Ortak Yayını Köşe Yazarları Değerlendirdi: 'Seçmenlerin Tercihlerini Değiştirecek Tablo Ortaya Çıkmadı'

 > -

Dün akşam yayınlanan İmamoğlu-Yıldırım ortak yayını tüm Türkiye'yi ekran başına topladı. Köşe yazarları ise bugün hala etkisi devam eden yayını köşelerine taşıdı. 

Öne çıkan köşe yazılarından ortak yayının değerlendirmelerini sizler için derledik...

İBB adayları İmamoğlu ve Yıldırım dün akşam ortak canlı yayında bir araya geldi👇

Tüm Türkiye Bu Yayına Kilitlendi: İmamoğlu ve Yıldırım Canlı Yayında Soruları Yanıtladı - onedio.com
Tüm Türkiye Bu Yayına Kilitlendi: İmamoğlu ve Yıldırım Canlı Yayında Soruları Yanıtladı - onedio.com

'Siyasiler yüz yüze konuşmaya hamlaşmış'

Gazeteci Murat Yetkin, 'Dağ fare doğurdu; yayın seçim sonucunu etkilemez' başlıklı yazısında yayını değerlendirdi. Yetkin yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Bunun sebebi belki de siyasilerin yüz yüze konuşmaya “hamlamış” olmalarıdır. Belki tartışma kurallarının AK Parti ve CHP yetkilileri tarafından saptanması, adayların karşılıklı tartışmasına izin verilmemesidir. Fark etmez. İsmail Küçükkaya elinden geleni yaptı ama Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın canlı TV yayını tartışmalarında deyim yerindeyse dağ, fare doğurdu. Ekranların başına kilitlenen milyonlarca izleyici, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başbakanlık döneminde AK Partililerin canlı yayında rakiplerle tartışmasını yasaklamasından bu yana ortadan kalkan bu demokratik âdetin varlığını hatırlaması dışında, adaylardan yeni bir şey duymadı. Hatta daha önce söylenenler kadarını dahi duymadı."

'Sadece adı tartışma olan bu programın yapımcılarından, üç saat alacaklıyım'

Habertürk yazarı Murat Bardakçı ise yazısında ağır eleştirilerle programı ele aldı. 'Hayatımın en tatsız, en ruhsuz ve en sıkıcı siyasi tartışmasını izledim' diyen Bardakçı şöyle devam etti:

"Daha açık şekilde ifade edeyim: Tatsızlığın, ruhsuzluğun ve sıkıcılığın sebebi format gereği cevaplara konan süre sınırlaması, böyle bir programı idare konusundaki tecrübesizliği daha ilk başta belli olan moderatörün heyecanı ve zaman takıntısı, soruları hazırlayanların bilmeleri gereken en basit bazı malûmata bile sahip bulunmamaları ve hattâ soru sormak ile saçmalamak arasındaki farkı da her nedense düşünememeleri idi. 

Bu soğuk formatın katılımcıları cendereye sokmasının neticesinde ortaya böyle ruhsuz ve yapılan konuşmalardan da hatırda tek bir cümlenin kalmadığı bir program çıktı!"

'Yayın tatmin edici miydi? sorusunun cevabının maalesef hayır'

Nihal Bengisu Karaca ise 'Münazaranın yasak olduğu münazara' başlıklı yazısıyla programı ele aldı. Yazısında programın tatmin edici olmadığını söyleyen Karaca'nın yazısının ilgili bölümü şöyle:

"'Yayın tatmin edici miydi?' sorusunun cevabının maalesef 'Hayır' şeklinde olduğu da ortada. Neden? Doğası gereği "hardtalk" stilinde olması gereken bir münazarada, münazara yoktu da ondan.

Faturayı kendi sabah programını yıllardır başarılı biçimde yapmaya devam eden bir gazeteciye kesmek işin kolayına kaçmak olur. Ben "O protokol ile ancak bu kadar olur" diyenlerdenim. Protokole sadık kalma çabası, haliyle enerjinin düşmesine neden oldu. Kuralları medyanın, gazeteciliğin değil, siyasetin belirlediği bir düzlemde, bu kadar."

'İki farklı görüş, iki farklı bakış, iki farklı zihniyet'

Sözcü yazarı Necati Doğru 'Yeni başladı' başlığı ile programı ele aldı. Doğru'nun yazısı şu şekilde:

"Ben şunu anladım: Bitmedi. Yeni başladı. Yine sandığa gideceğiz. Pazar günü mutlaka gideceğiz. Dün gece “ekran buluşmasından” çıkardığım sonuca göre, İstanbul seçimi ikinci kez yapıldıktan sonra da zihniyet farklılığı, fikir yarışması, “seçip iktidara getirdiğine hesap sorma” bilinci ile kararlılığı oluşuncaya kadar devam edecek. Tartışma Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu arasında geçiyor gibi görünse de aslı öyle değildi. İki farklı görüş, iki farklı bakış, iki farklı zihniyet. Türkiye'nin geleceği için fikirlerini yarıştırıyordu. Dün geceki ekran buluşması, aslında 'bütün yetkileri elinde toplamış tek adam sisteminin devam edip etmeyeceğinin' münazarası, münakaşası, fikir sergilemesiydi. Binali Yıldırım, 'vekaleten' aday olduğunu zaten gizleyen biri değildi. Dün gece ekranda Tayyip Erdoğan'ı Binali Yıldırım vekaleten temsil etmekteydi."

'İktidar adayının 17 yıl sonra karşılıklı yayına çıkma zorunda kalması bile muhalefet adına bir başarı'

Yazısında 'seçmenlerin tercihini değiştirebilecek bir tablo ortaya çıkmadı' diyen Murat Sabuncu, programı şöyle değerlendirdi:

"Yeni bir söz duyulacağı ya da fark yaratacak çıkış görüleceği umuduyla oturuldu ekran karşısına. Sandığa gitmeyen ya da kararsız yüzde 2-3’lük bir seçmen için önemli olabilecek, "seçmenlerin tercihini değiştirebilecek bir tablo" ortaya çıkmadı yayında. Ancak iktidar adayının 17 yıl sonra "karşılıklı yayına çıkma" zorunda kalması bile muhalefet adına bir başarı sayılabilir.

Moderatör İsmail Küçükkaya büyük bir baskı altında işini yapmaya çalıştı. Bir kaç problemli alan vardı. Birincisi 3 dakikalık süre adaylara yeterli gelmedi. Küçükkaya sorduğu soruları derinleştiren bir çizgi izlemek yerine genelde "saat tutan" pozisyonda oldu. Yayın planlanan gibi 50’şer dakika iki bölüm olmadı. Ek yapıldı. Plansızlık sorularda da vardı. Dünyada bu tip yayınlarda sorular kategorize edilir. Çevre, ulaşım, işsizlik gibi. Yayında bu olmadığı için karışıklık oldu."

'Ortaya sıkıcı bir tartışma çıktı'

Karar Yazarı Yıldıray Uğur ise 'Adaylardan biri saatine baktığında...' başlıklı yazısında program sayesinde 'mevsim normallerinin çok üstünde bir demokrasi havasını teneffüs etmiş olduk' dedi. Uğur'un yazısını şu şekilde devam ettirdi:

"Uzun bir süre sonra televizyonda karşı görüşten bir politikacıyla tartışmanın amatörlüğü ve çekingenliği iki adayı da germişti. 17 yıl aradan sonra böyle bir tartışma yapmanın hamlığı da formata yansımıştı. İkisi birleşince de ortaya sıkıcı bir tartışma çıktı.

Yine de tartışma sayesinde bir kaç saatliğine de olsa, teröristlik, hainlik, hırsızlık iddialarının havalarda uçuştuğu mevsim normallerinin çok üstünde bir demokrasi havasını teneffüs etmiş olduk. Aralarında TRT’nin de olduğu bazı kanallara yıllar sonra ilk kez karşıt görüşten biri çıkmış oldu. Gerekçesiz iptal edilmiş bir seçimin sandığından çıkan mesaj bile ülkedeki demokrasi çıtasının yükselmesini sağladı.

Ama dünyada bütün siyasi tartışmalar bu kadar sıkıcı olmuyor. Özellikle adayların at başı gittiği bir yarışta seçim öncesi televizyon tartışmalarının son dakikada seçmen kararını ve seçimin sonucunu değiştirebildiğinin tarihte epey örneği var."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir