onedio
Evliliklerdeki Sorunlu 8 Kadın Tipi
Bu yazıda evlilik terapisi ve aile danışmanlığı yaparken karşılaştığım, sorunlu 8 kadın tipini anlatacağım. Beni takip ediyorsanız daha önce bu serinin ‘Evliliklerdeki Sorunlu 10 Erkek Tipi‘ bölümünü okumuş olabilirsiniz. Ancak erkeklerden fazlaca tepki aldığımı belirtmeliyim. Hep bizi kötülemişsin hocam şeklinde mailler aldım. Ancak daha önce de belirttiğim üzere, burada bahsettiğim durumlar, sık karşılaştığım problemlerin cinsiyetler üzerinden esprili bir şekilde kategorize edilmesi. Herhangi bir cinsiyete kastım yoktur, bu böyle biline…
Türkiye'nin Erkek Şiddeti Karnesi
Agos, cinsel şiddet ve kadın cinayetlerini avukatlara, kadın hakları örgütü üyelerine, yazarlara ve gazetecilere sordu. Avukat Hülya Gülbahar, bianet kadın ve LGBTİ haberleri editörü Çiçek Tahaoğlu, yazar Emine Uçak, avukat Benan Molu, Mor Çatı'dan Deniz Bayram, Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu'ndan Özgül Kaptan, akademisyen Aksu Bora, gazeteci Pınar Öğünç ve cinsel psikoterapi uzmanı Prof. Arşaluys Kayır konuştu.Mersin’in Tarsus ilçesinde, 11 Şubat’ta bindiği minibüsün şoförünün tecavüz girişimine direndiği için şöför tarafından öldürülen 19 yaşındaki Özgecan Aslan, cinsel şiddet ibresinin gittikçe arttığı Türkiye’de büyük bir infialin simgesine dönüştü. Özgecan’ın bedeninin bulunduğu 13 Şubat’tan bu haberin hazırlandığı güne kadar, ülkenin dört bir yanında, kadınların başını çektiği onlarca eylemde cinsel şiddet ve kadın cinayetleri protesto edildi, medyada kadına yönelik şiddet tekrar tartışılmaya açıldı. Erkek şiddeti istatistiklerine göre, Özgecan’ın öldürüldüğü gün, ülkenin başka şehirlerinde, adını bile bilmediğimiz yaklaşık 4 kadın daha öldürüldü. Bianet’in periyodik olarak yayımladığı Erkek Şiddeti Çetelesi’ne göre ise Özgecan Aslan’ın adı, Ocak 2014 itibariyle son bir yılda öldürülen en az 281 kadının adına eklenecek. Agos Gazetesi'nden Gökçe Kazaz'ın haberine göre; Gündelik hayatın tam ortasında, okulundan evine giderken yolda öldürülen bir kadınla, evinde yıllarca sistematik şiddete uğrayan bir kadının, ya da intihar süsü verilerek en yakını tarafından öldürülen bir kadının hikâyesinin ne kadar da aynı olduğu bu cevaplar üzerinden bir kez daha görünür oluyor.
'Eşcinsellerden Kan Almıyoruz'
Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, eşcinsellerin Kızılay'a kan veremediğini ancak alabildiğini söyledi. Afrikaya gidip gelenlerden de kan almadıklarını söyleyen Akar, 'Eşcinseller kan verme konusunda risk grubundadır. AIDS virüsü eşcinsellerde yoğun olarak gözükür' dedi.Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, eşcinsellerin Kızılay'a kan veremediğini ancak alabildiğini söyledi.Beyaz TV ekranlarında yayımlanan 'Uyan Türkiyem'in bu sabahki konuğu Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar oldu. Kızılay'la bilgiler veren Akar'a, sunucu Tahir Sarıkaya, 'Kan bağışı almadan önce neden eşcinsel misiniz?' sorusunu soruyorsunuz' diye sordu.'KİMSENİN EŞCİNSELLİĞİYLE DERDİMİZ YOK'Akar, şöyle yanıt verdi: 'Biz kanda bir virüs olup olmadığını tahlil ediyoruz. En modern yöntemleri kullanıyoruz. Altyapılarımız yenilendi. Ama ne yaparsanız yapın kan nakillerinde mutlaka bir virüs kapma ihtimali vardır, milyonda bir bile olsa. Bunu azaltmanın bir yolu vardır. Kendisinden şüphe eden kişi bunu deklare eder. ' Bizim kimsenin eşcinselliğiyle, biseksüelliğiyle, heteroseksüelliğiyle hiç bir derdimiz yok' diyen Ahmet Lütfi Akar şöyle devam etti: 'Yalnız eşcinseller kan verme konusunda risk grubundadır. AIDS virüsü eşcinsellerde yoğun olarak gözükür ve eşcinsel ilişkiyle başkalarına bulaşır veya kan yoluyla bulaşır.'AFRİKA'YA GİDİP GELENLERDEN DE KAN ALMIYORUZ'Akar, 'Bir kişi kan verme aracınıza, kan vermeye gitti diyelim. Yazmazsa ne olacak?' sorusu üzerine 'Yazmazsa yapacak hiçbir şeyimiz yok. O analizlerde çıkar. Eşcinsel diye kanında bir şey çıkacak diye yok' diye konuştu. Akar, 'Tepki alıyor musunuz?' sorusunu ise şöyle yanıtladı: Bu bilimsel bir gerçeklilik olduğu için eşcinsellerden şu ana kadar bir tepkiyle karşılaşmadık. Afrika'ya gidip gelenlerden de kan almıyoruz. Bu insani bir durum. Çünkü sizden aldığımız bir ünite kanı 3 kişiye veriyoruz. 3 kişiye şifa oluyor. Geçmişte, başımıza gelen hadiselerde maalesef kanı veren kişilerde bu tür durumları tespit ettik. Biseksüellik, eşcinsellik tespit ettik.soL
14 Maddede Verilere Göre '2014 Türkiye'sinde Genç Olmak'
Gençlik dönemi gerek birey açısından, gerekse toplumlar açısından dönüşümün gerçekleştiği bir dönemi ifade etmektedir. Bu nedenle gençlik döneminde birey kendisi için ne kadar yatırım yaparsa gelecekte o kadar kaliteli ve refah bir hayat sürecektir. Diğer yandan ülkeler geleceğin mimarı olan gençlere yönelik ne kadar politika üretir ve uygularsa ekonomik ve sosyal kalkınma konusunda o denli başarılı olunur, özellikle Türkiye gibi genç nüfusun yoğunlukta olduğu ülkelerde. Bu noktada gelecekte ülkemizin hangi gelişmişlik aşamasında olacağı konusunda gençlikle ilgili veriler önemli ipuçları sağlayabilir. Hazırladığımız tabloların siz okuyucular için; 2014 Türkiye'sinde, 'genç' olmanın hem zorlukları hem de bilinmeyen yönleriyle ilgili bir ayna görevi üstleneceğini umut ediyoruz.
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Bebeğe AIDS'li Kana 1.4 Milyon Lira Tazminat
ŞANLIURFA’da 6 yıl önce 1.5 yaşındayken, üzerine çaydanlıktaki kaynar suyun devrilmesi sonucu haşlanan, hastanedeki tedavisi sırasında ise HIV’li kan verilmesi sonucu AIDS hastalığına yakalanan Y.Ç.’nin ailesinin açtığı davada mahkeme, Sağlık Bakanlığı’nı toplam 1 milyon 393 bin lira tazminat ödemeye mahkum etti. Kararın 1 Aralık Dünya AIDS Günü'nde çıkması dikkat çekti.Şanlıurfa Eyyübiye İlçesi’ne bağlı Ulucanlar Mahallesi’nde oturan Fatma- Mehmet Ç. çiftinin çocukları Y.Ç.’ye 2008 yılının Mart ayında 1.5 yaşındayken HIV virüsü bulaşmasının ardından ailesi tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında karar çıktı. Şanlıurfa 1’inci İdare Mahkemesi, maddi tazminat olarak, ’hizmet kusuru nedeniyle yaşam hakkı ve kişisel bütünlüğü zarar gören’ Y.Ç.’ye 522 bin 111, baba Mehmet Ç.’ye 24 bin 250, anne Fatma Ç.’ye ise 46 bin 716 lira tazminat ödenmesine karar verdi. MANEVİ TAZMİNAT DAHA FAZLASağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü hizmetin ağır kusurlu işlediğinin sabit görülmesi, olayın oluş şekli ve Y.Ç.’nin tedavisi mümkün olmayan, yaşam kalitesini ve süresini etkileyen bir hastalığa yakalandığını dikkate alan mahkeme, ’Manevi değerlerinde meydana gelen eksilme ile duyulan acı, üzüntü ve sarsıntının karşılığı olarak Y.Ç.’ye 300, anne Fatma ve baba Mehmet Ç.’ye 125’er ve 5 kardeş için de 50’şerden 250 bin lira manevi tazminat talebini kabul etti.Mahkemenin verdiği kararla Sağlık Bakanlığı’nın aileye toplam 1 milyon 393 bin 77 lira maddi ve manevi tazminat ödemesine hükmedildi.Baba Mehmet Ç., parayı büyüyen ve ilkokula giden çocuğunun adına açacağı hesaba yatırarak tedavisi için kullanacağını söyledi.DHA
Apple Mağazaları Dünya AIDS Günü'nde Logolarını Kırmızıya Çevirdi
AIDS ile mücadele konusunda ön saflarda yer alan Apple, 1 Aralık Dünya AIDS Günü’nde de konuya dikkat çekmeyi sürdürüyor. Bugün için mağazalarındaki logolarını kırmızıya çeviren şirket, bugün hem fiziksel hem de çevrim içi mağazalarında yapılan alışverişlerden elde ettiği gelirin bir kısmını da AIDS ile mücadele için kurulan küresel fona aktarıyor. Apple’ın İstanbul’da Zorlu Center ve Akasya Alışveriş Merkezi’ndeki mağazalarının logoları da bugüne özel olarak kırmızıya çevrildi.Product (RED) organizasyonuyla birlikte hareket ederek AIDS ile mücadele konusunda kararlı bir duruş sergileyen Apple, farkındalık yaratma ve mücadeleye destek olma konusundaki çalışmalarının kapsamını bu yıl biraz daha genişletmiş durumda. Özel iTunes hediye kartları hazırlayan şirket, uygulama içi satış gelirlerinin bir kısmını AIDS ile mücadeleye aktarmak için bazı geliştiricilerle işbirliğine gitti.Teknoblog
'Türkiye'de Her Yıl 91 Bin Çocuk Anne Oluyor'
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun (UNFPA) 2014 yılı 'Dünya Nüfusunun Durumu Raporu'na göre, Türkiye'de her yıl 91 bin çocuk anne oluyor.Toplum Gönüllüleri Vakfı'nın (TOG) 10 yıldır uygulayıcı ortağı olduğu UNFPA'nın '1,8 milyarın gücü: Ergenler, gençler ve geleceğin dönüşümü' başlıklı 2014 yılı raporu, dünya ile eşzamanlı olarak bir basın toplantısıyla açıklandı.Dünya Nüfusunun Durumu Raporu'na göre; dünyada hayatta olan genç nüfus sayısı 1,8 milyara ulaşırken, milyonlarca genç okula gitmiyor, gitse de öğrenme için gerekli asgari kritik seviyelere dahi ulaşamıyor. Gelişmekte olan bölgelerde gençlerin yüzde 60'a kadarı çalışamıyor ya da sadece düzensiz işlerde çalışıyor ve okuyamıyor. 500 milyondan fazla genç, günde 2 doların altında hayatta kalmaya çalışıyor. Yoksul ülkelerdeki gençler, giderek derinleşen dijital uçurumlardan dolayı modern ekonomilerde iş yapabilmek için gerekli teknolojik olanakların dışına itiliyor.Gençler, kendi ihtiyaçlarının en iyi şekilde nasıl karşılanabileceğine dair karar alma süreçlerinin dışında kalıyor. Yüksek yoksulluk riskiyle karşı karşıya olmalarına rağmen gençler, her üç ülkeden 2'sinde ulusal yoksulluk azaltma stratejileri ve kalkınma planları hazırlanırken, sürecin tamemen dışında bırakılıyor. Her gün 18 yaş altı 39 bin kız çocuğu evlendiriliyor.'15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 28 doğum düşüyor'Türkiye, 76,6 milyonluk nüfusunun dörtte birini oluşturan gençlerle (19 milyon) Avrupa'nın en genç nüfuslu ülkesi konumunda bulunuyor. Genç nüfusun yüzde 14,2'si evli. Türkiye'de geçen yıl boşanan genç erkeklerin yüzde 53,1'i, genç kadınların ise yüzde 35,3'ü, ilk yılında evliliklerini bitirdi.Ülkede, 19 yaşın altındaki evli 6 gençten ancak biri etkili gebeliği önleyici yöntem kullanırken, Türkiye'de 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 28 doğum düşüyor.'Genç kadınlar internete daha az erişiyor'Rapora göre, Türkiye'de genç kadınlar internete daha az erişebiliyor. Her 5 genç erkekten 4'ü internet kullanırken, bu oran genç kadınlarda yüzde 55 seviyesinde bulunuyor.
Freddie Mercury'e hayran olmak için 5 sebep.....
Beatles grubundan sonra müziğiyle insanlara en çok ilham veren grup olarak kabul edilen Queen grubunun frontmanı olan Mercury'nin müzik dünyasına kattıkları, yeteneği ve müzik aşkı hakkında ufak bilgiler...
Etkileyici 5 Film Müziği | Dram
Filmcilik artık endüstriyelleşip sektör haline geldiğinden bu yana filmler müzikleri ile bir bütün halinde kabul edilir. Ve bu konuda öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır.Dram kategorisinde etkileyici 5 film müziği
İlk Gece Korkusu Beraberinde Vajinismusu Getirir
İlk gece korkusu yani sevdiğinizle birlikte olmak istiyorsunuz, evlenmişsiniz fakat cinsel ilişkiye giremiyorsunuz. İlk gece korkusu diğer gecelerde de size ve evliliğinize eşlik etmekte olup neticesinde de vajinismus probleminizin olduğunu anlıyorsunuz. ilk gece korkusu ve vajinismus hastalığınızın getireceği problemlerle  evliliğinizi devam ettirmeniz söz konusu olamaz, eğer devam etmek isterseniz ilk gece korkusu sizi üzer, yorar, ağır bir yük olarak ilk gece korkusunu taşırsınız. Ama eninde sonunda ya doğru bir vajinismus tedavisi ve terapisi alarak vajinismustan kurtulursunuz yada evlilik sürecinizi vajinismusla geçirerek, yıpranır hatta evliliğinizde  yol ayrımına gidip boşanabilir, boşanıp tekrar evlenebilirl ama 2. evliliklerde de yine yeniden ilk gece korkusu vajinismusla yaşayarak vajinismusun (ilk gece korkusu) getirdiği problemleri taşırsınız.Vajinismus sinsi bir hastalıktır. Sizi gereksiz şekilde yıpratır, yorar. Birçok neden sizin ilk gece korkunuzu yaşamanıza neden olabilir. Aşağıda vajinismus tedavi merkezimiz istanbula vajinismus nedeniyle başvuran hastalarımızın ilk gece korkusu ile ilgili düşüncelerini okuyacaksınız bununla birlikte genel olarak ilk gece korkularını şöyle toparlayabiliriz.
Vajinismus Hastalığı Nedir?
Vajinismuslu kadınlar cinsel ilişki denemelerinde veya parmak ödevleri sırasında; vajina girişini bir duvar gibi hissedebilirler. Bu nedenle “orada bir duvar var”, “penis sanki bir duvara çarpıyor gibi” ifadeleri sık kullanırlar. Ayrıca vajinismusu olan kadınlar, penis girişi ya da bekleyişini yaşadıklarında hissettikleri ağrı ve duyguları yırtılma, delinme, parçalanma, yanma ya da sızlama şeklinde tarif ederler.Normal olarak, penis yaklaştığında kadın tarafından ifade edilen ağrı ya da rahatsızlık sonucunda zamanla eşlerinde ereksiyon problemleri, cinsel isteksizlik veya erken boşalma olması beklenen bir durumdur. Ailelerin bu durumu bilmesi veya ilk geceye ait deliller istemeleri, ya da “hala çocuğunuz olmuyor mu?” şeklindeki sorular çiftin durumunu zora sokar. Ailelerinden sürekli baskı ve aşağılanma görebilirler, genellikle kadın suçlanır ve erkek evliliğini bitirmeye zorlanabilir. Ayrıca vajinismus sadece bir cinsel işlev bozukluğu değil, aynı zamanda bir somatoform semptomdur, yani açıklanamayan vücut belirtisidir. Vajinusmus yaşayan bir kadına bir erkek yaklaştığında, pubik kaslar kasılır, vajina girişini sıkı bir şekilde kapatır ve birleşmeyi acı duyulacak kaygısı ile imkânsız hale getirir.Sims; vajinismusun açıkça belirgin bir duygulanım meydana getirdiğini ileri sürmüş ve vajinismus terimini, “vajina ağzının cinsel ilişkiye tam bir engel oluşturacak şekilde aşırı bir duyarlılık eşliğinde, istem dışı spazmotik kapanmasını” ifade etmek üzere ortaya koymuştur. Sims’in tanımının özü olan istem dışı kas spazmı, halen çoğu çağdaş sınıflandırmada yer almaktadır.Detaylı bilgi için: Vajinismus tedavisi
Queen Dinlemek İçin 17 Sebep
etiket
1970 yılında Brian May, Roger Taylor ve Freddie Mercury tarafından Londra'da kurulmuş İngiliz rock grubudur. Bir yıl sonra John Deacon'un katılımıyla grup tamamlanmıştır. 70'lerin ilk yıllarında üne kavuşan grup bugün hâlâ geniş bir hayran kitlesine sahiptir. Stadyum rock, hard rock, heavy metal, opera rock ve bunun gibi daha nice müzik türüne büyük katkılarda bulunmuştur.1987 yılında Mercury'nin AIDS'li olduğu ortaya çıkınca çalışmalarına bir süre ara verdiler. 1989 yılında The Miracle ve 1991 yılında son albümleri Innuendo'yu piyasaya sürdüler. 1991 yılında 24 Kasım da Londra yakınlarındaki evinde Mercury AIDS e bağlı zatürre nedeniyle hayatını kaybetti. 1995 yılında Mercury'nin ölmeden önceki çalışmalarından derlenen 'Made in Heaven' albümünün ardından grup sessiz bir döneme girdi. Bu sessizlik 2004 yılında başlayan 'Queen+Paul Rodgers turnesine kadar devam etti.
Vajinismus Hastası Kadına Boşanma Tazminatı Yok
Mahkeme, ''vajinusmus rahatsızlığı'' nedeniyle eşinden boşanan kadının nafaka talebini, cinsel birlikteliğin kadının fiziksel ve psikolojik durumu nedeniyle gerçekleşmediği ve fiili bir evliliğin de tam olmadığı gerekçesiyle reddetti. Ankara 7. Aile Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, çiftin mahkemeye sundukları dilekçelere yer verildi. Koca A.T. eşi V.T. ile 24 Haziran 2012'de evlendiklerini, eşinin istememesi üzerine cinsel ilişkiye giremediklerini ileri sürdü. Eşine doktora gitmeyi önerdiğini belirten A.T. eşinin bu öneriyi kabul etmediğini kaydetti. Cinsel sorunlar nedeniyle eşinin asabileştiğini anlatan A.T, V.T.'nin tam kusurlu olduğunu iddia ederek, toplam 110 bin lira tazminat istedi. A.T. ayrıca, kadının istediği nafaka ve tazminat taleplerinin de reddini istedi. V.T. de eşiyle cinsel ilişkiye girememesi üzerine tedavi gördüğünü, ancak eşi A.T'nin bu tedavi sürecine katılmadığını ileri sürdü. Kadın, şiddetli geçimsizlik yaşadığını ileri sürdüğü kocasından 35 bin 200 lira tazminat ve nafaka talebinde bulundu. Mahkeme, yaptığı incelemede, çiftin cinsel birliktelik yaşayamadığını tespit ederek, evlilik birliğinin sosyal amacının yanında cinsel arzuları tatmin etmesi gayesinin de bulunduğunu dikkate alarak, evlilik birliğinin devamında taraflar açısından bir yarar bulunmadığına hükmetti. Çiftin birbirinden istediği tazminat taleplerini reddeden mahkeme, cinsel birlikteliğin kadının fiziksel ve psikolojik durumu nedeniyle gerçekleşmediğini de belirterek, kadının nafaka isteğini evliliğin tam olarak gerçekleşmemesi nedeniyle geri çevirdi.AA
Hemşire Kılığında Seri Katil Olunamayacağının 9 Kanıtı
Charles Cullen, 16 yıllık hemşirelik hayatında 300 hastayı öldürdüğü iddia edilen, 40 cinayetini bizzat itiraf etmiş Amerikalı bir seri katil olarak, kimilerinin enteresan bir şekilde 'ülkemizin bir ayıbı' olarak nitelediği Türkiye'den seri katil çıkmaması mevzusuna bambaşka bir soluk getiriyor. Zira kendisinin birazdan öğreneceğiniz bazı dikkat çekici ayrıntılarının, ülkemizdeki gündelik hayatla ne denli uyuşmayacağı, sanıyoruz hepimizin malumu. Okuyanus Yayınevi'nden çıkan ve mevzubahis Charles Cullen'ın gerçek öyküsünü işleyen İyi Hemşire adlı çarpıcı kitabından yola çıkarak sizlere, bilhassa ülkemizde, hemşire kılığında seri katil olunamayacağına dair 9 sebep sıraladık...
Cep Telefonunuz Uyurken Araştırmalar İçin Çalışıyor
Birer cep bilgisayarına dönüşen akıllı telefonların her geçen gün özellikleri gelişse de aslında bir çoğu kullanılmıyor. Özellikle de işlemciler. Yapılan araştırmalara göre sıradan bir kullanıcı sahip olduğu akıllı telefonun işlemci kapasitesinin yaklaşık yüzde 70’ini kullanıyor. Bu da önemli bir gücün boşa harcanması anlamına geliyor. Ancak son dönemlerde teknoloji devlerinin üzerinde durduğu bu konuyla akıllı telefonların işlem kapasitesi değerlendirilmiye başlanıyor. Kullanıcılar uyurken işlemcilerini bilimsel araştırmaları için kullanabiliyor. UYURKEN AKTİF OLUYOR Şu anda kullanıcılara sunulan iki farklı işlemci paylaşık platformu bulunuyor. Bunlardan biri Samsung ’un geliştirdiği ‘ Power Sleep’ . Viyana Üniverisitesi’nin hücreler arasındaki proteinlerin benzerliği projesi (SIMAP) için kullanılan platformun en büyük amacı kansere çare bulabilmek. Kullanıcılar uyurken aktif olduğu uygulamada alarmın kurulmasıyla çalışmaya başlıyor. Bu esnada üniversite kullanıcıların telefonlarına proteinlerin dizilimlerini bir veri paketi olarak gönderiyor ve telefon işlemcisi bunu açarak gereken çözüm işlemlerini gerçekleştiriyor. Alarm çaldığında ise üniversite ile telefon arasındaki bağlantı kesiliyor. Uygulama Android mağazasında yer alıyor ve ücretsiz olarak indirilebiliyor. AIDS ARAŞTIRILIYOR Buna benzer diğer bir uygulama ise HTC tarafından geliştirildi. ‘ Power to Give ’ adındaki uygulamada farklı kurumların birçok projesine destek verilebiliyor. Telefonun Wi-Fi bağlantısı ve şarja takılmasıyla aktif olan platformda kullanıcılara sunulan projeler arasında seçim yapılabiliyor. Örneğin, AIDS, ‘Schistosoma’ hastalığı ve su kirliliği gibi projeler için kullanıcılar akıllı telefonların işlemcilerini kullanabiliyor. HTC, araştırması tamamlanan projelerin yerine ise farklı kurumlarla anlaşarak, platformu güncellemeye devam ediyor. Bu uygulama ise sadece HTC’nin cihazlarına ücretsiz olarak indirilebiliyor. Sistem nasılçalışıyor? Kullanıcıların, akıllı telefonların uygulama mağazalarındaki ‘Power to Give’ veya ‘Power Sleep’ uygulamasını indirmesi gerekiyor. Kullanıcı uygulamayı çalıştırdığında üniversiteler telefona bağlanıyor ve araştırma yapacakları ham veriyi telefona gönderiyor.veteknoloji
Kadınlar Neden Orgazm Olamıyor?
Kadınlarda en sık görülen cinsel sorunların başında orgazm olamama geliyor. Psikolojik ve bedensel sağlığın yanında, eşler arasında da problem yaratabilen konu olabiliyor. Oysa kadınlar eşleri ile konuşup bedenlerini önemserlerse cinsel yaşam kalitelerini artırabilirler. Terapi İstanbul, Çift ve Seks Terapisi Uzmanı Psikolog Ayşe Kayhan, “Kadının cinsel kimliğini geliştirmede, ifadede, sağlık hizmetine ve bilgiye ulaşmadaki eşitsizlik, yetişkin olarak aktif cinsel yaşamını da etkilemektedir. Kadın bedenini tanımamakta hatta ergenliğinde, bedenine ilişkin meraklarının önü kesilmiş, cinsel bilgi ve ilgilerini kendileri adına ertelemişlerdir. İlgi ve bilginin eksikliği ile başlayan aktif yaşam, vajinismus dahil tüm sorunları beraberinde getirir” diyor ve orgazm olamamanın da bu sorunlardan biri olduğunu söylüyor. Kayhan, orgazm sorunu ile ilgili şu bilgileri veriyor: Orgazm olamama sorunu neden olur? Çiftler arasında ilişkinin içeriğindeki uyumun bozulması Karşılıklı cinsel ilginin kaybolması Kadının sevişmeye dair taleplerini söyleyememesi Erkeğin bencil sevişmesi, yalnızca boşalma odaklı seks yapması Erkeğin bu konuda konuşmaya açık olmaması Kadının konuşmaya nereden başlayacağını bilememesi Beden tanımanın her iki cins açısından da yetersiz olması Kadın neden orgazm taklidi yapar? “Bu şartlar altında kadının devam eden ilişkisinde sorun çıkmasın diye konuşmaması ya da orgazmı hiç tanımadığından talepkar olmaması sorunları beraberinde getirir. Talep edip bu konuda konuşmaya başladığında, ilişkiyi kaybetmekten, yeni şeyler öğrenmekten korku duyma halleri dolayısıyla öğrenilmiş davranışlarla orgazm taklidi yapma yolunu seçerler. Kadın için uyaran, istenildiği hissi ile başlar bu hissi yaratmak göz, söz ve önemsenme davranışını görmekle başlar. İstediği erkek tarafından dokunulmak, okşanmak, bedenin yeniden keşfedilircesine okşanması ve öpülmesi, zaman ayrılması, vajinaya değil onunla sevişilmesine önem verilmesi, klitoral uyarının önemsenmesi kadının orgazm olmasını sağlayan etkenlerdir.” Kadın ve erkeğin sekse yaklaşımı nasıldır? Erkek için çıplak kadın bedeni, cinsel uyaran teşkil eder. Ama bir kadın için tanımadığı erkeğin çıplak bedeni hiçbir uyaran teşkil etmeyecektir. Bu kadar net bir ayrım, sekse yaklaşım farkını da getirir. Ama cinsel ilişki iki kişinin yaptığı bir danstır. Bu dansta adımlar iki kişinin isteği ve talebi ile uyumlanır, ritim de birlikte belirlenirse keyif mümkün olur. Tek taraflı boşalma endeksli sekste teknik boşalmadan öteye geçmez ve keyiften söz edilemez. Kadın orgazm sorununun üstesinden nasıl gelir? “Cinsellik devrimci, yeniden ve yeniden yapılandırılabilir bir alandır. Kadınlar bedenlerini önemsemeliler; öğrenmeyi, bedenlerini keşfetmeyi ertelememeli; mastürbasyonun bu keşifteki yerini unutmamalılar. Eşleri ile konuşmaktan çekinmemeli ve cinsel yaşam kalitesini artırmak için birlikte yeniliklere açık olmalıdırlar.”
Kadınları Cinsellikten Soğutan 10 Neden!
Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat ,8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeni ile kadınlarda cinsel sağlık konusunu ele alan son araştırma sonuçlarını açıklıyor “Zannedildiğinin aksine, kadınlarda cinsel sorunlar erkeklere aslında daha fazla görülüyor. 27 ülkede yaklaşık 12 bin kadını takip eden uluslararası bir çalışma neredeyse 10 kadından 6'sının cinsel tatminsizlik yaşadığı gösterildi. Yine 29 ülkede 30 bin kadın üzerinde yapılan başka bir araştırmada kadınların %40'ının en az bir cinsel sorun yaşadığı ortaya kondu. Aile Sağlığı Araştırma Derneği olarak internet üzerinde yaptığımız bir çalışmamıza göre Türkiye’de her 10 kadından 9’u cinsel hayatından mutsuz. Bunlar çok ciddi rakamlar! Hayatı boyunca hiç uyarılma veya orgazm yaşamamış pek çok kadın var! Üstelik sorun bununla da sınırlı değil. Kadınlarda cinsel sorunlar çoğu zaman bir arada görülüyor, yaşla artıyor ve eşlerin yaşadığı cinsel sorunlarla daha da büyüyor. Buna rağmen cinsel sorun yaşayan kadınların çoğu hiçbir tedavi arayışına girmiyor. Partneriyle konuşmakta zorlanıyor, utanma nedeniyle doktora başvurmuyor, sağlık profesyonellerinin kendilerini yanlış anlayacağından korkuyor”. KADINLARI CİNSELLİKTEN SOĞUTAN 10 NEDEN Prof. Dr. Halim Hattat internet üzerinden yapılan ve 3800 kadının katıldığı araştırma sonuçlarına göre kadınları cinsellikten soğutan 10 nedenin şöyle sıralandığını belirtiyor: 1- İlişkideki duygusal problemler 2- Günlük stres ve yorgunluk, iş-aile-ev hayatındaki sıkıntılar 3- Altta yatan hastalıklar (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol sorunu, MS, depresyon, bazı jinekolojik sorunlar gibi) ve geçirilen ameliyatlar 4- Partnerin cinsel sorunu (erken boşalma, sertleşme sorunu, cinsel isteksizlik, penis boy ve hacim problemleri gibi) 5- Cinsel sorunlar (vajinismus, orgazm sorunu, isteksizlik, uyarılma problemleri gibi) 6- Kullanılan ilaçlar (örneğin bazı antidepresanlar) 7- Yanlış cinsel bilgiler ve şehir efsaneleri 8- Yaşam tarzı yanlışları (kötü beslenme, hareketsiz bir yaşam, kilo fazlalığı, sigara-alkol kullanımı gibi) 9- Cinsellikle ilgili arzu, düşünce ve hisler ile cinsel sorunları partnerle paylaşmamak 10- Rutin, heyecandan ve duygusal yakınlıktan yoksun bir cinsel yaşam TÜRK KADINLARı NE SORUYOR? Kadınlarda başlıca görülen cinsel sorunlar arasında cinsel isteksizlik, uyarılma, ıslanma ve orgazm problemleri ile ağrı hastalıkları ve vajinismus (cinsel birleşme sağlayamayacak derecede kasılma) yer alıyor. En sık görülen sorun ise cinsel isteksizlik! Ancak ülkemizde diğer Avrupa ülkelerine göre vajinismus sorunu ve ağrı hastalıkları ön plana çıkıyor. Kadınlarda cinsel sorunlar genelde bir arada görülüyor. Örneğin orgazm olamayan bir kadında zamanla cinsel isteksizlik gelişebiliyor. Veya cinsel ilişkide kayganlık sağlama güçlüğü çeken bir kadın ağrılı cinsellik yaşayabiliyor. Dolayısıyla öncelikli problemin ne olduğunun anlaşılması ve buna yönelik bir tedavi planı oluşturulması gerekiyor. 2002 yılından itibaren Aile Sağlığı Araştırma Derneği’nin Cinsel Sağlık Danışma Hattına kadınlar tarafından sorulan soruların dağılımı şöyle: Cinsel İstekte Azalma %24 KADIN CİNSEL SORUNLARI SADECE PSİKOLOJİK DEĞİL! Kadınlarda cinsel sorunların tamamen stresten ve ruh halinden kaynaklandığına inanılıyor. Oysa kadınlarda da cinsel sorunlar -aynı erkeklerde olduğu gibi- fizyolojik, psikolojik veya sosyal kaynaklı oluşuyor. Üstelik son yıllarda yapılan çalışmalar, kadın cinsel fonksiyon sorunlarında organik faktörlerin ön plana çıktığını gösteriyor. Anatomik, damarsal, hormonsal, sinir sistemik kaynaklı sorunlar organik nedenleri oluşturuyor. Altta yatan şeker hastalığı, yüksek tansiyon-kolesterol, kalp-damar sorunları, idrar yolu enfeksiyonları ile jinekolojik rahatsızlıklar kadınlarda cinsellik için sık rastlanan risk faktörleri arasında bulunuyor. Sağlıksız beslenme, kilo fazlalığı, hareketsiz bir yaşam, sigara-alkol, stres gibi yaşam tarzı faktörleri de cinsel sorunların oluşmasına etki ediyor. Özellikle damar sertliği ve sigara alışkanlığı kadınlarda cinsel organlara giden kan akışını azaltıp, uyarılmayı ve kayganlığı azaltabiliyor. Tiroid problemlerinde de cinsel isteksizlik görülebiliyor. Nörolojik hastalıklar sonucunda beyinden cinsel organlara giden mesaj engellenebiliyor. Üreme organlarına ait cerrahi girişimler ile mesane ve bağırsağa yönelik operasyonlar sırasında oluşabilen sinir zedelenmeleri de cinsel işlev bozukluğuna yol açabiliyor. Ooferektomi (yumurtalıkların alınması) sonrasında yaşanan hormon eksikliği veya mastektomi (memenin alınması) sonrasında gelişen vücut imajı sıkıntıları da cinsel yaşamı etkileyebiliyor. Kalp hastalıkları, hipertansiyon, depresyon ve mide şikayetlerinin tedavisinde kullanılan kimi ilaçlarla bazı idrar söktürücüler de cinsel isteği ve uyarılmayı azaltabiliyor. Kadın cinselliği erkeklere göre daha karmaşık ve duygusallığın ön plana çıktığı bir yapıya sahip. Dolayısıyla kadınlarda cinselliğin psikolojik boyutu da çok önemli. Şefkat ve yakınlık hisleri birçok kadın için cinselliği teşvik edici oluyor. İlişki sorunları, duygusallıktan, yakınlıktan, iletişimden uzak bir beraberlik ise cinsel problemlere zemin hazırlıyor. Yanlış veya yetersiz cinsel bilgilerle büyüyen veya çocukluk döneminde cinsel travma yaşayan bireylerde cinsel işlev bozukluğuna yatkınlık oluşuyor. Hayatın ileri evrelerinde yaşanan cinsel tatminsizlik, cinsellikten korkma, cinsellik hakkında kalıplaşmış şehir efsaneleri, depresyon, endişe sorunları, aile ve iş yaşamında yoğun stres, vücut imajı sorunları da cinsel sorunlara yol açabiliyor. Kadın cinsel sorunlarının gelişimden eşin cinsel performansı da önem taşıyor. Eşinde cinsel isteksizlik olan, sertleşme sorunu veya erken boşalma problemi bulunan, eşiyle hiç önsevişme yaşayamayan, cinsel istek ve arzularını eşiyle paylaşamayan bir kadında mutlaka ve mutlaka tatmin azalıyor. Kadın vücudunun cinselliğe hazır hale gelmesi, cinsellikte keyif alınan noktalar erkekten farklılık gösteriyor. Bu nedenle psikolojik sebepleri araştırırken, cinsel ilişki rutinini de incelemek gerekiyor. Kadın cinsel sorunlarının tedavisindeki ilk adım problemi kabul edip, bir uzmana başvurmak. Cinsel sorun yaşayan 10 kadından 4’ü problemini hiç kimseyle konuşmuyor ve 10 hastadan 8’i tedavi görmediğini belirtiyor. Oysa kadınlarda uzman bir ekip, doğru tanı ve tedavi seçenekleri ile cinsel sorunların tedavisi mümkün. Tedavideki amaç, cinselliği etkileyen tüm organik, psikolojik ve sosyal faktörleri ortaya çıkarıp, hem cinsel sorunları tedavi etmek hem de çiftin birlikte mutlu ve kaliteli bir cinsel yaşama kavuşmalarını sağlamak. Şu anda tedavide kullanılabilen sistemik veya lokal ilaç tedavileri ile terapi teknikleri bulunuyor. Kadın cinselliği ile ilgili hormon takviyeleri ve diğer ilaç destekleri konusunda çeşitli araştırmalar devam ediyor. Tedavilerin başarı oranları konusunda gelişmeler var. Ancak kadınlarda cinsel sorunların aynı anda birden fazla görülmesi ve duygusal-psikolojik ve sosyal faktörlerin organik faktörle iç içe olması nedeniyle, cinsel sağlık sorunu yaşayan kadınlarda tanı ve tedavi süreçleri daha kapsamlı olabiliyor ve birden fazla tedavi gerekebiliyor. Bu durumda ana problemin ne olduğunun ortaya çıkarılması ve tedavinin esas etken faktörlere göre düzenlenmesi önem taşıyor.