Ege Denizi'ne Bugünkü Adını Veren Mitolojik Bir Kahramanlık ve Aşk Öyküsü: Theseus ve Ariadne

-

Mavinin en canlı ve en güzel tonlarına sahip Ege Denizi'nin adının nereden geldiğini biliyor musunuz? Bunun için mitolojinin dolambaçlı yollarında sizi ufak bir gezintiye çıkarsak, nasıl olur? Büyük bir aşk ve kahramanlık ile iç içe geçen ve bir babanın evladına duyduğu sevgiyi en saf haliyle anlatan bu öyküye gelin birlikte bakalım.

Kahramanımız Theseus, Kral Aigeus ile Kraliçe Aithra’nın oğlu. Cesareti ve başarılarından dolayı denizlerin tanrısı Poseidon’un oğlu olarak da biliniyor Theseus…

Kraliçe Aithra, Troyzen’de Theseus’a hamile kaldığı günlerde Kral Aigeus, sandalını ve kılıcını büyük bir kayanın altına saklar ve eşi Aithra’ya “Oğlumuz bu kayayı kaldıracak duruma gelinceye dek ona kimin oğlu olduğunu söyleme.” deyip ülkesi Atina’ya döner. Kraliçe ise küçük oğlunu bekleyen kaderin vuku bulacağı günü beklemeye başlar.

Theseus, Troyzen’de dedesinin yanında kalır ve geçe yıllar boyunca git gide güçlenip yürekli bir delikanlı oluverir.

Bir gün Herakles, Theseus’un dedesinin sarayına konuk olur. Herakles, sırtındaki aslan postunu yere atınca herkes bir an postu canlı bir aslana benzetip korkarak kaçarlar. Yalnızca Theseus olduğu yerde kalır ve kılıcını çekip postun üzerine hücum eder. Postun canlı olmadığı ortaya çıkınca da kahkahalarla gülmeye başlarlar. O günden itibaren Theseus hem Herakles hem de çevresindekiler tarafından hayranlıkla izlenir ve adından söz ettirmeye başlar.

Theseus 16 yaşına geldiğinde annesi onu sandal ve kılıcın saklı olduğu kayanın yanına götürür, Theseus kayayı kaldırıp babasından geriye kalanları görünce annesi ona gerçek babasından söz eder.

Bunun ardından babasını görmek için yola koyulan Theseus, binbir macera ile Atina’ya ulaşır. Kral Aigeus o sırada büyücü Media’nın etkisi altındadır, o yüzden Theseus babasına kim olduğunu açıklamaz Media ise Theseus’un kralın oğlu olduğunu anlar ve onu öldürmek için etine zehir katar.

Theseus eti kesmek için kılıcını çıkardığında kral kendi kılıcını tanır ve Theseus’un öz oğlu olduğunu fark edip eti yemesini engeller.

Media saraydan kovulur ama Theseus’un başındaki dertler bununla bitmez. Kralın kardeşi olan Palas, tahtı ele geçirmek istemektedir ve bunun için oğullarına Theseus’u öldürme emri verir. Theseus ise Palas’ın oğullarını birer birer öldürür, günahlarından arınmak içinse bir yıl ülkeden uzaklaşmaya karar verir. Ta ki her yıl ülkenin en gözde yedi kız ve erkeğinin Girit Adası labirentinde yaşayan Minotaurus aslı öküz başlı bir canavara kurban verildiğini öğrenene dek...

Theseus, Atina’ya geri döner ve Girit’e gönderilecek yedi erkekten biri olmak istediğini söyler. Babasının iznini alan Theseus, Girit’e gitmek üzere yola koyulur.

Kral, Theseus’un bindiği gemiye siyah bir bayrak astırır ve oğluna sağ dönebilirse siyah bayrağın yerine beyaz bayrak asmasını böylece onun iyi olduğunu görebileceğini söyler. Theseus ve diğer gençler siyah bayraklı gemiye binip o zamanlarki adı Arkhipelagos olan Ege’de günlerce sürecek yolculuklarına başlarlar. Girit’e vardıklarında onları Kral Minos karşılar. Kralın sarayında ağırlanan Theseus, kral ile kraliçenin biricik kızları güzeller güzeli Ariadne ile göz göze geldiği an ona aşık oluverir.

Ariadne, sevdiğini ölüme götürecek bu yolculuktan vazgeçirmeye çalışır ama Theseus ne olursa olsun kararından dönmek istemez.

Ariadne, Theseus’un kararlı olduğunu görünce ona şöyle der: 

“Labirente girip de sağ çıkan görülmedi. Minotaurus denilen öküz başlı canavar, bugüne dek hiçbir kurbanını sağ bırakmadı. Onu öldürebilsen bile o labirentten çıkmak kolay değil, geri çıkış yolunu asla bulamazsın. Ben sana bir makara iplik vereceğim, giderken ipliği sala sala ilerle. Eğer canavarı öldürmeyi başarırsan yolunu bu iple bulabilirsin.”

Ariadne’nin önerisini kabul eden Theseus, genç kızın eline verdiği ipliği salarak labirentte ilerlemeye başlar.

En sonunda Minotaurus’un karşısına çıkan Theseus, zorlu bir mücadelenin ardından canavarı öldürmeyi başarır. Ariadne’nin verdiği iplik sayesinde de labirentin içinden sağ Salim çıkmayı başarır. Theseus, o güne kadar Minotaurus’un karşısına çıkıp sağ kalabilen Fethiyeli Daidalos’un yaptığı bu labirentten çıkmayı başaran ilk kişi olur. O günden itibaren kimsenin kurban olarak verilmesine de gerek kalmayacaktır üstelik…

Theseus, Prenses Ariadne ile birlikte evine geri döner ancak babasının ona söylediği gibi beyaz bayrağı çekmeyi unutur.

Oğlunun yolunu gözleyen kral, geminin siyah bayrakla geri döndüğünü görünce onun öldüğünü zanneder ve o acıyla kendini denize atıverir. Bu olayın ardından oraya Aigeus’un denizi denilmeye başlar ve zaman içerisinde bu deniz şu anki adına yani “Ege Denizi”ne dönüşür. İşte Ege Denizi'ne adını veren kişi, oğluna büyük bir sevgi besleyen bu babadır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
funda-dag

İzmirde yaşayan biri olarak artık denize baktığımda daha bir farklı hissedeceğim...

aysegul-cemre-kalender

Daha sonra arkadaşı ile sarhoş olmuşken arkadaşının Ben Persephone'yi kaçırıp, onu karım yapacağım demesi ile birlikte onunla beraber Yeraltı Dünyası'na iner ve daha Persephone'yi göremeden Hades tarafından sonsuz işkenceye tutsak edilir :D Taki Antik Yunan'da ki her taşın altından çıkan Herakles onu kurtarana kadar. Son. Ayrıca Theseus'un gerçekten Poseidon'un oğlu olduğunu söyleyenler var zira kralın eşi aynı zamanda Poseidon'un da sevgilisiymiş. Yani kimse gerçek babasının kim olduğundan emin değil :D

armagan-gunduz

2. görselde tam olarak ne olduğunu anlayabilen biri var mı? koli mi kesiliyor orada?

aliye-kocabas

ızmirli oluşumdanmıdır bilmem ama dogdum sehirde ki denize bakmak bana hep huzur vermistir egenin sulari bile güzel deniz kokulu izmirime selam olsun cok özledim ❣

Görüş Bildir