Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bir Öğrenci Projesi: Bir İstanbulite Gözünden 6 Farklı İstanbul

-

İstanbul’da yaşayanlar iyi bilir; İstanbul yalnızca bir şehir olmaktan çok daha fazlasıdır. Tarihi, mimarı ve kültürel öğeleri bir yana, şehrin sıradan bir gününü yaşamak bile başlı başına bir deneyim meydana getiriyor. Reklamcılık ve İletişim Tasarımı bölümleri öğrencisi olan Batuhan İns, mezuniyet projesi olarak İstanbul için yarattığı ‘To the City’ markasının tanıtım filmleri sayesinde İstanbullu olmanın nasıl bir şey olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kaynak: https://vimeo.com/sempegos

Şehre Fısıldamak: To the City, Istanbul #1

Projede yaratılan hayali markanın ismi ‘To the City’, yani Türkçe anlamıyla “Şehre” ya da “Şehir’e.” Bu isim, aslında üretilmiş bir marka ismi değil; esasında şehrin adının, yani İstanbul sözcüğünün anlamının ta kendisi! Fetihten önce Konstantinopolis adını taşıyan şehir, fethin ardından bu sözcüğün Türkçesi olan Konstantiniyye adıyla anılmaya başlıyor. Bu dönemde şehrin halk arasındaki söylenegelişi ise Stinpoli, yani Rumca manasıyla “Şehre Doğru”. Bunun sebebi, surun dışındaki yerleşim yerlerinde ikamet edenlerin, gezginlerin, tüccarların vb. merkeze gitmeyi, şehre inmeyi ifade etmek için bu sözcüğü kullanıyor olmaları. İslambol, Konstanpol gibi orijin efsanelerinin aksine, zamanla evrim geçiren bu sözcük bir süre sonra İstanbul’a dönüşüyor. Cumhuriyet döneminde resmi kayıtlara geçen bu isim, cumhuriyetin ilanının ardından uluslararası alanda da bu şekilde kullanılmaya başlıyor.

Şehre Ait Olmak: To the City, Istanbul #2

İçeriden bir gözün anlatımı vasıtasıyla kent yaşantısının çeşitliliklerini ve zenginliklerini gösteren proje, İstanbul’un turistik açıdan çözümlenememiş bir problemini de ele alıyor. Bu problem, kent simgesi problemi. “İstanbul’un en önemli simgesi nedir?” sorusuna markanın verdiği yanıt, tarihi kentin en yüksek ve en alçak noktaları: Yani Galata Kulesi ve İstanbul Boğazı.

Şehre Miyavlamak: To the City, Istanbul #3

İstanbul’un yalnızca tarihi kentten ve turistik öğelerden ibaret bir şehir olmadığını anlatmayı amaçlayan projenin video görüntülerinde Sultanahmet, Galata, Beyoğlu gibi semtlerin yanı sıra Beşiktaş, Kadıköy, Kuzguncuk, Adalar, Mecidiyeköy gibi bir çok alternatif kent merkezine de yer verilmiş. Şehrin öne çıkarılan diğer özellikleri arasında sokak kedileri, futbol takımları, kalabalık, kıta değiştirmek gibi bu tarz işlerde alışık olmadığımız nüanslar var.

Şehre Kulak Vermek: To the City, Istanbul #4

Video kurgularının her birinin başında İstanbul hakkında söylenmiş, Orhan Pamuk, Alphonse de Lamartine, Edmondo de Amicis gibi yerli ve yabancı 6 farklı sanatçıdan alıntılar yer alıyor. Bu alıntılardan gözümüze en fazla takılanı ise Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir romanında sözünü ettiği şairanelik örneği. “Her İstanbullu az çok şairdir; çünkü irade ve zekâsıyla yeni formlar yaratmasa bile, sihre çok benzeyen bir muhayyile oyunu içinde yaşar. Ve bu, tarihten gündelik hayata, aşktan sofraya kadar genişler.”

Küçük bir not: Alıntının ingilizcesinde de yer aldığı üzere, ‘İstanbulite’ sözcüğü kulağımıza fazla çalınmasa da yabancı birçok dilde İstanbullu anlamına geliyor.

Şehre Kadeh Kaldırmak: To the City, Istanbul #5

Kullanılan görüntülerin yanı sıra, müzik seçimleri de bir o kadar bizden. Öyle ki, 6 filmin müziği de Gevende'ye ait. İstanbul'un yerel bir gözle incelendiği böylesine bir projenin müziklerinin de yerel olması anlatım dilinin bütünlüğüne de katkıda bulunmuş desek yerinde olur herhalde.

Şehre Dans Etmek: To the City, Istanbul #6

Her biri günün belli bir zaman dilimine odaklanmış olan filmleri sırasıyla izlediğimizde İstanbul’un ne kadar büyük ve kapsamlı bir şehir olduğunu bir kez daha fark ediyoruz.

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
gzm-ynklr

Eskiden İstanbul' u çok severdim,ama,şimdi pek beğenmiyorum.Çok kalabalıklaştı, yaşanmaz hale geldi, şehir.Edirne,Tekirdağ,Kırklareli,Trakya bölgesini seviyorum, rahatlığı insanların modernliği, yemesi,içmesi çok hoşuma gidiyor.Tabi İzmirli,İzmir' de yaşayan biri olarak favorim İzmir.Bunu Bodrum, Fethiye, Çeşme,Alaçatı,sığacık, aydın,muğla,birgi, izliyor.Eskişehir, Kars,Tunceli,Mardin Mersin,Çanakkale,Balıkesir Antalya'ya da eh diyorum, bunların altında, ama, genelin de epey üstünde,gene güzel yerler bence.

Başlıklar

Beşiktaş Jimnastik Kulübüİstanbulİstanbul Boğazıfutbolmüzik
Görüş Bildir