Kremlin Haberleri

Kremlin ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Kremlin ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Maşa ve Koca Ayı'ya O Ülkeden Yasak Kararı: Nedeni Şaşırttı
Dünyanın en çok izlenen çocuk çizgi filmlerinden Maşa ve Koca Ayı'ya yasak geliyor! Sevilen çizgi film bu kez çocukları güldüren hikayeleriyle değil, “Rus propagandası” suçlamasıyla gündemde. The Times’ın haberine göre Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, çizgi filmin yapımcıları ve bağlantılı kişilerine yaptırım uygulanmasını onayladı. İşte detaylar. Kaynak
Feminizm Tam Bir Salaklık
Eski Rus 'kızıl ajan' Anna Chapman: Cahiller milliyetçi olur.Gerçek vatansever ülkesini en çok seven değil, hayatta her şeyi gören, gördüğü güzellikleri de ülkesine getirendirT242010'da casus olduğu saptanınca FBI tarafından tutuklanan eski Rus 'kızıl ajan' Anna Chapman , 'Feminizm tam bir salaklık. Çıkış noktaları yanlış. Bir kadın, hakkı için savaşıyorsa, baştan erkekle eşit olmadığını söylüyordur. Tüm insanlar ayrıdır. Tanıdığım her erkekle bu konuda tartışırım. Kadınların daha iyi olduğunu düşünmüyorum sadece kadın-erkek herkesin eşit olduğunu savunuyorum' dedi.Hürriyet’ten Aslı Barış ’a konuşan Anna Chapman, tutuklanmasını, moda görüşünü, feminizmi ve Kremlin ile olan yakınlığını anlattı. Bir dönem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile aşk yaşadığı iddia edilen Chapman ‘Kapitalizmden nefret etmiyorum. Benim ülkemde de kapitalizmin muhtelif öğeleri var’ diye devam ediyor.Aslı Barış'ın Chapman ile yaptığı röportajın bir kısmı şöyle:Türkiye’de son dönemdeki durumu takip ediyor musunuz? Örneğin Gezi Parkı olayları hakkında ne düşünüyorsunuz?Tabii ki fikrim var ama uzak durmaya çalışıyorum politik meselelerden. Çünkü bir kez politikaya kafa yormaya başlarsam, şiddetle bu işin içine çekiliyorum. Elimde değil, bir kere bilgi toplamaya başladım mı, hemen işe bulaşıyorum. Bilgi konusunda kendime belli limitler koyuyorum, politikadan uzak durmaya, başka işler yapmaya çalışıyorum.Kendinizi uzak tuttuğunuzu söylüyorsunuz ama Putin’le, Kremlin’le olan yakın ilişkiniz biliniyor…Rusya’ya geri döndüğümde medya yüzünden inanılmaz derecede popüler oldum. Bunu da milliyetçi hisleri körüklemek için kullandılar. “İşte ülkesi için iyi bir şeyler yapan genç bir kız” diyerek örnek gösterdiler. Son 20 yılda iyi bir ekonominiz yoksa, kuvvetli bir ideolojik düşünce oturtamamışsanız, bir şeyleri değiştiren bir kahraman aramaya başlarsınız. Ben de bu gücü kullanarak gençlere önderlik etmeye, örnek teşkil etmeye çalıştım. Çünkü bende örnek alınması gereken çok önemli değerler var. Kendim için bir şey istemiyorum, tamamen toplumumuz için çalışıyorum. Mesela Rusya’ya döndükten bir ay sonra gençlik için bir vakıf kurdum.Ne konularda çalışıyor vakfınız?Mikrobiyoloji ve genetik alanında genç bilimadamlarına kaynak yaratan bir fon oluşturdum. Ülkemizde bilim yeteri kadar desteklenmiyor. Halbuki altyapımız ve geçmişimiz çok kuvvetli: Uzaya gittik, bilişim sektöründe oldukça önemli gelişmeler kat ettik. Şimdi ise durum pek parlak değil. Oluşturduğum fon özellikle kanser tedavisi alanında çalışanlara kaynak sağlıyor. Bu çalışmalar çok önemli. İnsan ömrü bu sayede en az 40 yıl uzayacak. Zaten ülkemizde kanser tedavisinde çok önemli yollar kat edildi. AIDS’in tedavisi de bulundu gibi, herhalde önümüzdeki sene açıklanır.Tutuklandıktan ve Rusya’ya iade edildikten sonra uluslararası anlamda büyük şöhret kazandınız. Neler değişti hayatınızda?Ünlü değilseniz, bir konuda değişim yapmak istediğinizde imkânlar çok kısıtlı oluyor. Ancak tanınıyorsanız, bir yerde çıkıp fikrinizi söylüyorsunuz, insanlar fark ediyor. Şöhreti kendi hakkında konuşmak için kullananları inanılmaz salak buluyorum. Kafam farklı çalışıyor. Başarının formülünü çözdüm. Beni dünyanın en başarılı insanı yapacak değerlere sahibim. Nedir bunlar derseniz, ilki aktif olmak. İkincisi pozitif enerji. Bunları hepimiz biliyoruz ama üçüncü özellik çok önemli. Bunu hapisteyken öğrendim. Başkalarına bir değer katmak için çalışmanız lazım. Kafanızda bir fikriniz varsa, diğer insanlara da aşılamanız, çalıştığınız örgütlere de yaymanız gerekiyor. Önemli olan toplum, birey değil. Toplum halinde hareket edersek, daha başarılı oluruz.Hapis günlerinden bahsedelim. Ne düşündünüz ilk tutuklandığınız zaman?İlk tutuklandığım zaman, “Beni oldukça uzun bir süre burada tutacaklar” diye düşünmüştüm. Dışarı çıkabileceğim konusunda hiç umudum yoktu. Ama bu hayatımın bittiği anlamına da gelmiyordu. Daha ilk günden düzenli spor yapmaya başladım. İkinci gün orada eğitimin konusunda nasıl ilerleyebileceğim konusunda araştırma yaptım. İçeriden de diploma alabilmek mümkünmüş, 'Anlaşılan önümüzdeki 5 yıl buradayım, iyisi mi hukuk diplomamı alayım” diye düşündüm. Zaten istiyordum bunu. Yani hep pozitif kaldım.Playboy ve Maxim gibi dergilerdeki karelerinizden sonra seks sembolü olarak anılmaya başladınız. Koleksiyondaki parçalar da bu imajınızı destekleyecek şekilde mi? En çok hangi parçaları beğeniyorsunuz tasarımlar arasında?Açıkçası modadan, giysilerden hiç anlamam ve hayattaki en fuzuli şey gibi gelir. Yemek yapmayı da bilmem. Bu ikisi dışında geri kalan her şeyi yapabiliyorum. Mesela iyi ekip kurmasını ve yönetmesini bilirim. Onun için iyi bir tasarım ve üretim ekibi kurdum. Çıkış noktam da şu: Akıllı kadınların kendi zekâlarını yansıtacak kıyafetlere ihtiyacı var. Bir kadın seks sembolü ya da potansiyel anne olarak görünmemeli. Dünyayı değiştirecek bir kadın olarak görünmeli. Dünya sorunlarıyla ilgilenen, kitap okuyan kadınların giyebileceği bir koleksiyon hazırladım. Mesela kitap şeklinde çantalar var. Desenlerde ülkemizin destanlarında yer alan figürler kullanıyoruz. Sadece Batı'nın bize empoze ettiği değerleri kabul etmemeliyiz. Bizim derdimiz gücümüz para değil, kendi değerlerimiz, kendi kahramanlarımız var.Batı değerlerine karşı bir düşmanlık mı var?Kapitalizmden nefret etmiyorum. Benim ülkemde de kapitalizmin muhtelif öğeleri var. Ama kendi değerlerimize daha fazla sarılmalıyız. Bunlar güç verir insana.Kendinizi milliyetçi olarak tanımlar mısınız?Nefret ederim milliyetçilikten de, milliyetçilerden de. Cahiller milliyetçi olur. Hayatlarında yurtdışına çıkmazlar, dünyada olup bitenden haberleri olmaz, sonra “Ülkemi çok seviyorum” derler. Tamamen eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Benim için gerçek vatansever ülkesini en çok seven değil, hayatta her şeyi gören, gördüğü güzellikleri de ülkesine getirendir. Stephen Covey’nin ‘Kazan-kazan’ ilkesinde olduğu gibi, başka ülkeye gidip, insanlarla konuşup onların iyi özelliklerini alır, kendi ülkenize taşırsınız, ona bir artı değer katarsanız, onu güçlendirirsiniz…Bilgilerini aktardığınız ülkenin ne gibi bir kazancı var burada? Pek ‘Kazan-kazan’ durumu gibi gelmedi bana…Önemli olan sinerji yaratmak. Yaratmış olduğum koleksiyondan örnek vereyim. En iyi tasarım ekibini ülkemden topladım. İş imkânı yaratmak için. Ama baktım en iyi kumaşlar Türkiye’de üretiliyor, en iyi malzemeler burada, her şeyi İstanbul’dan aldım. “Ayy, Türklerde ne kadar iyi kumaşlar var, lanet olsun” demedim. Nefret etmedim, saygı duydum, iş yaptım. Bana hocalarım 20 yıldır böyle öğrettilerSizi acımasızca eleştiren Punk grubu ‘Pussy Riot’ ve ‘FEMEN’ hareketine gelelim…Feminizm tam bir salaklık. Çıkış noktaları yanlış. Bir kadın, hakkı için savaşıyorsa, baştan erkekle eşit olmadığını söylüyordur. Tüm insanlar ayrıdır. Tanıdığım her erkekle bu konuda tartışırım. Kadınların daha iyi olduğunu düşünmüyorum sadece kadın-erkek herkesin eşit olduğunu savunuyorum.Seksapele önem vermediğinizi söylüyorsunuz ama sizin de bir hayli seksi pozlarınız var. Biraz çelişkili bir durum değil mi?Hayır, seksapel daha ziyade içgüdüsel bir şey. Eğer (mankenlik gibi) bir işi profesyonel olarak yapmıyorsanız, içgüdülerinize sarılarak kendinize göre yorumlarsınız. Yine başarılı olursunuz o alanda. Ben her zaman içgüdülerime güvenirim.Size şu an saldırsam, beni etkisiz hale getirmeniz ne kadar zamanınızı alır? İsteseniz ağzımı yüzümü kırabilir misiniz?Kendimi savunma konusunda her zaman çok sakin davranırım. Ama tabii ki etkisiz hale getirebilirim karşımdakini. Yine de buna ihtiyaç duymadan halletmeye çalışıyorum meseleleri.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Evlendi mi?
Rusya’da düzenlenen Soçi Olimpiyatları kapsamında bir organizasyona katılan eski Rus jimnastikçi Alina Kabayeva’nın elindeki yüzüğü kameralara göstermesinin ardından Rusya Devlet Başkanı Putin ile evlendiği iddia edildi.Geçtiğimiz günlerde Putin’in Sisi ile gerçekleştirdiği görüşmede de elinde yüzük olması dikkat çekmişti. Son olarak Kabayeva’nın yüzüğünü kameralara göstermesi sonucundaysa çiftin evlendiği iddia edildi. Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamadaysa Putin’in Kabayeva ile evlendiği iddiaları yalanlandı. Putin’in Haziran ayında Valdai kentinde Kabayeva ile evlendiği iddialarının ortaya atılması sonrası Putin’in sözcüsü Dmitry Peskov iddiaların canı sıkılan insanların internette uydurduğu bir şey olduğunu belirtti. Putin’in yardımcıları daha önce de defalarca Rusya devlet başkanının altın madalyalı jimnastikçi ile ilişkisi ve çocuğu olduğu iddialarını yalanlamıştı. Rus muhalif blog yazarı Alexei Navalny ise attığı tweette Putin’in Kabayeva ile Iver Manastırı’nda evlendiğini ve bu tören için tüm Valdai kentinde önlem alındığını belirtti.Putin Eylül ayında Valdai kentinde politikacılar ve gazetecilerle konferans düzenlemişti. Rus lider konferanstan 3 ay önce ise eşinden boşanmıştı. Rusya’daki geleneklere göreyse evlilik yüzüğü sol ele değil sağ ele takılıyor.KABAYEVA’NIN 2001 YILINDA DOPİNLİ OLDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTI2007 yılından beri Rusya’daki Duma Meclisi’nde milletvekilliği yapan Kabayeva, ritmik jimnastik kariyeri boyunca ise 2 kez olimpiyat madalyası kazandı. Kabayeva’nın 2001 yılında Avustralya’da düzenlenen ve mini olimpiyat olarak adlandırılan Goodwill Oyunları sonrasında dopingli olduğu açıklanmıştı. Doping kararı sonrası açıklama yapan Kabayeva ise Rusya’ya karşı siyasi bir oyun oynandığını belirterek kararın oyunlardan önce açıklanması gerektiğini belirtmişti. Oyunlarda madalya kazandıklarını ve bunun sonucu önlerinin kesildiğini kaydeden Kabayeva bu sayede madalyaların Ukraynalılar tarafından kazanıldığını belirtmişti.İHA
Rusya'dan Ukrayna'ya '12 Saat Mühlet' Yalanlaması
Rusya'nın, Kırım'daki askeri güçlerini çekmesi için Ukrayna'ya 12 saat mühlet verdiği öne sürülmüştü. Rusya, Ukraynalı bir yetklilinin ortaya attığı bu iddiayı yalanladı.Interfax Haber Ajansı, Rusya'nın TSİ 05.00'a kadar Ukrayna güçlerinin Kırım'ı terk etmesini istediğini duyurmuştu. Ültimatomun, Rusya'nın Karadeniz filosu komutanı Aleksander Vitko tarafından verildiği belirtilmişti. Kırım'da başlayan olayların ardından Sivastopol Rus üssünde bulunan askerler kamu binaları ve stratejik noktalarda kontrolü ele geçirmiş, Rusya Federasyon Konseyi de önceki gün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e Ukrayna'ya asker gönderme yetkisi vermişti. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de Rusya'nın tutumunu saldırı olarak değerlendirmiş, Kremlin'e ekonomik izolasyon uygulanmasını talep etmişti. Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Rus askerlerinin Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti'nde kilit noktaları işgal etmesi üzerine Rusya ile vize müzakerelerinin askıya alınmasına karar verdi. Bugün konuyla ilgili yapılan olağanüstü toplantının ardından çıkan taslak metinde, Rusya'yla vize diyalogunun durdurulacağı belirtildi. Rusya Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, Kırım'la Rusya arasında yer alan Kerç boğazı üzerine köprü inşasının planlandığını açıkladı. Reuters'ın geçtiği haberde Medvedev, projenin Ukrayna'nın devrik cumhurbaşkanı Yanukoviç döneminde imzalandığını hatırlattı. Zaman
Rusya'nın Yeni Hedefi Hangi Ülke?
(Rusya Ukrayna'ya saldırır mı?)Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesinin ardından gözler Moskova’nın etkisi altında tutmaya çalıştığı diğer ülkelere çevrildi. Özellikle de toprak sorunu olan ve Avrupa Birliği’nin entegrasyon hedefleri içerisinde yer alan ülkelerle ilgili endişeler artarken, “Ukrayna’dan sonra sıra hangi ülkede” sorusu güncellik kazandı.Sorunun cevabı büyük olasılıkla, Moldova. Ancak endişenin kaynağı sadece Ukrayna sınırında bulunan Rusya’nın kontrolü altındaki ayrılıkçı Transdinyester bölgesinden ve yine Rusya yanlısı yönetime sahip olan Gagauz Özerk Cumhuriyetinden gelen “Moskova’ya bağlanma “talepleri” değil. Her iki bölge, özellikle de Transdinyester Rusya’nın Moldova’ya karşı kullanmak için elinde bulundurduğu daimi koz ve Kremlin her zaman Kişinev’in yörüngeden kesin olarak çıktığı anda bu kozu “bağımsızlık”, “Rusya’ya bağlanma”, “referandum” gibi kılıflara sokarak kullanmaya hazır vaziyette. Kırım’ın işgali olmasaydı, yani Rusya Ukrayna’yı Avrupa Birliği’ne entegrasyondan vazgeçirmeyi ve ülke üzerindeki etkisini korumayı başarsaydı da sıra Moldova’ya gelecekti ve Kremlin gerek Transdinyester, gerek Gagauz kozunu kullanacaktı. Transdinyester zaten ekonomisinden güvenliğine tamamen Rusya’nın kontrolü altında olan bir bölge, Gagauzya’da ise geçtiğimiz şubat ayında yapılan referandumla “uygun yasal zemin” hazırlanmıştı. Yani Kırım’ın işgalinden önce de Moskova, Moldova için “caydırıcı önlemler” almış, 'mayın'ları döşemişti. Kırım’ın işgali sadece bu mayınların daha erken patlaması riskini arttırıyor…Moldova neden hedefte?Sorunun cevabı Moldova’nın son yıllar izlediği politikalarda ve yaptığı jeopolitik tercihte saklı. Moldova, her ne kadar Ukrayna’nın gölgesinde kalsa dahi Avrupa Birliği’nin eski Sovyet mekanına yayılmak için geliştirdiği Doğu İşbirliği programının en önemli ülkelerinden birisi. Özellikle 2009 senesinden itibaren iktidarda olan liberal demokrat koalisyon döneminde Kişinev, Avrupa Birliği’ne entegrasyon alanında ciddi mesafe kat etti. AB ile serbest ticaret ve ortaklık anlaşması sürecini Kiev’den daha sonra – 12 Ocak 2010’da başlatmasına rağmen Moldova, AB’ye en fazla uyum sağlayan Doğu Ortaklığı ülkesi oldu. Rusya’nın baskılarına ve karşı-karşıya olduğu ciddi sorunlara (toprak bütünlüğü, ayrılıkçı eğilimler, ekonomik sorunlar ve s) rağmen liberal demokratlar kısa süre içerisinde gerek mevzuat, gerekse de demokratik ve ekonomik reformlar konusunda diğer ülkelerden daha fazla ilerleme sağladı, basın ve ifade, toplanma özgürlükleri alanında 6 ülke arasında lider konumuna geldi. Moldova’nın sağladığı başarı kasım ayında Vilnius’ta yapılan Doğu İşbirliği Zirvesi öncesinde vize muafiyeti kararıyla ödüllendirildi. Ve nihayet Moldova, Rusya’nın Ukrayna’yı AB ile ortaklık ve serbest ticaret anlaşmasını imzalamaktan vazgeçirmesine rağmen Gürcistan’la birlikte söz konusu anlaşmayı paraf etti. Bu, Kişinev’in Kremlin’in hedef tahtasına oturmayı göze aldığı anlamına geliyordu – Moskova’nın Kiev’den sonra Kişinev’i de AB’ye entegrasyondan vazgeçirmeye çalışacağı belliydi.Moldova'da risk daha büyükPeki neden Gürcistan’ı değil de, Moldova’yı? Çünkü birincisi, Abhazya ve Güney Osetya’nın işgaliyle birlikte Moskova’nın Tiflis’e direkt baskı imkanları ciddi ölçüde sınırlanmış durumda, ikincisi, Gürcistan’da Rusya’nın sırtını yaslayabileceği sosyolojik zemin yok. Gürcü toplumu – hatta Rusya ile ilişkilerin normalleşmesini isteyen kesim bile – büyük oranda Avrupa Birliği ve NATO’ya entegrasyondan yana. Gürcistan’da çıkıp açık şekilde Gümrük Birliği veya Avrasya İttifakı’na entegrasyonu – yani yeniden Moskova’nın patronajlığını kabul etmeyi savunan her hangi siyasi gücün toplumda ciddi destek bulma olasılığı mevcut değil. Rusya yanlısı olduğu iddia edilen Bidzina İvanişvili hükümete geldiği ilk dönemde Gümrük Birliği’ne üyelik konusunu düşünebileceklerini söylemiş, ancak kendi koalisyonundan bile ciddi tepki görmesi sonucu iki gün sonra düzeltme yapmak zorunda kalmıştı. Hükümete geldikten bir sene sonra – geçtiğimiz sene yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Gürcü Hayali koalisyonu AB ve NATO’ya entegrasyon söylemleri ile Saakaşvili’nin Birleşik Ulusal Harekat’ını bile gölgede bırakmıştı. Gürcistan’ın yeni Cumhurbaşkanı Giorgi Margvelaşvili, ilk icraatının AB ile ortaklık ve serbest ticaret anlaşmasını paraf etmek olacağını vaat etmiş ve göreve geldikten bir ay sonra Vilnius zirvesine bizzat katılarak “Rusya’nın adamı değilim” mesajı vermişti.Moldova’da ise durum farklı. Toplumda Avrupa Birliği’ne entegrasyon konusunda görüş birliği mevcut değil. İktidarda bulunan liberal demokratlar AB’ye entegrasyonu desteklerken muhalefet Rusya güdümündeki Gümrük Birliği’ne üyeliği ve Moskova’ya yakınlaşmayı savunuyor. Eski Devlet Başkanı Vladimir Voronin liderliğindeki Komünist Partisi Gümrük Birliği’nin Moldova için en uygun ittifak olacağını düşünüyor. Rusya’nın kontrolündeki Transdinyester’de AB’ye entegrasyon tartışma konusu bile değil. Ayrılıkçılar, zaten kendilerini Moldova’nın değil, Rusya’nın bir parçası olarak görüyor. Aynı şey, ülkenin güneyinde bulunan Gagauz Özerk Cumhuriyeti yönetimi için de geçerli. Gagauz Cumhurbaşkanı Mihail Formuzal “biz Rusya yanlısı bir bölgeyiz” diyor ve Moldova’nın AB’ye entegrasyonu seçmesi durumunda özerk cumhuriyetin kendi yolunu belirleyeceğini – yani bağımsızlık ilan ederek Gümrük Birliği’ne gireceğini bildiriyor. Ayrılıkçı eğilim sadece Transdinyester ve Gagauzya ile de sınırlı değil. Moldova’nın Kişinev’den sonraki ikinci büyük kentinde – Rusların çoğunlukta olduğu Beltsı’da (Balçi) da Rusya’nın etkisi ve ayrılıkçı eğilim çok güçlü.Riski artıran bir diğer faktör ise Moldova’da bu sene yapılacak genel seçimler. 2009 senesinde Komünist Partisinin 8 yıllık iktidarına son veren devrimle yönetime gelen liberal demokrat koalisyon bu seçimlerde zorlanacak gibi görünüyor. Amerikan Ulusal Demokrasi Enstitüsü (NDİ) tarafından yaptırılan son anketlere göre, bugün seçim olsaydı, parlamentodaki yerler liberal demokrat partilerle komünistler arasında tam eşit şekilde bölünmüş olurdu. Romanya sosyolojik araştırma servisi İMAS’ın yaptığı kapalı ankete göre, bugün ülkede %6’lık barajı Komünist, Liberal Demokrat, Demokrat ve Liberal partileri geçebilir. Ankete katılanların %33’ü komünistleri, %17’i liberal demokratları, %7’si demokratları, %6’sı ise liberalleri destekleyeceğini bildirirken, tercihini belirlemeyenlerin oranının %24 olduğu kaydedildi. Bunun yanı sıra, %8’lik bir kesimin de komünistlerle ittifak yapma olasılığı yüksek küçük sol partileri desteklediği görüldü.Bu sonuç 2009 seçimlerinde oyların tekrar sayılmasının ardından komünist yönetimi çok küçük farkla mağlup eden liberal demokrat ittifakın genel seçimde zorlanacağını gösteriyor. Liberal demokratlar, ekonomik durumu ağır, gülcü komünist muhalefete sahip, halkının bir kısmı Rusya’da çalışmak zorunda olan, Rusya’nın etkisinin çok güçlü olduğu ve toprak bütünlüğü sorunuyla karşı-karşıya olan bir ülkede iktidarda bulunmanın dezavantajını yaşıyor. Rusya’nın seçimlerde komünistlerin ve diğer Moskova yanlılarının iktidara gelmesi için elinden geleni yapacağı kimsede kuşku doğurmuyor.Batı Moldova’da elini çabuk tutmak zorundaÖte yandan Kırım’ın işgalinin ardından Ukrayna ile Rusya arasında derinleşen uçurum nedeniyle Kremlin’in Moldova’ya yönelik planlarının erkene alınması olasılığı artmış durumda. NATO yetkilileri, Moskova’nın Ukrayna’dan sonraki hedefinin Moldova olduğunu bildiriyor. Moldova yetkilileri de aynı görüşte. Başbakan Yuri Lyanke, geçtiğimiz günlerde Reuters’a yaptığı açıklamada Kırım senaryosunun Transdinyester’de tekrarlanması olasılığından endişe ettiklerini söyledi. Lyanke, Transdinyester liderlerinin böyle bir karar almayacağını umduklarını bildirdi, bu olasılığa karşı bazı planlarının olduğunu söyledi, ancak Rusya’nın müdahale etmesi durumunda buna direnecek güçlerinin de olmadığını vurguladı. Bunun ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin son yıllarda ilk kez Transdinyester konusunu gündeme getirdi. Putin, 29 Mart’ta ABD Devlet Başkanı Barack Obama ile yaptığı telefon konuşmasında “200 bin Rus vatandaşının yaşadığı Trandinyester’in neredeyse ablukada olmasından” rahatsızlık duyduklarını söyledi. Putin’in söylediklerini Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov tamamladı. Kişinev’le Ukrayna’nın yeni yönetiminin Transdinyester’i tamamen bloke ettiğini söyleyen Lavrov, ABD ve AB’yi Transdinyester için dayanılmaz şartlar oluşturmakla suçladı. Lavrov, Moldova ile ortaklık anlaşması imzalamaya hazırlanan AB’nin de, Kişinev’in de Transdinyester’i düşünmediklerini söyledi. Rus Bakan, bu konuda Batı ile ciddi konuşacaklarını bildirdi ve “bunlar tarihten ders almıyorlar” diye satır arası tehditte bulunmayı da ihmal etmedi.Bu olasılık, Vilnius zirvesi öncesinde Ukrayna konusunda ciddi hesap hataları yapan Batı’yı elini daha çabuk tutmaya zorluyor.Son günlerde Moldova, Batılı siyasilerin en uğrak mekanı haline gelmiş durumda. Polonya Başbakanı Donald Tusk, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Victoria Nuland ve Pentagon yetkilileri, Kanada ve Romanya dışişleri bakanları, Avrupa Birliği yetkilileri bir-birinin ardınca Kişinev’e gidiyor. Çünkü Moldova, Rusya’nın Ukrayna’dan sonraki ilk hedefi olduğu gibi, Batı’nın da Ukrayna’dan sonraki ilk umudu. AB, Doğu Ortaklığı zirvesinde Moldova ve Gürcistan’la ortaklık anlaşmalarını paraf ederek, yeni komşuluk politikasının iflas etmediğini kanıtlamaya çalıştı. Ancak bunun yeterli olmadığının her kes farkında ve Moldova (hem de Gürcistan) ile ortaklık anlaşmalarının imzalanması Doğu İşbirliği hedefinin yaşayabilmesi için hayati önem arz ediyor. Ukrayna’da yaşanan devrimin ardından Brüksel elini çabuk tutması gerektiğinin farkına varmış görünüyor. Rusya’nın Ukrayna’daki gibi bir “operasyon” yapmamasının tek yolu bir an önce Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’la ortaklık anlaşmasını imzalamak – Batı bunun farkında. İşte bu nedenle de Brüksel, ortaklık anlaşmalarını imzalamak için daha önce öne sürdüğü şartların önemli kısmından vazgeçiyor. AB, Yanukoviç döneminde ortaklık anlaşmasının siyasi bölümünü imzalayıp ekonomi bölümünü sonraya erteleme teklifini kabul etmemişti – Rusya’nın Ukrayna’ya açık müdahalesinin ardından daha önce reddettiği teklifi kendisi sundu ve siyasi bölümü imzaladı. Aynı şekilde Gürcistan’da anlaşmanın imzalanması için görülmesi gereken çok iş olmasına rağmen, Brüksel bunlara göz yumuyor. Aynı şekilde Moldova’nın paraf aşamasından sonra talep edilen birkaç önemli reformun gerçekleştirilmemiş olmasını da görmezden geliyor. Daha önce Gürcistan ve Moldova ile ortaklık anlaşmalarının eylül ayında imzalanması planlanıyordu. Ardından Brüksel imzaların ağustosta atılabileceğini açıkladı. Sonra AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso AB’nin imza törenini haziran ayına alma kararına vardığını açıkladı. Ve nihayet geçtiğimiz günlerde Kişinev’de bulunan AB-Moldova İşbirliği Komisyonu Başkanı Monica Macovei AB’nin nisan ayında ortaklık anlaşmasını imzalamaya hazır olduğunu bildirdi.Moldova’nın imzası AB için şeref meselesiÖte yandan, AB, Ukrayna’da yaptığı hatayı Moldova’da tekrarlamaması gerektiğini de anlamış gibi görünüyor. Ukrayna ile görüşmelerde sadece siyasi blokla ilgili görüşmelerde bulunup, her hangi somut ekonomik yardım vaadinde bulunmayan ve Yanukoviç iktidarına sağlam bahane veren AB ve ABD Moldova’da farklı taktik izliyor. Mart sonunda Kişinev’de bulunan Victoria Nuland, Moldova’ya sınır güvenliğini sağlamak için ek 10 milyon dolar yardımda bulunacaklarını söyledi.Gönül Şamilkızı – TRT Türk......
Ayrılıkçılar Rusya'dan Yardım İstedi
Ukrayna'nın doğusundaki kentlerde resmi binaları işgal eden ayrılıkçı Rusya yanlıları, Kiev hükümetinin operasyon tehdidi üzerine Moskova'ya yardım çağrısında bulundu.Reuters haber ajansından gelen bilgiye göre, Donetsk'e bağlı Slaviansk kasabasındaki ayrılıkçıların lideri kurmayı amaçladıkları 'Donetsk Halk Cumhuriyeti'nin iyiliği için Rusya'nın yardımını talep etti.Kremlin Sarayı'nda yapılan açıklamada ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'da yaşananlardan dolayı son derece kaygılı olduğu bildirildi.Slaviansk kasabasında resmi binalarda işgale devam eden ayrılıkçı Rusya yanlılarına karşı, Ukrayna güvenlik güçlerinin operasyonu bekleniyor. Rusya sınırına yakın bölgelerde geçen hafta başlayan krizde, Kiev'in silah bırakması için Rus yanlısı gruplara verdiği süre 09:00'da doldu. Gruplar çağrıya uymadı.Son işgal haberi sabah saatlerinde Donetsk'e bağlı bir başka kasaba Horlivka'dan geldi. Reuters haber ajansı, görgü tanıklarına dayanarak, kasabada 100 kadar Rusya yanlısının, emniyet merkezini işgal ettiğini duyurdu. Horlikov, Slaviansk'a 80 kilometre mesafede, 330 bin nüfuslu bir kent.Bölgedeki Reuters muhabiri Slaviansk'ta geçen haftadan beri işgal altında tutulan bir polis karakolunun üzerinde hâlâ Rus bayrağının dalgalandığını söyledi. Ajans karakolun önündeki barikatların da güçlendirildiğini duyurdu.Turçinov'dan garantiUkrayna'nın geçici Cumhurbaşkanı Aleksander Turçinov, Rusya yanlısı gruplara işgal ettikleri binalardan çekilmeleri ve silahlarını bırakmaları için 09:00'a kadar süre tanımıştı.Turçinov bu süre zarfında silah bırakanların yargılanmayacağını söylemişti.Turçinov ayrıca ülkenin doğusundaki bölgelere daha fazla özerklik hakları vermeye hazır olduklarını vurgulamıştı.Kiev, süreye uyulmaması halinde ise 'geniş çaplı terörle mücadele' operasyonu başlatacağı tehdidinde bulunmuştu.Operasyon şu ana kadar başlamadı.Ancak bölgede gergin bir hava var. Slaviansk'ta okullar kapalı.Referandum tartışmasıTurçinov gerilimin tırmanması üzerine bir kez daha açıklama yaptı. Ukrayna'nın cumhuriyetten federasyona dönmesi fikrine açık olduklarını söyledi.Bu yönde yapılacak olası bir referanduma karşı olmadıklarını belirtti ama net bir destek vermekten de kaçındı. Zira başkent Kiev ve Ukraynaca konuşulan batı bölgelerdeki nüfus federasyon fikrine sıcak bakmıyor.Referandum ülkenin doğusundaki Rusya yanlısı grupların ise temel taleplerinden biri.Bu gruplar daha fazla özerklik hakkı veya Rusya'ya bağlanmanın seçileceği bir referandum istiyor.'Ukrayna'nın bölünmesi çıkarımıza değil'Gergin saatlerin yaşandığı bölge ile bir diğer açıklama da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'dan geldi.Lavrov Ukrayna'nın bölünmesinin Moskova'nın çıkarlarına uygun olmadığını söyledi.Buna karşın Kiev'in tüm vatandaşlarına eşit davranması gerektiğini söyledi.Lavrov yapılacak yeni anayasa çalışmalarında Ukrayna'da Rusça konuşan doğu bölgelerin de söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.ABD Ukrayna'da yaşananlarla ilgili Rusya'ya tepkili.ABD'nin BM Büyükelçisi Samantha Power 'Bunun arkasında kimin olduğunu biliyoruz' dedi.Power, Cenevre'de perşembe yapılması planlanan kriz görüşmelerine katılmaktan vazgeçmediklerini söyledi ancak Rusya'nın Ukrayna'nın doğu sınırına yığdığı 40 bin askeri açıklaması gerektiğini vurguladı.Kriz nasıl başladı?Ukrayna'nın doğusunda tansiyon geçen hafta yükseldi.Yoğun bir Rus nüfusunun bulunduğu coğrafyada Rusya yanlıları bazı şehirlerde hükümet binaları ve polis karakollarını ele geçirdi.Kiev, Rusya'nın Kırım'ın ardından bu bölgeleri de ilhak etmek istediği ve krizi bu yüzden çıkarttığı görüşünde.Rusya ise daha önce böyle bir niyeti olmadığını ileri sürmüştü. Rusya Ukrayna'nın ülkenin doğusundaki göstericilerin taleplerini dikkate almadığını savunuyor.Özerk Cumhuriyet Kırım, Ukrayna'daki Rus yanlısı Yanukoviç yönetiminin yerine, uzun protestolar sonrası AB yanlılarının iktidara gelmesinden sonra, bölünme senaryolarının hayata geçtiği ilk yer oldu. Kırım parlamentosu önce bağımsızlığını ilan etti. 16 Mart 2014’te yapılan ve Tatarların boykot ettiği referandum sonucuna dayanarak Rusya tarafından ilhak edildi. Kırım, Tatarların kendi vatanları olarak gördüğü bir bölge.Yüz binlerce Kırım Tatarı 1944 yılında Sovyet lideri Stalin tarafından yurtlarından sürgün edilmiş, yerlerine Ukraynalı ve Rus nüfus yerleştirilmişti.Kaynak: Al Jazeera ve Reuters
Moldova da Karıştı, Transdinyester Rusya'dan Bağımsızlığını Tanımasını İstedi
Moldova'nın Rusya yanlısı ayrılıkçı bölgesi Transdinyester Moskova'dan bağımsızlığını tanımasını istedi. Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerindeki ayaklanmalar ise Moldova sınırına kadar dayanmış durumda. Moldova'ya komşu olan Odessa bölgesi bugün kendi bağımsızlığını ilan etmişti.Moldova'nın Rusya yanlısı ayrılıkçı bölgesi Transdinyester Moskova'dan bağımsızlığını tanımasını istedi. İtar-Tass'ın haberine göre Transdinyester Yüksek Konseyi, bağımsızlıklarının tanınması ile ilgili resmi başvuruyu Rusya parlamentosu alt kanadı Duma, üst kanadı Federasyon Konseyi ve Kremlin'e iletti. Transdinyester Yüksek Konseyi yaptığı açıklamada, kararın 2006'da yapılan referandum çerçevesinde alındığı belirtildi. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Moldova içerisinde kalan Transdinyester'de yapılan referandumda halkın yüzde 97'si bağımsızlığı ve Rusya ile birleşmeyi desteklemişti. Moldova'nın ayrılıkçı bölgesi daha önce de Rusya'ya tanınma başvurusunda bulunmuş, ancak olumlu cevap alamamıştı. Transdinyester yeni başvurusunda Kırım'ın Rusya'ya bağlanmasını örnek gösteriyor. Ukrayna sınırında yer alan Transdinyester 1990'da bağımsızlığını ilan etmiş, Gürcistan'dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya ve Abhazya tanımıştı. Transdinyester Yüksek Konseyi Başkanı Mihail Burla başkanlığındaki bir grup milletvekilinin yarın Moskova'yı ziyaret etmesi bekleniyor. Burada Rusya Devlet Duması Başkanı Sergey Narışkin ile görüşmeyi planlıyorlar. Bölge milletvekili Vıçıslav Tobuh, 'Transdinyester'in durumu yasal olarak Kırım'dan farklı değil. Kırım'ın Rusya ile birleşme senaryosu aynıyla uygulanabilir.' dedi. (CİHAN)
Rus Bayraklı Tanklar Ukrayna'da
AFP ve Reuters haber ajansları Moskova yanlısı ayrılıkçıların işgal eylemi yaptığı Ukrayna'nın doğusundaki Slaviansk kasabasına Rusya bayrağı taşıyan zırhlı araçların girdiğini bildirdi.Reuters haber ajansının çektiği fotoğraflarda 5-6 adet zırhlı aracın silahlı ve asker kamuflajlı kişilerle birlikte geniş bir caddede ilerlediği görülüyor. Ajans, tankların bir süredir Rusya yanlısı ayrılıkçıların işgal eylemi yaptığı ülkenin doğusundaki Donetsk'e bağlı Slaviansk kasabasında görütülendiğini aktardı. Tankların belirmesinden kısa süre sonra, Rusya yanlısı silahlı milislerin Donetsk'teki belediye meclisi binasını ele geçirdiği bildirildi. Donetks Belediye sözcüsü olayı doğruladı. Ukrayna güvenlik güçleri, eylemcilere karşı salı günü operasyon başlatmıştı. Operasyona Moskova yönetiminden tepki gelmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna'nın iç savaşın eşiğinde olduğunu belirtmişti. Kiev, ülkedeki Rusya yanlısı ayrılıkçı eylemlerden Moskova'yı sorumlu tutuyor, Putin'in Kırım'dakine benzer bir senaryoyu doğu Ukrayna'da da tekrarlamaya çalıştığını savunuyor. Geçen ay Ukrayna'ya bağlı özerk bölge Kırım, Moskova'nın askleri desteğiyle önce bağımsızlığını ilan etmiş, daha sonra da referandumla Rusya'ya bağlanma kararı almıştı. Kaynak: Reuters, AFP