Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Nereden Geldiğini Öğrendiğinizde Hayret Edeceğiniz 15 Kelime

-

Tıpkı insanlar gibi, kelimeler de doğar, büyür ve ölürler. Bir kelimenin ölümü her ne kadar tedavülden kalkmasıyla olsa da, kelimelerin asıl ilgi çekici tarafları 'nereden geldiklerine' dair bıraktıkları hikaye. 

NeredenGeliyo'nun paylaşımlarından yaptığımız derlemede, bu hikayelerden birkaçını yakalayabilirsiniz.

1. Kruvasan

media.giphy.com

İlk kelimemiz kruvasan

Sene 1683, İkinci Viyana Kuşatması. Osmanlı lağımcıları artık kuşatma dolayısıyla yorgun düşmüş şehre tünel kazmaya başlarlar. Her ne kadar bu operasyon, kimsenin kazı seslerini duymayacağı düşünülen bir saatte planlansa da Viyana'nın fırıncıların sabahın erken saatlerinde dükkanlarını açarlar. Fırıncılardan biri Lağımcıların sesini duyar ve savunma birliklerine haber verir. Osmanlı Lağımcıları geri püskürtülür ve kuşatma kırılır. Kuşatmanın sonunda ayık fırıncı'ya isteği sorulur. Fırıncı Osmanlı bayrağındaki hilale gibi gitgide büyüyen bir çörek yapmak istediğini söyler. Fransızca'da ki "croître"den gelen kelimenin anlamı "büyümek".

2. Karavan

Karavan. Akla her ne kadar, günümüzde motorlu karavan taşıtı gelse de aslında kelimenin hikayesi çok eskilere dayanıyor. 

Köken olarak Farsça'daki kervan kelimesinden gelen kelimeyi, Urfa'daki eski ticaret merkezi olan Harran'ın Asurca'daki adı Harranu'da da bulabilirsiniz. "Harranu", "Harran", "Kervan", "Karavan"...

3. Muallak

Belirsizliği olan durumlarda kullandığımız Muallak kelimesi Arapça'dan geliyor. İçinde "Alaka"yı barındıran Muallak; kelimenin anlamıysa sarkmış/asılmış.
Bu sebeptendir ki durdurulan projelere "Askıda" deriz.

4. Vesvese

Kuruntularımızı, endişelerimizi kendimize fısıldadığımız da vesvese yapmış oluruz. Birçok kelimemiz gibi vesvese'den Arapça'dan gelmekte. Yansıma bir sözcük olan "Waswasa" Türkçe "fıs fıs fıs" diye duyulan fısıldama sesi, Arapça'da "ves ves ves".

5. Keyfekeder

Keyif ve Keder kelimelerinin birleşmeleri sonucu oluşan Keyfekeder'in anlamı hiç öyle sanılan gibi değil aslında. Bunun sebebi Keyfe kelimesinin Keyif'in -e hali olmaması, Kayfa olarak "sıkıntı, bunalım" anlamlarında kullanılan bambaşka bir sözcük olması. 

Böylece biz de keyfekeder dediğimizde "keyfe göre" anlamı değil  "Bu nasıl dert!" , "Nasıl keder!" der gibi "önemsiz", "dert etmeye değmez" anlamları çıkması gerekiyor... Belki bütün bunları "keyfekeder" kullanacağınız ortamlarda anlattıktan sonra kelimeyi gerçek anlamında kullanabilirsiniz. Keyfekeder✌🏼

6. Pisuvar

🇫🇷 Fransızca'daki pissoir kelimesinde gelen sözcük'ün kökenine doğru indiğimizde pisser'la karşılaşıyoruz. İsme eklendiğinde onu bir mekan yapan -oir eki piss sözcüğüne eklenince elimizde var: pissoir! (pisuar)

7. Müşkülpesent

Zor beğenen veyahut zordan hoşlanan anlamlarına gelen kelime. Arapça'da içinde "işkil" barındıran "zor", "kuşkulu" anlamlarındaki Müşkül ve Farsça "hoşlanmak, beğenmek" anlamlarındaki Pesent kelimelerinin birleşimi sonucu oluşmuş.

8. Pimpirik

Söylenmesi eğlenceli olan Pimpirik kelimesi, bazı kaynaklara göre bir ses benzetmesi. Kuşların kanat çırpma sesi "pır"ın iyice tırstırılmış hali olan kelimenin anlamıysa "aşırı titizlenen", "kuşkucu" ve "ürkek". 

Genellikle laf çakan "yaşlı" insanları tanımlarken kullanılan kelimenin başka bir kaynağa göre İngilizce'de ki "pinprick"ten geldiği belirtiliyor. Zorlayınca bağlantıyı kurar gibiyiz sanki..

9. Ihlamur

Daha önceleri "ulamur", "uğlamur", "fılamur" olan kelime aslında Yunanca'daki "flamuron / flamulon"dan gelmekte. Hem sancak hem ıhlamur ağacı olarak kullanılan kelime Latince'deki hem "alev" hem de "flama" anlamında kullanılan "flamma" kelimesinden türemiştir. Alev, flama ve ıhlamur yazım açısından benzemese de, aslında etimolojik kuzenler.

10. Çöpçatan

Çöpçatan ve Matchmaker. Benzer ama farklı şeyleri anlatan bu terimlerden ilki kendi dilimizde kullandığımız bir birleşik sözcük: Farsça'da "değnek, çalı" anlamlarında kullanılan Çöp (Polislerin değneklerine Cop denir)  ve Türkçe'de "birleştirmek" anlamında kullanılan Çatmak.  Kimler çöpleri çatar? Yuva kurmak isteyen insanlar ve Kuşlar! Evlerini çata çata kurarlar kuşlar. 

Bunun İngilizce'deki karşlığıysa Matchmaker, hani şu futbol 'eşleşme'si anlamında da kullanılan match ("maç") ve "yapmak" anlamındaki maker. Matchmaker'in asıl amacı size doğru kişiyi bulmak. Çöpçatan'ın ise size yuva kurmak.

11. Süveter

Her ne kadar dilimize yerleşmiş bir sözcük olsa da, aslında dilimize geçişinin üstünden o kadar da zaman geçmediğini kelimenin İngilizce kökeninin "sweating" / "sweater" (Türkçe: Terlemek) olduğunu öğrendiğinizde "hmmm" diyeceksiniz 😁

12. Poğaça

İtalyanca'daki "focaccia" (maya ve zeytin yağı kullanılarak yapılan özel İtalyan ekmeği/pidesi) kelimesinden gelen Poğaça'ya Boşnakça, Sırpça, Arnavutça, Bulgarca, Yunanca'da benzer formlarda rastlayabilirsiniz. Avusturya'da pogatschen olarak da anılmış "poğaça"ya Balkanlarda pogace, pogacha.. olarak da arayabilirsiniz.

13. Enayi

Arapça "ben" anlamındaki "ene"den doğmuş sözcüğün Türkçe anlamı "benci" gibi bir şey. Enayilik aslında biraz "bencil" olma, her şeyi kendi isteğine göre yapmakla alakalı. Kendimizi evrenin merkezinde sandığımız anlarda bir nevi enayilik yapmış oluyoruz.😁🌟🌚

14. Flört

Flört'ün kökeni hakkındaki en güçlü iddia kelimenin Fransızca'da "çiçek" anlamına gelen "fleur" kelimesinden geldiğidir. Her çiçekten bal alan bir arının yaptığı eylem "flörtleşme"ye benzetilmiş. 

Başka bir iddiaya göreyse, İngilizce'de "şaka yollu ani sataşma" eyleminin yansıma sözcüğü olarak kullanılmış "flirt".

15. Münzevi

Böyle her şeyin üst üste geldiği durumlarda, kimimiz tatile kimimiz kampa yalnız başına... İşte bu durumları belirtirken kullanırız Münzevi'yi. 

Arapça'dan gelen sözcüğün içinde "çekilmek" dendiğinde akla gelen "inziva" sözcüğü bulunuyor. Fakat daha derine indiğinizdeyse Arapça'daki "gizledi, büktü" anlamlarındaki "zawa" fiiliyle karşılaşıyorsunuz. 

Tekke ve Zaviyerler'deki "Zaviye"de de var bu "gizlenmiş" anlam.

Bonus: Tank

İngiliz Ordusuna bağlı çalışan Landships Committee'nin ilk başlarda diğer ülkelerden gizli bir proje olarak yürüttüğü zırhlı aracın (ilk tankın yapımı) kod adı olarak belirlenen tank sözcüğünün kökeni hakkındaki en güçlü iddia uzun bir geçmişe dayanıyor.

Portekizlilerin Ümit Burnu'nu geçip Hindistan'a ulaşmasından sonra Avrupa'ya gelen kelimenin kökeni Marati (bir Hint diyalektiği) dilinde tanken veya tanka. "Küçük su birikintisi", "sarnıç" anlamlarında kullanılıyor. 

İngiliz Ordusunun Tank kelimesini kullanmasının sebebiyse, diğer ülkelere yeni yaptığı bu "Tank" denilen araçlarla çöldeki askerlere "sadece" su taşıdığı izlenimini vermek. 😮 

*Yukarıda gördüğünüz ilk tank Little Willie (Küçük Willie), Dünya'daki ilk tank ve ismini zamanın Alman Kayzeri Wilhem'den alıyor.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ferda_o1

Poğaça kelimesi Bohça'dan geliyor sanardim hatta bazilari öyle der

gzm-ynklr

Bilgilendirici bir paylaşım teşekkürler

okaya

Kruvasan icin epey bi kasma olmus bence, kruvasan kelimesi crescent kelimesinden gelir ki bu kelimenin fransizcasi da croissant dir. Anlami da hilal demektir. Yani hilal seklindeki ekmege hilal diyolar daha ne kadar acik olabilirdi ki?

Başlıklar

AvusturyaHindistanİngilterefutbol
Görüş Bildir