onedio
Onu Kışkırtın!
Yüksek topuklu bir ayakkabı giyin ve ayağınızın teki ile diğer bacağınızı okşayın. Ama bunu farkında değilmiş gibi yapın. Giydiği pantolonu belli belirsiz elleyin ve iyi durdukları kadar, kumaşının da ele güzel gelen bir dokusu olduğunu söyleyin. Sonra da gözlerine imalı bakın. Göbeğinizi açıkta bırakan bir tişört giydiğinizde, üst raflardan bir şey almak için uzanabildiğiniz kadar uzanın.HABERİN DEVAMI İÇİN: Onu Kışkırtın! | AŞK - CİNSELLİK - COSMOTURK
Sevgililer Gününde Kadınları Baştan Çıkarma Rehberi
İşin doğrusu, yukarıda başlık biraz aldatıcı görünüyor. Kadınları etkilemenin en güzel zamanı sevgililer gününün gerçekleştiği gün değildir. En güzel zamanı sevgililer gününü yaşadıktan sonraki gündür. Birkaç ay önce bir arkadaşım bana “Geleneksel Tepki Günü” denen kültürden bahsetmişti. 15 Şubat’a verilen bir isimdi. Bu tabii ki Türkçeye çevrilmiş halidir. Kelimenin orijinalini Alman dilinde öğrenmiştim. Sevgililer günü geleneğinin tarihine kısaca bir bakalım. Eminim ki çoğunuz bu romantik günün tarihine şaşıracaktır. Öncelikle Sevgililer gününün İngilizcesini bilmeyen varsa söyleyeyim, Valetine’s Day Valentine ismi, Hıristiyan bir azizin isminden yayılmaya başlamıştır. Zamanla Valentine ismi, Şubat aylarında kuşların çiftleşme dönemine verilen bir isim olmuştur. Yıllar ilerledikçe, durum iyice ahlaksızlaşmış ve Valentine ismi, ilginç bir ritüel haline gelmiştir. Erkeklerin kavanozlardan rastgele seçtiği kadın isimleriyle, o gece sevişebileceği seks partnerini seçtikleri bir ritüel haline gelmiştir. Yüz yıllar sonra da İngiliz kültürüyle yola çıkarak tüm dünyaya yayılan romantik bir gün ilan edilmiştir. Bu hikayeyi okuduktan sonra bazılarınızda “Keşke o günleri geri getirebilseydik.” Düşüncesi oluşabilir ama merak etmeyin. İşin gerçeğine gelince, sevgililer gününden sonraki gün, bu ritüeli bize biraz olsun hatırlatabilecek bir gündür. Sevgililer günü kadınlara çok karmaşık duygular yaşatabilir. Herkes için mutlu (ya da tatmin edici) bir gün olmayabilir. Ciddi bir ilişkisi olan kadına özgüven patlaması yaşatacak bir gündür çünkü “doğru yolda” olduklarını hissederler. Fakat birine duygusal bağı olmayan ya da hiç ilişkisi olmayan kadınlar için acı verici bir gündür. 14 Şubat, “uyan artık” dedirtecek bir anlam da kazanabilir. Sevgililer günü, toplum tarafından duygusal anlam yüklenmiştir ve insanların bu zamanda aşkı kutladıkları bir gün olmuştur. Bu yüzden bir sevgiliyle duygusal bağı olmayan hatta hiç ilişkisi olmayan kadınlar için ızdırap dolu bir gündür. Belki biriyle birliktedir ama duygusal bağları yok diyelim… Bu çoğu kadın için daha da acı vericidir. Sonuç itibariyle sevgilisi olsun ya da olmasın… Her kadının sevgililer gününde mutlaka vereceği bir tepkisi vardır. Bekar Kadınlar Sevgililer Gününde Nasıl Tepki Verirler? Bu özel günde bekar kadınların verdiği 3 çeşit tepki vardır. Bunların hepsini sırayla inceleyelim: 1)Hüzünlü: Bu kategorideki kadın daha da sessizleşirler ve kendi başına takılmayı tercih eder. Sevgililer gününde iyice hüzünlenen kadın, eline bir çikolata alıp tüm gün evinde vakit geçirir. Sevgilisiz olmasını negatif bir durum olarak algılar ve kendini kötü bir ruh haline sokar. “Neden benim de bir sevgilim yok?” düşüncesiyle savaşır. 2)Muhalefet: Muhalefet ile karşılık veren kadını sevgililer gününde bu sözlerle fark ederiz: “Sevgililer günü mü? Hahayt! Kimin ihtiyacı var böyle bir şeye? Yılın en gereksiz kutlaması!”. İnsanların böyle bir günü kutlamasını, kendilerine karşı bir saygısızlık olduğunu düşünürler. Bu gün için paylaşılan hediyeleri (kalpleri ve gülleri) iğrenç ve çocuksu bulabilirler. 3)Aydınlanmış: Bu kategorideki kadına aydınlaşmış diyorum çünkü bu kişi hayatının büyük bir bölümünü belirli bir işe adamıştır (kariyere, araştırmalar, projelere, hobilere, tutkulara…). Bu süreçte romantizmi ve saf duygularını tamamen görmezden gelmiştir ve hayatında önemli bir parçanın eksik olduğunun farkında değildir. Fakat bir sevgililer günü daha gelir ve kadınımız bir anda aydınlar. “Belki artık hayatımın erkeğini bulmalıyım.” Düşüncesi zihnini sarıverir. Bir erkeğe duygusal yatırım yapmak için kendini açar. Şimdi düşünmeni istiyorum. Bu 3 tip bekar kadınlardan hangisi, sevgililer gününde çekici bir erkekle birlikte olmak için daha uygun olacaktır? İyi düşün! Yazının devamı için tıklayın
Çiftlerin En Ama En Sinir Bozan 5 Huyu
Sevgililer günü, sevgililik çok güzel hey hoy höy falan filan. Aslında öyle değil. Sevgili sevgililer, bazen o kadar çirkin oluyorsunuz ki, kusmak istiyorum.
Sevgililer Günü’nde Yalnız Olanlara Özel
Sevgiliniz yoksa aslında sizin için Sevgililer Günü de yoktur. Siz de olmayanın adıyla anılan bir güne girme ya da o günden çıkma gibi bir durum mümkün olamaz. Sevgiliniz var mı? Yok. O zaman niye yaşamak zorunda olduğunuz bir Sevgililer Günü’nüz olsun, o da yetmezmiş gibi bu günü yaşamak sizin için bir yüke dönüşsün. Tabii bu işin teorik kısmı. Biliyoruz ki pratik de işler o kadar da kolay olmuyor, o gün akmıyor. Yanınızdan geçen her çifti ellerindeki kırmızı objelerle ağır çekimde algılıyorsunuz. Günü biraz kolaylaştıracak ve ister boşluk deyin ister yalnızlık ister çok da umrumda değil aslında, yaşamınızdaki o tanımlayamadığınız duyguyu kolay atlamanızı sağlayacak ufak tavsiyeleri listeledik.
Reklam
Kim Aldatıldığını Bilmek İster ki?
Önemli bir projedesiniz kilit bir noktada astlarınızdan birine süreç hakkında soru soruyorsunuz. ”Tamamdır, harika gidiyor, sorun yok gibi “ cevaplar alıyor ve gayet keyifli bir şekilde işlerinize devam ediyorsunuz. Bu kilit noktadaki yalandan dolayı proje hüsranla tamamlanıyor. Eşiniz veya sevgilinizle konuşurken aldığınız cevaplar içinizde bir şüphe bırakıyor, doğru mu yalan mı söylüyor bilemiyorsunuz. Çok sevdiğiniz bir politikacıdan tutunda en yakın arkadaşlarınıza kadar insanların size doğru mu yalan mı söylediğini merak edersiniz. Ya da bir poker oyunundasınız ve rakibinizin hareketlerini algılamak o an için size dünyanın en önemli işi gibi görünüyor. Peki, bu ve benzeri durumlar gibi aldatılma riski olan, pazarlık sırasında blöf yapıldığı 100.000 USD’ lık bir iş anlaşmasını gerçekte 80.000 USD’ ye de bağlayabileceğimizi anlamak mümkün mü? Prof. Dr. Paul Ekman, iddiaların aksine yüz ifadelerinin kültürel kökenli olmadığını, aksine tüm yüz ifadeleri ve mimiklerin evrensel olduğunu ortaya çıkarmıştır. İlk aşamada gözlemlenen en temel evrensel yüz ifadeleri (mimikler) şöyle olmuştur; kızgınlık (sinirlenme), iğrenme (tiksinme), korku, zevk, üzüntü ve şaşırma olmuştur. Bunların dışında, aşağılama (hor görme) ifadesi diğerlerine göre daha zayıf belirginliğe sahip olmasına rağmen evrensel kabul edilen bir başka ifade olarak tespit edilmiştir. Paul Ekman, Monika Lewinsky skandalıyla ilgili röportajında, eğer Bill Clinton’u ben sorgulasaydım yalanını hemen yakalardım demiştir, bunu da Bill Clinton’un Monika Lewinsky’den bahsederken kendinden uzaklaştırıcı lisan kullanmasını tespit ederek desteklemiştir. Eğitimleri tüm dünyaya hızla yayılan Paul Ekman International eğitimleri Nisan ayında Türkiye’de de açılıyor olacak. Eğitimlere katılanlara yapılan testlerde eğitim öncesi anlama oranları % 50′den % 90′lara kadar çıkabiliyor. Tabi bugüne kadar kullanan sektörler daha çok Satış Temsilcileri, Doktorlar, Üst Düzey Güvenlik Görevlileri, Öğretmenler ya da Üst Düzey Yöneticiler gibi görünüyor. İlginç bir şekilde bu yetkinlikleri Poker oynayanlar da önemseyebiliyor. Bilinçaltı iletişim transferleri konusunda doktora çalışmalarını yürüten Sola Unitas CEO’su Umut Kısa, Paul Ekman’ın dünya psikoloji tarihinde önemli bir çığır açtığını ve birçok ülkeden sonra Türkiye’de bu eğitimlerin ilginç etkileri olacağını savunuyor. Kısa’nın en ilginç yorumlarından bir tanesi ise Paul Ekman’dan yaptığı alıntı. “Güvensiz ortamlarda bize yalan söylendiğini bilmek gerçekte bizi ne kadar mutlu edecek?”
Kırmızı Halıya Kafasında Kese Kağıdıyla Çıktı
Nymphomaniac Filminin Yıldız Shia Labeouf, Kırmız Halıya Kafasında 'Ben Artık Ünlü Değilim' Yazan Kese Kağıdı İle ÇıktıDanimarkalı yönetmen Lars von Trier’in sansasyonel filmi Nymphomaniac’da rol alan Amerikalı aktör Shia LaBeouf filmin Berlin Film festivali premierine kafasında kese kağıdı ile geldi. Üzerinde “Ben artık ünlü değilim” yazan kesekağıdı ile kırmızı halıda smokini ile boy gösteren Shia LaBeouf geçitiğimiz günlerde Twitter üzerinden yazdığı mesajlarda ünlü futbolcu Eric Cantona’nın sözlerini çalmakla eleştirilmişti. Bunun üzerine Shia LaBeouf ”sosyal hayattan emekli oluyorum” açıklaması yapmıştı. İlginç açıklamaları ile kafaları karıştıran Shia LaBeouf tüm hayatının uzun bir performans sanat çalışması olduğunu söylüyor. Shia LaBeouf Berlin’deki basın toplantısında filmdeki seks sahneleri ile ilgili sorulan soru üzerine: şeklinde cevap verdikten sonra salonu koşar adım terketti.Dipnot Tv
Reklam
Düşük Bütçelerle İnanılmaz Hasılatlar Yapan 16 Efsane Film
Her zaman harcanan emek ve paranın tam karşılığını alacaksınız diye bir şey yok. Çok büyük paralar harcanarak yapılan filmler bazen hüsranla sonuçlanabiliyor. Fakat bazen de iyi bir hikaye ve güzel bir pazarlama stratejisiyle çok ucuza mal edilen filmler size servet kazandırabiliyor. İşte Düşük Bütçelerle İnanılmaz Hasılatlar Yapan 16 Efsane Film...
Stresli Erkekler İçin Kilolu Kadınlar Daha Cazip
Erkekler stresli olduklarında, kilolu kadınlar onlar için daha cazip geliyor.Westminster üniversitesi bilim adamlarından Viren Swami’nin başkanlığında yürütülen ve sonuçları PLoS One’da yayımlanan araştırmada, Avrupa ülkelerinden gelen denekler iki gruba ayrıldı.Bir gruptan, stres ortamı oluşturabilmek için jüri önünde konuşma yapmaları ve matematik soruları çözmeleri istendi. Kısa bir aradan sonra deneklere zayıf ve kilolu kadınlara ait fotoğraflar gösterilerek, deneklerden ideal vücudu, ayrıca en çekici kadın fotoğrafını seçmeleri talep edildi.Kontrol grubuna ise fotoğraflar, stres ortamı olmadan gösterildi.Stres altındaki erkekler, diğer gruptan daha fazla, kilolu kadınları beğendiklerini belirtti. En çekici olarak da kiloluları seçti.Deneklerin seçiminde rol oynayabilecek yaş, kilo, açlık gibi faktörleri en aza indirgeyen bilim adamları, tercihte stres durumunun etkili olduğunu bildirdi.Bilim adamları, insanların stres altındayken güvende olma ihtiyacının arttığını, kilolu kadınlar ın yeterli gıdaya ulaşımı, sağlığı ve üremeyi sembolize ettiği için tercih edildiğini belirtti.
Reklam
İlk Gece Korkusu
İlk gece nasıl geçer, ilk gece korkusu nasıl yenilir, ilk gece korkusunun bir rehabilitasyonu var mıdır? Gerdek gecesi  neler yapılmalı? Gerdeğe nasıl girilir?Yakın bir vakitte izdivaç edecek çiftlerin çoğunun aklında bu ve buna benzer sualler sanki uçuşmaktadır.Özellikte izdivaç etme çağında veya yakın bir vakitte izdivaç edecek çiftlerin bu konuda ciddi manada anksiyete (kaygı) yaşadıkları kaçınılmaz bir gerçek. Sanılanın aksine yalnızca kadınlar yaşamıyor ilk gece korkusunu, bu konuda yapılan çalışmalara göre erkeklerin de bu konuda ciddi korku ve kaygıları mevcut.İlk gece korkusunun ülkemizde bu kadar yaygın ve yoğun bir şekilde yaşanmasının en temel sebebi, ailelerin bu konuda çocuklarına yetersiz ve yanlış bilgi vermesidir. Ayrı olarak toplumun cinsellik konusuna negatif yaklaşımı da bu konuda tesirli olmaktadır.Kadınlarda İlk Gece Korkusu: Kadınlarda ilk gece korkusu yoğun olarak ilişki sırasında çok fazla kanama olacağı, çok fazla acı çekecekleri konusundadır. Kimi vaziyetlerde kendi cinsel uzuvlarının cinsel ilişki için çok küçük olduğu ve bu sebeple çok fazla acı çekecekleri yanlış idrak etmeler da görülebilmektedir.Erkeklerde İlk Gece Korkusu: Erkeklerde ilk ait en büyük korku, genelde performans anksiyetesidediğimiz ya muvaffak olamazsam korkusudur. Bu vaziyet neticeninde, normal koşullarda ereksiyon olabilen bir erkek yaşadığı yoğun kaygı yüzünden olumsuzluklar yaşayabilir. Ayrı olarak erkeklerde cinselliği muvaffak olunacak bir görev gibi görme neticesinde ya muvaffak olmazsam korkusu da ortaya çıkabilmektedir.İlk Gece İçin Çiftlere Teklifler:Gerdek gecesinde netlikle zorlayıcı olunmamalıdır. Şayet kadın kendini cinsel ilişki için hazır hissetmiyorsa, zorlayıcı olunmamalı, sakinleştirici olmaya çalışılmalı ve anlayışlı olunmalıdır.İlk gece cinsel ilişkiye girmek zorunda değilsiniz: Evliliğe giden yol bol bol koşturmacalı ve yoğun bir süreçtir. İzdivaç etmeden evvelki son günde de düğün nedeniyle kadın ve erkek çok yorulurlar. Düğünden sonra kendinizi çok yorgun hissediyorsanız, ilk önce dinlenip sonra ilişkiye girebilirsiniz.Ön sevişme çok ehemmiyetli; kadın ve erkek ön sevişme yaparak birbirlerinin heyecanlarını azaltabilir, cinsel ilişkiye hem hazırlık yapmış olurlar hem de psikolojik manada deşarj olabilirler.Evlilik Öncesinde Cinsellik İle ilgili Bilgi Alınmalı: Yukarıda söz ettiğimiz üzere, çoğu insan cinsellik ile ilgili yanlış ve eksik bilgilere sahiptirler. İlk gecede olumsuz tecrübeler ve hayal kırıkları yaşamamak için doğru ve emin kaynaklardan bilgi alınmalı, gerekirse bir uzmandan destek alınmalıdır.Gerdek gecesi şayet çiftler kendi hanelerinde değil de aileleriyle beraber kalmak zorundalarsa, aile çifti o gece için dahi olsa yalnız bırakmalıdır. Zira yeni evli çift hanede başka birilerinin olması sebebiyle gereğinden fazla heyecan yaşayabilirler.Bu durum da olumsuz neticelere kapı aralayabilir.İlk gece yaşanan olumsuz tecrübeler çoğu kez eşlerin cinsel hayatını etkilemektedir.İlk gece konusunda ne kadar bilgili ve hazırlıklı olursanız sizin için o kadar güzel geçecektir.Evlilik öncesinde eşinizle birlikte bir psikologdan bu konuda danışmanlık alabilirsiniz.Kimi durumlarda kadınlar, cinsel uzuvlarını ve civarındaki adaleleri istemsiz bir şekilde adaleyerek cinsel ilişkiye giremeyebilirler. Veyahut ilişki esnasında devam eden bir şekilde çok fazla acı veyahut ağrı yaşayabilirler.Bu durumda öncelikle bir jinekologa gidilmelidir.Eğer meselenin sebebi fiziksel kaynaklı değilse, bir psikologdan yardım alabilirsiniz.
Kadınlar Neden Cinsellikten Uzaklaşır?
Zaman zaman erkeklerin yaşadığı gibi kadınlar da seksten soğuyabilir ve çekindiği dönemler yaşanabilir. Kadınlar zaman zaman cinsellikten uzaklaşabilir. Bu etkenleri sizin için araştırdık. İşte sebepleri… -Temizlik cinsellikte en önemli noktalardan birisidir. Kadınlar ter ve ağız kokusuna karşı oldukça hassastır. Eğer bir kadının partneri sürekli ter kokuyorsa ya da ağzında hiç gitmeyen bir koku varsa, o kadın yavaş yavaş seksten soğuyabilir. -Bazı dönemler yemeyi fazla kaçırabiliyoruz. Bu dönemlerde kadın kilo aldıysa ve bundan rahatsız oluyorsa kendine olan özgüvenini kaybedebilir. Bu nedenle partnerine karşı çekingen davranabilir. -İş yaşantısında ya da aile hayatında stresli dönemler geçiriyorsa, kadın bu süreç içerisinde yataktan uzaklaşabilir. -Yeni doğum yapan kadınların bazılarında lohusa sendromu görülebiliyor. Bu durum kadınları yataktan uzaklaştırabilir. -Antidepresan ilaçlar da yan etkileri dolayısıyla kadınları seksten uzaklaştıran etkenlerdendir. -Erkeklerin yatakta beklentilerini yüksek tutması ve kadını istemediği şeyleri yapmak zorunda bırakması da kadınları yataktan soğutmada önemli rol oynar.
Reklam
Kadın Kılığına Girmediler, Kadın Ruhuna Girmeye Çalıştılar
16 erkek 2011 yılında Hürriyet’in yılbaşı ekinde bunu başlattı. Kadın kılığına girmediler. Kadın ruhuna girmeye çalıştılar. Yumrukla gözü karartılmış kadının, asıl karartılan yanının ruhu olduğunu, insanlığı, şahsiyeti olduğunu anlatmaya çalıştılar. Onlar birkaç iyi insan, birkaç cesur erkek. Kırılan kolun içine saklandığı yeni çıkarıp attılar. “Bakın işte, tam buraya vurdular!” dediler. Anlamaya çalışmak, anlamanın yarısından ilerisidir. Projenin fikir annesi Şermin Terzi ve fotoğrafları çeken sanatçı da Sebati Karakurt. Erkekleri bu fikre ikna etmenin, hiç de kolay olmadığını biliyorum. Ama sonuçta ortaya gene sıra dışı ve çok etkileyici bir proje çıktığı kesin...
İlk Gece Korkusu
İlk gece nasıl geçer, ilk gece korkusu nasıl yenilir, ilk gece korkusunun bir rehabilitasyonu var mıdır? Gerdek gecesi  neler yapılmalı? Gerdeğe nasıl girilir?Yakın bir vakitte izdivaç edecek çiftlerin çoğunun aklında bu ve buna benzer sualler sanki uçuşmaktadır. Özellikte izdivaç etme çağında veya yakın bir vakitte izdivaç edecek çiftlerin bu konuda ciddi manada anksiyete (kaygı) yaşadıkları kaçınılmaz bir gerçek. Sanılanın aksine yalnızca kadınlar yaşamıyor ilk gece korkusunu, bu konuda yapılan çalışmalara göre erkeklerin de bu konuda ciddi korku ve kaygıları mevcut. İlk gece korkusunun ülkemizde bu kadar yaygın ve yoğun bir şekilde yaşanmasının en temel sebebi, ailelerin bu konuda çocuklarına yetersiz ve yanlış bilgi vermesidir. Ayrı olarak toplumun cinsellik konusuna negatif yaklaşımı da bu konuda tesirli olmaktadır. Kadınlarda İlk Gece Korkusu: Kadınlarda ilk gece korkusu yoğun olarak ilişki sırasında çok fazla kanama olacağı, çok fazla acı çekecekleri konusundadır. Kimi vaziyetlerde kendi cinsel uzuvlarının cinsel ilişki için çok küçük olduğu ve bu sebeple çok fazla acı çekecekleri yanlış idrak etmeler da görülebilmektedir. Erkeklerde İlk Gece Korkusu: Erkeklerde ilk ait en büyük korku, genelde performans anksiyetesi dediğimiz ya muvaffak olamazsam korkusudur. Bu vaziyet neticeninde, normal koşullarda ereksiyon olabilen bir erkek yaşadığı yoğun kaygı yüzünden olumsuzluklar yaşayabilir. Ayrı olarak erkeklerde cinselliği muvaffak olunacak bir görev gibi görme neticesinde ya muvaffak olmazsam korkusu da ortaya çıkabilmektedir. İlk Gece İçin Çiftlere Teklifler: Gerdek gecesinde netlikle zorlayıcı olunmamalıdır. Şayet kadın kendini cinsel ilişki için hazır hissetmiyorsa, zorlayıcı olunmamalı, sakinleştirici olmaya çalışılmalı ve anlayışlı olunmalıdır. İlk gece cinsel ilişkiye girmek zorunda değilsiniz: Evliliğe giden yol bol bol koşturmacalı ve yoğun bir süreçtir. İzdivaç etmeden evvelki son günde de düğün nedeniyle kadın ve erkek çok yorulurlar. Düğünden sonra kendinizi çok yorgun hissediyorsanız, ilk önce dinlenip sonra ilişkiye girebilirsiniz. Ön sevişme çok ehemmiyetli; kadın ve erkek ön sevişme yaparak birbirlerinin heyecanlarını azaltabilir, cinsel ilişkiye hem hazırlık yapmış olurlar hem de psikolojik manada deşarj olabilirler. Evlilik Öncesinde Cinsellik İle ilgili Bilgi Alınmalı: Yukarıda söz ettiğimiz üzere, çoğu insan cinsellik ile ilgili yanlış ve eksik bilgilere sahiptirler. İlk gecede olumsuz tecrübeler ve hayal kırıkları yaşamamak için doğru ve emin kaynaklardan bilgi alınmalı, gerekirse bir uzmandan destek alınmalıdır. Gerdek gecesi şayet çiftler kendi hanelerinde değil de aileleriyle beraber kalmak zorundalarsa, aile çifti o gece için dahi olsa yalnız bırakmalıdır. Zira yeni evli çift hanede başka birilerinin olması sebebiyle gereğinden fazla heyecan yaşayabilirler.Bu durum da olumsuz neticelere kapı aralayabilir. İlk gece yaşanan olumsuz tecrübeler çoğu kez eşlerin cinsel hayatını etkilemektedir.İlk gece konusunda ne kadar bilgili ve hazırlıklı olursanız sizin için o kadar güzel geçecektir.Evlilik öncesinde eşinizle birlikte bir psikologdan bu konuda danışmanlık alabilirsiniz. Kimi durumlarda kadınlar, cinsel uzuvlarını ve civarındaki adaleleri istemsiz bir şekilde adaleyerek cinsel ilişkiye giremeyebilirler. Veyahut ilişki esnasında devam eden bir şekilde çok fazla acı veyahut ağrı yaşayabilirler.Bu durumda öncelikle bir jinekologa gidilmelidir.Eğer meselenin sebebi fiziksel kaynaklı değilse, bir psikologdan yardım alabilirsiniz.
Reklam
Kadınlar Neden Orgazm Olmakta Zorlanıyorlar
Kadınların cinselliğe olan ilgilerinin önünün kesilmesi ve bilgi eksikliği, orgazmı içeren cinsel sorunları beraberinde getiriyor. Peki çözüm ne? Seks Terapisi Uzmanı Psikolog Ayşe Kayhan açıklıyor. Kadınlarda en sık görülen cinsel sorunların başında orgazm olamama geliyor. Psikolojik ve bedensel sağlığın yanında, eşler arasında da problem yaratabilen konu olabiliyor. Oysa kadınlar eşleri ile konuşup bedenlerini önemserlerse cinsel yaşam kalitelerini artırabilirler. HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN ALTTAKİ LİNK TIKLAYINIZ
Kadınların Burçlara Göre Seks Yaşamları
Her burcun cinsel hayatlarında neler ön planda, kadınların burçlara göre seks hayatları nasıl sizler için bir araya getirdik..Koç Koç kadınları ateşli, sabırsız ve fantezi dünyaları geniştir. Baskın olmayı seven koç kadınları seks sırasında da üste olmayı tercih eder ve kovboy pozisyonu onun için biçilmiş bir kaftan gibidir. Eğer bir koç kadını ile birlikteyseniz; her seks deneyiminizde farklı bir kimlikte karşınıza çıkacak ve sizi fantezi dünyasına alacaktır.Boğa Seks konusunda boğa kadını kadar ateşlisi yoktur. Boyun bölgesine ekstra duyarlı olan boğa kadınları eğer size güvenmiş ise seks sırasında sınırları zorlamaktan asla çekinmez.İkizler İkizler kadınını mutlu etmek zordur. Monotonluktan nefret eder. Eğer ki ikizler burcu bir kadınla beraberseniz seks hayatınızı renklendirmek için sürekli yenilikler ve sürprizler yapmanız gerekecektir. Ruhsal yönden kendini sekse hazır hissettiği zaman asla sevişmek istediğini söylemekten çekinmezler.Yengeç Kulağına fısıldayacağınız güzel bir söz onu tahrik etmek için yeterlidir. İlk başlarda sakin gibi gözükse de tutkulu ve ateşli bir kadına dönüşerek sizi şaşırtacaktır. Kaşık pozisyonunda erotik dokunuşlar yengeçleri etkilemek için şahane bir tercih olacaktır.
Oscar'da Hakkı Yenenler
Sinema yazarı Kerem Akça  86. Oscar Ödülleri’nde ‘hakkı yenenler’i kaleme aldı. Her sene Oscar yarışının bir de görünmeyen tarafı oluyor. Aday gösterilen filmler, oyuncular ve sanatçıların girdikleri rekabetin yanı sıra kulislerde de ‘hakkı yenenler’ konuşuluyor. Elbette Akademi’nin seçimleri bir lobi faaliyetinin, iyi alınan kritik virajların, festival takvimini lehine çevirme becerisinin ve atları tespit etme kıvraklığının bir sonucu olarak şekilleniyor. Günümüzde büyük oranda TWC, Warner Bros., Fox Searchlight, Paramount ve Columbia gibi şirketlerin idare ettiği bir yarış geçiyor. Hiçbir zaman ‘şu film iyiydi ama niye Oscar almadı?’ gibi bir şeyden söz etmek mümkün değil. Yoksa sinema tarihinin gerçekleriyle çelişiriz. Hitchcock ve Kubrick’in ‘En İyi Film’ ve ‘En İyi Yönetmen’ dalında Oscar heykelciğine ulaşamadığı bir dünyada böylesi bir iddia ne kadar tutarlı olabilir ki? EN AKLA YATKIN MAĞDURLAR HANGİLERİ? Ama bana kalırsa belli bir noktada geriye çekilip bu konuyu masaya yatırmak şart hale gelmeli. Elbette yarıştaki konuma göre bakınca “Sen Şarkılarının Söyle”nin (“Inside Llewyn Davis”) son düzlükte hamle yapamayarak devre dışı kaldığı, “Lee Daniels’ The Butler”ın görücüye çıktıktan sonra yavaş yavaş zirveden uzaklaştığı, Robert Redford, Tom Hanks, Oprah Winfrey, Emma Thompson ve Daniel Brühl’ün de onlara eklenebileceği net. Tabii ki bunlar etrafta dolaşan tahminler, ödül sezonunun getirdikleri ve stratejileri ışığında şekillenen tablonun koşulsuz görüntüleri. Olaya diğer tarafından bakınca ise bambaşka bir resim ile karşılaşıyoruz. Zira bu noktada “Mavi En Sıcak Renktir” (“La Vie d'Adèle”) ve “Zafere Hücum” (“Rush”) gibi yarışın içindeyken hiçbir şekilde kendini öne atamayan filmlerin niye sıfır çektiğini sorgulamak abesle iştigal etmekten öteye gitmez. Ama bunu mantıklı bir çerçevede yorumlamak elbette bizim hakkımız. Şirketleri Sundance Selects ve Universal’ın ‘gaza basma’ hazırlıksızlığından çeken bu ikili, Oscar’a uygun olmamasının da zararını görmüş gibi. İlkinin lezbiyen sinemada cinsellik konusunda cüret gösterip ‘muhafazakar’ damarı rahatsız ederek itici durması, ikincisinin ise ‘gösterişli sinema’sı ve “Senna”nın (2010) varlığı sebebiyle tatmin etmediği çok açık. DÖRT İYİ AMERİKAN FİLMİ GÖRMEZDEN GELİNDİ Ama ‘En İyi Film’ kategorisinde bana kalırsa kalite adına, Andrew Dosunmu’nun Sundance’den ödüllü, Brooklyn’de yaşayan bir Nijeryalı aileyi merceğine alan, şiirsel, ayrıksı ve gerilla sineması karşıtı “Mother of George”u en öne çıkan. Derek Cianfrance’nin polisiye kalıplarını altüst eden becerisi “Babadan Oğula” (“The Place Beyond the Pines”) ve Terrence Malick’in büyüleyici, tanımsız ve ruhsal aşk filmi yorumu “Aşkın İzleri” (“To the Wonder”) ilave edilebilir. Elbette biraz daha ileri gidersek “Elysium: Yeni Cennet”in (“Elysium”) “Yerçekimi”nin (“Gravity”) üzerinde olmasına karşın türünde daha az gerçekçi durmanın mağduriyetini yaşadığını da ekleyebiliriz. Zira Akademi’nin kurallarına göre ‘drama’ alanına yatkın, hikaye anlatma sinemasının genel kurallarının fazla dışına çıkmayan eserler kazanabiliyor. Yenilikçi anlatı modelleri deneyen, cinsel özgürlüğün sınırlarını zorlayan filmlerin şansı az oluyor. Dönem filmlerinin, politik filmlerin, geleneksel biyografik filmlerin, gerçek hikaye uyarlamalarının, savaş filmlerinin, tarihi-epiklerin, westernlerin, müzikallerin ve zaman zaman da felsefi komedilerin gücünü hissettirdiği görülebiliyor. Aşk da böylesi bir sürecin içinde başını içeriye sokabiliyor. Ama “Hayat Ağacı” (“The Tree of Life”, 2011), “Aşk” (“Her”) gibi bütün kriterleri reddeden ama özgünlüğü kabul edilen eserler, özellikle ‘beş film adayı’ kuralının değişmesiyle şans taşımaya başladı. Yeniden yukarıda adını geçirdiğim filmlere dönersek, ‘En İyi Yönetmen’ dalında da müthiş bir yetkinlik olduğunu belirtmek boynumuzun borcu. Elbette “Mother of George” gibi geleneksel çerçeve algısını her anında kaybedip, klasik anlatıyı ve lineer akışı yıkan stil duygusu yüksek bir eserden böylesi bir başarı beklemek garip olur. Veya “Babadan Oğula” gibi soğukkanlılık üzerine bir yapı kurup, asla seyircisiyle bağ kurmayan bir yapıttan… Zira Akademi için özdeşleşme yaratırken anlamlı olmak, bizi bir karakterle ilişkiye sokup, onun irade, başarı hikayesine yönlendirmek esaslı kriterlerden biri. Tabii bu dalda Ron Howard gerçeğinin özellikle üzerine basmadan parantezi kapatmak olmaz. ANA OYUNCU KATEGORİLERİNDE FAZLA MAĞDUR YOK Diğer kategorilere geçince ise ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalının bu sene bir iyi performans bolluğu içinde olduğunu söylemeliyim. Ama Emma Thompson’ın “Mr. Banks”teki (“Saving Mr. Banks”) P.L. Travers performansının, Naomi Watts’ın tepeden tırnağa hakimiyeti altına aldığı “Diana” kompozisyonunun, Paulina Garcia’nın “Gloria”da cesaret ve heyecan yüklediği orta yaşlı kadın portresinin ve Adèle Exarchopoulos’un 18 yaşındaki doğallığının, bedenini kullanma cüretinin bir yerlere gelmesi mümkündü. ‘En İyi Erkek Oyuncu’da ise aslında fazla seçenek yoktu. Toni Servillo’nun, makyajdan güç alınca ‘unutulmaz’ portreler çıkaran oyunculuk yeteneği “Muhteşem Güzellik”te (“La Grande Bellezza”) de canlanıyor. Bu performans, Hanks’ten de, Redford’dan da, Bale’den de daha yukarıda bana kalırsa. Ama kendi dilinde oynayan yabancı oyuncular, genelde ancak Hollywood’a sızmışsa bir şans elde edebiliyor. Onun yanına elbette “Aşk”ta Jonze ile müthiş bir işbirliği içinde bütün filmi sırtlayıp götüren Joaquin Phoenix’i de koymazsak ayıp olur. Kerem Akça’ya göre Oscar’da hakkı yenen aday adayları En İyi Film: Mother of George En İyi Yönetmen: Derek Cianfrance (Babadan Oğula) En İyi Kadın Oyuncu: Emma Thompson (Mr. Banks) En İyi Erkek Oyuncu: Toni Servillo (Muhteşem Güzellik) En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Julie Walters (One Chance) En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Daniel Brühl (Zafere Hücum) En İyi Özgün Senaryo: Upstream Color En İyi Uyarlama Senaryo: Il Futuro En İyi Görüntü Yönetimi: Mother of George En İyi Kurgu: Zafere Hücum En İyi Müzik: Muhteşem Gatsby En İyi Yapım Tasarımı: Muhteşem ve Kudretli Oz Yabancı Dilde En İyi Film: Büyük Usta (Yi Dai Zong Shi) Kerem Akça | HaberTürk
Reklam