Katledilişinin 17. Yıldönümünde Ahmet Taner Kışlalı

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Ahmet Taner Kışlalı kimdir?

10 Temmuz 1939, Tokat Zile doğumludur. Kültür eski Bakanı, Türk siyaset bilimcisi, yazar ve öğretim üyesidir. 

21 Ekim 1999 09:40'da evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu katledilerek öldürülerek, katledilen 77 gazeteciden birisi olmuştur. 

Bugün onun 17. ölüm yıldönümü.

"Eğer Çiller’ler, Birdal’lar, numaracı cumhuriyetçiler demokratsa, ben demokrat değilim. Çünkü onlarla aynı sıfatı taşımaktan utanıyorum!"

Gazetesindeki "Ben Demokrat Değilim" başlıklı yazısından.

"Eğer Çiller'ler, Birdal'lar, kara kitapların yazarları, numaracı cumhuriyetçiler demokrat ise...Ben demokrat değilim! 

Eğer demokrasinin olanaklarını demokrasiyi yıkmak için kullananlar demokrat ise... Eğer dinin siyasetini ve ticaretini yapanlar demokrat ise...Ben demokrat değilim! 

Eğer yalancıları, hırsızları, Türkiye'nin düşmanlarınca beslenenleri, çeteleri koruyan düzenin adı demokrasi ise... Eğer demokrasi buysa...Ben demokrat değilim! 

Eğer demokrasi adına Cumhuriyet'in temellerine kazmayı vuranlar demokrat ise...Ben demokrat değilim! Ve onların demokrat yaftasını taşıdıkları bir yerde ben demokrat olmak istemiyorum...Çünkü onlarla aynı sıfatı taşımaktan utanıyorum!"

Kemalist misin sorusunun cevabı Ahmet Taner Kışlalı

Onun döneminde genç olan Kemalist düşünceli insanlar "Kemalist misiniz?" sorusuna o varken cevap vermekten çekinirlerdi. 

Atatürk sevgisi, ülke, vatan sevgisi dağları aşmış bir aydındı Ahmet Taner Kışlalı.

"Dinin özü iyilik yapmak, kötülükten kaçınmaktır."

Eşi Nilüfer Kışlalı'nın 14. ölüm yıldönümünde yazdığı mektup.

"Türkiye’nin demokrasiyle yönetilen ve çağı yakalama şansına sahip tek Müslüman ülke oluşunda, laiklik ilkesini benimsemiş oluşunun rolü olmadığını söylemeye olanak var mıdır?"

"Sönen her mumun ardından onlarcasını yakın; mumlar değil, karanlık isteyenlerin nefesleri tükenecektir."

"Eğer Türkiye'de bir din devleti kurmak istiyorsanız, Mustafa Kemal'e saldırmanız elbette ki tutarlıdır."

"Eğer Türkiye'nin bir bölgesini ayırıp ırkçı bir devlet kurmak peşindeyseniz, Mustafa Kemal'e saldırmanın elbette tutarlı bir yanı vardır. Ama "çağı yakalama" arayışında görünürken aynı şeyi yapmaya kalkarsanız; belki - her garip şeyi yapanlarda olduğu gibi - bazı dikkatleri üzerinize çekersiniz, ama inandırıcı olamazsınız."

Çoğulculuk diktası

"Çoğunluğun oylarına dayalı bir sistem, eğer bugün için azınlıkta kalan ve yarın için çoğunluk haline dönüşebilecek olanların haklarına saygı göstermiyorsa, bu demokratik bir sistem olmaktan çok bir "çoğulculuk diktası" dır.

Bir demokraside, adaletin ve özgürlüğün yerine getirilmesi, yöneticilerin keyfine ve sağduyularına bırakılamaz. Adaletin ve özgürlüğün gerekleri kurumsal güvencelere bağlanmak zorundadır".

"Kötüler tanrıyı, tanrı ise iyileri kullanır."

Kışlalı'nın öldürülmeden önceki son yazılarından birisinin başlığı. 

Ne Türkiye'nin çağdaş, güçlü ve öncü olması batı'nın çıkarlarına uygun... Ne de köktendinciliğe kayıp, Batı'dan tümüyle kopması.

''Bu ülkede Atatürk’ü yıkarak olumlu bir şeyler yapabileceğini sananların, kendi küçük dünyaları içinde büyük bir yanılgı yaşadıklarına inanıyorum.''

Kışlalı'nın Din ve Devlet işlerinin ayrı tutulmasına ve Atatürk'ün kadına verilmesi gereken önemi kaleme aldığı yazısı.

''İslam dini, İranlı ve özellikle de Arap kadınını, bir mal ya da hayvan konumundan kurtarıp, “ikinci sınıf” da olsa “insan” konumuna getirdi. Erkeğin yarısı kadar da olsa, bazı haklara kavuşturdu.

Kızların öldürülmesi yasaklandı. Evlenme dört kadınla sınırlandırıldı. Boşanma erkeğin keyfine göre “sınırsız” bir hak olmaktan çıktı. Erkeğin karısına “iyi muamele” etmesi, çocuğun anasına da “saygı” göstermesi yükümlülüğü kondu.

Müslümanlığın getirdiği kurallar, öncelikle Arap toplumundaki bozuklukların düzeltilmesine yönelikti. Ama Arap kadını, bu sayede erkeğin yarı değerindeki bir insan konumuna yükselirken, Türk kadını, erkekle eşit düzeydeki haklarını yitirdi.''

Katledilişinin 17. yılında usta gazeteci Ahmet Taner Kışlalı'yı özlemle, sevgiyle ve saygıyla anıyoruz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ilpadrino

"Bir Türkün ölümü" hiç bu kadar dramatik olmamıştı... Mekanın cennet olsun

marmeladov

bu 90'lar tam bir kaos ortamı. kemalistler bile bombalanıyormuş. aynı şekilde ateistler, solcular ve kürtler de bombalanmış. nasıl bir ülke bu koduğumun ülkesi. şurada diğer gazeteciler hakkında da bir şeyler yazılmış. https://line.do/tr/turkiyede-suikaste-kurban-giden-gazeteciler/830/vertical tabi 2000'ler de farklı değil 90'lardan. o da ayrı mevzu.

southredd

komplocu bir insan değilim ama ülkemizin aydınlığı bu şekilde sistematik cinayetler sayesinde yavaş yavaş söndürülüyor. Cidden istemesek de kabuk değiştiriyoruz. Daha baskıcı ve daha dine dayalı bir "özgürlük" anlayışı hepimize empoze ediliyor......Ahmet Taner KIŞLALI-Uğur MUMCU-Bahriye ÜCOK-Çetin EMEÇ ve niceleri...Mekanlarınız cennet olsun... Saygı, sevgi ve rahmetle ANIYORUZ

fafatara

"çoğulculuk diktası" çok tanıdık değil mi.

Gizli Kullanıcı

http://blogimg.radikal.com.tr/Blogs/2013/01/24/ugur-mumcu-CB41-82A4-5D9C.jpg

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

İran
Görüş Bildir