Eski Hamamların Gizemli Hikayeleri: Yıkanmaktan Başka İşler de Yapılıyormuş!

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Tarih sadece büyük savaşlardan ibaret değildir. Tabii olarak tarih, ana merkezi olan insanın çevresindeki hikayeleri de içerisinde barındırır. Burada da sosyal hayatın içerisinden bir kare olarak, eski hamamların bilinmeyen taraflarına değineceğiz.

17. asrın sonlarında Hamamcılar Kethüdası olan Derviş İsmail tarafından kaleme alınan Dellakname-i Dilküşa adlı eser o dönemde hamamlarda yaşanan bilinmeyen olaylara da değiniyor.

Bir nüshası Murat Bardakçı'nın kütüphanesinde bulunan bu yazma eser, kendisi tarafından gerek köşe yazılarında gerek ise kitapta bölüm olarak yayınlanmıştır.

Eserinde kendi döneminde İstanbul'un hamamları ve orada çalışan tellaklar hakkında bilgi veren Derviş İsmail, 11 adet meşhur tellaktan bahsediyor.

Para karşılığı müşterilerle cinsel ilişkiye giren tellakların adlarını ve bu işe nasıl başladıklarını detaylarıyla anlatıyor. Yemenici Bali adlı böyle bir tellağı hizmetine alıp kurtardığını söyleyen Derviş İsmail, bu eseri onun isteği üzerine, tellakların yaşadıklarının kayda geçmesi için yazdığını belirtiyor.

Döneme ilişkin sayısal bilgiler de veren yazar o devirde İstanbul'da 408 hamamda 2321 kişinin çalıştığını belirtiyor.

Yemenici Bali'nin bir gün gece vakti liman tarafından geçerken denizcilerden Zehir Ahmed ve Kurt Halil tarafından kaçırılıp tecavüze uğradığını anlatan Derviş İsmail, bundan sonra Bali'nin, pasif eşcinsel olarak Kılıç Ali Paşa hamamında para karşılığında çalışmaya başladığını söylüyor.

Pasif olarak hamamlarda para karşılığı ilişkiye giren tellaklara acıyarak ve üzüntüyle yaklaşan yazar, aktif cinsel ilişkide bulunanlara ise öfkeyle bakıyor.

Kara Davud isimli Üsküdar'da Kolluk Hamamı'nda çalışan bir tellaktan bahseden yazar, Kara Davud'u şöyle anlatıyor:

''Tokmakçıdır, gece ve gündüz bey ve paşa ve ağa ve efendi tokmaklar. Bir it oğlu ittir. Elbisesiz yalın ayak gezer, biçaredir. Hamam hamam dolaşır, avaredir.''

Derviş İsmail, tecavüze uğrayan bu gençlerin kayıtlara ''pasif eşcinsel'' olarak geçtiğini ve bundan sonra o şekilde para kazanmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Yazar, kendisinin de Hamamcılar Kethüdası olması münasebetiyle, bu konuları yakından bildiğinden gayet detaylı bilgiler veriyor. Öyle ki bu tellakların kaç para karşılığında cinsel ilişkide bulunduklarını dahi belirtiyor. 

''Hamamda tokmakçılar halvette bir sefere 100 kuruş alırlar... Gece döşek yoldaşlığı 300 akçedir... Halvette bir seferi 90 kuruştur ve 20 kuruş dahi ortağı alır ki, 110 kuruştur. Geceliği 200 kuruştur. 100 kuruş dahi ortağı alır.''

Yazar, hamamda aktif eşcinsel olarak çalışan tellak Kalyoncu Süleyman'ı şu cümlelerle anlatıyor:

Bu Kalyoncu Süleyman günlerden bir gün Hasköy iskelesine gelip Kalafat yerinde Ali Paşa kahvesinde yalın ayak baldır bacak çıplak otururken Piyale Paşa hamamcısı Hasan Ağa dahi o kahvedeymiş. Sohbet ve muhabbet ile oğlanı kandırıp ikna edip hamamına götürmüş, birkaç gün sonra müşteriye çıkartmış.

Müşterisini halvete alınca kapıya peştemal asıp "Uzan beyim, paşam, efendim, ağam, bacakların ve ayakların bir yol oğuşturayım" deyip nicesini baldır bacağa atar ve kıvamı gelince kendi peştamalını fora edip çırçıplak, hemen müşterinin ayaklarını öper. Bu nezaket yoluyla aheste beste dipleme sokar ki bu marifet ancak bu ittedir. Bir seferde 100 kuruş alırlar ama bu Süleyman'a 300 verse azdır.

Bahsettiği tarihlerde hamamcılar kethüdası olduğunu söyleyen Derviş İsmail'in verdiği bilgiler dönemin bilinmeyen yönlerini açığa çıkartmaktadır.

İnsanlık tarihinin her döneminde ve günümüzde de olduğu üzere, o devirlerde de bu tip ilişkilerin yaşanmış olması doğaldır. Devlet ise bu tip tellakları kayıt altına alarak durumu gözetim ve kontrol altına almaya çalışmıştır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
corpse-bride

mehmet günsurun hamam fılmı geldı aklıma yazıyı okuyunca hey gıdı 90lar hey fılm yayınandıgında kıyametı kopardılardı :P

eduardoversace

yorumlara baktımda çoğu kişi bunu kusur olarak nitelendirmiş pardonda kusurlu olanda sapkın olanda sizsiniz kendinizden nefret etmeyi bırakın önce sonra eşcinsellere karşı olan nefretiniz kendiliğinden çözülecek yeter ya belki sen kusurlusun belki ben normalim yani ne bu homofobi arkadaşlar napıyoruz size pandik mi attık biz çoluğu çocuğu özendiriyorlar diyorsunuz benim etrafımda yoktu o zaman internette yaygın değildi eeee ben kimsen özendim kendimden heralde mallar

unknown_member

LGBT Ottoman Empire

123

Bugün ülkede yaklaşık 7 milyon eşcinsel (LGBTT) bireyin varlığı saha uzmanları tarafından dile getiriliyor. Eşcinseller hep vardı ve olmaya da devam edecek. İçeriğin böyle bir platformda dile getirilmesini pek sağlıklı bulmuyorum. Popülist homofobikliği körükleyecek gibi görünüyor.

passive-aggressive-introvert

Osmanlıya bak ya ne kadar liberal imiş

menemen

simdi kapalı bir toplum var ortada her ne kadar cariyeler falan dense bile ne herkesin o kadar parası yok bir kac karısı olması da yine para ve zenginlikle alakalı ki bunu gectim o adamın dogru duzgun bir kadın gorunceye kadar gecen sre var ortada osmanlıda bugunden cok daha rahattı bu işler en önemlisi ise su divan şairleri var erkekler için şiirler yazmış padişahlar var en bilineni 4. muraddır ki bu gay olmak bile degil bildigin pedofiliye kacan seyler var ortada ve gayet rahat yasanıyor ozellikle aktif ise kişi kimse onlara bir şey demiyor mesela kendi oglu için nasıl oglan secmesi gerektiği hakkında kitap yazan adam var hdfs ha burda bir de su var kimse cıkıp ne osmanlıyı ovsun nede yersin sonucta basarısı da bizim asırı abartmamak lazım

feyk

"yaz olunca avratlara, kis olunca oglanlara meylet ki vucudun saglam olsun" seklinde ogluna ogutte bulunmus. ama sozun kaynagi kabusname osmanlida degil, 11yy. iraninda yazilmistir. sonradan tercume edilip osmanli edebiyatina girmistir.

serkan-ozcelik

Türkiye'deki toplumu kapalı olarak nitelendirmek bence doğruyu yansıtmayacaktır. Türkiye uçlarda bir toplum. Her kesimden insan mevcut. Eski Türk toplumunda buluğ çağına erenler evlendirilirdi şimdi ise nikahsız birliktelikler yaşanıyor. 13 yaşında bireyler sevgili oluyor artık. Sürekli değişen sevgililer, ilişkilerdeki sosyal medya ve ünlü profili etkisi vesaire bunları inkar edemeyiz. Söylediklerim negatif bir eleştiri değil onu da belirteyim dikkat çekmek istediğim daha çok yaklaşımsal, daha çok durum analizi. Elinizde geniş bir örneklem çerçevesini kapsayan bilimsel veriler, analizler, anket sonuçları olmadan toplumu tanımlamaya çalışmanız; tarihin en temel öğretisi olan "her devir kendi içinde değerlendirilmelidir" doktrinine tezat tarih yaklaşımınız bence revize edilmeli

feyk

osmanli aslinda cinsellik ve iliskiler konusunda oldukca rahat bir toplum. yavuz sultan selim zamaninda kadinin biri kocasi kocalik vazifesini yapmiyor diye dava acabiliyor ve kazanip kocasini bosuyor. gercek kapali ve asiri muhafazakar olanlar dogu ve ic anadolunun ufak kasaba ve koy halki. bugun osmanlici olan kesimde agirlikli olarak bunlar oldugundan osmanlininda asiri muhafazakar oldugu yonunde algi olusuyor ama tarihde gorduklerimiz, okuduklarimiz cok farkli.

passive-aggressive-introvert

Aslında Osmanlıya da rahat yada kapalı vs vs demek pek doğru olmaz. Kendi içinde farklı dönemsellikler içeriyor. Sonuçta 300 küsür senelik farklı coğrafyalarda hüküm süren bir imparatorluk. Altın çağı var, avrupalılaşma süreci var... Ayrıca çoğu zaman ''Osmanlı Hanedanlığı'' ile osmanlı dönemindeki toplum yapısı birbiri ile karıştırılabiliyor.

corpse-bride

karma yapılı bır toplumdan olusan devletı uzun yıllar ayakta tutabılmek ıcın gereken serbestlık vardı

Başlıklar

EşcinselİstanbulÜsküdar
Görüş Bildir