Bodrum'da Kafatası Bulunan Alanda Arama Yapıldı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Bodrum ilçesinde, kayıp kişiye ait kafatası bulunan bölgede, yeni iz arandı.İçmeler mevkisine, polis, jandarma, AFAD ve Muğla 911 Arama ve Kurtarma Derneği ekipleri geldi.Kafatası bulunan kişiye ait başka bir parça bulmak amacıyla yürütülen arama çalışmalarında, iz takip köpekleri de yer aldı. Geniş bir alanda sürdürülen arama çalışması, gruplar halinde gerçekleştirildi. Yaklaşık 4 saat süren çalışmada, herhangi bir bulguya rastlanmadı. Bodrum'da bir tersanenin çalışanları tarafından 16 Temmuz'da, iş yerinin önünde bulunan kafatasının 2019'un aralık ayında İçmeler mevkisinde kayıp başvurusu yapılan Mehmet Ali Koran'a (36) ait olduğu belirlenmiş, gözaltına alınan 4 zanlıdan 1'i tutuklanmıştı.
Yemen'de 175 Esir Daha "Takas" Edildi
SANA (AA) - Yemen'de taraflar arasındaki esir takası anlaşması kapsamında, Husilerden 100 kişi Sana'ya ulaşırken, hükümet yanlısı 75 esir de Aden'e vardı.Havalimanı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Husilerin kontrolündeki Sana'dan havalanan ve hükümet yanlısı 75 esiri taşıyan Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne (ICRC) ait uçak Aden'e ulaştı.Öte yandan ICRC'nin hükümetin geçici başkenti Aden'den havalanan ve Husilerden 100 esiri taşıyan uçağı da Sana'ya indi.Böylece iki taraftan 175 kişi daha serbest kalırken, hükümet ile Husilerin takas ettiği esir sayısı 885'e çıktı.Gün içinde Husilerden 100, hükümetten 76 kişinin daha serbest bırakılması bekleniyor.Yemenli taraflar arasındaki esir takası anlaşması kapsamında, Yemen hükümetinin 470 ve Husi milislerin 240 esiri serbest bırakmasıyla dün takas edilen esir sayısı 710'e ulaşmıştı. Müzakere ve esir takası sürecinde ICRC'den dün yapılan yazılı açıklamada taraflar arasında 1000'den fazla esirin serbest bırakılmasının beklendiği belirtilerek, beş buçuk yıl süren çatışmaların başlangıcından bu yana en büyük çapta esir takasının yapıldığı vurgulanmıştı.Esir takası anlaşmasıBirleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths, 18 Eylül'de İsviçre'de Yemen hükümeti ile Husiler arasında esir ve tutuklular konusunda müzakerelerin başladığını duyurmuştu.İsviçre'nin Montrö kenti yakınlarındaki Glion kasabasında 27 Eylül'de sona eren Yemen Esir Takası Denetleme Komitesinin dördüncü toplantısının ardından, Özel Temsilci Griffiths'in ofisi ve ICRC'den yapılan ortak açıklamada, Yemen hükümeti ve Husilerin, 1081 esir ve tutuklunun derhal serbest bırakılması konusunda anlaşmaya vardığı belirtilmişti.İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin kontrolünü elinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.BM'nin verilerine göre, Yemen hükümet güçleri ve Husiler arasında 6 yıldır devam eden çatışma nedeniyle 12 bini sivil olmak üzere 112 bin kişi hayatını kaybetti.
Bursa Gemlik'te Hafriyat Dökülerek Kirletilen Doğal Alanlar Temizlenecek
BURSA (AA) - Bursa'nın Gemlik ilçesinde doğal alanlara döküldüğü belirlenen hafriyat ve çöpler kaldırılacak.Umurbey Mahallesi'nde yeşil alanlara ve yol kenarlarına kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce bir süredir döküldüğü belirlenen hafriyat kirliliğe neden oldu.Mahalle sakinlerinin de tepkisi üzerine, ormanlık alana kadar uzanan hafriyat ve çöplerin toplanması için çalışma başlatıldı.Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan, yaptığı açıklamada, konunun takipçisi olduklarını belirtti.Çevrenin kirletilmesine tepki gösteren Sertaslan, 'İlçemizde bazı bölgelerin gelişigüzel hafriyat alanı haline dönüştüğünü tespit etmiş bulunmaktayız. Gerekli temizlik çalışmalarına başladık. Sorumluları bulup gereğini yapacağız.' ifadesini kullandı.
Sarkozy'e Libya Soruşturmasında Mali Savcılıktan "Suç Örgütü Kurma" Suçlaması
PARİS (AA) - Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, hakkındaki '2007'deki cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasına Libya'dan yasa dışı finansman sağladığı' iddiasıyla açılan soruşturmada, 'suç örgütü kurmak'la da suçlanacak.Fransa Ulusal Mali Savcılığından yapılan açıklamada, yolsuzluk, seçim kampanyasına yasa dışı finansman sağlama ve kamu fonlarının zimmete geçirilmesini saklamakla suçlanan Sarkozy’e suç örgütü oluşturma suçlaması da yöneltileceği belirtildi.Sarkozy hakkındaki iddialarSarkozy'nin, '2007'de cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasını yürütmek için o zamanki Libya lideri Muammer Kaddafi'den yasa dışı maddi destek aldığı ve kampanyayı bu destekle yürüttüğü' iddia ediliyor. Devrik Libya lideri Kaddafi, 2011'de öldürülmeden kısa süre önce verdiği bir röportajda, 'Sarkozy İçişleri Bakanı iken (2007) bana geldi ve para istedi. Ben de verdim. Sayemde seçimi kazandı.' ifadelerini kullanmıştı. 2019'da iş insanı Ziad Takieddine de 2006 sonlarında Libya'dan Sarkozy'ye 5 milyon avro getirdiğini öne sürmüştü.İddialar üzerine 2013'te ön soruşturma açılmıştı. 5 yıl süren ön soruşturma sonrası Sarkozy, 21 Mart 2018'de Paris'te gözaltına alınmış, yaklaşık 30 saat süren gözaltı sürecinin ardından hakkında 'cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasına yasa dışı finansman sağladığı, yolsuzluk yaptığı ve Libya kamu fonlarını gizlediği' iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı.Sarkozy, 10 gün önce yolsuzlukla mücadele yargıçlarına ifade vermişti.
Kktc Başbakanı Tatar'dan Acil Durum Hastanesine Ziyaret
LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar, inşaatı devam eden Acil Durum Hastanesinde incelemelerde bulundu.Başbakan Tatar, Türkiye tarafından KKTC'de yaptırılan Acil Durum Hastanesinin inşaat alanını ziyaret ederek, incelemelerde bulundu ve yetkililerden bilgi aldı.Tatar, hastane içerisinde bulunan ve kısa süre önce faaliyete giren PCR testi merkezine de ziyarette bulundu.İnşasına ağustosta başlanan hastanenin kısa sürede hizmete girmesi öngörülüyor.KKTC Sağlık Bakanı Ali Pilli ile Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu da Tatar'a eşlik etti.100 yatak ve 24 yoğun bakım kapasitesiAcil durum hastanesi, 24'ü yoğun bakım odası olmak üzere, toplam 100 yatak kapasitesine sahip olacak.Tam donanımlı 6 ameliyathane bulunacak hastanede, anjiyo ve endoskopi de yapılabilecek.Hastanenin bir laboratuvarı, MR, ultrason, tomografi ve röntgen ünitelerinin bulunduğu görüntüleme merkezi de olacak.
Reklam
Başkentte Kovid-19 Denetimi Devam Ediyor
ANKARA (AA) - İçişleri Bakanlığınca 'Sağlık İçin Hepimiz İçin' sloganıyla yayımlanan genelge kapsamında, Pursaklar ilçesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri denetimi yapıldı. Pursaklar Kaymakamı Mehmet Yıldız ile Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin'in de katıldığı denetimlerde, maske ve sosyal mesafe kurallarının yanı sıra alınan tedbirler yerinde incelenerek esnaftan müşterileri bilinçlendirmeleri konusunda destek istendi.Pursaklar Kaymakamı Mehmet Yıldız, denetimlerin aynı zamanda rehberlik etme amacı da taşıdığını belirterek, 'Vatandaştan da esnaftan da yardımcı olmalarını istiyoruz. Bakanımız, Ankara'da memnuniyet verecek derecede düşüş olduğunu açıkladı. Yine de biz bunu yeterli görmüyoruz. İlçemizde mevcut vaka sayılarını aşağı çekmek için denetimleri sürdürmek gerektiğini düşünüyoruz.' dedi.Denetimlerin gün boyunca, yaklaşık 30 ekip ve 200 personelle sürdürüleceğini açıklayan Yıldız, Merkez Mahallesi Muhtarı Mustafa Onat'tan mahallede alınan tedbirler hakkında bilgi aldı. Yıldız, dün itibarıyla ilçede yaklaşık 40 kişiye maske takmamaktan, 6 kişiye de filyasyon tedbirlerine uymamaktan ceza uyguladıklarını kaydetti. 'Bu virüsten kurtulana kadar işi sıkı tutmak zorundayız'Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin ise yaklaşık sekiz aydır pandemiyle mücadele konusunda titiz davrandıklarını, Bilim Kurulu ve bakanlıkların genelgeleri doğrultusunda çalışmalara devam ettiklerini belirterek, 'Sağlık Bakanımızın Ankara'daki vaka sayılarında düşüş görüldüğünü söylemesi bizi çok mutlu etti, motivasyonumuzu artırdı. Bu virüsten kurtulana kadar işi sıkı tutmak zorundayız.' ifadelerini kullandı.İlçede bir devlet, bir de pandemi hastanesi bulunduğu, çok sayıda test yapıldığını, bu yüzden de vaka sayılarının ilçede çok göründüğünü anlatan Çetin, kullanılmış maskelerin tıbbi atık olarak değerlendiğini, ilçede 300 ayrı noktala tıbbi atık çöp kutuları koyduklarını da sözlerine ekledi. Denetimlerin ardından, ilçedeki temizlik görevlileriyle toplu fotoğraf çekimi yapıldı.
Milli Eğitim Bakanı Selçuk, "Erken Çocukluk Eğitimi Tanıtım Toplantısı"Nda Konuştu:
İSTANBUL (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, çocuklar için Erken Çocukluk Eğitim Takvimi hazırladıklarını belirterek, 'Bir velimiz veya öğretmenimiz, '365 gün boyunca bir çocukla ne yapılır, nasıl yapılır, hangi oyunlar oynanır, hangi bilimsel terimler gözden geçirilir, günün sözü nedir, o gün için değerlerimizle ilgili nasıl bir içerik vardır?', bütün bunları her gün takvim yaprağında bulma imkanına sahipler.' dedi. Selçuk, Zeytinburnu Şehit İbrahim Yılmaz Anaokulunda düzenlenen 'Erken Çocukluk Eğitimi Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, geçen hafta okul öncesi eğitim kurumlarının 5 gün olmak üzere açıldığını anımsatarak, çocukların okula rahatça gitmesi için her türlü ortamı sağladıklarını söyledi. Okul öncesi eğitimi zenginleştirmek amacıyla TRT EBA televizyonunda 12 Ekim'den itibaren okul öncesi çocuklar için hazırladıkları program dizisinin günde 2 kere yayımlandığını aktaran Selçuk, çocukların her ortamda ve fırsatta, daha çok ve nitelikli eğitim alabilmesi için fırsat oluşturduklarını, 'Ailece' adı altında bir kuşakla da bu programı desteklediklerini dile getirdi. 2023 Eğitim Vizyonu'nda okul öncesi ve erken çocukluk eğitiminin vurgulandığını kaydeden Selçuk, vizyondaki hedeflere ne kadar ulaştıklarını defalarca gözden geçirdiklerini ve eksiklikleri kontrol ettiklerini, ciddi bir mesafe aldıklarını da kanıtlara dayalı olarak gösterebildiklerini ifade etti. Bakan Selçuk, 2019-2020 eğitim öğretim yılında yaklaşık yaklaşık 1 milyon 700 bin öğrencinin okul öncesi eğitime devam ettiğini hatırlattı. Öğretmenlere yönelik 450 etkinliğin yer aldığı öğretmen etkinlik kitabı çok sayıda destek materyalle çalışmaların daha da zenginleşmesine gayret gösterdiklerini belirten Selçuk, bunun çocuklar için olan 3 ciltlik içeriğinin de hem web ortamında hem de baskılı olarak sunulduğunu bildirdi. Çocukların ihtiyaç duydukları kırtasiye malzemelerin karşılanması ve belli durumlarda çocuklara ödenek gönderilmesi için çalışmaları sürdürdüklerini dile getiren Selçuk, 'Ancak Türkiye'de 14 bin civarında mezra ve köy var. Yani erişimde kısmen sorun yaşayan çocuklarımız için de özel çalışmalar yapıyoruz. Gezici öğretmen sınıfı, taşıma merkezi ana sınıfı, gezici sınıf ve yaz okulları, bu çalışmalardan bazıları. Bu dönemde 14 bin mezra ve köy halkı yerleşim yerindeki yaklaşık 20 bin civarında çocuk için, onların şartlarına uygun olarak da gezici öğretmen modeliyle bu desteğimizi sürdürmüş oluyoruz.' diye konuştu. 'Çocuklarımız için Erken Çocukluk Eğitim Takvimi hazırladık'Çocuklar ve öğretmenlerin desteklenmesi amacıyla yaptıkları daha birçok çalışma olduğuna ve bunların hayata geçtiğine işaret eden Selçuk, erken çocukluk dönemi eğitimine ilişkin yapılan çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi:'Çocuklarımız için Erken Çocukluk Eğitim Takvimi hazırladık. Bir velimiz veya öğretmenimiz, '365 gün boyunca bir çocukla ne yapılır, nasıl yapılır, hangi oyunlar oynanır, hangi bilimsel terimler gözden geçirilir, günün sözü nedir, o gün için değerlerimizle ilgili nasıl bir içerik vardır?', bütün bunları her gün takvim yaprağında bulma imkanına sahipler. 'Benim Oyun Sandığım' adı altında bir sandığımız var. Bu sandığımız bir çocuğun okul öncesinde ihtiyaç duyabileceği hemen her şeyi içinde barındırıyor. Bu sandıkta çocukların çok daha erken yaşlarda, okula, hatta ana sınıfına gelmeden önceki yıllarda neyi nasıl yapabileceği konusunda çok zengin materyaller var ve bunu çocuklarımıza ulaştırıyoruz. Konuşan duvarlarla ilgili bir çalışmamız var. 'Bir Şeyden Çok Şey' etkinlik setimiz var. 'İlk Arkadaşım' kitapçığı da bu çalışmalardan bir tanesi.'Milli Eğitim Bakanı Selçuk, bu çalışmaları erişemedikleri ve az eriştikleri hiçbir çocuğun kalmaması, öğretmenlerin yalnız hissetmemesi amacıyla yaptıklarını ifade ederek, 'Her zaman onların yanındayız ve ihtiyaç duydukları her türlü materyali karşılamak için çalışıyoruz.' dedi. 'Erken çocukluk eğitimindeki çalışmalarımıza hızla devam edeceğiz'Akademisyen ve öğretmenlerin bu çalışmaları yaparken büyük bir gayret gösterdiklerine dikkati çeken Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bu çalışmaları yaparken sanırsınız bilimsel çalışma yapmıyorlar, bir şekilde resmi bir görevle meşgul değiller, sadece oyun oynuyorlar. Oyun oynar gibi yapılan bu çalışmaların bereketi ve eğlencesi çok daha yüksek. Çocuklar için bir şey yapıyor olmanın hazzı gerçekten inanılmaz. Bu hazzı hep birlikte paylaşma fırsatı veren emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, meslektaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Çünkü bu işler el birliği, iş birliği ve gönülle olur. Eğer bunu sadece resmi görev çerçevesinde yapmaya çalışırsak emin olun eksik, zayıf ve kimsesiz kalır. Bunun önüne geçebilmek için de hep birlikte çocukların gözündeki pırıltıyı artırmak, ışıklarını yükseltmek ve yüceltmek için daha çok çalışmamız lazım, çok ödevimiz var. Bu ödevlerimizi yapmak için de erken çocukluk eğitimindeki tüm çalışmalarımıza daha büyük bir hızla devam edeceğiz. Çocuklarımızın okula geliyor olmasıyla yetinmiyoruz, aynı zamanda EBA TV'deki içeriklerle desteklenmesini, burada ismini saydığım eğitim paketleri ve destek materyalleriyle de zenginleşmelerini sağlamaya gayret ediyoruz. Bu çalışmalarımız daha da artacak.'Bakan Selçuk, 'Benim Oyun Sandığım' setinin ulaştığı öğrencilerle görüştüMilli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, konuşmasının ardından 'Benim Oyun Sandığım' setinin ulaştırıldığı Elazığ Merkez Yukarı Çakmak Köyünde yaşayan okul öncesi eğitimi alamayan Elif Barunduk ve öğretmen Nihan Karabulut'la canlı bağlantıyla görüştü. Selçuk, Karabulut ile Barunduk ve ailesini selamlayarak, İstanbul'dan sesleniyor olmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi. Öğretmen Karabulut, yaptıkları çalışmalar doğrultusunda il merkezine bağlı 45 öğrencinin okul öncesi eğitim alamadığını, bulundukları yerde okul olmadığını, bu öğrencilerin taşımalı sistemle kilometrelerce uzaklıktaki başka okullara gidemeyecek kadar küçük olduğunu, Barunduk'un da bu öğrencilerden biri olduğunu ve 'Benim Oyun Sandığım' projesi sayesinde artık öğretmenlerin öğrencilerin yanına gittiğini anlattı. Karabulut, Barunduk'un sandıktan çıkan materyalleri çok beğendiğini aktararak, buradan çıkan resim defterine çizdiği resmi gösterdi. Bakan Selçuk, resmi çok beğendiğini dile getirerek, Karabulut'un sözlerine üzerine şöyle konuştu:'Öylesine içtenlikle, sevgiyle, sadakatle bağlanmışsınız ki bu mesleğe, anlatırken sanki çok büyük bir heyecanın, müthiş bir mutluluğun içerisinde bir dil kullanıyorsunuz. Burada imkan var, sandıklar, kitaplar, araçlar, gereçler gibi, bunlar bizim vazifemiz, bunlar için teşekkür etmeniz gerekmiyor. Bunun daha fazlasını yapmak bir ülke ödevi, bunu hep beraber yapacağız. Bütün bu materyalleri oluşturmak nispeten kolay ama sizin yüreğiniz olmazsa biz bunu işi başaramayız. O yüreğin dolu dolu olduğunu şu anda görüyorum. Milletim ve meslektaşlarım adına size teşekkür ediyorum.'Bakan Selçuk'tan minik Kezban'a resim sözüBakan Selçuk, Afyonkarahisar Sinanpaşa ilçesi Balmahmut Köyünde yaşayan okul öncesi eğitim alamayan Kezban Öztürk ve öğretmen Meryem Eksen'le de görüntülü görüştü. Oyun sandığını alarak 'öğretmen ve okul olmak' için Öztürk'ün evine gittiklerini belirten Eksen, Kezban'ın sandığın içindeki materyalleri çok beğendiğini aktardı. Kezban Öztürk de Bakan Selçuk'a halini hatırını sordu, sandıktan çıkan hediyelerden duyduğu mutluluğu ifade etti.Bakan Selçuk, resim yaptığını dile getiren Öztürk'e, 'Çok güzel olmuş, harika olmuş. Bir kalbin içerisine çiçek konulmuş. Çok beğendim.' yanıtını verdi. Selçuk'un 'Resmi bana hediye edecek misin?' sorusunu Öztürk, 'Tabii ki de.' diye cevapladı. Selçuk da Öztürk için bir resim yaparak göndereceği sözünü verdi.
Reklam
Seri Muhakeme Ve Basit Yargılama Usulleri Başarıyla Uygulanıyor
ANKARA (AA) - Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 1 Ocak 2020'de uygulamaya konulan seri muhakeme ve basit yargılama usullerinin birer reform olarak kayıtlara geçtiğini belirterek ilk 9 aylık uygulamanın oldukça başarılı olduğunu bildirdi. Adalet Bakanlığı, yargılamaların hızlandırılması ve sadeleştirilmesi hedefi doğrultusunda hayata geçirilen seri muhakeme ve basit yargılama usullerinin ilk 9 ayına ilişkin bilgi paylaştı. Açıklamada, seri muhakeme usulünün uygulandığı yılın ilk 9 ayında Cumhuriyet Başsavcılıklarındaki 32 bin 178 dosyada şüpheliye seri muhakeme teklifi yapıldığı, bu dosyalardan 30 bin 75'inde talepname düzenlenerek mahkemeye gönderildiği bildirildi. Basit yargılama usulünün uygulandığı yılın ilk 9 ayında ise 107 bin 94 suçla ilgili basit yargılama usulünün tercih edildiği, 37 bin 225 suçla ilgili karar verildiği kaydedildi. Yaklaşık 70 bin suçla ilgili işlemlerin devam ettiği belirtildi.Bu usullerle ilgili düzenleme yürürlüğe girmeden önce ceza uyuşmazlıkları dosyalarında kararların kesinleşmesinin ortalama iki yıl sürdüğü vurgulandı. Nasıl uygulanıyor?Seri muhakeme usulünde şüphelinin avukatın yanında teklifi kabul etmesi halinde cumhuriyet savcısı, mahkemeye talepname gönderiyor. Mahkemede aynı gün içerisinde hüküm verilerek süreç bir günde tamamlanıyor ve çok kısa sürede infaz sürecine geçilmiş oluyor.Basit yargılama usulü ise asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren ve üst sınırı iki yıla kadar olan suçlarda uygulanıyor. Mahkeme tarafından basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilen dosyada, taraflara iddianame tebliğ edilerek beyan ve savunmalarını 15 gün içinde yazılı olarak bildirmeleri isteniyor. Sürenin bitiminde, mahkeme duruşma açmadan dosya üzerinden karar veriyor.Bakanlığın açıklamasını Twitter hesabından paylaşan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 'Hukuk sistemimize kazandırdığımız seri muhakeme ve basit yargılama usulleri birer reform olarak kayıtlara geçti. İlk 9 aylık uygulama oldukça başarılı. Tüm yargı mensuplarımıza teşekkür ediyorum.' ifadesini kullandı.
Grafikli - Kırgızistan'daki Siyasi Kriz Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov'u İstifaya Götürdü
BİŞKEK (AA) - ALİ CURA - Kırgızistan'da 4 Ekim'de yapılan parlamento seçiminin sonuçlarının protesto edilmesiyle başlayan siyasi kriz, Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov’un istifasını getirdi.Son 15 yıldır 'yolsuzluk' iddiaları sık sık gündeme geldiği için 2005 ve 2010’da çıkan olaylar yüzünden cumhurbaşkanı değiştirmek zorunda kalınan Kırgızistan’da 4 Ekim'de yapılan parlamento seçimlerinin sonuçları, ülkeyi bir kez daha cumhurbaşkanını istifaya zorlayan yeni bir kaosa sürükledi.Katılım oranının yüzde 55 civarında olduğu seçimin ilk sonuçlarına göre, 4 siyasi parti yüzde 7'lik barajı aşarak 120 sandalyeli meclise girmeye hak kazandı. Gelecek 5 yıl görev yapacak milletvekili seçim yarışına katılan 16 siyasi partiden 'Birimdik' (Birlik), 'Mekenim Kırgızistan' (Vatanım Kırgızistan), 'Kırgızistan' ve 'Bütün Kırgızistan' meclise girmeyi başardı. Böylece mevcut Meclis Başkanı Dastanbek Cumabekov'un aday gösterildiği Kırgızistan Partisi yerini korurken diğer 3 parti ilk kez parlamentoya girmeye hak kazandı.Seçim sonuçlarının iptal edilmesi istendiSeçimler öncesinde başlayan siyasi parti liderlerinin karşılıklı suçlamaları, taraftar kavgaları, saldırılar, yolsuzluk iddiaları seçim sonrasına da taşındı.'Ata Meken', 'Bir Bol', 'Reforma', 'Bütün Kırgızistan', 'Çok Kazat' partileri ve diğerlerinin barajı aşamadığının ilan edilmesiyle 5 Ekim’den itibaren ülkede sokaklar karıştı. 'Milletvekili seçimlerinin adaletli geçmediğini ve oyların satın alındığını' iddia eden parti liderleri, seçim sonuçlarının iptal edilmesini istedi. Barajı geçemeyen partilerin lider ve üyeleri, seçim sonuçlarını protesto etmek için başkent Bişkek'in ana meydanı Ala-Too'ya çıktı.Bazı göstericilerin Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na doğru yürüyüşe geçmesi ve sarayın ön tarafındaki kapıları zorlaması üzerine polis kalabalığa sert müdahale etti. Göstericiler de polise taş atarak ve çöp konteynerlerini ateşe vererek karşılık verdi.Eski Cumhurbaşkanı Atambayev, cezaevinden çıkarıldı6 Ekim'de gecenin ilerleyen saatlerinde protestocular, 'iktidar yanlısı partilerin hile yoluyla seçimleri kazandığı' iddiasıyla cumhurbaşkanlığı ve hükümet binalarını işgal etti. Polis, bu defa göstericilere müdahale etmedi. Göstericilerin işgal ettiği Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın üst katlarında yangın çıktı ve bir süre sonra bu yangın söndürüldü. Çıkan olaylarda 120 kişi ağır yaralandı, 1 kişi yaşamını yitirdi.Daha sonra protestocular, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na yakın mesafede bulunan ve eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev'in kaldığı Milli Güvenlik Devlet Komitesi'ndeki cezaevine giderek arbede çıkardı. Ardından Atambayev kaldığı cezaevinden çıkarılarak taraftarlarına teslim edildi.Atambayev'in iktidarı döneminde 11 yıl 6 ay hapse mahkum edilen ve suçunu kabul etmediği için Cumhurbaşkanı Ceenbekov'un iktidarında çıkarılan af yasasından kendi isteği ile yararlanmayan eski milletvekili Sadır Caparov da kaldığı hapishaneden serbest bırakıldı. Caparov, 4 Ekim'deki parlamento seçimlerinde seçim barajına az farkla takılan 'Mekençil' adlı siyasi partinin aday listesinin 2. sırasında yer almıştı.Milletvekili seçim sonuçları iptal edildiCumhurbaşkanı Ceenbekov, bazı siyasi güçlerin seçim sonuçlarını bahane edip iktidarı ele geçirmek istediklerini belirterek, aynı gün (6 Ekim) Kırgızistan Merkez Seçim Komisyonu'na 4 Ekim'de yapılan milletvekili seçim sonuçlarının iptal edilmesini tavsiye etti. Merkez Seçim Komisyonu, 6 Ekim'de seçim sonuçlarını iptal etti. Devam eden olaylar nedeniyle Kırgızistan Başbakanı Kubatbek Booronov ve Parlamento Başkanı Dastan Cumabekov görevlerinden istifa etmek zorunda kaldı.Kırgızistan'da seçim sonuçlarını kabul etmeyen muhaliflerin kamu kurumlarını işgali sürerken ülkede durumun kontrol altına alınması için Koordinasyon Kurulu oluşturuldu ve başına eski Bütün Kırgızistan Partisi lideri Adahan Madumarov getirildi. Koordinasyon Kurulunca Bütün Kırgızistan Partisi Üyesi Kursan Asanov İçişleri Bakanlığından ve Parti Üyesi Ömürbek Suvanaliyev de güvenlik güçlerini koordine etmekten sorumlu yapıldı. Kurulun ömrü uzun sürmedi. Asanov ile Suvanaliyev, sorumlu oldukları kurumların personellerince uzaklaştırıldı. Asanov, 'daha sonra kitlesel olaylar çıkardığı' iddiasıyla gözaltına alındı.Hapisten çıkarılan Caparov’a 'başbakanlık' görevi verildiSeçim barajını aşamayan siyasi partilerin taraftarlarının organizasyonunda bir otelde bazı meclis üyeleri toplantı yaptı. Toplantıda, Meclis Başkanlığı görevine Milletvekili Mıktıbek Abdıldayev ve geçici Başbakanlık görevine de 51 yaşındaki Sadır Caparov seçildi.Madumarov'un liderliğinde kurulan Koordinasyon Kurulu'nu tanımayan Caparov, Ala-Too Meydanı'nda taraftarlarıyla bir araya gelerek ülkede hukuki düzeni sağlamak için elinden gelen gayreti göstereceğini belirtti. Bişkek'te 7 Ekim’de 24 saat boyunca göreve çıkmayan güvenlik güçlerinin yokluğunu fırsat bilen bazı gruplar, şehirde yağma teşebbüsünde bulundu.Ülkede olaylar kontrolden çıkarken, gün içinde bakanlıklar, televizyon binaları, kamu ve belediyelerdeki makamlar işgal edilmeye çalışıldı. Bişkek ve Oş Büyükşehir Belediye Başkanları görevinden istifa etti.Bazı parti taraftarlarının baskısı üzerine görevlerinden ayrılan Bişkek ve Oş Belediye Başkanları, 8 Ekim'de makamlarına tekrar geri döndü.Ülkenin çeşitli bölgelerinde yabancıların işlettiği altın madenlerine baskınlar düzenlendiği, madendeki yapıların ateşe verildiği, yağmalandığı ve işgal edilmeye çalışıldığı haberleri geldi. Muhalifler arasında 'iktidar kavgası' başladıGeçici başbakanlık koltuğuna oturtulan Sadır Caparov'un taraftarları, Başbakanlık binası önündeki gösterilerde, Caparov'un başbakanlık koltuğunda kalmasını istedi.Başbakanlık binasının diğer tarafında toplanan Reforma, Ata Meken, İman Nuru Adalet ve Kalkınma adlı parti temsilcileri de başbakanlık koltuğuna genç ve yeni yüzün oturması amacıyla gösteri yaptı.Gösteride, Başbakanlık kapılarının açılması ve kurulmaya çalışılan yeni geçici kabinede Ata Meken Partisi Adayı Tilek Toktogaziyev'in yer alması talepleri dile getirildi. Caparov'u tanımayanlar, Tilek Toktogaziyev’i başbakanları olarak ilan etti.Başbakanlıkta makam mücadelesi yapılırken bina dışında da her iki kesim arasında sert tartışmalar yaşandı.Cumhurbaşkanı Ceenbekov, 8 Ekim'de göstericilere ateş açılması ve olağanüstü halin ilan edilmesi için bilinçli olarak talimat vermediğini, tüm siyasi güçlerin masada toplanmaları çağrısında bulundu.Taraflardan hiçbirinin durumu çözmek için tek bir müzakere platformunu sunmadığını sitem eden Ceenbekov, siyasi güçlerin teklifini beklediğini ifade etti. Ceenbekov, ülkenin hukuki zemine oturur oturmaz cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılmaya hazır olduğunu duyurdu.Ceenbekov, Merkez Seçim Komisyonunun milletvekili seçim sonuçlarını iptal ettiğini ve Komisyonun yeni seçim tarihiyle ilgili kararın alınmasından sonra mevcut siyasi gerilimi düşüreceğine dikkati çekti. Atambayev, Ceenbekov’u istifaya çağırdıCezaevinden çıkarılan eski Cumhurbaşkanı Atambayev, Ceenbekov'un istifasını talep etmek için taraftarlarıyla başkent Bişkek'teki Ala-Too Meydanı'nda toplandı.Ala-Too Meydanı'na yakın mesafedeki Başbakanlık binası önünde gösterilerini sürdüren Caparov'un destekçileri, Atambayev'in taraftarlarının bulunduğu alana gelerek arbede çıkardı.Taş ile müdahale sonucu Atambayev'in taraftarları dağılırken, kalabalık içinde bulunan kimliği belirsiz 1 kişi tarafından Atambayev'in zırhlı aracı kurşunlandı.Atambayev ve oğulları, 10 Ekim'de evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Oğulları, emniyet müdürlüğünde bir süre tutulduktan sonra serbest bırakıldı.Bişkek’te OHAL ilan edildi Cumhurbaşkanı Ceenbekov, 12 Ekim'de kitlesel olaylar nedeniyle can ve mala olası saldırıların önlenmesi amacıyla başkent Bişkek'te Olağanüstü Hal (OHAL) ilan etti.19 Ekim saat 05.00'e kadar geçerli olacak karar uyarınca, 22.00-05.00'te sokağa çıkma yasağı uygulamaya konuldu.Ordu, Bişkek'in girişlerinde, polis ise şehir içindeki asayişi kontrol etmeye başladı. Ordu ve polise, şehir sakinlerinden oluşturulan gönüllü sivil hareketleri de destek verdi.OHAL, parlamento tarafından 16 Ekim'de iptal edildi. Başbakan ve yeni kabine belli olduCumhurbaşkanı Ceenbekov, toplumda Caparov'un Başbakanlığı ve kabinesinin meşruiyetinin sorgulandığını gerekçe göstererek, Caparov'un hükümet yapısı ve programının onaylanması için kendisine gönderdiği kararnameyi veto etti.Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, başbakan adayı, hükümetin programı, yapısı ve kabine üyelerinin onaylanması için Meclisin salt çoğunluğunun, yani en az 61 milletvekilinin, oylamaya bizzat katılması gerektiği vurgulandı.Bu arada, Meclis Başkanlığı görevine 6 Ekim’de seçilen Bir Bol Partisi Milletvekili Mıktıbek Abdıldayev'in görevinden istifa etmesinin ardından Genel Kurulda yeni başkan için seçim yapıldı. Kırgızistan'da Meclis Başkanlığı görevine Kırgızistan Partisi Başkanı Kanat İsayev seçildi.Ceenbekov'un önerisi ile Ala-Arça Cumhurbaşkanlığı Konutları'ndaki Kongre Merkezi'nde toplanan mevcut 120 sandalyeli Meclis üyelerinden 83'ü, Caparov'un başbakanlığı ve kabinesine güvenoyu verdi.Caparov, meclis oturumunda sabıkalı olup olmadığına ilişkin soruya, bir suç işleyerek cezaevine girmediği, siyasi suçlu olduğu yanıtını verdi.Ceenbekov, 14 Ekim'de Caparov başbakanlığında kurulan yeni kabinenin üyelerinin atamalarına ilişkin kararı imzaladı.Yeni kabinede, FETÖ geçmişi olan isimKabine üyelerinin büyük çoğunluğunu değiştiren Caparov'un özellikle Eğitim ve Bilim Bakanlığına getirdiği Almazbek Beyşenaliyev'in özgeçmişi dikkat çekti.Beyşenaliyev'in Türkiye'de terör örgütü ilan edilen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki yüksek eğitim kurumunda ve bu kurumdan mezun olanların kurduğu dernekte yöneticilik yaptığı göze çarptı. Özgeçmişinde Beyşenaliyev, Gülen yandaşlarının 1996'da kurduğu Ala-Too Uluslararası Üniversitesinde 2008-2010'da uluslararası bölümde öğretim görevlisi ve 2014-2017'de Bilim Araştırma ve Dış İlişkilerden Sorumlu Rektör Yardımcılığı görevini üstlendi.Beyşenaliyev, yine Gülen'in kurucusu olduğu bilinen okullarından mezun olanların kurduğu 'Kırgızistan Genç İşadamları Derneğine' 2007-2010'da başkanlık etti.Beyşenaliyev, Başbakanlık Eğitim, Kültür ve Spor Daire Başkanı ile görevini de üstlendi. Caparov ve taraftarlarından da Ceenbekov’a 'istifa' çağrısıKırgızistan'da Başbakanlık koltuğuna oturan Caparov ve taraftarları, Cumhurbaşkanı Ceenbekov'un istifasını ve parlamentonun da kendini feshetmesini talep etti. Ertesi gün (15 Ekim) Cumhurbaşkanı Ceenbekov görevinden istifa etme kararı aldığını açıklayarak, kendisi için her şeyden önce Kırgızistan'da barış, ülkenin bütünlüğü, halkın birliği ve toplumdaki huzurun önemli olduğunu vurguladı.Başbakanlık binası önündeki destekçilerine seslenen Başbakan Caparov, Ceenbekov'un istifasının ardından Meclis Başkanı Kanat İsayev'in cumhurbaşkanlığı görevlerini yerine getirmeye hazır olmadığını bildiren dilekçe yazdığını aktararak, 'Böylece cumhurbaşkanlığı yetkileri bana devredildi.' dedi.Milletvekili seçimlerinin iptali ve Ceenbekov'un istifasının ardından Caparov'un gelecek günlerde yeni cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin tarihini ilan etmesi bekleniyor.
İstanbul'da, Bangladeşli Bir Kişiyi Alıkoyup Fidye İsteyen 3 Şüpheli Tutuklandı
İSTANBUL (AA) - Bangladeşli bir kişiyi bir hafta alıkoyup, ailesinden 20 bin avro fidye istediği iddia edilen 3 şüpheli tutuklandı.Alınan bilgiye göre, Bangladeş uyruklu öğrenci Muhammed Rahman (24), sosyal medyadan tanıştığı bir kadının kendisini eve davet etmesi sonucu 27 Eylül'de Bağcılar'da bulunan bir eve gitti.Eve girdiği anda 3 şüpheli tarafından darbedilen Rahman'ın elleri ve ayakları bağlandı. Şüphelilerin sosyal medya üzerinden ailesinden 20 bin avro fidye istediği Rahman, 3 Ekim'e kadar evde alıkonuldu ve işkenceye uğradı.Ailesinin Bangladeş'te bir banka hesabına bin avro yatırmasının ve daha fazla paralarının bulunmadığını bildirmesinin ardından, Rahman evden çıkarılıp bir halk otobüsüne bindirilerek serbest bırakıldı.Karakola durumunun bildirilmesi üzerine çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, birçok güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyerek şüpheliler Eyüp G. (46), Eren G. (19) ve Seyit A'yı (18) gözaltına aldı.Müşteki Rahman'ın da teşhis ettiği şüphelilerin 'uyuşturucu madde ticareti' ve 'kasten yaralama' suçlarından kayıtlarının olduğu öğrenildi.Emniyetteki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' ve 'yağma' suçlarından tutuklandı.
Reklam
Bursa Ve Çevre İllerde Kovid-19 Denetimi Yapıldı
BURSA (AA) - Bursa, Eskişehir, Çanakkale, Balıkesir ve Yalova'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) denetimi gerçekleştirildi.Bursa'da, İçişleri Bakanlığının genelgesi doğrultusunda il genelinde Kovid-19 denetimleri yapıldı.Vali Yakup Canbolat Nilüfer ilçesindeki çalışmalara katıldı, diğer ilçelerde de kaymakamlar öncülüğünde parklar, bahçeler ve iş yerleri denetlendi.Denetimlerde vatandaşlara maske ve sosyal mesafe konularında uyarılarda bulunuldu.EskişehirEskişehir'de ekipler tarafından vatandaşların gün içinde toplu olarak bulundukları ana caddeler, alışveriş yerleri, park ve bahçeler, ekmek fırınları, çay ocakları gibi yerler denetlendi. Denetlemede temizlik, maske ve fiziki mesafe kurallarına uyulup uyulmadığına dikkat edildi.Vatandaşlara yönelik rehberlik edici ve bilinçlendirmeye yönelik bilgilendirmelerde de bulunuldu.ÇanakkaleÇanakkale’deki denetimlerde maske, sosyal mesafe ve hijyen konuları kontrol edildi.İl Emniyet Müdürlüğü, zabıta ekipleri ve ilgili kurumların çalışanlarından oluşan ekipler, kentin yoğun noktaları olan İskele Meydanı, Kayserili Ahmet Paşa, Atatürk ve Troya ve İnönü caddelerinde denetim gerçekleştirdi.Toplu taşıma araçlarında yolcu sayısı, maske, ateş ölçümü ve hijyen kurallarına bakıldı.Otobüs şoförleri ve yolcular tedbirli olmaları konusunda uyarıldı.Balıkesir Balıkesir'de Vali Hasan Şıldak, Milli Kuvvetler Caddesi'ndeki banka, mağazalar ve çeşitli iş yerlerinde yapılan denetimlere katılarak, esnafa maske, hijyen ve mesafe konularında uyarıda bulundu. Şıldak, kentteki vaka sayılarındaki artışa işaret ederek 'Artış devam ediyor. Vatandaşlarımızdan duyarlılık seviyelerini en üst noktaya çıkarmalarını istiyoruz. Vakanın etrafındaki kişilere hastalığın bulaşması güçlendi. Yani temaslılar hastalanıyor. Temaslı vatandaşlarımız kesinlikle evde kalsınlar, evde kendilerini izole etsinler.' ifadesini kullandı. YalovaYalova'da, Vali Muammer Erol ve beraberindekiler denetimlerine Çiftlikköy ilçesinde oluşturulan trafik kontrol noktasını ziyaret ederek başladı.Burada ekiplerin durdurduğu minibüs ve otobüsleri denetleyen Vali Erol, sürücü ve yolcuları maske, mesafe ve hijyen kuralları konusunda uyardı. Daha sonra Yalı Caddesi'ne geçen Erol, iş yerlerini gezdi, esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti.
Romanyalı Turistler Tatil İçin Antalya'yı Tercih Ediyor
ANTALYA (AA) - Romanya'nın Ankara Büyükelçisi Gabriel Catalin Şopanda, Romanyalıların büyük bölümünün Antalya'da tatil yaptığını söyledi.Şopanda, Antalya Valisi Ersin Yazıcı'yı ziyaret etti. Antalya'yı 'tatil için ideal kent' olarak niteleyen Şopanda, 'Türkleri ve Türkiye'yi çok seviyoruz, bu nedenle tatillerimizi Türkiye'de yapıyoruz. Romanyalıların büyük bir bölümü tatil için Antalya'yı tercih ediyor.' dedi. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle bir süre önce karşılıklı uçuşların durduğunu anımsatan Şopanda, şu anda Romanya'dan Antalya'ya direkt uçuşların olduğunu ve çok sayıda Romanyalı'nın kente geldiğini belirtti. Antalya insanının misafirperver ve sıcakkanlı olduğunu ifade eden Şopanda, Romanyalıların Antalya'da ve Türkiye'de tatil yapmaya devam edeceklerini, Romanya ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin de her geçen yıl iyiye gittiğini kaydetti.'Antalya, güvenli turizm hizmeti vermeyi büyük oranda başardı'Vali Yazıcı da Antalya'nın doğasıyla, tarihiyle, güneşi ve deniziyle önemli bir turizm merkezi olduğunu anlattı. Kentin önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu aktaran Yazıcı, 'Kovid-19 salgını nedeniyle bu yıl rakamlarda düşüş var. Ancak 'Güvenli Turizm Sertifikası' programı ile Antalya güvenli turizm hizmeti vermeyi büyük oranda başardı. Antalya'da Romanyalıları da ağırlamaktan gurur duyuyoruz.' ifadelerini kullandı.Yazıcı, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilerek devam ettiğini söyledi. Ziyarette, Yazıcı ve Şopanda birbirlerine hediye verdi.
Reklam
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Adım Adım İktidara Projesi Tanıtım Ve İlk Eğitim Toplantısı"Nda Konuştu: (3)
İSTANBUL (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ülkenin nüfusunun yarısının kadın olduğunu belirterek, 'Niye parlamentonun yarısı kadın değil? Bütün kadın örgütlerinden istirhamım yüzde 50 cinsiyet kotasının olmadığı bir seçim kanuna oy vermeyin, bunu savunmayan bir partiye oy vermeyin.' dedi.Kılıçdaroğlu, 'Adım Adım İktidara Projesi Tanıtım ve İlk Eğitim Toplantısı'ndaki konuşmasında, Anayasanın ve seçim yasasının darbe hukukundan ayrılması gerektiğini ifade etti.Toplantıya katılanlara, vatandaşlara 'Milletvekillerini sen mi seçiyorsun, listeyi sen mi hazırladın, listede kimlerin olacağına sen mi karar verdin?' diye sormalarını isteyen Kılıçdaroğlu, vatandaşların hazırlanan listenin altına mührü bastığını, milletvekili seçmediğini anlattı.Kılıçdaroğlu, milletvekili seçilmediği için parlamentonun vesayet altında kaldığını, milletvekillerinin vesayetin kurtulması için de milletin vekilinin millet tarafından seçilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu kuralın siyasi partiler yasasına açık ve net konulması gerektiğini kaydetti.Siyasetin erkek egemen bir alan olmaktan çıkarılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'Ülkenin nüfusunun yarısı kadın. Niye parlamentonun yarısı kadın değil? Bunu siyasi partilerin tüzüğüne konmasının bir anlamı yoktur. Siyasi partiler yasasına girdikten sonra ve bütün siyasi partiler bu zorunlulukla karşı karşıya kaldıklarında bir anlamı vardır. Bütün kadın örgütlerinden istirhamım yüzde 50 cinsiyet kotasının olmadığı bir seçim kanuna oy vermeyin, bunu savunmayan bir partiye oy vermeyin. Siz de hakkınızı arayın, sizin hakkınız yok mu? Bir erkek olarak hakkınızı savunuyorum, siz de kadın olarak kendi haklarınıza sahip çıkın. Bunu kim yaptı? Darbeciler yaptı. Kim değiştirmek istiyor? Darbe hukukuna ve darbecilere karşı olan değiştirmek istiyor, yani biz değiştirmek istiyoruz, yani Cumhuriyet Halk Partililer değiştirmek istiyor, gençlik kolları, kadın kolları, hep beraber değiştirmek istiyoruz. Neden? Darbe hukukunun bize biçtiği elbise bize dar geliyor. Nefes alamıyoruz, toplum da nefes alamıyor. Bunun değişmesi lazım.''Siyaset için ahlak yasası çıkarılması gerekir'Kılıçdaroğlu, her mesleğin bir ahlakı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:'Eğer siz, siyaset için bir siyasi ahlak yasası çıkaramazsanız, rüşvet alanın büyükelçi atandığı bir gerçekle karşılaşırsınız. Hırsızlık yapanın büyükelçi olduğu bir ülkeye hangi devlet saygı duyar? Hırsızlık yapan birisi bindiği arabada da Türk bayrağı taşıyor. O bayrağa yapılan en büyük saygısızlık, çikolata kutusunda rüşvet alanların büyükelçi olarak atanmalarıdır. Kendisini milliyetçi, ülkücü olarak tanımlayan arkadaşlarla karşılaştığınızda şunu söyleyin, 'Siz misiniz milliyetçi, biz miyiz milliyetçi.' Biz rüşvet alanların bindiği arabada Türk bayrağının taşınmasını doğru bulmuyoruz. Peki siz, alkışlıyorsunuz. Kim bayrağa, kim ülkesine, kim ahlaka, kim adalete saygı duyuyor, bunu anlatmalısınız.' ifadelerini kullandı.Kemal Kılıçdaroğlu, toplumun önemli bir kesiminin yoksulluk çektiğini, bir yüzyılın sonunda gelinen tablonun insanlık açısından büyük bir dram olduğunu dile getirerek, bir yüzyılın sonunda on binlerce çocuk yatağa aç giriyorsa, insanlar çöp konteynerinden besleniyorsa herkesin oturup düşünmesi gerektiğini söyledi.Sosyal devletten yardım alanların bunu devletin bir lütfu olarak görmesi ve bu anlayışın onlara nakşedilmesinin de bir insanlık ayıbıyla karşı karşıya olunduğunu gösterdiğini belirten Kılıçdaroğlu, Adım Adım İktidara Çalışmasının 2. Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'nde aile destekleri sigortasını öngördüklerini, bunun amacının hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi, hiçbir ailenin çöp konteynerlerinden beslenmemesi, herkesin güvencesinin sosyal devlet olması, hakkın lütuf değil hak olarak verilmesi olduğunu kaydetti.Kılıçdaroğlu, Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarında bütün komşularla barış içinde olunduğunu, İslam dünyasının, mazlum milletlerin Türkiye'yi örnek aldığını, bir yüzyılın sonunda bütün komşularla düşman olunduğunu söyledi.'Orta Doğu'yu bir barış havzasına döndürebiliriz'CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, en büyük tehlikenin dış politikanın iç politika malzemesi olarak kullanılması olduğunu belirterek, şunları kaydetti: '2. Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'nde, ilk kez bir siyasal parti, bir uluslararası kuruluş bir proje öneriyor. Orta Doğu Barış ve İş Birliği Teşkilatını kuracağız diyerek. Türkiye, İran, Irak ve Suriye. Sonra buna İsrail, Mısır, Lübnan ve Filistin de katılabilir. Gözlemci olarak büyük ülkeler de katılabilirler. Orta Doğu'yu bir kavga alanı, kan dökülen bir alan olmaktan çıkarıp, bir barış havzasına döndürebiliriz. Kim söylüyor bunu? Cumhuriyetin ikinci yüzyılına giderken biz söylüyoruz. Çünkü biz Orta Doğu'daki bütün farklılıkları zenginlik kabul edip hiçbir halkın aç, yoksul kalmasına, mağdur edilmesine, katledilmesine izin vermeyecek bir projeyi hayata geçirmek istiyoruz. Bu projenin hayata geçmesinin zorluklarını biliyoruz. Egemen güçlerin orada yer altındaki petrolleri doğalgazları ele geçirmek ve onları kullanmak istediklerini de biliyoruz ama biz bunu gerçekleştirebiliriz. Bu bize yakışır. Bölge halkına yakışır. Uygar bir dünya inşa edeceğiz.'Proje hayata geçtiğinde bu ülkelerde yaşayan insanların da gidip Avrupa'nın kapılarını çalmayacağını, mülteci olarak oralara sığınmayacağını, kendi ülkelerinde özgürce yaşayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, demokrasinin bütün dünyaya taşınmak zorunda olduğunun altını çizdi. Kılıçdaroğlu, Avrupa Parlamentosunda, 'Dünyanın bütün demokratları birleşin.' dediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: '21. yüzyılda dünyanın bütün demokratlarının diktatörlere karşı birleşmesi lazım. Önümüzdeki seçimler bir siyasi parti seçimi değildir. Hala bunu anlayamayan ve anlamak istemeyen belli çevreler var. Önümüzdeki seçimler demokratlarla diktatörler arasındaki bir seçimdir. Önümüzdeki seçimler sağ sol seçimi de değil. Kendi ülkesinde düşüncesini özgürce ifade eden, etmeyi isteyen demokratlarla ister sağcı, ister solcu, ister ortacı, 'Hayır hiç kimse düşüncesini özgürce ifade etmesin. Bir kişi konuşsun herkes ona uysun.' diyen otoriter rejim yanlılarıyla demokratlar arasındaki bir seçimdir bu seçim. Bu çerçeveden olaya bakamazsanız, o zaman otoriter rejimlerin tutsağı haline gelirsiniz. Bizim verdiğimiz bütün çabalar, bütün emekler demokratların kazanmasıdır. Kimliği, yaşam tarzı, inancı ne olursa olsun demokrasiden yana olanların bir araya gelmesi lazım. Düşünceyi ifadeden korkan bir yönetim kendi ülkesini büyütemez, geliştiremez. Bir ülkenin büyümesi, kalkınması farklı düşüncelerden kaynaklanır. Bizim düşünmediğimizi bir başkaları düşünebilir. Belki o doğru düşünüyor. 'Hayır efendim. Düşünmeyeceksin. Konuşmayacaksın. Bana itaat edeceksin.' Sen kimsin? Sen kimsin ki sana itaat edeyim? Ülkeyi ateşe atanların ülkeye yararı olmaz. 21. yüzyılın Türkiye'sinde hepimize düşen görevler vardır.''Bu bir kucaklaşma beyannamesidir'2. Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'ni 'bir umut ve demokrasi beyannamesi,' olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: 'Bu bir kucaklaşma beyannamesidir. Bu, kutuplaşma değil, birlikte hareket etme beyannamesidir. Bu bir diktatörlere övgü değil, demokrasiyi savunanların beyannamesidir. Bu beyanname 21. yüzyılın Türkiye'sini aydınlığa çıkaracak beyannamedir. O nedenle hepimize düşen görevler var. Bunları yaparken, sakın yarım ağızla değil. Sizden isteğim; inançlı, kararlı, biz bunu yapacağız. Niye seçimden korkuyorlar? Gideceklerini biliyorlar. Diyorlar ki, 'Bu seçim acaba Kılıçdaroğlu'nun talebi mi? Hayır efendim. Bu talep, esnafın, işçinin, emeklinin, sanayicinin, bütün demokratların talebidir. Cesursan, ülkenin sorunlarını çözemedin. 18 yılda Türkiye'yi büyük bir batağın içine soktular. Devasa bir Türkiye Cumhuriyeti devleti, Londra'daki bir avuç tefeciye hizmet eder hale geldi. Faize karşıyız diyenlerin, tefecilere hizmet eder noktaya gelmesi gerçekten ibret verici bir olaydır. Emir alıyorlar. Dilencilik yapıyorlar. Medyanın önüne çıkınca da kahramancılık yapıyorlar. Şunu da her gittiğiniz yerde anlatmanızı isterim; kahraman olarak kendilerini tanıtanlar, bir telefonla papazı serbest bıraktılar. 'Bu can bu tende kaldığı sürece asla vermeyeceğim.' diyenler bir telefonla... Allah bilir telefonu aldığı zaman da ayağa kalkıp önünü iliklemiştir. Bu nedir? Türkiye'nin onurunu ayaklar altına almaktır. Türkiye'nin onurunu, gururunu, tarihi ayaklar altına alan bir kişiden bu memlekete hayır gelmez. Bunu her yerde anlatmamız lazım. Birbirimize kırılabiliriz, eleştirebiliriz, her şey olabilir ama ülkenin bir onuru vardır. Buna sahip çıkacağız.'Toplantıda, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da 'Adım Adım İktidara' projesini tanıtan kısa bir konuşma yaptı.Programa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile partililer de katıldı.(Bitti)
Şişli'de Sahte İçki Sattığı İddia Edilen Şüpheli Yakalandı
İSTANBUL (AA) - Şişli'de sahte içki imal edip pet şişelerde sattığı iddia edilen şüpheli gözaltına alındı.Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 19 Mayıs Mahallesi'nde bir kişinin sahte içkiyi pet şişelerde sattığı ihbarı üzerine çalışma başlattı.Belirlenen adrese düzenlenen operasyonda şüpheli S. D. yakalandı.Adreste yapılan aramalarda 2 damacana halinde 19 litre sahte içki, 32 boş su şişesi, 1 ölçü şırıngası ve damıtmada kullanılan plastik boru ele geçirildi.'Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu' kapsamında hakkında adli işlem başlatılan şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Reklam
Antalya, Muğla Ve Isparta'da Kovid-19 Tedbirleri Denetimi
ANTALYA (AA) - İçişleri Bakanlığınca Türkiye genelinde başlatılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri denetimi, Antalya, Muğla ve Isparta'da da yapıldı.Antalya'da ekipler özellikle halkın yoğun olarak bulunduğu alanlarda denetim gerçekleştirdi.Vali Ersin Yazıcı da Muratpaşa ilçesindeki denetimlere katıldı. Işıklar Caddesi'nde esnafı ziyaret eden Yazıcı, çalışanları ve müşterileri Kovid-19'a karşı uyardı.Yazıcı, gazetecilere yaptığı açıklamada, denetimlerde esnafın Kovid-19 tedbirlerine uyduğunu gözlemlediğini söyledi.Antalyalılar olarak bu süreci iyi yönettiklerini belirten Yazıcı, 'Antalya'da eylüldeki yükselişten sonra şimdi tekrar düşüşe geçtik. Aynı hassasiyetle devam etmemiz gerekiyor.' dedi. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilmesiyle vaka sayılarının da azaldığına dikkati çeken Yazıcı, vatandaşların daha duyarlı olmaları yönünde çağrıda bulundu. Kuralları ihlal edenlere cezalar uygulandığını anımsatan Yazıcı, 'Kentte marttan bu yana 15 milyon liraya yakın ceza uyguladık. Kimsenin ceza almasını istemiyoruz ama kurallara uymamak, kurallara uyan insanları üzüyor. Cezaya maruz kalanların da tahsilatlarına başladık.' diye konuştu. Kentte bin 100 filyasyon ekibi olduğuna değinen Yazıcı, oluşturdukları ihbar hattına karantina sürecine uymayanlara yönelik ihbarlar geldiğini, bu durumun filyasyon ekibinin işini kolaylaştırdığını kaydetti.Yazıcı, esnaftan özellikle gençlerin kurallara uymadığına yönelik bilgi aldığını, bu konuda da duyarlı olunacağını vurguladı. MuğlaMuğla ve ilçelerinde de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine yönelik denetimler aralıksız sürdürülüyor. Kent genelinde kafe, restoran, iş yerleri ve halkın yoğun olduğu yerlerdeki denetimlerde, genel olarak vatandaşların alınan tedbirlere uyduğu gözlenirken, uymayanlar da yetkililerce uyarıldı.IspartaIsparta'da denetim ekiplerince oyun salonları, kafeler, lokantalar denetlendi. Denetimlere katılan Vali Yardımcısı Haluk Şimşek, vatandaşlara Kovid-19 tedbirleri hakkında uyarılarda bulundu. Kovid-19 tedbirlerine uymayan vatandaşlara idari para cezası uygulandı.
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, Vefatının 290. Yılında Memleketinde Anıldı
NEVŞEHİR (AA) - Osmanlı Devleti'nin önemli sadrazamlarından Damat İbrahim Paşa, vefatının 290. yılında memleketi Nevşehir'de anıldı.Nevşehir Belediyesince Alibey Camisi'nde cuma namazı öncesi düzenlenen anma programında, Kur'an-ı Kerim ve mevlit okundu.Programa vatandaşlar, maskeli ve sosyal mesafe kuralları çerçevesinde katıldı.Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, gazetecilere yaptığı açıklamada, şehrin kurucusu Damat İbrahim Paşa'yı anma etkinliklerinin geleneksel hale getirileceğini söyledi.Kuruluşundan bugüne kadar kente emeği geçen tüm değerlerin hatırlanması için çalışma yürütüleceğini belirten Arı, şu ifadeleri kullandı:'Geçmişinize sahip çıkmazsanız, bir gün sahip çıkacak geçmişiniz kalmaz. Bunu hem fiziksel hem de insan kaynağı manasında söylüyorum. Bu şehrin en önemli figürlerinden birisi Damat İbrahim Paşa'dır. Küçük bir kasaba olan Muşkara'yı şehir yaparak bugünlere gelinmesini sağladı. Bugüne kadar bu değerimiz maalesef yeterince anılmamıştı. Bugün başlattık, bundan sonra geleneksel olarak her yıl anacağız. Damat İbrahim Paşa'nın doğmuş olduğu evi tespit ettik. Ekiplerimiz ilk bulguları araştırıyor. İnşallah doğduğu evi de ihya ve inşa edeceğiz. Bu şehrin büyüklerine ve değerlerine sahip çıkmak zorundayız.'Cuma namazının ardından belediye görevlilerince vatandaşlara şerbet, tatlı ve kandil simidi ikramında bulunuldu.
Tayland'da Protestolar Sürerse Sokağa Çıkma Yasağı İlan Edilecek
KUALA LUMPUR (AA) - Tayland'da hükümet karşıtlarının anayasal reform ve Başbakan Prayut Çan-oça'nın istifası için bir süredir düzenlediği protestoların sürmesi halinde sokağa çıkma yasağı ilan edileceği bildirildi.Bu sabah kabinesini toplayan Başbakan Prayut, toplantının ardından yaptığı basın açıklamasında, hükümetin dün aldığı ve başkent Bangkok'ta 5'ten fazla kişinin toplanmasını yasaklayan olağanüstü hal kararının kabine toplantısında onaylandığını belirterek, 'Tayland halkını, bu sorunu hükümeti destekleyerek çözmeye çağırıyorum.' dedi.Anne ve babalara, çocuklarını protestolardan çekme çağrısında bulunan Prayut, 'Yaptıkları şey çok tehlikeli. Bu işin arkasındakilerin asıl amacını bilmiyoruz.' diye konuştu.Tayland Başbakanı, gazetecilerin, gösterilerden ötürü sokağa çıkma yasağı ilan edilip edilmeyeceği sorusuna, 'Eğer durum kontrolden çıkarsa sokağa çıkma yasağı getirilecek. Fakat şu an o aşamada değiliz.' cevabını verdi.Hükümet Change.org sitesine yasak koyduÖte yandan, Dijital Ekonomi ve Toplum Bakanlığı, internet ortamında dilekçe yazılan Change.org sitesinde protestocuların, Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn'un Almanya'da istenmeyen kişi ilan edilmesi için kampanya açmasının ardından ülke çapında siteye erişimi engelledi.Yaklaşık 130 bin kişinin imza verdiği dilekçede muhalifler, Tayland Kralı'nın kendi ülkesinden çok Almanya'da ikamet etmesi ve bulunduğu ülkede Tayland siyasetine yön vermesine karşı çıkmıştı.Tayland'da hükümet karşıtı protestolarTayland'da hükümet karşıtları, tartışmalı 2019 genel seçimlerinin ardından muhalefetteki İleri Gelecek Partisinin kapatılarak meclisten ihraç edilmesi üzerine geçen yıl 14 Aralık'ta protestolara başladı.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle bir süre ara verilen gösteriler, temmuz ayından itibaren geniş kalabalıklarla devam etti.19 Eylül'de başkent Bangkok'ta 50 bin kişilik katılımla 2014'ten bu yana ülkedeki en kalabalık protestoyu gerçekleştiren muhalifler, en son 14 ve 15 Ekim'de büyük çaplı gösteriler yaptı.Son protestoların ardından hükümet 15 Ekim'de, başkent Bangkok'ta 5'ten fazla kişinin toplanmasını yasaklayan olağanüstü hal ilan etti.Kararı dinlemeyen ve aynı gün Bangkok'ta sokaklara dökülen protestocular, gösterilere devam etmeyi planlıyor.Siyasette askeri vesayet ve monarşinin baskılarına karşı çıkan farklı muhalif gruplar, cunta yanlısı hükümetin istifası, adil seçimler için anayasal reform ve monarşinin dokunulmazlığının kaldırılarak hukukun üstünlüğüne tabi olması gibi taleplerde bulunuyor.2014 darbesiTayland'da büyük çapta gösteriler üzerine 9 Aralık 2013'te parlamentoyu fesheden eski Başbakan Yinglak Şinavatra, 2 Şubat 2014'te erken seçim kararı almıştı. Ancak 7 ay süren siyasi tıkanıklığın ve 28 kişinin öldüğü protestoların ardından ordu, 22 Mayıs 2014'te yönetime el koymuştu.Cunta lideri General Prayut Çan-oça, kendisini başbakan ilan etmiş, senato feshedilmişti. Bu dönemde Genelkurmay Başkanı olan Prayut Çan-oça, 'Ulusal Barış ve Düzen Konseyi' adı verilen 'askeri cuntanın lideri' sıfatıyla başbakanlık görevini üstlenmişti.5 yıl süren cunta yönetiminin ardından martta yapılan seçimde, Prayut'un kurucusu olduğu parti, yeni seçim kanununun sağladığı avantajlarla parlamentoda çoğunluğu sağlamış, cunta lideri, tamamı ordu tarafından atanan senatonun desteğiyle yeniden başbakanlık koltuğuna oturmuştu.
Denizlili Çiftçiden Sınırdaki Askerlere Elma Desteği
ŞANLIURFA (AA) - Denizlili 71 yaşındaki Muhammet Yılmaz, bahçesinden topladığı elmaları, minibüsüyle Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine getirerek güvenlik güçlerine teslim etti.Geçen yıl Barış Pınarı Harekatı sırasında da bölgeye elma getiren Muhammet Yılmaz, bahçesinden topladığı ürünleri ikinci kez Akçakale'ye ulaştırdı. Türk bayraklarıyla süslediği ve üzerine 'Hedef Kızıl Elma' ile 'Barış Pınarı Harekatı' yazdığı minibüsüyle Çivril ilçesinden yola çıkarak Akçakale'ye gelen Yılmaz, manevi destek amacıyla, elmaları güvenlik güçlerine teslim etti. Yılmaz, daha sonra Akçakale Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Toprak’ı makamında ziyaret etti.Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Toprak, Yılmaz'a teşekkür etti.
Reklam