Grovemade Desk Collection İle Ofiste Kendi Dünyanızı Yaratın
Zamanımızın büyük kısmı bilgisayar, tablet, telefon üçlüsü arasında geçerken bu dijital ortama doğal bir dokunuş sunuyor Grovemade Desk Collection. Estetik, işlevsellik ve ahşabın sıcaklığı ile çalışma alanları yaşam alanına dönüşüyor.stilveyasam.com/dekorasyon
Hain Astrolog ile Hayattan Soğutan Burç Yorumları - 2
Sözünde duramayan, özgüveni olmayan, gıcık şahsiyet. Hayat boyu illa birileri onu iteleyecek. Var ya, bütün ev kuşları, ana kuzuları genelde bu burçtan çıkar. Bunun sevdası bile bir halta yaramaz. Genelde platonik takılır haspam. Yoktur ki cesaret denen şeyin zerresi bunda, gidip de söylesin. Hadi bir mucize oldu da zar zor söyledi ve siz de bir halt edip buna uydunuz. Eğer uçarı, hayatla eğlenen, aşkta heyecan arayan bir kişi iseniz bittiniz kuzum siz. Duygusal takılır bu koçlar. Sıkıcı mı sıkıcıdır. Her an ahlanmaya meyillidir. Ona bir şeyi bin kere anlatın anlamaz. Bir de anladım havaları ve sonunda anlattığınız şeyin tam tersine yorumları yok mudur? Deli olursunuz. Soru sorup ne olduğunu anlamaya kapasitesi yetmez. Ama toplum tarafından sevilir. Niye, çünkü kendinden başka kimseye bir zararı yoktur. Öyle hileyi, yalanı becerecek zeka yoktur ki onda. Siz ona fıkra anlatın o gülsün, bir şey anlatın o dinlesin. Başka bir işe yaramaz. Kıskanç, gıcık ve sıkıcıdır.
Ölümlü İş Kazalarında Asıl Kabahatin İşçilerde Olduğunu Gösteren 12 Örnek
Neyin bedelini ödüyoruz biz? Ülke olarak son 10 yılda 10.804 (on bin sekiz yüz dört), sadece 2013 yılında 1235 (bin iki yüz otuz beş), yalnızca ağustos ayında 147 (yüz kırk yedi) işçimizin ölümüyle, iş kazalarında her gün 4 işçi ölümüyle neyin bedelini ödüyoruz biz? İnsan hayatı ne zaman bizim için bu kadar değersizleşti? Şehit olmak (!) yetiyor mu acaba ölenin ardından bıraktıklarına? Ölen bir babanın 8 yaşındaki oğluna, daha kucağına alamadığı kızına şehit olmuş olması yetiyor mu? Biz bunu hak edecek ne yaptık? Biz insan hayatıyla neyin bedelini ödüyoruz, insan hayatı bedel olabilir mi?Ama işçi kardeşim sen de dikkatli olacaksın biraz, akıllı olacaksın mesela bakanımızın dediği gibi. Göçük altında kalmayacaksın, asansör düşerken bir yolunu bulup kurtulacaksın, üstüne kazan devrildiyse, zorla kanalizasyona sokulduysa rica ederim akılı olacaksın. Bakanımızdan iyi bilecek halin yok, önlem alınmasını bekleme, kendi önlemini kendin al icabında.
Kış İçin Hazırlanan 10 Şey
Sonbaharın gelmesiyle birlikte evlerde kış hazırlıkları başladı. Aşağıda gördüğünüz şeyler artık endüstriyel olarak da üretiliyor, ama evde yapılanlar kadar da güzel olmuyor. :)
Reklam
Daha Fazla Yağ Yakın!
Senelerdir, “yağ yakma aralığı” diye adlandırılan fenomenin esiri olduk. Yağ yakma aralığında daha fazla yağ ve kalori yakıyorsun. Bize hep yağ yakma aralığına ulaşabilmek için ağır değil hafif egzersiz yapmamız gerektiği anlatıldı.Meğer o kadar da basit değilmiş. Maksimum nabız atışının yüzde 60-70 oranı yoğunluğunda hareket ettiğinde, egzersiz sırası ve sonrasında daha az kalori yakıyorsun. Metabolizmanı çalıştırabilmek için çok daha hızı hareket etmen gerekiyor.Hareket yoğunluğunu gözünün önünde canlandırmaya çalış. Masanda otururken ya da bir toplantıya yürürken fazla efor harcamıyorsun. Missouri’deki Truman Devlet Üniversitesi Sağlık ve Egzersiz Bilimi Fakültesi’nden Doktor Alex Koch, kas gücü harcamadığın zaman daha fazla kalori yaktığını söylüyor. İşte bu yüzden yağ yakma aralığı çok cazip geliyor. Tabii ki bu, masanda oturarak veya koridorlarda dolanarak kilo verebileceğin anlamına gelmiyor. Kardiyo ve ağırlık çalışmaktan kaytarmak o kadar da basit değil. Koch, hareketsizce otururken dakikada bir, iki kalori yaktığını ama ciddi bir yağ kaybın olmayacağını vurguluyor. Skalanın öbür ucunda ise nabız atışını yağ yakma aralığının çok ötesine taşıyan yoğun egzersiz çeşitleri var. Bu noktada vücudun acilen enerjiye ihtiyaç duyar. Böylece yağ yerine dolaşım sistemine daha hızlı giriş yapan karbonhidrat yakmaya başlar. Ne kadar yoğun çalışırsan o kadar fazla kalori kaybedersin. Koch, maksimum efor sarf ederken dakikada 20-30 kalori yaktığını söylüyor. Ne kadar çok kalori yakarsan o kadar hızlı kilo verirsin.Araştırmalar da ne kadar fazla egzersiz yaparsan o kadar yağ yakacağını doğruluyor. Koch, interval egzersiz gibi az ve çok yoğun hareket aralıklarını harmanladığın programlar uyguladığında, epinefrin hormonu salgıladığını böylece hareketsiz olduğunda bile kalori yakmaya devam ettiğini söylüyor. Medicine & Science in Sports & Exercise’a göre, 20 dakika boyunca yüksek süratte pedal çevirenler, bir saat boyunca hafif süratli pedal çevirenlerden daha fazla kalori yakmış. Koch, yağ yakma aralığında yapılan egzersizin bu faydayı sağlamadığını belirtiyor.Bütün bunlar hafif süratli egzersizleri tamamen boş vermen gerektiği anlamına gelmiyor. Düşük süratli hareketler egzersizin bir bölümünü oluşturmalı. Isınma ve yoğun bir egzersiz sonrası yapılan rahatlama turu sayesinde vücut kaslarını gevşetebilirsin. Aynı zamanda stresi azaltıp kardiyovasküler sağlığını ve kemiklerini geliştirir ve tabii ki kalori de kaybedersin.Ne var ki hızla yağ yakmak istiyorsan interval training prensiplerini uygulamalısın. Hızla spor yaptığın kısa aralıklarla kombinlediğin hafif süratli hareketler yaptığında, yağ yakma aralığına ulaşmış olacaksın. Bu “yeni” yağ yakma aralığı sadece tek aralıktan oluşmuyor. Çeşitli sürat seviyelerinde uygulanan farklı kardiyo hareketlerini doğru kombinlersen, hızla yağ ve kalori kaybetmeni sağlayacak bir kokteyl elde edeceksin.Derleyen: Tuğçe Tekmen / WH
Doğal Maskelerle Vücut Çatlaklarına Elveda
Belirli sebeplerden dolayı vücutta çatlaklar oluşabilir. Bir çok kadınınki gebelik dönemlerinde oluşur ve hızlı kilo alıp vermeyle ilgilidir. Vücuda kötü ve pürüzlü bir görüntü yaratan bu yapılardan kurtulmak sanılanın tersine imkansız değil. Çatlak tedavisi için uygulayabileceğiniz maske ve bakım kürlerini sizler için hazırladık;Çatlakları Tedavi Eden Bakım Kürü1 yumurta, esmer şeker.Yumurta akını bir kaseye ayırın. Yumurta akının içerisine yetecek kadar esmer şeker ilave edin. Bu karışımı cilt çatlaklarına sürebilirsiniz. Esmer şeker cilde peeling etkisi uygular. Kan akış hızını...devamı: 724saglik.org/estetik-guzellik
Reklam
Hem Keyif Alın Hem Zayıflayın
Çay içerken hem sağlıklı bir şekilde kilo vermek hem de keyif almak istemez misiniz? Zayıflama çaylarının bir çoğu kötü tatları nedeniyle ya zorla içilir ve ya da çoğu zaman içilemeden yarıda bırakılır. İşte hem içimi keyifli hem de zayıflamaya yardımcı olacak bitki çayları tarifi.Zayıflatan Meyve Çayı1 litre suTarçın (1 tatlı kaşığı)1 tatlı kaşığı bal1 adet greyfurt2 yemek kaşığı rezene2 yemek kaşığı maydanoz tohumuSuyu kaynatın ve içine yukarıda verdiğimiz malzemeleri...devamı:  724saglik.org/beslenme-diyet
Sebze Suları ile Hem Zayıflayın, Hem de Sağlıklı Beslenin...
Hepimiz artık hangi bitkinin neye iyi geldiğini biliyoruz. Hangi bitki çayıyla nasıl kilo kaybedeceğini de bilmeyen kalmadı. Ama hangi sebze ve meyve suyunun zayıflattığını biliyor muyuz?Sizler için hazırladığımız besleyiciliği yüksek, doğal ve kolay yollarda zayıflatan sebze suları;1.      Salatalık suyu: Doğal bir idrar söktürücü olan salatalık suyu vücudunuzdaki toksinleri atmanızda yardımcı olur. Salatalık suyu susuzluğunuzu giderir. Bunun yanında cildinizin parlak ve pürüzsüz görünmesini sağlar.2.      Kereviz Suyu: Kalori alımınızı azaltarak zayıflamanızda yardımcı olan kereviz suyu kabızlığı önler ve selülitlerinizden kurtulmanızı sağlar. Kereviz suyu ayrıca erken yaşlanmayı önler.3.      Havuç Suyu: Havuç suyunda çok fazla lif bulunur. Havuç suyundaki bu lifler vücudun yağ oranını azaltır. Eğer havuç suyunu düzenli bir şekilde tüketirseniz daha hızlı kilo verebilirsiniz. Havuç suyunun bilinmeyen bir yanı da kan yapıcı özelliği sayesinde mide ve bağırsak kanamalarını engellemesi.4.      Lahana Suyu: Lahana kalorisi oldukça düşük bir sebzedir. Lahana suyu içerisinde bulunduğu zengin lif kaynağıyla sizi gün boyu tok tutabilir. Lahana suyunu yemek öncesinde veya yemek sonrasında ya da dilerseniz öğün olarak da tüketebilirsiniz.5.      Pancar Suyu: Demir eksikliği sorununuz varsa pancar suyu içmelisiniz. Hiçbir yağ içermeyen ve besleyici değeri de oldukça yüksek olan pancar suyunun listenizde bulunmasında fayda var. Pancar suyu lifli bir besin olduğu için kolesterolünüzü düşürmenizde yardımcı olur. Ayrıca gün boyu enerjinizin yüksek olmasını sağlar.6.      Elma Suyu: Romatizma, mide hastalıkları gibi rahatsızlıklarınız varsa elma suyu birebir. Kalp ve akciğer hastalıklarını önleyebilen elma suyu kan şekerinizi kontrol altında tutmanızı sağlıyor.7.      Armut Suyu: Böbreklerinizde taş mı var o zaman size armut suyu içmenizi tavsiye ediyoruz. Uzmanlar armut suyunun kansızlığı önlediğini ve yüksek tansiyonu düşürdüğünü söylüyor. Ayrıca günün yorgunluğunu da üzerinizden alıyor.8.      Nar Suyu: İçerisinde güçlü antioksidan barındıran nar suyu kurt düşürücü özelliğiyle biliniyor.Uzmanlara göre günde tüketilecek bir bardak sebze suyu hızlı bir şekilde kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı olur.Sebze suyu içersindeki vitaminler, mineraller ve güçlü antioksidanlar sayesinde bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Dolayısıyla vücudunuzu hastalıklara karşı korur. Sebze suyu tüketirken ürünlerin taze ve doğal olmasına dikkat edin. Afiyet olsun.Kadinon.com yazarı: Zehra Yurtsever
Erkeği Peşinizden Koşturma Taktikleri
İşte, küçük aşk oyunlarıyla erkeği peşinizden koşturma yöntemleri...Biriyle birlikte olmaya başlamak bir oyuna adım atmak gibidir. Evliliğe giden yolda seksi küçük hileler ve usta aşk manevraları da oyunun başlıca kurallarıdır.İşte, küçük aşk oyunlarıyla erkeği peşinizden koşturma yöntemleri…Taktik 1: Her an ulaşılabilir olmayınOYUN PLANI: Ondan ne kadar hoşlanıyor olursanız olun annelerinizin tabirlerine kulak vermelisiniz; kendinizi ağırdan satın. Her mesajını anında yanıtlamayın, sosyal medyada yaptığı paylaşımlara yorum ya da “like” yağdırmayın. Ortalarda olmamanız onda merak uyandıracaktır. Herkesin her hareketini paylaştığı sosyal ortamlardan en azından bir süreliğine uzak durun. Bırakın neler yaptığınızı ve sizi merak etsin. Size ulaştığı zaman şanslı olduğunu hissetsin.KAZANIM: Ona doğru koşmamanız, kaçıyor uçtu uçacak gibi durmanız sizi peşinden koşulacak bir av haline getirir erkeklerin gözünde. Diğer taraftan bu süreç sırasında karakteri, kararlılığı ve tarzıyla ilgili bilgi de edinmiş olursunuz.Taktik 2: Tahminlere yer bırakınOYUN PLANI: Beğendiğiniz bir erkekle çıkmaya başladığınız anda onunla tüm kişisel özelliklerinizi, beklentilerinizi, tecrübelerinizi, anılarınızı, yaşanmış hikayelerinizi paylaşmak için can atarsınız. Bunu sakın yapmayın. Bu konuda frene basmanız ilişkinizin geleceği açısından önem taşıyor. Siz ayrıntılara ne kadar hızlı inerseniz beğendiğiniz erkek de sizden aynı süratle uzaklaşır. Kendini özel hissetmek yerine sizin herkese karşı gereksiz bir açıklık içinde olduğunuzu düşünür. Bırakın sizi merak etsin. Boşlukları doldurmak için biraz uğraşması gereksin.KAZANIM: Gizemin olduğu yerde merak ve ilgi vardır. İlk günden her konuyu ortaya koymak bunu bitirir. Sizi çözmeye çalışmak erkek beyninde aşk kimyasallarının hareketlenmesini sağlar.Taktik 3: Meşguliyetleriniz olsunOYUN PLANI: Hayatınızda ilk öncelik olmasına izin vermeyin. Tabii ki onunla olmaktan hoşlandığınızı hissettirin. Ancak sosyal ajandanızın izin verdiği zamanlarda. Planlarınız olduğunu söyleyerek telefonu kapatın.KAZANIM: Kendinize ait bir hayatınızın olması, ayaklarınızın üzerinde durabiliyor olmanız onu çok etkiler. Erkekler özgürlüklerine düşkündürler ve kendinden ödün vermeyen kadın onlar için seksidir. Bunca meşguliyetiniz arasında sizden randevu koparmanın kıymeti onun için paha biçilmez olabilir.
Reklam
İyi Öpüşmek İçin 18 Altın Kural
Onunla öpüştüğünüzde nefessiz kalmasını, başını döndürmek mi istiyorsunuz? İşte iyi 18 öpüşmek için kurallar...Onunla öpüştüğünüzde nefessiz kalmasını, başını döndürmek mi istiyorsunuz?Eski moda öpüşmelerle başlayıp onu yatak odasına götürecek yeni öpüşme tekniklerini deneyin. Önereceğimiz yeni teknikler sayesinde partneriniz öpücüğünüzden çok memnun kalacak. İlk öpüşmenin filmlerdeki gibi öldürücü etkisi olmayabilir.Öpüşürken yırtıcı hayvan gibi davranmamaya ve mümkün olduğunca az tükrüklü olmasına çalışın. Öpücüğünüz iki insan arasında çok özel şeyler paylaşıldığını gösteren çok sıcak, ağır ve romantik olmalı.Çoğu kişi “sıcak ve ağır” tanımlamasını “ıslak ve dağınık” ile karıştırma hatasına düşer. Islak ve dağınık öpüşenler kadınlar tarafından beğenilmezler ve “kötü öpüşenler” listesinde yer alırlar. Bazıları bunu isteyerek yapabilir ve bunuetrafındakilere övünerek anlatabilir.İşte en etkileyici 18 öpüşme kuralları..•Bayanlar ve baylar öpüşeceğiniz zaman dudaklarınızı ıslatmayın. Bu ünlü bir şarıkıcının seyirci önünde şarkı söylemeye başlamadan önce boğazını temizlemesiyle eşdeğerdir.•Öpüşürken diliniz kutudan birden fırlayan kukla gibi ağzınızdan çıkmasın, ağzınızın hafif açık olması yeterli.•Erken ortaya çıkan Fransız tarzı bu öpüşmeyi hemen denemeyin. Partnerinizin bunu denemeye çalışacağından şüpheleniyorsanız;•Ağzınızı kapatın. Ağzınız açık olsun, dilinizi çıkarmayın.•Öpüşmenin daha ateşli bir hal almasını istiyorsanız dilini hissettiğinizde hoşunuza gittiğini gösteren bir işaret verebilirsiniz. Bu süreç yarım saat ya da 30 saniye olabilir.•Ağzınızı partnerinizinkinden çok daha geniş açmayın. Öpüşme taklit etme değildir.•Öpüşürken kaba konuşmalar yapmayın.
Prof. Dr. Şahika Yüksel: Eşcinsellik Hastalık Değil Cinsel Yönelimdir
KKTC’de ilk kez Girne Amerikan Üniversitesi Kıbrıs Yerleşkesi Karmi Kampüs’te “İçimizdeki Sınırları Aşmak” ana teması ile düzenlenen 16. Ulusal Psikoloji Öğrenciler Kongresinde “Eşcinsel Ergenler ve Ailenin Sırları ve Sınırları” konulu sunum gerçekleşti.Eşcinelliğin bir hastalık olmadığını yönelim farklılığı olduğunu belirten Prof. Dr. Şahika Yüksel, Dünya Sağlık Örgütünün cinsellik tanımında ifade edildiği gibi eşcinselliğin biseksüellik ve heteroseksüellik gibi insanda tanımlanan 3 yönelimden biri olduğunu ifade etti.Biseksüelliğin karşıt cinsel olmak gibi çok erken yaşlarda belşirlendiğinin altını çizen Prof. Dr. Yüksel, biseksüelliğin bireyin kendi isteği ile seçtiği bir özellik olmadığını vurguladı. Kişinin cinsel kimliğini keşfetmesinin zamanla olduğuna değinen Prof. Dr. Yüksel, sürecin ergenlik öncesi dönemde başlayarak ergenlik döneminde devam ettiğini belirtti.Kişilerin cinsel tercihlerini özgürce ifade edebilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yüksel, toplum ve kültürel baskıdan dolayı kişilerin toplum tarafından onay verilen rolleri sergilediklerine işaret ederek eşcinselliğin bir hastalık olmadığını yönelim farklılığı olduğunu vurguladı.Kişilerin yetiştikleri ve yaşadıkları kültürün ve toplumun doğrularına göre eşcinsellik ile ilgili düşünce ve duyguların bastırıldığını belirten Prof. Dr. Yüksel, ailelerin bu noktada eşcinselliği bir tabu ve açıklanmaması gereken bir sır olarak gördüğünü ifade etti. Toplum ve kültürün kişinin ve ailenin etrafında birtakım sınırlar oluşturduğuna da işaret eden Prof. Dr. Yüksel, gençlerin cinsel ilgisinin arttığı dönem olarak ergenliğin kırılganlık riskinin yoğun olduğu bir dönem olduğuna dikkat çekti.Toplumsal baskı ve dışlanma nedeniyle gençlerin kendilerini keşfetme ve tanıma devresinde cinsel ilgilerinin akranlarından farklı olduğunu keşfetmelerinin sancılı bir süreç olduğu belirten Prof. Dr. Yüksel, toplumda egemen olan homofobiden dolayı ebeveynlerin kuşkularını yakınları ve uzmanlar ile paylaşamadığını belirtti.Ailelerin eşcinselliği bir hastalık olarak değil cinsel yönelim farklılığı olarak algılamaları gerektiğinin de altını çizen Prof. Dr. Yüksel, toplumsal baskı ve dışlanma kaygısının aileler etrafında sınırlar çizdiğini belirterek söz konusu süreçlerin ergenlik döneminde görülen farklı cinsel yönelimlerin sır olarak kalmasına neden olduğunu vurguladı.Kişilik gelişimi, cinsellik, cinsel farklılıklar, ergenlik ve yaşlılık sorunları, terapide etik sorunlar gibi çeşitli konularda 100’e yakın bilimsel sunumun yapıldığı kongre, GAÜ Kıbrıs Yerleşkesi Karmi Kampüs Uluslararası Kongre Merkezinde düzenlenecek değerlendirme ve kapanış oturumu ile sona erecek.
Depresyona Neden Gireriz?
Depresyon birdenbire yakalandığımız bir hastalık ya da kapıldığımız bir ruh hali değildir. Genellikle kişiyi depresyona hazırlayan birden çok sebep vardır.Depresyon birdenbire yakalandığımız bir hastalık ya da kapıldığımız bir ruh hali değildir. Genellikle kişiyi depresyona hazırlayan birden çok sebep vardır. Ancak özellikle de depresif hissetmeye başladıktan sonra bu ortaya çıkarıcı sebepleri fark etmek zorlaşır. Depresyondayken kişi kendini suçlamaya ve tek yönlü düşünmeye eğilimli olduğu için depresyonun sebebi olarak kendini ve eksiklerini görür. Oysa sebep yaşamı ve kendisi ile uyumsuz düşünce ve davranış kalıplarıdır. Depresyon tedavi edilse bile bu yaşamsal etkenler değiştirilmediği sürece aynı süreç yeniden yaşanabilir.Birazdan okuyacağınız sebeplerin çoğu uyum bozucu bilişsel şemalarımızdan köken alır. Şemalar düşünce, duygu, davranış kalıplarından oluşan sistemlerdir. Çocukluk ve ergenlik yıllarında oluşup, dünyayı algılayışımızı ve başa çıkma mekanizmalarımızı etkilerler.Anlamsızlık / Boşluk hissi:Varoluşsal anlam temel bir ihtiyaçtır. Bu karşılanıp biten bir ihtiyaç değil, yaşam boyu devam eden dinamik bir arayıştır. Varoluşcu psikolojinin öncülerinden Viktor Frankl mutlu olabilen kişilerin yaşamın anlamı; diğerlerine yardım ederek, severek, çalışarak, öğrenerek, inanarak, yaratıcılıklarına imkân tanıyan aktiviteler yaparak (resim, müzik, edebiyat) bulduklarını söyler. Yaşamın anlamını bulabilmek için öncelikle bir amacımızın olması gerektiğini vurgulayan Frankl acının kaçınılmaz olduğu durumlarda acının da bir anlamı olabileceğini söyler.Hayatı yaşıyor gibi değil, içinde kaybolmuş gibi hissediyorsanız; anlamsızlık duyguları içindeyseniz, depresyonunuz ihtiyaçlarınızı karşılayan bir hayat yaşamadığınızın işareti olabilir. Bu da değişim için bir fırsattır. Anlamsızlık ve boşluk hissi genellikle, duygusal yoksunluk, yapışıklık ve gelişmemiş benlik şemaları ile ilişkilidir.Eleştirel içsesSizi sürekli eleştiren, her yaptığınıza bir kulp takan ve yanınızdan hiç ayrılmayan bir arkadaşınız olduğunu düşünün. Kendini fazlaca eleştiren kişilerin yaşadığı bundan bile daha zordur. İçsesinize kulak verdiğinizde bir başkasına kolay kolay söyleyemeyeceğiniz kadar eleştirel ve acımasız sözler duyuyorsanız, değişmenin zamanı gelmiş olabilir. Birçok çalışma kendini koşulsuz sevmenin ve kabul etmenin depresyonu tedavi etmede ve en önemlisi önlemede büyük etkisi olduğunu kanıtlar. Eleştirel içses, genellikle yetersizlik, kusurluluk ve cezalandırıcılık şemaları ile ilişkilidir. Bunları değiştirmek kendiniz ile kurduğunuz ilişki için yeni bir dil öğrenmeye benzer. Yalnız yapmakta zorlanırsanız, terapi bunun için oldukça uygun bir ortamdır.
Reklam
Hangi Burç Nasıl Makyaj Yapmalı?
Hayatımızın her sürecini etkisi altına alan burçlar, güzelliğin en önemli tamamlayıcısı olan makyaj tarzında da kendini gösteriyor.Hangi burca hangi makyaj yakışıyor? Hangi burç nasıl makyaj yapmalı?İşte bu soruların cevabı…Koç, Aslan ve Yay bu grubun temsilcileri. Ateş grubu kadınları, iddialı görünmeyi ve tüm dikkatleri üzerlerine çekmeyi her zaman severler. Fark edilmek en büyük tutkuları. Makyajlarında da dikkat çeken çizgileri ve renkleri tercih etmeleri gerekiyor. Ateş grubu kadınlarının rengi siyah ve kırmızıdır. Gözlerde siyah makyaj etkili bakışlar için önemlidir. Eye-liner, göz makyajının vazgeçilmez ürünü.Yengeç, Akrep ve Balık bu grubun burçları. Favori rengi yeşildir. Sezgilerin ve içgüdülerin temsilcisi su grubu, yeşilin her tonunu rahatlıkla kullanabilir. Özellikle nil yeşili tercih ederlerse daha gizemli mesajlar verebilirler. Doğallığı temsil eden su grubu burçlarının şeftali tonlarında allık kullanmaları gerekiyor. Ruj seçiminde ise pembenin bütün tonları, ayrıca oranj, su grubu kadınlarının favori renkleri.Hava grubunun burçları olan İkizler, Terazi ve Kova, özgürlüğün temsilcileridir. Hava grubu kadınlarının rengi, pembe ve mavidir. Gözlerde açıktan koyuya mavinin her tonunu rahatlıkla kullanabiliyorlar. Yanaklarda ise pembe allık ciltlerine ışıltı katıyor.Boğa, Başak ve Oğlak burçları bu gruba dahildir. Abartıyı sevmez, sadeliği tercih ederler. Makyajda da sade ve naturel tonları uygulamaları gerekiyor. Kahverengi, toprak grubunun vazgeçilmez rengidir. Farlar, allıklar, rujlar hep bu rengin hakimiyetinde olabilir.
Astrolojik Olarak Evlenmek İçin En Uygun Tarihler
Evlilik hayatımızın en önemli kararlarından biri. Evlenmek için tarih belirlerken astrolojk açıdan en uygun günleri seçmeniz için Astroloji Uzmanı Asude Argun 2014 sonbaharının özel tarihlerini yazdı.İkili ilişkiler astrolojinin önemli başlıklarından biri. Evlilik de astrolojide büyük önem taşıyor. Evlenecek çiftin astroloji haritalarına bakılarak çıkartılan tarihlere göre evlilik gününe karar vermek son yıllarda oldukça popüler. Evlilik tarihi tek bir kişinin haritasına değil, evlenecek çiftin Synastry yani “Eşleşim Haritaları”na bakılarak çıkartılıyor. Her iki haritanın dinamiklerine uygun bir gün saptamak için özenle çalışmak gerekiyor.Böyle özel bir danışmanlık alma fırsatınız olmayabilir. Hiç dert etmeyin… Sizlerin de kullanabileceğini pek çok genel bilgiyi paylaşmak isterim. Pudra.com okuyucularına özel hazırladığım 2014 sonbaharı için uygun tarihleri aktaracağım.Evlilik için çoktan gün almışlar için önemli bir uyarı var. Nikah veya düğün tarihi için değişiklik yapmaya çalışıp, ailelerin hışmını ya da partnerinizin ters bakışlarını çekmeyin üzerinize. Akıllı bir uygulama yaparak, davetiyenizi uygun günde dağıtmaya başlayabilirsiniz. Belki küçük bir değişiklikle kına gecenizi güzel bir zamanda yapabilirsiniz. Nikah tarihini değiştiremeseniz de, uygun bir zaman tespit edip, bu mutlu gününüzü anons etmek için, sosyal medyayı da kullanabilirsiniz. Düğün için çoktan salon tutmuş olsanız da, uygun bir günde bekarlığa veda partisi yapabilirsiniz.Çünkü astrolojik olarak önemli olan şey, evleniyor olmanızın, ilk dile getirildiği, ilk paylaşıldığı, ilk bilinçli şekilde algılandığı zamandır. Büyük organizasyonlar yerine küçük değişiklikler yapabilirsiniz. Astroloji bu yüzden pratiktir; kaotik değildir, tersine yapıcıdır.Şimdi sonbahar için en uygun zamanları da aktarayım size:Astrolojik olarak dikkat etmemiz gerekenleri sıralarsak, Ay’ın büyümekte olması; Venüs, Mars ya da Merkür’ün geri harekette olmaması; önceliğin Cuma, Pazar, Perşembe günlerine verilmesi ve Ay’ın Boşlukta olmadığı saatlerin tercih edilmesi en uygun zamanları belirlerken dikkat ettiğimiz ana noktalar.Ay’ın Hilal’de dolunay’a gittiği dönemi tercih edinİlk olarak, evlilik günü seçerken Ay fazlarını kullanmalısınız. Prensip olarak Hilal’den Dolunay’a kadar olan, büyüyen fazı tercih edin. Bu faz tercih edilirse mutluluğun artması, evliliğin bereketli olması, doğacak çocukların şanslı olması mümkün olur. Ay’ın kapandığı, karanlıkta kaldığı zamanlar rahat zamanlar değildir.2014 Sonbahar ve Kış aylarında Ay’ın büyüdüğü zamanlar şöyle;Venüs ya da Merkür geri harekette olmasınUygun evlilik için Venüs ya da Merkür’ün geri harekette olmaması istenir. 2014 Ağustos ile Aralık ayları arasında herhangi bir geri hareket olmaması güzel bir avantaj sağlıyor.Haftanın hangi günü daha iyi?Cuma günü, aşkı anlatan Venüs’ün günüdür. Evlilik için en güzel zamandır. İkili ilişkilerin, uyumun, ahengin, güzelliğin ve bereketin bugün artığı düşünülür. Hayırlı bir günde, yeni hayatınıza ilk adımı atabilirsiniz. Bu şekilde eşinizle uyum, anlayış ve sevginin bugün atılan tohumları daha hızlı büyüyecektir.Ardından Pazar günü gücü anlatan Güneş’in günüdür. Güneş’in güçlü ışınları gibi, evliliğinizin de parlaması için bugünü seçebilirsiniz.Perşembe günü de, şanslı Jüpiter’in günüdür. Evliliğinizin bolluk içinde, bereketli bir şekilde sürmesi için bu güzel günü de seçebilirsiniz. Birlikteliğinizin maddi, manevi rahatlık içinde geçmesi için, ilk adımı bugün atabilirsiniz. Geniş bir aile, rahat bir gelecek için şanslı olabilirsiniz.Pazartesi, Ay günü olması sebebiyle uğurlu bir gündür. Anaç temalar bugün daha öne çıkabilir. Ailenin onayladığı, manevi bağı güçlü bir evlilik için bugün adım atabilirsiniz. Evlilikte kadının da öne çıkmasını, dengeyi sağlamasını istiyorsanız da Pazartesi gününü seçebilirsiniz.Genel olarak anlaşmaları, imzaları yöneten Merkür’ün günü olan Çarşamba günü de evlilik için seçilebilir. Merkür’ün akılcı yönüyle bugün ister istemez maddi konular daha fazla çıkabilir. Evlilik öncesi anlaşma yapmak zorunluysa bugünü seçebilirsiniz. Mantık evliliği için güzel bir gündür.Bir de tercih etmemeniz gereken günler var tabii… Salı günü, savaşı anlatan Mars’ın günü olduğu için uzak durmakta yarar var. Evlilikte aranan uzlaşıyı bugün bulmak zor. Ters giden olaylarla karşılaşmamak, sürtüşme ve kavgalardan kaçınmak için bugünü tercih etmenizi önermem.Cumartesi günü de ciddi Satürn’ün günüdür. Soğuk, mesafeli bir enerji taşıdığı için tercih edilmemelidir. Görücü usulü evlilikler için uygundur. Ancak aşk evlilikleri için ağır enerjiler taşır. Günümüzde evlilik için en çok tercih edilen günlerden olması, buna oranla boşanmaların da hızla artması dikkat çekici… Bugün sadece kişilerin doğum haritalarında uygun durum varsa tercih edilebilir.Ay Boşlukta mı?Ay içinde uygun günü bulduysanız, sırada uygun saat var. Seçtiğiniz evlilik saatinde, Ay Boşlukta, yani açısız olmamasına özel önem vermenizi tavsiye ederim. Olası tersliklerden korunmak için, çoğunlukla kısa süren, bu saatlere dikkat etmek zor olmasa gerek.Bütün ön bilgileri verdiğime göre, size özel en uygun zamanı kolaylıkla saptamaya başlayabilirsiniz.
Reklam
Hızlı Kilo Verme Yöntemleri
İşte sağlıklı ve hızlı kilo verme yolları...Kilo vermek, vücudunuzun harcadığı enerji ve beslenme programınızın uygun olması ile ilgilidir. Her gün egzersiz yapmasınız da eğer sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı uygulamıyorsanız kilo verme hızınız artmaz. Kilo vermek için aldığınız enerjinin harcadığınızdan az olması gerekir. Bunun için aç kalmadan, yorgunluk hissetmeden ve sağlık sorunlarınızı artırmadan sağlıklı önerilerle beslenme programı uygulamalısınız.İşte sağlıklı ve hızlı kilo verme yolları …Sağlıklı kilo vermek için;Tabaklarınızın yarısının salata veya sebze yemeği olmasını sağlayın.Yemeklerinize tuz eklemek yerine baharat ekleyin.Öğünlerde tükettiğiniz besinlerin porsiyon ölçülerine dikkat edin.Haftalık yemek menülerinizi önceden planlayın.Sevdiklerinizle ve ailenizle sağlıklı sofralar yaratın.
Hangi Renk Hangi Hastalığa İyi Geliyor?
Renklerin hastalıklar üzerinde olumlu etkisi olduğu biliniyor. Hatta Mısır’da renkler tedavi amacıyla kullanılırdı. Aynı şekilde Çin’de de kişiler üzerinde renk tedavisi uygulanıyordu. Peki hangi renk hangi hastalığa iyi geliyor işte cevapları...YEŞİLSinirli ve agresifseniz kendinizi yeşilin sakinliğine bırakın. Yeşil huzur verdiği için hamilelikte tercih edeceğiniz bir renk. Bu renk ayrıca stresi azaltır ve kırık kemiklerin iyileşmesinde önemli bir role sahip.TURUNCUKadın hastalıklarından korunmak mı istiyorsunuz? O halde turuncu sizin renginiz olmalı. Yumurtalıklarında sorun yaşıyorsanız, erken menopoza girdiyseniz, cinsel isteksizlik yaşıyorsanız turuncu kullanın. İdrara çıkmakta sıkıntı, kalça ve ellerde sorunlar, eklem ağrısı varsa, turuncu kullanın. Turuncu ayrıca sindirim sistemi problemlerinde de etkilidir.SARIAsosyal olduğunuzu mu düşünüyorsunuz, insanlara hayır diyemiyor musunuz, dikkat eksikliğiniz mi var o zaman sizi sarı renk kullanmaya davet ediyorum. Bu renk zekanızı harekete geçirir ve size mutluluk etkisi verir. Cilt problemlerinizin giderilmesinde de önemli paya sahip.KIRMIZIKırmızı birçok kadın için vazgeçilmez bir renk. Her kadının gardrobunda mutlaka bir kırmızı elbise vardır.Sırt ağrısı, anemi ve kansızlık gibi sorunlarınız varsa kırmızıyı çok kullanmalısınız. Eğer kırmızı elbiseyi giymeyi tercih etmiyorsanız üzerinizde kırmızı aksesuarlar taşıyabilirsiniz.MAVİEğer uyku sorunu yaşıyorsanız mavi sizin renginiz. Yatak odanız bu renk olabilir ya da nevresimlerinizin rengini mavi seçebilirsiniz. Bu renk, duygularını kendine saklayanlar, kendini ifade etmekte güçlük çekenler ve tiroid problemi yaşayanlar da iyileştirici etkiye sahip. Mavi renk ayrıca şok geçiren hastaları da iyileştirir.MORMor renk, vücuttaki hormonların ve salgı bezlerinin çalışmasın da etkilidir. Özellikle sara, menenjit gibi beyin hastalıklarında tedaviyi destekler. Eklem iltihaplarına karşı faydalıdır. Ayrıca, kanı temizler ve akciğer, karaciğer, kalp ve böbreklerin çalışmasını düzenlemeye yardımcı olur.Morun açık tonları olan lavanta, leylak gibi renkler ilham verici etkilere sahipken morun koyu tonları ise bazı kişilerde üzüntü ve depresyona sebep olabiliyor. Bu nedenle morun koyu tonları depresyona yatkın kişilerin, ruhsal sorunu olanların, alkoliklerin ve madde bağımlılarının olduğu ortamlarda kullanılmamalıdır.KOYU MAVİBu renk göz hastalıklarına, guatra, boğaz ve migren gibi baş ağrısına oldukça faydalı. Sakinleştirici bir etkisi olduğu için tansiyonu düşürür. Mavi ayrıca varis hastalığının tedavisinde de kullanılır.Kadinon.com Yazarı: Zehra Yurtsever
Reklam