article/comments
article/share
Haberler
Tüyler Ürperten Hikayeleriyle Dünyanın En Perili 6 Tarihi Mekanı

Tüyler Ürperten Hikayeleriyle Dünyanın En Perili 6 Tarihi Mekanı

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

En korkunç hayalet hikâyelerinin arkasında çoğu zaman gerçek trajediler yatıyor: Haksız ölümler, yarım kalmış hayatlar, kapanmamış hesaplar... Dünyanın en ünlü tarihi mekânlarından bazıları da insanlık tarihinin en karanlık olaylarına sahne oldu. Bu yüzden pek çok ziyaretçinin buralarda açıklayamadığı şeyler yaşadığını iddia etmesi şaşırtıcı değil.

Cadılar Bayramı yaklaşırken, dünyanın en perili kabul edilen 6 tarihi mekânında gerçekte ne olduğuna ve bu olayların ardında bıraktığı söylenen efsanelere bakıyoruz.

Kaynak

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1. Krallar Vadisi, Mısır

1. Krallar Vadisi, Mısır

Antik Teb şehrinin, yani bugünkü Luksor'un karşısında yer alan Krallar Vadisi, Yeni Krallık dönemi firavunlarının son durağı. Vadide 60'tan fazla tamamlanmış ve 20 kadar yarım kalmış mezar bulunuyor. III. Ramses, I. Seti, III. Thutmose ve tabii ki Tutankamon burada gömülü.

Anlatılanlara göre vadi geceleri bambaşka bir yere dönüşüyor. Bazıları alevler içinde ya da simsiyah bir savaş arabasına binmiş bir firavun gördüğünü söylüyor. Çığlık ve ayak sesleri duyulduğu, mezar girişlerinde rahiplere benzeyen figürlerin belirip kayaların içinde kaybolduğu da anlatılanlar arasında. Yerel inanışa göre antik rahipler mezarları soygunculardan korumak için çöl ruhlarını nöbete dikmişti.

Tabii en ünlü hikâye Tutankamon'un laneti. Mezarın kazısını finanse eden Lord Carnarvon, mezar açıldıktan birkaç ay sonra enfeksiyon kapmış bir sivrisinek ısırığı yüzünden hayatını kaybetti. Şehir efsanelerine göre o öldüğü anda Kahire'de elektrikler kesildi, İngiltere'deki köpeği de uluyarak öldü.

2. Yasak Şehir, Çin

2. Yasak Şehir, Çin

Pekin'in kalbindeki Yasak Şehir, 15. yüzyıldan 1911'e kadar Çin imparatorluk gücünün merkeziydi. Ming hanedanı imparatoru Zhu Di tarafından inşa ettirilen saray, 500 yılı aşkın sürede 24 imparatora ev sahipliği yaptı.

Bazılarına göre saray en başından lanetliydi. 'Kötü imparator' olarak da anılan Zhu Di, 1421'de bir skandalı örtbas etmek için haremindeki ve saraydaki yüzlerce kişiyi öldürttü. Kısa süre sonra yıldırım düşmesiyle çıkan bir yangın da pek çok yapıyı yok etti.

Efsaneye göre şiddetli fırtınalarda saray duvarlarının üzerinde yürüyen saray kadınlarının gölgeleri görülüyor ve uzaktan eski bir halk müziği duyuluyor. Bir diğer hikâye ise gerçek bir olaya dayanıyor: 1900'de Boxer Ayaklanması sırasında yabancı askerler Pekin'e girerken İmparatoriçe Cixi, rakibi genç cariye Zhen Fei'yi bir kuyuya attırdı. Bekçiler, akşam çökerken o kuyunun başında ağlama sesleri duyduğunu anlatıyor. Yerel söylentilere göre sarayın her akşam erkenden kapatılmasının sebebi de karanlıkla birlikte burada ölenlerin ruhlarının saraya geri dönmesi.

3. Gettysburg Savaş Alanı, ABD

3. Gettysburg Savaş Alanı, ABD

Amerikan topraklarında yaşanmış en kanlı savaş, Temmuz 1863'te Pennsylvania'daki Gettysburg'da gerçekleşti ve İç Savaş'ın dönüm noktası oldu. Binlerce askerin öldüğü bu topraklar bugün ABD'nin en perili yerlerinden biri olarak biliniyor. Hakkında onlarca kitap yazıldı, hayalet turları ise hiç boş kalmıyor.

Devil's Den'in kayalıkları, 'Pejmürde Asker' olarak bilinen bir hayaletle ünlü. Ziyaretçiler, yırtık gömlekli, şapkalı ve yalınayak bir adamın yanlarına gelip komşu tarlayı göstererek 'Aradığınız şey şurada' dediğini, sonra da ortadan kaybolduğunu anlatıyor. Bölge, tam dolu kamera pillerinin bir anda bitmesiyle de nam salmış.

En ünlü hikâyelerden biri ise Gettysburg Koleji'ndeki Pennsylvania Hall'un bodrumunda geçiyor. Asansörle bodruma inen iki görevli, kapılar açıldığında depo yerine 1863'ten bir sahneyle karşılaştıklarını anlatmış: Kanlı zeminde yaralı askerleri ameliyat eden hayalet doktorlar.

4. Myrtles Plantasyonu, ABD

4. Myrtles Plantasyonu, ABD

Louisiana'daki Myrtles Plantasyonu, köleliğin Amerika'nın güneyinde yaygın olduğu dönemde inşa edildi ve burada yaşanan zulümle ilgili hikâyeler, binlerce köleleştirilmiş insanın yaşadığı travmayı yansıtıyor.

Evle ilgili en ünlü efsane, Chloe adında bir köleyle ilgili. Anlatılana göre efendisinin konuşmalarını dinlerken yakalanan Chloe'nin cezalandırılmak için kulakları kesildi. Chloe de çocuklardan birinin doğum günü pastasına zehirli yapraklar koydu. Amacı aileyi biraz hasta edip sonra iyileştirerek gözlerine girmekti. Ancak doz fazla kaçtı, evin hanımı ve iki çocuk hayatını kaybetti. Chloe ise asılarak cezalandırıldı ve cesedi Mississippi Nehri'ne atıldı.

Ziyaretçiler o günden beri fotoğraflarda tuhaf figürler gördüklerini, aynalarda el izleri belirdiğini, mobilyaların kendi kendine hareket ettiğini ve yeşil türbanlı bir kadın hayaleti gördüklerini anlatıyor. 1992'de ev sahibinin sigorta için çektiği bir fotoğrafta beliren kadın figürünün de Chloe olduğuna inanılıyor.

5. Paris Katakombları, Fransa

5. Paris Katakombları, Fransa

Paris sokaklarının altında, 18. yüzyılda mezarlıklarda yer açmak için taşınan 6 milyondan fazla insanın kemikleri yatıyor. Her yıl yaklaşık 550 bin kişinin ziyaret ettiği bu yer altı tünellerinin perili olduğuna inanılmasına pek şaşırmamak gerek.

En ürkütücü hikâyelerden biri 1990'ların başına dayanıyor. Katakomblarda dolaşan bir grup kaşif yerde bir video kamera buluyor. Kayıtlarda, kamerayı tutan adamın tünellerde kaybolduğu ve çıkışı bulamadıkça giderek aklını yitirdiği görülüyor. Sonra kayıt aniden kesiliyor. Adamın kim olduğu ve başına ne geldiği hiçbir zaman öğrenilemiyor.

Bir de konuşan duvarlar efsanesi var. Söylentiye göre gece yarısından sonra katakomblarda kalanlara duvarlar fısıldamaya başlıyor. Burada yatanların sesleri, yoldan geçenleri tünellerin derinliklerine, bir daha çıkamayacakları yerlere çağırıyor.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

6. Port Arthur, Tazmanya

6. Port Arthur, Tazmanya

Avustralya'nın güneyindeki Tazmanya bugün doğal güzellikleri ve bağlarıyla ünlü. Ama adadaki Port Arthur'un geçmişi çok daha karanlık. 1830'da kereste istasyonu olarak kurulan yer, 1833'ten 1877'ye kadar İngiltere'den getirilen mahkumların tutulduğu bir ceza kolonisiydi. Kaçılması imkânsız kabul edilen kolonide pek çok mahkum cezasını tamamlayamadan öldü. Buradaki hayalet hikâyeleri 1870'lerden beri anlatılıyor.

Tam bir sessizlik ve duyusal yoksunluk üzerine tasarlanan 'Sessiz Hapishane' pek çok mahkumu delirtti. 1840'ta William Carter adlı bir mahkumun canına kıydığı 4 numaralı hücrenin, ziyaretçileri bir anda ağlatacak kadar ağır bir hüzün havası taşıdığı söyleniyor. Bekçiler ve tur grupları boş koridorlarda ayak sesleri, kilitli hücre kapılarına vurulduğunu duyduklarını anlatıyor.

Yakındaki küçük Ölüler Adası'nda ise çoğu isimsiz 1000'den fazla mezar var. Gece tekne turlarına katılanlar, adada sıcaklığın aniden düştüğünü, ağaçların arasında ışık toplarının dolaştığını ve sudan yankılanan fısıltılar duyduklarını anlatıyor.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2022 yılında Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü'nden mezun oldum. Öğrencilik hayatımda pek çok yabancı kaynaktan çeviriler yaptım. İş hayatımda da farklı alanlarda tercümanlık ve metin yazarlığı yaptım. 2022 yılından beri Onedio'da çalışıyorum. Yaşam kategorisinde içerikler üretiyorum. Yabancı kaynaklardan güncel içerikleri çeviriyor, astroloji gündemini, genel kültür alanında ilgi çekici konuları ve seyahat haberlerini okuyucularla buluşturuyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın