Mutlaka İzlemeniz Gereken En İyi 16 Çingene Filmi
Latcho Drom, yaşadıkları her yerde ‘öteki’ olarak algılanan Çingeneler’in öyküsü. Cezayir asıllı bir Çingene olan Fransız vatandaşı Tony Gatliff, müzisyenliğinin de getirdiği birikimle filmlerinde müziği ön planda tutarak, genelde Çingene öyküleri anlatıyor bizlere. Latcho Drom sinema-müzik birlikteliğinin belki de doruğa ulaştığı filmlerden. Çingenelerin Hindistan’dan başlayan ve Mısır, Türkiye, Romanya’dan Avrupa’ya ulaşan yolculukları hiç diyalog kullanmadan, muhteşem müziklerle anlatılıyor. Şarkıların sözleri, Çingenelerin hem tarihsel hem de mekansal yolculuklarında yaşadıklarına vurgu yapıyor. Yaşadıkları onca acıya rağmen, coşkulu ve neşe dolu olmayı başarabilmiş bu halk, yanıbaşımızda ‘öteki’ olarak var olmaya ve dans edip şarkı söylemeye devam ediyor. İyi Yolculuklar, bir Hintli Çingene kervanının görüntüsüyle başlar. Göçebe alınyazılarını anlatan şarkılar türküler eşliğinde masallardan fırlamışa benzeyen bir manzarada, portakal rengi Racastan Çölü aşılır. Kendisi de Çingene kökenli olan Fransız vatandaşı Gatlif, köklerine ulaşma arayışı içinde bu filmi yapmaya girişmiştir. Gerçi Çingeneler sinemada hiç de es geçilen bir konu değildir ama Romanların bakış açısından ve Roman dilinde çekilen filmlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Gatlif’e göre İyi Yolculuklar, “ne belgesel ne de kurmaca bir film.” Yönetmenin ‘‘senfonik bir şiir’’ diye tanımladığı eseri için belki de en doğrusu Çingene müzikleri antolojisi demek olur. Filmin, envai çeşit telli sazla -sitar, zitar, keman, gitar- aşık atan dümbeleklerden darbukalara, kaşıklardan kastanyetlere dek aklınıza gelebilecek her tür vurmalı çalgıyla icra edilen inleyen ya da stakato (kesik kesik) nağmeli bir müziğe sahip. Ne de olsa müzik, Roman kültürünün özüdür; Gatlif’in müzisyenleri de nereye adım atsalar ocuklardan oluşan bir hayran kitlesi tarafından izlenir. Filmin yapısı da müzik üzerine kuruludur.
Sağlık Bakanlığı Raporuna Göre Ankara'nın Suyunda Değerler Uygunsuz, Klor Yetersiz
Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı'nın, Ankara'da içme suyundan kaynaklanan sorunların giderilmediğini belirterek, 'yapılan uyarılara rağmen görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyenler hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını' istediği ortaya çıktı.Ankara’da içme-kullanma sularından kaynaklanan hastalıkların giderek daha çok görüldüğü iddialarına karşın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek kameralar karşısına geçerek şebeke suyundan içmiş ve Ankara’da musluklardan akan suyun hiçbir risk taşımadığını söylemişti. Ancak, Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı’nın, Ankara’daki içme ve kullanma suyundan kaynaklanan sorunların giderilemediği ve bu konuda “yapılan uyarılara rağmen görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyenler hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını” istediği ortaya çıktı.Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’ün haberine göre, Türkiye Halk sağlığı Kurumu Başkanı Prof. Dr. Seçil Özkan imzasıyla 19 Eylül 2014 tarihinde Ankara Valiliği’ne gönderilen ve Valilik’teki evrak bürosuna 22 Eylül’de giren yazıda Ankara’da kullanılan sudan kaynaklanan hastalıkların arttığına dikkat çekiliyor.DEĞERLER UYGUNSUZ, KLOR YETERSİZProf. Dr. Seçil Özkan, yazısında Temel Sağlık İstatistikleri Modülünden alınan verilere göre Ankara’da sudan kaynaklanan ani olarak ortaya çıkan ishal ve karın ağrısı (Akut Gastroenterit) vakalarında ortalamanın çok üzerinde artış olduğunun saptandığını belirterek şöyle devam ediyor:“Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından yapılan içme- kullanma suyu kalitesi izleme çalışmaları kapsamında 2014 yılında alınan su numunelerinde Akyurt, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Evren, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı, Sincan ve Şereflikoçhisar ilçelerine ait içme- kullanma sularında demir, nitrat, alüminyum, arsenik, c. perfringens, enterokok, eschcrichia coli ve koliform bakteri parametreleri yönünden İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelikte belirtilen sınır değerlere göre uygunsuzluk bulunduğu, serbest klor düzeylerinin ise yetersiz olduğu tespit edilmiştir.”Prof. Dr. Özkan, İl Özel İdaresi ve ilgili belediye başkanlıklarının “uygunsuzluk” bulunan içme-kullanma sularının İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilmesi yönünde defalarca uyarılmasına rağmen her hangi bir iyileştirmenin yapılmadığı saptandığını belirtti ve şöyle devam etti:“Kurumumuzun 2014/ 25 sayılı genelgesiyle yapılan uyarılara rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması durumda başkanlığımızca ilgililer hakkında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacak ve suda tespit edilen uygunsuzluk durumları kamuoyu ile paylaşılabilecektir.Halka sağlıklı ve güvenli su sağlanması için suyun kaynağında, depoda ve şebekede her türlü kirliliğe karşı korunması son derece önemlidir. Sularda c.perfringens, enterokok, eschcrichia coli ve Koliform bakteri varlığı, yetersiz klorlamanın da etkisiyle insan sağlığı üzerinde potansiyel tehlike oluşturmaktadır.”SORUMLULARA SON UYARIAnkara’da sağlıkla ilgili sivil toplum kuruluşlarının sudan kaynaklanan rahatsızlıklarla ilgili uyarılarının dikkate almayan Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile ilgili diğer kişilerle ilgili Kurum Başkanı Seçil Özkan şu uyarıda bulundu:“Bu itibarla; halk sağlığının korunması ve muhtemel sağlık risklerinin önlenmesi, içme kullanma suyundaki bahse konu uygunsuzluk ve yetersizliklerin acilen giderilmesi için kirletici odakların belirlenerek kontaminasyonun (kirlilik) önlenmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınması, dezenfeksiyon işlemlerinin yapılarak serbest klor düzeyinin yeterli seviyede tutulması ve sürekliliğin sağlanması, yapılan uyarılara rağmen görev ve sorumluluğunu yerine getirmeyenler hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılması hususunda; bilgilerini ve gereğini rica ederim.”'Sağlık Bakanlığı da mı ideolojik?'CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, bir örneğini gazetecilere dağıttığı bu yazıyı okudu ve şunları söyledi:“Melih Gökçek beni ideolojik olmakla suçlamıştı. Sağlık Bakanlığı da mı ideolojik? Bugün Ankaralılara 'kim yalan konuşuyor?' diye sorsanız; koro halinde 'Gökçek' diye yanıt verirler.' dedi. Bir Roma atasözünde 'Kurt kulaklarından yakalanır' denildiğini belirten Nazlıaka, 'Melih Gökçek kulaklarından yakalanmıştır.'Bakan Müezzinoğlu'ndan su tartışmalarına yanıtDiğer taraftan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından illere gönderilen içme-kullanma suyu ile ilgili yazıda yer alan uyarılar hakkında, 'Burada ideolojik olarak veya çatışma kültürü olarak Ankara Büyükşehir Belediyesinin suyunun merkeze alınmasını doğru bulmuyorum' dedi. Müezzinoğlu, şöyle devam etti:'Halk Sağlığı Kurumunun Ankara, Eskişehir, Tekirdağ valiliklerine gönderdiği benzer yazıların veya Antalya ve diğer mücavir alanı son 30 Mart seçimleriyle, büyük illerimizde mücavir alana geçenlerde bu anlamda taşra denilen uç veya oralardaki köylerin bağlı olduğu yerlerdeki noktalarımıza birçok büyükşehir belediyemizin sunumunda sorunları olduğunu ve bu sorunlar nedeniyle yalnız Ankara'ya değil tamamına yazılar gönderdiğimizi belirtmek isterim. Burada ideolojik olarak veya çatışma kültürü olarak Ankara Büyükşehir Belediyesinin suyunun merkeze alınmasını doğru bulmuyorum.''Türkiye genelinde şu veya bu siyasi partinin yönettiği belediyenin, bizim açımızdan kim olduğu önemli değil. Vatandaşa sunulan suyun kalitesi ve standardında tedbir alınması gerekiyorsa, bunun İzmir Belediyesi olmasıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi olması arasında bizim değerlendirmemizde halk sağlığı açısından hiçbir fark yoktur' diyen Müezzinoğlu, 'Bu yazıların, Eskişehir ve Tekirdağ'a da gitmiş olduğu halde yalnız Ankara'yı gündeme getirenleri de açıkçası kamuoyunun takdirine bırakıyorum' dedi.Posta ve AA 
Reklam
Hamilelikte Şeker
Anne adayları gebelik süresince pek çok rahatsızlık yaşama riskine sahiptir. 'Hamilelikte Şeker' de (Diyabet) yaşanabilecek sorunlardan bir tanesidir. Şeker hamilelikle beraber ortaya çıkabileceği gibi, anne adaylarının gebelik öncesinde de şeker rahatsızlıkları olabilir. Her iki durum da mutlaka doktor kontrolü ve tedavi gerekmektedir.Şeker hastalığı kabaca, pankreastan insilün denilen maddenin normalden az salınması sebebi ile oluşan metabolik bir rahatsızlıktır. 1970 li yıllarda şeker hastası bayanların gebe kalmamaları tavsiye edildirdi, oysa günümüzde tedavi ve tanı aşamalarında kaydedilen gelişmelerle beraber kısmende olsa bu sorun giderilmiştir. Diyabetle komplike gebeliklerde konjenital anomali görülmesi ve komplikasyon gelişmesi normal gebeliklere göre daha fazladır.Gebelikteki Fizyolojik Değişiklikler Glikoz (şeker) metabolizması gebelikte önemli ölçüde değişiklik gösterir. Açlık glikoz seviyeleri düşüktür, yemek ya da glikoz yüklemesini takiben ise, gebelik dışı değerlerle karşılaştırıldığında yüksektir. Glikoz toleransı gebeliğin ilerlemesi ile prgoresif olarak düşer. Normal kadınlar gebelik esnasında iki kat insülin üretirler, diyabetik olanların ise insülin gereksinimleri artar. Gebelikte glikoz için renal eşik değeri düştüğünden, idrar örneklerinde birçok kadında glikozüri (idrarda şeker çıkması) tespit edilebilir. GDM genellikle asemptomatiktir, (bulgu vermez) ve 2.trimesterde (gebeliğin ikinci 3 aylık döneminde) karbonhidrat metabolizması ve insülin duyarlılığında değişikliklerle tetkiklenerek ortaya çıkar. GDM rutin biyokimyasal taramalarda teşhis edilebilir. İntrauterin ölüm (anne karnında bebek ölümü) ya da makrozomik bebek doğumunu takiben yapılan biyokimyasal testlerle de teşhis edilebilir. Daha önceden GDM geçiren kadınlar, ailevi diyabet öyküsü olan kadınlar, obez (aşırı kilolu) ve yaşlı kadınlarda GDM görülme olasılığı daha sıktır.Önceden var olan diyabetten farklı olarak GDM’de konjenital anomali risk oranında artış yoktur.GDM preeklampsi (gebelikte tansiyon yüksekliği, ödem ve idrarda protein çıkışı ile seyreden klinik durum) risk artışı ile birlikte seyreder.Gebelik ilerledikçe glikoz toleransı daha fazla bozulduğundan, gebeliğin ileri dönemlerinde tarama yapılır.50gr glikoz tolerans testi bütün kadınlarda 26-28. gebelik haftalarında tarama için kullanılır. Tarama testi pozitif olan kadınlarda GDM tanısında kesin kriterleri olan 100gr oral glikoz tolerans testi yapılır.Öncelikle gebelik haftası ve gebenin kilosuna göre günlük kalori hesaplanır.Bu toplam kalori belli oranlarda karbonhidrat, protein ve yağ olarak 3 bölüme ayrılır. Ana ve ara öğünlerde alması gereken yüzdelerle diyet regülasyonu yapılır. Bu planlama kadın doğum doktoru ve tecrübeli bir diyetisyen tarafından yapılmalıdır. Düzenli günlük egzersizler yapılması önerilir. Diyet ve egzersiz ile kontrol edilemeyen durumlarda ise hemen insülin tedavisine başlanır.
Reklam
Zengin Fakir Ayrımı Yapan Karaktersiz 9 Hastalık
Tamam, biliyoruz. Hayat hiç de adil değil. Güzel olmak için hiçbir şey yapmamış bir insanın güzelliğini kullanarak para içinde yüzdüğü, şans eseri Amerika`da doğan çocuğun Somali`de doğan çocuktan hayata 10-0 önde başladığı, top oynayan adama milyonlar verilirken insan yetiştiren eğitmenlere üç kuruş verildiği bir dünyadan adalet zaten beklemiyoruz ama dostlar, en azından, yani en en azından hastalıklardan adil olmalarını beklemek hepimizin en doğal hakkı.Bu hastalıklar, zengin fakir ayıran, yetim hakkı yiyen adi ve şerefsiz hastalıklardır. Bütün hastalıkları suçlamıyorum, aralarında işini gayet temiz yapan, ayrım yapmayan delikanlıları da mevcuttur. Ama bu listedekilerin alayı namussuz.Onedio bir tıp sitesi değildir, insanların buraya tıbbi konularda akıl danışmak, fikir almak için geldiklerini düşünmüyoruz. Hastalık gibi ciddi konularla dalga geçmek gibi bir niyetimiz asla olamaz ama olaya bir parça eğlence katmak ve bu siteyi okuyan olgun insanlardan da bu esprileri süzebilecek aklıselimi beklemek hakkımız diye düşünüyoruz. Lütfen galerilerimizi okurken bunu göz önünde bulundurmayı ihmal etmeyin. Her galerinin başına 'bunları evde uygulamayın' da yazabilirdik ama sırıtır diye yapmıyoruz.
Reklam
Evliliği En Güzel Tanımlayan Çok Bilmiş Amca
Kanal D'nin sevilen dizisi Ulan İstanbul yeni bölümüyle rekor kırarken çok komik bir sahneyede imza attı. Dizinin çok bilmiş amcaı yaptığı evlilik tanımı herkesi kendine hayran bıraktırdı. Sosyal medya üzerinden milyonlarca paylaşılan video rekor kırıyor.
Bir Babanın Küçük Prensesini Vereceği Erkekte Aradığı 12 Özellik
Kızlar babalarının en kıymetlileri, hayatta her şeyin en iyisine layık olduğunu düşündükleri biricik varlıkları. Hiçbir baba kızının bir gün evden ayrılıp gideceğini düşünmek istemez, ama içten içe de bunun hayatın bir gerçeği olduğunu bilir. İşte o gün geldiğinde biricik varlığının ona en az kendisi kadar değer veren birisiyle birlikte ayrılmasını ister. Fark ettirmeden kızına seçeceği eş adayının ne gibi özellikler barındırması gerektiğinin ipuçlarını verir. İşte bir babanın kızını kendisinden ayıracak olan erkekte olması gerektiğini düşündüğü 12 özellik.
20 Harika Posterle Dünya Köpekleri ve Orijinleri
Şuan çevremizde gördüğümüz köpekler dünyanın hiç tahmin bile etmediğiniz bir bölgesinden gelmiş olabilir. İllustratör Lili Chin hemen hemen tüm köpek cinslerini orijinlerine göre sınıflandırıp eğlenceli çizimler haline getirmiş. Sanatçı, bu yılın yaz aylarında başladığı çalışmaya '' Dogs of The World '' ismini vermiş. Eğer köpeklere meraklıysanız hem bu eğlenceli çizimlere göz atabilir hem de favori köpeğinizin aslında nereli olduğunu öğrenebilirsiniz.İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
2015 Model BMW 518 D İncelemesi
2015 Model BMW 518 d, yeni geliştirilen 4 silindirli dizel motorunun sayesinde, performans ve yakıt ekonomisi arasında oldukça başarılı bir denge kuruyor. Yeni BMW 518 d, 100 Km’de ortalama 4.3 litre dizel yakıta ihtiyaç duyuyor. 6 ileri manuel vitesiyle birlikte yeni BMW 5.18 d, 0’ dan 100 Km hıza 9.5 saniyede çıkabiliyor.4 silindirli, twinpower turbo teknolojisine sahip motorun katkısı sadece yakıt ekonomosi ve hızlanmayla sınırlı değil tabiki. Yeni 5 Serisinin 1.8 litrelik motoru 150 beygirlik güç sağlayabiliyor. Yeni motorun ulaşabildiği tork değeriyse 360 Nm civarında.
Dünyada Kaç Ülke Var?
Oldukça tartışmalı olan ve kesin bir cevabı bulunmayan bir soruya beraberce cevap bulmaya çalışalım. Sorumuz “Dünyada kaç ülke var”.Birleşmiş milletlere üye olan 192 ülke ve Vatikan’ı dahil edersek cevap 193,Fifa’ya kayıt olan ülke sayısı 208,Expo fuarının katılımcı ülke sayısı 189,Wolfram Alpha’ya yazdığınızda gelen cevap 203.Görüldüğü üzere “dünyada kaç ülke var” sorusuna verilebilecek yukardaki örnekler de dahil 10’larca cevap var.Verilebilecek doğruya en yakın cevap 200 civarında gibi yuvarlak bir rakam diyebiliriz. Örneğin Birleşmiş Milletler üyeliğini baz alırsak;1971'den itibaren Birleşmiş Milletler'e üye olmayan; ancak uluslararası hukuk ve Montevideo Konvansiyonuna göre devlet olarak tanımlanan ülke Tayvan,Birleşmiş Milletlerin 46 üyesi tarafından tanınan; fakat Birleşmiş Milletler tarafından tanınmayan ülke Batı Sahra,Birleşmiş Milletlerin 91 üyesi ve Çin Cumhuriyeti tarafından tanınan ülke Kosova,Diplomatik olarak Türkiye dışında tanınmayan ülke KKTC,Rusya, Venezuella, Nikaragua dışında tanınmayan Abhazya, Güney Osetya,Birleşik milletlerin hiçbir üyesi tarafından tanınmayan Dağlık Karabağ, Moldova ve Somali gibi örnekleri eklediğimizde sayı 200’lere yaklaşıyor.
Reklam
İnsanlık Tarihine Yön Veren 21 Abide Kadın
Varlıkları ve düşünceleri ile kadın hareketine öncülük etmiş, dünyamızı değiştiren her biri kendi alanında devrimler yaratan abide kadınlar. Onları anlatmaya elbette buradaki kısacık metinler yeterli değil, her birini tanımaya ve anlamaya uzun saatler ayrılmalı ve derin analizler yapılmalı. Bu kısa listeye koymayı unuttuğumuz nice kadınlardan özür dilerim. Bu dünyayı yaratan tüm kadınlara selamımız olsun...İyi seyirler.
Dünyanın En Yağışlı Bölgesi Meghalaya'dan 18 Harika Görüntü
Fotoğraf sanatçısı Amos Chapple, dünyanın en yağışlı yeri olan Meghalaya’ya yaptığı gezinin ardından birbirinden harika fotoğraflar ile bu bölgenin gizemini gözler önüne serdi. Açık alanlarda çalışan işçiler genellikle bambu ve muz ağacı yaprağından yapılan ve tüm bedenlerini kaplayan yağmurluklar giyiyor. Bölgede en çok ilgi çeken güzelliklerden birisi ‘yaşayan köprü’ olarak bilinen ve yağmurun neredeyse hiç durmadığı vadileri birbirine bağlayan doğal köprüler. Yüzyıllar boyunca, yerli halk kauçuk ağaçlarının köklerini işleyerek, bu ağaçları doğal köprüler haline getiriyor. Bu köprüler insanoğlu tarafından yapılmış en dayanıklı ahşap yapıları oluşturuyor ve yalnızca bir kaç yıl içerisinde meydana gelebiliyor. Köprüler, köklerini toprağın derinliklerine saldıkça kendilerini zaman içerisinde daha da güçlendiriyor.
20 Sıradışı Fotoğraf ile Doğayı Korumak İsteyen Amazon Yerlilerinin Mücadelesi
Reuters fotoğrafçılarından Lunae Parracho, geçtiğimiz günlerde Amazon ormanlarını ziyaret ederek bu ormanlarda gerçekleşmekte olan ‘doğa katliamı’ üzerine bir araştırma yürüttü. Brezilya hükümetinin Alto Turiacu Indian Bölgesi’nde yasadışı ağaç kesimini önleyemediğini görerek büyük hayal kırıklığına uğrayan Lunae, ormanları için savaşan ve bu amaçla bölgedeki yasadışı ağaç kesim kampları ve kesim aletlerine karşı mücadele veren yerli kabileler ile karşılaştı. ‘Ka’apor Indians’ isimli kabilenin başını çektiği bu mücadelede, yerli savaşçılar ormanlarını yok etmek için gelen kişileri esir alıyor, bu kişilerin kamyonlarını yakıyor ve daha sonra tutsakları salıyor. Bölgenin yasal sahibi olan Ka’apor Indians ve dört diğer kabile, yok edilmekte olan alanlarda gözetleme kampları kurarak ormanlarını korumak adına oldukça organize bir şekilde mücadele ediyor. Göze çarpan çok önemli bir nokta var: yerli savaşçılar bazen ayakkabısız, bazen pantolonsuz ve çıplak elleriyle fotoğraf karelerinde boy gösteriyor. Bu da bize gösteriyor ki maddi dünyaya dair hiçbir arzusu olmayan bu yerli kabilelerin tek amacı ormanlarını korumak ve yaşatmak.
İlaçlı Stent Ücretini Artık SGK Karşılayacak
Danıştay 15. Dairesi, Sağlık Uygulama Tebliği'ndeki 'ilaçlı stent bedelleri kurumca ödenmez' ibaresini hukuka aykırı bularak iptal etti.Danıştay 15. Dairesi'nden kalp hastaları lehine bir karar çıktı. Daire, Sağlık Uygulama Tebliği'ndeki 'ilaçlı stent bedelleri kurumca ödenmez' ibaresini hukuka aykırı bularak iptal etti.İzmir Barosu üyesi avukat Cem Durdu, yaptığı açıklamada, 2010 yılında Dokuz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yapılan anjiyo operasyonu ile kroner arter darlığının saptanan müvekkili Hüseyin Durdu'ya ilaç salımlı kroner stent takıldığını belirtti.SGK'dan emekli olan müvekkilinin SGK'nın ödeme yapmadığı için bu stent bedelini kendisinin ödediğini dile getiren Durdu, açıklamada şu görüşlere yer verdi:'SGK'nın bu uygulamasının TC Anayasasının Sosyal Devlet ilkesine, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Siğortası Yasasına aykırı olduğunu ileri sürerek, ilgili tebliğin 7.1. Maddenin 18. fıkrasında yer alan '...ilaçlı stent bedelleri kurumca ödenmez' ibaresinin iptali için Danıştay'a dava açılmıştır. Danıştay 15. Daire tarafından yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile Sağlık Uygulama Tebliğinin 7.1. Maddesinin 18. fıkrasındaki '...ilaçlı stent bedelleri kurumca ödenmez' ibaresi hukuka aykırı görülerek iptaline karar verilmiştir. Bundan böyle, ilaç salımlı kroner stent bedelleri yargı kararı uyarınca SGK tarafından ödenecektir.' AA
Reklam