemez. Engin, Türkiye'deki en popüler erkek oyunculardan biri. O konumdaki birinin evlenme meraklısı olması şaşırtıcı. Kötü bir şey değil tabi ki bu, ne güzel bir an önce yuva kurmak istiyor ancak bu tarz bir durumu alışık olmadığımız için şaşkınız. Ne diyelim, helal olsun Neslişah'a. Engin'i önünde diz çöktürttü. Demek ki söyleyene değil söyletene bakmak lazım. Engin'i zorla diz çöktürtmedi. Adamın içinden gelmiş. Özge'ye bile böyle bir teklif yapmadığı için arkadaşları bile şaşırdı. Demek ki karşı cinsle alakalı bir durummuş bu. Birbirlerine hakikaten çok âşıklar belli ki. Yazın da evleniyorlar. Aileler de birbirini çok sevdi. Allah mesut etsin. Özge de artık bir takım şeyleri kabullenmeli. Zaten psikopat kızlar gibi Engin'i taciz edecek bir kız değil. Sadece Engin'i görmek istiyordu ancak Neslişah haklı olarak henüz imzayı atmamışken görüşmelerini istemiyor. Bu çok normal. Her an her şey olabilir diye düşünüyor sanırım.FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Kartlar Havada Uçuştu Kazanan Aslan Oldu
Tüm Türkiye'nin nefesini tutarak beklediği derbide gülen taraf Galatasaray oldu. Sarı kırmızılı takım Fenerbahçe'yi Hollandalı yıldızı Sneijder'in attığı golle 1-0 mağlup etti. Tüm Türkiye'nin nefesini tutarak beklediği derbide gülen taraf Galatasaray oldu. Sarı kırmızılı takım Fenerbahçe'yi Hollandalı yıldızı Sneijder'in attığı golle 1-0 mağlup etti. Stadı dolduran taraftarlarının önündeki karşılaşmaya iyi başlayan Galatasaray, 9. dakikada Sneijder'in golüyle öne geçti. Orta sahada kontrolü elinde tutarak oyununu Fenerbahçe yarı sahasına yıkmaya çalışan sarı-kırmızılı takım, rakibinin hızlı hücumlarla kalesine gelmeye çalıştığı dakikalarda ise savunmasında açık vermedi. Drobga ile bir topu da direkten dönen Galatasaray, ilk yarıyı 1-0 önde bitirdi. Maça daha kontrollü başladığı görülen lider Fenerbahçe, rakibinin baskısını artırdığı dönemde savunma hatalarıyla dikkati çekti. Yapılan bir kademe hatasında Sneijder'in golüne engel olmayan sarı-lacivertli takım, 1-0 geriye düştü. Golden sonra ani ataklarla rakip kaleye gitmeye çalışan Fenerbahçe, istediği pozisyonları üretemedi ve gergin geçen derbide soyunma odasına 1-0 geride gitti. 9- dakikada Galatasaray 1-0 öne geçti. Soldan Selçuk İnan'ın yaptığı ortada Melo, topu sol çaprazdan ceza sahasına giren Sneijder'e indirdi. Bu futbolcunun gelişine yaptığı sert vuruşta, meşin yuvarlak uzak köşeden ağlara gitti: 1-0 22- dakikada Fenerbahçe'nin kullandığı korner atışı sonrasında hızlı çıkan Galatasaray'da Drogba, uzun pasıyla savunmanın arkasına kaçan Sneijder'i topla buluşturdu. Sol çaprazdan ceza sahasına giren Hollandalı futbolcu, dar açıdan şutunu çekerken meşin yuvarlak araya giren Gökhan Gönül'e çarparak kornere gitti. Aynı dakikada Telles'in ceza sahası dışından çektiği sert şutta, kaleci Volkan Demirel yerden seken topu son anda çeldi. 32- dakikada Selçuk İnan'ın soldan kullandığı serbest atışta, ceza sahası çizgisi üzerinde topu önüne indiren Drogba'nın güzel vuruşunda, meşin yuvarlak yan kale direğinden oyun alanına döndü. 33. dakikada Bekir İrtegün'ün ceza alanı dışından vuruşunda, top yandan auta gitti. 40- dakikada Galatasaray yarı sahasında Melo, Emre Belözoğlu'nun müdahalesiyle yerde kalınca, hakem Bülent Yıldırım, sarı-lacivertli futbolcuyu ikinci sarı karttan, kırmızı kartla oyundan ihraç etti. Kalan sürede sonuç değişmedi ve Galatasaray, gergin bir atmosferde oynanan karşılaşmanın ilk yarısını 1-0 önde bitirdi. İkinci 45 dakikada Burak Yılmaz ile farkı ikiye yükseltmek adına çok sayıda fırsatı değerlendiremeyen Galatasaray rakibine de gol fırsatı tanımadı ve sahadan 1-0'lık galibiyetle ayrılarak hem farkı yediye indirdi hem de Şampiyonlar Ligi için avantaj yakaladı.Eurosport
"Türk Futbolu İçin Çok Umutlu Değilim"
Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı.Bu akşam Atletico Madrid formasıyla Chelsea karşısında yarı final rövanş maçına çıkacak Arda Turan, Madrid’de FourFourTwo dergisinden Ahmet Yavuz’a bu sezonki performansının sırlarını anlattı. İspanya Ligi’nde şampiyonluğu hayal dahi edemeyeceğini belirten milli oyuncumuz şampiyonlar ligi’ndeyse sezon başında final oynama hedefinin olduğunu söyledi. Arda ayrıca gece yastığa başını koyduğunda eğer çok geç olmadan bir gün Türkiye’ye dönmesi durumunda Avrupa’da kupa kazandıracak bir kadronun içinde yer alabileceğini ve o takıma liderlik edebileceğinin hayalini kurduğunu belirtti. “Bu halimi seviyorum” diyor Arda. Kısa saç ve uzun sakal... “Böyle havalı bir şey oldu. Kendime geldim.” Arda’nın çeşitli ve her biri olay yaratan saç stillerinden sonra denediği bu imajı, 300 Spartalı filmiyle birlikte anılmıştı. Taraftarlar, Arda’yı Atletico Madrid’in Real Madrid’i 14 yıl aradan sonra mağlup ettiği maçın ardından filmdeki “Kral Leonidas” karakterine benzettiler. Gerard Butler’ın hayat verdiği bu karakter, gerçek bir öykünün kahramanıydı ve klasik antik çağda var olmuş Sparta Uygarlığı’na komuta ediyordu. Küçük devletini düşman işgaline karşı savunan ve sayıca çok üstün Pers Krallığı’na boyun eğdiren Spartalılar, bunu Kral Leonidas’ın o damarı sayesinde başarmışlardı: İnatçı, risk almayı seven ve korkusuz... Kralın 300 kişilik orduyla Persleri alt etmesi için sihire ihtiyacı vardı. Tıpkı Arda Turan gibi... 'Gözümün korktuğu şeyden korkmam' Kral Leonidas’ın tüm bu vasıfları, Arda Turan’ı ona benzetenlerin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Gözümün gördüğü bir şeyden korkmam” diyor Arda. Barcelona’ysa çıkar oynarız. Real Madrid’se çıkar oynarız. Evet, dünyanın en iyi takımları, en büyük takımları... Ama öyle kimseden korkacak bir durumumuz yok!” Kral Leonidas, Atletico Madrid forması giyse, muhtemelen o da Real ve Barça için aynı şeyleri söylerdi. Atletico Madrid’le 2017 yılına kadar sözleşmesini uzatan Arda, Madri’de oldukça mutlu... Bu sezon İspanya’ya ve Avrupa’ya damga vuran takımdan ayrılmak gibi bir düşüncesi yok. Elbette kimse sezon başında ligde Atletico Madrid adına böyle bir senaryoyu hayal etmiyordu. Arda da öyle... Açıkçası iyi bir peformans sergileyip ligi ilk dört sırada bitireceğimizi tahmin ediyordum” diyor. Ama asla son haftalara girilirken Real Madrid ve Barcelona’nın önünde puan farkıyla lider olacağımızı düşünmemiştim.” Ligdeki insanüstü” performansa şaşırmış olsa da Şampiyonlar Ligi için büyük” düşünüyordu. Hayallerimi çok fazla söylemiyorum çünkü bazen kendim gibi gülüyorum. O kadar büyük hayallerim var ki...” diyor ama artık Avrupa’nın bir numaralı organizasyonu için sezon başında düşündüklerini rahat rahat söyleyebilir. Sezon başında Şampiyonlar Ligi’nde finale gitmek gibi bir hayalim vardı.” Arda, Atletico Madrid’in sahası Vicente Calderon Stadı’nın çimlerinde FourFourTwo’nun sorularını içtenlikle yanıtladı. Takım olarak bu sezon çok yoğun bir fikstürde mücadele ettiniz. Fiziksel olarak ne durumdasın? Yıprandık... Vücut olarak hepimizin yıprandığı aşikâr. Bizim oynadığımız sistemde biz topa sahip olan değil, topun arkasında duran bir takımız. Savunma üzerine kurulu bir sistemimiz var. O yüzden özellikle benim gibi ikinci bölgenin kenarlarında oynayan oyuncular için çok sıkıntılı bir sistem bu. Çok fazla efor sarfedilen bir sistem. Ama sezon sonuna kadar elimizden ne geliyorsa yapacağız. Simeone senin için “İspanyolca bilmiyor ama onunla bakışarak, vücut diliyle anlaşıyoruz” demişti. Aranızda nasıl bir iletişim var? Biz onunla sahanın içinde bazen bir bakışla bile anlaşıyoruz. Bakışıp gülüşüyoruz... Mesela Şampiyonlar Ligi müziği çaldığında dönüp bana bakar ya da büyük maçlarda seramoniye çıkarken gelip kulağıma bir şey fısıldar... Beni çok fazla geliştirdiğini, çok yönlü bir oyuncu yaptığını düşünüyorum. Beni benden daha iyi tanıyor ve çok iyi kullanıyor. Enerjimi, gücümü ve zekâmı maksimum seviyede kullanabilecek ender hocalardan biri. Onun yönetiminde daha fazla efor sarfedip daha az gole gidip atağı organize ediyorum. Tamamıyla hocanın istedikleri doğrultusunda hareket ediyorum. Zaten doğrusu da bu... Real Madrid ve Barcelona’yla baş edip, onları alt etmek nasıl bir duygu? Barcelona ve Real Madrid’in çok özel oyuncuları var. Messi ve Ronaldo’nun durumu, Neymar’ın ve Bale’in durumu... Çok özel oyunculara sahipler. Ama onlarla savaşmak hoşumuza gidiyor. Finansal güçleri, taraftar sayıları, global değerleri ortada. Ama bizim kendi halinde, taraftarıyla bütünleşmiş, birbiri için savaşan, daha özel bir halimiz var. İnsanların gözünde daha sempatiğiz. Bu güçle, her şeyi kazanabiliriz. Peki sence Atletico Madrid’in başarısı sürdürülebilir olacak mı? Bence Atletico Madrid transfer politikasını çok iyi sürdürebilen bir kulüp. Zaten bu seviyeyi korursak yayın gelirlerinde payımız artacaktır. Tabii ki kulüp olarak Real Madrid ve Barcelona’nın seviyesine ulaşmak çok zor. Zaman alacaktır. Ama Atletico Madrid İspanya’da bu konuda potansiyeli olan en büyük kulüp. Diğer taraftan yeni stat geliyor, yeni tesisler geliyor... Her sene Şampiyonlar Ligi’nde kalıp ligde şampiyonluğu kovalayabilecek bir durumumuz var. O yüzden her şey olabilir. Bir röportajında “Fiziksel olarak Messi ve Ronaldo kadar iyi olmam mümkün değil” demiştin. Senin için zirve noktası neresi? Açıkçası 27 ile 31 yaş arasında sahip olduğum potansiyeli daha fazla açığa çıkarabileceğimi düşünüyorum. Eğer Atletico Madrid gibi dünya devleriyle yarışan, uluslararası arenada boy gösteren bir takımın oyuncusuysam içimde çok büyük bir potansiyel var demektir. Sadece bunu daha sürekli bir hale getirmeliyim. Ama bunu tabii lafta bırakmamak, çok çalışmak lazım. Özellikle Atletico Madrid kariyerine bakınca “çalışmak” kelimesinin senin için anahtar kelime olduğunu söyleyebilir miyiz? Kesinlikle… Mesela bizim takımda Raul Garcia muhteşem bir örnek. Bir gün kitap yazarsam kitabımda muhteşem bir yeri olacak. Yüzde 30 yetenek, yüzde 70 çalışmadır. Çalışırsan oynarsın. Gerçekten kitap yazacak mısın? Evet yazacağım. Çok laylaylom bir kitap olmayacak. Herkesi eleştiren, gerçekleri söyleyen bir kitap olacak. Basının önünde her şeyi söyleyemiyorsun, politik davranıyorsun. Atletico Madrid’e gittiğin ilk aylarda TFF’nin Tam Saha dergisine verdiğin röportajda “Burada insan olarak bir birey olduğumu hatırladım” demiştin. Hala böyle mi düşünüyorsun? Çok büyük laf etmişim be! Doğru laf etmişim ama... Hâlâ arkasındayım! Mesela biraz önce antrenman bitti, bundan sonra hayat bana ait. Kimsenin hatrı gönlü yok. Türkiye’de sürekli birilerini ziyaret etmeniz gerekiyor. Kırılanlar var, bozulanlar var, dedikodular var. Dedikodulara cevap vermek zorundasın... Galatasaray taraftarıyla arandaki buzlar eridi mi? Galatasaray camiasının her zaman altın çocuğu oldum. El bebek gül bebek yetiştik. Tabii ki sorunlar oldu, ağladık sızladık falan. Ben de Galatasaray’a karşı elimden gelenin en iyisini vermeye çalıştım. Sadakatli davranmaya çalıştım. 24 yaşına kadar hep Avrupa takımları isterken Galatasaray’da kaldım. Bu da gözardı edilmemeli. ‘Bırakıp kaçtı’ diyenler var. Ben bırakıp kaçmadım. Takım sekizinciyken iğneyle çıkıp oynadım. Doktorlar orada... Takım yeni sezonda muhteşem bir kadro kurmuştu, şampiyon olacağı belliydi, ben o zaman gittim. Bırakıp kaçmak o zamanlar ben sakatım deyip oynamamaktı. Herkes Manisa’da nasıl oynadığımı biliyor. Öyle üç kuruşa beş köfte yok. Peki bu süreçte suçlu Galatasaray taraftarı mıydı? Taraftar suçlu olur mu? Arda Turan diye stadı inletirken iyiydi. Şimdi kötü mü olacak? Ve sen de kafana koydun ve Atletico Madrid’in yolunu tuttun… Çünkü yaşam alanı bırakmadılar bana... Eğer yaşam alanı verilseydi Selçuk, Burak, Sabri, o zaman Caner de bizdeydi; bu kadroyla Şampiyonlar Ligi olmasa da en azından Avrupa Ligi’nde şampiyon olabilirdik. Hâlâ bazen yatarken eğer çok geç olmadan bir gün dönersem Avrupa’da bir kupa kazandıracak kadronun içinde yer alabilirim diye düşünüyorum. Madrid’de mutlu musun? Burada kendime ait vaktim oldu. Kendimi bıraktım. Düşünme fırsatı buldum. Kafam temizlendi. Geçen gün okuyorum, Selçuk’la Burak’ın stattan arabalarıyla ayırlmaları bile problem. Kardeşim nolur ya! Maç bitmiş, ne istiyorsa yapsın futbolcu. İstiyorsa yürüyerek gitsin. Burada biz maça iki saat kala otomobillerimizle geliyoruz, herkes de otomobiliyle ayrılıyor. Kız arkadaşıyla maça gel, ne var bunda? Profesyonel futbolcu milyon dolarlar kazanıyor. İşyerine ihanet edecek kadar aptal mı? İhanet eden zaten üç gün sonra kendini sahada belli eder. Şikayetçi olduğun hiç mi bir şey yok? Bütün gün uyuyorlar (gülüyor). Geç yemek yiyorlar. Benim de bu yüzden kilo problemim oluyor, moralim bozuluyor. Saat 21:30’da yemek daha yeni başlıyor! Karnını nasıl doyuruyorsun? Her kültürün yemeğini yiyebiliyorum. Dünya mutfağını da seviyorum. Çin yemeği seviyorum ama çok kızartma işi var. Çünkü biz küçükken Bayrampaşa’da arka tarafta Çin restoranı vardı, hep oraya gider yerdik (gülüyor). Paella seviyorum. Deniz mahsullerinden böcekleri çok seviyorum. Şimdi ‘Ne havaya girmiş’ diyecekler ama çok seviyorum, ne yapayım. Sonradan görme olduğum için bunların hepsini çok seviyorum (gülüyor). Galatasaray’daki süreci de takip ediyor musun? Futbolcular da baskı altında... Çok fazla takip etmiyorum çünkü canım sıkılıyor, üzülüyorum. Arkadaşlarımın hepsi özel oyuncular, korunmaya ihtiyaçları yok. Sonuçta son iki senenin şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi çeyrek finali var. Birazcık saygı diyorum. Mancini’yi başarılı buluyor musun? Mancini zaten durumu açıkladı. ‘Ben buraya yeni takım kurma hedefiyle geldim’ dedi. O tabii Avrupa’da görmediği tarzda şeyler gördüğü için yadırgaması, sinirlenmesi çok normal. Ama Türkiye şartları böyle, alışması lazım. Hedefinin bu sene olmadığını söyledi. Beklemek lazım... Manchester City’de, Inter’de yıldız oyuncuları idare etmek ve başarılı olmak... Bunlar büyük işler. Mancini büyük bir hoca. Sana göre Türkiye’den Avrupa’ya gidebilecek oyuncular kimler? Gökhan Gönül ve Caner Erkin oynayabilir. Selçuk İnan, Burak Yılmaz ve Semih Kaya da öyle... Arda, Olcan Adın’ın da büyük potansiyeli olduğunu düşünüyor. Trabzon’da bütün yük ona kalıyor. Salih Uçan’ın, Emre Çolak’ın, Muhammed Demirci’nin ve Muhammed Demir’in kendini geliştirmesi lazım. Cenk Tosun’da iyi bir potansiyel var. Oyuncularımızın potansiyeli var ama bu potansiyel yetmeyebilir. Çalışmak, üzerine koymak lazım çünkü buralar başka bir seviye. “Arda Turan’ın başarısı, Türk futbolunun başarısı değildir.” Bu görüşe katılıyor musun? Yüzde 100 katılıyorum. Şansım çok yanımda oldu. Ben Mleda Boleslav maçında böyle olmasam... Millet bana şımarık falan diyor ya, öyle olmasam bugünlere gelemezdim ki! Ben nasıl oynayacağımı çözdüm, biraz Şam şeytanlığı yaptım. Böyle oynarsam formayı alırım diye kendi yolumu buldum. Sana bir süpergüç verip, “Türk futbolunda bir şeyi değiştirebilirsin” deseler neyi değiştirirsin? Bir hakkım olsa bütün kulüplerin altyapı tesislerini değiştiririm. Yataklı, eğitmenli, psikolojik danışmanlı, özel hocalı, İngilizce eğitmenli... Muhteşem çim sahalar... İşin temeli burada. Altyapı hocasına 2-3 bin lira maaş verirsen bu iş olmaz. Kulüp, altyapılarına kaynak ayıracak ki orası maddi olarak tatmin olunan bir yer olsun. Böylece eski futbolcu yorumculuğa kaçmayıp o işe odaklansın. Maalesesf altyapı hocalığını önemsizleştirdiler, itibarsızlaştırdılar. Kulüplerin altyapı hocaları kendi statlarında maç bile izleyemiyorlar! Türk futbolunun geleceği için umutlu musun? Çok umutlu değilim, çok da endişeli değilim. İpin üzerinde gidiyoruz. Fatih hoca bunun planlarını yapıyor. Sadece onun değil, altında çalışan herkesin aç olması lazım. Mesela bu ülke Abdullah Avcı’yı kaybetmemeli. Abdullah hoca bir gün tekrar bu milli takımın başına gelebilmeli. Bir kere olmadı diye vazgeçmemeliyiz.
Ersun Yanal Fenerbahçe'ye Kimleri Kazandıracak?
Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal'ın şampiyonlukla tamamlanan sezonda genç futbolculara fazla şans tanımaması şaşırtıyor.Türk futbolunda genç yetenekleri geliştirme konusunda akla ilk gelen isimlerden olan ve Arda Turan, Onur Kıvrak, Caner Erkin, Selçuk İnan, Okan Koç gibi çok sayıda yıldıza ilk forma veren isim olan Ersun Yanal'ın Fenerbahçe'de bu sezon 20 yaş altında üç isme sadece 534 dakika süre vermesi dikkat çekiyor. Kariyeri boyunca genç futbolculara en az şans tanıdığı sezonu geride bırakan tecrübeli çalıştırıcının önümüzdeki sezon Salih, Recep Niyaz, Berkay Can Değirmencioğlu, Hakan Çinemre ve İbrahim Serdar Aydın gibi isimlere forma şansı verip vermeyeceği merak konusu. Bu sezon 1 yıllık kontratının getirdiği şampiyonluk zorunluluğu nedeniyle genç futbolculara fazla şans tanımayan Ersun Yanal, Anadolu takımlarında görev yaptığı dönemlerde çok sayıda genç futbolcuya gözü kapalı forma verirken, Türk futboluna da birçok yetenek sundu. Fenerbahçe ile yaptığı iki yıllık yeni sözleşme tecrübeli teknik adama genç futbolculara şans tanıma rahatlığı sağlar mı bilinmez ama Ersun Yanal'ın o güveni hissettiği takdirde işleyip bir yıldıza dönüştürdüğü gençler hayli fazla. Forma verdiği en genç isim Orhan Sam Uzun yıllardır Süper Lig'de teknik adamlık yapan Ersun Yanal'ın kariyeri boyunca forma verdiği en genç isim henüz 16 yaşında bir Gençlerbirliği-Samsunspor maçında forma verdiği Orhan Sam. İşte Ersun Yanal'ın Süper Lig'de forma verdiği gençler Sezon Takım Oyuncu Yaş Maç Dakika 2001-2002 Ankaragücü Çağlar Ayan 18 1 2 Uğur Aktan eurosport
Caner Erkin Fenerbahçe'de Kaldı
Fenerbahçe Caner Erkin ile 4 yıllık sözleşme imzaladıCaner Erkin 4 yıl daha Fenerbahçe forması giyecek. Bugün başkan Aziz Yıldırım ile görüşen Caner 4 yıllık sözleşmeyi imzaladı . Caner 4 yılllık sözleşme gereği her yıl 1 milyon 800 bin EURO garanti para kazanacak. Caner maç başı ise 20 bin EURO kazanacak. Fenerbahçe Caner Erkin'e ayrıca 800 bin EURO imza parası ödeyecek.3Puan