Kimse Yaşamak İstemeyince Yıldız Şeklindeki Şehre Mahkumları Yerleştirdiler
Mimarlar kağıt üzerinde kusursuz bir şehir tasarladı. Sokaklar simetrik, savunma sistemi güçlü ve toplum düzeni eşitlik üzerine kurulacaktı. Ancak hesaplamadıkları küçük bir sorun vardı: Bu kusursuz şehirde kimse yaşamak istemiyordu.
Palmanova hem ideal şehir hem savunma makinesi olarak tasarlandı
Palmanova, Venedik Cumhuriyeti tarafından 1593 yılında bugünkü İtalya’nın kuzeydoğusunda kuruldu. Şehrin bir amacı sınırı olası Osmanlı ve Avusturya saldırılarına karşı korumaktı. Diğer amacı ise Rönesans döneminin “ideal şehir” düşüncesini gerçeğe dönüştürmekti.
Planlanan toplumda tüccarlar, çiftçiler ve zanaatkârlar bir arada yaşayacak; herkesin şehir içinde belirli bir görevi olacaktı. Palmanova’nın dışarıya bağımlı kalmadan kendi kendine yetmesi ve sakinlerinin eşit koşullarda yaşaması hedefleniyordu. Böylece askeri bir kale ile toplumsal bir ütopya aynı surların içinde birleştirilecekti.
Dokuz köşeli yıldız planının her ayrıntısı savunma için hesaplandı
Palmanova kuş bakışı izlendiğinde dokuz köşeli dev bir yıldızı andırıyor. Şehrin merkezinde altıgen biçimli geniş bir meydan bulunuyor ve ana yollar bu meydandan dışarıya doğru ışın gibi uzanıyor. Yerleşimin çevresindeki savunma hatları da birbirini takip eden geometrik halkalar oluşturuyor.
Yıldızın sivri uçları yalnızca görsel bir tercih değildi. Burçlar, saldırı sırasında şehrin farklı bölümlerinin birbirini koruyabileceği biçimde yerleştirildi. Hendekler, kapılar ve kalın savunma duvarlarıyla birlikte Palmanova, döneminin askeri mimarlık bilgisini gösteren dev bir savunma düzenine dönüştü.
Şehrin geometrisi kusursuz olsa da yeni sakinleri cezbetmek mümkün olmadı. İnsanlar sürekli saldırıya uğrama riski bulunan, yüksek duvarlarla çevrili ve giriş çıkışların sıkı biçimde kontrol edildiği bir yerde yaşamaya sıcak bakmadı. Ütopya olarak sunulan düzen, dışarıdan bakıldığında özgürlüğün sınırlanacağı bir askeri yerleşim gibi görünüyordu.
Beklenen tüccarlar, çiftçiler ve zanaatkarlar gelmeyince şehirde ağırlıklı olarak askerler kaldı
Yıllarca boş kalan evler ve sokaklar, Palmanova’nın toplumsal projesinin daha başlangıçta planlandığı gibi işlemediğini gösterdi. Venedik yönetimi 1622 yılında farklı bir çözüme başvurdu. Çok sayıda mahkum affedildi ve Palmanova’ya taşınmaları karşılığında kendilerine ev, inşaat malzemesi ve arazi sağlandı. Böylece gönüllü sakinlerle doldurulamayan ideal şehir, affedilen mahkumların yerleştirilmesiyle nüfus kazanmaya başladı.
Bu kişilerin Palmanova için belirlenen ütopyacı kurallara ne ölçüde uyduğu kesin olarak bilinmiyor. Ancak planın ironisi oldukça açık: Herkesin eşit ve belirli bir amaca sahip olacağı kusursuz toplum, orada yaşamak isteyen insan bulunamadığı için mahkumlarla kurulmaya çalışıldı.
Günümüzde yıldız biçimindeki tarihi surların içinde yaklaşık 5 bin 300 kişi yaşıyor. Palmanova’nın savunma yapıları 2017 yılında Venedik savunma eserlerinin bir parçası olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Bir dönem kimsenin yaşamak istemediği şehir, bugün mimari planı neredeyse bozulmadan ayakta kalan en dikkat çekici Rönesans yerleşimlerinden biri olarak ziyaret ediliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın