Günümüzde Yaşadığımız Apartmanların Kökeni Nereye Dayanıyor Biliyor muydunuz?

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Çoğumuz artık büyük şehirlerde veya şehir merkezlerinde çok katlı apartmanlarda yaşıyoruz. Peki hiç düşündünüz mü konut olarak ilk apartman fikri kimlerden ve nasıl çıktı, nasıl gelişti diye? İşte bu içerikte bugün içinde yaşadığımız apartmanların kökenine iniyoruz.

Çok katlı apartman tipi konutların ilk çıkış yeri Antik Roma.

Çok katlı apartman tipi konutlar ilk olarak Antik Roma'da karşımıza çıkıyor. Bu yapıların ismi ise insula. Çoğul olarak insulae diye yazıldığı da sık karşılaşılan bir durum. Eğer böyle bir yazım görürseniz şaşırmayın. Bu kelimenin anlamı ise Latince "ada" demek.

Peki ne oldu da çok katlı konutlara geçiş yapıldı?

Tabii ki tek cevap nüfus yoğunluğu. Tek katlı konut yapıları artık yeterli gelmiyordu. Kirlilik, kiraların yüksekliği, suç oranındaki artış gibi sorunlar Romalıları çok katlı konut yapılarını inşa etmeye yönlendiren şeydi.

Insulalar orta ve alt sınıfa hitap eden yapılardı.

Daha önceki dönemlere ait domus ve villa adı verilen yapılar bazı istisnalar hariç tek katlı yapılardı. Insulalar ortaya çıktıktan sonra zengin ve soylu kesin domus ve villalarda yaşamaya devam etti. Alt ve orta sınıfın meskenleri ise insulalar oldu.

Ucuz fakat problemli yapılar.

Insulalar ilk başlarda 6 - 7 kata kadar inşa edilmekteydi. Ucuz olması için doğal olarak ucuz malzeme kullanılmaktaydı. Böyle olunca da sık sık bu yapıların yıkıldığı gözleniyordu. Ayrıca bu yükseklikte yapılarda yangın gibi durumlarda üst katlar oldukça güvensizdi. Hatta üst katlar daha az güvenli olduğu için daha düşük fiyata kiralanıyordu.

Başka bir problem su tesisatı.

Üst katlara kadar ulaşmayan su tesisatı ve kanalizasyon problemi yüzünden üst katlarda yaşayanlar kirli sularını pencereden sokağa boca ederlerdi. Kanalizasyon probleminden dolayı evlerde tuvalet bulunmuyordu ve halk latrine adı verilen umumi tuvaletlerde ihtiyaçlarını görüyordu. Ayrıca bu kadar çok insanın oldukça kısıtlı bir alanda yaşaması da salgın hastalık riskini maksimum seviyeye çıkartıyordu.

Kat sınırlaması ve malzeme konusunda düzenleme.

Bu yapıların sık sık yıkılması dolayısıyla İmparator Agustus hiçbir insulanın 70 ayak yani 21.3 metreden yüksek olmamasını emretti. Büyük Roma yangınından sonra ise Nero yanmaz malzeme kullanımı konusunda birçok düzenleme yaptı.

Malzeme ve mimari özellikler.

Insulalarda kullanılan malzeme tuğla ve betondu. 3 katlı bir insulada 60 cm kalınlığında duvarlar örülürken 5 katlı bir insulada 1 metre kalınlığında duvarlar örülmekteydi. Zemin kat yükseklikleri 4 metreyi bulabilirken daha üst katlar genellikle 3.5 metre yüksekliğindeydi.

Alt katlar dükkan üst katlar mesken.

Insulaların alt katları ticaret yapıları olarak dizayn edilmişti. Üst katlar ise genellikle mutfak ve banyonun bulunmadığı tek bir odadan ibaretti. Ayrıca blok halindeki bu yapıların ortalarında bahçeli bir avlu bulunmaktaydı.

46000 insulaya karşı 1700 domus.

M.S. 4. yy'ın ortalarına gelindiğinde Roma'da 46000 civarı insulaya karşı sadece 1700 civarı domus bulunmaktaydı. Bu da nüfusun ne kadar büyük bir çoğunluğunun insulalarda yaşadığına işaret ediyor.

Son olarak günümüze ulaşan insulalar...

Günümüzde en çok ve en temiz örnekleri Ostia kentinde olan insulaların üst katları genelde yıkık bir şekilde. Yalnız 3. kata kadar sağlam kalmış yapıları görebilmek mümkün. Bunun dışında Roma'da da ayakta kalan birkaç örnek hala mevcut.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
burak-duman5

Yemen'den ve Hadramut'tan haberiniz yok herhalde!

baris-hasan-demirkol

Çok katlı konut mimarisi ilk defa Roma'da değil Hacılar Höyük'de görülür. Cahilliğinizi gidermekten mutluluk duyarım efendim.

aonooono

insanlar belli bir yerden sonra üremeyi bırakaydı ne kadar güzel olurdu

aonooono

ya da ne bileyim dursaydı falan

lahme

Apartmanlarda yaşayanlara acıyorum

corpse-bride

yasamak zorunda kalıyoruz maalesef

lahme

Keşke öyle olamsaydı

janset-cataltug

Romalılar sayesinde beton cağında yaşıyoruz:) Tamam bu durumun betonlaşma vs gibi kötü sonuçları da oldu ama romalılar betonu (opus caementitium) icat etmeseydi hala pek çok konuda sıkıntı yaşıyor olabilirdik.

mimfrkbyrm

Betonu icat eden aslında Romalılar değildir. Vitruvius, günümüze ulaşan tek kitabında carmentitum un Romalılardan 400 500 yıl önce bile bilindiğini Roma'ya uzak bir adadan geldiğini (ismini tam hatırlamıyorum), hatta su altında bile sertleşen çimentonun olduğunu anlatır. Bu sayede aqueductların, köprülerin, limanların kısacası su altında temeli bulunan yapıların Romalılar tarafından kolayca yapılabildiğini anlatır...

janset-cataltug

Vitruvius un doğum ve ölüm tarihi ile romanin kuruluş tarihine bir kez daha bakın derim. Ayrica Opus caementicium a benzer bir maddenin bilinmesi ayrı şey, bu maddenin icine volkanik tüf koyup bağlayiciligi arttırarak mimari alanda kullanmak ayrı şey. Bu nedenle de hala birçok arkeolog opus caementicium u tanimlarken roma icadıdır der. Bu konuda bir sorun olduğunu düşünmüyorum.

Görüş Bildir