onedio
Enerji Devriminin Öncüsü: Mavi LED
Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülen Japon bilim insanları İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ve Shuji Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED, aydınlatma teknolojilerinde dünyanın aradığı enerji tasarrufuna cevap vermesinin yanı sıra, elektriğe erişimi olmayan 1.2 milyar insanı da aydınlatacak teknoloji olarak ortaya çıkıyor.Nobel Komitesi, 'aydınlatma teknolojisinde temel bir dönüşüme kapı aralayacağını' belirttiği mavi LED teknolojisini geliştiren üç Japon bilim insanını Nobel Fizik Ödülü'ne layık gördü. İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ile Shuji Nakamura, ilk kez 1980'li yıllarda binlerce deneme yaparak yarı iletkenlerden mavi ışık elde etmeyi başardı. Üç bilim insanı, 90'lı yıllarda mavi LED teknolojisini daha da ileriye götürdü. Kırmızı ve yeşil LED üretilmesinin ardından geliştirilen mavi LED sayesinde, yarı iletkenlerle beyaz ışığın oluşturulmasının önünü açıldı.Enerji tasarrufunun öncüsüAkasaki, Amano ve Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED teknolojisinin insanlığa en büyük katkısı, beyaz LED aydınlatmaları mümkün kılması. LED, yani 'ışık yayan diyot' teknolojisi, enerjinin büyük kısmını ısıya çevirmeden doğrudan ışık elde etmesiyle önemli bir enerji tasarrufu imkanı sağlıyor.Enerjinin sadece yüzde 2'sini ışık olarak yayan geleneksel ampuller watt başına 16 lumen, floresan lambalar ise 70 lm/W ışık yayarken, mevcut LED aydınlatmalar 300 lm/W gibi etkileyici bir performansa sahip. Dünya genelinde üretilen elektriğin dörtte birinin aydınlatma için harcandığına dikkat çeken Nobel Komitesi, LED teknolojisi sayesinde ciddi ölçüde tasarruf sağlanacağına inanıyor. Bugün ABD'nin ürettiği enerjinin yüzde 17'si aydınlatma için harcanıyor.LED teknolojisinin gelecekte elektriğe erişimi olmayan yaklaşık 1.2 milyar insanı da karanlıktan kurtarması ümit ediliyor. Güneş enerjili LED aydınlatmaların, gaz lambalarından doğada yakılan odun ateşine kadar farklı kaynakların kullanıldığı aydınlatmaların yerini alması bekleniyor. Temiz aydınlatma teknolojileri geliştiren Lumina Project ağının kurucusu Evan Mills'e göre, bir kiraz büyüklüğündeki LED, çok düşük enerjiyle 100 gaz lambasına eşit aydınlık oluşturabilir.Aydınlık için fosil yakıtlardan yararlanılması, her yıl 4 milyon insanın ölümüne neden olan hava kirliliğine neden oluyor. LED'lerin az gelişmiş ülkelerde bu sorunun önüne geçebilmesi için, hızla düşen LED fiyatlarının daha da azalması bekleniyor. Gelişmiş ülkelerdeki gibi enerji altyapısına sahip olmayan ülkeler, güneş enerjili LED sayesinde gündüzleri bataryalarda depolanacak enerjiyle geceleri beyaz LED ile aydınlanacak.Akıllı ev ve şehirlerin ana ürünü olacakSıvı kristal ekran (LCD) teknolojisinin gelişmesini sağlayan LED, mobil cihaz ve televizyon gibi elektronik ürünlerde çok büyük gelişim yaşanmasını sağladı. Akıllı telefonlarda kullanılan flaştan televizyon aydınlatmalarına ve dekor ışıklarına kadar yayılan LED, hayatı kolaylaştırmasının yanı sıra elektronik cihaz tasarımlarında da etkin bir rol oynadı.ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin verilerine göre LED'ler ampullere oranla 30 kat daha uzun ömürlü. Mevcut LED ampullerin birçoğu, 25 bin saatten uzun kullanım süresine sahip. Bu süre, her gün 4 saat açık tutulması halinde bir ampulün 17 yıl kullanılabileceği anlamına geliyor.Enerji etkinliğini ve yeşile uyumu esas alan binalarda kullanılan LED, yavaş yavaş sokak aydınlatmalarının da yerini alıyor. Araştırma firması Navigant'a göre, 2014'te şehirlerin aydınlatılması için 13.2 milyon LED ampul kullanılırken, bu sayının 2023'te 116 milyona çıkması bekleniyor. Şehir planlaması ve yeni nesil konutlardaki öneminin artması, LED'in enerji kullanımını optimum kılacak ve elektrik hırsızlığının önüne geçecek akıllı şebekelerle uyumunu da güçlendirecek.Yeşil enerji etkisiLED teknolojisi, su kaynakları giderek azalan ve geri dönüşüme giderek daha fazla ihtiyaç duyacak olan dünyanın geleceğini güvenliğe alabilir. Nobel Komitesi, morötesi LED'lerin bakterilerin, virüslerim ve mikroorganizmaların DNA'sını yok edebildiğini, böylece kirli suların temizlenmesinde geleneksel yöntemlere göre çok daha büyük rol oynayacağını belirtti.Bilim insanları, bilgisayarlar aracılığıyla LED'lerin ışığını kontrol edebilmeleri sayesinde, bitki büyümesini tetikleyen belli spektrumları da ortaya çıkarabiliyor. Bu sayede seralarda daha etkin üretim yapılırken, bitki büyümesi kontrollü yapılabilmesini sağlıyor.Fiyatların düşmesi gerekiyorEnerji maliyetlerinin düşmesi ve elektriği bulunmayan 1.2 milyar insanın aydınlanmasını sağlamak için LED fiyatlarının düşmesi büyük önem taşıyor. LED alanında yapılan yatırımların artması, fiyatların da hızla düşmesine yardımcı oluyor.IHS Technology tarafından hazırlanan rapora göre, LED adaptasyonu 2014 yılında en yüksek seviyeye çıkmış durumda. Enerji tasarrufuna duyulan büyük ihtiyaç ve geri dönüşümün güçlenmesi, LED'lerden elde edilen aydınlık arttıkça fiyatların da düşmesini sağlıyor. Devletlerin de teşvikiyle, LED lambaların diğer teknolojilere kıyasla en yüksek bireysel gelire sahip ürün halini alması bekleniyor.Kaynak: Newsweek, Vox, National Geographic
TÜBİTAK'ın Beğenmediği Proje Dünya Birincisi Oldu
Özel MEF Lisesi 12’nci sınıf öğrencisi İlayda Şamilgil, “First Step To Nobel Prize In Physics” yarışmasında, 70’e yakın ülkeden 5 bin fizik projesini geçerek dünya birincisi oldu. Daha önce TÜBİTAK’ın yarışmasına da gönderdiği projenin, burada dereceye giremediği öğrenildi. İlayda Şamilgil, Polonya’da bu yıl 22’ncisi düzenlenen yarışmaya, üzerinde 1 yıldır çalıştığı “Sıvılardaki Su Oranını Mıknatısla Ölçebilen Ucuz, Hızlı ve Taşınabilir Bir Sistem” adlı projesi ile katıldı. Şamilgil, fizik alanında dünyanın en prestijli fizik proje yarışması olarak kabul edilen yarışmanın dünyaca ünlü akademisyenlerden oluşan jürisinden tam puan aldı.BULUŞ NE İŞE YARAYACAK?Şamlıgil, “Bu projede suyun manyetik özelliğinden yararlandım. Suyun içine bir mıknatıs yerleştirdiğinizde suyun üzerinde gözle görülemeyecek deformasyonlar oluşur. ‘Ne kadar deformasyon varsa o kadar su olur’ tezinden yola çıkarak yaptığım deneylerde sonuca ulaştım” dedi. Buluşunun tarım ve gıda endüstrisinde rahatlıkla kullanılabileceğini düşünen Şamilgil, buluşu sayesinde günlük hayatta tükettiğimiz süt, meyve suyu ve benzeri sıvıların içindeki su miktarının kolayca tespit edilerek kalite-fiyat dengesinin kurulmasına yardımcı olacağını söylüyor.NOBELE İLK ADIMİlayda’nın kısa öğrencilik hayatı başarılarla dolu. Geçen yıl İstanbul’daki bazı metro istasyonlarında kanserojen radon gazı ölçümü yapan İlayda Şamilgil, topladığı verileri İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne sunmuş. Öğretmenleri, İlayda’nın Stanford Üniversitesi’ne kabul edileceğine inandıklarını söyledi.Serkan AKKOÇ / HT GAZETE
Bilim, Kansere Karşı Başlattığı Savaşı Adım Adım Kazanıyor
Tıbbi gelişmelerin hızla arttığı çağımızda, en çok sorulan sorulardan birisi 'eğer bilim ve tıp bu kadar geliştiyse, neden insanlar hala kanser yüzünden ölüyor?' oluyor. Bu sorunun cevabı oldukça karmaşık, fakat bir o kadar da kesin: Bilim, kansere karşı başlattığı savaşı kazanmak üzere.
Reklam
Yayından Kaldırılmasına Anlam Veremediğimiz 25 Dizi
2517 yılında bir uzay gemisinde görev alan 9 kişinin maceralarını anlatan, Joss Whedon imzalı dizi bir çok kesim tarafından TV tarihinin en iyi bilim-kurgu dizisi kabul edilmesine rağmen 14. bölümün sonunda yayından kaldırıldı. Dizinin Serenity adlı bir devam filmi de bulunmakta.
Nobel Kimya Ödülü Nanoskopi Araştırmasına Gitti
Nobel kimya ödülü iki Amerikalı ve bir Alman araştırmacıya gitti.Bilimadamları, dokuların moleküler yapısına inen süper güçlü bir mikroskop geliştirdikleri için ödüle layık görüldü.Ödülü paylaşacak olan 54 yaşındaki Eric Betzig ABD'nin Virginia eyaletinde Howard Huges Tıp Enstitüsü'nde, 61 yaşındaki William E. Moerner California'da Stanford Üniversitesi'nde ve 51 yaşındaki Stefan Hell ise Almanya'nın Göttingen kentinde yer alan Max Planck Biyofizik Kimya Enstitüsü'de ve Heidelberg'deki Alman Kanser Araştırmaları Merkezi'nde görevli.Nobel jürisi, üç bilimadamının geliştirdiği mikroskop sayesinde hastalıkların araştırılması ve ilaç tasarımında devrim niteliğinde bir ilerleme sağlandığını açıkladı.Jüri, çığır açan çalışmanın mikroskop teknolojisini ''nano-boyuta'' taşıdığını söylüyor.Nanoskopinin günümüzde dünya çapında kullanılır hale geldiğini söyleyen Nobel jürisi üç araştırmacının çalışmasından bütün insanlığın her gün faydalandığını belirtiyor.Ayrı ayrı çalışan üç bilimadamı optik mikroskoplardaki teorik limiti aşmayı başardı. Geliştirdikleri aletten önce bilim dünyası bir görüntünün çözünürlüğünün 200 nanometreyi (bir metrenin 200 milyarda birini) geçemeyeceğine inanıyordu.Üçlünün geliştirmeyi başardığı nanoskopik görüntüler ise bundan daha derinlemesine inen bir çözünürlük sunuyor.Nanoskopi sayesinde bilimadamları yaşayan hücrelerin içinde tek bir protein molekülünü gözlemleyebiliyor.Sekiz milyon İsveç kronou (1,1 milyon Amerikan doları) tutarındaki ödül üçlü arasında paylaşılacak.Nobel geleneği uyarınca sahipleri şimdi açıklanan ödül, Alfred Nobel'in ölüm yıldönümü olan 10 Aralık'ta resmen takdim edilecek.BBC Türkçe
Reklam
Google Glass Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Özellik
Google Glass dünya devi Google tarafından geliştirilen muhteşem bir teknoloji ürünü. Google Glass sadece bir gözlüğün çok ötesinde. Henüz piyasaya çıkmadan bu yeni teknolojik oyuncak hakkında bilmeniz gerek 10 önemli özelliği sizler için araştırdık.Gözlükten esinlenilerek dizayn edilen Google Glass’ta bir hoparlör, kamera ve görüntü izlemeye yarayan bir görüntü haznesi mevcut. Teknik özellikleriyle teknoloji sevenlerin yüzünü güldüren bu cihaz, 5 mega piksel kamera, 16 GB dahili hafıza, Wifi, Bluetooth gibi özelliklere sahip. Pil ömrü yaklaşık 24 saattir. Google Glass’ın en fantastik yönü kulaklığa gerek duymadan duyma imkanı sağlamasıdır çünkü bilim insanlarının gerçekleştirdiği teknolojik bir buluş sayesinde ses kafa kemiklerine çarparak iç kulağa kadar ulaşabilmektedir.Bu daha başlangıç… Google Glass’da bunlardan çok daha fazlası var. Neler mi? Cevapları aşağıda;1. Küçük (ama güçlü) DonanımProject Glass mühendislerinin bu kadar özelliği bu denli küçük bir aygıta nasıl yükleyebildikleri gerçekten inanılmaz! Google Glass bu küçük kasasında bluetooth, Wi-Fi, GPS, speaker, kamera, mikrofon ve touchpad gibi özellikler barındırıyor. Ayrıca istediğiniz veriyi size gösteren parmak büyüklüğünde bir ekran mevcut.2. Sesli Komut Alabilme ÖzelliğiTüm bu donanım bir araya gelmesi elbette bir sebep yüzünden. O da sesli komut özelliği. Google Glass’ı en ilgi çekici yapan özelliklerinden birisi bu. Google Now ile bağlantıda olan tümleşik mikrofonu sayesinde her hangi bir sorunuz arama motoruna sorgu olarak gönderilebilir.Google Now özelliğini aktive etmek için “Okay Glass” demeniz gerekiyor. (Ne yazık ki şu anda Türkçe desteklenmiyor). Google Now ile sesli komut alma özelliğini aktifleştirdikten sonra istediğiniz komutu söylüyorsunuz. Söyleyeceğiniz komut sadece arama motoru için bir sorgu olmak zorunda değil. Video veya fotoğraf çekmek de sesli komut özelliği ile mümkün. Daha fazla komutun sürekli olarak ekleneceği söyleniyor.3. Hayatı Donduran TeknolojiGoogle Glass sayesinde insanların an’ı dondurabilecek ve harika fotoğraflar ve videolar çekebilecekler. O mükemmel an’ı yakaladıktan sonra etrafta fotoğraf makinesi arama derdi artık yok. Sadece “Take a Photo” demeniz yeterli. Gözünüzlü o anda gördüğünüz kareyi ölümsüzleştirmek bu kadar kolay. Hayal gücünüzü zorlarsanız bu özelliğin altında daha çok şey çıkar.4. Konferans Görüşme ve WebcamVideo kaydetme özelliği bulunan Google Glass aynı zamanda bir webcam görevi de görebiliyor. Akıllı telefonunuzun veya her hangi bir yerde bulunan data bağlantısını kullanarak Google Glass’ı bir webcam’e çevirebilir ve örneğin Google Hangout ile grup görüşmesi gerçekleştirebilirsiniz. Üstelik bir masada oturmanıza gerek kalmadan. Ayrıca sesli komut özelliği ile söylediklerinizi yazıya çevirip bir text mesajı olarak gönderebilirsiniz.5. Kaybolmanız İmkansızGoogle Glass, üzerinde gelen GPS özelliği sayesinde Google Maps’ı kullanarak sizi istediğiniz yere götürebilir. Akıllı telefonlarda da bulunan bu özelliği Google Glass ile çok daha rahat kullanabilirsiniz çünkü arabada seyir halindeyken veya yürürken ve hatta bir dağa tırmanırken sadece gözünüzdeki ekrana bakmanız yeterli.6. Yabancı Yerleri KeşfedinGoogle arama motorunun gücünü kullanarak hiç bilmediğiniz yabancı bir ülkede, dilini konuşamasanız bile Google Glass size yardımcı olacaktır. Döviz veya her hangi bir birim çevirici ve İngilizce olarak sorduğunuz her hangi bir soruyu bulunduğunuz ülkenin diline çevirme özelliklerini kullanabilirsiniz. Ayrıca bulunduğunuz bölgedeki en iyi restoranlara, gezilecek yerlere veya bölgenin tarihine birkaç sorguyla ulaşabilirsiniz.7. Canlı BildirimlerGoogle Now sizi bundan böyle evinizden iş yerinize doğru çıkarken karşılaşacağınız kötü trafik konusunda uyarabilir veya tuttuğunuz takımın maç sonucunu anında size söyleyebilir. Ayrıca Google Now size uçuş biniş kartınızı, bir sonraki toplantınızı, otel veya restoran rezervasyonunuzu gösterebilir veya eşinizin doğum gününü hatırlatabilir.8. Farklı Platformlarla UyumlulukGoogle Glass sadece Anroid telefonlarla değil aynı zamanda iphone ile de çalışabiliyor. İçerisindeki GPS üzerinden alınabilecek veriler dışında Google Glass ile veri almak veya göndermek için kablosuz veya mobil bir bağlantıya ihtiyacınız var. Akıllı telefonunuzla Google Glass’ı pair yaparsanız sosyal medya hesaplarınıza gelen bildirimleri Glass ile anında alabilirsiniz. Bu sayede elinizdeki başka bir işle uğraşırken, akıllı telefonunuzu kontrol etmenize gerek kalmaz ve konsantrasyonunuz bozulmaz.9. Tasarım Harikasıİyi bir teknoloji iyi bir tasarım olmadan ne işe yarar? Google Glass sadece 36 gram ve harika bir tasarıma sahip. Shale, Tangerine, Charcoat, Cotton ve Sky adında 5 farklı renk seçeneği mevcut. Tüm yüz tiplerine uyabilmesi için malzemesinin esneyebilme kabiliyeti oldukça yüksek. Özellikle ekran ve lens bölümlerinde değişiklik yaparak cihazı farklılaştırmak mümkün. Şimdiden gözlük sektöründeki dünya markaları, Google Glass tasarımını kendilerine özgü hale getirmeye çalışıyorlar.10. Çıkmasına Çok Az Kaldı (fiyatı ne olacak?)Google firması Glass’ı ilk olarak Google I/O konferansında yazılım geliştiricilere sundu. Belirlenen fiyat ise1500 dolar civarındaydı. 2014 yılının sonunda son kullanıcı için beklenen fiyat da bu seviyelerde. Şu an için yazılım geliştiriciler dışında Glass satılmıyor.
Reklam
Nobel Fizik Ödülü Mavi LED Işıklarına
2014 Nobel Fizik Ödülü, mavi LED ışıklarını icat eden üç Japon profesöre verildi.'Işık yayan diyot' (LED) ışıkları, Profesör Isamu Akasaki, Hiroşi Amano ve Şuji Nakamura tarafından icat edildi.Ödülü kazanan bilim insanlarına yaklaşık 2 milyon 450 bin Türk Lirası tutarında ödül verilecek.Haberi Japonya'da uyanır uyanmaz aldığını söyleyen Profesör Şuji Nakamura, basın toplantısında 'Bu inanılmaz bir his' şeklinde konuştu.Nobel Vakfı, icadın kullanışlılığını dikkate alarak ödüle layık görüldüğünü belirtti.Pazartesi günü açıklanan Nobel Tıp Ödülü beynin yer belirleme sistemini keşfeden araştırmacılar Profesör John O'Keefe ile May-Britt Moser ve Edvard Moser'a verilmişti.BBC Türkçe
Nobel Tıp Ödülü Sahiplerini Buldu
ABD'li John O'Keefe ile Norveçli araştırmacı çift May-Britt ve Edvard Moser, bu yıl Nobel Tıp Ödülü'nü paylaştı. Bilim insanları beyinde dâhili navigasyon sistemi işlevi gören hücreler keşfetmiş, sözkonusu hücrelerin yön tayininde önemli rol oynadığı kanıtlanmıştı. Nobel Tıp Ödülü'nün bu yıl 870 milyon euro değerinde olduğu belirtildi. 2014 Nobel ödüllerini kazananlar, bu hafta içinde duyuruluyor. Yarın fizik, çarşamba günü kimya, merakla beklenen barış ödülünün sahibi ise cuma günü açıklanacak.Haftaya pazartesi günü ekonomi ödülünün sahibi belli olacak. Edebiyat ödülünün açıklanacağı gün henüz kesinleşmedi. Gözlemciler bu alandaki ödülün sahibinin geleneklere uyularak perşembe günü belli olmasını bekliyor.Nobel Ödülleri, Alfred Nobel'in ölüm tarihi olan 10 Aralık'ta törenle sahiplerine sunulacak.  Nobel tıp ödülüne geçen yıl insan hücrelerindeki temel taşıma işleminin veziküller (kesecikler) yardımıyla gerçekleştirildiğini saptayan Alman Thomas Südhof ile Amerikalı meslektaşları James E. Rothman ve Randy W. Schekman layık görülmüştü.Deutsche Welle Türkçe
Reklam
Optik İllüzyon ile Görünmezlik!
“Görünmezlik” pek çok bilim kurgu öğesine ilham olmuştur: casus filmleri, bilgisayar oyunları ve çizgi filmler gibi. University of Rochester’dan araştırmacılar tam olarak görünmezliğin sırrını keşfetmeseler de optik illüzyonlar sayesinde benzeri bir sistem elde etmeyi başardılar.Basitçe anlatmak gerekirse, normal lenslerden bir düzenek kuran bilim adamları iki lens arasına girin cisimlere giden ışık dalgalarını büküp cismin etrafından dolaşmasını sağlayarak cismi “arka plan görünmesine rağmen” görünmez kılmayı başardılar. Elbette bu hal sadece lenslerin içinden bakarken geçerli.Videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.
'Ebola Bir Aya Avrupa'da'
İngiliz basını, Batı Afrika'da 3 binden fazla kişiyi öldüren Ebola virüsünün ekim sonuna kadar Fransa veya İngiltere üzerinden Avrupa'ya ulaşabileceğini söyledi.İngiliz basını, Aralık 2013’ten bu yana 3 bin 400 kişinin ölümüne neden olan Ebola virüsünün ekim sonlarında Fransa ve İngiltere'ye ulaşabileceğini açıkladı. Hastalığın yayılma biçimlerini ve uluslararası havayolu trafik verilerini değerlendiren Independent gazetesi, virüsün 24 Ekim'e kadar Fransa'ya ulaşma ihtimalinin yüzde 75, İngiltere'ye ulaşma ihtimalinin de yüzde 50 olduğunu yazdı.Lancaster Üniversitesi'nden virüs uzmanı Dr. Derek Gatherer, Daily Mirror gazetesine yaptığı değerlendirmede, virüsün Batı Afrika ülkelerinden yolcu taşıyan uçaklarla Avrupa'ya gelmesinin an meselesi olduğunu söyledi.Şimdiye kadar Avrupa'da sadece tek bir hastada virüs görünse de, hastalıktan en çok etkilenen Gine, Sierra Leone ve Liberya gibi Afrika ülkelerinden Fransa'ya çok sayıda kişi seyahat ediyor. Bu nedenle, virüsten en çok etkilenen ülkeler arasında Fransa'nın olabileceği tahmin ediliyor.Bilim dergisi PloS 'da yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, hastalığın Belçika üzerinden Avrupa'ya taşınması riski yüzde 40, İspanya ve İsviçre üzerinden ise yüzde 14 olarak hesaplandı.Dünya Sağlık Örgütü, virüsten en çok etkilenen ülkelere yönelik bugüne dek hiçbir seyahat sınırlaması koymazken, İngiliz Havayolları ile Emirates bu ülkelere bazı uçuşlarını durdurdu.Batı Afrika’yı yıktıİlk defa Aralık 2013’te Gine'de iki yaşında bir çocukta tespit edilen Ebola virüsü, Batı Afrika'da bugüne kadar 3 binden fazla kişinin ölümüne neden oldu.Henüz kesin bir tedavisi olmayan hastalığın belirtileri halsizlik, ateş, kas ağrıları, kusma, ishal ve kanama. Virüs, kan ve vücut sıvıları dahil yakın temas yoluyla bulaşıyor.ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nden (CDC) 1 Ekim Çarşamba günü yapılan açıklamada, Dallas’ta tecrit altında tedavi edilen bir Amerikalıda Ebola virüsüne rastlandığı açıklandı. Liberya’dan uçakla gelen hastanın 20 Eylül’de Dallas’a indiği ifade edildi.Kaynak: DHA, Reuters
Reklam
Telefonlarda Hala Olmayan 7 Şey!
Telefonlarımız çok etkileyici teknolojik cihazlar olabilir, ancak bu özelliklere hala sahip değillerMükemmel ekranlar, yoğun pikseller ve keskin kenarlar... Son nesil akıllı telefonlar, şüphesiz övgüyü hak eden yeniliklere sahipler. Ancak hala gerçeğe dönüştürmedikleri birçok hayalimiz var. Bunların bazısı son derece mümkün, bazısı bilim-kurgunun konusuna giriyor. Ama hayal kurmakta ne sakınca var ki?Daha iyi pilTelefonlarımızın yapabildiklerini düşündüğümüzde, tek şarjla bir günü hala çıkaramıyor olmaları saçma görünüyor. Telefonların performansıyla birlikte elbette piller de geliştiler, ancak pil ömrü hala aynı seviyede.Daha hızlı şarjSamsung, Galaxy Note 4'teki yeni hızlı şarj olabilen pilin 30 dakikada yüzde 50 şarj olabildiğini gösteriyor. 1 dakikada olmasını beklerdik ancak yine de iyi bir başlangıç.Tek bir kablosuz şarj standardıKablosuz şarjda tek bir şarj standardında hala anlaşma sağlanmış olmasa da, buna giderek yaklaşıyoruz. Apple'ın iWatch için sunacağı kablosuz şarj yöntemi, bu alanda tek bir standarda yönelimi hızlandırabilir.Evrensel çevirmenBilim kurgu gibi görünse de gerçek zamanlı tercüme sistemleri, birçok durumda dil bariyerini ortadan kaldırabilir.Farklı şarj yöntemleriÜreticiler neden farklı şarj yöntemlerini denemiyor? Telefonlara güneş paneli eklemek, belki de microUSB üzerinden şarja iyi bir alternatif olabilir. Veya yürürken kinetik enerjiyle kendi kendini şarj edebilen bir telefon, hiç de fena olmazdı.Daha dayanıklı telefonlarSu ve toz geçirmeyen telefonlar, standartlaşmaya başladılar. Peki ya bütün telefonlar daha dayanıklı olsaydı, düşmelere kolayca dayansaydı?Pico projektörlerBu tür projeksiyonları telefonunuza eklemeniz mümkün. Ancak ceplere entegre sunulacak projeksiyon, iş kullanıcılarının ilgisini çekebilirdi.Chip
Dünya Bilim Tarihinin En Akıl Almaz 25 Sıradışı Deneyi
etiket
Bilimin sınırlarının ne olduğu ve bir takım ahlaki değerleri göz önüne alıp almaması gerektiği hala tartışılmakta. Bir argümana göre, bilimin gelişmesi için hiçbir sınır gözetilmemeli ve bilim adamları tamamen özgür bırakılmalı. Karşıt argümana gelirsek, ışın tedavileri ve uzay yolculukları güzel gelişmeler, fakat bilimin durması gereken bir nokta var. Bize 'bu adamlar ne yapıyor yahu?' dedirten ve bilimin sınırlarını zorlayan bu 25 sıradışı deneye bir göz atın ve ardından kararınızı verin: bilimde sınırlar olmalı mı?Aman dikkat! Galeride bulunan dünya tarihinin en akıl almaz bu 25 çılgın deneyinden bazıları başınızı döndürebilir veya midenizi kaldırabilir!
Neden Kendi Sesimiz Videolarda ve Ses Kayıtlarında Bize Çok Değişik Geliyor?
Evet gerçekten böyle duyuluyor. Videoyu izlemeye üşenenler ve İngilizce bilmeyenler için özet geçelim.  Sesinizi mikrofondan duyduğunuzda, ya da bir videoda izlediğinizde, ya da ses kaydınızı dinlediğinizde çok garip gelmesi çok normal. Çünkü bu herkese oluyor ve oldukça basit bir açıklaması var. Konuştuğunuz zaman, sesiniz size birkaç farklı kaynaktan geliyor. Aslında duyduğunuz bir nevi bu ikisinin birleşimi. 1- Ağzınızdan çıkan sesi duyuyorsunuz (diğer insanların da duyduğu)2- Kafanızın içinde yankılanan, kafatasınızın, dokuların ve organların yansıttığı, direk iç kulağınıza ulaşan sesİki numaradan gelen ses daha düşük frekansları daha iyi ilettiği için, kendi sesiniz size normalde olduğundan daha düşük frekansta duyulur.Şimdi artık biliyorsunuz :)
Reklam