Film Stüdyolarının Beklentilerini Tam Tersine Çevirip Gişede Rekor Üstüne Rekor Kırmayı Başaran Filmler

-

Başlangıçta pek de umut vaat etmemesine rağmen gişede yüksek başarıya ulaşan filmlere bakmaya ne dersiniz?

1. Whiplash (2014)

Bütçe: 3 milyon dolar

Gişe: 48 milyon dolar

Azimli bir bateristin hikayesini anlatan bu dram filmi 3 Akademi ve 1 Altın Küre Ödülü kazandı. Başlangıçta, Damien Chazelle'in fikrine kimse inanmamıştı. Ancak sonrasında, hiç geleceği varmış gibi gözükmeyen La La Land isimli müzikal filmi yaptı. Yapımcılar, 19 yaşındaki bir bateristin ve bir jazz grubunun başında bulunan adamın ilişkilerinin karmaşıklığının izleyicilerin ilgisini çekeceğini düşünmemişti.

Ancak Chazelle ,gelecekteki filminin sahnelerden biriyle bir kısa film çekti ve bu doğru bir karardı: Sundance Film Festivali'nden bir ödül kazandı! Bundan sonra, Whiplash'i uzun metraj bir filme dönüştürme hayali de gerçekleşti. Film büyük bir sükse yarattı ve 2014'ün en iyi 10 filminden biri olmayı başardı. Film beklenenden daha da keskin oldu (sonuçta, filmin konusu yeni bir yeteneğin nasıl yükseldiği hakkındaydı). Ancak hikaye, bunun gibi filmlerde sıkça görüldüğü gibi çok tatlı hissettirmedi. Karakterler inanılmaz derecede karizmatik ve gerçekçiydi.

2. Get Out (2017)

Bütçe: 4.5 milyon dolar

Gişe: 255 milyon dolar

Amatör bir yönetmenin elinden çıkan bu düşük bütçeli hiciv ve dedektif filmi Akademi Ödülleri'nde "En İyi Senaryo" ödülü de dahil olmak üzere birçok ödül kazandı ve aynı zamanda "En İyi Aktör" ve "En İyi Yönetmen" kategorilerinde de adaylıklar elde etti. İlk başlarda, filmin hikayesi hem karanlık bir komedi hem de korku temalarıyla birleştirildiği için farklı türlerin birbirine girdiği bir hikayenin fikrine kimse inanmadı. Aynı zamanda genelde sosyal dram kategorisine giren eşitsizlik sorunlarıyla de ilgilenen bir filmdi.

Böylesine bir filmi tanımlamanın zor olduğu gibi, hitap edilen seyirci kitlesi de tam olarak belli değildi. Örneğin, aksiyon filmi hayranları, tüm film boyunca bir kez ters köşe yaşandığı için bu filmin çok uzun olduğunu düşünebilir. Ancak izleyiciler ve eleştirmenler bu türlerin birleşmesini sadece beğenmekle kalmayıp, aynı zamanda filmi gerilim kategorisinin gerçek bir şaheseri olduğunu düşündü.

3. Slumdog Millionaire (2008)

Bütçe: 15 milyon dolar

Gişe: 141 milyon dolar

Bu suç draması Vikas Swarup isimli Hint yazar ve diplomatın en çok satan kitabından uyarlandı. Kitap, eğitimsiz bir gencin para kazanabilmek için bir televizyon yarışmasına katılma şansına erişmesinin hikayesini anlatıyor.

Ortaya konmak istenen orijinal fikir bariz bir şekilde ortadaydı. Trainspotting ve The Beach filmlerinden hatırlayacağınız yönetmen Danny Boyle, Hollywood ve Bollywood'u harmanlamak istedi. Fakir ama dürüst bir adamın birçok şeyi elde etmesine dair bir klasiğe dönüştü ve neredeyse bir Külkedisi hikayesi oldu. Hayallerin gerçekleşmesine dair olan bu film, Akademi, Altın Küre ve Beyaz Perde Sanatçıları Derneği ile yaratıcılarına birçok ödül kazandırdı. Hem gecekondu mahallelerindeki dramayı hem de izleyicileri geleceğe dair umut veren masalsı mucizeleri birleştirmeyi bu filmle başardılar.

4. My Big Fat Greek Wedding (2002)

Bütçe: 5 milyon dolar

Gişe: 368 milyon dolar

Bu filmin yaratıcıları, yalnızca hedef kitlesine değil, Yunan olmayan insanlara da ilginç gelebilecek basit, romantik bir komedi çekmeyi başardılar. Hikayenin kendisi çok da orijinal değil: tüm olaylar, Amerikalı bir erkeğe aşık olup, ailesine biraz şok yaşatan genç bir kızın etrafında dönüyor. Bu yüzden, yeni erkek arkadaşının da bu yeni kültüre adapte olması bekleniyor.

Filmdeki karakterler sanki çizgi filmlerden fırlamış gibiler ve filmin sonundaki büyük düğün çok da detaylı değil. Ancak, tüm klişelere harika bir komediyle telafi edildiği için hem izleyenler hem de eleştirmenler filme bayıldı. Ayrıca, nereden olursanız olsun, beraberindeki tüm dramaların eşlik ettiği büyük bir düğün, herkesin hayatlarında bir kere bile olsa yaşadığı bir şeydir ki bu da insanlarla filmin arasında bir bağ kurulmasını sağladı.Bu, bütçenin oldukça sınırlı olmasına ve hikayede büyük ters köşeler yaşanmamasına rağmen, My Big Fat Greek Wedding'in yaratıcılarını zenginleştiren film sihrinin sırrıdır.

5. Paranormal Activity (2007)

Bütçe: 15.000 dolar

Gişe: 193 milyon dolar

Bu düşük bütçeli korku filmi görünürde bir belgesel tarzında çekildi. Filmin yaratıcılarının büyük bir başarı umudu yoktu çünkü bu tür pek çok insanın beğendiği bir tür değil. Yapım oldukça basitti: tüm çekimler yönetmenin evinden gerçekleşti ve sadece bir hafta sürdü.

Ancak filmin görünürde bir belgesel tarzına sahip olması onu gerilimli kılan şeydi. Bu basit korku filmi çok fazla para ve saygı kazandı. Şu incelemede de belirtildiği gibi: "Paranormal Activity tüm zamanların en korkunç filmlerinden biri. Aklınızda bırakacağı izleri görmezden gelmek zor olduğu için ETKİLENECEKSİNİZ. Sahte olduğunu biliyorsunuz ama yine de bundan kurtulamıyorsunuz. Kabuk görme garantili."

6. Split (2016)

Bütçe: 9 milyon dolar

Gişe: 277 milyon dolar

Başlangıçta “gişe rekorları kıran” kelimesiyle hiçbir ilgisi olmayan bu karmaşık psikolojik gerilim filmi, dünya çapında inanılmaz derecede iyi karşılandı. Bunun nedeni de filmde gerçek profesyonellerin çalışmasıydı. Stuart LittleThe Sixth Sense ve After Earth filmleriyle tanınan M. Night Shyamalan ve filmin yıldızı James McAvoy daha önceden çoklu kişilk bozukluğu olan bir karakteri anlatan Filth filmini birlikte yapmıştı.

Billy Milligan isimli karakterin hikayesini anlatan bu film oldukça ilginç. Filmin yönetmeni, sadece pek çok belgeselin anlattığı bir kişi hakkında benzersiz bir hikaye anlatmayı değil, aynı zamanda bir hastalıktan ilgi çekici bir hikayeyi yeniden kurmayı başardı. Bu kadar az bütçeye rağmen bu kadar sükse yaratması oldukça ilginç değil mi?

7. Lost in Translation (2003)

Bütçe: 4 milyon dolar

Gişe: 120 milyon dolar

Bill Murray ve Scarlett Johansson'ın canlandırdığı iki yalnız insanın hikayesi dünyadaki tüm festivallerde bomba etkisi yarattı. Hatta, Lost in Translation'ın türünü tanımlamak oldukça güç: bir komedi için yeterince komik sahnesi yok, bir romantik film için fazla gerçekçi ve tam olarak da bir dram değil. Ancak, film duygularla ve etkileyici diyaloglarla dolu.

Buna rağmen eleştirmenler, yönetmen Soifa Coppola'nın tartışma yaratan ancak hem komediye hem de ciddi konulara yer veren uyumlu bir film yarattığını söylediler. Filmin başarısının nedeni hayatı olduğu gibi göstermesiydi: karakterler mükemmel görünmüyordu ve var olmayan aşkı göstermeye çalışmıyorlardı. Bu tür insanları her gün sokaklarda görebilirsiniz ve bunun gibi ilişkiler her zaman yaşanır.

8. Good Will Hunting (1997)

Bütçe: 10 milyon dolar

Gişe: 226 milyon dolar

Yetenekli bir matematikçiyi anlatan bu dram filmi IMDB'nin En İyi 250 film listesinden yer alıp 9 Akademi Ödülü kazandı. Hollywood filmleri genelde "zeki çocuk"ları ya deli bir dahi ya da bir mafya üyesi olarak gösterir. Matt Damon bu ikisine de girmediği için kimsenin bu film hakkında büyük umutları yoktu. Ancak hikaye, yetenekli olmanın, sorunların sihirli bir şekilde yok olmadığını (ancak sıklıkla hayatınızı daha da zorlaştığını) gösterdiği için film hayranları oldukça ilginç gelmişti. Terapistinin odasından nadiren çıkan bu dahi, sıradan adam hakkında daha çok bilgi edinmek için insanlar sinemalara koştu.

9. Little Miss Sunshine (2006)

Bütçe: 8 milyon dolar

Gişe: 100 milyon dolar

Bu filmin hikayesi çok da orijinal ya da yeni olmadığı için pek de umut vaat etmiyordu. Film, bir kızın hayaline gerçekleştirmek için bir araya gelen aileyi anlatıyor. Karakterler ve olayların tamamı film klişesi: sinirli bir ergen çocuk, herkese hayatlarında başarılı olmaya öğreten bir kişi, bir yolculuk, polisle yaşanan problemler, vesaire... Yani bu sahnelerin çoğu diğer filmlerde de mevcut.

Ancak, bu filmi yaratan herkes eleştirmenler tarafından olumlu yorumlar aldı. En iyi senaryo, en iyi oyuncu ve en iyi film müziği kategorilerinden ödüller aldı. Hatta başrol oyuncusu, 10 yaşından küçük oyuncular için olan bir kategoriden özel ödül aldı. Genel olarak, filmin başarılı olmasının iki sebebi vardı: Abigail Breslin'in harika oyunculuğu ve güzellik yarışmasının komik bir şekilde gösterilmesi.

10. The Purge (2013)

Bütçe: 3 milyon dolar

Gişe: 89.3 milyon dolar

Modern seyirci anti-ütopya filmlerinden pek haz etmese de, Ethan Hawke'un başrolünde olduğu bu bilim kurgu filmi dünyadaki film hayranlarının ilgisini çekti. Stanley Kubrick, David Fincher'ın çalışmalarından Star Trek serisinden etkilenen yönetmen, Amerika'daki ekonomik krizin korkunç sonuçlarına dair merak uyandıran bir hikaye anlatmayı başardı.

11. Don’t Breathe (2016)

Bütçe: 9.9 milyon dolar

Gişe: 152.9 milyon dolar

Bu düşük bütçeli gerilim filmi beklenmyeen bir sükse yratıp 3 ödül kazanmayı başardı. Filmin yönetmeni, birkaç yıl önce The Evil Dead isimli ikonik korku filminin yeniden çekimini yapan yönetmen Federico Alvarez idi. Don't Breathe'in hikayesi tür kurallarını altüst ediyor: zor bir durumda olan karakterler için empati kurmamızı sağlamıyor. Yalnız bir Irak savaşı gazisinden para çalan kişilere neden empati duyalım ki?

Film aynı zamanda sıradan film ögeleriyle dolu. Kahraman bir inek öğrenci, korkmuş bir kız, gizemli bir şekilde korkunç olan bir ev. Tüm bu dezavantajlar, Stephen Lang'in oyunculuk kalitesiyle kurtarılıyor. Ek olarak, filmde yaşanan olaylar da bir hayli hareketli.

12. The VVitch: A New England Folktale (2015)

Bütçe: 3.5 milyon dolar

Gişe: 40 milyon dolar

Amerika'da 17. yüzyılda gerçekleşen gizemli olaylarla ilgili olan bir film çok da heyecan verici gözükmüyor. Ve bu düşük bütçeli film Robert Eggers'ın ilk yönetmenlik yaptığı filmdi. Ancak filmin tanıtımına Sundance Film Festivali gerçekten yardımcı oldu.Yönetmen bağımsız film dağıtımcısı bulduktan sonra da dünyaca ismi bilinen bir dağıtım şirketi buldu.

Bu günlerde düşük bütçeli korku filmleri dünyada trend haline gelmeye başladı. Şunu da not etmek gerek ki, filmde çalışan yaratıcı ekip oldukça titizdi. Daha gerçekçi kılmak adına, sadece mum gibi doğal ışıkları kullandı. Kostümler için de, sadece o dönemde var olan materyalleri kullandılar. Bütçe, o dönemdeki küçük detaylar hakkında bilgi almaya zorladı çünkü maliyetleri mümkün olduğu kadar düşürmeleri gerekiyordu.

Peki siz düşük bütçesi olmasına rağmen yüksek başarıya ulaşan hangi filmleri biliyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
cenkg

1# kadar salak bir film izlemedim, kusura bakmayin. cok kasikti. ama isin butun boyutunu degerlendirirsek kesinlikle 5# harika. Butceye bak kazanca bak. olan ustu amk.

kemal-kabal

Kendini devam ediyorsun :) onedio.com/haber/inanilmaz-paralar-dusuk-butcelerine-ragmen-gisede-firtinalar-estiren-12-film-854677

bluessy

Birçoğunu izledim. Tabi izlediklerimin hepsi güzeldi. Yine de başlığa ne kadar uyar bilmiyorum ama kapan benim az beklentiyle başlayıp sonunda vay alüminyum dediğim filmlerden biriydi. Keşke listede ölümlü dünyayı da görebilseydik. Ama tabi reklamını bir ben yaparsam öyle bir şey mümkün olur mu hiç.

coldhearted

Split efsanedir. James McAvoy kalitesini konuşturmuş yine.

lochness

yalnız hepsinin bütçesi bilmemkaç milyon dolar, Paranormal Activity 15.000 dolar 😂😂sadece 1 haftada yönetmenin evinde çekilen filmden 193 milyon dolar gişe çıkması gerçekten çok iyi

Görüş Bildir