onedio
Utangaçlığı Aşmaya Yardımcı 10 Pratik Adım
Evden çıkın. Daha yolun başındayız. Evden çıktınız diye hemen konuşmaya başlamanıza gerek yok. Evden çıkın, insanlar arasında yürüyün, göz teması kurmaya çalışın. İnsanlar arasında bulunmaya alıştıkça, cesaretinizin arttığını, onların yanında daha rahat hareket ettiğinizi göreceksiniz. Giyim kuşam. İnsanlar kıyafetleriyle ağırlanırlar, fikirleriyle uğurlanırlar. Hiç öyle beni beğenen böyle beğensin, kalıbıyla insanları kendinizden uzaklaştırmayın. Güzel giyinmek, güzel kokmak muhattabınızınla ilk etkileşimin başarılı olmasını,aradaki buzları kırmasını, insanların iletişimin başında size güven duymasını sağlar. Güzel giyinmek için avuç dolusu para harcamanıza gerek yok. Günümüzde seçenekler çok fazla. Kendi bütçenize göre şık kıyafetler edinebilirsiniz. Okuyun. Etkili iletişim, beden dili ve konuşma , imaj tasarımı, diksiyon hakkında kitaplar alın okuyun. Maddi durumunuz iyiyse görüntülü setler alın, daha da iyiyse seminerlere katılın. Yavaş yavaş iletişime geçmeye başlayın. Evden çıktık, giyim kuşamı hallettik, kitaplar okuduk ve (dikkat) okumaya devam ediyoruz, artık sıra yavaştan iletişime geçmeye başlamada. Bu noktada cesaretizin kırıldığı yerler olacaktır. Bu yüzden en ufak adımlarla başlıyoruz: Adres, saat sorun. Dışarıya çıkın ve bildiğiniz bir yer bile olsa cinsiyet ayırmadan adres sorun. 100 kişiye sormadan ben bunu yapamıyorum demeyin. Bundan sonrası artık siz ve iradenizle ilgili. Zaten 100 kişiye ulaşmadan ne kadar rahat hissetmeye başladığınızı göreceksiniz. Farkında olmadan onların gözlerine daha rahat bakamya vesohbet etmeye başlayacaksınız. Bu çalışma sizin yabancılara karşı rahat hissetmeniz içindir ve gayet etkilir. Adres sormak diye küçümsemeyin. Çıkın yapın. Görevlilerle konuşun. Bakın görevlilerle konuşmak, en düşük riskli iletişimdir. Sizinle konuşmak zorunda, yoksa işten atılır :) Bir süpermarkete girin ve reklam ürünlerini satan görevliye gidip, yiyeceğin tadına bakın ve onun hakkında yorumlar yapın. Satın almak zorunda değilsiniz. Sokakta telefon kampanyalarını tanıtan gençlerle konuşun. Tarife hakkında bilgi alın ve teşekkür ederek ayrılın. Bir alışveriş merkezine girdiğinizde, gideceğiniz dükkanı yerini bilseniz dahi, danışmaya gidin ve nerede olduğunu sorun. Kendi zevklerinize göre etkinlikleri takip edin. Şimdiye kadarki egzersizleri yaptıysanız, bunda hiç zorlanmayacaksınız. Çünkü artık, yabancılarla iletişime geçmek konusunda sıkıntılarınızı büyük oranda atlattınız. Seyahat etmek istiyorsanız, gezi kulüplerine gidin. Resim çizmek istiyorsanız, resim kurslarına gidin....vs. Bu kurslar, kulüplerin düşündüğünüz kadar pahalı değil. Söylediğim gibi, artık çok seçenek yani rekabet var. Her bütçeye uygun kursları bulabilirsiniz. Öfke kontrolü. Malesef cezaevleri ve mezarlar öfkesine sahip çıkamayan insanlarla dolu. Sonuçları kaçınılmaz. Şiddetten, kavgadan hiçbir zaman faydalı çıkmazsınız. Karşınızdaki yenmeniz sizi daha iyi biri , daha delikanlı biri, daha otoriter bir kadın yapmaz. Öfke kontrolünün çok farklı sebepleri var. Geçmiş, hormonal bozukluklar, aşırı özgüven düşüklüğü...vs. Kendinize hakim olmaya çalışın, yapamıyorsanız uzman desteği alın, grup terapilerine katılın. Aşk. İnsanın en çok istediği bununla beraber en çok çekindiği...Bu egzersizleri yaparken muhtemelen birileriyle romantik ilişkilere girmeniz çok yüksek ihtimal. Siz farkında olmadan konuşmanız, ses tonunuz, beden diliniz zaten gelişiyor. Doğal olarak daha çekici biri oluyorsunuz. İnsanlar size güven duyduğu için yanınıza gelmeye çekinmiyor ve daha rahat konuşuyorlar. Siz ilk adımı atmaya cesaret edemiyor olsanız bile, onlar bu güvenden dolayı size ilk adımı atıcaklardır. Etrafta sürekli kadın erkek ilişkileri hakkında anlatılan klişelerden artık kendinizi kurtarın. İşe yaramayan yöntemleri kullanıp, kendi özgüveninize zarar vermeyin. Erkekler , kadınlar hakkında sürekli şikayet etmek yerine, onların anatomisini, psikolojisini anlatan kitaplar okuyun, görüntüler izleyin. Bunu neden söylüyorum ? > *'Kadınları erkek mantığıyla, erkekleri kadın mantığıyla çözemezsiniz.' Farklıyız, farklıyız, farklıyız. Uzman yardımı alması gerekenler. Sosyal fobi tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Psikiyatristler, psikologlar bu konularda gerçekten iyiler. Komedi filmlerinin etkisinde kalıp bu meslekleri küçümsemeyin. Uzman yardımı almanız gerektiğini düşünüyorsanız, 'ertelemeyin' ve gidin.
Orgazm Diyeti ile 3 Adımda Cinsel Hazza Ulaşın
Dr. Mehmet ÖZ’ün sizler için çok özel bir beslenme önerisi var. Yazar Marrena Lindberg kadınların libidolarını artırmak için 3 adımlık bir plan oluşturdu. Lindberg’in diyet planına ek olarak Dr.Öz, besin takviyesi alımınızın düzenli tutulması için örnek menüler ve günlük yapılacaklar listeleri hazırladı. Lindberg, doğru bir şekilde uygulandığında kadınların her ilişkide orgazma ulaşabileceklerini iddia ediyor! Birinci adım: Testosteron seviyenizi yükseltin Yapılan çalışmalar cinsel dürtüsü yüksek olan kadınların daha yüksek testosteron seviyesine sahip olduğunu gösterdi. Lindberg çinko ve magnezyumun yanı sıra beslenme programınıza daha çok protein eklemek gerektiğini söylüyor. Protein ve testosteron arasındaki ilişki birbirinden bağımsız olsa da, bilimsel çalışmalar çinko ve magnezyum takviyelerini desteklemektedir. - Protein: Her öğünde klorinin yüzde 30’unu proteinden alın. Protein porsiyonu bir deste oyun kağıdı boyutlarında olmalıdır. - Çinko: Testosteronu östrojen hormonuna çeviren enzimi durdurur. - Magnezyum: SHBG (seks hormonu bağlayıcı globulin) seviyenizi düşürerek serbest testosteronu önleyin. Magnezyum SHBG’yi durdurur. İkinci adım: Dopamin seviyenizi arttırın - Omega 3 yağ asitleri balıkta bulunur ve dopamin seviyesini arttırır. - Balık yağı takviyeleri: Günlük yaklaşık 1700 mg EPA ve 1300 mg DHA içeren takviyeler alın. Bu uygulamaya başlamadan önce doktorunuza danışın. Yüksek doz alımı kan sulandırıcı gibi bazı ilaçlarla etkileşime yol açabilir. - Bitter çikolata: Her gün az bir miktar tüketin.
Bir İlişkinin 14 Evresi
Hepimizin başına geldi yalnız değilsin! Aynı yollardan geçtik ağladık, güldük, eğlendik... Çoğumuz aynı evreleri ya da benzerlerini yaşadık. Eğer sende yaşadıysan eskiyi bir hatırla :)
Külüne Muhtaç Olmak İstemeyeceğiniz 11 Kötü Komşu
Ev alma komşu al, komşu komşunun külüne muhtaçtır gibi güzel atasözlerimizi kulaklarımızda çınlatan komşulardan bahsedeceğiz sizlere, bunlardan bahsederken 'kötü komşu insanı ev sahibi yapar' atasözünü de aklınızdan çıkarmamanızı isteyeceğiz. Olumlu yanlarını da görmek lazım bu komuşularımızın. KÖTÜ KOMŞULAR 9 MAYIS'TA SİNEMALARDA!
Reklam
Ofiste Askıntı Olan 20 Kabus Tip
Ofisler ikinci evlerimiz, hatta evimizden daha çok zaman geçirdiğimiz zoraki yaşam alanlarımız. Bir ofiste huzurlu çalışabilmek de etrafımızdaki insanlara bağlı biraz. Delisi var, menepozlusu var, atarlısı var, haini var, gammazcısı var... Yalancısı, iki yüzlüsü ne ararsan... Ama hiç şüphesiz en korkunçları sarkıntılık edenleridir. Taciz toplumumuzun kanayan bir yarası. İş ortamında hiç kimsenin başına gelmemesini dileyerek, belki sizlere tanıdık gelebilecek bazı tacizci ofis çalışanlarını deşifre ediyoruz;
Reklam
Bir İlişkinin Başında Tarafların Gizlediği 13 Şey
Yeni bir ilişkiye başlarken hangimiz kendimizi her yönüyle anlatıyoruz? mesela göbeğini içeri çekmeyen var mı? ya da o kadar kıskancım ki evden dışarı adımını attırmam diyen? Dememiz o ki, ilişkinin başında hepimiz bir şeyleri gizleme ihtiyacı duyuyoruz. İşte belli başlı 13 tanesini sizler için derledik.
Ne Kadar Akrep Burcusunuz?
etiket
Her akrep burcu olan bir olmuyor hepimizin malumu. Peki, akrep burçları siz hiç merak ettiniz mi ben ne kadar akrebim diye? Merak ettiyseniz buyurun sizin akreplik derecenizi belirleyelim.
Taze Sevgililere 20 İlk Öpücük Tavsiyesi
Bahar geldi çattı. Havada aşk kokusu var üstadım. Gün geçmiyor ki iki genç daha sevgililik camiasına teşrif etmesin… Sevgililiğin en önemli aşaması hep teklif etme anı gibi görünse de aşkın gidişatını belirleyen kader anı; ilk öpüştür. Gönül isterdi ki size burada 500 ilk öpücük filmi tadında, atlas halı gibi bir liste serelim. Ama ilk öpücüğün doğasına aykırıdır uzunluk. Kısa ve öz olan makbuldür diyerek, size hiç bir babanın evladına geçmeyeceği kıyağı geçiyoruz. İşte size 20 ilk öpücük tavsiyesi
Reklam
31 Fotoğraf İle Sokaktaki Şair
Bursa'da faaliyet gösteren kim olduğu bilinmeyen ama Bursa'daki çoğu duvarı şiirleriyle süsleyen kişidir. Bu kişinin Tumblr ,Twitter ve Facebook hesaplarına yazılara tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Reklam
Kız Çocukların Annelerine Asla Anlatamadığı 10 Şey
Anneler Günü yaklaşıyor, şu inadınızdan vazgeçseniz annenize en güzelhediyeyi vermiş olacaksınız belki de... Mesela yıllardıranlatamadığınız bazı şeyleri kabullenmiş gibi yapabilirsiniz(En azından bir günlüğüne :)) Onlar neler mi? İşte annenizebir türlü anlatamadığınız ve anlatamayacağınız 10 şey:
Reklam
'Papa'yı Vurduğum İçin Mutluyum'
PAZAR günü azizlik mertebesine yükseltilecek olan Papa 2. Jean Paul'e 1981 yılında suikast girişiminde bulunmuş olan tetikçi Mehmet Ali Ağca, yaptığından pişman olmadığını söyleyerek, böyle ilahi bir planın içinde yer almaktan mutlu olduğunu söyledi. Ağca'nın, 2. Jean Paul'un yüzyılın en iyi kişisi olduğunu söylemesi de dikkat çekti. Mehmet Ali Ağca, 2005 yılında hayatını kaybeden 2. Jean Paul'un, Pazar günü Papa Francesco yönetiminde gerçekleştirilecek olan büyük bir törenle 'aziz' ilan edilecek olması nedeniyle İtalyan haber ajansı Ansa'ya özel bir röportaj verdi. Saldırıyla ilgili her seferinde verdiği farklı bilgilerle suikastın aydınlanmasının önüne geçmiş olan Ağca, 'Yaptığım saldırıdan pişman olmadım. Kesinlikle Papa'yı öldürmek ve ardından Aziz Petrus Meydanı'nda ya intihar etmek istiyordum ya da linç edilecektim. Tartışılamaz kişisel kanıtlar ışığında yıllar sonra anladım ki, 13 Mayıs 1981 tarihinde Tanrı o meydanda bir mucize gerçekleştirdi' ifadelerini kullandı. PAPA'YA SALDIRI GİBİ İLAHİ BİR PLANIN İÇİNDE OLMAKTAN MUTLUYUM Ağca neden pişman olmadığını ise, 'Aldo Moro'nun (öldürülen İtalya eski başbakanı) haksız bir psikopat suç sonucu öldürülmesi ile benim Papa'ya düzenlediğim saldırının ilahi bir mucize olması arasında hesaplanamaz farklılık var' diye açıkladı. Ağca, hayatının 30 yılını cezaevinde geçirmesine sebep olsa da, Papa suikastı gibi ilahi bir planın merkezinde yer almaktan çok mutlu olduğunu belirtti. Ağca, kendisini Aziz Petrus Meydanı'na götüren şeyin, Vatikan'da çoğu kişinin düşündüğü gibi Şeytan ve onun iblisleri olmadığını, aksine ilahi sistem olduğunu söyledi. Saldırıdan 4 gün sonra kendisini affetmiş olan Papa'nın, Rebibbia Cezaevi'ne gelerek kendisiyle buluşmasının da bir mucize olduğunu öne süren Ağca, 'O gün Papa'nın samimiyeti ve dürüstlüğü beni çok etkiledi' dedi. İnsan kutsallığını ve iyi bir insan modelini tanımlamak gerekirse, 2. Jean Paul'un yüzyılın en iyi kişisi olarak anılmayı hak ettiğini ifade eden Mehmet Ali Ağca, 'Ancak sadece bir aziz var ve o da Tanrı'dır' diyerek, azizlik mertebesi verilmesinin doğru olmadığını öne sürdü. ORLANDI VATİKAN'IN ELİNDE Ağca, Vatikan'da bir yetkilinin kızı olan Emanuela Orlandi'nin 22 Haziran 1983 tarihinde Roma'da gizemli bir şekilde ortadan kaybolması hakkında da konuştu. Orlandi'nin hala sırrı çözülemeyen ortadan kayboluşu hakkında, Mehmet Ali Ağca ile takas edilmesi, Vatikan seks partilerinde ölmüş olabileceği ve Magliani çetesi tarafından kaçırılıp öldürüldüğü gibi iddialar ortaya atılmıştı. Ağca ise, son açıklamalarından birinde Orlandi'nin Türkiye'de tutulduğunu söylese de yine ağız değiştirerek, başka bir iddia ortaya attı. Ağca, 'Bazı Batılı gizli servisler, Orlandi'nin Vatikan yönetiminin ellerinde olduğunu gayet iyi biliyor. O muhtemelen bir manastırda misafir ediliyor. Papa Francesco onun derhal serbest bırakılması emrini verebilir' dedi. DHA
Hobiler İş Hayatını Olumlu Etkiliyor
ABD’de bilim insanlarının çalışmaları, hobilerin iş yerindeki problemlere daha yaratıcı çözümler bulunmasını, aynı zamanda iş arkadaşları arasında ilişkiyi geliştirdiğini gösterdi. Bilim adamları, yaratıcı aktivitelerin yeni deneyimlerin yanı sıra yeni bilişsel yolların keşfedilmesini sağladığını, kontrol duygusunun gelişmesiyle de hobilerin iş yerinde problemlerin daha kolay atlatılmasına yardımcı olduğuna değindi. San Francisco Üniversitesi’nden Kevin Eschleman, yaptıkları çalışmanın, kişisel zamanda yapılanların iş yerindeki davranışlarla bağlantılı olduğunu gösteren ender araştırmalardan bir tanesi olduğunu vurguladı. 400′den fazla kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları “Journal of Occupational and Organizational Psychology” dergisinde yayımlandı.haber kaynağı:  365haber.org/sağlık haberleri
Eş Seçiminde Yapılan Yanlışlar
Eş seçiminde yanlış kararlar almak kişiyi mutsuz bir hayat yaşamakla yüz yüze getirebilir. Doğrusu aşık olduğumuz bir insanla evlenmek güzel bir şeydir. Ancak bu iyi bir evlilik ilişkisine sahip olacağımızı garantilemez. Evlilik Danışmanı ve Cinsel Danışman Güldane Kavgacı evliliklerde eş seçiminin önemine değiniyor.Eş seçiminde sevgi son derece önemli ve gerekli olmakla birlikte yeterli değildir. Bu nedenle eş seçimine karar verirken kişi hem kendini hem eş adayını iyice tanımaya çalışmalı ve değerlendirmelidir. Konu hem duygusal açıdan hem mantıksal açıdan enine boyuna iyice tartıp biçilmelidir.Evlilik terapisi seanslarında eşler daima ötekinin değişmesini talep ederler. Çünkü her şey ona göre eşinin başının altından çıkıyordur. Tabi öteki de berikinin düşündüğü gibi düşünüyor. Oysa kişinin iyi bir evlilik ilişkisine sahip olabilmesi için önce kendini iyi tanıması sonra da eş adayını tanıma safhasına geçmesi gerekir.Peki eş seçimine karar vermeden önce kişi neler yapmalıÖncelikle evliliğe karar vermeden önce kişi kendini iyice tanımalıdır. Çünkü “ben kiminle evleniyorum onunla anlaşabilecek miyim?” şeklindeki sorulara vereceği cevaplar kişinin kendini tanımasına bağlıdır. Genelde kişinin evleneceği kişi üzerinde durması eş seçiminde yapılan hatalardan biridir. Kişi kendini tanıyıp tahlil etmediği için evleneceği eş adayı ile anlaşıp anlaşamayacağının cevabını sağlıklı bir şekilde veremez. Dolayısı ile kişi önce kendini tanımakla işe başlamalı gerçekten kendini tanımalıdır. Gelgelelim işin en can alıcı noktası da burasıdır. Can alıcıdır çünkü kişinin kendini tanıması karşısındaki eş adayını tanımaktan çok daha zordur.Kendini tanımak farkındalıktırEn genel anlamı ile kişinin kendini tanıması farkındalıktır. Aile ortamında, iş yaşamında, ikili ilişkilerde kendimle olan ilişkilerimde nasıl biriyim sorusuna cevap bulunmasıdır. Bu soruya cevap bulunması kesinlikle kişinin kendi içinde zaman zaman yüreğinin burkulacağı, zaman zaman sevinç ve coşku duyacağı uzun ve yorucu bir iç yolculuğa çıkması demektir. Bu yolculukta kişinin anne karnından başlayarak çocukluk döneminde şekillenen kendi duygusal kalıplarını fark etmesi, hissetmesi ve ayırt etmesi gerekir. Bu kalıplara örnek olarak korku, nefret, öfke, sevinç, coşku vb. duyguları verebiliriz. Kişi ancak bu şekilde zayıf ve güçlü yönlerini görebilir.Kişinin kendini tanıma yolculuğunda şu iki yanlışı yapma potansiyeli daima vardır. Kendi benliğini olduğu gibi göremeyip şişirme. Bu durumda kişi en iyi evliliği en iyi kariyeri ister. Bununda hayal kırıklığı ile sonuçlanma olasılığı oldukça yüksektir. Diğer taraftan kendini olduğundan değersiz görebilir ki bu da kendine güvenmemesine ikili ilişkilerde olumsuz yaşantısal deneyimlere zemin hazırlar. Kısacası kişi önce kendini tanımalı ve benim önceliklerim neler diyebilmeli ve önceliklerini belirlemelidir. Bu konularda farkındalık geliştirmelidir. Kişi kendini tanıma sürecini tamamladıktan sonra ikinci olarak eş adayını tanıma sürecine girmelidir.Eş adayını tanımanın;Birinci yolu: Onun geçmiş yaşantısına bakmak, geçmiş yaşantısını tanımak ve öğrenmektir.İkinci Yolu: Eş adayının arkasında neler bıraktığına bakmaktır. Çevresinde nasıl bir izlenim bıraktı. Şimdiye kadar neler ortaya koymuş, onun alışkanlıkları nelerdir? Alışkanlık deyip geçmeyin alışkanlıklar hayatımızdır.Üçüncü yolu: Etkileşim halinde kişi hakkında izlenimler edinilmelidir. Kişi ben bu kişiyi seviyorum deyip ilk iki nedeni atlar ve etkileşim sırasındaki izlenimlerini baz alarak karar verirse yanılma payı hatırı sayılır derecede artar. Çünkü genellikle evlenecek kişiler olaya duygusal yaklaştıkları için birbirlerinin sadece olumlu taraflarını görürler. Olumsuz taraflarını ise evlendikten sonra bir arada yaşamaya başlayınca görürler. Bu da evlilikte yaşanan hayal kırıklıklarının en önemli nedenlerinden biridir. Aynı şekilde evlilikte yaşanan hayal kırıklıkları da evlilik sorunlarının en önemli nedenlerinden biridir.Evlilikte aşk ve sevgi önemlidir. Ancak aşk ve sevginin iyi bir ilişkinin meyveleri olarak ortaya çıktığının altı iyice çizilmelidir. Bu nedenle evlenecek kişinin olumlu ve olumsuz tarafları iyice tanınıp kişinin kendi öncelikleri ile kıyaslanmalıdır. Aksi takdirde kaçınılmaz hayat dalgaları evlilik gemisine çarpmaya başladığında eşler arasındaki anlaşmazlıklar evlilik ilişkisinin gündemine oturur.
Reklam