Tarihin En Tuhaf 8 Askeri İcadı: Tavuklu Nükleer Mayından Yarasa Bombasına
İnsanlık, ilk tahta sopayı eline aldığından beri düşmanını alt etmenin yeni yollarını arıyor. Bu arayış bazen tarihi değiştiren buluşları doğurdu, bazen de çizim masasından bile çıkmaması gereken fikirleri.
Canlı tavukla ısıtılacak nükleer mayınlardan kendi üssünü yakan yarasa bombalarına kadar, işte tarihin en tuhaf ve çoğu da hiç işe yaramamış 8 askeri icadı...
1. Sovyetlerin tanksavar köpekleri
1941'de Almanya'nın saldırısıyla zor durumda kalan Sovyetler Birliği, Alman tanklarını durdurmak için acımasız bir yönteme başvurdu: Sırtına patlayıcı bağlanmış köpekler. Hayvanlar, düşman tanklarının altına koşmak üzere eğitildi.
Ama savaş alanında serbest bırakılan köpeklerin bir kısmı kendi tanklarına geri koştu. Sık anlatılan bir açıklamaya göre köpekler dizel motorlu Sovyet tanklarıyla eğitilmişti, Alman tankları ise benzinliydi. Savaşın gürültüsünden korkan hayvanlar da doğrudan bakıcılarına dönüyordu. Bu korkunç fikir kısa sürede rafa kaldırıldı.
2. Bizans'ın tarifi hâlâ çözülemeyen 'Rum ateşi'
Bizans İmparatorluğu'nun en korkulan silahı Rum ateşiydi. Kaynaklara göre çoğunlukla gemilerden fışkırtılan bu yanıcı karışım, düşman donanmalarını alev almış bir direk ve yelken ormanına çeviriyordu.
Asıl tuhaf olan, silahın kendisinden çok sırrının saklanma biçimi: Tarifi o kadar sıkı korundu ki, tarihçiler bugün bile Rum ateşinin tam olarak nasıl yapıldığını bilmiyor.
3. İçine canlı tavuk konacak nükleer mayın
1950'lerde NATO, Batı Avrupa'ya olası bir Sovyet işgaline karşı nükleer silahlara büyük önem veriyordu. 1957'de İngiltere Savunma Bakanlığı, Batı Almanya'da toprağa gömülmek üzere 10 kilotonluk on nükleer mayın sipariş etti. Projenin adı: Blue Peacock (Mavi Tavuskusu).
Ama bir sorun vardı: Gömüldükten birkaç gün sonra mayının devreleri çalışamayacak kadar soğuyordu. Bakanlıktan biri, adı neyse ki tarihe geçmeyen bir çözüm buldu: Bombanın içine canlı bir tavuk koymak. Tavuğun vücut ısısı, kabloları bir hafta boyunca sıcak tutacaktı.
Neyse ki fikir kâğıt üzerinde kaldı. Proje hem etik dışı hem de fazlasıyla tuhaf bulunarak iptal edildi.
4. "Kusturan silah"
Bir insanı öldürmeden etkisiz hale getirmenin pek çok yolu var. 2007'de Invocon adlı az bilinen bir savunma şirketi, buna bir yenisini eklemeye karar verdi: Kusturmak.
Şirketin ABD Donanması'na sunduğu silah, odaklanmış radyo dalgalarını bir kişiye ya da kalabalığa yönelterek iç kulağı etkileyecek, denge duygusunu bozarak mide bulantısına yol açacaktı. Şirketin ifadesiyle 'ikincil etki', şiddetli bir hareket hastalığı olacaktı.
Fikir ilgi görmedi, ama ses ve ultrason kullanan sonik cihazlar bugün hâlâ kalabalıkları etkisiz hale getirmek için kullanılıyor.
5. Kendi üssünü yakan yarasa bombası
Pennsylvania'da diş hekimliği yapan Lytle Adams, boş zamanlarında mucitlik yapıyordu. 1942'de aklına bir fikir geldi: Bombardıman uçakları düşman şehirlerine yangın bombası atmak yerine, üzerine minik yangın bombaları bağlanmış yarasalar bıraksa ne olurdu?
Adams fikrini ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt'e sundu ve şaşırtıcı bir şekilde onay aldı. 1943'te Teksas mağaralarından yakalanan yarasalarla denemeler başladı. İlk denemede buzdolabında uyutulan yarasalar zamanında uyanamadı ve düşerek öldü.
Bir başka denemede ise uyanık yarasalar kaçıp ordunun bir hangarını ateşe verdi. Proje kısa süre sonra sessizce iptal edildi.
6. Düz gidemeyen roketli dev makara: Great Panjandrum
İkinci Dünya Savaşı'nda Normandiya çıkarmasına hazırlanan İngilizler, kıyıdaki Alman savunma hatlarını aşmak için pek çok tuhaf araç geliştirdi. Bunlardan biri de Great Panjandrum'du.
Roketlerle donatılmış ve patlayıcı yüklenmiş dev bir makarayı andıran araç, düşman mevzilerine doğru yuvarlanıp patlayacaktı. Ama İngiltere sahillerindeki testler tam bir fiyaskoydu: Panjandrum neredeyse hiç düz bir çizgide ilerleyemiyor, roketleri de sürekli yerinden kopup uçuyordu.
Araç hiçbir zaman gerçek bir savaşta kullanılmadı.
7. Hem tüfek hem balta
18. yüzyılda bir İsveç savaş gemisinde düşman gemisine çıkmaya hazırlanan bir denizci olduğunuzu düşünün: Balta mı alırdınız, tüfek mi? İsveçliler bu soruya 'ikisi birden' diye cevap verdi.
Baltalı tüfekler, düşman gemisine çıkarma yapan denizciler için ideal bir silahtı. Dönemin ateşli silahları gibi bir kez ateş edildikten sonra yeniden doldurulması gerekiyordu. Ama mermi atıldıktan sonra denizci silahını balta gibi kullanmaya devam edebiliyor, isterse düşman gemisinin halatlarını da kesebiliyordu.
8. Havayla uçak düşürmeye çalışan Nazi 'rüzgâr topu'
İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru çaresiz kalan Nazi Almanyası bilim insanları, uçakları mermi yerine sıkıştırılmış havayla düşürmeyi denedi. Alçaktan uçan bombardıman uçaklarına yoğun hava patlamaları gönderilerek rotalarından saptırılacak ve düşürülecekti.
Görünmez mermiyi nişan almak elbette kolay değildi. Yine de 1945'te Windkanone adı verilen bir prototip yapıldı. Ucu kıvrık dev bir namluyu andıran silahın 180 metre uzaktaki 10 santimlik tahtaları kırabildiği iddia ediliyordu.
Elbe Nehri üzerindeki bir köprünün yanına yerleştirilen rüzgâr topu, tek bir uçağı bile etkileyemedi.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın