Beyoğlu Haberleri

Beyoğlu ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Beyoğlu ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Kadir İnanır'ın Vasiyeti Netleşti: Tüm Maddi Manevi Servetini Bir Kişiye Bıraktı, Avukatından Sert Uyarı!
Türk sinemasının efsane ismi Kadir İnanır'ın 27 Haziran'daki vefatının ardından merak edilen vasiyeti ortaya çıktı. Usta oyuncunun 2022 yılında İstanbul Beyoğlu 48. Noterliği'nde iki tanık ve doktor raporu eşliğinde hazırlattığı son vasiyetname, avukatı Bişar Abdi Alınak tarafından açıklandı. Vasiyetnamede kimin mirasçı olacağı ve olası ikinci bir senaryoda mirasın kime gideceği netleşti.Kaynak: T24
21 – 27 Eylül İstanbul Konser Takvimi: Bu Haftanın En Eğlenceli Konserleri ve Festivalleri
İstanbul bu hafta müziğin her frekansıyla titreten bir takvimle karşımızda! Harbiye'nin büyülü atmosferinden Life Park'ın doğasına, Kadıköy'ün asi sahnelerinden tarihi mekanların mum ışığıyla aydınlanan mistik akustiğine kadar her köşe başı sanatla dolu. Bu hafta sahnelerde Mabel Matiz, Gülşen, Duman, Şebnem Ferah, Serdar Ortaç ve elektronik müziğin global yıldızı Black Coffee yerini alıyor.Peki, bu hafta İstanbul'da kimin konseri var? En güzel parti nerede? Bu hafta nerede canlı müzik dinlenir? İşte 21 – 27 Eylül haftasının en güncel, renkli ve heyecan verici etkinlik rehberi.Uyarı: Konserlerle ilgili güncel bilgilere, kapı açılış saatlerine, bilet fiyatlarına ya da rezervasyon detaylarına ulaşmak için resmi bilet satış platformlarını ve etkinlik mekanlarının sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.
Cihangir’in En İyi Mekanları
Cihangir’e ilk kez gidiyorsanız ya da en iyi deneyimi yaşamak istiyorsanız nerede kahvaltı yapılır, nerede kahve içilir ya da akşam planlarında hangi mekana gidilir diye düşünmeniz çok normal. Taksim’in hemen yanı başında olmasına rağmen birkaç dakika içinde kendine özgü havasını hissettiren Cihangir, günün her saatine uygun mekanlarıyla özellikle hafta sonu planlarının vazgeçilmez adreslerinden biri. Sabah uzun bir kahvaltıyla güne başlamak, öğleden sonra iyi bir kahve için mola vermek ya da akşam yemeğini semtin sevilen restoranlarından birinde yemek istiyorsanız doğru yerdesiniz.Sizler için kahvaltıdan kahveye, akşam yemeğinden gece planına kadar Cihangir’de tercih edebileceğiniz en iyi mekanlardan bahsettik. Gelin en sevilenleriyle Cihangir’i birlikte tanıyalım!
İstanbul'da Bu Hafta Sonu Kaçırmamanız Gereken Konserler: 19 - 20 Eylül Günleri Müziğe Doyamayacaksınız!
İstanbul'da bu hafta sonu müziğin ritmine kapılmak, sevdiğiniz sanatçılarla buluşmak ve şehrin büyüleyici atmosferinde stres atmak istiyorsanız, sizin için en özel konser rotalarını belirledik. Hem Anadolu hem de Avrupa Yakası’nın ikonik mekanlarında, cazdan popa, rocktan klasik müziğe kadar geniş bir yelpazede performanslar sizi bekliyor. Sadece dinlemekle kalmayıp, şehrin kültürel dokusunu notalarla keşfedeceğiniz bir hafta sonu planına hazır mısınız? Peki, İstanbul'da bu hafta sonu hangi konserler var? Hangi sanatçılar sahnede olacak? 19 - 20 Eylül'de hangi mekanda, hangi tür müzik dinlenir?UYARI: Bilet fiyatlarını öğrenmek, rezervasyon yaptırmak ve etkinliğin güncelliğini teyit etmek için resmi bilet satış platformlarını kontrol etmenizi öneririz. Bu içerik reklam amaçlı değil, müzikseverler için hazırlanmış bir tavsiye listesidir.
İstanbul'da Bu Hafta Sonu Çocuklarla Yapılacak Etkinlikler: 19-20 Eylül Ailenize Çok İyi Gelecek!
İstanbul'da çocuklarınızla birlikte hem eğlenceli hem de öğretici bir hafta sonu geçirmek istiyorsanız, sizin için birbirinden keyifli rotalar oluşturduk. Çocukların sadece gezip görmekle kalmayacağı, aynı zamanda izleyerek, dokunarak ve dinleyerek öğrenebilecekleri pek çok alternatif Anadolu ve Avrupa Yakası'nda sizi bekliyor. Bilimden sanata, oyuncak tarihinden denizaltı dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunulan bu keşif duraklarını keşfedebilirsiniz. İster tiyatro, ister sinema... Müze, opera, bale, müzikal, atölyeler ya da sergiler tercihiniz olabilir. Peki, İstanbul'da bu hafta sonu çocuklarla ne yapılır? Bu hafta sonu hangi çocuk filmi vizyonda? Hangi tiyatro oyunu var?  19-20 Eylül'de hangi müzeye, atölyeye ya da sergiye gidilir? UYARI: Bilet almak ve etkinliğin hâlâ geçerli olduğunu teyit etmek için bilet alma uygulamalarını kullanabilirsiniz. Bu bir reklam içeriği değil, eğitici ve eğlenceli tavsiye listesidir. İşte, detaylar...
Siyasette Artık LGBTİ'ler de Var
Yıllardır rengârenk gökkuşağı bayraklarıyla her türlü siyasi olayın içerisindeydiler. Artık kitlesel partilerin içerisine de girdiler. Kitlesel örgütlerde siyaset yapan ve yerel seçimde adaylıkları bulunan LGBTİ'ler anlatıyor... Her gün yeni bir yerel seçim adayı tartışılırken bu yerel seçimler öncesinde LGBTİ bireyler de yerel seçim adaylıklarında yerlerini aldı. Yıllardır aktif siyasetin içerisinde olmalarına rağmen görünürlük sorunu yaşayan LGBTİ’ler ÖDP deneyiminden sonra ilk defa kitlesel partilerin içerisinde kendilerini ifade edebilmenin memnuniyeti içerisinde. Pek çoğu LGBTİ’lerin siyasette yer alması için geç olduğunu düşünse de “Zararın neresinden dönülse kârdır” diyorlar. Kim bilir, belki de bu görünürlük hali diğer siyasi partilerde yer alan ve kendilerini saklayan LGBTİ’lere de cesaret verir. CHP ve HDP’de siyaset yapan LGBTİ’lere bu değişimi sorduk, onlar da yanıtladı. Ebru Kırancı HDP Beyoğlu Belediye Meclisi Üyesi aday adayı, 53 yaşında, altı sene Zonguldak Belediyesi’nde çalıştı, yıllardır İstanbul LGBTT Derneği aktivisti. “LGBTİ’lerin siyasette daha aktif rol oynaması önyargıları değiştirecek. Bana göre zaten bu çok geç kalınmış bir karar. LGBTİ’ler zaten 30 senedir aktif olarak politikanın içerisinde. Zaten trans olduğum için yeterince politik bir duruş içerisindeyim. 87 yılında Gezi Parkı’nın merdivenlerinde yaptığımız açlık grevlerini hatırlıyorum. Yine 15 yıl önce ÖDP’de yer alan LGBTI bireyleri unutmamak gerekiyor. Benim için Beyoğlu’nun ayrı bir önemi var. Beyoğlu’na yeni gelen her polis amiri ilk önce trans bireylere saldırıyor. Tarlabaşı’nda yapılan dönüşümler zaten LGBTİ’leri şehirden dışlamak için yapılan politikalar. Bunları Belediye Başkanı’na sorduğunuz zaman “Biz zaten onları şehrin içerisinde istemiyoruz” diyor. Biz kendi kentimizle ilgili söz sahibi olmalıyız. Ayrıca partilerin “Biz bunu tabanımıza nasıl açıklarız” endişesinden bıktım. Bana göre LGBTİ’leri tüzüğe almak da yetmez. LGBTİ’lere dokunmaları onları daha çok görmeleri lazım.” Cihan Erdal HDP Parti Meclisi Üyesi, Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji yüksek lisans öğrencisi, daha önce ÖDP, EDP ve Yeşiller Sol Gelecek Parti’sinde aktif olarak siyaset yaptı. “LGBTİ kotasını ilk olarak EDP’de uygulama kararı almıştık ancak fiilen gerçekleştirememiştik. HDP, LGBTİ meselesini ilgilendiği temel sorunlardan biri haline getirdi. HDP’nin siyasete bakışında “ Türkiye ’deki en önemli sorun şu ve biz sadece bununla ilgileniriz” bakış açısı yok. Solun ve kimliklerin tüm sorunları HDP’nin temel meselesi. LGBTİ’lerin yerel seçimlerindeki aday adaylıkları temsili bir adım olmanın ötesinde HDP’nin fiili olarak LGBTI dostu belediyecilik getireceğinin bir kanıtı. Sedef Çakmak CHP Beşiktaş Belediye Meclisi Üyesi aday adayı, 31 yaşında LGBT Dayanışma Derneği ve Lambdaİstanbul’da çalıştı. İki yıl SPoD Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Bireylerin kendi yaşadıkları kentler hakkında söz sahibi olabilmeleri için sadece LGBTİ bireyler değil bütün kesimler yerel siyasette yer almalı. 20 yıldır yükselerek görünürlüğünü arttıran, Gezi Direnişi’nde deyim yerindeyse rüştünü ispatlayan Türkiye’deki LGBTİ Hareketi’nin doğal olarak ilerlediği nokta, bünyesinden siyasette açık kimlikleriyle yer alacak LGBTİ bireyleri çıkarması. Sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlanan Türkiye’de bu bireylere yönelik yerel yönetimler ve genel yasalar açısından halihazırda hiçbir çalışma yürütülmüyor. LGBTİ bireylerin yerel yönetimlerde yer almasının bu alanda hizmetleri ve çalışmaları başlatmak açısından gerekli olduğunu düşünüyorum. Bir diğer nokta da LGBTİ politikalarının sadece cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim ile sınırlı olmaması. Mesela yaşı ilerlemiş bir trans kadının ayrımcılığa uğramadan ev bakımı hizmetinden yararlanması gerektiğini söylediğinizde bu mevzu aynı zamanda yaşlı bakımı ile de ilgili. Levent Pişkin HDP Beyoğlu İlçe Başkanı, HDK Merkez Yürütme üyesi. Ankara Üniversitesi Hukuk mezunu, avukat. LGBTİ’ler artık karma yapılar içerisinde daha açık bir biçimde bulunuyorlar. Türkiye siyasetindeki önemli yapılar içerisinde açık kimlikleriyle hem yapı içerisine dair söz söylüyorlar, hem de yapının dışa doğru LGBTİ politikası yapmasını sağlıyorlar. Seçimler gündeminde değerlendirecek olursak mesela adaylıklardan tutun, seçim bildirgesinde LGBTİ taleplerinin yer bulması bunun ve 22 senedir yürütülen örgütlü mücadelenin sonucu. Keza daha evvel karma yapılar içerisinde gizlenmek zorunda kalan LGBTİ’leri de bu görünürlük cesaretlendiriyor. Siyasi yapılar artık LGBTİ politikası yapmaları gerektiğinin farkındalar ve bu farkındalığa bu görünürlük katkı sağladı. Gezi’de görünen gerçekliğimizi tüm alanlara taşıyoruz. Artık birtakım meseleler tartışılırken LGBTİ’ler unutulmuyor. Haber: ECE ÇELİK
İstanbul'un İlçe ve Semt İsimleri Nereden Geliyor?
BAĞDAT CADDESİ: Bizans döneminden bu yanavarlığı bilinen yol (şimdi cadde), Osmanlılar döneminde Üsküdar’dan Şam veBağdat yönüne giden kervanlarca kullanılıyordu. Osmanlı ordusu, Doğu seferlerine bu yoldan çıkıyordu.Adının Bağdat Caddesi olması bu nedenledir. ALTINBOYNUZ: Biz ‘Haliç’ diyorsak da Batı kaynaklarında ‘Altın Boynuz’olarak geçiyor. İsminin orjinali Rumca. ‘Hriso Keras’ Rumca'da altın boynuzanlamına geliyor. Kağıthane ve Alibeyköy derelerinin çatal vaziyette, boynuzuandırması nedeniyle bu ismi almışdır. BAB-IALİ: Günümüz Türkçesinde ‘Yüce Kapı’ anlamına gelen bu terim,aynen tercüme edilerek diğer dünya dillerine de girmiştir. İstanbul’da devletitemsil eden her ofis, ‘kapı’ diye anılırdı. Yani bugünün devlet dairesininkarşılığı ‘kapı’ idi. Basın kuruluşları İkitelli’ye taşınmadan önce “Bab-ı Ali”denilince akla basın geliyordu. ABİDE-İHÜRRİYET: Şişli’de Hürriyet tepesindeki anıtın adı. Bugünkü dillesöylenirse ‘Özgürlük Anıtı’. AĞACAMİİ: Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi üstündeki Ağa Cami’siniŞeyhülharem Hüseyin Efendi yaptırmıştı. Hüseyin Efendi aynı zamanda‘Galatasaray Ağası’ydı. Bu nedenle Ağa Cami olarak anılır. AYAZMA:İstanbul’da çok fazla sayıda ayazma var. Nedir ayazma? Hıristiyanlarıninançlarına göre kutsal ve şifalı su; bu maksatla ziyaret edilen yerlerdekidini yapıdır. Her ayazmanın adını taşıdığı aziz ve azizeler için özel bir günüvardır. BAHARİYE:Osmanlı padişahları ve vezirler, özellikle bahar mevsiminde, Haliç kıyısındaEyüp Sultan’dan sonra gelen ve Bostan iskelesi ile Silahtarağa arasında uzananbölgeye giderlermiş. Buraya köşkler yaptırılmış. Baharda yeğlenen bir bölgeolduğu içinde ‘baharlık’ anlamına ‘bahara ait’ yani ‘bahariyye’ diye anılmış. BALAT:Rumca saray anlamına gelen ‘palation’ sözcüğünden geldiği sanılmakta. Önceİstanbul’un Haliç kıyısındaki kapılarından birine verilen ad, sonra bütünsemtin adı oldu. BALTALİMANI:Rumeli Hisarı’nın ötesindeki eski adı ‘Fadalya’ olan ‘Baltalimanı’, adınıİstanbul’un fethi sırasında Gelibolu’daki donanmayı hazırlayan ve kuşatmasırasında gemileri bu limana getirmeyi başaran Baltaoğlu Süleyman Bey’den aldı.Baltaoğlu Süleyman Bey Osmanlı Devletinin ilk Kaptan-ı Derya’sıydı. BEBEK:İsmini, Fatih’in bu bölgenin muhafazasına memur ettiği bölükbaşının ‘Bebek’lakabından almıştı. Bebek Çelebi ya da Bebek Çavuş’un bu semtte bir köşkü vesonradan hasbahçe olan bir bahçesi vardı. BELGRADORMANI: Ormanın adı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde kurulanBelgrad köyünden gelmekte. Belgrad köyü 1521 Sırbistan seferinden sonra İstanbul’agetirilen Sırp tutsakların yerleştirilmesi amacıyla kurulmuştu. BEŞİKTAŞ:Bu semt ‘Kone Petro’ adıyla anılıyordu. Anlamı ‘Taş Beşik’ idi. Rahip Yaşka, Hzİsa’nın beşiğini Kudüs’ten getirip, burada yaptırdığı kiliseye koymuştur. Hz.İsa çocukluğunda bu beşik içinde yıkanmış, bu sebeple bu kilise Rumlar arasında‘Taş Beşik’ olarak ün yapmıştır. Rahip ölünce beşiğin Ayasofya’ya bırakıldığısöylenir. Bu söylenti bir delile dayanmadığı için efsane niteliği taşımaktadır. BOMONTİ:Semt adını, 1902 yılında Bomonti Kardeşlerin burada kurdukları Bomonti BiraFabrikası’ndan almıştır. Bu bina daha sonra İstanbul Tekel Bira Fabrikasıolarak anılmıştır. CERRAHPAŞA:Semt, buradaki cami-nin adını taşır. Camiyi 16’ncı yüzyılda, Sadra- zam CerrahMehmet Paşa yaptırmıştır. Mimar Davud Ağa’dır. Cerrah Paşa camiyle birlikteçifte hamam, çeşme ve türbe de yaptırmıştır. CİHANGİR:Kanuni Sultan Süleyman’ın, Tophane ile Fındıklı arasındaki kıyıdan 300basamakla ulaşılan yüksekçe bir yere oğlu Cihangir’in anısına yaptırdığı cami,semte adını vermiştir. AKARETLER:Avrupa yakasında,Maçka-Dolmabahçe arasında, Beşiktaş ilçesinin birmahallesidir. Sultan Abdülaziz Taşlık Aziziye camisinin masraflarını karşılamakiçin bir vakıf kurdurmuştur, Bu vakıf gelir sağlamak amacıyla kirayaverilebilecek binalar yaptırmıştır. Projenin tamamlanması II.Abdülhamit’e nasipolmuştur. Kira,irat getiren anlamındaki Akaret ismi bu binalara yakıştırılaraksemte Akaretler adı verilmiştir. AYRILIKÇEŞMESİ: Anadolu yakasında, Kadıköy’den Acıbadem’e giderkenHaydarpaşa’dan gelen yolla kesiştiği yerdeki semttir. Eskiden Trakya veİstanbul’dan hacca gidecek olanlar burada toplanırlar ve hep birlikte yolaçıkarlarmış. Hacı adayları yakınları ile burada vedalaşıp yola çıktıklarındansemte Ayrılık Çeşmesi adı verilmiştir. BAHARİYE:Anadolu yakasında, Kadıköy-Fenerbahçe-Moda arasındadır. Kentte yerleşiminyaygın olmadığı dönemlerde, İstanbulluların yazlık olarak kullandıkları birsemtti. Bir söylentiye göre, bahar aylarında semtteki hareketliliğin artmasısebebiyle baharlık anlamında 'Bahariye' adı verildiğidir... BAKIRKÖY:İlk çağlarda Hebdamon Septimus adıyla anılmaktaydı. Bizans döneminde yazlıkolarak kullanılmıştır . Constantinus (Büyük) zamanında buraya saraylar ,köşkler, kiliseler yaptırmıştır. Bizans'ın son döneminde Makrihori, Osmanlıdöneminde Marki Köy olarak bilinen semtin adı Cumhuriyet'in ilanından sonraBakırköy olarak değişmiştir... BEYKOZ:Antik çağdaki adı Amykos'dur.Beykos ismi ilk defa Bizanslılar tarafındankullanılmıştır. Bithnia Kralı ve Kocaeli valileri bu semtte ikamet etmişlerdir.Kos farsçada köy anlamındadır. Semtte oturan ünlü kişilerden dolayı yöreyeBeykos denildiği ismin zamanla Beykoz'a dönüştüğü sanılmaktadır... BEYOĞLU: Bizansdöneminde yerleşim alanı değildi. Yöreye karşı yaka, öte yaka anlamında Pera yada Peran bağları deniliyordu... Beyoğlu denilmesine ait çeşitli söylentilervardır. İlki Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon Rum İmparatorluğu'na sonvermesinden sonra (1460) Kral ailesinden Prens Aleksisos Kommenos burayayerleştirilmesinden dolayı bu ismin verildiğidir. İkincisi Kanuni SultanSüleyman döneminde burada oturan Venedik elçisinden dolayı bu isminverildiğidir. (Yapılan yazışmalarda elçiye Beyoğlu denildiği için) CİBALİ:Burada bulunan sur kapısı,İstanbul'un fethine katılan komutanlardan Cebe AliBey adıyla anılmaya başlanmıştır. Cebe Ali Bey kapısı zamanla Cibali kapısınadönüşmüştür ve semt de Cibali ismini almıştır... ÇENGELKÖY:Bizans İmparatoru Justinianos buraya karısı Sophia için bir saray yaptırmıştırve semte Sophianea adı verilmiştir. Osmanlı döneminde bu semtte gemi çapalarıimal edildiğinden adı Çengel Köyü olarak benimsenmiştir. Zamanla Çengelköyşeklini almıştır. Bir başka söylentiye göre de; Osmanlı döneminde leventliktenyetişen Çengeloğlu Tahir paşa (Sonradan Kaptan-ı Deryalığa kadar yükselmiştir)bu semtte oturmuş ve yörede mescit, çeşme gibi yaptırmış ve birçok hayırişlerine önayak olmuş semtin sevilen kişilerinden biri olmuştur, semte busebepten onun ismi verilmiştir... DOLMABAHÇE:Yunan mitolojisine göre Arganut ların kralı İason Karadeniz seferi dönüşündeburada karaya çıkmıştır, bundan dolayı antik çağdaki adı İason’dur. BuradaBizans döneminde gezinti yeri olan küçük bir koy vardı. Osmanlıların İstanbul’ualmasından sonra, I. Ahmet döneminde Kaptanı Derya Halil Paşa bu koyudoldurmakla görevlendirildi ve dol-durma işleri II. Osman dönemindetamamlandı.(1614) Park haline getirilen koy Hünkar bahçesi adıyla anılmayabaşlandı ismi zamanla Dolmabahçe’ye dönüştü... EMİRGAN:IV Murat yöreyi,Revan kalesini çarpışmadan kendisine teslim eden (1635) Safevivalisi Emirgüneoğlu’na bağışlamıştır. Bir konak yaptıran Emirgüneoğlu buradayaşamış ve semt Emirgün yada Mirgün olarak anılmış zamanla Emircan dahasonraları Emirgan şekline dönüşmüştür. FERİKÖY:Semtin ismi hakkında değişik söylentiler vardır. İstanbul'un ünlüLevantenlerinden Mösyö Ferry Galata da oturur ve zaman zaman bu cıvadra avaçıkarmış. Daha rahat avlanabilmek için buraya bir köşk yaptırmış ve semttekiyerleşim bu köşk etrafında yoğunlaşır. Yöre Ferry nin köyü olarak anılmayabaşlanır ve isim zamanla Feriköy e dönüşür. Bir başka söylentiye göre deOsmanlı padişahı A.Mecit tarafından bugün semtin bulunduğu geniş arazi MadamFeri ye bağışlanmıştır. Feri’nin köyü ismi zamanla Feriköy'e dönüşmüştür... FLORYA:Reşat Ekrem Koçu'ya göre İskender efendi namlı bir kişi burada yaptır- dığıbahçeye doğduğu kasabanın ismini vermiş (Forina Arnavutluk'ta küçük birkasabadır) isim zamanla Florya'ya dönüşmüş ve semtin ismi olarakbenimsenmiştir... İSTİNYE:Bizans dönemindeki adı Stenia zamanla İstinye şekline dönüşmüştür. KADIKÖY:Semtin tarihi Bakır çağına kadar uzanmaktadır. Semti Megara’lı göçmenlerKhalkedon adıyla kurmuştur (İÖ 8yy) . Orhan Gazi Khalkedon un bir kısmınıOsmanlı topraklarına kattı. Fatih Sultan Mehmet in kenti fethinde sonra buyörenin bakımsız bir köy görünümünün düzelmesi için İstanbul Kadısı Hızır Beyin buraya yerleşmesini istemiştir. Semt önceleri Kadıköy’ü sonraları Kadıköyolarak anılmıştır. KALAMIŞ:Eski ismi yunanca sazlık ve kamışlık anlamında Kalamis iken zamanla Kalamışşeklini almıştır. KANDİLLİ: Antikçağdaki adı Ekhaia’dır. Zaman zaman Göksu’dan deniz yolu ile saraya dönenpadişahlar için yakılan kandillerden yada IV Murat’ın Revan seferindendönüşünde bu semtteki köşkte doğan şehzadesi Mehmet için yedi gece yakılankandillerden dolayı semte Kandilli köy adı verilmiş, zamanla Kandilli şeklinialmıştır. KARTAL:Bizans dönemindeki adı Kartalimen dir. Semt zamanla Kartal ismiyle anılmayabaşlanmıştır. Bir başka söylentiye göre de küçük bir balıkçı köyü olan semtteyaşayan ve çok sevilen Kartelli isimli balıkçıdan dolayı önceleri Kartelli’ninköyü olarak anılan semtin adının zamanla Kartal a dönüştüğüdür. KAZLIÇEŞME:Burada bulunan bir çeşme semte ismini vermiştir. Bu çeşmenin üzerinde alçakkabartma olarak kaz figürleri vardır. Bir söylentiye göre, İstanbul un fethisırasında baş gösteren su sıkıntısın- da uçuşan kazlar takip edilmiş veburadaki su kaynağı bulunmuştur. Sonraları bu su kaynağı üzerine bir çeşme inşaedilmiştir. Günümüze kadar birçok yenilemeler gören çeşme halen semttebulunmaktadır.   LEVENT: Osmanlı Padişahı III Selim döneminde, Nizam-ı Cedidaskerleri için kurulan Levend kışlası semte adını vermiştir. MAÇKA:.Adının Farsça Masgah (Nişangah) tan geldiği söylenmektedir. Zamanla Maçka yadönüşmüştür. Bir diğer söylentiye göre de Fatih Sultan Mehmet in 1461 yılındaTrabzon'u fethinden sonra Trabzon’dan buraya gönderilen Maçkalılardan dolayısemte Maçka adının verildiğidir. OKMEYDANI: İstanbul’unfethi sırasında Fatih Sultan Mehmet in otağ kurduğu yerdir. 1490 yılında Fatihin burada on dokuz sınır taşıyla sınırları belirlenen çok geniş bir alanaTekke-i Tirendezan (Okçular tekkesi ) yaptırmasıyla semt Okmeydanı olarakanılmaya başlanmıştır. SÜTLÜCE:Bizans döneminde küçük bir köy olan semtte (Sut membat köyü) bronzdan yapılmışve göğüslerinden su akan bir kadın heykeli varmış. Sütlerinin bol olması içinyeni doğum yapan kadınlar tarafından ziyaret edilirmiş bu yüzden semte Sütlüceadı verildiği söylenmektedir. ŞİLE: Kentte yerleşim yaklaşık İ.Ö 5000 yıllarındabaşlamıştır. Şile ismi Mercanköşk olarak bilinen bir dağ çiçeğinin yunancaadından gelmektedir. İlçe tarihte Aschil, Phile, Astere, Kilia isimleriyleanılmıştır. Eski bir Milet kolonisi olan kent Lidya,Pers, Galat,Roma, Selçuklu,Bizans ve Osmanlı egemenliklerinde kalmıştır. TAKSİM:Adını 19. yy. da kurulan su dağıtım şebekesinden almıştır.Maslak-Mecidiyeköy-Şişli yönünden gelen içme suyu burada toplanır ve dört yönedağıtım (taksim) yapılırdı. UNKAPANI:Kapan Osmanlı döneminde pazaryeri, satışyeri, kontrol yeri anlamınagelmekteydi. İstan- bul’un alınmasından sonra kente gelen gıda maddeleribelirli yerlerde teslim alınır ve İstanbul kadısı temsilcisi, esnaf temsilcisitarafından denetlenirdi. Çeşitli gıda maddelerinin bu tür trafiğinin yoğunolduğu yerlere Kapan denirdi.(Yağ kapanı, Bal kapanı gibi)Şehre gelen unlarınbu semte indirilip depolandığı için yöreye Unkapanı isminin verildiğisanılmaktadır.