Söke Ovasındaki Boş Mezar 23 Yıldır Sır: Müge Anlı'daki Elife Doğrul Olayında Kilit Tanık O Geceyi Anlattı!
Müge Anlı ile Tatlı Sert'te bu hafta açılan Elife Doğrul dosyası, 23 yıldır yanıt bekleyen soruları yeniden gündemin ortasına taşıdı. 2003'te Aydın'ın Söke ilçesinde izi kaybolan iki çocuk annesinin kızı Hülya Yıldız, annesine ne olduğunu öğrenmek için stüdyoya geldi. Canlı yayında art arda çarpıcı iddialar dile getirilirken suçlamaların odağındaki isim de telefonla bağlanarak sessizliğini bozdu.
Elife Doğrul, 2003'te Söke'de kaybolduğunda 24 yaşındaydı ve iki çocuk annesiydi.
Elife Doğrul, eşi Talip Musacalı'dan ayrıldıktan sonra Söke'deki hayatını geride bırakıp Mersin'in Silifke ilçesinde yaşayan ailesinin yanına yerleşmişti. Kızı Hülya Yıldız'ın anlattığına göre 24 yaşındaki genç anne, bir gün eski eşinin ağabeyi Metin Musacalı'nın arabasına bindi ve o günden sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Annesi kaybolduğunda henüz 6 yaşında olan Hülya, amcasının Elife'yi bıraktığı yeri herkese farklı anlattığını, kimine Aydın otogarı, kimine Germencik'te bir yol kenarı dediğini öne sürdü.
Yıllar içinde dosyaya eklenen ayrıntılar da soru işaretlerini büyüttü. Hülya Yıldız, kayıptan sonra Söke ovasında boş bir mezar bulunduğunu, 2005'teki muhtarlık seçiminde annesinin adına imza atılarak oy kullanıldığını ve ailesinin, Metin Musacalı'nın eski sevgilisi İlknur aracılığıyla yapıldığı iddia edilen telefonlarla Elife'nin İstanbul ya da İzmir'de görüldüğü yönünde haberler aldığını anlattı. Bu iddiaların hiçbiri bugüne kadar resmi makamlarca doğrulanmadı, ancak programa katılan tanığın anlattıkları boş mezarla ilgili soruları yeniden masaya yatırdı.
Muhammed Baycu, 15 yaşındayken Söke ovasında kendisine gece vakti bir çukur kazdırıldığını anlattı.
Boş mezarın ardındaki sırrın peşine düşen program ekibi, Aydın'dan canlı bağlanan Muhammed Baycu'yu dinledi. O dönem 15 yaşında olduğunu söyleyen Baycu, Metin Musacalı'nın kendisini gece saatlerinde ovaya götürdüğünü, eline kürek verip mezar büyüklüğünde bir çukur kazdırdığını ve ardından 'Git arabada otur' dediğini anlattı. Karanlıkta otların arasında çıplak ayaklar gördüğünü ama bunların bir kadına mı erkeğe mi ait olduğunu seçemediğini söyleyen Baycu, sonrasında Söke'deki Kurudere'de bir valiz dolusu kadın kıyafetinin ve fotoğrafların yakıldığını da öne sürdü.
Baycu'nun anlattıklarının ardından stüdyodaki diğer isimler de kendi iddialarını sıraladı. Elife'nin eski eşi Talip Musacalı, arkadaşı Zeki İnce'nin kendisine 'Metin senin karını öldürdü' dediğini ve cenazenin beş altı ay sonra bir para anlaşmazlığı yüzünden başka bir yere taşındığını iddia etti. Aileye yakın isimlerden Ömer Kan ise Metin Musacalı'nın Elife'yi kayınpederinin evinin damında vurduğunu ve Bağarası yolundaki bir tarlaya gömdüğünü ileri sürerken evdeki sobayla ilgili sözlerinin yalnızca kendi tahmini olduğunu ekledi.
Metin Musacalı, telefonla bağlandığı canlı yayında tüm suçlamaları reddedip Elife Doğrul'u sağ bıraktığını savundu.
Peş peşe gelen bu iddiaların ardından telefonla yayına bağlanan Metin Musacalı, yeğeni Hülya Yıldız'ın suçlamalarını kesin bir dille reddetti. Elife'yi bir aile büyüğü olarak evine bırakmak istediğini ve onu sağ bıraktığını söyleyen Musacalı, yeğeninin babası Talip'in etkisinde kaldığını, İlknur üzerinden yapıldığı öne sürülen telefon aramalarıyla da bir ilgisi olmadığını savundu. Hülya Yıldız ise geçen yıl amcasıyla yaşadığı bir tartışmanın ardından onun bir yakınına 'Hülya her şeyi biliyor, sessiz kal' dediğini öğrendiğini anlattı.
Programda dile getirilenlerin tamamı şimdilik iddia niteliğinde ve savcılıktan dosyayla ilgili yapılmış bir açıklama ya da yeni bir resmi işlem haberi henüz gelmedi. ATV'nin yayın akışına göre Müge Anlı, dosyayı 23 Ekim'deki programda da ele alıyor; ekran başındaki izleyiciler ise Elife Doğrul'a ne olduğu sorusunun 23 yıl sonra yanıt bulup bulmayacağını merakla bekliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın