Reyhanlı Haberleri

Reyhanlı ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Reyhanlı ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Aşırı Yağışla Birlikte Sular Altında Kalan Köye Balıkçılar Akın Etti
Hatay'da geçen yıl kuraklık nedeniyle su seviyesi düşen Reyhanlı Barajı, bu yıl etkili olan aşırı yağışlarla yeniden doldu. Su seviyesinin yükselmesiyle bölgenin bir zamanlar barındırdığı iki köy yeniden sular altında kalırken, balık tutmak ve piknik yapmak isteyen vatandaşların uğrak noktasına dönüştü.Detaylar 👇Kaynak: IHA
2013 Yılına Damga Vuran Olaylar
2013'e damga vuran Haziran ayı Taksim Gezi Parkı protestolarının kitleselleştiği, polis şiddeti ve protestoların dozunun arttığı bir ay oldu 2013 yılında Türkiye ve dünyada birçok önemli gelişmeler ve olaylar yaşandı. Türkiye için yıla damgasını vuran gelişme ise Taksim Gezi Parkı olaylarıyla başlayan süreçti. Parktaki ağaçların sökülmesini protesto amacıyla Mayıs ayının son gününde başlayan gösteri yurt geneline yayıldı. Türkiye dışında da ses getiren olaylar, bütün bir yılı etkisi altına aldı. İşte Milliyet'in derlediği 2013 almanağından, Türkiye ve dünyada yılın olayları   Ocak: Ustalara veda Türkiye ocak ayında basın, sanat ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini sonsuzluğa uğurladı. Şarkıcı Şenay Yüzbaşıoğlu, edebiyatçı Metin Kaçan, dünyaca ünlü Türk ressam Burhan Doğançay, usta gazeteci Mehmet Ali Birand, 'Deprem dede' lakaplı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, yazar İsmet Kür ve sanatçı Ferdi Özbeğen'in ölüm haberleri ocak ayında peş peşe geldi. Yine ocak ayı içinde avukatlar için başörtüsü yasağı kalktı. Çözüm süreci kapsamında BDP Heyeti ilk kez İmralı'da Abdullah Öcalan'la görüştü.  Şubat: Amerikalı Sierra cinayeti Ankara'da ABD Konsolosluğu'ndaki canlı bomba saldırısı Şubat ayına damga vurdu. İstanbul Zeytinburnu'nda bulunan ABD'li Sarai Sierra cinayeti Türkiye gündeminden uzun süre düşmedi. Cumartesi annelerinin simgeleşen ismi Berfo Ana'yı (105) da yine bu ay kaybettik. Ay içerisinde Milliyet'te Namık Durukan imzası ve 'İmralı tutanakları' başlığıyla yayınlanan haber Türkiye'nin gündemini belirledi.  Mart: Öcalan'ın 'çekilin' çağrısı Mart ayına damga vuran en önemli olay Diyarbakır'da yapılan Nevruz Şenliği'nde Abdullah Öcalan'ın mesajının Türkçe ve Kürtçe olarak okunması ve Öcalan'ın PKK'ya yaptığı 'çekilin' çağrısı oldu. Bu çerçevede PKK'nın kaçırdığı 8 kamu görevlisi Kuzey Irak'a giden bir heyet tarafından Türkiye'ye getirildi. Geçirdiği kalp ameliyatının ardından uzun süre yoğun bakımda kalan Müslüm Gürses'in ölümü hayranlarını üzüntüye boğdu. Tiyatrocu Metin Serezli de Mart ayında yaşamını yitirdi.  Nisan: Akil insanlar Nisan ayının birinci gündem maddesi 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti'nin açıklanması ve 9'ar kişilik grupların 7 bölgede ziyaretlere başlaması oldu. İsrail, Mavi Marmara saldırısıyla ilgili Türkiye'den özür diledi ve tazminat görüşmeleri başlatıldı. Susurluk davasından hükümlü eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, denetimli serbestlik çerçevesinde 1 yıl tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edildi. Piyanist ve besteci Fazıl Say hakkında dini değerleri aşağıladığı iddiasıyla açılan davada 10 ay hapis ile cezalandırılması kararı çıktı. Hüküm 5 yıllık denetimli serbestlik şartıyla geri bırakıldı.  Mayıs: Reyhanlı ve Gezi Mayısta Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri gerçeklişti. Hatay Reyhanlı'da belediye önünde patlatılan bomba yüklü iki araç nedeniyle 52 kişi yaşamını yitirdi. Mayıs ayının son günü ise Taksim Gezi Parkı'nda ağaçların sökülmesini protesto ile başlayan Türkiye geneline yayılan kitlesel olayların fitili ateşlendi. Çevik Kuvvet'in 30 Mayıs'ta Gezi Parkı'nda eylem yapan protestoculara müdahalesiyle başlayan olaylar yaz sonuna kadar sürdü.  Haziran: Gezi Parkı olayları Haziran ayı Taksim Gezi Parkı protestolarının kitleselleştiği, polis şiddeti ve protestoların dozunun arttığı bir ay oldu. Eylemcilerden 27 yaşındaki kaynak işçisi Ethem Sarısülük, Kızılay Güvenpark'taki gösteriler sırasında polisin açtığı ateş sonucu kafasından kurşunla vurularak yaşamını yitirdi. Ataşehir'de ise bir sürücünün otomobiliyle protestocuların arasına dalması sonucu Mehmet Ayvalıtaş yaşamını yitirdi. Eskişehir'de de 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, sopalı saldırıya uğradı. Kafasına aldığı darbeler nedeniyle 38 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Korkmaz'ın dövüldüğü ana ilişkin güvenlik kameraları görüntüleri ülke genelinde tepkilerin artmasına neden oldu. Hatay'daki protestolar sırasında da Abdullah Cömert, kafasına aldığı darbe sonucu hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu, Cömert'in, gaz fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybettiğini belirledi. İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneğinin açtığı davada, belediyenin projesinin yürütmesini durdurduğunu açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da Gezi Parkı'nda AVM projesinden vazgeçildiğini ve buraya bir kent müzesi yapılmasının düşünüldüğünü açıkladı. Protestolar devam ederken, Okmeydanı'nda evinden ekmek almaya çıkan 16 yaşındakiBerkin Elvan, gaz bombasının kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Diyarbakır'ın Lice ilçesinde karakol yapımına tepki gösteren çevre köylerden BDP'li grup ile güvenlik güçleri arasında çıkan arbedede Medeni Yıldırım öldü.  Temmuz: 5. yüz nakli Gezi Parkı eylemlerinin etkisi devam etti, birçok ilde eylemlere katılan kişilerle ilgili kimlik tespitleri ve gözaltılar yapılmaya başlandı. Türkiye'nin 5'inci yüz nakli ameliyatı, Akdeniz Üniversitesi'nde yapıldı. Muğla'da beyin ölümü gerçekleşen Polonyalı turist Andrzej Kucza'nın yüzü ve çenesi, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan başkanlığındaki ekip tarafından, 1 yıldır nakil bekleyen 26 yaşındaki Recep Sert'e nakledildi.  Ağustos: Ergenekon davası Başbakan Erdoğan Başkanlığı'nda toplanan Yüksek Askeri Şura'da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni komuta kademesi belirlendi. Öcalan'ın avukatlarının, 'yeniden yargılanma' ve 'cezasının infazının durdurulması' talebiyle yaptıkları başvuru Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddedildi. Yıllarca süren Ergenekon davasında karar açıklandı. Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ müebbet hapis cezasına mahkum edilirken CHP milletvekili Mustafa Ali Balbay toplam 34 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. CHP Milletvekili Mehmet Haberal ise cezası açıklandıktan sonra tahliye edildi.  Eylül: Suriye ile helikopter krizi   Eylül ayına damga vuran olay Türkiye'nin sınır ihlali yapan bir Suriye helikopterini düşürmesi oldu. M-17 tipi Suriye helikopteri TSK tarafından düşürüldü. Hükümet Eylül ayı sonunda Demokratikleşme Paketi'ni açıkladı. Bingöl M Tipi Ceza İnfaz Kurumundan aralarında terör örgütü mensuplarının da bulunduğu 18 tutuklu ve hükümlü tünel kazarak firar etti. Firariler ertesi gün kırsalda yakalandı. Alkollü içkilerin 22.00 - 06.00 saatleri arasında perakende satışını yasaklayan düzenleme yürürlüğe girdi. Sinema ve tiyatro sanatçısı Tuncel Kurtiz vefat etti. Kurtiz'in ölümü büyük bir üzüntü yarattı. 'Şu Çılgın Türkler' kitabının yazarı Turgut Özakman da hayatını kaybetti.  Ekim: Maramaray açıldı Ekim ayında kamuda başörtüsü yasağı ve okullarda Andımız uygulaması kalktı. İstanbul'da iki kıtayı denizin altından birleştiren Marmaray projesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda açıldı. Kamuoyunu uzun süre meşgul eden Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili davada rekor tazminat kararı çıktı. Garipoğlu ailesinin 37 bin 500 lira maddi, 1 milyon 250 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verildi. Gölcük'te bayram tatilinde Hatay'a giden annesi tarafından evde bırakılan bebek öldü. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü Ahmet Kaya'ya verildi.  Kasım: Kızlı - Erkekli evlere denetim tartışması   Kamuda başörtüsü yasağının kalkmasıyla AKP milletvekilleri Meclis'e başörtüleriyle geldi. Meclis'te grubu bulunan partilerin kadın milletvekillerinin yaptığı konuşmalar güne damgasını vurdu. Öğrenci evleriyle ilgili 'kızlı - erkekli' tartışması başladı. 10 Kasım'da Anıtkabir'i 1 milyon 89 bin 615 kişi ziyaret etti ve bir rekor kırıldı. Uzun süredir gırtlak kanseriyle mücadele eden gazeteci Savaş Ay ile tiyatrocu Nejat Uygur hayatını kaybetti.  Aralık: Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu Aralık ayına 17 Aralık'ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu damgasını vurdu. Soruşturma kapsamında AKP hükümetinin bakanlarının adı yolsuzluğa karıştı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in çocukları gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimlerden Güler ve Çağlayan'ın oğlu tutuklandı, Bayraktar'ın oğlu serbest bırakıldı. işadamları, bürokratlar ve devlet memurları hakkında da kara para aklama, rüşvet ve altın kaçakçılığı suçlaması getirildi. Soruşturmayla ilintili olarak 3 bakan istifa ederken Bakanlar Kurulu'nda da büyük revizyon gerçekleşti ve 10 yeni isim girdi. CHP Milletvekili Mustafa Balbay tahliye edildi. İzmir'deki askeri tersanede bakımı yapılan römorkör suya indirildiği sırada alabora olarak yan yattı ve 8'i asker 10 personel yaşamını yitirdi.  Sanat dünyasında yaşananlar Picasso'nun 'Le Reve' isimli tablosu 155 milyon dolara satılarak, bugüne kadar ABD'li bir koleksiyonerin satın aldığı en pahalı eser unvanını aldı. Fahrelnissa Zeid'ın 'Atom Patlaması ve Bitkisel Hayat' isimli tablosu 2 milyon 741 bin dolara satıldı. Zeid, Ortadoğu'nun en yüksek fiyatla satılan eserini resmeden kadın sanatçı unvanını kazandı. Dan Brown'ın 'Cehennem'i, ilk haftasında 369 bin kopya satarak bir rekora imza attı. 4 yıl süren protestolara rağmen tarihi Emek Sineması, kamuya ait olmasına rağmen yerine AVM yapılmak için özel inşaat firması Kamer tarafından yıkıldı.  2013'te dünyada yaşananlar   Haiyan Tayfunu: Filipinler'i 8 Kasım'da vuran tayfun 10 bin kişinin ölümüne neden oldu. Bangladeş'te fabrika faciası: Başkent Daka'daki fabrika çöktü, 1100 işçi öldü. NSA sızıntısı: ABD'li Edward Snowden, Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi'nin (NSA) tüm dünyayı gizlice nasıl izlediğini kanıtlayan belgeleri sızdırdı. Mısır'da askeri darbe: Mısır'ın Genelkurmay Başkanı el Sisi komutasındaki Mısır Silahlı Kuvvetleri yönetime müdahale etti. İran'ın nükleer anlaşması: İsviçre'nin Cenevre kentinde İran'la yürütülen nükleer müzakerelerde 24 Kasım'da anlaşma sağlandı. Mavi Marmara için özür: İsrail Başbakanı Netanyahu 22 Mart'ta, Mavi Marmara baskını nedeniyle Türkiye'den özür dilediğini açıkladı. Rusya'ya meteor düştü: Saatte 60 bin kilometre hızla hareket eden meteor Çelyabinsk'te patladı. İngiltere kraliyet bebeği: İngiltere Prensi William ve eşi Düşes Kate'in oğulları George 22 Temmuz'da doğdu. Curiosity Mars'ta su buldu: Mars'a gönderilen keşif robotu Curiosity su izine rastladı. Tarihi değiştiren kemik bulundu: Bilim insanları 400 bin yıllık bir insan iskeletinde DNA buldu. Yapay et: Hollanda'da üretilen yapay et 'tatsız' bulundu. Kansere mucize tedavi: Bilim insanları, kanserle mücadele için 'immünoterapi'yi seçti. Papa istifa etti: Papa 16. Benediktus, ilerleyen yaşını gerekçe göstererek istifa etti. 'Selfie' sözlüğe girdi: 'Telefonla kendi fotoğrafını çekmek' anlamına gelen 'Selfie' kelimesi Oxford sözlüğüne girdi. Rusya'da Greenpeace krizi: Eylül ayında, Kuzey Buz Denizi'nde Rus Gazprom firmasına ait petrol platformunu protesto ettikten sonra tutuklanan Türk aktivist Gizem Akhan ve 29 Greenpeace aktivisti yıla damga vurdu. 63 gün tutuklu kalan Akhan Türkiye'ye döndü. Boston maratonu saldırısı: Saldırıyı Çeçen Çarnayev kardeşler gerçekleştirdi. Pistorius sevgilisini öldürdü: Güney Afrikalı paralimpik atlet Sevgililer Günü'nde sevgilisi Reeva'yı öldürdü. İspanya'da tren kazası: 80 kişinin öldüğü olay ülkede son 40 yıldaki en büyük kaza oldu. Kenya'da AVM baskını: Başkent Nairobi'deki alışveriş merkezinde meydana gelen silahlı saldırıda 67 kişi hayatını kaybetti.  2013'te en çok konuşulan isimler Yıl boyunca dünya çapında en çok konuşulan magazinel isim ABD'li şarkıcı Miley Cyrus oldu. Ilımlı tavırlarıyla birçok farklı dinden insanın sempatisini kazanan Papa Francesco ve İran'ın yeni cumhurbaşkanı Hasan Ruhani en çok konuşulan liderler arasında...  2013'ün en çok ses getiren ünlü isimleri Miley Cyrus: ABD'li şarkıcı Cyrus, yılın en çok konuşulan ismi oldu. Time dergisinin 'Yılın Kişisi' listesinde zirveyi zorlayan Cyrus, MTV Müzik Ödülleri'nde yaptığı dansla tarihe geçti. Papa Francesco: Arjantinli Jorge Bergoglio 13 Mart tarihinde yeni Papa olduğunu ilan etti. Papa Francesco göreve geldiğinden bu yana eşcinsellere ve ateistlere karşı ılımlı yaklaşımıyla takdir topladı. Time dergisi de Papa Francesco'yu yılın kişisi seçti. Malala Yusufzay: Pakistanlı insan hakları aktivisti 16 yaşındaki Malala ülkesindeki kızların okula gitmesi için sürdürdüğü mücadele nedeniyle Taliban tarafından başından vuruldu. İyileşen Malala yıl boyunca yaptığı konuşmalarla kendisinden söz ettirdi. Hasan Ruhani: İran'ın yedinci Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani göreve geldiği 8 Ağustos tarihinden bu yana ılımlı yaklaşımlarıyla konuşuluyor. Ruhani, ABD Başkanı Barack Obama ile de telefonda konuştu. Jennifer Lawrence: ABD'li aktris Lawrence Hollywood'a farklı bir ses getirmesiyle konuşuldu. Lawrence, 'Silver Linings Playbook' (Umut Işığım) filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ını kazandı.  2013'te hayata veda eden dünyaca ünlü isimler 2013 yılında birbirinden önemli isimler birer birer yaşama veda etti. Güney Afrika'nın efsanevi lideri Nelson Mandela ve Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez bunlardan sadece ikisi... Nelson Mandela: Güney Afrika'da Apartheid rejimine son veren ülkenin ilk siyasi lideri, 5 Aralık'ta 95 yaşında öldü. Hugo Chavez: Venezuela Devlet Başkanı 5 Mart'ta kansere yenik düştü. Chavez, 58 yaşındaydı. Margaret Thatcher: İngiltere tarihinin tek kadın başbakanı Margaret Thatcher 8 Nisan tarihinde 87 yaşındayken meydana gelen felç sonrasında hayata veda etti. James Gandolfini: 'Sopranos' dizisi ile yıldızlaşan Amerikalı aktör, 19 Haziran'da Roma tatili sırasında hayatını kaybetti. Kalp krizi geçiren aktör 51 yaşındaydı. Doris Lessing: 2007'de Nobel Ödülü alan İngiliz yazar, 17 Kasım'da 94 yaşında hayatını kaybetti. Paul Walker: 30 Kasım'da 'Hızlı ve Öfkeli' filminin yıldızı, 40 yaşında araba kazası sonucu öldü. Mikhail Kalaşnikof: Rus silah tasarımcısı 94 yaşında hayatını kaybetti. T24
'Suriyeli Kuma' Ticareti: Kira Veremiyorsan Kızını Ver!
Mehveş Evin'in Suriye'den Türkiye'ye gelen mültecilerle ilgili hazırladığı yazı dizisi Milliyet  gazetesinde başladı. Suriye'deki savaştan kaçan kadınlar, özellikle sınır kentlerinde Türk erkeklerine 'ikinci, üçüncü eş' olarak satılıyor. Durum o kadar trajik hale gelmiş ki  ev sahibinin kirasını ödeyemeyen Suriyeli aileden kira yerine kızını isteyebildiği ifade ediliyor. Bazı esnaflar Suriyeli kadınlardan 'patates' diye söz ediyor... Savaştan kaçan kadınların dramı bitmiyor: Ülkemize sığınan genç kadınlar, güvenlik ve maddi zorluklar nedeniyle para karşılığında evlendiriliyor... Suriyeli kumalar Güneydoğu’da yaygınlaştı Hatay’a geldiğimiz ilk günden itibaren kadın-erkek herkesten benzer sözleri duyuyoruz: “Suriyeli kadınlar çok bakımlı. Türkiyeli kadınlar, kocamı kaptıracağım stresi yaşıyor.” Suriyeli gelinler, savaştan önce de talep görüyordu. Ancak savaştan bu yana ikinci, üçüncü eş olarak Suriyeli kadınlarla imam nikahı yapanlar arttı. Herkesin bildiği bir sır bu. Özellikle Hatay, Urfa ve Kilis “Suriyeli kuma”da başı çekiyor. Görüştüğüm bir “aracı”, Bayburt’tan Afyon’a Suriyeli gelinlere talep olduğunu anlatıyor. Hatay-Reyhanlı’nın yarısının Suriyeli ikinci, üçüncü eşi olduğu iddia ediliyor... Bir kamu görevlisi anlatıyor: “Suriyeliler için 3-4 kadınla evlilik normal. Reyhanlı’da da tek tük vardı. Ama savaşla patladı. Kumaya itiraz eden kadın, dayak yiyor . Zaten ayrılsa ne yapacak? Eskiden kayınvalide baskısı vardı, şimdi kuma baskısı var.” Kuma getirilen yerli kadınlar, soranlara “eltim” deyip geçiştiriyor. Çoğunlukla kumaları evde yardımcı gibi çalıştırıyor. ÇEYİZ-TAKI İSTEMİYORLAR! Türkiyeli erkeklerin Suriyeli kadınlarla evliliğe heveslenmesinin nedeni, düğünün “az masraflı” olması. Farklı kaynaklar, işin ekonomik boyutunu doğruluyor: İki yıl önce 10 bin TL’ye el sıkışılırken, şimdilerde 1.000-2000 TL arasında pazarlık yapıldığı telaffuz ediliyor. Güneydoğu illerinde “başlık parası” adıyla 3 ila 5 bin TL’ye anlaşılıyor. Bir esnafın deyimiyle: “Patatesin kilosu 2 olan da var, 5 de...” Peki “patates”in değeri neye göre belirleniyor? “Yaşına veya güzelliğine göre değişir” deniyor. Ne yazık ki “yaş” kriteri, “çocuk gelin”lerin sayısının artması demek... Sağlık görevlisi H.G, “ Suriye’den gelen kadınlar, 14-15 gibi çok genç yaşta evlenip anne oluyor... Türk erkeklerinin masrafsız bir şekilde Suriyeli kızlarla evlenebiliyor olması, akla cinsel istismarı getiriyor... Sonuçta Suriyelilerin ne çeyiz, ne eşya ne de takı talepleri var. Yani her şekilde Suriyeli kızlarla evlilik yapmak buradaki insanların işine geliyor. İlk eş olarak da, ikinci-üçüncü imam nikahlı eş olarak da Suriyeliler tercih ediliyor ” diye anlatıyor. Kendi çalıştığı köyün muhtarının oğlunun bu şekilde evlendiğini anlatan H.G, “Maddi durumu iyi olan da olmayan da bir şekilde ikinci hanım istiyor . Adam gidip getiriyor, ‘Bu benim ikinci hanımım’ diye tanıtıyor. İlk eşler de, genelde eğitimi ve sosyal güvencesi olmadığı için sesini çıkaramıyor ...” ‘PARAN YOKSA KIZINI VER’ Kumalık müessesesi hiç masum değil. Suriyeli kadınların çoğu, mağduriyetleri yüzünden evlendiriliyor. Savaştan kaçan ailelerin maddi durumu çok kötü, ne evleri var, ne işleri... Aileler, kızların “Başına bir şey gelecek ” endişesiyle Türkiyeli “kısmet”lere evet demeyi tercih ediyor. Bunu bilenler maalesef durumu istismar ediyor. Urfa, sığınmacıların en yoğun yaşadığı kent. Kadın Yaşam Evi Derneği’nden Emine Hanım, sosyolojik sorunların çok olduğunu anlatıyor: “Arap kadınların psikolojik durumu iyi değil. Çokeşlilik çok arttı . Kadınlar kaygılı, niye geldiler diyorlar, istemiyorlar. Evlilikten öte, pazar oluşmuş durumda... Urfa’da aleni bir şekilde para karşılığında yapılıyor.” İkinci kadınla evlendikten sonra “hayal kırıklığı” yaşayan ve “O gitsin bu gelsin” diye üçüncü eş arayanlar mı dersiniz... İmam nikahı kıydıktan iki hafta sonra “hasta bu” diye geri yollayanları mı? Hatta 700 TL’ye fırlayan kirayı ödeyemeyen Suriyelilere, “O zaman kızını ver” diyen ev sahipleri bile var. Evet, bizzat dinledik! Suriyeli kadınlarla imam nikâhı kıymayı “Onları kurtardık” diye savunanlara bakmayın... Savaş mağduru kadınlar mal olarak takas ediliyor. YÜZ BİNLERCESİ YOK SAYILIYOR Suriye’deki korkunç savaş yüzünden 3 yılda 2.3 milyon insan ülkesini terk etmek zorunda kaldı. BM’nin son rakamlarına göre Türkiye’deki kayıtlı sığınmacı sayısı 577,349. Ancak “kayıtsız” Suriyelilerin sayısı yüksek. BM’nin 2013 sonu tahminine göre toplam rakam 1 milyonu geçti... Üstelik yüzde 75’i çocuk ve kadın! Ancak Suriyeli sığınmacılar; kamplarda yaşayanlar, büyükşehirlerde dilenenler ve mücahitler dışında yok sayılıyor... Zaten ne kimlikleri var, ne de hakları. TC kanunlarına göre onlar “misafir” statüsünde. Bu terim kulağa hoş gelse de “Suriyeli misafirler”in çoğu, barınmadan iş bulmaya, eğitimden kültürel farklara, büyük sıkıntılar yaşıyor. Bu yazı diziyi hazırlarken amaç, hem Suriyeli sığınmacıların, hem de toplumun yaşadığı sorunlara dikkat çekmek. Her savaşta olduğu gibi, bu savaşın da en büyük mağdurları kadınlar ve çocuklar...İnşaatlarda, depolarda hatta ahırda yaşayan öyle çok insan var ki! Çoğu, “buna da şükür” dese de durum, giderek içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Sahada çalışanlar, bu krizi Afganistan’da yaşananlara benzetiyor. ‘Manita yerine ikinci eş almak daha ahlaklı’ Suriyeli çocuklar için eğitim veren bir kurumun müdürü S. Bey’in ilk karısı Hatay’dan, ikincisi Suriye’den. S. Bey, eşinin bu duruma ne dediğini sorduğumuzda konuyu “Batılıların ahlaksızlığına” getiriyor: İkinci hanımımı 5 yıl önce Suriye’de aldım. Şimdi 43 yaşında. Üniversitede ilahiyat hocasıydı. Savaştan sonra buraya yerleşti. Şimdi apartmanın üstünde o , altında ilk hanımım yaşıyor. Batı, kadına saygılı olduğunu iddia ediyor. Peki kadını, eşyanın reklamında kullanan kim ? Bir de İslamı eleştiriyorlar; birden fazla evliliğe müsaade ediyor diye! Batı’da bir istatistik yapılsın bakayım, kim sadece evli olduğu kadınla birlikte oluyor? Yüzde 1 bulamazsınız! Bir erkek, gayrimeşru ilişkilerinden dolayı hanımına hastalık getirdiği zaman, bu büyük vebal değil mi? Bu nasıl bir şey! Avrupa’da her erkeğin kaç manitası var ? Bu tür işler yerine ikinci hanımı almak, bana ahlaki açıdan daha doğru geliyor. Suriyeli garibanlardan iş bulduğunu zannedip sevinen, sonrasında tuzağa düşürülen kızlar da var. Kalbinde vicdan taşımayan insanlar başkalarının mağduriyetinden faydalanıp, onları istismar ediyor. Suriyeli kadınlar isim ve yüzlerini gizleme şartıyla konuştu. Kadınları kandırıyorlar Savaştan kaçan Suriyeli kadınlarla evlilik, ticarete döndü. İkinci eş alanların yanı sıra, bu işin tüccarlığını yapanlar, garibanları dolandırıyor. Bu tür evliliklere tanıklık eden Hasan, Türkiye’nin her ilinde ilk veya ikinci eşi Suriyeli olan aileler olduğunu belirtiyor: “Evlenmesin de ne yapsın? Ama 60 yaşında bir erkeğin, 19-20 yaşında biriyle evlenmesi beni üzüyor. Savaşla birlikte bu tip evliliklerde inanılmaz artış söz konusu.” BEKÂRIM DEDİ, 6 ÇOCUĞU VAR Z.A: Suriyeli dört eşi olan birini tanıyorum, 30 çocuğu vardı. Aile, maddi sıkıntılar yüzünden farklı illere dağılmış. Kız çocuklarından birini berdel yaptı. Meğerse adam bekâr değilmiş, altı çocuğu varmış. Bir ay evli kaldılar, kız babasının yanına döndü. Evlenmek isteyen erkekler, Hatay ve Urfa’dan gelen hemşerilerimize ulaşıyorlar. Ekmek veremedikleri için kızlarını kocaya veriyorlar. Çok kötü durumlar yaşıyoruz. TÜRKİYELİ ERKEKLER YALANCI MEYRA: Suriye’de erkekler kadınları asla kandırmaz, kadınlar bu kadar ucuz anılmaz! Ama Türkiye’deki erkekler kadınlar için her türlü yalanı atıyor. Suriyeli kızlarla evlenmek isteyen çok erkek var. Gelenlerin yüzde 90’ı yalancı; maddi durumlarının iyi olduğunu ve hiç evlenmediğini söyler. Düğün yapılır, bekâr adamın çoluk çocukları çıkar ortaya! 20-22 yaşında kızlar kandırılıyor. Ya terk etmek zorunda, ya da kuma olarak kalmak zorunda. Biri onların kızlarını kuma olarak götürse nasıl olur? Nasıl hissederler kendilerini? ÇARESİZ, KABUL EDECEKTİM ŞORE (23): Savaştan kaçıp Türkiye’ye sığındım. Yaşadığımız semte sürekli “yardım için” gelen adamlar vardı. Sonrasında biri, benimle evlenmek istedi. Yaşı 55’miş, eşi ölmüş ve çocuğu yokmuş. Çaresizlikten kabul edecektim. Çünkü adam, aileme ev tutacağını söyledi. Araştırınca öğrendim ki evliymiş, 4 çocuğu varmış. İptal ettim, şu an çaresiz koca bekliyorum. AMCAMIN KIZINI KANDIRDILAR HADO: 2 yıl önce amcam, 22 yaşındaki kızını 50 yaşında bir adama verdi. Çok zor durumdaydı. Meğer adam çulsuz sefilin tekiymiş. Şu an kız çok zor durumda. Suriye’de yaşadığımız acılar yetmezmiş gibi bunları yaşıyoruz. Allah hakkımızı hak etsin. KOCAMDAM KORKUYORUM S.A: Bir komşumuz üçüncü eş getirdi. Ben de kocamdan korkmaya başladım. 50 yaşında adamlar, 20-25 yaşındaki genç kızlarla evleniyor. Bu durum beni korkutuyor. Erkek adamın işi belli olmaz. Ben kumaya kandırılarak gidenlerin kusuruna bakmıyorum. Onları oyuna getiren erkeklerin Allah belasını versin. MEHVEŞ EVİN | Milliyet
İşte Yılın Basın Fotoğrafları
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin düzenlediği Vakıfbank – TFMD Yılın Basın Fotoğrafları 2014 yarışmasında Reuters foto muhabiri Osman Örsal’ın çektiği “Kırmızılı Kadın” karesi “Yılın Basın Fotoğrafı” ödülünü aldı. 29.su düzenlenen Türkiye’nin en önemli medya organizasyonları arasında yer alan ve basın fotoğraflarının ödüllendirildiği tek yarışma olan “Yılın Basın Fotoğrafları”’na 2013 yılına damga vuran olaylardan 4 bin 381 karenin katıldığı açıklandı. Jüri değerlendirmelerinin ardından Ramada Plaza Ankara Oteli’nde yapılan basın toplantısı ile açıklanan sonuçlarla 6 kategoride 22 fotoğraf ve 4 seri ödül aldı. Ödül alan kareler, derneğin web sitesi www.tfmd.org.tr adresinde sunuluyor.Türkiye’de basın fotoğrafçılığına yön veren isimlerin yanı sıra Dünyaca ünlü foto muhabiri Christopher Morris’in katıldığı jüri, geçtiğimiz yıla damgasını vuran gezi olaylarında simge olduğu gerekçesiyle Reuters foto muhabiri Osman Örsal’ın karesini Yılın Basın Fotoğrafı olarak seçti. Yarışmada Anadolu Ajansı foto muhabiri Ali İhsan Öztürk’ün Van’daki Muradiye Şelalesi fotoğrafı da Vakıfbank Özel Ödülü’nü aldı. Zaman foto muhabiri Kürşat Bayhan’ın üçüncü köprü inşaatı sırasında orman alanında yapılan yol genişletme çalışmalarından bir kare de TUKÇEV Çevre Fotoğrafı olarak seçti. Sabah foto muhabiri Murat Şengül’ün bir otel bahçesinde köpekleri ile birlikte uyudukları kareyi ise Türkiye’nin modern yüzünü yansıtan günlük hayattan bir kare olarak değerlendirerek TFMD Özel Ödülü’ne layık gördü. Bu yıla özel olarak açıklanan özel kategori AB Yolunda Türkiye’de ise birinciliği Zaman foto muhabiri İsa Şimşek’in Sultanahmet ve Ayasofya arasındaki havuzda gerçekleştirilen su oyunlarından karesi aldı. Nisan ayında Ankara’da yapılacak törenle ödüllerin dağıtılacağını belirten TFMD Başkanı Rıza Özel, “Yarışmada derece alan fotoğraflar, sergilerle Türkiye’yi dolaşacak. Ödül alan karelerin yanı sıra yıla damgasını vuran olaylardan seçilen fotoğrafların yer aldığı özel bir seçki de 20 yıldır aralıksız olarak yayınlanan ve artık bir kaynak eser olarak değerlendirilen Vakıfbank Yılın Basın Fotoğrafları Kataloğu ile basılı hale gelecek. Derneğimizin dergisi Foto Muhabiri’nin Mart sayısında da geniş şekilde yer bulacak kareler, www.tfmd.org.tr adresinde de galeri olarak sunulacak. Tüm bu yapılanlar sayesinde gazete sayfalarında bir günlük ömrü olan tarihe not düşen kareler, hafızalarda kazınacak” dedi. VII Fotoğraf Ajansı Kurucusu, Christopher Morris, İZTV Genel Yayın Yöneteni-Foto Muhabiri Coşkun Aral, DEPO Photos Yayın Yönetmeni Abdurrahman Antakyalı, TSYD Genel Başkanı Naci Arkan, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Sabah Gazetesi Fotoğraf Editörü Kutup Dalgakıran, TFMD Onursal Başkanı Bülent Hiçyılmaz, Hürriyet Gazetesi Fotoğraf Editörü Sebati Karakurt, Vatan Gazetesi Ekler Fotoğraf Editörü Burak Kara, Associated Press Türkiye Fotoğraf Editörü Burhan Özbilici, Habertürk Gazetesi Eski Fotoğraf Editörü Fatih Sarıbaş, Anadolu Ajansı Görsel Yayınlar Daire Başkanı Ahmet Sel, Akşam Gazetesi Eski Fotoğraf Editörü-Foto Muhabiri Mustafa Seven, Zaman Gazetesi Fotoğraf Editörü Selahattin Sevi, Milliyet Gazetesi Eski Fotoğraf Editörü-Foto Muhabiri Yurttaş Tümer, TFMD Eski Başkanı-Habertürk Gazetesi Foto Muhabiri Ateş Tümer. Yılın Basın Fotoğrafı Ödülünü Kazanan Osman Örsal Kimdir? 14 Aralık 1975 yılında İstanbul’da doğan Osman Örsal, ilk ve orta eğitimini İstanbul’da yaptıktan sonra Üniversite Eğitimini İzmir’de tamamladı. 1992 Yılında Hürriyet Gazetesi İzmir Bölge Müdürlüğü’nde gazetecilik mesleği ile tanışan Foto Muhabiri 1993 yılından itibaren sırasıyla Yeni Asır, Gazete Ege ve Akşam Gazeteleri ile Associated Press Ajansı’nda çalıştı. Osman Örsal, 2006 yılından bu yana ise mesleğini İstanbul’da Reuters Haber Ajansı’nda sürdürüyor. ZETE
Ermeniler Kesab'dan Kaçıyor
Ermenilerin yoğunlukla yaşadığı ve Türkiye'nin Hatay sınırı yakınında bulunan Kesab'tan birçok Ermeni yoğun çatışmaların yaşandığı Lazkiye'ye kaçıyor. Ayaklarında terlik, üstlerinde pijamayla kaçan 600 aile bölgedeki kiliselere sığındı. Cihatçı grupların son günlerde yoğun saldırısına maruz kalan Kesab'tan kaçan Ermenilerin durumu, Türkçe yayınlanan bir Ermeni sitesinde haber oldu. Erivan merkezli 'news.AM' haber sitesinde yer alan bilgilere göre, göç eden Ermeniler çaresizlik içinde yardım bekliyor. Kesab Ermenilerinden Hasmik Berberyan'ın görüşlerine yer verilen haberde, 'Suriyeli fanatik İslamcılar Türklerin yardımıyla Kesab Ermeni kilisesini Ermenilerden arındırarak silah deposuna dönüştürdüler' iddiası yer alıyor. Kesab'taki evlerin yağmalandığını ve kundaklanmaya başladığını belirten Berberyan halkın Lazkiye'ye kaçtığını söylüyor. Berberyan, Kesab'ta Alevilerin kentin savunulması sırasında çok sayıda kayıp verdiğini, Ermenilerin ise kenti büyük oranda terkettiğini belirtiyor. Ancak bazı Ermenilerin ise evlerini bırakmak istemediğinden veya kaçacak imkanlara sahip olmadığından kentte kaldığını söylüyor. Yayınlanan haberde, Lazkiye'ye gelen Ermenilerden bir kısmının hastanelerde akrabaların yanında kaldığını 400 kadarının da kiliseye sığındığı belirtiliyor. Haberde, Hasmik Berberyan'ın Ermenistan yönetiminden yardım çağrısı da yer alıyor, Berberyan ciddi bir yiyecek sıkıntısı yaşadıklarını belirtiyor. Bir gün evlerine geri dönmeyi umut ettiklerini söyleyen Berberyan, geçici bir süre için Ermenistan'a yerleşebileceklerini belirtiyor. CNN Türk
Öğle Yemeğinizi Hatay'da Yemeniz İçin 31 Sebep
Hatay… Bir şehir düşünün ki, ismi anılınca herkesin karnı acıksın. Dünyada bir çok ülkenin hatta kıtanın toplam mutfak zenginliğini tek bir şehrin içinden çıkartması ne demektir? 1938 yılında sınırlarımıza dahil olan ve Türkiye’nin toprak bütünlüğüne sonradan katılan tek şehrimiz olma özelliğini taşıyan, Roma döneminde koyulan adı ile 'Antioch' mutfağı uluslararası bir şöhrete sahiptir. Hatay hava alanına bugün inen uçakların büyük bir çoğunluğu gıda turizmi için gelen insanlarla doludur.  Güncel gündem maddeleri içerisinde; gezi olaylarında yaşanan acı kayıplar, Reyhanlı patlaması, Kırıkhan’da yakalanan TIR, Suriyeli mültecilerin kampları bu şehri hep gündemimizde tutmaktadır. Ancak yine de Hatay ya da Antakya dediğimizde önce bir midemiz guruldamaz mı a dostlar? İşte size öğle yemeğinde Hatay'a bir koşu gidip gelmeniz için 31 sebep. (Gidemeyecekler için de tariflerini verdik overlokçu ayağınıza geldi!)
Dosya: Çocuk Ölümlerinde Devlet Gölgesi
“… Bir çocuğun ölümü yalnızca kendi ölümü değildir, başka çocukların da ölümüdür.  Onun ölümüne neden olanların çocuklarının da ölümüdür. Bir çocuğun ölümü ağırdır, uzundur,  yazılması zordur.    Bir çocuğun ölümü büyüktür ve çocuk ölür, ölümü büyür. Ölümün büyüdüğü bir yerde ise her şey  küçülür, ülke de, cennet de, hayat da, gelecek de, düşler de. Büyükler mi? Onlar zaten küçüktür…”   Haydar Ergülen