İlham Veren Bir Öykü, Gurur Duyulması Gereken Bir Kadın: 98 Yıllık Ömrüne Her Türlü Başarıyı Sığdıran Halet Çambel

-

Halet Çambel, 98 yıllık ömrü boyunca tam anlamıyla dolu dolu yaşamış ve Türkiye'nin çağdaşlaşma sürecinde hemen hemen her alanda yapı taşlarından biri olmuştur.

Hadi gelin onun herkese ilham vermesi gereken hikayesine hep birlikte bakalım ve bu değerimizi yakından tanıyalım.

Türkiye’nin ilk kadın bilim insanlarından biri olan Halet Çambel, 27 Ağustos 1916'da Berlin'de dünyaya geldi.

Halet Çambel’in ailesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun önde gelen aydın ailelerinden biriydi.

Dedesi, müderrislik, sadrazamlık ve en sonunda Berlin Büyükelçiliği yapmış İbrahim Hakkı Paşa'ydı.

Babası da Almanya’da askeri ataşelik görevi yapan ve Türk Tarih Kurumu’nun kurucularından Hasan Cemil Bey'di.

Kendisi aynı zamanda Atatürk’ün yakın arkadaşlarındandı. Annesi ise, dönemin Berlin Büyükelçisi İbrahim Hakkı Paşa’nın kızı Remziye Hanım’dı.

Çambel, dört çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğuydu.

En az kendisi kadar başarılı iki ablası, bir de erkek kardeşi vardı. En büyük ablası Leyla Çambel hukukçu ve gazeteci, diğer ablası Perihan Çambel ise kanser araştırmacısıydı. Küçük kardeşi Bülent Çambel de mühendisti.

Cumhuriyetin kurulmasından kısa bir süre sonra Çambel ailesi, Halet daha 8 yaşındayken, Türkiye’ye tamamen döndü.

Çambel, önce Almanya’da daha sonra İstanbul Amerikan Kız Koleji’nde ve Fransa Sorbonne Üniversitesi’nde eğitimini tamamladı.

Sorbonne Üniversitesi’ndeki eğitimi süresince, boş vakitlerini eskrimle değerlendiren Halet Çambel,

1936 Berlin Yaz Olimpiyatlarında eskrim dalında Türkiye’yi temsil eden ilk Türk kadın sporcu olmuştu.

Turnuvalar esnasında Adolf Hitler’in görüşme talebini hem hükümetin izni olmadığı gerekçesiyle hem de Hitler’in Yahudilere karşı tutumundan dolayı reddetmişti.

Çambel, birçok batı diline ana dili kadar hakim olmasınında ötesinde Ön Asya’nın ölü dillerinde de uzmanlaşmış,

dönemin önde gelen düşünürleri, bilim insanları ile yakın ilişki içinde olarak yetişmiş ve bu sayede de kendisini geliştirmeyi başarmıştı.

Aynı zamanda Türk arkeolojisini geliştiren bir hoca olan Çambel, Türkiye’nin Hititler üzerine ilk uzmanlarındandı.

Hattuşaş-Boğazköy, Karatepe ve Çayönü kazılarına büyük emekler vermişti.

Uzun yıllar Anadolu’da araştırma gezileri yapan Çambel’in kariyerini etkileyen olaylardan birisi de Karatepe bölgesinde karşılaştığı kalıntılar olmuştu.

Bu kalıntıların ortaya çıkartılmasında emeği geçen Halet Çambel ve ekibi, kalıntılarda Hitit hiyeroglifleri ve Fenike yazısının bir arada kullanıldığını fark etmiş ve Fenike yazısı tercüme edilebildiği için, Hitit hiyerogliflerinin nihai çözüme ulaştırmış oldu.

Hatta, II. Dünya Savaşı’ndan önce Afyon’un Frig yaylasında Emilie Haspels ile başladığı ve savaşın başlamasıyla yarım kalan bu çalışmayı tek başına sürdürmüştü.

İki kez paraşütle indirildiği yaylada, Alman casusu kuşkusuyla yakalanmış ancak yine de geri dönerek çalışmalarını sürdürmüş, Karatepe Dağları’nda eşkiyaların kol gezdiği dönemde tek başına atla gezmişti.

Daha sonra ise, eşi Nail Çakırhan’ın da yardımıyla, Karatepe’de Türkiye’nin ilk açık hava müzesini kurdular.

Onun çabalarıyla kurulan bu müze, daha sonra da milli park olmuştur.

Ayrıca Türkiye’de arkeolojik sit alanında koruma ve konservasyon çalışmaları yapan ilk arkeologlardan biridir.

Vee İstanbul Prehistorya Kürsüsü kurucularındandır.

Halet Çambel’in sanata olan katkılarını ve desteğini de unutmamak lazım.

Hatta yakın arkadaşı Ruhi Su’nun ilk 45’lik plaklarını çıkarmasına hem maddi hem de manevi destek olmuştur.

Özgün kimliği ve çağının çok ötesindeki bakış açısıyla, birden fazla alana katkısı olan Halet Çambel'i maalesef 12 Ocak 2014'de kaybettik...

98 yıllık ömrüne bu kadar çok başarıyı ve iyiliği sığdırabildiği için ona sonsuz teşekkür ediyor,

Vee onun bu başarı hikayesinin herkese ilham vermesini diliyoruz...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mdoganqq

Bir arkeolog olarak söylüyorum Halet Çambel, Türk sanatının ve arkeolojinin olmazsa olmazıdır. arama motorunda doodle olduğundan beri bu ülkeye olan inancım yenilenmiştir :). Nur içinde yatsın.

corpse-bride

bızde mezarcı dıye asagılanan arkeolojı alanında bu kadar cabalaması takdıre sayan

nostradamus

Cumhuriyet devriminin en güzel kadın örneklerinden biri. Osmanlıda yeri "soframızda yeri öküzümüzden sonra gelen" kadın, cumhuriyet devriminin kendisine sunduğu imkanlar ile neler başarabildiğini dünyada eşi benzeri olmamış şekilde sundu. Şu andaki tartışmalara bakalım; bir yanda feminist kadınlar (sözde) cinselliği metalaştırırken, diğer yanda çarşafa-türbana hapsedilen kadın kocasına köle yapılarak yine cinselliği metalaştırılıyor.

Görüş Bildir