Seattle'da bulunan Mishka isimli su samuru astım görülen türünün ilk örneği. Neyse ki uzun uğraşlar sonucu solunum cihazını(inhaler) kullanmayı öğrendi.
Science dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, söz konusu yapay deri binlerce nano ölçekli noktayla ışığı yansıtarak düz bir görünüm sağlıyor. Bilim insanları bu yapay derinin bir özelliğini daha keşfettiler: “Görünmezlik pelerini” gibi kullanılabilen deri, bira göbeklerini gizleyerek, kaslı ve dümdüz bir karın gibi gösterebiliyor.
Japon bilim insanı Kazue Yamagishi kişisel bakım konusunda çığır açan bir buluş yaptı. Bilim adamının bulduğu yeni diş macunu kolayca ve acısız bir şekilde dişlerdeki delik ve çatlakları dolduruyor, ayrıca diş minesini de yeniden oluşturuyor. Bu diş macunu aslında bileşenleri olarak dişin minesine oldukça benziyor, ve diş çatlağına direkt olarak uygulanabiliyor.
Connie-Rose Seabourne, İngiltere'de yaşayan Down sendromlu 23 aylık küçük bir kız. Annesi Julie'nin arkadaşlarından, her zaman gülümsemesine dair olumlu yorumlar almış. Hatta modellik ajansları ile temas kurmasını denemesi gerektiğini söyleyen arkadaşları olmuş. Annesi Julie de arkadaşlarının bu yorumları üzerine, ajanslarla temasa geçmiş. Şu anda, Connie'nin iki farklı sözleşmesi var ve git gide popüler bir model hâline geliyor!
Malum devir teknoloji, İnternet ve sosyal medya devri. Hepimiz hem iş hem özel yaşantımız gereği sıklıkla teknolojiyle haşır neşiriz. Ancak birçok teknolojiden farklı olarak özellikle İnternet ve sosyal medya aile/ birey/toplum hayatını sarsıcı biçimde değiştirdi. Hâl böyle olunca bu duruma yönelik eleştirilerle de karşılaşıyoruz. Aynı zamanda genetik ve kanser üzerine çalışan bir doktora öğrencisi olan Ajit Johnson isimli sanatçı da yaptığı sade ama çok etkili posterlerle bu durumu sert biçimde eleştirmiş. İşte bu çarpıcı eleştirileri görselleştiren 27 poster!
Baş ağrısı bazen öyle bir hal alır ki, o kafayı giyotin makası ile kestirip olayı kökten halletmek istersiniz. İnternet ortamında tavsiye edilmiş ve etkili olduğu deneyenler tarafından kanıtlanmış önerileri listemize alacağız.Tabi bu önerileri uygularken etrafa radyasyon yayan tüm elektronik cihazlardan uzaklaşılması gerekiyor.
Bal; çoğu uygarlığın “tanrıların nektarı” diye adlandırdığı mucize besin. Gerçekten de bir mucize olduğunu göstermek için bu içerikte size bal ve yanına ekleyeceğiniz ufak baharat, meyve, vs. ile nasıl ilaçlar elde edebileceğinizi göstereceğiz. Asla bozulmayan ve arıların şifa niyetine bizlere sunduğu bu mucizeden fayda görmeniz temennisiyle. Son olarak “bal be!”NOT: Her ne kadar bir mucize olsa da bal şekerli bir besindir ve gündelik yaşantınıza dahil etmeden önce doktorunuza danışmanız önemlidir.
Köpeklerin salgıları üzerine yapılan bir araştırma sonrası elde edilen sonuçlar, döneminin yenilmez denilen Alman tanklarını perişan etmek için kullanılıp, koca bir savaşın seyrini değiştirebilir mi?Deneyin sahibi İvan Pavlov. Fizyoloji ve psikoloji alanındaki çalışmaları ile ve Pavlov’un Köpeği olarak bilinen ünlü deneyi ile tanınıyor. Yaptığı çalışmalarla Nobel Ödülü de kazanan Pavlov’un, dün -14 Eylül 1849- doğum günü idi.Klasik koşullanma üzerine yaptığı deneylerden bahsetmek için ne güzel bir gün..
İlkokulda hemen hemen hepimiz tanıklık etmişizdir saç biti olaylarına. Üzerinde bit taşıyan arkadaşlarımız evlerine gönderilir, birkaç gün izin verilirdi ki diğer insanlara bulaşmasın diye. Ancak buradaki arkadaş zamanında duyduğu sözleri kulağına küpe etmekten ziyade kafasındaki bitleri beslemek adına onlara ekmek atmış gibi.Siz de saçlarınızı kontrol ettiniz değil mi?
İspanyol bir hastayı hayata döndüren dünyanın ilk 3D yazıcıdan çıkan titanyum göğüs kafesi bir tıp mucizesi olarak değerlendiriliyor.Kansere yakalandıktan sonra göğüs kemiğinin ve göğüs kafesinin bir kısmını kaybeden 54 yaşındaki İspanyol bir adam, dünyanın ilk 3D yazıcıdan elde edilen titanyum protez göğüsüyle hayata döndü.
Irak'ın batısındaki Enbar vilayetinin merkezi Ramadi kentinde, terör örgütü IŞİD'in abluka altına aldığı bölgede, henüz teşhis edilemeyen bir virüse yakalananların sayısının 300'e yükseldiği bildirildi.
Bazı hastalıklar görünmezdirler. Bir kişiye baktığınızda onun canını neyin yaktığının farkına varamayabilirsiniz. Allie Cashel ve Erica Lupinacci görünmeyen bir hastalığa sahip olmanın ve onunla ilgili konuşmanın ne kadar zor olduğunu bizzat kendilerinden biliyorlar. Bu sebeple kronik hastalıkları olan insanların hikayelerini anlattıkları ve fotoğraf paylaştıkları Suffering the Silence sitesini oluşturmuşlar. Amanda Crommeth tarafından çekilen fotoğraf serisinde, hastalıklarının ismini kollarına yazan insanlar, onlarla konuşmadan asla bilemeyeceğimiz şeyleri ortaya koyuyorlar.Lyme hastası olan Cashel ve lupus olan Lupinacci de projede yer alıyorlar.''Suffering the Silence, pek çok insana hastalıklarıyla ilgili tecrübelerini aktaracak, daha önce olmayan güvenli bir ortam yarattı. Hastalıklar, toplumlarda zaman zaman fikir ayrılıkları ya da dar görüşlülük yaratabiliyor. Bu proje daha geniş bir kitleye sesleniyor ve insanlar bağ kurup birbirlerine destek olabiliyorlar.''Cashel tam 16 yıldır kronik lyme hastalığıyla mücadele ediyor; fakat tıbbi topluluklar bu rahatsızlığın var olabileceğine inanmıyor. Cashel bu sebeple kendi deneyimlerini Suffering the Silence: Chronic Lyme Disease in an Age of Denialadlı kitabında paylaşıyor.
Bu durum her ne kadar Endonezya'da sıradan bir hal aldıysa da, Dünya Sağlık Örgütü bu duruma çok tepkili.Sigarayla henüz 3-4 yaşında tanışan bu çocukların alışkanlık nedenleriyse ülkedeki, kültürel, siyasi ve ekonomik durumlar.Her 10 metrede bir sigara reklamlarının bulunduğu afişler görebilmek mümkün. Endonezya ekonomisinin çoğunluk payını tütün satışları oluşturuyor. Yapılan araştırmalara göre 3-4 yaşındaki bir çocuk gün içinde 2 paket sigara içiyor ve erken yaşta kansere yakalanıp ölüyor.
Minik kızımızın adı Abigail Jones ve 6 Ağustos'ta dünyaya gelmiş. Daha sadece 1 aylık, fakat bu küçük meleğin ölümcül bir hastalığı var. Abigail'in beyninde tedavi edilmesi imkansız bir tümör var ve muhtemelen çok uzun süre yaşamayacak. Annesi ve babası olan Erika ile Stephen küçük meleklerinin kısa hayatını sevgi ile doldurmaya karar vermişler. Ailenin çektirdiği fotoğraflarda onların sevgisine tanık oluyoruz. ''Küçük Abby'mizin hayata gelmesinin bir amacı vardı, hayatı ne kadar kısa ya da uzun da olsa.'' diyor anne Erika çiftin fotoğrafçısı olan Mary'e. Abby, çiftin ikinci çocuğu ve Abby'nin Down sendromu ile dünyaya geleceğini biliyorlardı fakat daha sonra öğrendiler ki Down sendromunun yanında Abby'de ölümcül bir beyin tümörü vardı. ''Kalplerimiz kırıktı ve bizi nasıl bir şeyin beklediğini bilmediğimiz için korku ile eziliyorduk. Beyin cerrahımız Abby'i eve götürün ve onu sevginiz ile sarmalayın diye tavsiyede bulundu. Dediğini yaptık ve yardım alarak onu evimize getirdik, her anımız onu sevgiye boğarak geçiyor.'' diyor Erika. Buyurun size bu tatlı ailenin çektirdiği fotoğraflardan bazıları:
Run İstanbul yaklaşıyor. 10K uzunluğundaki bu yarışta İstanbul’un yakaları yarışıyor ve hangi yaka daha hızlı olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Bu zorlu yarışta hangi tarafın daha hızlı olduğunu gösterecek olan en önemli faktörlerden birisi de kuşkusuz giyilecek olan koşu ayakkabıları. Performanslara direkt olarak etki edecek olan koşu ayakkabılarından sizler için seçtik ve Run İstanbul’da fark yaratacağını düşündüğümüz 10 koşu ayakkabısını sizler için derledik…
Yara izleri hayat boyu vücudumuzda kalabilir ve bu kötü anıların canlanmasına sebep olur. Flavia Carvalho isimli dövme sanatçısı bu konuda bir çalışma yapmaya karar vermiş. Flavia aile içi şiddet görüp bu yüzden yara izine sahip olan kadınların yaralarını karşılıksız olarak dövme ile kapatıyor ve bu çalışmasına '' Çiçeklerin Teni'' adını vermiş. Sanatçı 2 yıl boyunca bıçak ve kurşun izlerine sahip kadınların yara izlerini kapatmalarına yardım etmiş, ayrıca meme kanserli kadınlar için de birçok dövme kapatma çalışması yapmış. Flavia, kadınların bu tatsız anılarını kapatmak için onlara destek oluyor ve yara izlerinin üstünü çiçek dövmeleri ile kapatıyor.Flavio Carvalho'nun stüdyosu Brezilya'da Curitiba'da bulunuyor. Flavia''Proje gerçekten çok yeni ve medyanın bu kadar ilgisini çekeceğini düşünmüyordum. Dediğim gibi bu proje çok spontane bir şekilde gelişti, kadınlardan hizmet bedeli almıyorum.'' diyor.
Siyasiler, halkın geleceği için kararlar alırken olan yine öldürülen, yaralanan ve yurtlarından sürgüne giden halka oluyor. Peki dünya tarihinde hangi diktatörler, ülkelerini nasıl mahvetti?