Türkiye'nin En Çok İzlenen Dizisi Masumlar Apartmanı'nın 2. Bölümünde Neler Oldu?

406PAYLAŞIM

İlk bölümüyle bizi kendine hayran bırakmıştı, ikinci bölümde ise tamamen bağımlısı olduk. Yeni yeni bir sürü şey öğrendik bu aile ile ilgili. 

Hazır mısınız?

İlk bölümü size anlatmıştık 👇

İzlerken Ellerinizi Yıkamaktan Soğuyacağınız Yepyeni Travmatik Dizimiz: Masumlar Apartmanı - onedio.com
İzlerken Ellerinizi Yıkamaktan Soğuyacağınız Yepyeni Travmatik Dizimiz: Masumlar Apartmanı - onedio.com

İlk bölümüyle ortalama bir reyting alan dizi, belli ki dilden dile yayılmış. Salı gecesi hem birinci oldu, hem de bu ay yayınlanan tüm dizileri geçti. Peki bizi ekrana kitleyen bu bölümde neler oldu?

İlk bölümün finalinde, İnci ve ailesi belalarını bulmak üzere Safiye'nin apartmanına taşınıyorlardı. Fakat Safiye boş tutmak istediği ev kiralanınca delirmiş, onları içeri almamıştı.

Boş tutmak istemesinin sebebi de, bir istifçi olarak daireyi yeni çöp eve dönüştürme planı. Allah tependen baksın Safiye, kaç kez yıkadığını unut da hatırlayama Safiye.

Han ve İnci'nin tanıştığını öğrenince de hemen kardeşinin sevgilisi etiketini yapıştırdı. "Dedeeeeem dedem bunlar dün bütün gece beraberdiler, kim bilir neler etti kızın." moduna girdi. Amcanın pul pul döküldüğünü hissettik.

Kardeşinin bir sevgilisi olmasından ve gitmesinden ölüm gibi korkuyor. O yüzden ilk bölümde gece biriyle olduğunu öğrenince delirmişti. Ayağına gelince de yapıştırdı tabii.

Öz kardeşinin bile dokunmasına tahammül edemediğini görünce, ne kadar deli olduğunu bir nebze anladılar. İnci'ye "Benim kardeşimi kandıramayacaksın, bizden koparamayacaksın." deyip gitti. Aile de bu kadar olayın üzerine taşınmak istemedi.

Tüm bunlara rağmen Han onları ikna etti, yanlış anlamayı düzeltmeye çalıştı. Onlar taşınırken Safiye'nin tek bir düşüncesi vardı: Bu kadın benim kardeşimi kandırıp hamile kalacak. İnanılmaz...

Hele laflara bak, komando komando...

Ammmman Han ne yakışıklı, ammmaaan aralarında en düzgünü o dedik. Bu da ayrı bir hasta çıktı, İnci'nin evindeki gazete kağıtlarından bir parça alıp evde özel bir kutuya koydu. Psikopat mıdır, saplantılı mıdır, takık mıdır bilmiyoruz.

Biz boşuna Safiye'ye laf ediyoruz. En sevgisiz büyüyen, psikolojik işkence çeken o. Kıyamam, Han'ı rahat bıraksın diye babası ondan ıspanak yemeği istedi. Ona kızım deyince ne kadar mutlu oldu, istediği yemeği yapmak için nasıl çırpınıyor. Çok sevgisiz büyümüş çok!

"Gözümün içine baktı, gülümsedi. Uzun zaman sonra ilk kez... Kızım dedi ya! Hem de öyle lanet okur gibi değil, bayağı gülümseyerek söyledi."

Ne kadar ihtiyacı var sevgiye :(

Saldırdığı İnci de ondan farklı değil. Galiba korkunç bir babası varmış, bu yüzden annesini kaybetmiş. Sonra babası gibi alkolik birini bulmuş, kader motifini takip etmiş. Ailesini çekip çeviriyor, yine yaranamıyor.

Aslında çok yaranamıyor denmez de ilk olayda dedesinin bu kadar tepki göstermesini hak etmiyor diyelim. Farah Zeynep Abdullah mükemmel oynamış bu rolü, öyle ki o değil bir başkası olsa nasıl olurmuş düşünemiyoruz. Ailesine sahip çıkan, onları toparlayan, cesur ama kırılgan kadın süper olmuş. O midesinde kelebekler uçuşan aşık kadın olarak da son derece şeker ve inandırıcı.

İnci ve Han aşklarını yaşayabilir mi bilmiyoruz. Han'ın babası "Önceki gibi olmasın, dikkat et." dedi. Ne olmuş ki? Babasının da aslında daha önce bir evliliği, bir de oğlu varmış. Onlara ne olmuş, aynı acıya mı sahipler yoksa?

Neyse dönelim döne döne ıspanak yıkayan Safiye'ye. Babası müthiş oyalamış gerçekten, bölümün yarısında ıspanak yıkadı. Han'ın onu sevmediğine dair saplantılı bir düşüncede bir yandan.

Sabunladı ya... Sabunladı...

"Geberip gitsem en çok o sevinir. Hiç sevmiyor beni. Nefret ediyor. Tiksinerek bakıyor bana, sanki Hilkat garibesiymişim gibi. Keşke kardeşin olmasaydım der gibi."

Bunlar Safiye'nin içine oturuyor. Çünkü bizim bilmediğimiz birçok şey yaşanmış küçüklüklerinde. Kardeşlerinin hayatta kalmasını sağlayan Safiye imiş.

Anneleri kardeşleri ağlarken susturmamış, onların karınlarını doyurmamış. Açlığa, ölüme terk etmiş. Onları yaşatan, hayatta tutan Safiye imiş. Han'ın utandığı Safiye hani.

Gerçekten onun suçu yok, suç sevgisiz ve ilgisiz babası ve ruh hastası annesinde. Belki annesinin bile suçu yoktur...

Çok üzülüyoruz bu kadına gerçekten...

Neyse ki Safiye'nin isyanını duyan Han, gidip tüm kardeşlerine birer gül aldı geldi. Ah be Hancım, biz bile biliyoruz Safiye'nin onları yıkayacağını be kuşum.

Gülben sevinçten havaya uçtu, Safiye de sevinç ve tedirginlik arasında bir yerde işte. Hem bu jeste çok sevindi, hem de dokunamam ben ona dedi...

Bir övgü de Merve Dizdar'a. O sindirilmiş, vefa ile sadakati birleştirip kendini Safiye'ye tamamen teslim etmiş Gülben'i harika canlandırıyor. O üzülmeleri, kırılmaları, sinmeleri, küçük mutlulukları ve ara ara kabuğundan çıkma çabası çok güzel. Belki de aralarında en masumu. Merve Dizdar minimum replikle muazzam iş çıkartıyor.

Gülleri yıkayayım derken hepsi paramparça oldu zaten. Ay çok güzeller çok teşekkür ederim diye diye, utana utana yıkadı. Offfffff bu Safiye bizi mahvediyor.

Neye elini dokunsa zaten su zehirlenmesi yaşatıyor. Koca koca poşetlerden kuş kadar ıspanak kaldı. O da sabunlu sabunlu, adamın boğazından geçmiyor.

Tüm bunlar olurken Han ve İnci işleri ilerletti. İnci'nin eski sevgilisine dönmeyeceğinin garantisini aldı. Kıvırbaş sen önce ablanla ne yapacağına bak da gelini çamaşır suyuna basmasın.

Çünkü ablan sırf İnci'nin kardeşinden bir dilim kek aldı yedi diye küçük kardeşini kusturmaya kalktı. Onu da günahkar belledi bile.

Ah, küçük kardeş Neriman'ın da olayı buymuş. Strese girdiğinde o da kendini bileklerini kaşıya kaşıya yırtarak rahatlatıyormuş. Bu yüzden kolları yara bere içinde.

Bu evde herkes sorunlu, herkes!

Bu deliliğin içinde Han da elini arabaların üzerindeki tozlara sürerek, kendini pisleterek keyif alıyor işte. Herkes ayrı deli anladık da, sizin deliliğiniz birbiriyle çıkar çatışması halinde.

Ama bir dakika, bu araba onun galiba!

Ama neymiş, ona da güvenmemek lazımmış. O da eline bir çöp arabası alıp sokakları geziyor, çöp toplamaya bayılıyor. Onca titizliğin içinde kirlenmeyi özlüyor.

Annesi onda da böyle bir travma bırakmış. Bütün ailenin acilen terapiye gitmesi gerek. Apartmanda ruh sağlığı sağlam adam kalmadı.

Han'ın en sevdiği oyuncağını çöpe atmış annesi. O da çöpleri karıştırıyor hala. Hala...

Valla doğru, bu çocuk sadece alkolik. Han'dan çok karanlık bir şeyler bekliyoruz, eski sevgilisinin akıbetini merak ediyoruz.

Yine de Han ve İnci ilişkisi şimdilik güzel gidiyor. İnci, alkolik eski sevgilisini susturmaya aşağı indiğinde anahtarları unuttu. Geceyi Han'da geçirdi.

Yalnız Han İnci'ye "Seni saklayasım var." dedi. İnşallah parçalara bölüp saklamak değildir o.

Geceyi beraber geçirdiler. Sabah ise onları bekleyen bir sürpriz vardı: SAFİYE THE CİNSELLİK HATER

Nasıl tiksindi nasıl midesi bulandı belli değil. Bölüm resmen onun kusayazmasıyla bitti:)

Sosyal medyada dün tek gündem bu diziydi. Vallahi gerilmekten yırtıldık.

Safiye'ye çok özenmeyin, virüs kapmaz ama çamaşır suyu zehirlenmesinden de ölebilir.

Tüm oyuncular harika. En başta da Ezgi Mola ve Merve Dizdar!

Ay nen öy le!

Ah...

Galiba bu olacak... Gerçi kendisi ne kadar normal, henüz onu görmedik.

Finali bununla yapalım, Safiye bunu görse kendini öldürür diyenler?

Masumlar Apartmanı 3. Bölüm Fragmanı

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
akatsuki1971

bizim dizilerde zaten her tipte insandan birer numune olmazsa olmaz. Zaten film afişlerimiz de en az 20 kişinin resmi olmadan basılmaz. Az başrolle az karakterle birşey yapamayız sofra ne kadar doluysa o kadar mükelleftir mantığı elin adamı 2 kişiyle tek mekanda film çeker oscar alır biz tek filme 30 karakter sığdırırız. abartıyı başarı sanan yapımız hiç değişmiyor bu yüzden her dizide illa ki götünü yırtarcasına bağıran ağlayan tipler olur buna da muhteşem oyunculuk deriz. çünkü rol yapmak demek illa ki ROL yapmaktır bizde o yüzden eğreti don gibi durur oyunculuklar. evladını kaybeden bir anneyi canlandırmak başka evladını kaybeden anne gibi olmak başka. kadınları taklit eden travestiler nasıl yapmacık ve abartılıysa bizdeki oyunculuk anlayışı da öyle bence

ayla-eflatun

değişik bir dizi ama dram dizileri bir süre sonra sıkar..du bakalım..

damnd

Salak türk dizilerine yeni bir örnek. adam ciple kaldırıma çıktı bayıldı.IQ su 45 olanlar için güzel dizi ideal dizi.

selim.

Dram dram dram ... Söyle her şeyin tek bir bölümde yaşanıp bittiği, bilimkurgu ya da polisiye bir dizi olsa, biraz içimiz açılsa. Kim kimden kıskanıyor, kim acı çekiyor, kim kimi gondikliyor artık gına gelmedi mi? Sizce bunlara hayır diyerek sesimizi duyursak daha cesaretli işlere el atmalarını sağlasak. Öyle orijinal olmasına da gerek yok gene çakma olsun fark etmez, sadece artık değiştirin. Türkçe bir şeyler seyretmek istiyorum artık.

burusk.

Trt de olduğu için görmediğim bir dizi burda haberim oldu

Görüş Bildir