article/comments
article/share
Haberler
Fakirleşen Ülkelerde Her Köşede Yeni Bir Kafe Açılmasının Nedeni Ne?

Fakirleşen Ülkelerde Her Köşede Yeni Bir Kafe Açılmasının Nedeni Ne?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Gelirler düşerken ve insanlar harcamalarını kısarken sokaklarda daha fazla kafe görmek ilk bakışta büyük bir çelişki gibi görünüyor. Ancak artan kafe sayısı her zaman ekonominin canlandığı anlamına gelmiyor. Yunanistan’ın 2009 sonrası dönüşümünü inceleyen araştırma, kafelerin bazen refahın değil; işsizliğin, ucuz emeğin ve üretken sektörlerden uzaklaşmanın göstergesi olabileceğini ortaya koyuyor.

Kaynak 1, Kaynak 2, Kaynak 3

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Kafelerin çoğalması harcama patlaması değil, işsizliğin yön değiştirmesi olabilir

Kafelerin çoğalması harcama patlaması değil, işsizliğin yön değiştirmesi olabilir

Michalis Nikiforos, Vlassis Missos, Christos Pierros ve Nikolaos Rodousakis tarafından hazırlanan çalışma, Yunanistan’da 2009 krizinden sonra yaşanan dönüşümü 'kafe ekonomisi' olarak tanımlıyor. Buradaki kavram yalnızca kafeleri değil; restoranları, barları, otelleri ve konaklama işletmelerini kapsayan yeme-içme ve konaklama sektörünü ifade ediyor. Araştırmacılar kafeleri, bu geniş ekonomik değişimin sokaklarda görülebilen yüzü olarak kullanıyor.

Eurostat verilerine dayanan araştırmaya göre sektörün toplam istihdamdaki payı 2009-2023 döneminde yüzde 7,7’den yüzde 13,8’e yükseldi. Ekonomiye sağladığı katma değerin payı ise aynı dönemde yalnızca yüzde 5’ten yüzde 7’ye çıktı. Sektörde çalışanların sayısı yaklaşık yüzde 87 artarken ekonomik değer aynı hızda büyümedi. Yani daha fazla insan, kişi başına daha az üretim yapılan işlerde çalışmaya başladı.

Ucuz emek ve düşük talep ekonomiyi daha verimsiz işlere kilitleyebiliyor

Ucuz emek ve düşük talep ekonomiyi daha verimsiz işlere kilitleyebiliyor

Araştırmada yeme-içme ve konaklama sektöründeki iş gücü verimliliğinin 2009-2023 arasında yaklaşık yüzde 41, reel ücretlerin ise yüzde 59 gerilediği hesaplandı. Yunanistan’ın genel iş gücü verimliliği de yüzde 16 düştü. Araştırmacılar, bu kaybın yaklaşık üçte birini ekonominin yeme-içme ve konaklama sektörüne yönelmesiyle ilişkilendiriyor.

Ücretlerin düşmesi işletmelerin çalışan tasarrufu sağlayacak teknolojiye yatırım yapma isteğini de azaltabiliyor. İş gücü ucuzladığında otomasyon veya daha verimli üretim yöntemleri yerine düşük ücretli ve yarı zamanlı çalışanlara yönelmek daha kolay hale geliyor. Böylece istihdam artıyor ancak ortaya çıkan ekonomik değer aynı ölçüde yükselmiyor. Çalışmada sektördeki nitelikli işlerin payının azalırken düşük nitelikli ve güvencesiz işlerin arttığı da belirtiliyor.

Bu durum yalnızca Yunanistan’a özgü değil. Dünya Bankasının 74 gelişmekte olan ülkeyi kapsayan araştırması, gelir seviyesi düşük ekonomilerde insanların ücretli iş bulamadıklarında tarım dışı kendi hesabına çalışmaya yöneldiğini gösteriyor. Dolayısıyla küçük işletmelerdeki artış her zaman güçlü bir girişimcilik dalgasını değil, insanların kendi işlerini yaratmak zorunda kalmasını da yansıtabiliyor.

Bir fincan kahve kriz döneminde ucuz sosyalleşme alanına dönüşüyor

Bir fincan kahve kriz döneminde ucuz sosyalleşme alanına dönüşüyor

Kafelerin ekonomik krizlere rağmen müşteri bulabilmesinin bir diğer nedeni, kahvenin görece düşük maliyetli bir sosyalleşme biçimi sunması. Yunanistan araştırmasında kahve tüketiminin kültürel önemi nedeniyle talebin diğer harcamalara göre daha dirençli kaldığı belirtiliyor. Özellikle işsiz kişiler için kafeye gitmek, daha pahalı eğlence seçeneklerinin yerine geçen erişilebilir bir sosyal etkinliğe dönüşebiliyor.

Turizm de yerel halkın azalan harcamalarını kısmen telafi ediyor. Yunanistan’ın turizm gelirlerinden doğan seyahat fazlasının millî gelire oranı 2009’da yüzde 3,4 iken 2023’te yüzde 8,3’e yükseldi. Böylece kafeler, restoranlar ve oteller hem işsiz kalan insanları çalıştıran hem de ülkeden eksilen talebin bir bölümünü yabancı ziyaretçilerden karşılayan sektörler haline geldi.

Harvard Üniversitesi’nden Dani Rodrik’in “erken sanayisizleşme” araştırması da ülkelerin yeterince zenginleşmeden üretim sektöründeki işlerini kaybedebildiğini gösteriyor. İş gücü sanayi, teknoloji veya yüksek katma değerli alanlara geçemediğinde kafeler gibi emek yoğun hizmetlere yöneliyor. Bu nedenle kafe sayısındaki artış evrensel bir fakirleşme göstergesi olmasa da üretken sektörleri küçülen ülkelerde ekonomik sıkışmanın sonucu olabilir.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
Almanca Mütercim ve Tercümanlık mezunuyum. Alt yazı tercümanlığı, sosyal medya içerik üreticiliği ve editörlük görevlerinde bulundum. Onedio'da yaşam ve genel kültür kategorilerinde içerik üretiyorum. Farklı kültürleri ve birbirinden ilginç hikayeleri okuyucularla buluşturmayı seviyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın