Filmlerde İzlediklerinizden Çok Daha Korkunç ve Acayip 5 Gerçek Seri Katil
Hollywood'un bizlere sunduğu onca absürt şey arasında belki de en absürt olanları, hepsi birer ölüm makinesi olarak gösterilen katiller. İster 13. Cuma tarzı filmlerle, ister işkence izlemekten tuhaf bir zevk alarak Testere tarzı korku filmleriyle büyümüş olun, bütün bu filmlerin hepsinde karakter seyirciye oynamayı biraz abartır ve gerçek hayatta böyle insanlar yoktur diye düşünürsünüz. Gerçek katiller iste çok çok daha tuhaf insanlar.
Nostaljinin Bize Faydası Var mı?
Geçmiş yalnızca yabancı bir ülke değildir, hepimiz sürülmüşüzdür o ülkeden. Bütün sürgünler gibi oraya geri dönmeyi arzu ederiz. İşte bu özleme nostalji denir.İster bir fotoğraf, ister ilk öpücük ya da değer verdiğimiz bir eşya ile tetiklensin, nostalji belli bir yeri ya da zamanı hatırlatır. Hepimiz biliriz o duyguyu: yaşanıp bitmiş olana karşı duyulan o tatlı hüznü, sararmış fotoğraflar gibi, akşam güneşi vurmuş gibi gözümüzde canlanan geçmişi.‘Nostalji’ kelimesinin dilimize yerleşmesi 1600’lere kadar gider. İsviçreli doktorlar evlerini özleyen askerlerin hallerini bu kelimeyle ifade etmiştir. Bugün ise eve özlemden daha geniş anlamda kullanılmaktadır.Fakat nostaljinin duygusallıktan öte işlevleri de olabilir. Psikolog Constantine Sedikides’in yaptığı araştırmalarda nostaljinin, korkudan arınmak ve bir amaç doğrultusunda ilerlemek için diğer insanlarla ve olaylarla bağlantı kurmada kullanabileceğimiz bir kaynak olabileceği sonucuna varıldı.Sedikides, Korkuyla Başetme Teorisi’ni (KBT) temel alıyor. Bu teori, insanın temel psikolojik ihtiyacının kendi ölümünün kaçınılmazlığı ile başetme ihtiyacı olduğu düşüncesine dayanıyor. Teorinin kökeninde ise Sigmund Freud’un psikanaliz geleneği yatıyor.2008’de yapılan deneylerde KBT teorisini sınamak için standart bir yöntem kullanılmış; deneklerden kendi ölümlerini düşünmeleri ve “bu düşüncenin yarattığı duyguları tarif etmeleri” istenmiş. Başka bir gruptakilere ise diş ağrısını düşünüp bunun yarattığı duyguları tanımlamaları söylenmiş.KBT teorisine göre insan, ölüm düşüncesine tepki olarak hayata daha geniş bir anlam yükleme çabasına girer. Daha sonra deneklerden “Yaşamın hiçbir anlamı yok,” ya da “Hayatta verilen her tür çaba boşa,” gibi ifadelere katılıp katılmadıkları sorulmuş. Verilen yanıtlara göre denekler, yaşama yükledikleri anlamın yoğunluğu bakımından sınıflandırılmış.İnsanların nostaljiye yatkınlık derecesinin verilen yanıtları etkilediği görülmüş. Araştırmacılar, deneklere kendi ölümlerinin hatırlatılmasının anlamsızlık duygusunu arttırdığını fark etmiş; ama sadece nostaljiye yatkın olmadığını bildiren insanlarda. Nostaljiye yatkın olduklarını söyleyenlerin ise ölüm düşüncesinin yarattığı olumsuz duygulardan etkilenmedikleri görülmüş.Daha sonra yapılan deneyler nostaljiye yatkın insanların ölüm düşüncesine takılıp kalmadıkları gibi, yalnızlık duygusuna kapılmalarının da daha az olası olduğunu ortaya koyuyor. Burada nostalji zayıflık olarak görülmüyor. Araştırmacılar nostaljiyi akıl sağlığı için önemli bir etken, “anlam sağlayan bir kaynak” olarak değerlendiriyor.Nostalji, hafızada pozitif duygular deposu olarak işlev görüyor; istediğimizde başvuracağımız, belki de gündelik yaşantımızda duygularımızı güçlendirmek için sürekli yararlandığımız bir depo. Geleceğimizle daha iyi baş etmemizi sağlayan da işte geçmişimize karşı duyduğumuz bu güçlü duygulardır.Tom Stafford - Sheffield Üniversitesi | BBC Türkçe
Ebeveynlerin Çocukları Üzerinden Sidik Yarıştırdığı 11 Konu
Çocuklar daha annelerinin karnındayken acımasız bir rekabetin öznesi haline gelebilirler. Ebeveynler, eczaneden aldıkları ve pozitif çıkan testin ardından apar topar doktora giderler. İlk muayenede doktorun söylediği '5 haftalık hamilesiniz ve her şey yolunda' lafı akraba, eşe dosta dünyanın ilk sağlıklı hamileliğini yaşıyormuşcasına telefonla duyurulur. DİKKAT, BU BİR BAŞLANGIÇTIR! Bundan sonra ebeveynlerin aralarında çocukları ile ilgili acımasız bir rekabet başlar.
Reklam
Yeni Anne Baba Olanların Yaşayarak Öğrendiği 13 Durum
Her anne baba bebek en az 6 aylık olana kadar her gece gündüz aklına gelen bebeğin uykuda hareket etmediği her an acaba nefes alıyor mu diye kontrol eder. Göbeği kımıldıyor mu, ya da dokunarak hareket ediyor mu diye kontrol eder mutlaka.
Zayıflamanızı Işık Hızına Taşıyacak 5 Yiyecek
Bazı yiyecekler var ki onlar kilo almamızın sorumlularıdır. Mesela Nutella!Fakat bazı yiyecekler bu ayıbı kapatmamıza yardımcı olabilir. Bu yiyeceklerden bazıları bizi daha uzun süre tok tutarken, kimisi de yağ yakımımızı hızlandırır. Bazıları ise tatlı isteğimiz tavan yaptığında, baklava yememizi engeller!İşte o yiyeceklerden 5 tanesi
Reklam
Bu Sandalyelere Oturmak İstemeyeceksiniz
Birbirinden farklı sandalye modellerini toparladık. Kimisini çok eğlenceli bulduk kimisinde çok şaşırdık. Camdan sandalyeden, sizi kucaklayana, içinizi ısıtandan, uykunuzu getirene bir çok sandalye çeşidi karşınızda. Peki siz bu sandalyelere oturmak istermiydiniz ?
Tarzları ile Olay Olan Türk Dizi Karakterleri
Türk dizi karakterlerinde oyunculuklarından sonra en önemli şey giydikleri kıyafetleri. Bazen şık bazen de rüküş olan bu yıldızların giydikleri her ürün o dönem moda ve olay olduğunu tabi ki göz ardı edemeyiz.
5 Kasım 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Reklam
Vardiyalı Çalışma Beyninizi Yaşlandırıyor
Bilim adamları uyarıyor: Vardiyalı çalışma düzeni zamanından önce beyni yaşlandırabilir ve zihinsel becerileri köreltebilir.Bilim adamları uyarıyor: Vardiyalı çalışma düzeni zamanından önce beyni yaşlandırabilir ve zihinsel becerileri köreltebilir.Bir iş sağlığı dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, on yıllık vardiyalı çalışma kişinin beynini en az altı yıl yaşlandırabiliyor.Araştırmada 'asosyal çalışma saatleri' olarak da adlandırılan vardiyalı çalışma düzeninin bunama, uyku bozukluğu ve başka birçok hastalığa sebep olduğu gibi beyin fonksiyonlarını da etkilediği vurgulanıyor.Peki vücut saatimiz ne istiyor?Biyolojik saatimiz aslında gün içinde aktif olmaya ve gece uykuya geçmeye programlı.Vücut saatinin bu döngüsüne karşı gelindiğinde ise meme kanserinden obeziteye kadar birçok rahatsızlığa davetiye çıkarıldığı biliniyor.Yeni bir araştırma, bu hastalıkların yanında, vardiyalı çalışmanın zihin ve hafıza üzerinde de etkilerinin olduğunu gösteriyor.Swansea Üniversitesi ve Toulouse Üniversitesi'nin yaptığı araştırma için Fransa'da üç bin kişi hafıza, hızlı düşünme ve genel bilişsel aktiviteleri inceleyen testlere tabi tutuldu.Beyin doğal olarak biz yaşlandıkça zayıflıyor; fakat araştırmacılar asosyal çalışma saatlerinin beyindeki bu yaşlanmayı ve zayıflamayı hızlandırdığını iddia ediyor.Örneğin on yıldır vardiyalı çalışmış olan kişilerin test sonuçları, kendilerinden altı buçuk yaş büyük kişilerle aynı sonuçları gösteriyor.Yine de araştırmanın sonuçları o kadar karamsar değil. Kişi asosyal çalışma düzeninden çıktığında beynin normal haline dönmesi mümkün; ancak beynin iyileşmesi için yaklaşık beş yıl gerekiyor.Swansea Üniversitesi araştırma ekibinden Dr. Philip Tucker BBC'ye yaptığı açıklamada 'Beyin fonksiyonları açısından bu önemli bir gerileme; insanlar daha karmaşık bilişsel aktiviteler yapmaya çalıştıklarında daha çok hata yapabilirler. Belki yüz kişiden biri çok kötü sonuçlar doğurabilecek bir hata yapabilir. Fakat günlük hayatta bunun ne kadar büyük bir farklılık yaratabileceğini söylemek zor.' dedi.Tucker mümkün olsa gece vardiyasında asla çalışmayacağını fakat gece vardiyalarının modern toplumun olmazsa olmazlarından biri olarak görüldüğünü söyledi.Dr. Tucker, 'Vardiyalı çalışmanın etkilerini çalışma saatlerini yeniden planlayarak ve düzenli tıbbi kontrolleri yaparak hafifletmek mümkün... Tehlike işaretlerini görebilmek için bilişsel performans testleri de yapılmalı.' diye konuştu.İngiltere Tıp Araştırmaları Konseyi'nden Dr. Michael Hastings de BBC'ye yaptığı açıklamada 'Beynin normale dönebildiği bulgusu heyecan verici bir araştırma sonucu, çünkü daha önce kimse bunu göstermemişti. Kişinin durumu ne kadar tehlikeli olursa olsun bir iyileşme umudu olabilir. ' ifadelerini kullandı.Dr. Hastings bu raporun demans (bunama) için de önemli sonuçları olduğunu belirtti: 'Eğer uyku-uyanıklık düzenini sağlayabilirseniz nörodejenerasyonu tersine döndürme ihtimaliniz oldukça düşük olsa bile olumsuz sonuçları azaltabilirsiniz.''Bakımevlerinde yapılan bir şey de günlük rutini belirgin bir 24 saatlik aktivite düzenine göre ayarlamaktır. Yani gün içinde bol güneş ışığına maruz kalmak, gece dinlenmek ve yatmadan önce melatonin gibi gerekli ilaçları almak.'Surrey Uyku Merkezi'nden Prof. Derk-Jan Dijk de yıllar boyunca vardiyalı çalışmış ve emekliye ayrılmış kişiler için de uyarıda bulundu; bu kişilerin uyku kalitesinin hiç gece vardiyasında çalışmamış olanlara göre daha düşük olduğunu belirtti.Prof. Derk-Jan Dijk'e göre vardiyalı çalışmanın etkileri 'o kadar da hızlı bir şekilde düzelmeyebilir.'Prof. Dijk, 'Vardiyalı çalışmanın fiziksel sağlığınızı olumsuz etkileyebileceğini artık kabul ediyoruz zaten. Ancak bu çalışma vardiyalı çalışma sonucunda beyin fonksiyonlarınızın da etkilendiğini gösteriyor - ki bu bulgu birçok insanı şaşırtabilir.' dedi.BBC Türkçe
İstanbul ve Bursa, 2017 Avrupa Yeşil Başkenti Ödülüne Aday
İngiliz The Guardian gazetesi, İstanbul'un 2017 yılı Avrupa Yeşil Başkenti adaylığının, ağaçların kesilmesi, yeşil alanların üstünden buldozerlerle geçilmesi nedeniyle alay konusu edildiğini yazdı.Gazete, 'Aktivistler, imara alan açmak adına ağaçların kesildiğini, yeşil alanların dümdüz edildiğini söylüyorlar' ifadelerini kullandı.The Guardian'ın çevre sayfasındaki haberde şu ifadelere yer verildi:'Başvuru, kent yetkililerinin çevre protestolarına aman vermediği bir yandan da projelerin İstanbul'un az sayıdaki yeşil alanlarını tehdit ettiği bir sırada yapıldı. Türkiye'nin ana muhalefet partisi CHP'nin İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı bunun 'bir şaka' olduğunu söyledi.'Haberde ayrıca, kentin hızla gelişmesinin geride kalan yeşil alanları tehdit ettiği belirtildi.İstanbul'un çevresinde binlerce hektar ormanlık alanının üçüncü havalimanı, üçüncü Boğaz köprüsü ve Boğaz'a paralel kanal gibi devasa projelere yer açmak amacıyla kesileceğini yazan The Guardian, kentin merkezine yakın bölgelerdeki yeşil alanların da imara açma planlarına 'yem' olduğunu ve bu durumun halkı kutuplaştırdığını ifade etti.Gazete, Gezi Parkı'nda alışveriş merkezi inşaatına karşı protestoların büyüyerek ülke çapına yayıldığını hatırlattı.Son iki haftadır Üsküdar sakinlerinin çevre açısından koruma altına alınmış olan Validebağ Koru'suna cami inşaatını protesto etmek için sokaklara döküldüğünü de belirten gazete, protestolara katılan Elein Akdoğan adlı bir aktivistin, İstanbul'un Yeşil Başkent adaylığını duyduğunda kahkahayı bastığını yazdı.Bugüne kadar yedi kentin 'Yeşil Başkent' unvanı kazandığı Avrupa Yeşil Başkenti yarışmasının 2017 yılı adayları arasına sekiz ülkeden 12 şehir girerken, Türkiye, İstanbul ve Bursa ile aday listede yer aldı.CNN Türk
Reklam
Reklam
Avrupa'yı 35 Fotoğrafta Zıplayarak Geçen Adam
Seyahat etmek güzel şeydir. Seyahat etmeyi daha da eğlenceli hale getirmek adına gezdiğim 27 Avrupa Ülkesinin ve Türkiye'nin gözde mekanlarında zıpladım durdum. Böylece benim için güzel bir görsel koleksiyon meydana geldi.  İşte bunlardan bazıları...
AIDS ile Mücadelede Dev Adım
Fransız bilim insanlarının araştırması; bir enzim sayesinde, HIV'in DNA'ya gömülebileceğini ortaya koydu.Koalaların 1920'den bu yana topluca ölümlerine neden olan HIV'e benzer bir virüse dirençli hale geldiğini, virüsün 'etkisiz bir biçimde' DNA'larında sindirildiğini belirten bilim adamlarının araştırması aynı mekanizmayla HIV taşıyanların iyileşebileceğini gösterdi.HIV taşıyan ancak hastalık belirtisi göstermeyen 2 kişinin gen haritasını inceleyen bilim insanları genlerde meydana gelen bazı değişiklikler sayesinde virüsün çoğalmadığını ve etkisiz hale geldiğini gördü. Virüsün DNA'nın içinde kaldığını ve hastaların iyileştiğini kaydeden bilim adamları bunun nedenini araştırdı.Bilim insanları, virüsle mücadele eden ancak HIV'in etkisiz hale getirdiği apobec adlı enzimin harekete geçirilmesi sayesinde koalalarda olduğu gibi 'virüsün genlere işleyerek' AIDS hastalarını iyileştirilebileceğini belirtti.Araştırmanın sonuçları 'Clinical Microbiology and Infection' dergisinde yayımlandı.AA
Kansere Yakalanmasına Rağmen Aşkından Vazgeçmeyen Kadının Düğününden 36 Muhteşem Fotoğraf
etiket
Bugüne kadar onlarca gelin görmüşsünüzdür herhalde ama hiçbiri bu gelin kadar güzel ve ilham verici değildir sanırım. Bu kadının bizlere hatırlattığı çok önemli bir şey var: Bir düğünün güzelliğinin altında yatan aslında iki insanın birbirine olan sevgisi ve bağlılığıdır. Şık elbiseler, pahalı gelinlikler, ayakkabılar, şık bir makyaj ve saç modeli.... Bunlar güzel şeyler elbette ama bir gelini ve düğünü güzel yapan şeyler değil kesinlikle.
Reklam