Arıza 20. Bölüm Fragmanı
Arıza yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmanda; Ali Rıza uyandığında evde başkalarının olduğunu fark eder. Salona iner ve onu bekleyen adama kim olduğunu sorar. Adam arkasını döner ve İhtiyar'ın ona Safir diye seslendiğini söyler. Ali Rıza korkusuz bir şekilde barışı bozanın cezasını çekeceğini söyler. Fakat beklemediği bir tehditle karşı karşıyadır. İşte Arıza 20. bölüm fragmanı...
Merkez Bankası Raporu: 2021 Sonu Enflasyon Tahmini Yüzde 9,4
Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, 2021 yılının ilk Enflasyon Raporu'nu açıkladı. TCMB 2021 sonu enflasyon beklentisini yüzde 9.4 olarak korurken Ağbal 'Parasal sıkılık uzun bir süre kararlılıkla sürdürülecek. Gerekirse ilave sıkılaşma yapacağımızı son Para Politikası Kurulunda ifade ettik. Yüzde 5 hedefi için Para Politikası kurulu elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir' dedi.
Kayseri'de 130 Ton Kıyafet Atığı Geri Dönüşüme Kazandırıldı
KAYSERİ (AA) - Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde 'Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu' çalışmasıyla 2020 yılında 130 ton kıyafet atığı geri dönüştürüldü.Kocasinan Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, belediye ekipleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 2017'de başlatılan 'Sıfır Atık Projesi' kapsamında çalışmalarına devam ediyor.Bu kapsamda yapılan 'Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu' çalışmasıyla 2020 yılında 130 ton kıyafet atığı geri dönüşüme kazandırıldı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, gelecek nesillere daha temiz bir Türkiye bırakılmasını hedeflediklerini belirtti.Geri dönüşümle ülke ekonomisine de katkı sağladıklarını aktaran Çolakbayrakdar, şunları kaydetti:'Ülkemizin ekonomisine katkı sağlamayı belediye olarak görev addediyoruz. Bu doğrultuda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın değerli eşleri Sayın Emine Erdoğan himayelerinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen Sıfır Atık Projesi'ne tam destek veriyoruz. Proje kapsamında ‘Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu’ ile tekstil ürünlerini ekonomiye kazandırıyoruz. Özellikle 3 yıl önce ilçenin çeşitli yerlerine elektrikli ve elektronik atık toplama kutuları yerleştirdik ve ambalaj atığı toplama araçlarını ilçemize kazandırdık. Bitkisel atık yağ toplama çalışması ile evsel atık yağları toplayarak, hem çevreye olası zararların önüne geçiliyor hem de ülke ekonomisine katkı sağlanıyor.'
Kayseri'de 130 Ton Kıyafet Atığı Geri Dönüşüme Kazandırıldı
KAYSERİ (AA) - Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde 'Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu' çalışmasıyla 2020 yılında 130 ton kıyafet atığı geri dönüştürüldü.Kocasinan Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, belediye ekipleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 2017'de başlatılan 'Sıfır Atık Projesi' kapsamında çalışmalarına devam ediyor.Bu kapsamda yapılan 'Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu' çalışmasıyla 2020 yılında 130 ton kıyafet atığı geri dönüşüme kazandırıldı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, gelecek nesillere daha temiz bir Türkiye bırakılmasını hedeflediklerini belirtti.Geri dönüşümle ülke ekonomisine de katkı sağladıklarını aktaran Çolakbayrakdar, şunları kaydetti:'Ülkemizin ekonomisine katkı sağlamayı belediye olarak görev addediyoruz. Bu doğrultuda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın değerli eşleri Sayın Emine Erdoğan himayelerinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen Sıfır Atık Projesi'ne tam destek veriyoruz. Proje kapsamında ‘Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu’ ile tekstil ürünlerini ekonomiye kazandırıyoruz. Özellikle 3 yıl önce ilçenin çeşitli yerlerine elektrikli ve elektronik atık toplama kutuları yerleştirdik ve ambalaj atığı toplama araçlarını ilçemize kazandırdık. Bitkisel atık yağ toplama çalışması ile evsel atık yağları toplayarak, hem çevreye olası zararların önüne geçiliyor hem de ülke ekonomisine katkı sağlanıyor.'
Azerbaycan Askerlerinin Çektiği Teşekkür Videosu Samsunlu Minikleri Sevindirdi
SAMSUN (AA) - FATİH MEHMET KÜRKÇÜ - Ermenistan işgalinden kurtarılan bölgelerde görev yapan Azerbaycan askerlerine Samsun'dan moral mektupları gönderen minik öğrenciler, askerlerin kendileri için çektiği teşekkür videosuyla gurur ve mutluluk yaşadı.Kocatepe İlkokulu 2-C sınıfı öğrencileri, öğretmenleri Saadet Tığlı ile Azerbaycan askerlerine moral mektupları yazarak, ailelerinin de katkılarıyla hediyeler gönderdi.Azerbaycan askerleri ise minik öğrenciler ve ailelerine Azerbaycan Savunma Bakanlığı yetkililerinin hazırladığı videoyla teşekkür etti.Öğrencilerin gönderdiği mektup ve hediyelerle askerlerin yaşadığı mutluluğun yansıtıldığı videoda, mektuplar okunarak Samsunlu miniklere Azerbaycan'dan teşekkür ve selamlar iletildi.Videoyu öğrencileri ve aileleriyle izleyen sınıf öğretmeni Saadet Tığlı, AA muhabirine, tarih, dil ve din birliği yaptıkları 'Azerbaycanlı gardaşlarının' yanında olduklarını göstermek için onlara moral mektupları ve çeşitli hediyeler gönderdiklerini söyledi.Azerbaycan ordusunun kendileri için çektiği videoyla heyecan ve mutluluk yaşadıklarını ifade eden Tığlı, 'Onur ve gururu yaşatan bir durum söz konusuydu. Öğrencilerimizle gönderdiğimiz mektupların ardından Azerbaycan Milli Savunma Bakanlığından aldığımız video kliple gururumuz taçlandı. 'İki devlet bir milletiz.' derken bunu mektuplarımızla onlara hissettirmemizden onur duyuyorum. Her zaman yanlarındayız.' diye konuştu. Öğrencilerden 8 yaşındaki Zeynep Kaya, Azerbaycan askerlerine çok dua ettiklerini belirterek, 'Mektupları yazarken çok duygulandık. Onların gönderdiği videoyu izlerken ağladık. Onları çok seviyoruz. İyi ki varlar, Allah yardımcıları olsun.' dedi.Zeynep'in annesi Nazan Kaya ise Azerbaycanlı kardeşlerinin yanında olduklarını göstermek istediklerini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:'Ezelden başlayan iki devlet tek millet oluşumuz ebediyete kadar devam edecek. Milletimizin ve askerlerimizin çabasıyla her zaman galip geleceğiz. Allah onları yeryüzünde galip kılsın inşallah. Kardeşlerimizden gelen videoyla çok duygulandık. Onların yüzlerindeki mutluluğu görmek bizleri çok heyecanlandırdı. İki devlet tek millet bir sancak altında buluşmak dileğiyle.' Öğrencilerden Berk Artul da mektubunda Azerbaycan askerlerini ne kadar sevdiğini anlattığını belirterek, 'Onların başarılı olmaları ve savaşı kazanmaları için dua ettim. Allah onları korusun. Bize gönderdikleri videoyu izleyince çok heyecanlandım.' diye konuştu. Berk'in annesi Keziban Artul ise askerlerin mektupları okurken yüzlerindeki ifadeleri gördüklerinde çok duygulandıklarını dile getirdi.Öğrencilerden Miraç Tilkici de 'Azerbaycanlı askerlerimizin kazanması için Allah'a dua ettim. Onları çok seviyorum. Bir asker ağabeyim mektubumu okuyup resmimi yakasına asmış, onu görünce çok duygulandım. Videoda adımı duyunca çok şaşırdım.' dedi.
Azerbaycan Askerlerinin Çektiği Teşekkür Videosu Samsunlu Minikleri Sevindirdi
SAMSUN (AA) - FATİH MEHMET KÜRKÇÜ - Ermenistan işgalinden kurtarılan bölgelerde görev yapan Azerbaycan askerlerine Samsun'dan moral mektupları gönderen minik öğrenciler, askerlerin kendileri için çektiği teşekkür videosuyla gurur ve mutluluk yaşadı.Kocatepe İlkokulu 2-C sınıfı öğrencileri, öğretmenleri Saadet Tığlı ile Azerbaycan askerlerine moral mektupları yazarak, ailelerinin de katkılarıyla hediyeler gönderdi.Azerbaycan askerleri ise minik öğrenciler ve ailelerine Azerbaycan Savunma Bakanlığı yetkililerinin hazırladığı videoyla teşekkür etti.Öğrencilerin gönderdiği mektup ve hediyelerle askerlerin yaşadığı mutluluğun yansıtıldığı videoda, mektuplar okunarak Samsunlu miniklere Azerbaycan'dan teşekkür ve selamlar iletildi.Videoyu öğrencileri ve aileleriyle izleyen sınıf öğretmeni Saadet Tığlı, AA muhabirine, tarih, dil ve din birliği yaptıkları 'Azerbaycanlı gardaşlarının' yanında olduklarını göstermek için onlara moral mektupları ve çeşitli hediyeler gönderdiklerini söyledi.Azerbaycan ordusunun kendileri için çektiği videoyla heyecan ve mutluluk yaşadıklarını ifade eden Tığlı, 'Onur ve gururu yaşatan bir durum söz konusuydu. Öğrencilerimizle gönderdiğimiz mektupların ardından Azerbaycan Milli Savunma Bakanlığından aldığımız video kliple gururumuz taçlandı. 'İki devlet bir milletiz.' derken bunu mektuplarımızla onlara hissettirmemizden onur duyuyorum. Her zaman yanlarındayız.' diye konuştu. Öğrencilerden 8 yaşındaki Zeynep Kaya, Azerbaycan askerlerine çok dua ettiklerini belirterek, 'Mektupları yazarken çok duygulandık. Onların gönderdiği videoyu izlerken ağladık. Onları çok seviyoruz. İyi ki varlar, Allah yardımcıları olsun.' dedi.Zeynep'in annesi Nazan Kaya ise Azerbaycanlı kardeşlerinin yanında olduklarını göstermek istediklerini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:'Ezelden başlayan iki devlet tek millet oluşumuz ebediyete kadar devam edecek. Milletimizin ve askerlerimizin çabasıyla her zaman galip geleceğiz. Allah onları yeryüzünde galip kılsın inşallah. Kardeşlerimizden gelen videoyla çok duygulandık. Onların yüzlerindeki mutluluğu görmek bizleri çok heyecanlandırdı. İki devlet tek millet bir sancak altında buluşmak dileğiyle.' Öğrencilerden Berk Artul da mektubunda Azerbaycan askerlerini ne kadar sevdiğini anlattığını belirterek, 'Onların başarılı olmaları ve savaşı kazanmaları için dua ettim. Allah onları korusun. Bize gönderdikleri videoyu izleyince çok heyecanlandım.' diye konuştu. Berk'in annesi Keziban Artul ise askerlerin mektupları okurken yüzlerindeki ifadeleri gördüklerinde çok duygulandıklarını dile getirdi.Öğrencilerden Miraç Tilkici de 'Azerbaycanlı askerlerimizin kazanması için Allah'a dua ettim. Onları çok seviyorum. Bir asker ağabeyim mektubumu okuyup resmimi yakasına asmış, onu görünce çok duygulandım. Videoda adımı duyunca çok şaşırdım.' dedi.
Analiz - Dijital Dönüşümün Eşiğinde Telif Hakkı Mücadelesi
İSTANBUL (AA) -YEŞİM ESGİN- WhatsApp’ın kullanıcılarından talep ettiği veri izni hakkında çıkan tartışmalar henüz soğumadan, bu defa Google ile Avustralya hükümeti arasında yaşanmakta olan telif hakkı tartışması gündeme taşındı. Avustralya hükümeti teknoloji şirketlerinin ülkesindeki haber içeriklerine telif ücreti ödemeleri gerektiğini belirtirken, ödemeyi kabul etmeyen Google arama motoru hizmetini sonlandırmak zorunda kalabileceklerini açıkladı.Tartışma aslında ilk defa Avustralya hükümetinin talebiyle gündeme gelmedi. Avrupa Birliği (AB) 2019 yılında yeni tüketici davranışlarından doğan ihtiyaçlar ve dijital teknolojilerin yaratıcı içeriğin üretim, dağıtım ve erişim şeklini değiştirmesi sebebiyle, telif hakları yasasını güncellediğini açıklamıştı. Taslak hazırlığı öncesinde ve sonrasında da kanunların uygulanabilirliği konusunda birçok tartışma yaşanmıştı. Neticede çıkarılan yasa çerçevesinde dijital çağa uygun modern bir telif hakkı yasası ile üç temel amacı gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirttiler.Bu amaçlar; çevrimiçi içeriğe daha fazla sınır ötesi erişim olması; telif hakkı alınmış materyalleri eğitim, araştırma ve kültürel miras alanlarında kullanmak için daha geniş fırsatlar sunulması ve son olarak, daha iyi işleyen bir telif hakkı pazarının oluşması olarak açıklandı.İçerik üreticilerinin çevrimiçinde haklarının korunmasına ilişkin koşulları müzakere etmelerini kolaylaştırmak ve “kullanıcı tarafından yüklenen içerik” modeline dayalı platformlarda hak edilen ücretin alınmasını sağlamak yasanın temel çıktılarından. Nitekim geçtiğimiz günlerde, karardan iki yıl sonra, AB ülkelerinden ilk olarak Fransa bu konuda önemli bir adım attı. Google ile Fransa’daki basın derneği L’Alliance de la Presse d’Information Générale (APIG) arasında yapılan anlaşmada haber yayıncılarına çevrimiçi içerik için ödeme yapılması konusunda anlaşmaya varıldı. Bu anlaşma dijital platformların çevrimiçi içerikler için ücret ödemesinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Öte yandan bu durum diğer ülkeler ve başta basın kuruluşları olmak üzere tüm içerik sağlayıcıları için bir emsal teşkil etmekte. Bu sebeple önümüzdeki dönemde, kullanıcı tarafından yüklenen içeriklere dayalı iş modeli olan tüm teknoloji şirketlerinden aynı taleplerde bulunulması bekleniyor.Diğer yandan, Avustralya hükümetinin teknoloji şirketlerinin haber içeriği için ödeme yapmasını istemesi ve şirketlerin buna itirazı üzerine konu ekonomik uzlaşma zemininden adeta politik bir çekişmeye evrildi. Konuyu dijital platformların gelir modelleri açısından ele alırsak; şirketler içerik sahiplerine ödeme yapmaya başladıklarında yıllık kârlarının azalacağını biliyoruz. Dolayısıyla borsada işlem gören bu şirketler kârlarının azalmaması için gelir modellerini güncellemek zorunda kalacaklardır. Bu durum platformların ücretli olmasından, telif hakkı ödenen içerik gösterimlerinin sınırlandırılmasına, ya da ülkedeki hizmetlerinin sonlandırılmasına kadar birçok farklı sonuç ortaya çıkarabilir.Diğer bir deyişle; her gün milyarlarca ücretsiz içerik gösterimi yapan, web sitelerine trafik sağlayarak satış yapmalarını sağlayan platformların güncellenen kanunlardan sonra ülke yasaları ile ortak bir zeminde buluşmada zorlandıkları görülüyor. Fakat burada ülkeler nezdinde sorun olan mesele yalnızca gelir paylaşımı olarak değerlendirilmemeli. Aynı zamanda ülkelerin kültürel üretimlerinin sağlanabilmesi için her platformda eser üretiminin teşvik edilmesi isteniyor, zira kültürel üretim eser sahiplerinin üretmeye istekli olması ve buna olanak bulabilmesiyle sağlanabilir. Nitekim özellikle telif hakları konusunda hassasiyet gösteren ülkelerden biri olarak Fransa’nın ilk adımı atması bu açıdan şaşırtıcı değil. Öte yandan bugüne kadar belirli bir iş modeli ile büyüme göstermiş küresel şirketlerin iş modellerini hızlıca güncellemelerinin kolay olmadığını da göz önünde bulundurmak gerekiyor.Son zamanlarda daha net ortaya çıktığı üzere; kullandığımız araçların dijitalleşmesi iş süreçlerinin de değişmesini zorunlu hale getiriyor. Bu sebeple sıkça karşılaştığımız dijital dönüşüm kavramının stratejik seviyede ele alınması önemli. Son model telefon kullanmak tek başına dijital dönüşüm anlamına gelmiyor. Dijital dönüşüm daha çok yeni bir düşünme modeli anlamını taşır ve temelinde stratejik düşünce olduğu ifade edilir. Örnek olarak; daha önce merak edilen bir habere ulaşmak için farklı gazeteler satın alıp içlerinde ilgili haberi bulana kadar sayfaları tek tek çevirmek gerekiyordu. Oysa şimdi arama motoruna istenilen başlığı yazıp hızlıca birçok farklı yayıncının içeriklerine ulaşmak mümkün. İşte bugünkü tartışmaların temel sebebi; bu içeriğe ulaşmak için kullandığımız araçlar farklılaşmış olsa da dijital dönüşümü tetikleyecek iş yapış biçimlerinin yeni tüketici davranışlarına göre henüz tasarlanmamış olması. Geleneksel medyadan farklı olarak burada artık göz atılan arama motorları, bu içeriği yayınlayan kuruluşun kendi platformu değil. Aynı şekilde hak sahibinin başkası olduğu yazılar, videolar, resimler sahibinden izinsiz olarak bir başka mecrada paylaşıldığında ve bundan ticari bir gelir elde edildiğinde ortaya yine benzer bir sorun çıkıyor. Ayrıca bu içeriklerin hak sahipleri kendi çalışmalarını izinsiz yayınlandıkları platformlardan kaldırtmak istediklerinde birçok problem yaşamaktalar. 2019 yılında yapılan bir araştırmada, Avustralya’da son 10 yılda reklam gelirlerinin el değiştirmesi, yani teknoloji şirketlerine yönlenmesi sebebiyle, gazetecilikle bağlantılı üç bin işin kaybedildiği ortaya koyuldu. Bu ve benzeri gelişmeler, başta AB ve Fransa ve Avustralya gibi devletler olmak üzere içerik üreticilerinin telif hakkını korumak için mücadele etmelerine zemin hazırlamış oldu.Bugün dünyada içerik üreticisinden daha çok içerik tüketicisi bulunuyor. Bu yüzden bu tartışmanın veri izni konusu kadar kullanıcıların odağında olmaması anlaşılabilir. Bununla birlikte, kültürel üretimin devamlılığını esas alırsak, içerik üreticilerinin ve eser sahiplerinin üretmeye devam edebilmeleri için çevrimiçi, çevrimdışı fark etmeksizin korunma talepleri her zaman olacaktır. Öte yandan büyük yatırımlar yaparak bu içerikleri geniş kitlelere yaymaya imkân veren dijital platformlardan ilk değişim sinyalleri de gelmeye başlamış durumda. Yine de platformlardan iş modellerini çok hızlı değiştirmelerini beklemek gerçekçi değil. Şu an tüm taraflar için sancılı bir adaptasyon süreci yaşansa da önümüzdeki yıllarda dijital dönüşümün hızlanmasıyla taşların yerine oturacağı öngörülebilir.[Dr. Yeşim Esgin Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesidir]
Analiz - Dijital Dönüşümün Eşiğinde Telif Hakkı Mücadelesi
İSTANBUL (AA) -YEŞİM ESGİN- WhatsApp’ın kullanıcılarından talep ettiği veri izni hakkında çıkan tartışmalar henüz soğumadan, bu defa Google ile Avustralya hükümeti arasında yaşanmakta olan telif hakkı tartışması gündeme taşındı. Avustralya hükümeti teknoloji şirketlerinin ülkesindeki haber içeriklerine telif ücreti ödemeleri gerektiğini belirtirken, ödemeyi kabul etmeyen Google arama motoru hizmetini sonlandırmak zorunda kalabileceklerini açıkladı.Tartışma aslında ilk defa Avustralya hükümetinin talebiyle gündeme gelmedi. Avrupa Birliği (AB) 2019 yılında yeni tüketici davranışlarından doğan ihtiyaçlar ve dijital teknolojilerin yaratıcı içeriğin üretim, dağıtım ve erişim şeklini değiştirmesi sebebiyle, telif hakları yasasını güncellediğini açıklamıştı. Taslak hazırlığı öncesinde ve sonrasında da kanunların uygulanabilirliği konusunda birçok tartışma yaşanmıştı. Neticede çıkarılan yasa çerçevesinde dijital çağa uygun modern bir telif hakkı yasası ile üç temel amacı gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirttiler.Bu amaçlar; çevrimiçi içeriğe daha fazla sınır ötesi erişim olması; telif hakkı alınmış materyalleri eğitim, araştırma ve kültürel miras alanlarında kullanmak için daha geniş fırsatlar sunulması ve son olarak, daha iyi işleyen bir telif hakkı pazarının oluşması olarak açıklandı.İçerik üreticilerinin çevrimiçinde haklarının korunmasına ilişkin koşulları müzakere etmelerini kolaylaştırmak ve “kullanıcı tarafından yüklenen içerik” modeline dayalı platformlarda hak edilen ücretin alınmasını sağlamak yasanın temel çıktılarından. Nitekim geçtiğimiz günlerde, karardan iki yıl sonra, AB ülkelerinden ilk olarak Fransa bu konuda önemli bir adım attı. Google ile Fransa’daki basın derneği L’Alliance de la Presse d’Information Générale (APIG) arasında yapılan anlaşmada haber yayıncılarına çevrimiçi içerik için ödeme yapılması konusunda anlaşmaya varıldı. Bu anlaşma dijital platformların çevrimiçi içerikler için ücret ödemesinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Öte yandan bu durum diğer ülkeler ve başta basın kuruluşları olmak üzere tüm içerik sağlayıcıları için bir emsal teşkil etmekte. Bu sebeple önümüzdeki dönemde, kullanıcı tarafından yüklenen içeriklere dayalı iş modeli olan tüm teknoloji şirketlerinden aynı taleplerde bulunulması bekleniyor.Diğer yandan, Avustralya hükümetinin teknoloji şirketlerinin haber içeriği için ödeme yapmasını istemesi ve şirketlerin buna itirazı üzerine konu ekonomik uzlaşma zemininden adeta politik bir çekişmeye evrildi. Konuyu dijital platformların gelir modelleri açısından ele alırsak; şirketler içerik sahiplerine ödeme yapmaya başladıklarında yıllık kârlarının azalacağını biliyoruz. Dolayısıyla borsada işlem gören bu şirketler kârlarının azalmaması için gelir modellerini güncellemek zorunda kalacaklardır. Bu durum platformların ücretli olmasından, telif hakkı ödenen içerik gösterimlerinin sınırlandırılmasına, ya da ülkedeki hizmetlerinin sonlandırılmasına kadar birçok farklı sonuç ortaya çıkarabilir.Diğer bir deyişle; her gün milyarlarca ücretsiz içerik gösterimi yapan, web sitelerine trafik sağlayarak satış yapmalarını sağlayan platformların güncellenen kanunlardan sonra ülke yasaları ile ortak bir zeminde buluşmada zorlandıkları görülüyor. Fakat burada ülkeler nezdinde sorun olan mesele yalnızca gelir paylaşımı olarak değerlendirilmemeli. Aynı zamanda ülkelerin kültürel üretimlerinin sağlanabilmesi için her platformda eser üretiminin teşvik edilmesi isteniyor, zira kültürel üretim eser sahiplerinin üretmeye istekli olması ve buna olanak bulabilmesiyle sağlanabilir. Nitekim özellikle telif hakları konusunda hassasiyet gösteren ülkelerden biri olarak Fransa’nın ilk adımı atması bu açıdan şaşırtıcı değil. Öte yandan bugüne kadar belirli bir iş modeli ile büyüme göstermiş küresel şirketlerin iş modellerini hızlıca güncellemelerinin kolay olmadığını da göz önünde bulundurmak gerekiyor.Son zamanlarda daha net ortaya çıktığı üzere; kullandığımız araçların dijitalleşmesi iş süreçlerinin de değişmesini zorunlu hale getiriyor. Bu sebeple sıkça karşılaştığımız dijital dönüşüm kavramının stratejik seviyede ele alınması önemli. Son model telefon kullanmak tek başına dijital dönüşüm anlamına gelmiyor. Dijital dönüşüm daha çok yeni bir düşünme modeli anlamını taşır ve temelinde stratejik düşünce olduğu ifade edilir. Örnek olarak; daha önce merak edilen bir habere ulaşmak için farklı gazeteler satın alıp içlerinde ilgili haberi bulana kadar sayfaları tek tek çevirmek gerekiyordu. Oysa şimdi arama motoruna istenilen başlığı yazıp hızlıca birçok farklı yayıncının içeriklerine ulaşmak mümkün. İşte bugünkü tartışmaların temel sebebi; bu içeriğe ulaşmak için kullandığımız araçlar farklılaşmış olsa da dijital dönüşümü tetikleyecek iş yapış biçimlerinin yeni tüketici davranışlarına göre henüz tasarlanmamış olması. Geleneksel medyadan farklı olarak burada artık göz atılan arama motorları, bu içeriği yayınlayan kuruluşun kendi platformu değil. Aynı şekilde hak sahibinin başkası olduğu yazılar, videolar, resimler sahibinden izinsiz olarak bir başka mecrada paylaşıldığında ve bundan ticari bir gelir elde edildiğinde ortaya yine benzer bir sorun çıkıyor. Ayrıca bu içeriklerin hak sahipleri kendi çalışmalarını izinsiz yayınlandıkları platformlardan kaldırtmak istediklerinde birçok problem yaşamaktalar. 2019 yılında yapılan bir araştırmada, Avustralya’da son 10 yılda reklam gelirlerinin el değiştirmesi, yani teknoloji şirketlerine yönlenmesi sebebiyle, gazetecilikle bağlantılı üç bin işin kaybedildiği ortaya koyuldu. Bu ve benzeri gelişmeler, başta AB ve Fransa ve Avustralya gibi devletler olmak üzere içerik üreticilerinin telif hakkını korumak için mücadele etmelerine zemin hazırlamış oldu.Bugün dünyada içerik üreticisinden daha çok içerik tüketicisi bulunuyor. Bu yüzden bu tartışmanın veri izni konusu kadar kullanıcıların odağında olmaması anlaşılabilir. Bununla birlikte, kültürel üretimin devamlılığını esas alırsak, içerik üreticilerinin ve eser sahiplerinin üretmeye devam edebilmeleri için çevrimiçi, çevrimdışı fark etmeksizin korunma talepleri her zaman olacaktır. Öte yandan büyük yatırımlar yaparak bu içerikleri geniş kitlelere yaymaya imkân veren dijital platformlardan ilk değişim sinyalleri de gelmeye başlamış durumda. Yine de platformlardan iş modellerini çok hızlı değiştirmelerini beklemek gerçekçi değil. Şu an tüm taraflar için sancılı bir adaptasyon süreci yaşansa da önümüzdeki yıllarda dijital dönüşümün hızlanmasıyla taşların yerine oturacağı öngörülebilir.[Dr. Yeşim Esgin Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesidir]
50 M2 Dizisi Psikiyatrist Gaye Gürsel Kimdir? Rol Aldığı Dizi ve Filmler...
Netflix'in merakla beklenen dizisi 50 M2 27 Ocak Çarşamba günü gösterime girdi. 1. sezonu 8 bölümden oluşan dizinin oyuncu kadrosunda ise birbirinden başarılı isimler yer alıyor. Bu isimlerden biride çeşitli filmlerden ve dizilerden tanıdığımız güzel oyuncu Gaye Gürsel... 50 M2 dizisinde Psikiyatrist karakterini canlandıran Gaye Gürsel kimdir? Gaye Gürsel kaç yaşında ve nereli? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Zonguldak'ta Rüzgar Nedeniyle Dalgalar Mendireği Aştı
ZONGULDAK (AA) - Batı Karadeniz'de etkili olan rüzgar nedeniyle dalgaların yüksekliği 5 metreye ulaştı. Bölgede etkili olan rüzgar sebebiyle balıkçılar denize açılamadı.Yüksekliği 5 metreyi bulan dalgalar, Zonguldak Limanı'ndaki mendireği aştı. Rüzgarın, kentte gün boyu aralıklarla etkisini sürdüreceği bildirildi. Öte yandan vatandaşların uğrak yeri olan ve fotoğraf çektikleri liman arkası mevkisinde dalgalar nedeniyle sakin bir gün yaşandı.
Kahramanmaraş'ta Ruhsatsız İş Yerinde Kumar Oynayan 14 Kişiye 37 Bin 800 Lira Ceza Uygulandı
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerini ihlal ederek ruhsatsız bir iş yerinde kumar oynayan 14 kişiye, toplam 37 bin 800 lira ceza kesildi.Güneşli Mahallesi Malatya Caddesi'nde devriye görevi yapan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, tabelası olmayan bir iş yerinin kapısının açık olduğunu fark etti.İş yerine giren ekipler içerdeki 14 kişinin kumar oynadığını belirledi.Ekipler, iş yerinde bulunanlara sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal, sosyal mesafe kuralına uymamak ve maske takmamaktan toplam 37 bin 800 lira ceza kesti.Ayrıca ruhsatsız iş yeri çalıştıran ve kumar oynatan bir kişi hakkında ise adli işlem başlatıldı.
Şanlıurfa'da 64 Yaşındaki Kovid-19 Hastası 79 Gün Sonra Sağlığına Kavuştu
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hastanede tedavi gören 64 yaşındaki kişi, 79 gün sonra sağlığına kavuştu. İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 64 yaşındaki Mustafa Bozdağ, öksürük ve nefes darlığı şikayetleri nedeniyle Birecik Devlet Hastanesine başvurdu.Hastanede yapılan tahlillerin ardından Bozdağ'ın Kovid-19 testi pozitif çıktı.Bozdağ, hastanedeki 79 günlük tedavisinin ardından taburcu edildi.Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Mürsel Koker, hastanelerine başvuran Bozdağ'ın 30 gün yoğun bakımda solunum cihazına bağlı kaldığını aktararak, 'Uzman doktorlarımızın kontrollerinde, hemşire ve sağlık çalışanlarımızın takipleriyle hastamızın tedavisini yaptık. Durumu iyileşen Mustafa amcamızı 79 gün sonra taburcu ederek evine uğurladık.' ifadelerini kullandı.Bozdağ ise taburcu olmaktan duyduğu sevincini dile getirerek, doktorlar, hemşireler ve tüm hastane personeline teşekkür etti.
İstanbul'da Kaçak Medikal Malzeme Ele Geçirildi
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da medikal ürün satışı yapan iki iş yerine düzenlenen baskında, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedavisinde de kullanılan kaçak medikal malzemeler bulundu.İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, koronavirüs tedavisinde de kullanılan bazı medikal cihazların sahte fatura düzenlenerek kaçak olarak satıldığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.Polis, yaptığı çalışmanın ardından İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü ekipleriyle birlikte Fatih'te medikal ürün satışı yapan iki iş yerine baskın düzenledi.Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda çeşitli marka ve modelde medikal ürün, yoğun bakım maskesi, ateş ölçer, ameliyat malzemeleri ele geçirildi.İş yerlerinden birinin deposunun su kaçağı sebebiyle rutubetli olduğu tespit edildi. Polis kamerasına yansıyan operasyon kayıtlarında, su birikintisinde süs balıklarının olduğu görülüyor.Bahse konu iş yeri İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerince, sağlıksız koşullarda bulunduğu için mühürlendi.İş yeri sahiplerine 'Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet' suçundan adli işlem yapıldı.