Gerçekten Varlar mı? Uzaylıların Varlığıyla İlgili Beyin Yakan 11 Teori

-

"Evrende yalnız olduğumuzu düşünmek, okyanustan sadece bir bardak su alıp ve bu suya bakıp balinalar yok demekle aynı şey." demiş Carl Sagan.

Bu yüzden dünya dışı yaşamın olmadığını iddia etmek kendi varlığımızı inkar etmeye benzer. Ancak varlarsa neden hâlâ iletişime geçemiyoruz? 

İşte; Uzaylıların Varlığıyla İlgili Beyin Yakan 11 Teori

👽🛸

1. Uzaylılar dünyamızı çoktan ziyaret etmiş ve uzun süreden beri aramızda yaşıyor olabilirler.

Bu teori başta size saçma gelse de bilim insanlarının, büyük şirketlerin mümkün gördüğü bir teori. Hatta belki hayranı olduğunuz müzik yıldızı, buluşlarını takip ettiğiniz bilim insanı ya da en yakın arkadaşınız bir uzaylı olabilir.

2. Uzaylılar bizim varlığımızdan haberdar olabilirler. Ama onlara göre çok ilkel canlılar olduğumuz için ilgilerini çekmiyor olabiliriz.

Tıpkı masanızın üzerindeki milyonlarca mikro canlının sizin ilginizi çekmediği gibi…

3. Uzaylılar belirli dönemlerde insanlığa yardım etmek için ya da yol göstermek için Dünya’ya uğramış olabilirler.

Daha ilk çağlarda insanların yaptığı görkemli yapılara uzaylıların yardım etmiş olabileceği düşünülüyor. Örneğin; Mısır’daki Seti Tapınağı'ndaki hiyerogliflerde UFO’ya benzer şekillere rastlanması bunun işareti olabilir.

4. Bizden çok uzakta, uzayın farklı bir köşesinde çoktan kolonileşmiş olabilirler ve bizim bundan haberimiz olmayabilir.

Afrika, Avustralya ve Alaska olmak üzere hâlâ dünyanın birkaç noktasında yaşayan ilkel kabileler var. Dünyanın çoğunluğunda kullanılan teknolojiden, kurdukları birliklerden ve anlaşmalardan haberleri yok. Sadece bu bile küçük bir örnek olarak gösterilebilir.

5. Ya da kendi aralarında savaşa girmiş ve çoktan birbirlerini yok etmiş olabilirler.

Anlaşıp koloni kuracakları gibi, girdikleri büyük savaşta birbirlerini de yok etmiş olabilirler. Hatta yaşadıkları gezegenlere büyük zararlar vermiş ve artık yaşanmayacak hâle getirmiş olabilirler.

6. Aslında bize haber göndermiş olabilirler ama bu binlerce/milyonlarca ışık yılı süreceğinden henüz elimize geçmemiş olabilir.

Evrenin genişliği muazzam büyüklükte. Aynı sistem içerisinde gezegenler arasında seyahat edilmek istense bile yüzyıllar geçebiliyor. Bu yüzden bundan 1000 yıl önce bile evrenin derinliklerinden gelen bir mesaj henüz elimize ulaşmamış bile olabilir...

7. Ya da gönderdikleri sinyali çözebilecek teknolojiye ve kapasiteye henüz ulaşmamış olabiliriz.

1977'de Amerika'daki "Büyük Kulak" adı verilen teleskoba bir sinyal ulaştı. Bu sinyal 72 saat boyunca sürdü. Ancak önemli olan ise dünyadaki hiçbir sinyale benzememisiydi. Gökbilimci Dr. Jerry. R. Ehman, şaşkınlığını belli etmek için bu sinyale WOW adını verdi. WOW sinyalinin ne anlama geldiği ve nereden gönderildiği hâlâ çözülemedi.

Yani bu örnekte olduğu gibi, gönderecekleri mesajı çözemeyebiliriz. Evrendeki diğer canlılarla haberleşmeye çalışmak; herkesin telefonlardan haberleştiği çağda gönderdiğimiz dumana cevap beklemek gibi bir şey olabilir.

8. NASA varlıklarını biliyor, bunu toplumun panik yapmaması ve elde ettikleri teknolojiyi kullanmak adına gizliyor olabilir.

Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan yapılan canlı yayınların kesilmesi, eski astronotların uzaylıları gördüklerine dair yaptıkları açıklamaları buna referans mahiyetinde. NASA, bunu toplum arasında bir panik ve merak oluşmaması adına veya elde ettiği teknolojiyi paylaşmamak adına yapıyor olabilir.

9. Yaşamı ve uzayı bizden farklı algılıyor ve bu yüzden iletişime geçmek için bir neden görmüyor olabilirler.

Biz hayatı 3 boyutlu algılarken onlar 4. boyut sayılan zamanı da kontrol ediyor veya zamanda yolculuk yapıyor olabilir. Böyle olunca bizim yaşama bakış açımız onlarınkiyle çok farklı olabilir ve bu yüzden iletişim için gerek duymuyor olabilirler.

10. Dünya'ya verdiğimiz zararı görünce bizi kendi halimize bırakmış olabilirler.

Oldukça pasaklı, yaşadığı yere saygısı olmayan, sizin de hayatınıza müdahale etme arzusu içerisinde olan bir komşunuz olduğunu düşünün. Kendi evini dağıtmış ve aklında sizle tanışma bahanesiyle sizin evinizi de dağıtmak var. Rahatınız yerindeyse bu komşunuzla iletişime geçer miydiniz? 

Uzaylılar da gelişmiş bir refah içerisinde olabilir ve dünyadaki anlaşmazlıkları görünce de iletişime geçmek için bir neden görmüyor olabilirler.

11. Eğer bizim varlığımızı fark ederlerse ve dünyaya gelebilirlerse, bizi yok edebilecek teknolojiye sahip olduklarından pek fazla şansımız olmayabilir.

En önemli ve savunulan teori ise bu. Eğer evrendeki bizim dışımızdaki canlılar Dünya'ya gelmenin bir yolunu bulurlarsa buradaki kaynakları ele geçirmek isteyecekler ve bizi yok etmeye çalışacaklardır. Buraya gelecek teknolojiye sahip olduklarından da çıkan savaşın kazananı yüksel ihtimalle onlar olacaktır...

Bizden çok daha iyi teknolojiye sahip ve çok daha çevik bir uzaylının dünyadaki savaşını ele alan seri PREDATOR otuz bir yıl sonra yeniden çekiliyor!

İlk olarak 1987’de izlediğimiz Avcı Güçlendi! PREDATOR 14 Eylül’de sinemalarda!

Başlıklar

BilimMısırUzaymüzik
Görüş Bildir