Bir Erkeği Elde Etmenin Cazip Yolları
Erkekleri Tavlama Sanatı…Araştırmlara göre uzun zamandır hoşlandığınız kişiyle bir şekilde tanışma fırsatı yakaladınız ve masum bir tanışma olayını, uzun soluklu bir ilişkiye çevirmek istiyorsunuz. O zaman size vereceğimiz denenmiş, test edilip onaylanmış önerilere bir göz atın derim… Tabii şunuda belirtmeden geçmeyelim, hiç bir yöntem tek başına sihirli bir etki yaratmaz. Oldukça hoşlandığınız bu kişiyi, etkilemek ve kendinize aşık etmek için kontrollü ve soğuk kanlı olmalısınız.Evet gelelim erkekleri elde etmenin denenmiş yollarına… Hemen hemen herkeste işe yaramış olan bu yöntemlerle, onu kendinize aşık etmek sandığınızdan daha kolay olacak…Onunla Her İstediğinde GörüşmeyinSizinle her buluşmak istediğinde koşarak gitmeyin. Bu ilk ve en önemli kurallardan biri. Ailenizle zaman geçireceğinizi ya da kız kıza bir gün geçireceğiniz gibi bahanelerle ertesi gün görüşmeyi teklif edin.Buluşma Yerini Ona BırakmayınBuluşcağınız yeri ya da buluştuktan sonra gideceğiniz yeri ona bırakmayın. Sizin istediğiniz yerlere gidin. Erkekler her zaman yönlendirilmekten hoşlanırlar, tabii çaktırmadığınız sürece…Bakım HerşeydirErkekler sandığınız kadar dikkatsiz değildir. Kadının her zaman bakımlı olmasını isterler. Asla yarım yamalak ojelerle ya da fırçalanmamış dişlerle, onunla görüşmeyin.Egosunu YükseltmeyinErkekler iltifat almaktan hoşlanır, ancak bunu abarttığınızda egosu gereksiz yere tavan yapar ve kendini üstün görmeye başlar. Yani ona her fırsatta yakışıklı olduğunu, muhteşem bir gülüşü olduğunu ya da delici bakışlara sahip olduğunu söylemeyin. Bunun yerine tatlı tatlı onu eleştirin.İmzanızı BırakınOnunla her görüştüğünüzde aynı parfümü kullanın. Unutmayın bu parfüm sizin imzanız olacaktır ve siz olmasınız bile bu koku ona her zaman sizi hatırlatacaktır.Hayır Demekten ÇekinmeyinHayır demeyi beceremiyorum diyenlerdenseniz, bir an önce bunu öğrenmeye çalışın. Ona nazikçe hayır demeyi başarabilirseniz, onun gözünde ulaşılmaz olacaksınız ve size bağlanmaya başlayacaktır.Gizemli OlunKendinizle ilgili herşeyi, ilk buluşmada anlatmayın. O kendisini anlatsın, siz gözlemci ve dinleyici rolünde olun. Bırakın sizi yavaş yavaş kendisi keşfetsin…
Cilt Lekelerinden Kurtulma Zamanı
Dermatoloji Uzmanı Dr. Şerafettin Saraçoğlu, güneş ışınları, deniz suyu ve diğer etkenlerin de etkisi ile cildimizde oluşan lekelerden kurtulmanın mümkün olduğunu söyledi.Dr. Şerafettin Saraçoğlu konuyla alakalı olarak yaptığı değerlendirmede, “Deri yüzeyinde gözlediğimiz kahverengi veya kırmızı her türlü lekenin tedavisinde ideal başlangıç zamanı eylül bitimi ve ekim aylarıdır. Gün ışığının yakıcı, leke yapıcı dik açılı etkili ışınları ülkemizi terk ederken aynı zamanda günlerin kısalması ve dış ortamda geçirilen sürecin kısalması sebebi ile ideal tedavi başlama zamanı sonbaharın ilk aylarıdır” dedi.Özellikle hamilelik maskesi olarak da isimlendirilen melasma, güneş lekeleri gibi sorunlarda insanlar lekenin koyulaştığı dönem olan yaz aylarında çözüm için başvurduğunu dile getiren Saraçoğlu, “gerçekte yaz aylarında bu tarz lekelerin tedavisi her türlü çabaya rağmen tam olarak kontrol altına alınamıyor...
Ayrılmaya Karar Veren Meşhur Erkek Yalanları
Erkekler genelde karşısındaki insana ilgisi azaldığı zamanlarda  ilişkiyi bitirmeye cesaret edemezler, bunun yerine çeşitli bahaneler üretip size mesaj vermeye çalışırlar. Çoğu konuda karşısındaki kişiden netlik bekleyen erkeklerin çoğu maalesef bu konuda dürüst olamıyor, ya ayrılmak istediğini ima etmeye çalışıyor ya da klişe cümlelerin arkasına saklanarak lafı dolandırdıkça dolandırıyor. İşte erkeklerden en meşhur ayrılık yalanları…Biraz zamana ihtiyacım var…En klişe yalanlardan biridir. Bunu söyleyen erkek aslında, ”Sana karşı eskisi gibi ilgi duymuyorum, ayrılmayı düşünüyorum ama cesaret edemiyorum.” demek ister. Bu cümleyi duyduğunuz zaman ilişkiyi bitirmeniz en doğrusu olacaktır.Sen daha iyilerine layıksın…Kadınların en nefret ettiği cümlelerden biridir herhalde. Sizi kırmadan ayrılmanın yollarını arıyor ama işin içinden bir türlü çıkamıyor. Sonuç sen daha iyilerine layıksın diyerek sona eren bir ilişki. Eğer bu cümleyi duyarak ayrıldıysanız, inananın üzülmenize değmez.Sorun sende değil bende…Hangi erkek sorunun kendisinde olduğunu bu kadar kolay kabul eder ki. Ayrıca karşısındaki insana gerçekten değer veriyor olsa, o çok büyük sorunları sizinle beraber çözmek ister. İdeal erkek eğer ilişkide bir sorun olduğunu düşünüyorsa bunu açıkça söyler ve çözüme gitmeye çalışır. Şunu da unutmamak gerekir ki genelde hata tek tarafta olmaz.Sen bana fazla iyisin…Eğer sizin kendisi için fazla geldiğini düşünüyorsa ilk başta aklı neredeymiş? Eğer sizin fazla iyi olduğunuzu düşündüğü için ayrılmak istiyorsa karşısınızda ki insan büyük ihtimalle ilişkinin ciddi bir boyut kazanmasından korkuyor demektir.
90 Yaşındaki Bir Kadından 30 Çok Değerli Hayat Tavsiyesi
Çoğu zaman büyüklerden nasihat almak bize sıkıcı da gelse, hayatı  dolu dolu ve mutlu yaşayan 90 yaşındaki bir hanımefendiden hayat tavsiyeleri almanın güzel olacağını düşündük.Biricik ve kısa hayatımızın ne kadar değerli olduğunu anımsamak için, bu önerilere bir göz atmanı öneririz!Kaynak : __90 Yaşındaki Bir Kadından 30 Hayat Tavsiyesi
Reklam
10 Maddede Ondokuz Mayıs Üniversite'li Olmak
İlk başta Samsun'da ana yol, sahil şeridi üzerine kurulduğu için yollarımız dümdüzdür. Bu yüzden karşıdan karşıya geçerken saatte 150 km hızla geçen bir arabanın size çarpması muhtemel bir olaydır.
Yaşamdan Kitaplara, Kitaplardan Sinemaya Aktarılmış 59 Seçmece Film
Jackass'e yaptığı katkılar ve unutulmaz video klipleri (Beastie Boys/Sabotage) yetmiyormuş gibi John Malkovich Olmak ile zekanın, tuhaf olan ile hayli ilgi çekici bir kesişmesini sunan yönetmen, ilk uzun metrajından pek de farklı olmayan bir filmle geri dönüyor. Üstelik senarist yine John Malkovich, filminin mucize adamı ise Charlie Kaufman.Öykünün merkezinde yer alan karakter bizzat senaryoyu yazan Charlie Kaufman. Susan Orlean'ın The Orchid Thief kitabını senaryolaştırmaya çalışmaktadır. Başındaki orkide belası yetmiyormuş gibi, bir de konvensiyonel bir gerilim senaryosu yazmaya çalışan ikiz kardeşiyle uğraşmaktadır.Filmin bu noktadan itibaren nerelere ilerlediğini öğrenmek için izlemeniz lazım, zaten söylesek de inanmazsınız ! Bir yaprağın damarları gibi çatallanıp budaklanan yapım, günümüz sinemasının en yaratıcı yönetmenlerinden biriyle, en çılgın senaristini bir araya getiriyor. Charlie Kaufman bu filmin senaristidir.
Reklam
Reklam
Güzel Görünen Ellere Kolay Maske
Bilhassa sonbaharın sertleşen havası ellerimizi de kurutarak nemini kaybetmesine yol açabilir. El bakımınız için evde hazırlayacağınız basit bir maske ile yumuşacık ve pürüzsüz hale getirebilirsiniz.El Maskesi TarifiCildin kurumasını önleyen ve nemlendirme sağlayan baadem yağından 4 çorba kaşığı.4 çorba kaşığı hindistancevizi yağı.Yine bol nemlendirici özelliği olan diğer bir yağ zeytinyağından da 4 çorba kaşığı kadar maske için yeterlidir.devamı:  724saglik.org/estetik-güzellik
Reklam
Reklam
İstanbul'a Uluslararası İslam Üniversitesi Geliyor
'İslam dünyayı IŞID gibi yapıları ortaya çıkaran sebepleri masaya yatırmalı' diyen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Diyanet'in İstanbul'da Uluslararası İslam Üniversitesi kurmak için YÖK'e başvurduğunu açıkladı.Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, İstanbul ’daki 29 Mayıs Üniversitesi’nin Uluslararası İslam Üniversitesi’ne dönüştürülmesi için, Diyanet Vakfı’nın YÖK’e müracaatta bulunduğunu söyledi. Yeni üniversitenin Mısır’daki El Ezher ve diğer ülkelerdeki İslam üniversitelerine ‘destek’ ve ‘örnek’ olması hedefleniyor.Hürriyet Gazetesi’nden Fatma Aksu’nun haberine göre “Uluslararası İslam Üniversitesi’nin bütün İslam dünyası ve insanlık için önemli olacağını düşünüyorum” diyen Görmez, Mekke’deki Hac İdare Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında Uluslararası İslam Üniversitesi’ne neden ihtiyaç duyulduğu ve hazırlıklar hakkında şu bilgileri verdi:“ Bugün yaşanan en büyük sorun Müslümanlar birbirlerine üzüntü taşıyor, Müslümanlar birbirlerine ıstırap taşıyor, Müslümanlar birbirlerine şiddet taşıyor. Halbuki bayramlar birbirlerine sevinç taşımak için vardır. İkinci en önemli husus, yüreklerin en ağır yükü olan küskünlükleri ortadan kaldırmaktır. Gerek ülkemizde gerek alemi İslam’da bir takım tutkulardan dolayı Müslümanlar birbirine karşı acımasız olabiliyor.Türkiye de bu soruna ‘barışçı çözüm’ amacıyla, ‘Uluslararası İslam Üniversitesi’ projesini hayata geçirecek. İstanbul’daki 29 Mayıs Üniversitesi’nin İslam Üniversitesi’ne dönüştürülmesi için, Diyanet Vakfı olarak YÖK’e müracaatta bulunduk. Kırgızistan, Kazakistan, Azerbaycan’da İlahiyat Fakültesi, Frankfurt Goethe Üniversitesi’ndeki İslam Araştırmaları Merkezi, Strasbourg’taki İslam İlahiyat Fakültesi, Sofya’daki Yüksek İslam Enstitüsü’nü bu merkeze bağlamayı düşünüyoruz.“Müfredat günün sorunlarını çözecek bilgi üretemiyor”El Ezher dışında dünyadaki en büyük İslam alimleri, Körfez ülkelerindeki bütün hocaların yetiştiği ve 80 bin öğrencisi olan Medine İslam Üniversitesi ile Pakistan’daki İslamabat İslam Üniversitesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da hocalık yaptığı Malezya İslam Üniversitesi ve bunların Şii versiyonu olan ve Türkiye’den 500 öğrencisi bulunan İran’ın Kum kentindeki Camia-tul Mustafa Üniversitesi’nden çıkmıştır. 3 senedir üzerinde durduğum en büyük husus, buraların müfredatı dikkate alındığında, bugün Müslümanların yaşadığı sorunların üstesinden gelecek bilgi üretilemiyor. Buralardan çıkan alimler, sorunları çözmek yerine pek çok yerde sorun oluyor. Onun için, İstanbul’da, Uluslararası İslam Üniversitesi kurarak, İngilizce, Arapça, Türkçe ve Farsça dillerinde, buralara alternatif değil, buralara da destek vermek üzere bir misyonla kurulmasının, bütün İslam dünyası ve insanlık için önemli olduğunu düşünüyorum. Bu, Diyanet İşleri Başkanlığı kadar önemli bir proje.“Akılla vahiy arasında doğru ilişki kurmak...”İslam dünyasının IŞİD, Boko Haram, El Şebab gibi yapıları ortaya çıkaran sebepleri masaya yatırması gerekir. Müslümanlar hep harici nedenlere vurgu yaparken, dahili nedenlere vurgu yapmaktan sakındı. Müslümanların sorunu, dinle hayat arasında, akılla vahiy arasında doğru ilişki kuramamak. Bu hareketin başında ve içinde bulunanların hangi eğitimleri aldıklarını, hangi şeriat fakültesinde, nasıl bir eğitimden geçtiklerini İslam dünyası konuşmalı.İnsanlığı, şiddeti kutsayan, vahşeti takdis eden, savaşta da olsa ahlak ve kural tanımayan, Peygamber mezarlarını bombalamaya sevk edebilen bu tür dini yorumlar Tevrat yorumundan kaynaklanmıştır. Dini metinlerle hayat arasında doğru ilişki kurmak, Peygamberimizin hadislerini, Kuran’ı doğru algılamak son derece önem arz ediyor. Bugün küresel ölçekte İslam’la ilgili en büyük sorun; sanki bir irade şunu istiyor: İslamiyet’in varlığı soruna dönüşsün. Yeryüzüne iman, güven ve barış getiren bir dinin varlığı, bir güvenlik tehdidi olarak görülmeye başladı. Barışı tehdit eder hale getirildi. Bunu sadece IŞİD’le, Boko Haram’la izah etmek insan aklıyla alay etmektir.”CNN Türk
Mumbai'de Evli Olmadan Selfie Çeken Çiftler Tutuklanıyor
Hürriyet gazetesinden Birce Bora'nın haberine göre Hindistan basını Mumbai polisinin “ahlaken uygunsuz” selfieler çektirdikleri gerekçesi ile daha şimdiden onlarca kişiyi tutukladığını belirtiyor.Tutuklananlar arasında Dahisar köprüsünde topluca selfie çekmek isteyen 20’li yaşlarının başındaki 7 öğrencinin de bulunduğu ve gruptaki erkeklerin “arkadaşlarına dokundukları için” para cezasına çarptırıldıkları öğrenildi.“Ahlaka aykırı” olarak tanımlanan selfieler ile ilgili bu yaptırımların şehirde gelecek hafta kutlanacak Navatri festivaline bağlı olduğu ve polisin bölgede düzeni korumak adına aldığı önlemleri “biraz aşırıya kaçırdığı” düşünülüyor.Mumbai Polis Komiseri Rakesh Maria Selfie tutuklamaları ile ilgili olarak gelen eleçtirilere cevap vermek için Hindistan televizyonlarından yaptığı açıklamada, “Şehirde görev yapan polislerin sayısını kadınların güvenlik ve özgürlüklerini korumak için arttırdıklarını, polis memurlarının amacının ‘ahlak polisliği’ yapmak olmadığını” söyledi.
Reklam