Niki Boon fotoğraf çekmeye İskoçya'da fizyoterapist olarak çalıştığı dönemde hobi olarak başlamış. Fakat Yeni Zellanda asıllı Boon bu sanat dalına karşı ilgisinin azaldığını seyahat ederken fark etmiş ve ne zaman ki evine dönüp kendi ailesine sahip olduğunda tutkusu tekrar alevlenmiş. 'Childhood in The Raw' (Çocukluğun En Doğal Hali) adlı kitabı dört çocuğunun Yeni Zelanda'daki 40.000 metrekarelik çiftliklerinde teknolojiden uzak geçen hayatını süregelen bir fotoğraf serisiyle anlatıyor ve bu kitap onun bu fotoğraf tutkusunun ölümsüz meyvesi. Biz bu ilginç annenin hikayesini Boredpanda'da okuduk, çok da imrendik.
Dünya sinemasına uzun yıllar önce yön veren, canlandırdığı klasik tiplemelerle kült olmuş Charlie Chaplin 127 yaşında. Chaplin'in hayata dair sözleri ise filmleri gibi zamanın ötesinde.
Bu zamanları hepimiz biliriz. Hani uykudan kalktığımız, o biraz da huysuz olduğumuz anlar... Yüksek sesli şarkıları çekemediğimiz, ama ayılmak için de biraz ses olsun istediğimiz zamanlar. İşte tam o zamanlar dinleyebileceğiniz şarkıları derledik. Keyifli dinlemeler...Sizler de sevdiğiniz bu tarz şarkıları bizlerle paylaşabilirsiniz.
35. İstanbul Film Festivali’nin ödülleri Haliç Kongre Merkezi’nde yapılan törenle sahiplerini buldu. Törene Ahu Öztürk'ün yönettiği 'Toz Bezi' ve Mustafa Kara imzalı 'Kalandar Soğuğu' damga vurdu.
İzlemeyenlerin dahi iyi bir film olarak bildiği bu filmler bir şekilde ertelemekten izlenemeyebiliyorlar. Ortamlarda, 'izlememiş olamazsın' gibi tepkiler almak istemiyorsanız, ondan öte size bir katkısı olsun istiyorsanız 30'unuza gelmeden bu filmleri izlemeniz gerekir.
Sosyal medyada sahte, olanı değil de olması isteneni gösteren paralel bir dünya var. Özellikle Instagram, bu konuda aşmış durumda. Instagram'da gördüğümüz muhteşem kadınları günlük hayatımızda görmemiz neredeyse imkansız. Sanatçı Sally Nixon da bu duruma dikkat çekmek istemiş ve kadınları yalnızken, doğal halleriyle yansıtmış. İşte sanatçının en dikkat çekici illüstrasyonları.Kaynak: http://sallynixon.com/
Animatör Kevin Ulrich, nişanlısı Celina Frenn'le olan aşk hikayelerini anlatmanın oldukça şirin bir yolunu bulmuş. İlişkilerindeki önemli anları Lego kullanarak canlandırdığı 73 saniyelik bir video hazırlayan Kevin, BuzzFeed'e tanışma hikayelerini, ilişkilerini ve videonun ortaya çıkış sürecini anlattı:
Son olarak 2015 yapımı Bulantı filmini izlediğimiz Zeki Demirkubuz’un, Türkiye – Almanya ortak yapımı filmi Kor önümüzdeki hafta sinemaseverler ile buluşacak.
Sınırları her anlamda mühürlü bir ülkenin çatlaklarından sızmaya çalışmak, bunu yaptıkça derin dehlizlere dalıp gitmek mümkün. Fakat daha zor olan bir şey var: Çatlaklardan dışarıya taşmak.
Daha önce sinemada düşmanlarını öldüren oyuncuların ölümden önce söylediği kült sözleri supercut şeklinde yayınlayan Burger Fiction başarılı çalışmasına bu defa ölümden sonra söylenen sözleri ekledi.
İstisnalar dışında yeniden çevrimlerin orijinallerinin yerini tutmadığı çok zaman karşılaştığımız bir durum. Hollywood'un da yeni bir şeyler üretme konusunda zorlandıkları zaman kendilerine uyarladığı bu tarz çok film var ve bu listemizde Uzak Doğu'dan uyarladıkları o orijinal filmleri derledik.Asya filmlerinin IMDb puanları baz alınarak sıralanmış olup film bilgileri turkcealtyazi.org dan derlenmiştir.
Sevdiği biri olsun olmasın hiç fark etmez, her insan bazen hüzünlenir. Hüzünlenecek bir sebebi olmasa bile hüzünlenir. Geçmişi düşünür, şimdiyi düşünür, sevgilisini düşünür, hatalarını düşünür, pişmanlıkları olur. Böyle anlarda en güzeli, o anların besteye ve güfteye dökülmüş haline kendini bırakmaktır. Hatıralar hatırlandıkça yok olmaz ve acıtsa da güzeldir... Böyle zamanlar için bir liste yaptık. İyi dinlemeler.
Her cover'ları müthiş, her çalışması ayrı bir güzel olan Post Modern Jukebox ekibi bu defa Gwen Stefani'nin Hollaback Girl şarkısını vintage olarak yorumladı.
Herkesin hayatta bir idolü vardır; peşin sıra gitmek istediği, yetenek ve becerilerine saygı duyduğu. Benim için de bu kişi Leonardo Da Vinci’dir. Sadece döneminin değil, insanlık tarihinin belki de en büyük dehalarından. Onun hakkında o kadar çok enteresan ve ilgi çeken ayrıntı var ki gelin hep bu bilgilere birlikte bakalım.
Bir sinema filminde eğer Clint Eastwood oynuyorsa o filmin her yanından havalılık, karizma olmak ve ortamları duruşunla ele geçirmek vardır. Yemek yemesinden tutun sigara yakmasına, hatta öylece ıssız çölde yürümesine kadar adam dünyaya havalı olmak için gönderilmiş adeta. Bu yüzden havalı olmak istiyorsak örnek alacağımız ender insanlardan biri o olmalı.
'Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.' diyor Alper Canıgüz. Hep sekiz yaşında kalıp hayatı keşfetmeye çalışan çocuklara inat, beş yaşında hayatının en olgun dönemlerini yaşayan çocuğu anlatıyor...Kendisinden de şöyle bahsediyor;'1969´da İstanbul´da doğdum. Çocukluğum Acıbadem´in çeşitli mahallelerinde, uydurduğum hikayeleri arkadaşlarıma anlatarak geçti. Kalan zamanlarımda da mahalle savaşlarına katılıyordum. Zannediyorum yalancı ve kötü huylu oluşum bundan ileri gelmektedir. 1980´de Dârüşşafaka´ya girdim. Orada, fazla konuşmak zayıf biri olduğunuzu düşündürebileceğinden hikayelerimi anlatmayı bırakıp yazmaya başladım. Bir ara Franz Kafka isimli şahsiyetin benim kadar iyi uydurabildiğini fark edip küçük bir hayal kırıklığı yaşadım. Ama çabuk toparlandım. Ne de olsa ben daha gençtim ve o ölmüştü. Boğaziçi Üniversitesi´ndeki Psikoloji eğitimim bana Japon bıldırcınlarından pek de akıllı sayılamayacağımızı öğretti. Otuz yaşına geldiğimde, başladığım bir romanı nasıl olduysa bitirebildim: 'Tatlı Rüyalar, psiko-absürd romantik komedi. ' Bugünlerde 11 aylık kızım Ada'yla birlikte yeni romanım üzerinde çalışıyoruz. Jules Verne, Michel Zevaco, Dostoyevski, Calvino, Nabokov ve Fowles hayatımın farklı dönemlerinde beni etkilemiş, büyük uydurukçulardır.' diyor...İşte 'Beş Yaşından Sonra Çürümesini Yazarak Durdurmaya Çalışan Yazar Alper Canıgüz'den 19 Alıntı'.
Hepimizin sevdiği türkülerin ilginç hikayeleri ve bir o kadar da ilginç sözleri var. 'Manda yuva yapmış söğüt dalına' da bunlardan bir tanesi. Bu Kastamonu türküsü ile ilgili çok farklı rivayetler var, o yüzden 'Hayır o öyle değil asıl şöyle' denileceğini de şimdiden biliyorum. Fakat araştırması yapılan en önemli hikaye şöyle:Dönemin beyi tarafından yönetime eleştiri, hiciv içeren maniler-türküler söylemek yasaklanmış (Aaa ne kadar ilginç?!!!) Ancak bir eğlence sırasında ozanın birini çağırmışlar ve türkü söylemesini istemişler. Konular sınırlı tabi, adamcağız ne söylesin? O da tutmuş oracıkta bu türküyü söyleyivermiş. Aslında tamamen baştakilerle (!) dalga geçmiş ama anlayamamışlar haliyle.Biz de bu türküde geçen fantastik sözleri gerçek anlamlarıyla ele aldık. (Bazılarını da alamadık)